Etiket: sırrı

  • ODÜ’de “başarılı olmanın sırrı” anlatıldı

    Kastamonu Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, gençlere başarılı olmanın yolunun ‘başarıya odaklanmak’ olduğunu belirterek, “Eğer ‘ben bunu başarırım’ derseniz o işi başarırsınız” dedi.

    Ordu Üniversitesi (ODÜ) Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığının düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, gençlere başarılı olmanın tavsiyelerinde bulundu. Başarının büyülü bir kelime olduğunu söyleyen Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, “Başarı belirlenen bir hedefe gitmenin adıdır. Onun için günlük hayatımızda başarılı olmak isteriz. Başarının altını üstünü doldurmazsak, başarıda toplam kaliteyi düşünmezsek, sadece tek başına başarı olarak düşünürsek başarı insana mutluluk getirmez. Başarı çok şeydir ama başarı her şey değildir” diye konuştu.

    Akademik başarıda en önemli şeyin oturmak ve yoğunlaşmak olduğuna vurgu yapan Şen, “Başarıda şu iki sözü hiç unutmayın: Ben bunu yaparım ve ben bunu yapamam. Ben bunu yaparım dediğinizde önünüze dünya kadar kapı açılır. Hayatta başarılmayacak hiçbir iş yoktur, başarıya kadar çalışmak kaydıyla. Başarıya giderken usul esastan önce gelir. Başarının önündeki en büyük engel ise ‘ben bunu yapamam’ cümlesidir. ’Yapamam’ dediğinizde bütün kapılar kapanır” şeklinde konuştu.

    “Aldığınız diplomaya yakışmış olmanız gerekir”

    Prof. Dr. Şen konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Başarının 4 unsuru vardır. Başarıya odaklanan kişinin olması lazım, hedeflerin modüler olması lazım, yoğunlaşmak lazım, usulü iyi seçmek lazım. Geçici başarıların peşinde olmayın başarı kalıcı olmalı ve bize yakışır olmalı. Biz fakülte mezunuysak aldığımız diplomaya yakışmış olmamız lazım. Diyelim ki akademik hayatta kendimize profesör olmayı hedefledik, iyi bir profesör olabilmek için o profesörlüğün içini doldurmamız lazım. Biz kendi mesleğimizde örnek alınabilir olmazsak kimse bizim mesleğimize özenmez. Mesleğimizin hakkını verirsek herkes bize özenir. Başarısızlık hedefe ulaşamamanın bir adıdır. Başarının yerini yapmazsak başarısızlık başarının arkadaşıdır. Hayatımızın her alanında başarılı olma sevdasına düşersek bu mümkün değildir.”

    Konferansa ODÜ Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Fikri Balta, Prof. Dr. Ş. Metin Kara, Prof. Dr. Tevfik Noyan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferans sonunda Rektör Prof. Dr. Tarık Yarılgaç, Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen’e teşekkür belgesi takdim etti.

  • “İş hayatında başarılı olmanın sırrı”

    Çoğu kişi başarıdan söz ederken geçmişte yapılmış veya gelecekteki planlarından bahseder. Sinan Ergin, gerçek başarının kişinin yaşadığı anda yaptıklarıyla ölçülendirdiği durumlar olduğunu belirtti.

    Live Consulting and Academy Kurucusu Sinan Ergin, ’Gerçek başarı’yı geçmiş veya gelecek odaklı değil, kişinin şuanda yaptıklarıyla ölçülebilen bir olgu olarak nitelendirdi. Ergin, kişilerin başarılarını anlatırken geçmişteki güzel anıları paylaştıklarını, yaşları biraz daha genç olanların ise gelecekte gerçekleştirecekleri başarılarının hayallerini kurduklarını belirterek aslında gerçek başarının, kişinin yaşadığı anda yaptıklarıyla ilgili olduğunu savundu.

    “Gerçek başarı canlı olmaktır”

    Sinan Ergin, ”Düşünmek gerekir neden geçmiş ve gelecek ile ilgili konuşur insan. Bunun sebebi geçmiş başarılarımızın bir daha mümkün olamayacağı yönündeki inancımız olabilir mi. Ya da gelecekteki başarımızın eskisinden çok farklı olmayacağı. Yani kendimizi oyalamamız bir nevi kaçışımız. İnsan kendini neden eski veya yeni hayallerle kandırır.? Şimdi başarılı olamaz mıyızşimdi başarılı değil miyiz.Şu an kendini anlayan, bir huşu, rahatlık ve yüksek özgüven içinde olan kişi başarılı değil midir. Gerçek başarı ne olabilir. Geçmiş ve ya gelecek hayallerinde yaşayan kişi, yani kaçan kişi canlı mıdır. İnsan sadece şimdi başarılıdır. Çünkü gerçek başarı canlı olmaktır” dedi.

