Etiket: Sistemidir”

  • Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu: “Bu bir hükümet sistemidir, rejim değişikliği söz konusu değildir”

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, referandumla ilgili olarak, “Bu bir hükümet sistemidir. Rejim falan değişikliği söz konusu değildir. Rejim yerinde” dedi.

    Bakan Eroğlu, Afyonkarahisar’a gerçekleştirdiği temasları kapsamında Şuhut ilçesine bağlı Başören köyünde gerçekleştirilen Devlet Su İşleri (DSİ) tesisleri toplu temel atma ile orman köylülerine kullandırılan gelir getirici tür ve ORKÖY kredi sertifikaları dağıtımı törenine katıldı. Gerçekleştirilen törende konuşan Bakan Eroğlu, 16 Nisan’da yapılacak referandum değişikliğine değinerek, “Türkiye çok stratejik bir coğrafyada burada ayakta kalmak, bayrağımızın sürekli dalgalanması, minarelerden ezanların okunması için istikrar gerekiyor. Büyük Türkiye için istikrar gerekiyor. Bu nedenle, sürekli krizlere, karışıklıklara, neden olan parlamenter sistemden yeni bir sisteme geçiyoruz. Bu bir hükümet sistemidir. Rejim falan değişikliği söz konusu değildir. Rejim yerinde. Rejimimiz 1923’te belirlendi; Cumhuriyet. Dolayısıyla demokrasi, her şey yerinde. Sadece çok başlılıktan, tek bir karar alınacak Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiyoruz” dedi.

    Konuşmaların ardından tesislerin temeli Bakan Eroğlu ve protokol üyeleri tarafından atıldı.

  • Başsavcı Çiçekli: “Denetimli serbestlik alternatif bir infaz sistemidir”

    Ordu Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli, denetimli serbestliğin alternatif bir infaz sistemi olduğunu belirterek, “Denetimli serbestlik alternatif bir infaz sistemidir. Hükümlü bir taraftan cezasını çekerken diğer taraftan da suçtan uzak durması için çalışmalar yürütülmektedir” dedi.

    Ordu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Ordu Müftülüğü işbirliğinde hazırlanan proje kapsamında Ordu’da görev yapan cami imamlarına denetimli serbestlik hizmetleri ile ilgili bilgilendirme konferansı verildi. Ordu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen konferansta imamlara denetimli serbestlik sürecinde çalıştırılan kişilere yönelik yapılması gerekenlerin yanı sıra denetimli serbestlik hizmetlerinin tanıtımı yapıldı. Bilgilendirme konferansına Ordu Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli, Ordu İl Müftüsü Mustafa Kolukısaoğlu, Ordu Denetimli Serbestlik Müdürü Resul Emrah Bilgin ve çok sayıda imam katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan konferansta ilk olarak şehitler için Ordu Müftüsü Mustafa Kolukısaoğlu tarafından dua yapıldı. Yapılan duaların ardında Ordu Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli tarafından konferansın açılış konuşması gerçekleştirildi. Çiçekli, konuşmasında denetimli serbestliğin tanımına, işleyişine ve yükümlülerin çalıştırıldıkları kurumlardaki yetkililerin yapması gerekenlere değinerek imamlara denetimli serbestlik hakkında bilgiler verdi.

    “Yükümlüler sorumluluklarını yerine getirmelidir”

    Denetimli serbestlik sisteminin önemine vurgu yapan ve bu sayede yükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasının sağlandığını ifade eden Ordu Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli, “Denetimli Serbestlik Müdürlüğü mahkemece hakkında denetimli serbestlik kararı verilen kişilerin, hukukun içerisinde denetim takiplerini yaparak yeniden suç işlemelerini önlemek, cezalarının toplum içerisinde çekmelerini sağlayarak yeniden topluma kazandırmak, sosyal hayata tutunmaları ve meslek edinmelerini sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Denetimli Serbestlik Müdürlükleri her geçen gün yapılan kanun değişiklikleri ile görev ağı genişletilmiş, denetimli serbestlik ceza adalet sisteminin önemli bir kısmını oluşturmuştur. Denetimli serbestlik alternatif bir infaz sistemidir. Hükümlünün bir taraftan cezasını çekerken diğer taraftan da suçtan uzak durması için çalışmalar yürütülmektedir. Bu kapsamda yükümlülere bir takım yükümlülükler yüklenmektedir. Yükümlü üzerilerine yüklenen yükümlülükleri ile ilgili olarak tedbirlere uyduğu sürece cezası infaz edilmiş olacak, bu tedbirlere uymadığı takdirde mahkemece Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilecektir. Bu anlamda işlemler çok kapsamlı ve titizlikle yürütülmektedir” diye konuştu.

