Etiket: Şirketlere

  • Turkcell’den şirketlere siber güvenlik desteği

    Türkiye’de dijital dönüşümün önemli şirketlerinden Turkcell, şirketler için siber güvenlik operasyon merkezi kurdu. Güvenlik merkezi ile tehditlere karşı şirketlere 7/24 özel çözümler sunacak.

    Ağ ve sistemlerin güvenliğinin sağlanması için geliştirdiği dijital teknolojileri kurumların hizmetine sunan Turkcell, kurumlar için 7/24 hizmet sunacak yeni bir siber güvenlik operasyon merkezini hayata geçirdi. Yapılan açıklamada, Turkcell Maltepe Teknoloji Plaza’da kurulan yeni merkez sayesinde, özel uzman ekipler kurumların yaşayacağı siber saldırılara karşı izleme yaparak, olası siber ataklar öncesinde gerekli önlemlerin alınmasını sağlayacak ve kurumları siber saldırılara karşı 7/24 koruyacak. Kurumlara hizmet verecek siber güvenlik merkezinde, veri ve bilgi kayıplarının önüne geçilerek maddi ve manevi zararların engellenmesi amaçlanıyor.

    Sistem 7/24 analiz yapıp, alarm üretecek

    7/24 hizmet vermek üzere geliştirilen uluslararası standartlardaki siber güvenlik operasyon merkezi, üstün teknolojik altyapısı sayesinde hem uluslararası hem de ulusal boyutta daha önceden yaşanmış atak veri tabanlarını denetleyecek. Bu sayede kurumlardaki kullanıcı davranışlarında oluşan farklılıkları tespit ederek, siber atakların ve sistemlerin işleyişlerine dair alarmlar üretecek. Bu alarmlar da merkezde görev alan siber güvenlik uzmanı olan analistler tarafından detaylı şekilde incelenip, ortaya çıkacak olası saldırıların önceden önlenmesi sağlanacak.

    “Şirketlere sıfır yatırım maliyetiyle üst düzey siber koruma”

    Siber saldırıların ve tehditlerin sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Turkcell Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan, “Kurumların dijitalleşmesiyle birlikte internete bağlı çalışan sistemlerinin ve iş süreçlerinin de sayısı da hızla artıyor. Bu da gerek küresel gerekse yerel bir takım siber güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. Ortaya çıkabilecek riskleri önceden görerek engellemek için kurumların kendi bünyesinde siber güvenlik uzmanı bulundurması ve yatırım yapması çeşitli nedenlerle her zaman mümkün olamıyor. İşte tam da bu nedenle şirketlere sıfır yatırım maliyetiyle uçtan uca üst düzey siber güvenlik hizmeti sunacağımız yeni merkezimizi hayata geçirdik. Merkezimizin üstün teknolojik altyapısının yanı sıra 7/24 esasına göre çalışan profesyonel ekiplerimizle şirketleri siber ataklara karşı koruyarak, sistem kesintilerinin önüne geçmiş olacağız. Böylece şirketlerimizin gereksiz kayıplarının önüne geçerek olası maddi kayıpları da engellemiş olacağız” ifadelerini kullandı.

    Turkcell Siber Güvenlik Operasyon Merkezi, kurumsal şirketlerin yanı sıra kamu kurumları için de güvenlik çözümleri üretilebilecek bir altyapıyla dizayn edildi.

  • Müşterilerinin kişisel verilerini yayan şirketlere 1 milyon lira ceza ve 3 yıl hapis

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında şirketleri bilgilendirdi. Kanunun ihlali halinde şirketlerin ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğine dikkat çeken Avukat Alev Güçlüer, işlenen kabahat veya suça göre 1 milyon liraya varan idari para cezası ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabildiğini söyledi.

    BTSO, Akademi projesi çerçevesinde gerçekleştirdiği seminerler ile üyelerinin gelişimine destek oluyor. İş dünyasını yakından ilgilendiren kanunî düzenlemeler hakkında şimdiye dek çok sayıda bilgilendirme toplantısı düzenleyen BTSO, son olarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında seminere ev sahipliği yaptı. Avukat Alev Güçlüer tarafından kanun ve uygulamaları hakkında firmalara önemli bilgiler verildi.

