Etiket: sırrı

  • Çekici Gülüşün Sırrı Dişlerde

    Güzel ve çekici bir gülüşün yolunu anlatan İzmirli Diş Hekimi Uğur Bilkay; güzel bir gülüş için dişlerin, kişinin cinsiyeti, yaşı, yüz şekli, dudak yapısıyla uyumlu olması gerektiğini söyledi.

    Ağız bölgesinde karşılaşacak problemlerin sadece fizyolojik bozuklukla ilgili olmadığını belirten Diş Hekimi Uğur Bilkay, “Dişlerin şekil bozuklukları, renkleri, ağız içindeki dizilimi, diş eti ve dudak ile olan uyumlarındaki sorunlar kişi de psikolojik rahatsızlığa yol açabilir. Çağımızdaki hızlı teknolojik gelişmeler (bonding, laminate veneerler, zirkon altyapılar) sayesinde diş hekimleri bu tür problemleri ortadan kaldırmada iyi sonuçlar elde etmektedir” dedi. Gülüş dizaynının hekimliğe sanat kattığını anlatan Bilkay, şunları söyledi: “Yapılan restorasyonların yapay olduğu kesinlikle anlaşılmamalıdır. Doğal bir görünüm en iyi estetiği sağlar. Diş hekimi en iyi gülüşü sağlarken hastanın yaşam tarzını, cinsiyetini, estetik kaygılarını mutlak dikkate almalıdır ve yapacağı restorasyonlarda bu kriterlere kendi estetik anlayışını katarak en güzel sonuca ulaşılmalıdır.”

  • Tüp Bebekte Başarının Sırrı: “Kabul Günü”

    Tüp bebek yönteminde teknolojik gelişmeler olumsuz sonuçların önüne geçmeyi başarıyor. Birkaç yıl önce tüm dünyada tüp bebek tedavisinde kullanılmaya başlayan bir yöntem olan ERA ile “rahmin kabul günü” yani embriyoyu tutacağı gün saptanıyor. Bu yöntem özellikle birkaç kez iyi kaliteli embriyoların transferine rağmen gebelik oluşmamış kadınlara umut oluyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Op. Dr. Erbil Yağmur, “İyi kalitede embriyo üretilse bile rahme yanlış zamanda ulaşması gebelik şansını olumsuz etkiler” diyerek tüp bebek tedavisi uygulamak isteyen çiftlere önemli bilgiler verdi.

    Tüp bebek tedavisinde birkaç yıl içerisinde yoğun talep gören “rahmin hangi gün embriyoyu kabul edeceğinin belirlenme” yöntemi özellikle bazı hastalarda tedavi programı ve embriyo transfer günü değiştirilerek çiftlerin gebelik başarısını arttırılabiliyor. Yöntem sayesinde rahmi uygun şekilde hazırladıktan sonra rahim dokusundan küçük bir parça alıp analiz ediliyor. Bu şekilde rahmin hangi gün embriyoyu tutmaya hazır olduğu öğreniliyor. Bu yöntem özellikle birkaç kez iyi kaliteli embriyoların transferine rağmen gebelik oluşmamış kadınlarda gebe kalma şansını arttırıyor.

    Bu yöntemi yani ERA Testini Türkiye’de en çok hastaya uygulayan ve dünyada bu yöntem konusunda en tecrübeli uzmanlardan biri olan Bahçeci Tüp Bebek Merkezi Doktorlarından Op. Dr. Erbil Yağmur “Kendi hasta grubumda bu testin önemli oranda yol gösterici olduğunu söyleyebilirim. Sadece bu teste borçlu olduğumuz pek çok gebeliğimiz oluştu” diyerek umut veren yöntemin detaylarını şöyle paylaşıyor: “Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarının altında birçok farklı neden yer almaktadır. Sağlıklı bir gebeliğin oluşması için embriyonun kalitesi kadar embriyonun tutunacağı rahim içi zarının embriyoyu kabul etme özelliği de ayrı bir önem taşımaktadır. Ancak bununla birlikte, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı gözlenen çiftler üzerinde yapılan çalışmaların çoğunlukla embriyo genetiği ve embriyo kalitesi üzerine yoğunlaştığı gözlenmektedir”.

