Etiket: Sisteminin

  • Güney Kore füze savunma sisteminin konuşlandırılması öne alındı

    ABD ve Güney Kore Bölge füze savunma sistemi olan THAAD’ın (Terminal High Altitude Area-Yüksek İrtifa Hava Savunması ) erken konuşlandırılması konusunda anlaştı. Füze savunma sistemi Kuzey Kore füzelerinin vurulması için tasarlandı.

    Güney Kore haber ajansı Yonhapnews’in verdiği habere göre Karar ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile Güney Kore Geçici Başkanı Hwan Kyo Ahn ile yaptığı görüşme sırasında alındı.

    Pence, Müttefiklerin Konvansiyonal ve nükleer silah kullanmalarına karşı ezici ve etkili bir şekilde cevap vereceklerini söyledi.

  • Bakan Arslan: ’’Cumhurbaşkanı hükümet sisteminin amacı çift başlılıktan kurtulmaktır’’

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin amacı ve anlamı çift başlılıktan kurtulmak. Memlekete, millete, sizlere çok daha güvenli bir şekilde hizmet etmek, ülkeyi çok daha hızlı bir şekilde kalkındırmak” dedi.

    Ardahan’ın Göle ilçesinde çeşitli açılış ve ziyaretlerde bulunan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, partililerle bir araya gelerek 16 Nisan’daki referandumla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bakan Arslan, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin amacı ve anlamının çift başlılıktan kurtulmak olduğunu ifade ederek, “Memlekete, millete, sizlere çok daha güvenli bir şekilde hizmet etmek, ülkeyi çok daha hızlı bir şekilde kalkındırmaktır” dedi.

    ABD’nin 228 yılda 45 başkan değiştirdiğini, Türkiye’nin ise, 94 yılda 65 hükümet değiştirdiğine dikkat çeken Bakan Arslan, Türkiye’de hükümet başına 14 ay düştüğüne işaret etti. Bu nedenle geçmişte ne proje yapabildiğini, ne de yatırım yapılabildiğine dikkat çeken Arslan, şöyle devam etti:

    “Onun için geçmişte proje yapıyorduk temel atmaya gelemiyorduk. Temel attığımızı da bitirmeye gelmiyorduk. Tayyip Erdoğan’da Binali Yıldırım’da hiçbir zaman şahsi hesapları yoktur. Hesapları sizlere hizmetkar olmaktır. Şunu diyorlar; bu fırsat bin yılda bir geliyor. Halktan birileri cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili halka hizmet ediyor. Hazır böyle bir fırsat çıkmışken biz hakkını verelim, millete daha iyi hizmet edelim. Bu ülkeyi daha da büyütelim. O yüzden bu anayasa değişikliğini milletin huzuruna götürelim diyor. Onun içinde sizin desteğinize, sizin duanıza ihtiyacımız var. Bizim yollarımızı sizin açmanıza ihtiyacımız var. Hangi yolları? Bizim gittiğimiz, arabaların gittiği yolları açıyoruz. Ama hizmet etme yolu, yasal yolu, yani tek merkezden ülkenin yönetilmesi yolu olan cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yolunu da siz açacaksınız.”

  • “Barter sisteminin yasal bir düzenlemesi yok”

    İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) Başkanı Yücel Akdemir, Barter sisteminin yasal bir düzenlemesi olmadığından dolayı mağduriyet oluşturduğunu söyledi.

    İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Yücel Akdemir Barter sistemi hakkında bilgi verdi. Barter’i ticaretin bir şekli olarak tanımlayan Akdemir, Barter sisteminin yasal bir düzenlemesi olmadığı için birçok insanı mağdur ettiğini belirtti. Barter sisteminde alıcı ve satıcının direk yüz yüze gelmediğini aracı bir kurumun olduğunu ifade eden Akdemir, yasal düzenleme olmadığı için imzalan taahhütlerin yerine getirilmesi tamamen tarafların iyi niyetine bağlı olduğunu aktardı. Taahhütler yerine gelmediğinde insanların çok büyük mağduriyetler yaşandığını vurgulayan Akdemir, “Yasal bir düzenleme olmadığından ticaretin de bir şekli kabul edildiğinden ya Bankacılık Kanunu’na göre işlem yapıyorlar ya da Türk Ticaret Kanunu’na göre işlem yapıyorlar. Ama mahkemelerde görülen olaylarda karşılıklı iki taraf olmadığından sorumlulukları atmakta kolay olduğundan mağduriyetlerin ağırlıklı olarak giderilmediğini görüyoruz” dedi.

