Etiket: Şişko

  • Şişko Nuri’ye huzurevi yetkilileri sahip çıktı

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybeden Şişko Nuri lakaplı sanatçı Sıtkı Sezgin’in cenazesi, Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi görevlileri tarafından alındı.

    Türk sinemasında canlandırdığı çocuk tiplemeleriyle tanınan Sıtkı Sezgin, OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu 69 yaşındaki Sıtkı Sezgin, çoklu organ yetmezliği sebebiyle yoğun bakımda olan Sezgin, yaşam mücadelesini kaybetti. Sürekli eski meslektaşları tarafından aranıp sormadığından yakınan Sezgin’in cenazesine yaklaşık 10 yıldır kaldığı Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi yetkilileri tarafından OMÜ Tıp Fakültesi’nden alındı. Sezgin’in cenazesi Samsun Büyükşehir Belediyesi Kıranköy Gasilhanesine götürüldü. Şişko Nuri lakaplı Sıtkı Sezgin, yarın öğlen Samsun Büyük Cami’de öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Derecik Mezarlığı’na defnedilecek.

    Sıtkı Sezgin veya Şişko Nuri lakaplı sanatçı 1949’da Samsun’da doğdu.

    Türk sinemasında canlandırdığı çocuk tiplemeleriyle tanınan Şişko Nuri lakaplı sanatçı Sıtkı Sezgin; On Küçük Şeytan, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Sihirli Cüceler, Bağrımdaki Ateş, Hesap Günü ve Adile Teyze isimli filmlerde rol aldı. 17 Ağustos Gölcük depreminde evini kaybetti. Sinemayı bıraktıktan sonra memleketi Samsun’a dönen oyuncu, Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde yaşamını sürdürüyordu.

  • Hastaneye kaldırılan Yeşilçam’ın Şişko Nuri’si sanatçılara sitem etti

    SAMSUN (İHA) – Samsun’da 11 gün önce geçirdiği bir rahatsızlık sonucunda hastaneye kaldırılan ve Şişko Nuri lakabıyla bilinen Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Sıtkı Sezgin, sanat camiasına kendisini aramadıkları için sitem etti.

    Samsun Büyükşehir Belediyesine ait Huzurevinde kalan Yeşilçam’ın Şişko Nuri’si 69 yaşındaki Sıtkı Sezgin, karaciğerde yağlanma ve safra kesesinde oluşan hastalık nedeniyle 11 gün önce hastaneye kaldırıldı. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Gastroenteroloji bölümüne tedavisi devam eden Sıtkı Sezgin, hastanede tedavi gördüğü gün boyunca kendisini kimsenin aramadığını ve unutulduğunu dile getirdi.

    Sanat camiasından da kimsenin aramadığını dile getiren Sezgin, “Herkes düşmüş ekmek derdine. Artık kimse kimsenin varlığından haberdar değil. 11 gün boyunca hastanede tedavi görüyorum. Bu sürede arayan olmadı. Ben isterdim ki, Ayşen Guruda, Türkan Şoray ve Selami Şahin gibi sevdiğim sanatçılar beni arasın ve geçmiş olsun dileklerinde bulunsun. Ama ne yapalım işte. Safra kesemde bir problem vardı o nedenle hastaneye kaldırıldım. Tedavimi oldum. Şu anda ise karaciğerimde bir yağlanma olduğu söyleniyor. Şu anda sağlık durumum iyi. Hastalığım önemliydi, ancak şu anda düzene girdi” dedi.

  • Yeşilçam’ın ’Şişko Nuri’si televizyon dizilerine ateş püskürdü

    Yeşilçam filmlerinde Şişko Nuri karakteriyle izleyiciyle buluşan ve milyonlarca kişiye kendisini sevdirmeyi başaran Sıtkı Sezgin, son zamanlarda yapılan dizileri eleştirerek, yapımcılara ateş püskürdü.

