Etiket: sitem!

  • Aydın’da veteriner hekimlerden sitem dolu açıklama

    Aydın Veteriner Hekimler Odası Başkanı Muharrem Uçmaklıoğlu, sağlık hizmeti vermesine rağmen veteriner hekimlerin, sağlıkçıların yararlandığı özlük haklarından mahrum bırakıldığını belirterek “Veteriner hekimler maalesef üvey evlat muamelesi görüyor. 567 sayılı yasa ile haklarımız belli olmasına rağmen sektör çalışanları ciddi bir mağduriyet ile karşı karşıyadır” dedi.

    TBMM’ye sevk edilen torba yasayla, sağlık çalışanlarının özlük haklarında yapılacak iyileştirmelerin, sadece beşeri hekimler ile diş hekimlerini kapsadığını belirten Aydın veteriner Hekimler Odası Başkanı Muharrem Uçmaklıoğlu, “Oysa veteriner hekimler de 657 sayılı kanun kapsamında beşeri hekimlerle birlikte ‘Sağlık Hizmetleri’ sınıfında, aynı özlük haklara sahip olarak yer almaktadır. Veteriner hekimler, hizmetlerini köy ve ahır şartlarında zorlu bir çalışma ortamında, ayrıca 200’den fazla zoonoz hastalık riski altında yürütmektedirler. Bu nedenle 2008 yılına kadar yılda 2 ay filli hizmet zammı öngörülmüştü. Yasa değişikliği ile haksız bir şekilde bu fiili hizmet zammı kaldırılmıştı. Yeni torba yasa ile kaldırılan bu fiili hizmet zammı beşeri hekim ve diş hekimlerine geri verildi, ancak Veteriner hekimlerden esirgendi” diyerek veteriner hekimlerin de aynı haktan faydalanması gerektiğini ileri sürdü.

    657 sayılı ‘Devlet Memurları Kanununun’ 152. maddesi ile zam ve tazminatların belirlendiğini ifade eden başkan Uçmaklıoğlu, son torba yasa ile binlerce veteriner hekimin mağdur edildiğini belirterek “Burada beşeri hekimlerle veteriner hekimlerin aldığı tazminatlar eşittir. Bu tazminatlar, görevin önem ve niteliği ile eğitim seviyesi gibi hususlar dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu gün, taşrada 200 den fazla zoonoz hastalık nedeniyle, veteriner hekimlik ve beşeri hekimlik uygulamaları birçok konuda ortak çalışma alanları oluşturmuşlardır. Ve Dünyada ‘Tek Sağlık’ konsepti uygulamaları başlamıştır. Sağlık hizmetleri alanında, benzer görev ve sorumluluk üstlenen ve ortak çalışmalar yürüten iki mesleğin özlük hakları yönünden eşit haklara sahip olması gerekir. Bu aynı zamanda Anayasal bir haktır. Ancak; Bu güne kadar yapılan tüm düzenlemelerde hayvan sağlığı hariç tutularak veteriner hekimler kapsam dışı bırakılmıştır. Sağlık alanında çalışanlarla ilgili yapılacak özlük hakları düzenlemelerinde, hayvan sağlığı alanında çalışan personel de dahil edilmelidir. Aksi durum, Anayasaya aykırıdır. Bu nedenle, yeni düzenlemeye veteriner hekimler de dahil edilmelidir” ifadelerine yer verdi.

  • Nükhet Duru’dan Reha Muhtar’a sitem

    Sanatçı Nükhet Duru CRI TÜRK’te Michael Kuyucu’nun hazırlayıp sunduğu ‘Müziğin Kilometre Taşları’ programına konuk oldu. Ünlü sanatçı geçmiş yıllarda hakkında yalan haberler yaptığını öne sürerek Reha Muhtar’a sitem etti. Duru, “Reha Muhtar kalbimi çok kırdı” dedi.

    Müzik dünyasının efsane kadın sanatçılarından biri olan Nükhet Duru, CRI TÜRK’te Michael Kuyucu’nun hazırlayıp sunduğu ‘Müziğin Kilometre Taşları’ programına konuk oldu.Nükhet Duru programın dördüncü sezonunun ilk konuğu olurken hayatı ve müzikal kariyeri hakkında bilinmeyenleri Michael Kuyucu’ya anlattı.

