Etiket: sistem

  • (Özel) Terör Endişesi Güvenlik Sistem Stoklarını Tüketti

    Küresel ölçekte yaşanan terör saldırıları endişesiyle güvenlik sistemleri satışları tükenirken, yurt dışındaki firmalar stokları tükenen ülkelere yetişmek için üretim hacimlerini artırdı.

    Terörün küresel hale gelmesiyle birlikte yurt dışından ithal edilen güvenlik cihazlarında patlama yaşandı. Gerek Türkiye gerek diğer ülkeler olası saldırılara karşı güvenliklerini üst seviyeye çıkartmak için sistemlerinde yenilemeye gittiği belirtildi.

    Türkiye’de yaşanan terör saldırıları, insanları ve kurumları güvenlik tedbirlerinin yanı sıra özel güvenliğe de talep etmelerine neden oldu. Öte yandan insanların sadece güvenlik sistemi almakla kalmayıp, kendilerinin firmalar tarafından mobese merkez sisteminden izlenme talebi olduğu kaydedildi.

    “SİSTEMLERİNİ ÜST SEVİYEDE REVİZE EDİYORLAR”

    Güvenlik sistemlerine talebin artığını ve kimilerinin sistemlerini güçlendirmek için yenilemeye gittiğini belirten Güvenlik Sistemleri Satış Direktörü Onur Üzdem, “Bütün insanlarımızda korku, panik, endişe fazlasıyla var. Yaşanan terör olaylarından sonra aşırı şekilde talep arttı. Özellikle okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri sistemlerini güçlendiriyor. Güvenlik sistemi mevcut olanlar olayın ciddiyeti çok farklı olduğu için kendi sistemlerini revize ederek, en üst seviyede IP kamera modlarına geçmeye başladı. Bu da zaten görüntü kalitesini çok fazla etkilediği için kendilerini biraz daha güvende hissetmelerine neden oluyor” dedi.

    Kurumların ve vatandaşların canlı yayınla izleyebildiği IP kamera sistemlerini daha çok tercih ettiğini ifade eden Üzdem, IP kameraların çözünürlüklerinin çok ileri boyutta olması dolayısıyla talebin arttığını söyledi.

    EN ÇOK TALEP OKUL VE AVM’LERDEN GELİYOR

    Okul ve alışveriş merkezlerinden çok talep aldıklarını kaydeden Doğankoç Güvenlik Satış Direktörü Üzdem, “Her okulda güvenlik sistemi yok. Sistemi olanların da kullandıkları sistem eskiydi. Ama şu an öğrencilerin can güvenlikleri daha çok önemli olduğu için sistemlerini birazcık daha üst seviyeye çıkartıyorlar. Bugün bir okulun talebi vardı ve talebini karşıladık” ifadelerini kullandı.

    “STOKLARIMIZ TÜKENMİŞ DURUMDA, YETİŞEMİYORUZ”

    İnsanların kendilerini güvende hissetmek istediklerini belirten Üzdem, şunları söyledi: “İnsanlar kendilerini güvende hissedebilecekleri noktayı da güvenlik kamera sisteminde buluyor. En azından bir nebze de olsa kendilerini güvende hissi sağlayabiliyorlar. Bu doğrultuda aşırı derece talepleri oluyor. Bu talepleri de fazlasıyla karşılamaya çalışıyoruz hatta yetişemiyoruz. Çünkü stoklarımız dahi tükenmiş durumda.”

    YURTDIŞINDAKİ FİRMALAR ÜRETİMİ ARTIRDI

    Güvenlik hizmet sistem cihazlarının yurt dışından ithal edildiğini kaydeden Onur Üzdem, “Yurt dışındaki üretim yapan firmalar kendi ürün hacimlerini bir nebze daha artırdı. Çünkü terör biliyorsunuz terör artık küresel hale geldiği için onlarla yaptığımız görüşmelerde kendi ürünlerini çok fazlasıyla artırdıklarını, sadece Türkiye için değil diğer farklı ülkeler içerisinde de yoğun bir talebi karşılamaya çalıştıklarını beyan ediyor. Gönderdikleri her ürün bizim de kendi stoklarımızı tüketiyor. Tükettikten sonra biz bir daha sipariş verip bir daha aynı ürünleri tüketiyoruz. Son derece bu ürünlere talep aşırı derecede fazla” diye konuştu.

    ÖZEL GÜVENLİĞİ ARTIK HER YERE İSTİYORLAR

    Üzdem, kişi ve kurumlardan gelen talebin sadece güvenlik kamera ve X-Ray cihazlarına olmadığını anlattı. İnsanların özel güvenliğe olan talebinin de artığını ifade eden Üzdem, “Fiziki güvenlik talepleri daha öncesinden iş yerleri sahipleri, fabrikalar sadece kapı önlerinde geçişlerin kontrolünü sağlamak için yapıyorlardı. Ama şu an durum o kadar farklı oldu ki artık kendi konutlarını, villalarını ve sitelerini korumak için fiziki güvenlik ihtiyacı doğmaya başladı” dedi.

