Etiket: Şirketlerine

  • Hırvatistan büyükelçisinden Türk şirketlerine ‘yatırım’ çağrısı

    Hırvatistan büyükelçisinden Türk şirketlerine ‘yatırım’ çağrısı

    SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, Hırvatistan Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovic’i ziyaret ederek, iki ülkenin ticari ilişkilerini görüştü. Büyükelçi, Türk iş adamlarını ülkesine yatırıma davet etti.

    Sanayiciler İş Kadınları ve İş Adamları Konfederasyonu (SANKON) Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, Hırvatistan Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovic’i ziyaret etti. Türkiye ile Hırvatistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere değinen Cevahiroğlu, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin çok güçlü olduğunu söyleyerek, “SANKON yönetim kurulu olarak iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerimizi daha da güçlendirmek için SANKON kuruluşu olarak girişimler de bulunmaya hazırız” dedi.

    Büyükelçi Cvitanovic ise SANKON heyetine ziyaretlerinden dolayı teşekkürlerini sunarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin en üst düzeyde olduğunu kaydetti. Cvitanovic, “İnanıyorum ki SANKON gibi güçlü bir kuruluşun girişimleriyle bu ilişkiler daha da güçlenecektir. Bende SANKON aracılığıyla Türk şirketlerini Hırvatistan’a yatırıma davet ediyorum” diye konuştu.

    Diğer yandan ziyarette, Başkan Ferudun Cevahiroğlu’nun yardımcıları ve Hırvatistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müsteşarı Elçi Mario Zadro da hazır bulundu.

  • TARSİM 2021 yılı yeniliklerini sigorta şirketlerine tanıttı

    TARSİM 2021 yılı yeniliklerini sigorta şirketlerine tanıttı

    TARSİM, 2020 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunmak, 2021 yılında uygulamaya alınacak yenilikler hakkında sigorta şirketlerinin temsilcilerini bilgilendirmek ve konuya ilişkin soruları ayrıntılı bir şekilde yanıtlamak üzere 17 Aralık tarihinde toplantı düzenledi.

    TARSİM, 2020 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunmak, 2021 yılında uygulamaya alınacak yenilikler hakkında sigorta şirketlerinin temsilcilerini bilgilendirmek ve konuya ilişkin soruları ayrıntılı bir şekilde yanıtlamak üzere 17 Aralık tarihinde toplantı düzenledi.

    TARSİM Genel Müdür Yardımcısı Tufan Özel, TARSİM birim yöneticileri ve TARSİM adına sigorta sözleşmesi düzenlemeye yetkili sigorta şirketlerinin temsilcilerinin yüksek katılımla iştirak ettiği toplantı başarılı bir şekilde tamamlandı.

  • Şimşek’ten Anadolu’nun en büyük şirketlerine kutlama

    Şimşek’ten Anadolu’nun en büyük şirketlerine kutlama

    Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek, Anadolu’nun En büyük 500 şirketi araştırmasında Gaziantep’ten 65 firmanın listeye girdiğini hatırlatarak, “Listede Gaziantep’in 65 firma ile yer alması şehrimiz adına büyük gururdur” dedi.

    Başkan Cengiz Şimşek, ülke genelinde yayınlanan bir ekonomi dergisinin merkezleri İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki illerde bulunan şirketlere yönelik gerçekleştirilen “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi. Yapılan araştırma sonucu ortaya çıkan listeyi devler ligi olarak değerlendiren Şimşek, “Listede Gaziantep’in 65 firma ile yer alması şehrimiz adına büyük gururdur. Listeye giren tüm firmalarımızı kutluyorum. Anadolu’nun en büyük 500 şirketi araştırmasında Gaziantepli firmaların öne çıkması şehrimizin Anadolu’nun üretim merkezi olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

    2019 verilerinin dikkate alındığı araştırmaya Gaziantepli firmaların damga vurduğunu belirten Şimşek, “Gaziantepli sanayiciler olarak, kalkınmanın üretimden geçtiğine inanıyoruz. Bu nedenle de her şartta üretmek için çaba gösteriyoruz. Ülkemiz için, insanlarımızın mutluluğu için, kısacası daha müreffeh bir gelecek için üretmek zorundayız. Gaziantepli sanayiciler pandemi sürecinde de üretim yani tedarik zincirinin kopmaması açısından başarılı bir sınav verdi. Şartlar ne olursa olsun, tercihini yatırım, üretim, istihdam ve ihracattan yana kullanarak ülkemizin kalkınmasına destek veren yani elini taşın altına koyan tüm sanayicilerimizi tebrik ediyorum. Başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.