    “Nerede doğduğum önemli değil ben Türkiyeliyim”

    Gerçek adı Müberra Nükhet Duru olan ve 1958 yılında İstanbul’da doğan Nükhet Duru Michael Kuyucu’ya; “Beni gören dostlarım bana Erzincanlı der, Kayserili der, Gümüşhaneli der, ‘Hemşerim Niğdelisin sen bilirim’ der, Trabzonlu der; ben de ‘Tabii ki’ diyorum, ‘Neresi?’ diye sorduklarında ‘Cumhuriyet Mahallesi’ diyorum. Aslında İstanbul’da Süleymaniye Doğum Evi’nde doğmuşum ama bu önemli değil ben Türkiyeliyim” dedi.

    “Eurovision yarışmasında jüri bize haksızlık yaptığı için ülkemizi temsil edemedim”

    Duru Modern Folk Üçlüsü ile beraber ‘Dostluğa Davet’ adlı şarkı ile yarıştığı 1978 Eurovision Türkiye Elemelerinde haksızlığa uğradığını söyleyerek, “Türkiye’de o dönem hep haksızlıklar olurdu. Ya vizyon eksikliğinden ya da ilişkiler dolayısıyla bazı yerlere daha yakın dururdu o zaman jüriler. Biz halkın birincisi olduk ve jüri bize yakın değildi. Müzik adamları ‘Halkın değil bizim dediğimiz önemli’ dedi. Biz bu şarkının insanı uyardığını, değişik bir şey olduğunu anlatamadık. TRT’deki yönetim de üzüldü bizim ikinci olmamıza” yorumunda bulundu.

    Michael Kuyucu’nun Nükhet Duru’ya Eurovision’da temsil edemeyince üzülüp üzülmediğini sorması üzerine Nükhet Duru “O yıllarda Türk insanının başarılara ihtiyacı vardı. Kazanmayana küsüyorlardı. Ya Allah beni korudu ya da kısmet değilmiş” diye cevap verdi.

    “Assolist olarak Batı müziği yorumcuları çıkartmadıkları için çok sesli müziğe başladım”

    Michael Kuyucu’ya Türk müziğine geçişini de anlatan Nükhet Duru, 80’li yıllarda Türk pop müziğinin gerilediğini ve arabeskin tırmanmasına yenik düştüğünü dile getirerek “Hiçbir albüm satmıyordu. Benim de Türk müziği alt yapım olduğundan, o dönem çok şöhretli olduğum için assolistlik teklifi geldi. Bülent Ersoy yasaklanmış, Emel Sayın evlenip Dubai’ye yerleşmiş, Zeki Müren ‘Bodrum’da dinleneceğim’ demiş. Gazinolar da 3-5 tane kalınca bana ‘Assolist olacaksın fakat assolist konumuna batı müziği yorumcusu çıkartamayız’ dediler. ‘Alaturka işini yapmam ben, çok sesli müzik yapayım’ dedim. İstanbul gelişimin bir bölümünü ve Türk müziği sazlarını karıştırarak çok sesli müziğe başladım” diyerek ‘Sevda’ adlı klasiğinin nasıl ortaya çıktığını anlattı.

    “Bütün albümlerimi kendim yaptım”

    Michael Kuyucu’nun ‘Telif ve benzeri konulardan extra paralar kazandınız mı?’ sorusuna Nükhet Duru “Hayatımda albüm, plak, CD, kaset artık ne şekle dönüştüyse hiçbirinden para kazanmadım. Kendim sahneden para kazanıp albümlere yatırdım. Bütün albümlerini her zaman kendisi yapan biriyim. Ali Kocatepe’den başka kimse yatırım yapmadı, zaman içinde o da tükendi, onu da ben desteklemek zorunda kaldım. Müziğime yatırım yapmak zorundaydım. Bu kutsal bir görevdi benim için. Benim söylemek istediğim şarkılara yatırım yapmak da daha zordu çünkü zor şarkılardı. Bundan hiç pişman olmadım çünkü ben bu işe zengin veya ünlü olmak için girmedim; bu başka bir aşk ve ben bu aşkı yaşadım, ömrümün sonuna kadar da yaşayacağım” diyerek cevap verdi.