    “Mağduriyet yaşandığında tanımadığınız insanlarla karşı karşıya geliyorsunuz”

    Barter sisteminin işleyişi hakkında bilgi veren Akdemir, mal veya hizmetin alınıp satıldığını bunun da aracı kurum vasıtasıyla yapıldığını söyledi. İnsanların aracı kurum ile hiç tanımadığı insanlardan taahhüt karşılığında mal alıp sattığını belirten Akdemir, “Taahhütler yerine gelmediğinde oluşan mağduriyetler çok yönlü örneğin, karşı taraftan mal alıyorsunuz Barter şirketi vasıtasıyla mal istediğiniz kalitede olmuyor. İstediğiniz fiyatta olmuyor veya mal satıyorsunuz en basit örneğiyle paranızı zamanında tahsil edemiyorsunuz. Siz karşı tarafı tanımıyorsunuz. Siz Barter şirketini tanıyorsunuz. Ortada baktığınız da sadece üst suret düzenlenmiş bir taahhütname var. Aslı da Barter şirketinde fakat çoğunlukla siz mal aldığınız veya mal sattığınız hiç tanımadığınız insanlarla karşı karşıya geliyorsunuz” diye konuştu.

    “Muhasebe sisteminde de bir düzenleme yok”

    Barter sisteminde direk muhasebe sistemi de olmadığını dile getiren Akdemir, “Bu konuda açılan davalardan kaynaklanan tek tük makaleleler, görüşler var. Fakat gerek Barter şirketi ile ilgili gerekse alıcı ve satıcıların işler yolunda gitmediği zaman aşırı faydalarında veya zararlarında hangi muhasebe kalemine gelir veya giderlerini kaydedecekleriyle ilgili de muhasebe sisteminde bir düzenleme yok. Bu konuda biz Mali Müşavirler Odası olarak vergisel boyutta ve muhasebe boyutunda her türlü düzenleme yapılmasına katkı sunmayı arzu ederiz. Bu bizim görevimiz, sorumluluğumuz” açıklamalarında bulundu.

    “Şuan işler el yordamıyla gidiyor”

    Barter sisteminde işlerin el yordamıyla gittiğini anlatan Akdemir, “Yargı, vergi ve muhasebe sistemi buna yabancı yasal düzenlemelerde olmadığı için el yordamıyla işler gidiyor. Buda ciddi rakamda mağduriyetlere yol açıyor. Bu ihlallerle ilgili bizimde duyduğumuza göre yargıda 500 bin dava olduğu yönünde. Bunu ne kadarının Barter’da olduğunu bizde bilemiyoruz. Çünkü bunlar taahhüt ihlallerinden kaynaklanan davalar. Anladığım kadarıyla ciddi bir bölümü buradan kaynaklanıyor. Totalde baktığınızda bu 3-4 milyon insanı ilgilendiren bir olay haline geliyor” dedi.

    Barter sisteminin ihtiyaçlardan ortaya çıktığının altını çizen Akdemir, Burada en temel ihtiyacın insanların ticaret yaparken finansman sıkıntısı çekmeleri veya finansman sıkıntısı olmasa bile elde kalan stoktaki mallarını pazarlama yani Pazar sıkıntısından kaynaklandığını söyledi.

    “Nakit sıkıntısı çeken insanlar bu sisteme yöneliyor”

    İnsanların finansman sıkıntısı çektiğinde bu yola başvurduklarını aktaran Akdemir, “Bir taraftan üretim yapacaksınız bu mal üretimi olabilir hizmet üretimi olabilir. Almaya ihtiyacınız var ama krediniz yok. Likidiniz, finansmanınız yok işi zamana yaymak istiyorsunuz. Diyorsunuz ki bu işin en kolay yolu bankaya gitsem teminat mektubu var, bir takım koşullar var. Bir taahhütname imzalarım dışarıdan mal alırım veya elinizde satamıyorsunuz stokta birikmiş mallarınız var. Bunun stokta durması her gün sizde zarara yol açıyor. Biran önce bu malı satıp nakde çevirmeniz lazım gelir kaydetmeniz lazım. Bu yol aracılığıyla Barter firmalarının büyük bir alıcı kitlesi var benim ulaşamadığım kesimler vardır diyorsunuz malı oraya satarsam iyi olur diye düşünüyorsunuz ve bu sisteme yöneliyorsunuz” şeklinde konuştu.

    “Barter şirketleri yerine gelmeyecek taahhütte bulunmamalı”

    Barter firmalarının sorumlu davranması gerektiğini belirten Akdemir, “Şirketlerin bu taahhütnameyi imzalarken ihtiyaçları giderirken gerçeğe uygun davranması gerekiyor. Hem alış hem de satış da bu böyle olmalı. Barter şirketlerinin yerine gelmeyecek taahhütlerde bulunmaması lazım. İki tarafın arasında sorumlu olduğu için belli bir gelir karşılığı için bunu yerine getirdiği için sorumlu davranması lazım. Alıcının ihtiyacını karşılarken malın kalitesini ve fiyatını kontrol etmesi lazım. Örneğin rast gele istediği fiyattan yani gerçek fiyatının üstünde mal almasına müsaade etmemesi lazım. Kaliteli mal yerine kalitesiz malın da alıcıya verilmesine müsaade etmemesi gerekir. Barter şirketleri bunlara dikkat etmeli” ifadelerini kullandı.

