Etiket: sistem

  • Bakan Çelik: “Biz rejim değiştirmiyoruz, sistem değişikliği olacak”

    KONYA (İHA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Başkanlık Sisteminde rejim değişikliği yapılmayacağını sadece istikrarı güçlendirmek için sistemin değişeceğini söyledi.

    AK Parti Konya İl Teşkilatı’nın danışma meclisi toplantısı Konevi Kültür Merkezinde, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, AK Parti Konya Milletvekilleri, il ve ilçe başkanları, teşkilat yöneticileri ve belediye başkanlarının katılımıyla yapıldı.

    Toplantıda konuşan AK Parti İl Başkanı Musa Arat, ülke ve İslam ümmetinin hayrına olacağını düşündükleri değişim ile karşı karşıya olduklarını söyledi. İl Başkanı Arat, “Biz inanıyoruz ki 14 yıllık AK Parti iktidarının tacı başkanlık sistemine geçiş olacak. Bu zamana kadar da üzerimizde hep yazılıp çizilen, üzerimizde oynanmaya çalışılan tüm oyunları inşallah başkanlık sistemiyle bertaraf ederiz” dedi.

    Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Akyürek ise, yeni seçimlere hazır olduklarını belirtti. Akyürek, “Üst üste yaşadığımız seçimler teşkilatımızı yormamış yeni koşullara yeni mücadelelere yeni seçimlere hazır durumdayız. Yüzde 50’lerle başlayan yüzde 60’larla yüzde 70’lerle devam eden tren bundan sonra sandık konulduğunda inşallah yüzde 80’leri bulacak” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Ahmet Sorgun da konuşmasında, Başkalık Sistemini hayata geçirecek olanların kendileri olduğunu söyleyerek, “Evet referandumu halk ile yapacağız ama motor burası. Ben inanıyorum ki bu konuda en hazırlıklı teşkilatlardan ve illerden bir tanesinin Konya. Bunu birebir aynel yakin, ilmel yakin, hakkel yakin biliyorum. Ben size inanıyorum güveniyorum. Bu teşkilatlar bu güne kadar liderini asla mahcup etmedi. Lideri de bu teşkilatları hiç mahcup etmedi” şeklinde konuştu.

    “Rejim değiştirmiyoruz”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ise Başkanlık Sisteminde rejim değişikliği olmayacağını dile getirdi. Bakan Çelik, “İstikrar olduğu için fitne nüfuz edemez. İstikrarın devam etmesi gerekiyor. Biz rejim değiştirmiyoruz, sistem değişikliği olacak. İstikrarı güçlendirmek için sistemi değiştireceğiz. Şimdi parlamenter sistemde yasama yürütme iç içe. Ben AK Parti grubundan çıkmış bakanım. Aynı zamanda milletvekiliyim. Bakan olmadığım zaman milletvekili olarak görevime devam ediyorum. Yani bu yürütme görevini yaparken iç içe geçmiş durumdayız. Başkanlık sisteminde böyle değil ki. Bakan dışarıdan atanacak, milletvekili bakanı sorgulayacak hesap soracak. Yani denetim görevi çok daha sağlıklı bir şekilde işleyecek. Daha verimli bir şekilde hem icra hem de denetim konuları gündeme gelmiş olacak” dedi.

    “Abla kazanamadı, Trump kazandı”

    Bakan Çelik, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’nün ihaneti ibadet haline getirdiğini ve vatana ihaneti hizmet diye millete takdim ettiklerini, şantaj ile topladıkları paralara da himmet dediklerini söyledi. Çelik bütün bu kavramların çok anlamlı olduğunu belirterek, “Foyaları ortaya çıkıp kaçmaya başlayınca da bu kaçışa da hicret demeye başladılar. Hicret kim? siz kim? Şimdi de ABD’den mezar arıyorlar, mezar bulmuşlar ve buna da gurbet mezarlığı diyorlar. Tam da bu esnada Amerika’da abla seçimi kazanacaktı, abla kazanamadı Trump kazandı” dedi.

