Etiket: Sistemdeki

  • Sistemdeki hatalı  ’izolasyon’ girişi tatilciye zor anlar yaşattı

    Sistemdeki hatalı ’izolasyon’ girişi tatilciye zor anlar yaşattı

    ANTALYA (İHA) – Konya’dan geldiği Alanya’da izolasyonda görüldüğü için kontrol noktasından geri gönderilen ve para cezası uygulanan tatilci, Konya’ya geri dönüp hatalı girişi düzelttirdi ve cezası iptal edildi.

    Konya’dan Alanya’ya tatile gelen İ.K., Manavgat Hacıobası Müşterek Yol Kontrol Noktası’nda yapılan kimlik sorgusunda sistemde Covid-19 izolasyonunda görüldüğü için, karantina sürecine uymamak suçundan 3 bin 150 TL Para cezası uygulandıktan sonra geri gönderildi. İzolasyonda olmadığı halde sistemde o şekilde görünen İ.K., Konya’ya dönerek İl Sağlık Müdürlüğüne başvuru yaptı. Yapılan incelemede İ.K’nın izolasyon sürecinde olmadığı ortaya çıktı. İ.K. Konya İl Sağlık Müdürlüğü ile yaptığı görüşmenin ardından sistemden ‘izolasyon’ sürecinde olduğuna dair not kaldırıldıktan sonra akşam saatlerinde arkadaşıyla birlikte Hacıobası Müşterek Yol Kontrol Noktası’na yeniden gelerek, kendisine uygulanan para cezasının iptalini istedi. İ.K. hakkında düzenlenen para cezası tutanağı iptal edildi. İ.K. ve arkadaşı tatillerini geçirmek üzere Alanya’ya devam etti.

  • Milletvekili Tayyar’dan yeni sistemdeki meclis ve cumhurbaşkanına ilginç benzetme

    AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, yeni sistemde cumhurbaşkanı ve meclisin birbirini seçime götürme hakkını Soğuk Savaş dönemindeki Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’ne benzetti.

    AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, referandum çalışmaları kapsamında Gaziantep’te Halıcılar Sarayı esnafıyla toplantıda bir araya geldi. Esnafa yeni sistemle ilgili bilgiler veren Tayyar, cumhurbaşkanı ve meclisin birbirlerini seçime götürme yetkisinin Soğuk Savaş dönemindeki Sovyetler Birliği ve Amerika’ya benzediğini söyledi. Tayyar, “Soğuk Savaş döneminde her iki devletin de nükleer silahları vardı birbirlerine karşı bir denge olarak, ama hiçbir zaman birbirlerine karşı kullanmadılar. Yeni anayasada da meclis ve cumhurbaşkanının seçime götürme yetkileri birbirlerine karşı bir dengedir” dedi.

    Bir daha darbeler yaşanmaması için bazı adımlar attıklarını belirten Tayyar, “Bunlardan biri askeri liseleri kapattık. Çünkü bu liselerde o çocuklara öğretilen kendisini geleceğin genelkurmayı değil, cumhurbaşkanı olarak görmesine yönelik eğitimler veriliyor. Bu liselerde siviller aşağılayıcı bir unsur olarak gösteriliyor. Onlara göre sivillerin kafası çalışmaz. Ülke kötüye gittiğinde müdahale eder ve ülkeyi yönetiriz mantığı mevcut” diye konuştu.

  • Yaban Hayvanlarının Eko Sistemdeki Yeri Konferansı

    Omurgalı canlılara bakıldığı zaman Türkiye’de bir düşüş olduğunu belirten Uzman Biyolog Emrah Çoban, Türkiye’de yaban hayatının krizde olduğunu söyledi.

    Fırat Üniversitesi Hayvanları Koruma Topluluğu, Dünya Hayvan Hakları Günü olması münasebetiyle hayvan haklarına dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için, “Yaban Hayvanlarının Ekosistemdeki Yeri” adlı konferans düzenledi. Konferansa konuk olarak davet edilen Kuzey Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uzman Biyolog Emrah Çoban, katılımcılara seminer verdi. Fırat Üniversitesi Mustafa Temizer Konferans Salonunda düzenlenen konferansa, Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhterem Aydın, Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Sönmez, öğretim üyeleri ve öğrenciler de katıldı.