  • Artan risk, captive sigorta şirketlerine olan talebi artırdı

    Dünyanın önde gelen sigorta brokerliği ve risk yönetimi şirketi Marsh’ın bin 100 adet captive sigorta kuruluşunu inceleyerek hazırladığı ‘Marsh 2018 Captive Landscape Raporu’na göre, sigorta şirketlerinin artan riskler için captive sigorta şirketlerine olan talepleri katlanarak artıyor.

    Risk yöneticilerinin, kendi kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı riskleri finanse etmek için kullandığı captive sigorta kuruluşlarına olan talep hızla artıyor. Marsh’ın Captive Solutions birimi tarafından bin 100 adet captive sigorta kuruluşu incelenerek hazırlanan 2018 Captive Landscape Raporu’na göre, 2012-2017 yılları arasında Marsh’ın yönettiği siber sorumluluk risklerini üstlenen captive sigorta kuruluşu sayısındaki artış yüzde 240 olarak gerçekleşirken, çalışanlara sunulan yan hakları sigortalayan captive sigorta kuruluşu sayısı yüzde 550, terörizm teminatlarını sunan captive sigorta kuruluşu sayısı da yüzde 83 arttı.

    “Kuruluş sayısında artış sürüyor”

    Rapora göre araştırmaya katılan captive sigorta kuruluşu sahiplerinin yüzde 60’ı, ana şirketin bizzat üstlenmeye karar verdiği riskleri sigortalamak ve bunların yüzde 42’si ise reasürans piyasasına erişim sağlamak için captive sigorta kuruluşlarını kullanıyor. Raporda 2012 yılından bu yana Asya-Pasifik Bölgesi’nde captive sigorta kuruluşlarının sayısında yıldan yıla güçlü bir büyüme kaydettiği belirtiliyor. Geçen yıl Asya-Pasifik Bölgesi’nde Marsh’ın yönettiği captive sigorta kuruluşlarının sayısında yüzde 24’lük bir artış kaydedilirken, bunların büyük ölçüde Japonya, Çin, Hong Kong ve Singapur’da yerleşik olan kendi ana şirketleri tarafından yönlendirildiği belirtiliyor.

    “Talepteki artış sürecek”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Marsh Captive Solutions Birimi Başkanı Ellen Charnley, “Küresel risk ortamı daha karmaşık hale geldikçe, kuruluşlar kendi kurumsal hedeflerine ulaşmalarına, fiyatlarda görülen dalgalanmaları azaltmalarına, insan sermayesini korumalarına ve finansal istikrarlılığı artırmalarına yardım etmeleri için daha fazla captive sigorta kuruluşu kullanıyor. Captive sigorta kuruluşları, siber riskler, terörizm ve personel yan hakları gibi gelişen ve yüksek hasara yol açabilecek risklerin finansmanında rakipsiz bir esneklik sunuyor. Bu büyümenin devam etmesini bekliyoruz, zira daha fazla sayıda kuruluş, kendi risk yönetim stratejilerinin temeline captive sigorta kuruluşlarını yerleştirmenin yeni inovatif yöntemlerini benimsiyor” diye konuştu.

  • Ali Serim: “Türkiye Varlık Fonu yerli ENR şirketlerine ortak olmalı”

    Fin-As Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Serim, yurtdışı müteahhitlik hizmet gelirlerinin Türkiye’nin döviz rezervlerini arttırdığına dikkat çekerek, uluslararası müteahhitliğin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

    Fin-As Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Serim, 2017 yılında Türkiye’den 46 şirketin girdiği Engineering News Record (ENR) sıralamasında Türkiye’nin ikinci olduğunu kaydederek, “Ülkemizi sadece Çin geçebilmiştir ve 65 firma ile 1’inciliğini korumuştur. Ülkemiz döviz rezervlerini artırmanın başlıca yollarından biri yurtdışı müteahhitlik hizmet gelirlerini artırmaktan geçmektedir. Teknik yeterlilik ve deneyim konusunda Çin’den sonra en kuvvetli uluslararası müteahhitlik hizmeti bilgisine sahip ülkenin Türkiye olduğu genel kabul gören bir gerçektir” dedi.