    “Bizde devlete olağanüstü hal var”

    Fransa’nın tek bir terör olayı ile komaya girdiğine değinen Bakan Çelik, “Komadan çıkamıyorlar şu anda. Onların yaşadığını bu olay karşısında bir yıldır olağan üstü halden çıkamıyorlar bizim yaşadıklarımıza baktığınız zaman bizde olağan hal var, ama bizde devlete olağanüstü hal var. Vatandaşın normal bir şekilde hayatını sürdürdüğünü hep beraber görüyoruz. Millete olağan hal, devlete olağanüstü hal şeklinde bir tabloyu gerçekleştirdik. Çünkü biz birileri gibi komaya giren bir millet, tarih boyunca da olmadık. Şimdi de Allah’ın izni ile dimdik ayaktayız. Bütün şer güçlerine karşı dimdik ayakta olacağız” şeklinde konuştu.

    “Burası dingonun ahırı mı?

    Herkesin kanun önünde eşit olduğu vurgulayan Bakan Çelik, “Bir suç isnat ediliyorsa sana git mahkemeye ifadeni ver. Bu isteniyor senden yani bu ifadeyi vermekten neden kaçınıyorsun? Suç işleme imtiyazı kimsede var mı? ‘Ben suç işleyebilirim kanunlar bana ilişmez’ böyle bir şey var mı? Böyle bir imtiyaz olur mu? Böyle bir şey söz konusu değil. Terör örgütü mensubu ve onun uzantısı siyasiler diyorlar ki ‘biz yargıyı tanımayız, demokrasiye de inanmıyoruz’ ne güzel ya. ‘Yargıyı tanımam, demokrasiye inanmam, sırtımı da terör örgütüne dayarım, yetkiyi de milletten alırım, talimatı da dağdan alırım’ ulan burası dingonun ahırımı be” diye konuştu.

  • Ameliyat sonucuna ışık tutan sistem

    Ameliyat sırasında dokularda kan dolaşım bozukluğu olup olmadığının ameliyat sona ermeden, dakikalar içinde görülebileceği belirtildi.

    TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı’nın, 4 kamu hastanesine bağışladığı SPY Floresans görüntüleme sistemi sayesinde, mikrocerrahi operasyonların başarılı olup olmadığı, hastanın doku beslenmesine bağlı sıkıntı yaşayıp yaşamayacağı aynı anda anlaşılabilecek. Problem söz konusuysa cerrah tarafından hemen müdahale edilebilecek.

    Sistemi üreten Novadaq firmasının Türkiye Temsilcisi Volkan Uyanık, sistem hakkında şu bilgileri verdi:

    ’’Florasan ışıktan yararlanarak dokulardaki ve organlardaki beslenmeyi, kan dolaşımı, dokulardaki lenf yollarını ve lenf yollarının boşandığı lenf nodlarını göstermek, bazı onkolojik cerrahilerde, tümör ve tümör çevre dokusunu göstermek amacı ile kullanılıyor. Mikrocerrahide en çok kullanılmasının amacı; doku ve organların bir ameliyat sırasında beslenmesinin bozulup bozulmadığını, eğer beslenmesinde ve kanlanmasında sorun varsa operasyon sonrasında gerçek zamanlı görüp hemen müdahale edebilmektir. Ertesi gün ya da birkaç saat sonra dolaşım bozulduktan sonra müdahale etmeden, dokuya bir zarar gelmeden önüne geçebilmek için kullanılan mobil cihaz. Ameliyathanede, acilde, poliklinikte, hasta odasında, hastanenin birçok yerinde kullanılabilen zararlı ışın yaymayan ve eskiden beri kullanılan florasan boyanın vücuttaki yansımasından yararlanan bir teknoloji. Bu dünyada sıkça kullanılan yaygın bir teknoloji. Mikrocerrahi kliniklerinde, plastik cerrahi kliniklerinde ve onkolojik kliniklerde kullanılıyor. Hastanede mikrocerrahi bölümü tarafından yapılan replantasyonlarda, el ve parmak kopuklarında ve uzuvların operasyonları sonrasında hasta masada ameliyatta ya da odasına çıktıktan sonra takibi yapılırken organ ve dokunun sağlıklı yaşayıp yaşamadığını, beslenmenin yerinde olup olmadığını anlamak üzere doktorlar tarafından kullanılacak bir sistem.’’