    HEM KAMERA ALIYORLAR HEM DE MOBESE İLE TAKİP İSTİYORLAR

    İnsanların kamera sistemi almakla kalmayıp aynı zamanda mobese sisteminden kendilerinin takip edilmeleri talebinde bulunduklarına dikkat çeken Onur Üzdem, şunları söyledi: “Bizi en çok tercih etmelerinin sebeplerinden biri Türkiye’de ilk defa yaptığımız bir mobese merkezimiz var. Mobese merkezi onların kameralarını izleyebildiğimiz, kendilerinden ziyade onlardan daha hızlı izleyebileceğimiz ve müdahale edebileceğimiz bir merkezdir. Artık insanlar bizden sadece güvenlik sistemleri almakla kalmayıp, bir de bizim mobese merkezimizden izlenme talebinde de bulunuyor.”

  • Atatürk Havalimanı’nda Sistem Durdu, Uzun Kuyruklar Oluştu

    Atatürk Havalimanında Polnet Bilgi Sistemi’nde meydana gelen arıza, yurda giriş ve çıkışların yapıldığı pasaport noktalarında yığılmalara neden oldu.

    Atatürk Havalimanı’nda Polnet Bilgi Sistemi’nde 15 dakika boyunca yaşanan arıza nedeniyle sistem tamamen durduğu için yurda giriş çıkış yapılmadı. Saat 12.30-12.45 aralığında yaşanan arıza sonucu Atatürk Havalimanı’nda yolcu giriş ve çıkışlarında yığılmalar oldu. Arızanın giderilmesine rağmen sistemin yavaş işlemesi sonucu yurda giriş ve çıkışların yapıldığı pasaport noktalarında uzun yolcu kuyruğu oluştu.

  • Erzincan’da Çöp Toplamada Yeni Sistem

    Erzincan’da daha temiz bir çevre için çalışmalarını sürdüren Erzincan Belediyesi, kent genelinde çöp toplama sistemini değiştiriyor.

    Pilot bölge olarak seçilen Yavuz Selim Mahallesinde alınan olumlu tepkilerin akabinde Mengüceli mahallesi Kamu lojmanları mevkiinde çalışmalara başlandı. Yeni sistemde, her apartmana ait bir plastik ve kapaklı çöp konteynırları ile her sokağa bir adet geri dönüşüm kutusu yerleştirildi. Konteynerlerin Bu uygulamayla çevreye ve insanlığa büyük zarar veren atıklar titizlikle toplanacak. Atıkların toplanması, yeniden kullanımı, geri kazanımı ve geri dönüşümü gibi yönetimler uygulanarak, doğal kaynakların korunması ve çevre bilincinin arttırılması hedefleniyor. Ayrıca şehirde daha önceden belirlenen noktalara yer altı çöp konteyneri yerleştiriyor. Yeni sistemde, yer altına yerleştirilen her bir konteynerin 3 m3 çöp alabiliyor. Bu sayede hem yer açısından tasarruf sağlanıyor. Hem de kullanılan sistemin sağlık açısından temiz ve hijyenik bir ortam oluşacak. Yeraltı çöp konteynerleri sisteminin iş yükünü de hafifletecek. Erzincan Belediyesi, gerçekleşecek bu uygulamayı kent geneline yaygınlaştırmadan önce, bir anket çalışması ile tüm şehrin fikrini alacak. Uygulamanın yıl içerisinde yaygınlaştırması hedefleniyor.

  • Başkan Türel’den Konuksever’e Raylı Sistem Müjdesi

    Konuksever Mahallesi’nde vatandaşlarla buluşan Başkan Menderes Türel, 3’üncü etap raylı sistem hattının bir kolunun Konuksever’den geçeceğinin müjdesini verdi.

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti Muratpaşa İlçe Teşkilatı’nın düzenlediği Konuksever Mahallesi Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Muratpaşa İlçe Başkanı Hasan Bozdemir ve yönetim kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda vatandaşların sevgisiyle karşılan Başkan Türel, tezahüratlar ve alkışlar nedeniyle uzunca bir süre konuşmasına başlayamadı. Başkan Menderes Türel, Konukseverlilere vizyon projelerini, yatırımlarını ve dünya gündemindeki Antalya’yı anlattı. Başkan Türel, 3’üncü etap raylı sistem hattının bir kolunun da Konuksever Mahallesi’nden geçeği müjdesini verdi.