    Türkiye’de mimarlık ve mühendislik eğitimi tarihi birçok dünya ülkesinden daha eski olduğunun altını çizen Serim “Türkiyede mühendislik tarihi 1773’te açılan Mühendishane-i Bahr-i Hümayun’un (İstanbul Teknik Üniversitesi) kuruluşu ile başladığı kabul edilir. Bugün itibariyle 244 yıllık bir eğitim geçmişine sahip olduğumuzu düşünürsek bu iş kolundaki kalitemizin sebeplerini anlamlandırmak kolaylaşabilir. Türkiye Müteahhitler Birliği verilerine göre, 1972-2017 Mart ayı sonu itibariyle, Türk müteahhitleri, 115 ülkede 9 bin civarında proje üstlenmiş, bu projelerin toplam tutarı yaklaşık 350 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye’nin coğrafi konumu, Türk inşaat sektörünün küresel rekabet gücüne katkı sağlayan önemli faktörlerden birisidir. Uluslararası standarttaki hizmetin rakiplerden daha uygun fiyatlarla sunumu, yüksek müşteri memnuniyeti, güvenilir iş ortaklığı, çok çeşitli projelerde kazanılmış zengin uluslararası deneyim, çevre ülkelerdeki iş ortamlarına aşinalık, nitelikli insan gücü ve risk alma kapasitesi Türk müteahhitlerini rekabette üstün kılan diğer önemli özelliklerdir” şeklinde konuştu.

    “En büyük ihtiyaç finans gücü”

    Bu noktada Türk müteahhitlerinin politik destekten sonra en büyük ihtiyacının ucuz finansmana ulaşmak olduğunu vurgulayan Fin-As Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı, “Rakiplerimiz olan Amerikalı ve AB ülkeleri merkezli firmaların finansman maliyetlerinin astronomik derecede düşük olması sebebiyle, teminat mektubu ve akreditif ihtiyacını zorlanarak karşılayan Türk müteahhitlerinin finansal imkan ve enstrümanlar anlamında da daha donanımlı ve imkanlı olması daha fazla proje ve ülkemize daha fazla döviz girdisi anlamı taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye Varlık Fonu destek vermeli”

    ENR’ın her yıl yayınlanan ’Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi’ listesine girmeye hak kazanan her firmaya Türkiye Varlık Fonu ortak olmak suretiyle destek olabileceğinin altını çizen Ali Serim, sözlerini şöyle tamamladı: “Burada sembolik olarak yüzde 5’lik bir orandan bahsedilebilir. Bu şekilde hissedarları arasına böylesine büyük ve güçlü bir fonu katan bu firmaların prestiji artar, finansman maliyetleri azalacağı gibi yeni alternatif finansman metotları geliştirilmesinin de yolu açılabilir. Böylelikle uluslararası mega proje ihaleleri Türk müteahhitleri tarafından daha rahatlıkla kazanılabilir zira birçok ihalede bazı finansal yeterlilikler de aranmaktadır. 19.8.2016 tarihli ve 6741 sayılı kuruluş kanununun 3’üncü maddesinin a-fıkrasına göre Türkiye Varlık Fonu yerli ve yabancı şirketlerin paylarını alabilir. Dolayısıyla mevzuat gayet açıktır ve ENR listesine girmeye hak kazanan her Türk müteahhidi Türkiye Varlık Fonu’nun potansiyel yatırım listesinde olmalıdır. Bu şekilde özellikle Çinli devlet inşaat şirketlerinin oluşturduğu haksız rekabet ortamı da Afrika olmak üzere önceliğimiz olan birçok çoğrafyada bir nebze olsun hafifletilebilir. Bu durum firmaların karlılıklarını da olumlu yönde etkileyeceğinden Türkiye Varlık Fonu’nun da düzenli temettü elde edeceği yatırımların çeşitlendirilmesine katkı olarak görülebilir”.