    “Başarılı cerrahi sonuca ulaşmamıza çok büyük desteği var”

    Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağışlanan cihazın teslim töreninde konuşan Vakfın Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Türker Özkan, “’En basit anlatımla, bir uzvun yaşabilmesi için mutlaka kan dolaşımına ihtiyacı var. Bu dolaşımın azaldığı durumlarda bunu tespit etmek erken tanı dediğimiz bir durum. Erken tanı uzvun kurtarılması için hayati önem taşır. Bu sadece kopuk uzuvlarda değil, diğer tüm cerrahi müdahalelerde; kalp cerrahi, jinekolojik cerrahide ve ortopedi deprasiyalde ağırlıklı olmak üzere, zamanında tanı koymak, teşhis koymak ve acil ameliyat endikasyonu için bize geniş imkanlar sunmaktadır. Örnek verecek olursak; ezilmiş ve yağlanmış bir uzvun yaşayıp yaşamayacağını, uzva giden kan miktarını olup olmadığını, bunun hangi bölümlerini beslediğini, damarın sayısını, damarın çapını, damarın içinden geçen kan devisini bize istatistik olarak vermekte ve raporlamaktadır. Bu bizim için çok önemli. Daha önceden uzvun rengini, ısısını iğne batırarak dolaşım var mı yok mu diye yaptığımız teşhis zorlamalarını, bunda 30 santimden hastaya dokunmadan yüzde 100 sağlıklı olarak tespit etme şansımız var. Başarılı cerrahi sonuca ulaşmamıza çok büyük desteği var” dedi.

    TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı, aynı sistemi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’in dışında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesine, Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine ve Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine de bağışladı.

  • Kamyon raylı sistem enerji nakil hattını kopardı

    Samsun’un Tekkeköy ilçesinde hemzemin geçitten damperi açık halde geçmeye çalışan kamyon, raylı sistem enerji nakil hattını kopardı. Enerji nakil hattının kopması nedeniyle Tekkeköy tren seferlerinin 3 gün çalışmayacağı bildirildi.

    Tekkeköy Cumhuriyet İstasyonu ile Kutlukent İstasyonu arasındaki hemzemin geçitte trafik kazası meydana geldi. Damperi açık halde hemzemin geçitten geçtiği iddia edilen bir kamyon, raylı sistem enerji nakil hatlarını kopardı. Hattın kopması nedeniyle Tekkeköy tren seferleri durdu.

    Kazanın ardından olay yerine gelen Samulaş Genel Müdürü Kadir Gürkan, kamyonun hemzemin geçitten damperi açık halde geçerken enerji nakil hatlarını kopardığını, bu nedenle Tekkeköy tramvay seferlerinin durduğunu söyledi. Cuma günü ve hafta sonu Tekkeköy’e tramvay hizmeti veremeyeceklerini açıklayan Gürkan, “Üniversite ve Belediyeevleri İstasyonları arasında tren hizmeti vereceğiz. Yolcularımızdan isteğimiz, ulaşım planlamalarını buna göre yapmaları” dedi.

    Sorunun çözümü için hemen çalışmalara başladıklarını belirten Gürkan, “Pazartesi gününe kadar problemin çözüleceğini zannediyoruz” diye konuştu.

    Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • (Özel Haber) Elektrikte kayıp ve kaçak kullanımla mücadele için “kriptolu sistem” hayata geçiyor

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın geçtiğimiz ay elektrikte kayıp ve kaçak kullanımla mücadele kapsamında açıkladığı ve enerjinin trafodan çıkışından aboneye ulaşana kadar şifreleneceği kriptolu sistem, Eksim Yatırım Holding bünyesindeki Dicle Elektrik Dağıtım tarafından üretilen “şifre çözücü” ile hayata geçiyor. Pilot bölgelerde uygulanan sistemden olumlu sonuçlar alan yetkililer, kayıp ve kaçak kullanımının önüne geçmeyi hedefliyor.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın geçtiğimiz ay, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da elektrikte yüzde 72 oranında kayıp ve kaçak kullanımıyla mücadeleye ilişkin kriptolu sisteme geçileceğini açıklamıştı. Açıklamadan 15 gün sonra yaklaşık 1 yıldır bölgede Ar-Ge çalışmalarını sürdüren Eksim Yatırım Holding bünyesindeki Dicle Elektrik Dağıtım tarafından kriptolu sistem üretildi. Enerjinin trafodan çıkışından aboneye ulaşana kadar şifreleneceği sistemin uygulanmasına ilk olarak en çok kayıp kaçak oranına sahip olan Dicle Elektrik Dağıtım bölgesinde başlandı. Yapılan uygulamada yetkililer olumlu sonuç alırken, sistemle birlikte kayıp ve kaçak kullanımının önüne geçilmesi hedefleniyor. Buna göre, kaçak elektriği engellemek için cep telefonlarındaki kripto sistemi artık elektrik sayaçlarında da kullanılacak. Enerji, trafo çıkışlarında kripto sistemi ile şifrelenecek. Abonenin akıllı sayacına enerji ulaştığında şifrelerin eşleşmesi beklenecek ve şifrenin çözülmesi ile elektrik aboneye ulaşacak. Trafo, sayaçtaki şifreyi tanımazsa aboneye elektrik verilmeyecek.

    “Şifreli elektriğin çözülebilmesi için sayacımıza ulaşıp çözücüden geçmesi gerekiyor”

    Üretilen kriptolu sistem hakkında açıklamalarda bulunan Eksim Yatırım Holding Teknoloji Başkanı Kürşad Karaman, Dicle Elektriğin Türkiye’de en fazla kayıp ve kaçak bedeline sahip olan bölge olduğunu belirterek, “Özelleştirme sonrası biz kayıp ve kaçakla mücadele için israfı tekrar milli servete döndürmek için ciddi yatırımlar yaptık. Bu yatırımlar arasında neredeyse dünyada eşi ve benzeri bulunmayan bazı teknolojilere sahibiz. Cihazla trafoda şifrelediğimiz elektriği sayaca kadar şifreli olarak konumlandırıyoruz. Şifreli olduğu için de sayaca ulaşmadan önce herhangi bir kanca atıldığında ya da sayaç by-pass edildiğinde kaçak kullanımın önüne geçmiş oluyoruz. Şifreli elektriğin çözülebilmesi için mutlaka bizim sayacımıza ulaşması ve oradaki şifre çözücüden geçmesi gerekiyor. Eğer bu çözücüden geçmezse evdeki cihazlar çalışmıyor. Bu yüzden de ciddi anlamda kayıp ve kaçak kullanımda mücadelede kullanabileceğimizi düşündüğümüz ve şuan prototip aşamasında olan bir cihazdır” dedi.

    “Cihazın denemeleri yapıldı, bizim pilot çalışmalarımız da var”

    “Cihazın denemeleri yapıldı, bizim pilot çalışmalarımız da var” diyen Karaman, “Bütün cihazlarda bunu deniyoruz, çünkü vatandaşlarımızın evlerindeki cihazlara zarar vermek istemiyoruz. Bu yüzden de çok ciddi testlerden geçiriyoruz. Yapmak istediğimiz şey belli seviyede çalışır durumda olan özellikle yazın ciddi bir şekilde kaçak klima kullanımını önlemek istiyoruz. Böylece kayıp ve kaçak kullanımı minimize etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Kayıp ve kaçak kullanımının düşürmek bir milli meseledir”