    GİDEREK YAYGINLAŞAN YÖNTEME TALEP ARTIYOR

    Bu yöntem ile daha embriyoları rahme transfer etmeden rahmin embriyoları kabul edip etmeyeceğini veya embriyo transferinin hangi gün yapılırsa gebelik oranlarında yüksek başarının artırılabileceğini öngörüyor.

    Test sonrası bulgular, özellikle bazı hastalarda tedavi programı ve embriyo transfer günü değiştirilerek çiftlerin gebelik başarısının arttırılabildiğini gösteriyor. Bu durumda ayrıca, geçmişte elde edilen başarısız denemelerin nedeni konusuna da bilgi sahibi olmak mümkün olabiliyor.

    YÖNTEM NASIL UYGULANIR?

    ERA testinde tedavi görecek hastanın rahim içi zarından alınan doku genetik olarak analiz ediliyor ve testin uygulanması düşünülen hastalardan doğal adet döngüsü içerisinde veya hormon ile uyarılmış bir tedavi sürecinde belirli bir günde rahim dokusundan küçük bir parça alınıyor. Parça alınması ameliyathane ortamında ve hastanın konforu açısından hafif sakinleştirici ilaçlar verilerek işlem gerçekleştiriliyor.

    Alınan parça ileri moleküler ve genetik tanı yöntemleriyle analiz ediliyor. Bu analiz sırasında embriyonun tutunmasında önemli görevler oynayan 200’ün üzerinde genin aktivitesi ölçülüyor. Yaklaşık 2 hafta içerisinde de ölçüm sonuçları değerlendirilerek örnek alınan hastanın rahim dokusunun embriyoyu kabul edebilme potansiyeli belirleniyor. Sonuçta dokunun embriyonun tutunmasına elverişli olup olmadığı tespit edilir. Embriyo transfer günü bu sonuçlara göre düzenleniyor.

  • Başarının Sırrı Öğrencilere Anlatıldı

    Başarıyı Arttırma Derneği, sınava hazırlanan öğrencilerin velilerine konferans verdi.

    Ördekli Hamamı Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sınava Doğru” başlıklı konferans ilgi gördü. Başarıyı Arttırma Derneği eğitimcilerinden Zehra Meral Dinçşahin’in konuşmacı olduğu konferansta, sınava hazırlanan öğrencilerin anne babalarından ve ebeveynlerin de çocuklarından beklentileri üzerinde duruldu. Sınav dönemindeki çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeyin ailelerinden görecekleri samimi ilgi ve alaka olduğunu vurgulayan Zehra Dinçşahin, çocukları bütün dikkatimizle ve önem vererek dinlememiz gerektiğini anlattı. Ailelerin çocuklarına olan sevgilerini genellikle maddi isteklerini karşılayarak gösterme çabasında olduğuna dikkat çeken, Dinçşahin, öğrencilerin, “Ben yaparsam olur” ilkesi ile yetiştirilmelerinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Dinçşahin, çocukların özgüven ve sorumluluk sahibi olmaları için bir başka önemli noktanın da çocukların adam yerine konulduklarının hissettirilmesi olduğunu anlattı.

    Gerek okul, gerekse hayat başarısı için profesyonel destek almanın lüzumu ifade edildi.

  • Kilo vermenin 6 sırrı

    Kilo vermenin 6 sırrı

    Dünyaca ünlü Türk doktor Mehmet Öz, kilo vermenin bir hayat tarzı haline gelmesi gerektiğini belirterek, bunu motive edecek adımları sıraladı.

     

    Yaz aylarının kabusa dönüşmemesi için sağlıklı kilo vermenin yöntemleri nelerdir? Sağlıklı ve hızlı zayıflamak isteyenler için Mehmet Öz, şu tavsiyelerde bulundu:

     

     

     


    “HER SABAH AYNI GIDALARI TÜKETİN

    Son yapılan bir araştırma, hergün aynı gıdaları alan kadınların, 24 saat boyunca ortalama 100 kalori daha az tükettiğini ortaya koydu. Bunu yapmanın en iyi zamanı sabah saatleri. Vücudunuz gece boyunca perhiz yapıyor ve kalktığınızda yeni bir güne hazırlanıyorsunuz. Her zaman yaptığımız gibi güne yoğurt ve çay üzümü ile güçlü bir başlangıç yapın. Bu ikili bol protein ve vitamine sahip ayrıca açlığınızı bastırmanıza da yardım edecektir.