    “Yükümlülere kesinlikle izin verilmemeli”

    Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde olan kurum çalışanlarına bir takım uyarılarda bulunan Çiçekli, “Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün işbirliği yaptığı kurumlar bir o kadar önemliyken, işbirliği yapılan kurumlarında yükümlülere yönelik yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bir şekilde yerine getirmesi gerekmektedir. Bu anlamda yükümlüler ilimizde birçok kamu kuruluşunda kamu yararına ücretsiz olarak çalıştırılmaktadır. Bu yükümlülerin kamu yararına uygun olarak çalıştırılması, mesai takiplerinin yapılması ve gönderilen çizelgeye imzaların atılması gerekmektedir. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden izin alınmadan kesinlikle yükümlülere cami imamlarımız tarafından izin verilmemelidir. Bu konuda imamlarımızın ve diğer bütün kamu kurum çalışanlarımızın bu konulara dikkat etmesi ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile koordineli çalışması gerekmektedir” diye konuştu.

    Konferans, Ordu Denetimli Serbestlik Müdürü Resul Emrah Bilgin’in denetimli serbestlik konusunda imamlara yönelik yaptığı sunumun ardından sona erdi.

  • Turbay: “Demokratik Tıkanıklığa Çok Ciddi Biçimde Çare Başkanlık Sistemidir”

    Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, “Ülkemizin içindeki demokratik tıkanıklığa çok ciddi biçimde çare olacak başkanlık sistemidir. Diktatörlük gelecek diye bir takım şahıslar üzerinden karalamak çok yanlıştır. Aslında Türkiye şu anda açık söyleyeyim yarı başkanlık sistemi ile yönetiliyor” dedi.

    Bem-Bir-Sen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı Antalya’nın Alanya ilçesinde gerçekleştirildi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Birol Ekici’nin de katıldığı toplantıda konuşan Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, “Bem-Bir-Sen 70 bine yaklaşan sayıda inançlı, kararlı kadroları ile 10 yıldır yerel yönetimlerin değişmeyen en etkili sendikası olmuştur. Böyle bir sinerji ve ekip çalışması her sivil koptum örgütüne nasip olmaz. Sendikacılığı başladığımız günden beri farklı bir sendikal anlayış gösterdik. Sendikacılığı bir rant ve ağalık sistemi olarak gören sendikal anlayışa karşı çıktık. Sendikacılığı ideolojik bir aygıta dönüştüren eski sendikal anlayışa karşı, bizler üyesini ekonomik ve sosyal haklarını karşısındaki kim olursa olsun koruyan, mücadeleden kaçmayan, yeni bir sendikal bakışa sahibiz” dedi.

    2016 ve 2017 yıllarını kapsayan üçüncü dönem toplu sözleşme görüşmelerinde sendikalarının tarih yazdığını ifade eden Turbay, “23 gün süren görüşmelerde yerel yönetim çalışanlarına çok önemli kazanımlar sağladık. Bu kazanımları sağlarken kaya gibi bir bürokrasi ile karşılaştık. Ancak geri adım atmadık ve tüm üyelerimizin yüzünü güldürecek kazanımları elde ettik” diye konuştu.

    “AVRUPA SADECE GENÇ MÜLTECİLERİ KENDİ ÇIKARLARI İÇİN ALACAK”

    Avrupa’nın ciddi sayıda mülteciyi misafir edeceklerini ancak mültecilerin sadece kendi çıkarları için gençlerden oluşanları alacaklarını belirten Başkan Turbay şöyle konuştu: “Ciddi anlamda ülkelerine mülteci alacaklar. Ancak bu mültecileri alırken, kendi kafalarında ve çıkarlarına göre hareket edecekler. Kendi menfaatleri doğrultusunda sadece genç nüfusu istiyorlar. Bunları kendi fabrikalarında çalıştıracaklar. O fabrikalarını yine eskisi gibi nasıl kar getirir hale sokabilirizin hesabını yapıyorlar. Genç mülteci almayı isteyenlerin başında Almanya, Fransa ve diğer gelişmiş Avrupa ülkeleri var ve bunlar açık ve net olarak bu genç nüfus isteklerini dile getirdiler. 700 ila 800 bin rakamları konuşuldu. Bu genç insanları ülkelerine getirip çalıştırmak istiyorlar. Mültecilere bakış açıları bu ve bunu da açık açık söylüyorlar. Geçmişte sömürü üzerine kurulan Batı medeniyetinde bugün de aynı zihniyet devam ediyor.”