    1968 yıllarında sanatçı olma hayallerine ilk adımı atan ve uzun yıllar boyunca Yeşilçam filmlerinde rol alan Sıtkı Sezgin, 9 yıldır Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevinde kalıyor. Sanatın ve sanatçının eski yıllarda olduğunu belirten Şişko Nuri lakaplı Sıtkı Sezgin, şimdilerde sanattan bir eser kalmadığına dikkat çekerek, “Televizyon kanalında yayınlanan birkaç dizi dışında tüm diziler rezillik. O onun arkadaşını alıyor, diğeri diğerinin arkadaşıyla sevgili oluyor. Konular hep aynı tonda ilerliyor. Sanat bu değil. Yeşilçam’ı düşünerek söylemek gerekirse, Yeşilçam’da yapılan eserler şimdiki duruma göre daha çok aranan eserlerdir. Kemal Sunal olsun, Adile Naşit olsun veya Münir Özkul filmleri olsun şimdilerde bile zevkle tekrar tekrar izleniyor. Şimdiki yayınlanan diziler ise rezaletin son perdesi diyebilirim. Sanat yapılıyor deniliyor ancak genç kızlarımıza kötü örnek olacak şeyler yayımlanıyor” dedi.

    Sanatçı camiasına nasıl girdiğini de anlatan Sıtkı Sezgin, “1968 yılında siyah-beyaz yayın dönemlerinde başladım. Levent Kırca’nın o dönemde çocuklarla bir programı vardı. O programda ben de vardım. Daha sonraları ise Fatma Girik’in başrol aldığı Cici Katibem isimli bir film yapıyorlardı. Setteyken filme ara verildiği sırada Fatma Girik’in dikkatini çekmiştim. Beni kucağına alarak sevdi ve bana ’Seni filmde oynatalım mı?’ diye sormuştu. Daha sonra ailemden de izin alarak filmlerde oynamaya başladım. En iyi ve patlama yaşayan filmim ise Sezercik filmi oldu. Orada da zengin ve şımarık bir çocuğu canlandırmıştım. O filmde de vuracağım kırbacı sözüyle meşhur oldum. Bizim zamanımızda para pul yoktu ve sıkıntılar içerisinde çalıştık. Yeri geldi sandalyeleri birleştirip sette uyuduğumuz zamanlar oldu. Allah rahmet eylesin. Zeki Alasya’yı çok seviyordum. En sıkıntılı anlarımda kendisi bana destek olmuştu” diye konuştu.

  • Yeşilçam’ın ’kötü adamı’ ile ’Şişko Nuri’si anılarını tazeledi

    Türk sinemasında canlandırdığı ’kötü adam’ karakterleriyle tanınan İhsan Gedik ve çocuk tiplemeleriyle tanınan ’Şişko Nuri’ lakaplı sanatçı Sıtkı Sezgin, bir araya gelerek Yeşilçam günlerini yad etti.

    Türk sinemasının emektar isimleri İhsan Gedik ve Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde kalan Sıtkı Sezgin, bir araya gelerek Yeşilçam günlerinde yaşadıkları anıları paylaştılar. İlk olarak Fatma Girik’in keşfettiği ünlü isimler, Türk sinemasına adımlarını da Fatma Girik’in de rol aldığı filmlerle attılar. 1962 yılında Sanat Kahvesi’nde yolları kesişen iki sanatçı beraber birçok filmde oynadı. Her şeye rağmen o günlerin çok güzel olduğunu belirten ünlü isimler, şimdilerde ilgisizlikten dem vuruyor. Tiyatro sanatçısı Fuat Dilek’in de yer aldığı “Renkli Dünyalar” adlı tiyatro oyunu ile ilkokul öğrencilerinin karşısına çıkan İhsan Gedik ve Sıtkı Sezgin, birçok yere kendi imkanları ile gidiyor. Usta isimler, çocuklar için bir şeyler yapmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