    Çok ciddi bir kaçak ve kayıp kullanımının olduğunu ifade eden Kürşad Karaman, “Bizim ölçümlerimize göre sadece 6 milyarlık bir israf var. Bunun 3 milyarını kısa vadede döndürmek istiyoruz. Ayrıca kayıp ve kaçak kullanımını düşürmek istiyoruz. Çünkü bu bir milli meseledir. Bütün amacımız bu yönde, devlet desteklerimizle bunu döndürmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Hep onlar bizim önümüzde oluyorlardı, şimdi de biz onların önüne geçmeye çalışıyoruz”

    Kürşad Karaman, “Dicle bölgesi aslında halk tarafından Ar-Ge olarak ciddi çalışmalara sahip, çok çeşitli kayıp ve kaçak yöntemi var. Onlar hep bizim önümüzde oluyorlardı, şimdi de biz onların önüne geçmeye çalışıyoruz ve bu uğurda her şeyi deniyoruz. Bölgemizde yüzde 70 civarında bir kayıp ve kaçak kullanımı var. Devraldığımız da bu oran yüzde 80’ler civarındaydı. 3 sene de ciddi iyileştirmelere yaptık ve bunu devam ettireceğiz” diye konuştu.

    Öte yandan yetkililerden alınan bilgiye göre, sistemin tam olarak hayata geçirilmesi için bölgedeki Ar-Ge çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

  • Gençlik aşısı “pi sistem”

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Yüksel Oltulu, “pi sistemin(gençlik aşısı)” cilt yapısını güçlendirerek, cildin elastikiyet ve sıkılığını artırdığını söyledi.

    Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji Kliniğinden Uzm. Dr. Yüksel Oltulu “Pi system(gençlik aşısı)” hakkında bilgi verdi. Dr. Oltulu “Cilt yenilemede klinik olarak kanıtlanmış, yepyeni bir sistemdir. Pi system cilt yapısını güçlendirerek, cildin elastikiyet ve sıkılığını artırır. Fibroblastların trofizmini artırır ve UVB nedeniyle oluşan radyasyon hasarını engeller. Cildin azalan nem dengesini düzenler. Etkin cilt rejenerasyonu ve fibroblastların/cildin fizyolojik revitalizasyonunu sağlar. Pürüzsüz, sağlıklı görünen ve daha aydınlık bir cilde sahip olan kişi yepyeni bir enerji ve ışıltı kazanır” dedi.

    Pi systemin nerelerde kullanabildiği hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Yüksel Oltulu “Cilt yapısının düzenlenmesinde, yüz, boyun-dekolte, el, dudak bölgelerinin yenilenmesi, onarımı ve gençleştirilmesinde, göz çevresinin aydınlatılması ve yeniden yapılandırılmasında (şişlik ve koyu halkaların giderilmesinde), hamilelik sırasında ve kilo alıp vermeler sonucunda oluşan çatlakların tedavisinde, saç dönülmesi tedavisinde, akne izlerinin tedavisinde, iç kol ve dizde görülen sarkma ve çatlak tedavilerinde Pi systemi kullanıyoruz” şeklinde konuştu.

    Uygulamanın çok ince iğnelerle yapıldığını söyleyen Dr. Oltulu “Uygulama sırasında anesteziye gerek yoktur. Ancak ihtiyaç duyulursa lokal anestezik kremler yardımıyla ağrısız, acısız konforlu bir tedavi yapılabilir. Pi sistem uygulamasından sonra iş ve sosyal hayata devam edilebilir. Ciltte sadece hafif bir kızarıklık, şişlik ve küçük morluklar oluşabilir. Bu reaksiyonların tamamı birkaç günde kendiliğinden geçer. Makyajla kapatılabilir” diye konuştu.

    Cildiye Uzmanı Dr. Yüksel Oltulu “Pi sistemi oluşturan polinükleotidler (somon DNA’sı) ve hyaluronik asit molekülleri vücudun tamamen doğal elemanlarıdır. Diğer estetik ve antiaging amaçlı uygulamalarla kombine edilebilir. Bu tedavilerin etkinliğini ve kalıcılık süresini uzatır” açıklamasını yaptı.