    “İhtiyacı olan insanları mağdur ediyorlar”

    Piyasa koşulları içinde alıcı ve satıcıların ihtiyaç sahibi olduklarından aceleleri, sıkıntıları olduğunu bildiren İSMMMO Başkanı Akdemir, “Bu insanların zaman zaman suistimal edilmesi çok daha kolay oluyor çünkü tüketicinin başka bir çaresi yok. Bu sıkıntılı anda bir kurtarıcı arıyor. Kurtarıcılıkta da Barter firmasını kendine çözüm olarak görüyor. Yasal düzenleme de olmadığı için o firmaların vicdanlarına, anlayışlarına kalıyor. Buda çoğu zaman mağduriyete yol açıyor. Zaten mahkemelerdeki rakamlar veya medyaya gelen şikayetlerde de bu mağduriyetlerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama işini doğru yapan firmaları da tenzih ediyorum. O firmalara da teşekkür etmek lazım” diye konuştu.

    “Devletin yasal bir düzenleme yapması lazım”

    Devletin bir düzenleme yapıp sorumlulukların, çerçevenin, cezanın belirlenmesi gerektiğinin altını çizen İSMMMO Başkanı Akdemir, “Madem dünya da yaygın bir sistem Amerika’da, Fransa’da, İngiltere’de bu sistem kullanılıyor. Demek ki bize de gerekli olan bir sistem sadece çerçevesini çizmek lazım” ifadelerini kullandı.

    “Mağdur olmamanın garantisi yok”

    İSMMMO Başkanı Akdemir Barter sistemini kullanan kişilerin mağdur olmaması içinde tavsiyelerde bulundu. Akdemir, “Denize girenin ıslanmama riski az, sadece araştırma yapmalarını o firmayla daha önce çalışan firmalardan referans almalarının dışında bu işin bir garantisi yok. Sistemin belli yasal düzenlemesi olmadan, çerçevesini çizmeden bu işin bir garantisi yok. Tek yolu devletin konuya el atarak yasal bir düzenleme ile kimler bu işi yapabilir, hangi koşullarda yapabilir bunun vergisel ve muhasebe boyutlarının ve cezai sorumluluklarının düzenlenmesi lazım. Bunlar yapıldığında zaten gönül rahatlığıyla isteyenler bu yöntemi tercih edebilir” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Ebru Gündeş ışık sisteminin azizliğine uğradı

    Ünlü sanatçı Ebru Gündeş, 14 Şubat Sevgililer Gününde İzmir’de konser verdi. Konserde, sahne üzerindeki dev asma ışıklandırmaların birdenbire kısmen aşağı çökmesi, kısa süreli paniğe neden oldu. Yaşanan olayın ardından Gündeş, “Buna nazar diyelim, zaten konu ben olunca nazar değmesi de normal” dedi.

    Arabesk, fantezi ve pop müziğinin güçlü sesi Ebru Gündeş, 14 Şubat Sevgililer Gününde İzmirli hayranlarıyla bir araya geldi. Tiamo Tur’un organizasyonuyla Kaya İzmir Thermal & Convection’da sahne alan güzel şarkıcı, programına duygusal şarkılarıyla başladı. Yaklaşık bin 500 kişinin katıldığı konserde Gündeş, 14 Şubat Sevgililer Gününü kutlayarak, en sevilen şarkılarını sevgililer için seslendirdi. Şarkı aralarında hayranlarıyla sohbet eden Gündeş, İzmir’de konser vermekten mutluluk duyduğunu belirterek, “Burası huzur bulduğum bir şehir. O yüzden İzmir’e her defasında koşa koşa geliyorum” ifadelerinde bulundu.

    Gündeş, Sevgililer Gününe özel olarak hazırladığı repertuvarından birbirinden güzel şarkılarını ardı ardına seslendirirken, sahnede talihsizlik yaşandı. Gündeş’in sahnede şarkı söylediği sırada sahne üzerindeki dev asma ışıklandırmaların birdenbire kısmen aşağı çökmesi, salonda kısa süreli paniğe neden oldu. Yaşanan olay karşısında soğuk kanlılığını koruyan usta sanatçı, “Buna nazar diyelim, zaten konu ben olunca nazar değmesi de normal” diyerek salondaki gerginliğe son verdi.