    “Reha Muhtar hakkımda yalan haberler yaptı”

    2001 yılında yayınlanan ‘Bana Rağmen’ adlı albümünün Nükhet Duru kariyerinin en iyi albümlerinde biri olduğunu söyleyen Michael Kuyucu, bu albümün neden hak ettiği yere gelemediğini sordu. Bu soru üzerine duygulanan ve bir süre susan Nükhet Duru, “Bu albümünün güme gitmesinin sebebi Reha Muhtar’dır” dedi.

    Nükhet Duru, “Reha Muhtar sağ olsun kalbimi çok kırdı. Birden haberlerde benim babama bakmadığıma dair yayınlar yaptı. Külliyen yalandı. Birinin bana oynadığı bir oyundu bu. Bu benim kalbimi çok kırdı ve içime kapandım bir sene dışarı bile çıkmadım. Albümün tanıtımını yapmam gerekirken hiçbir şey yapamadım ne radyo ne TV hiçbirine çıkmadım, o görüntüleri gördüğümde hayata küstüm. Babamı zorla getirdiler oraya, zaten hastaydı, Alzheimer hastasıydı, acayip şekilde çocuk gibi cevaplar veriyordu. O kadar etkilendim ki seyrederken burnumdan kan boşaldı. Bu bir hafta sürdü. Bunu bana kimin yaptığını da biliyorum. Böyle durumlarda beyaz duvar görüyormuş gibi davranırım ben kavga etmeyi sevmem, Allah’a emanet ederim” diye konuştu.

  • Londra’da öldürülen Hasan Özcan’ın ailesinden sitem

    LONDRA (İHA) – Londra’da bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Hasan Özcan’ın annesi Emine Özcan, oğlunun öldürülmesiyle ilgili yetkililerden resmi bir açıklama alamadıklarını belirterek “Polis hiçbir şey yapmıyor, belediye hiçbir şey yapmıyor. Emniyet Müdürü hiçbir şey yapmıyor. Şu anda ayağa kalktılar, neden illa bir kurban gerekirdi. Bedelini benim oğlum ödedi” dedi.

    İngiltere’nin başkenti Londra’nın Barking bölgesinde geçtiğimiz Cumartesi gecesi bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Hasan Özcan’ın ailesi Barking Belediye Binası önünde basın açıklaması yaptı. Özcan’ın yakınları basın açıklaması sırasında bazı polislerin kendi aralarında güldüklerini görünce öfkelerine hakim olamadılar. Kimi aile yakınları polisi ırkçı olmakla suçlarken kısa süreli gerginlik yaşandı.

    Ayakta durmakta zorluk çektiği görünen Hasan Özcan’ın annesi Emine Özcan, yaptığı açıklamada “Benim oğlum bunu hak etmemişti. Onun hedefleri, hayalleri vardı. Onun bu umutlarını bir bıçakla söndürmeye kimsenin hakkı yoktu. Bugün bir hafta oluyor, ben bu acıyı yaşayalı. Barking Belediye Başkanı, milletvekili, emniyet müdürü neredeler! Bir insan hayatı bu kadar ucuz olamaz. Benim oğlumun hayatı bir penny değerinde bile değilmiş, benim yüreğim yandı. Hiçbir annenin yüreği yanmasın. Bu sadece benim acım değil tüm toplumun acısıdır. Barking’de bir senede onlarca gencimiz gitti. Polis hiçbir şey yapmıyor, belediye hiçbir şey yapmıyor. Emniyet Müdürü hiçbir şey yapmıyor. Şu anda ayağa kalktılar, neden illa bir kurban gerekirdi. Bedelini ise benim oğlum ödedi” diye konuştu.