    YEMEKLERİNİZİ HAFTALIK YAPIN”

    Pazar akşamları ailenin bir araya geldiği zamandır. Tüm hafta yetecek yemekler yapmak üzere mutfağa gireriz. Genelde ana öğün için yemekleri sonraki bir veya iki güne kalacak şekilde fazla yaparız. Ardından sonraki akşamlar için çorba çeşitleri ve yavaşça kaynayarak hazırlanan yemekler yaparız. Daha sonra bunları derin dondurucuya koyarız. Biz bunun için cam kapları tercih ediyoruz.”


    Bunları yanı sıra bol miktarda yaş sebze hazırlayıp bozdabında depoluyoruz. Bunları hafta içinde aperatif olarak mikro dalga fırında ısıtıp ya da çiğ olarak fıstık ezmesiyle birlikte tüketiyoruz. Fıstık ezmesi her yerde kolayca bulunabilir, besin değeri yüksektir ve tok kalmanıza yardımcı olur.

    HERŞEYİN TAZESİNİ SATIN ALMAYIN

    Sağlıklı gıdaları ucuza tüketmek biraz yaratıcılık gerektirebilir fakat USDA’nın yaptığı son araştırma, porsiyon başı fiyat analizi yapıldığında, sağlıklı bir yiyecek ile abur cubur yiyeceklerin aynı maliyette olabileceğini gösteriyor.

    Fiyatları yükselten şey o gıdaya ulaşılabilirliktir, donmuş veya kutulanmış gıdalar alabilirsiniz. Bunlar taze olanlarıyla besleyicilik olarak benzer değerlere sahiptir.

    Hatta bazı durumlarda daha da besleyicidirler. Normalde bir ürün hasat edilir edilmez besin değerlerini kaybetmeye başlar. Ancak dondurulmuş veya kutulanmış yiyecekler genelde tazeliklerinin en iyi olduğu sırada ambalajlandıkları için azami besin değerine sahiptir. Ayrıca sebze, meyveleri sezonunda tüketin. Bizim stratejimiz şu oluyor: Çay üzümlerini bol ve ucuz olduğu dönemde satın alıyoruz, ardından da yıl boyunca yiyebileceğimiz şekilde derin dondurucuya atıyoruz.

    Bunun için şunları deneyin: Dondurulmuş mısır, dondurulmuş yeşil fasulye, dondurulmuş kiraz, dondurulmuş böğürtlen ve kutulanmış domates.

    KENDİNİZE SEVDİĞİNİZ BİR AKTİVİTE BULUN

    Amerikalılar, verdikleri kiloların üçte birini hemen o yıl içinde geri alıyor, sonraki üç veya beş yıl içinde de eski kilolarına geri dönüyor.

    Bunun nedeni, kilo verdikten sonra birçok insanın eski alışkanlarına dönmesidir. Fakat keyif aldığınız her zaman yapabileceğiniz egzersizler bularak bu trendin önüne geçebilirsiniz. Bulmakta zorlanmamanız için bilgisayarınızda veya DVD çalarınızda sevilen bir yoga videosuna eşlik edebilirsiniz veya bir partnerle bir balo salonu veya dans okuluna

    yazılabilirsiniz.

    BİR LOKMA TADINA BAKIN

    Hayat ya hep ya hiç değildir. Araştırmalar gösteriyor ki, yemekteki en büyük tatmini ilk lokmada alıyoruz. Kendinize bir lokma almaya izin verin, bunu ağzınızda yavaş yavaş çiğneyerek tadını alın, ardından da yemekten uzaklaşın. Bir parça pasta yerim, bunu ağzıma yayıp, temizledikten sonra başka bir faaliyete yoğunlaşırım.

    İŞİ KOLAYLAŞTIRIN

    Vücudunuzu çalıştırırken çok enerjik olmak gerekmiyor. Yeni bir araştırma, yürümek gibi düşük yoğunluklu egzersiz yapan insanların, daha kısa fakat yoğun egzersiz yapmaktan daha fazlasını kazanmış olabileceğini gösteriyor. Bir adım ölçer alın, bunun ne kadar kolay ve faydalı olduğuna şaşıracaksınız.”