    “Unutulmak insana bir üzüntü veriyor”

    Bakırköy Alibaba Tiyatrosu’nda oynarken Fatma Girik’in kendisini keşfettiğini söyleyen Sıtkı Sezgin, “Film arasında Fatma Girik beni gördü ve ’Ay ne şeker şeysin sen’ diyerek kucağına aldı. Mıncıkladı yanaklarımı. Fatma ablanın sayesinde Yeşilçam’a ’Oğlum Oğlum’ adlı filmle başladım. 300’e yakın filmde oynadım. En sonunda en çok beğenilen ’Öksüzler’ filminde oynadım. Sanatımı en güzel şekilde icra ettim. Yeşilçam sokağına girdiğim zaman 16- 17 yaşlarındaydım. İhsan Gedik abimle orada tanıştık. Kader birliği yaptık. O bana kucak açtı. Yeşilçam’da bana en ufak bir zarar gelmesin diye dayanak oldu. Abi kardeş gibi Yeşilçam’da geçindik. Kah paramız oldu otelde kaldık. Kah Sanatçılar Kahvesi’nde 6 tane sandalyeyi birleştirerek kahvede de yattık. Sabahları yan taraftaki saunada yıkanır paklanır, temiz çamaşırlarımızı giyer, saçımıza jöle sürerek yeniden Yeşilçam hayatına adım atardık. Yeşilçam hayatımız dolu dolu geçti. Şimdi görüyorum ki Yeşilçam diye bir şey kalmadı. Şimdiki televizyon dizilerinde hep gruplaşmışlar. Bizim gibi birçok sanatçı var. Neden bizlere de filmlerinde yer vermiyorlar. Bizim kimseye ‘bizi zorla alın’ diye bir talebimiz yok. Yeşilçam’daki sanatçıları televizyon kanalları unutmasın. Unutulmak insana bir üzüntü veriyor. Geçen gün Ayşen Gruda’yı Ali Sunal’ın programında gördüm, çok mutlu oldum. Ali Sunal’a teşekkür ederim. Bizi de bir gün programına çağırmasını isterim. Annem babam öldükten sonra da hısım akraba tanımaz oldu bizi. Şimdi memleketim olan Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde kalıyorum. Rahatım yerinde, kültürel faaliyetlerime buradan devam ediyorum. İhsan Gedik ve Fuat Dilek ile birlikte Renkli Dünyalar adlı tiyatro oyununu ilkokullarda oynuyoruz. Çocuklara hizmet vermenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

    “O güzel günleri özlüyoruz”

    Yeşilçam’a ilk olarak teknik eleman olarak girdiğini belirten İhsan Gedik ise, “Asker dönüşümde iki takım elbise aldım. Giyindim ve oyuncu olacağım dedim. O zaman 5 kuruş, 100 kuruş yevmiyelerle oynadık. Şimdiki gibi deli para yoktu. İlk zamanlar evim yoktu. Otelde kaldık. Sonra rahmetli annem tütünü satarak bana İstanbul’dan bir ev aldı. İstanbul’da yatacak yer olduktan sonra geçimini sağlarsın. Kadir İnanır’la tanıştık. Cüneyt Arkın’la devam ettik. Sonra Yılmaz Güney ile 7-8 yıl çalıştık. Onun silahlarını temizlerdim. Yarısı gerçek silahtı. Zamanı gelince gerçek mermi atardı. Tabi hedefte kimse olmazdı. Sonra aramıza kara kedi girdi. Derken 800’den fazla filmde oynadık. Bir fiil 50 yıl bu sektörde devam ettik. Sonra evlendik. Çoluk çocuğa karıştık. Yeni jenerasyon bizi dışladığı zaman Nuri kardeşimin de dediği gibi kader birliği yaptık. Çocuklara yönelik bir tiyatroda oynuyoruz. İstanbul’da yaşıyorum. Samsun’a oyun için geliyorum. Nuri kardeşimle de arada böyle bir araya gelerek eskileri yad ediyoruz. O güzel günleri özlüyoruz. Yokluk içindeydik ama dimdik ayaktaydık. Filmlerde çok maceralar başımdan geçti. Tanju Korel’den bir yumruk yedim. Çekim sırasında ben onu kırbaçlıyorum. O da mahkumu oynuyor. Kırbacı tutup bir yumruk vuracak. Bir tane vurdu bana gözüm şişti. Hastaneye gittim, tekrar sete döndüm filme devam ettik” diye konuştu.