    Gerek İngiliz polisi gerekse siyasilerden kimsenin yanlarında olmadığını ifade eden anne Emine Özcan, Türkiye Cumhuriyeti’nin arkalarında olduğunu söyledi. “Benim buradaki bulunma amacım, dimdik ayaktayım. Hep beraber Allah’ın izni ile onu götürüp gömeceğim, ama bunun peşini bırakmayacağız. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti konsolosluğumuz arkamızda olduğu sürece hiçbir zaman yılmayacağız. Herkesten bizimle birlikte olmasını istiyorum, bugün benim oğlum yarın başkasının çocuğu. Lütfen hiçbir anne ağlamasın, kimsenin yüreği yanmasın, çocuklarımız sokaklarda gezen çetelere kurban gitmesin” şeklinde konuştu.

    Hasan Özcan’ın babası Abdullah Özcan da yaptığı açıklamasında yaşananlara inanamadığını dile getirdi. Baba Özcan “Son 20 yıldır Barking’de yaşıyoruz, oğlum Barking’de doğdu, 20 yaşındaydı, üniversiteye gidiyordu, çok iyi bir çocuktu” dedi.

  • Hırsıza değil komşularına sitem etti

    İzmir Torbalı’daki bir binada bisiklet hırsızlığı yaşandı. Mağdur aile, hırsıza değil komşularına not bırakarak sitem etti.

    İzmir’in Torbalı ilçesinde hırsızlık olayları artmaya başladı. 6 katlı Abdülhamit Apartmanına giren hırsız, apartmanın ikinci katındaki bisikleti çalarak kayıplara karıştı. İ.K. isimli vatandaş hırsızlık olayını fark etmesiyle durumu önce polise haber verdi, daha sonra ilginç bir yönteme başvurdu. Baba, kızının çalınan bisikleti için apartmanın giriş bölümündeki duvara not bıraktı. Not ise hırsıza değil komşularına yazılmıştı. İ.K., “Kapının arasına koyduğunuz taştan, kapatmadığınız kapıdan, çalan zile ’kim o’ demeden açtığınız kapıdan dolayı ikinci kattan kapının önünden kızımın bisikleti çalındı. Bugün bana yarın size” yazarak, komşularına sitem etti.

  • Erdoğan’dan hemşehrilerine sitem

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2-3 günlük bir tatil için geldiği memleketi Rize’nin Güneysu ilçesinde yaptığı ilk konuşmada hemşehrilerine sitemde bulundu. Erdoğan, referandum sonuçlarında Güneysu’nun ve Rize’nin Türkiye’de ilk sırada yer almamasını eleştirerek “2019’da çok daha farklı bir netice bekliyoruz: Bunu da açık söylüyorum Güneysu niye bir numara olmadı, Rize niye bir olmadı ? Türkiye genelinde” dedi.

    Malatya programının ardından havayolu ile geldiği Trabzon’dan helikopterle beraberinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Rize’ye geçen Erdoğan, Güneysu ilçe merkezinde kendisini bekleyen hemşehrilerini selamladı. Erdoğan, yaptığı kısa konuşmada, çay mevsiminin bereketli olması temennisinde bulunarak “Bugün Malatya’daydık çok muhteşem bir açılış gerçekleştirdik. Ondan önce İstanbul’da güzel bir toplantımız oldu. Şimdi de ana baba ocağına gelelim, burada şöyle 2-3 gün Rize ve Trabzon. Herhalde Rize ve Trabzon’da dinlenme fırsatı verirsiniz. Buraya kadar gelmişken Rize Havalimanı çalışmalarını yerinde inşallah gidip kontrol edeceğiz. Trabzon’daki çalışmaları yine ilgili bakan arkadaşlarım ile yerinde beraber gidip kontrol edeceğiz. Ondan sonra da inşallah hafta içi mesaiye Ankara’ya tekrar döneceğiz” dedi.

    “Bu duygular içinde sizlerle el ele omuz omuza vermek suretiyle 2019’da çok daha farklı bir netice bekliyoruz” diyerek referandum sonuçlarında Rize ve Güneysu’nun 1. Sırada olmamasını eleştirerek “Bunu da açık söylüyorum. Güneysu niye bir numara olmadı. Rize niye bir olmadı, Türkiye genelinde. Bunu istemek herhalde Cumhurbaşkanı olarak hakkımızdır diye düşünüyorum. İnşallah daha çok çalışacağız ve bir numara olacağız. Hepinize hayırlı geceler diliyorum, hepinizi Allah’a emanet ediyorum” ifadelerini kullandı.