    Yaşanan sahne kazasının ardından sorunun giderilmesiyle Gündeş, konserine kaldığı yerden devam etti. Duygusal şarkıların ardından hareketli parçalara geçiş yapan Gündeş, sahnede gösterdiği performansıyla konuklarından tam not aldı. Hareketli parçalarla konuklarını eğlendiren Gündeş’e sahnede profesyonel dansçıları eşlik etti.

  • Açıköğretim Sistemi’nin ölçme ve değerlendirme alanındaki gelişmeleri masaya yatırıldı

    Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan’ın da katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Açıköğretim Sistemi’nde özellikle son 3 yıllık süreçte ölçme ve değerlendirme alanında yapılan değişikliklere ve gelişmelere yönelik bilgilendirmelerde bulunuldu.

    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, farklı illerden ve üniversitelerden gelen ölçme ve değerlendirme uzmanlarına kapılarını açtı. Açıköğretim Fakültesi Çok Amaçlı Salon’daki toplantıya, Rektör Gündoğan’ın yanı sıra Açıköğretim Sistemi’nden Sorumlu Rektör Yardımcısı ve Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yücel Güney, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Özcan ile Açıköğretim Fakültesi öğretim elemanları ve ölçme ve değerlendirme alanında uzman çok sayıda akademisyen katıldı.

    Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Murat Akyıldız ile Yrd. Doç. Dr. Nejdet Karadağ’ın, Açıköğretim Sistemi içerisinde ölçme ve değerlendirme alanında son yıllarda yaşanan gelişmelere ilişkin gerçekleştirdikleri sunumla başlayan toplantı, iki bölüm hâlinde gerçekleştirildi. Toplantının ikinci bölümü ise farklı üniversitelerden gelen alanında uzman akademisyenlerin de katılımıyla sistemin geliştirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunulmasıyla devam etti.

    “Açıköğretim Sistemi, Türkiye açısından önemli bir sistem”

    Açıköğretim Sistemi’nin geliştirilmesine yönelik görüşlerin paylaşıldığı toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Naci Gündoğan, Açıköğretim Sistemi’nin Türkiye açısından önemli bir sistem olduğuna ve sistemde yaşanan gelişmelerin ve iyileştirmelerin de Türk Yükseköğretim Sistemi’ni yakından ilgilendirdiğine dikkat çekti. Açıköğretim Sistemi’nde, öğrencilere açıköğretimin sadece sınavdan ibaret bir sistem olmadığını ifade etmeye çalıştıklarını belirten Rektör Gündoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü;

    “Öncelikle biz lisans ve ön lisans eğitimi veriyoruz. Ölçme ve değerlendirme dediğimiz şey ise sadece sistemin bir parçası. Dolayısıyla açıköğretim, bir sınavdan ibaret görülmemelidir. Özellikle son 3 yıldır Açıköğretim Sistemi’ndeki tüm hocalarımız var güçleriyle sistemin kalitesini iyileştirme konusunda çok ciddi çalışmalar yürütüyorlar. Çalışmalarımız tabi sadece kitapla da sınırlı değil. Açıköğretim Sistemi öyle bir noktaya geldi ki kitap dışında program çekimlerinden, animasyonlara ve sınav hazırlıklarına kadar farklı çalışmalar da gerçekleştiriyoruz.”

    “Temel amacımız öğrencilerimize iyi bir öğretim sistemi sunmak”

    Bütün bu çalışmaların arkasında yatan asıl amacın “öğretmek” olduğunun altını çizen Prof. Dr. Naci Gündoğan, öğretmenin dışında öğrencinin aldığı bilgiyi ölçmenin ve bunu da bir sertifikasyona bağlamanın ise önemli bir aşama olduğunu dile getirdi. “Sınav sisteminde değişiklik yaparken bizim amacımız öğrenciye gerçek anlamda öğretim hizmeti vermek” diyen Gündoğan, konuyla ilgili görüşlerini şu şekilde aktardı:

    “Açık uçlu soru zorlaştırıcı değil kolaylaştıran bir sistem”

    “Hedeflerimizden biri de öğrencilere nitelikli soru vermekti. Açık uçlu soru tekniği de bunlardan birisi. Aslında açık uçlu soru sanıldığı gibi sınavı zorlaştırıcı değil, aksine kolaylaştıran bir sistem. Öğrenci çoktan seçmeli de ya doğru ya da yanlış cevap veriyor. Açık uçlu soru tekniğinde ise öğrenci soruyu bir yerinden yakaladığı takdirde soruyla ilgili puanlandırılabilecek. Kesinlikle temel amacımız, öğrencilerimize daha iyi bir öğretim sistemi sunmak. Tabi daha sonra da bunu ölçmek, ölçerken de adil, gerçekten öğrencinin ne bildiğini ölçebilecek bir sistemi yerleştirmek.”