    Topluluğun amacının hayvanlarında yaşam hakkının olduğunu anlatmak ve onları korumak olduğunu belirten Fırat Üniversitesi Hayvanları Koruma Topluluğu Başkanı Yusuf Sefa Dedeoğlu, “Amacımız hayvanlarında insanlar kadar yaşam hakkına sahip olduğunu, insanlarla birlikte dünyanın bütününü oluşturduğunu ve bizlerle birlikte yaşamaya, korunmaya ihtiyaçlarının olduğunu fark ettirmeye çalışmaktır. Geçen 2 yıllık süre içinde bu düşünceyi insanlara kabul ettirmek, toplum içersine aktif üye kazandırmak, yerel yönetimlerin hayvanların korunması konusunda yasal yürürlüğü anlatmak oldukça zorladık. Bazen değişmeyen ön yargılar, yıkılamayan duvarlar, gereksiz ve ağır eleştiriler ve küçümseme gibi davranışlarla karşılaştık. Ama zorluklarla mücadele etmeyi başardık” dedi. Veterinerlik Fakültesi, dekanlık veya hocalarınız olarak topluluğun arkasında olduklarını aktaran Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhterem Aydın, “Her zaman sizi desteklemekten onur duyarız. Bünyemizde bulunan tüm toplularında aynı çalışkanlıkla ve düzenledikleri etkinlikleri ben takip edebiliyorum. Aynı çalışkanlıkla, aynı azimle çalıştığını söylemek isterim. Bizim alanımız olduğu için belki hayvanları koruma, kollama ve onlara daha güzel bir ortam sağlama birinci dereceden topluluk olarak ilgilendiğimiz topluluğu buraya getiriyor” diye konuştu.

    “TÜRKİYE 3 TÜR KUŞ NESLİ YOK OLDU”

    Türkiye’deki biyo çeşitlilik hakkında bilgi veren Kuzey Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uzman Biyolog Emrah Çoban ise, şunları kaydetti:

    “Türkiye’de herkes bir şeyler duyuyor. Avrupa’nın en çok kelebeği Türkiye’de, memelilerin büyük bir kısmı Türkiye’de, bitkilerin yüzde 10’nundan fazlası sadece Türkiye’de diye söyleniyor. Bunun bir nedeni var. Biz buna türleşme diyoruz. Bunlardan bir tanesi bizim yaşadığım coğrafyadaki yükselti farklılığı ve topografik yapının çok önemli olmasıdır. Bu nedenle ülkemizde 3 tane farklı biyo çeşitlilik var. Dünyada 2 tane noktada var. Bir tanesi Çin’de diğeri ise biziz. Bu farklı iklimler, farklı topografik yapı kuşları, memelileri, kelebekleri hepsini buraya çekiyor ve buda farklılaşmaya yönlendiriyor. Besin ve yükselti hayvanlarda türleşmenin en önemli özelliklerinde biridir. Omurgalı canlılara baktığımız zaman Türkiye’de balıklar var. Sayılara baktığımız zaman Türkiye’de yaban hayatı bir krizde. Çünkü ekosistem bozuluyor. Bunun birçok nedeni var. Bizlik nedenleri de var, global nedenleri de var. Baktığımız zaman 26 deniz canlısı şuan dünya çapında ülkemizde nesli tehlike altında ve biz korumak için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Sürüngenlere baktığımızda aynı duru burada da geçerli. Nesli tehlike altında olan bizim haberimiz olmadan ülkemizden yok olmuş sürüngenler var. Kuşlara baktığımızda dünyada en çok tanına gruptur kuşlar. İngiltere sadece 5 milyon insan kuş gözlemliyor. Kuşlar dünyanın en tanınmış yaşayan grubudur. Şuanda buradaki en önemli durum kuş göçleri iklim değişikliği habercisidir. Kuşlarda 3 tür Türkiye’den yok oldu. yok olmaya da devama edecek türler var. Bunların hepsinin takip edilmesi gerekiyor:”