  • Arkadaşları “Şişko” Deyince 106 Kilodan 60 Kiloya Düştü

    Arkadaşlarının “Şişko” demesi yüzünden hayata küsen, çok sevdiği yüzme ve voleybol sporlarını bırakan hemşirelik bölümü öğrencisi İrem Naz Kılınçarslan (17), obezite ameliyatıyla 106 kilodan 60 kiloya düştü. Genç kız, “Çok mutluyum. Kimse artık bana ‘şişko’ demiyor” dedi.

    Bayındır Sağlık Meslek Lisesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi 17 yaşındaki İzmirli İrem Naz Kılınçarslan, troit ve insülin direnci hastalıkları nedeniyle 13 yaşından itibaren kilo almaya başladı. Açlık duygusunun önüne geçemeyen İrem, 16 yaşında 106 kiloya ulaştı. Arkadaşları tarafından dışlanan ve “Şişko” lakabı takılan İrem, hayata küstü, moral bozukluğu nedeniyle çok sevdiği yüzme ve voleybol sporlarını bıraktı. Ailesi onun bu durumunu çabuk fark edip harekete geçti. Ailesi, İzmir’deki Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahi Bölüm Sorumlusu Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Kaçar ile tanıştı. İrem, ailesinin de oluruyla 2014 Aralık ayında obezite ameliyatı olmaya karar verdi. Genç kız, Doç. Dr. Kaçar ve ekibi tarafından 1.5 yıl önce başarılı bir obezite ameliyatıyla yeni bir hayata adım attı.

    “KİMSE ARTIK ‘ŞİŞKO’ DEMİYOR”

    Ameliyatın ardından hızla kilo veren ve sağlığına kavuşan İrem, adeta yeniden doğdu. Görenlerin kendisini tanıyamadığını anlatan hemşire adayı, “Çok mutluyum. Özgüvenim geri geldi. Arkadaşlarımla istediğim gibi geziyorum. Kimse artık bana ‘şişko’ demiyor. 16 yaşında ergenlik dönemindeyim. Arkadaş ortamına gittiğimde, ’ne kadar şişko, giydiği hiç yakışmamış’ diye konuşulurdu. Hiçbir arkadaşım beni beğenmezdi. Artık bu çıkmazdan kurtulmak için ameliyat oldum. Aileme ve Dr. Serdar Kaçar’a minnettarım” diye konuştu.

    “İREM HERKESE ÖRNEK OLDU”

    İzmir Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahi Birimi Sorumlusu Doç. Dr. Serdar Kaçar da, İrem’in genç yaşta ameliyat sonrası verdikleri kuralların yüzde 100’üne uyarak örnek teşkil ettiğini söyledi. Mide küçültme operasyonlarının nihai değil yardımcı yöntem olduğuna dikkat çeken Dr. Kaçar, “Bu ameliyatlardan sonra aynı İrem’de olduğu gibi yeme içme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekiyor. Bunu başarabilirsek verdiğimiz kiloları koruyabiliriz. Aksi takdirde yeniden kilo olmak mümkün. Biz cerrahlar genç yaştaki hastalardan korkarız. Gençliğin ve ergenliğin verdiği düşünce tarzıyla kafalarına göre hareket edebilme ihtimali var. Ancak İrem, dediklerimize harfiyen uyarak herkese örnek oldu” ifadelerini kullandı.