    “YAMALI BOHÇA 657 YENİDEN DÜZENLENMELİDİR”

    Memurları değersizleştirecek çalışmalarda olmayacaklarını ifade eden Turbay, 657 sayılı devlet memurları kanuna “Yamalı Bohça” benzetmesi yaparak şöyle konuştu:

    “Hükümetin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapacağı, yapmayı planladıkları değişikliklerde yokuz. Yamalı bohça haline gelen 657’nin yeniden düzenlenmesi elzemdir. Memurun iş güvencesini, çalışma barışını tehlikeye sokacak her türlü düzenlemenin karşısındayız. Biz bunun yerine hükümete, işçi ve memur emekli ikramiye maaşlarının eşitlenmesini teklif ediyoruz. Memurların iş güvencesi kırmızı çizgimizdir. Biz bu hakka dokunulmasına asla ve asla müsaade edemeyiz.”

    “1 KASIM SEÇİMLERİ İLE TÜRKİYE BÜYÜK KUMPASLARDAN SIYRILDI”

    13 yıllık AK Parti iktidarını değerlendiren Başkan Turbay, “13 yıldır bütün dünyada enerjisi en çok yükselen, sözüne en çok kıymet verilen ve uluslararası stratejilerde en çok dikkate alınan ülkelerden birisi olmuştur. Böyle bir yükselme dönemi, bazı lobileri, kendilerin yeryüzünün hakimi sınıfı olarak adlandırılan kimi çevreleri rahatsız etmesi son derece normaldir. Komşularımızda olan olayları gördükçe ülkemizin nasıl bir strateji ile etkisizleştirmek, aciz kılınmak, itibarsızlaştırılmak istendiğini anlamak mümkün olur. 1 Kasım seçimleri ile Türkiye büyük kumpaslardan sıyrılmıştır. Son seçimin ardından 2023 hedefi hepimize kutlu mutlu olsun” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE YARI BAŞKANLIKLA YÖNETİLİYOR”

    1 Kasım seçimleri ile güçlenen meclisin bir an önce yeni Türkiye’nin yeni anayasasını yapması gerektiğini söyleyen Turbay, yeni anayasanın herkesi kucaklamasının gerektiğini söyledi. Başkanlık sistemiyle ilgili görüş bildiren Turbay, Türkiye’nin şu anda yarı başkanlıkla yönetildiğini belirterek şöyle konuştu:

    “Başkanın doğrudan halk tarafından seçilmesi, güçlü bir yönetimi ortaya çıkaracaktır. Başkanlık sisteminde denge ve denetleme olacaktır. Başkanlık, ne diktatörlük ne sultanlık ne de padişahlıktır. Gelişmiş ülkelerde Amerika, İngiltere ve Fransa sınırlandırılmış yetkilere sahip oldukları için başkanlık sistemi ile dünyada çok önemli yere gelmişlerdir. Bizim siyasilerimiz de Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel ve bugün de Recep Tayyip Erdoğan başkanlık sistemini dile getirmiştir. Peki bunların hepsi diktatör müydü? Tabi ki hayır. Onun için demokratik tıkanıklığa çok ciddi biçimde çare olacak başkanlık sistemini diktatörlük gelecek diye şahıslar üzerinden karalamak çok yanlıştır. Aslında Türkiye şu anda açık söyleyeyim yarı başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Çünkü halk tarafından seçilen bir cumhurbaşkanımız var. Mevcut parlamenter sistem mağdur durumdadır. Ülkemizde başkanlık sistemine duyulan ihtiyaç sanıldığı gibi bir bireyin ihtiyacı değildir. Başkanlık sistemine yabancı değiliz. Başkanlık sistemi Türkiye’de başarı ile uygulanacaktır.”