    BOĞAÇAYI’NDA 10 BİN KİŞİYE İŞ

    Antalya’nın geleceğine yön verecek Boğaçayı Projesi, Konyaaltı Projesi, Kurvaziyer Liman Projesi, Tünektepe Teleferik Projesi gibi vizyon projelerin esnafa da büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Türel, “Sadece Boğaçayı Projesi’nde 10 bin vatandaşımız ekmek sahibi olacak. Hala muhalefet, bunların Antalya ya ne faydası var diye soruyor. Eğer bir proje içinde 10 bin kişiye iş kapısı açıyorsa benim size diyecek bir sözüm yok. Bunu anlamakta zorlanıyorlar, çünkü bu projeleri bizden önce yapamamışlar” dedi.

    EN GÜZEL CEVAP ANTALYA’DAN

    Dünya medyasının son zamanlarda Türkiye’de bir karışıklık varmış gibi göstererek, algı yönetimi yapmaya çalıştığını ifade eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Türel konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Onlara en güzel cevabı Antalya’dan biz veriyoruz, vizyon projelerimizle cevap veriyoruz. Türkiye kötüye gidiyor diyenlere gelin bir Antalya’yı görün diyorum. İşte biz bu projelerle uluslararası yatırımcılarında dikkatini çekiyoruz. Dünyanın en büyük grupları Antalya’yı kapı etti. Dünyanın bütün yatırımcıları Antalya’nın, Türkiye’nin peşinden koşuyorsa, o zaman Türkiye’yle ilgili o felaket tellalları geçmişte olduğu gibi kaçacak delik arayacaklar. Ve Antalya’dan dünyaya mesajımızı vereceğiz, bu ülke yıkılmaz yıkılmayacak diyeceğiz.”

    KONUKSEVER’E TREN GELİYOR

    Konuşmasının sonunda Konuksever sakinlerine raylı sistem müjdesi veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, sözlerini şu şekilde tamamladı:

    “Konuksever’e tren geliyor gözünüz aydın. Aksu- Meydan arasındaki raylı sistem ikinci etabı EXPO’nun açılış tarihi 23 Nisan’a kadar tamamlanmış olacak. 3. Etap çalışmalarımız da bitti. İhalesini Haziran-Temmuz gibi yapmayı planlıyoruz. 3. Etap güzergahı Eski Varsak Belediye binası önünden başlayacak. Bir kolu Sakarya Bulvarı’ndan otogara dönecek. Oradan Akdeniz Üniversitesi’ne, Meltem ve Eğitim Araştırma Hastanesi’ne uzanacak. Diğer bir kolu da Yeşilırmak ve Kızılırmak caddelerinden dümdüz Konuksever’e inecek. Karacaoğlan Caddesi devamında Atatürk Devlet Hastanesi’nin orada birinci etap ile buluşarak, tam bir ağ oluşturacak. Konuksever’den tramvaya bindiğinizde isterseniz Aksu’ya, Araştırma Uygulama Hastanesi’ne, isterseniz Tıp Fakültesi’ne, otogara, isterseniz Varsak’a nereye istiyorsanız ulaşabileceksiniz. İnşaatına 2016 sonu, 2017 başında başlayıp 2 sene içinde tamamlamayı planlıyoruz. Hayırlı olsun.”

  • CHP Adana Milletvekili Tümer: “Adanalılar’ın Raylı Sistem Yükünü Alın”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, kapitalizmin gelişmesine paralel olarak kentlerdeki trafik yükünün, zaman ve ekonomik kaybın arttığını, pek çok ekolojik alanın da tahribata uğradığını vurguladı.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2016 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı görüşmelerinde CHP grubu adına konuşan Tümer, kentlerimizde, erişilebilirlik, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik sağlayan; kültürel mirası, ekosistemi, çevre duyarlılığını gözeten ulaşım ana planlarına rastlamanın mümkün olmadığını kaydetti.

    Konuşmasında Adanalılar’ın Hafif Raylı Sistem’den kaynaklanan sorunlarına da eğilen Tümer, bakanlığın Adana’yı borç yükünden kurtarması gerektiğini söyledi.

    Çevre koruma ve geliştirme üzerine kurulu olmayan, kentsel değerleri yok sayan, insanı odak noktasına almayan bir ulaştırma sisteminin sürdürülebilir olamayacağını belirten Tümer, şunları söyledi:

    “Günümüzde kentlerimizin var olan ulaşım dinamikleri bir yenilenmeyi zorunlu kılmaktadır. Oysa, bizdeki yenilenme ve dönüşüm konusu, bütünlüklü bir planlamanın sonucu olarak değil, ‘rant eksenli’ bir anlayışla eşdeğer hale gelmiştir. Üstelik sadece mekansal ölçekte yapılan düzenlemeler de; ortak akıldan, estetikten, yaşanabilirlik ve sürdürülebilirlikten uzaktır. Plansız kentleşme, bireysel taşımacılığın öne çıkmasını sağlayan yatırımlar, köklü çözümlerin ertelenmesi ile hem kentlerimiz, hem de ülkemiz, maliyeti yüksek, güvensiz, çevreye ve ekolojiye saygısız bir taşıma sistemine mahkum olmuştur. Kentsel ulaştırma planlaması ve politikaları, araçlara değil, insanlara odaklanmalı; yatırımlar, araç trafiği ile tıkanan yolları açmak yerine insanların erişebilirliklerini kolaylaştırmalı, Ulaştırma yatırımları tekil olarak değerlendirilmemeli, bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Bu nedenle bir süre için noktasal çözümler getiren ancak sonuçta sorun yaratan katlı kavşak, yol genişletmeleri gibi yatırımlardan kaçınılmalıdır.”