    “Geçmiş ve gelecek değil, şimdi canlı olmak gerçek başarıdır” diyen Ergin sözlerine şöyle devam etti: “Asıl eğitim bunu anlamaktır. Sadece canlı olanlar, yaşayanlar bu anı güzelleştirirler. Sadece bu anı canlı olarak hissedenler yıkılmaz gözüken duvarları yıkabilirler. Sadece bu anı canlı yaşayanlar canlı olmanın önemini anlayabilirler. Sadece bu anı anlayanlar kendilerini ve içlerindeki sınırsız gücü bilebilirler. Ne mutlu bunu anlayana ve bu amaçla çalışanlara”. Sinan Ergin, kişilerin eğitim konularını daha detaylı incelemesi için live-ca.com adresinden, eğitim videoları için de youtube livealive Sinan Ergin kanalından yüzlerce videoyu canlı izleyerek iş hayatında başarının kapılarını aralayabileceklerini sözlerine ekledi.

  • Tornavidalı cinayetin sırrı çözüldü

    Malatya’da 2 gün önce bir araç içerisinde tornavida ile işlenen cinayetin izini süren Cinayet Büro ekipleri, araçta unutulan cep telefonu şarjından yola çıkarak zanlıyı kısa sürede yakaladı.

    Malatya’da 22 Kasım günü Çamurlu Mahallesi Venk Yolu Su deposu yanında bir araçta tornavida ile öldürülmüş Seyfettin Pekcan’ın (32) cesedinin bulunmasının ardından cinayetle ilgili geniş çaplı soruşturma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri olay yerinde önemli bir ipucu buldu. Cinayetin işlendiği araçta bulunan bir cep telefonu şarjının üzerinde yazan baş harflerden yola çıkan cinayet büro ekipleri, şarjın öldürülen şahsın arkadaşına ait olduğunu tespit etti. Hemen harekete geçen ekipler şüpheli B.H.’nin TOKİ’deki evine operasyon düzenledi. Polisi kapıda gören şüpheli 1. kattaki evinin balkonundan atlayarak kaçmak istedi ancak kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

    B.H. sorgusunda cinayeti itiraf ederken cinayet günü yaşananlar da aydınlığa kavuştu. Şüphelilerin ifadelerine göre olay günü B.H. arkadaşları T.B., S.K. ve maktul Seyfettin Pekcan ile birlikte gece su deposunun yanındaki boş arazide araçta birlikte alkol aldı. Bu sırada arkadaşlar arasında uyuşturucu ticaretinden dolayı kaynaklandığı ileri sürülen tartışma başladı. Bir süre sonra T.B. ve S.K. araçtan inerek giderken yalnız kalan Seyfettin Pekcan ve B.H. tartışmaya devam etti. Bu sırada kendisi de bıçakla hafif şekilde yaralanan B.H. tornavida ile Seyfettin Pekcan’ı yaralayarak olay yerinden kaçtı.

    Olaya karışan 4 kişinin de uyuşturucudan sabıkalarının bulunduğu öğrenilirken, Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki sorgularının ardından B.H., T.B. ve S.K. adliyeye sevk edildi.

  • Afyonkarahisar’da elleri arkadan bağlı bulunan cesedin sırrı çözülmeye başlandı

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde dün elleri arkadan bağlı toprağa gömülü halde bulunan erkek cesedinin, yaklaşık 4 ay önce bir anda ortadan kaybolan 46 yaşındaki Ramazan Şendur’a ait olduğu ortaya çıktı. Cenaze ailesine teslim edilirken, olayla ilgili 3 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi.

    Sandıklı ilçesi Akin köyünde bir taş ocağının atık malzeme bölümünde dün köpeklerin bir bölgeyi sürekli eşelediğini fark eden işçiler ve vatandaşlar, köpeklerin bulunduğu yere gidince korkunç bir manzara ile karşılaşmışlardı. Toprağa gömülü halde bir ceset olduğunu gören işçiler, durumu hemen jandarmaya bildirirken, kısa sürede olay yerine gelen ekipler cesedi olduğu yerden çıkarmışlardı. İlk belirlemelere göre bir erkeğe ait cesedin ellerinin arkadan bağlı olduğu, kağıt ve poşete sarılarak gömüldüğü belirlenmişti. Sandıklı Devlet Hastanesi morguna kaldırılan cesedin kimliğinin belirlenmesi için akşam saatlerinde DNA çalışma başlatılmıştı.