    “RAYLI SİSTEMİ BAKANLIK ÜSTLENMELİ”

    Adana’daki “Raylı Toplu Taşım Sistemi”nde olduğu gibi kentin geleceğine ilişkin önemli ve büyük projelerin karar verme süreçlerinde ve uygulama aşamasında geri dönülmez yanlışlar yapılmaması gerektiğini söyleyen Tümer, “Aslında, toplu taşımacılığın en önemli ve işlevsel araçlarından biri de metro ya da hafif raylı sistemdir. Dünyanın bütün gelişmiş kentlerinde metro, adeta bir ağ gibi kenti örmektedir. Bir başka ifade ile bir kentin gelişmişliğinde ilk ölçütlerden biri metrodur. Paris’in, Londra’nın Moskova’nın metro sistemlerinin eskiliği ve yaygınlığı, bu kentlerin neden gelişmiş sayıldığının kanıtıdır. Adana hafif raylı sistem süreci, proje ve finansman sorunu ile başlamış, güzergah yanlışı ile devam etmiş, öğrenci ve personelin yoğun olarak yaşadığı bölgelere ve Çukurova Üniversitesi yerleşkesine ulaştırılamamış ve işletmecilikteki ciddi sorunlarla bir başka kulvara evrilmiştir. 2014- 2018 yıllarını kapsayan, Onuncu Kalkınma Programı’nda ‘Belediyelerin uygun raylı sistem projelerinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca üstlenilmesine de imkan tanınmıştır’ denmektedir. Adana hafif raylı sistemin yükü Adanalıların üzerinden alınmalıdır. Yapımına bir türlü başlanamayan ikinci etap için de bir an önce çalışma başlatılmalıdır. Akıncılar-Çukurova Üniversitesi ve Sarıçam’daki yeni stadyumu kapsayan ikinci etap raylı sistem güzergahı bir an önce hayata geçirilmelidir” diye konuştu.

    DENİZCİLİK VE HABERLEŞMEDEKİ SORUNLARA İŞARET ETTİ

    Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına karşın ekonominin itici gücü konumuna gelebilecek denizcilik sektöründe ve deniz taşımacılığında da büyük sorunlar yaşandığını ifade eden Tümer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

    “Türkiye’nin gemi ihracatı 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 19 gerilemiştir. Öte yandan; gerek yolcu gerek ise yük taşımacılığına elverişli olan ülkemizdeki liman yetersizliği, düzensizlikler ve sektörün entegrasyonunda yaşanan sorunlar gemi taşımacılığında istenen noktaya ulaşmamıza engel olmaktadır. Doğal kaynağımız olan kıyılara saldırılar sürmekte, kıyılarımız talan edilmektedir. Bakanlığın; kıyıların talanını önlemek için tek yapması gereken kendi hazırlattığı, ‘Ulaştırma Kıyı Yapıları Master Plan’ çalışması ve 2010 yılında yayınladığı ‘Turizm Kıyı Yapıları Master Plan Çalışması Sonuç Raporu’na uymasıdır. Türkiye’de radyo frekansı ile baz istasyonlarının oluşturduğu elektromanyetik alanların uygulama sorunları da giderilmelidir. Baz istasyonlarının, hücrelerin kimyasını bozarak oluşturduğu etki, insan sağlığı açısından son derece risklidir. Bu bağlamda; Elektrik Alan Limit değerleri, bilimsel veriler, uluslar arası uygulamalar, Birleşmiş Milletler İhtiyatlık İlkesi dikkate alınarak ve öncelikli olarak sürekli yaşam alanları için yeniden belirlenmelidir. Yeni kurulacak cihazların hücreleri küçültülmeli, cihaz güçleri düşürülmelidir. Mevcut cihazların hücreleri için ise süre verilerek küçültülmeye gidilmelidir. Operatörlerin ortak istasyon kullanımı zorunluluğu uygulanmalıdır. Son olarak ‘muasır medeniyetler seviyesi’ni işaret eden Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, gelişimi esas alan ilkeleri ışığında; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2016 bütçesinin, halk için, halktan yana kullanılmasını diliyorum.”