    Cenaze bugün toprağa verilecek

    Yapılan DNA çalışmalarında cesedin Sandıklı ilçesinde yaklaşık 4 ay önce kaybolan Ramazan Şendur isimli vatandaşa ait olduğu belirlenirken, ceset yapılan otopsi çalışmalarının ardından bugün sabah saatlerinde Şendur’un ailesine teslim edildi. Sandıklı Belediyesinden, Ramazan Şendur için cenaze ilanı verilirken, ayrıca defin işlemlerinin de Şendur adına düzenlendiği kaydedildi. Şendur’un cenazesinin Sorkun köyünde öğlen namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği öğrenildi.

    2 Temmuz da eşinin kaybolduğunu yaşlı gözlerle anlatmıştı

    2 Temmuz 2016 tarihinde Ramazan Şendur’un eşi Hicran Şendur, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine eşinin bir anda ortadan kaybolduğunu ve kaçırıldığını öne sürerek gözyaşları içerisinde yardım istemişti. Eşim Ramazan Şendur’u, Şirinevler mahallesi eski otogar karşısındaki evinden gece saat 22.00 sıralarında telefon ile çağrıldığını, ardından da ’biraz sonra gelirim’ diyerek evden ayrıldığını iddia etmişti. Daha sonra eşinden haber alamayan kadın telefonla eşine ulaşamadığını, kaçırılmış olabileceğini düşünerek polis ve Cumhuriyet Savcılığına başvuruda bulunmuştu.

    Soruşturmayı Cinayet Büro Amirliği devraldı

    Ramazan Şendur’un eşi Hicran Şendur’un başvurusu üzerine polis tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatılmış ve halen devam eden soruşturmada bir takım ipuçlarına ulaşılmıştı. Ancak soruşturmada dün üzücü haber alınırken, bu defa devreye Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliğinin girdiği ve soruşturmayı onların devraldığı kaydedildi.

    Cesedi bulunan adamın aile üyeleri eşinden şikayetçi olmuş!

    Edinilen son bilgilerde, cesedin bulunmasının ardından 3 kişinin gözaltına alındığı ve emniyetteki işlemlerinin halen devam ettiği öğrenildi.

    Olayda ilginç bir detay ortaya çıkarken, Ramazan Şendur’un aile üyelerinin geçtiğimiz aylarda eşi Hicran Şendur’dan şikayetçi oldukları öne sürüldü.

    Olayın ardındaki sır perdesinin aralanması için başlatılan geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

  • İspir fasulyesinin lezzetinin sırrı

    Hem sağlık hem de lezzet açısından büyük ilgi gören İspir fasulyesi için hasat dönemi başladı. İspir fasulyesinin yüksekte ve doğal kaynak alabalık suları ile sulanarak yetiştirilmesi, fasulyeye ayrı bir lezzet katıyor.

    Türkiye’nin en lezzetli organik fasulyesi olan İspir kuru fasulyesi, Erzurum’un Karadeniz’e komşu olan İspir ilçesinde yetiştiriliyor. Şeker cinsi kuru fasulye erken pişmesi, suda şişmesi ve pişince kabuk atmamasıyla biliniyor.

    Erzurum’un İspir ilçesi Yeşilyurt köyünde fasulye üretimi yapan Hüseyin Pehlivan, İspir fasulyesinin yüksek kesimlerde ve doğal kaynak alabalık suları ile sulanarak üretildiğini söyledi. Üretim şartlarının lezzeti etkilediğini de sözlerine ekleyen Pehlivan, “İspir fasulyesi daha çok taşlı topraklarda yetişmektedir. Yabani bir fasulye olan İspir fasulyesinin verimi çok düşüktür. Ekiminden itibaren zorlu bir üretim aşamasından geçen İspir fasulyesi topraktan çıktığı gibi çapa yapılmaktadır. İspir fasulyesi kabuğundan ayrıldığı zaman, fasulyelerde kırmızı beneklerin olması gerçek İspir fasulyesi olduğunu gösteriyor” dedi.

    Ünü ülke sınırlarını aşan İspir fasulyesi başta Avrupa olmak üzere İran, Irak, Rusya, Çin ve daha bir çok ülkeye ihraç ediliyor. Piyasada İspir kuru fasulyesi adı altında bir çok yabancı ırk fasulye satıldığını dile getiren üreticiler, gerçek İspir fasulyesinin İspir’den alınması gerektiğini söylüyorlar.