    Eğitimin açılış konuşmasını gerçekleştiren BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, kişisel verilerin korunması konusunun son yıllarda Türkiye’de en fazla konuşulan konuların başında geldiğini söyledi. Teknolojinin hızla gelişimine paralel olarak kişisel verilerin korunmasının da zorlaştığını ifade eden İlker Duran, 2016 yılında Kişisel Verilerin Korunması Kanununun yürürlüğe girmesiyle Türkiye’de önemli bir boşluğun giderildiğini vurguladı. Yapılan yasal düzenlemenin başta bankacılık, sigortacılık, perakende sektörleri olmak üzere çok sayıda sektörü doğrudan ilgilendirdiğini belirten Duran, “Şirketlerimizin yaptırımlarla karşılaşmamaları adına mevzuata süratle uyum sağlamalarını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Avukat Alev Güçlüer, kişisel verilerin ülkemizde 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile teminat altına alındığını söyledi. Kişisel verilerin korunması konusunun Avrupa Birliği’ne uyum çalışmaları kapsamında değerlendirildiğini belirten Güçlüer, 7 Nisan 2016 itibarıyla 6698 kayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Kanunun iş dünyasını yakından ilgilendirdiğini kaydeden Alev Güçlüer, “Kanunda kişisel verileri toplama, düzenleme, saklama, aktarım gibi işlemler yaparak şahsi veriyi işleyenler ‘veri sorumlusu’ olarak değerlendiriliyor. Ticari faaliyetler kapsamında çok sayıda firma hem kendi çalışanlarına, hem de müşterilerine ait kişisel verileri toplayıp kullandıkları için veri sorumlusu sınıfında yer alıyor. Kanun özetle bu işlemleri gerçekleştiren şirketlerin yükümlülüklerini ve dikkat edeceği kuralları kapsıyor” diye konuştu.

    Kanuna göre kişisel verilerin sahibinin açık rızası olmaksızın kesinlikle toplanamayacağının altını çizen Avukat Alev Güçlüer, verilerin işlenmesi, saklanması ve kullanılmasının haklı gerekçelere dayanması halinde mümkün olduğuna dikkat çekti. Bu sebeple kişisel verileri toplanacak kişilerin şirketler tarafından bilgilendirilmesi gerektiğini dile getiren Güçlüer, isim, adres ve telefon numarası gibi verilerin kullanımı için kişilerden açık onay ve rıza alınması gerektiğini söyledi.

    Kanunun ihlali halinde şirketlerin ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğine dikkat çeken Avukat Güçlüer, işlenen kabahat veya suça göre 1 milyon liraya varan idari para cezası ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasının uygulanabildiğini sözlerine ekledi.

  • Anonim şirketlere ceza uyarısı

    Av. Hilmi Özalp, anonim şirketlerin ve kooperatiflerin sözleşmeli avukat bulundurmak zorunda olduğunu ve kanuna aykırı davranan anonim şirketler ve yapı kooperatifleri hakkında baronun suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

    Adres Patent Yönetim Kurulu Üyesi ve Ali Yüksel & Hilmi Özalp Hukuk Bürosu kurucu ortağı Av. Hilmi Özalp, anonim şirketlerin ve kooperatiflerin sözleşmeli avukat bulundurmak zorunda olduğunu söyledi.

    Özalp, ”1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesine göre; Türk Ticaret Kanununda öngörülen esas sermeye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı 100 ve daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır” dedi.

    Yapılan sözleşmelerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na ve avukatlık asgari ücret tarifesine uygun olması gerektiğini belirten Özalp, sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmesi düzenleyen avukatın sözleşmenin bir nüshasını baroya vermesinin zorunlu olduğunu, kanuna aykırı davranan anonim şirketler ve yapı kooperatifleri hakkında baronun suç duyurusunda bulunacağını aktardı.

    Av. Hilmi Özalp şöyle devam etti: “Bu hükümlere aykırı davranan kuruluşlara, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35’inci maddesinin 3’üncü fıkrası gereği Cumhuriyet Savcısı tarafından, baronun şikayeti üzerine sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay, 2017 yılı için belirlenen aylık brüt ücret miktarı bin 777 lira 50 kuruş olup, iki aylık brüt asgari tutarı olan 3 bin 555,00 lira para cezası verilecek”.

    Anonim şirketlerin ve üye sayısı 100 ve daha fazla olan yapı kooperatiflerinin sözleşmeli avukat bulundurup bulundurmadığını baroya bildirmesi gerektiğini söyleyen Özalp, 2016-2017 yılına ait avukatlık sözleşmesi ve ilgili ücret ödemelerini gösteren serbest meslek makbuzu ödeme belgesi örneğinin, eğer avukat sigortalı çalışan ise 2017 yılına ait maaş bordrolarının örneğini baroya bildirmeleri gerektiğini söyledi. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na aykırı davranan şirketler hakkında baroların, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunarak yasal işlem başlatacağını açıkladı.

    Anonim şirketler ticari hayatta büyük ciroları olan işletmeler olduğunun altını çizen Özalp, “Şirketlerin ve kooperatiflerin yaptıkları işlemlerde avukattan yardım almaması ticari hayatta hukuksal birçok eksiği beraberinde getirmektedir. Bu durumun önüne geçilmesi açısında önemli bir gelişme. Her ne kadar yasaya göre zorunluluk olsa da zaten anonim şirketlerin ve yapı kooperatiflerinin avukat bulundurması gerekir” ifadelerini kullandı.

  • TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’dan Türk şirketlere çağrı

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Körfez ve Arap bölgesinin çok önemli olduğunu belirterek, Türk işadamlarını Katar’da daha çok iş yapmaları için teşvik ettiklerini söyledi.

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Katar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şeyh Khalifa bin Jassim Al Thani ile birlikte Katar’ın başkenti Doha’da basın toplantısı düzenledi. Katar’ın 2020 dünya kupasına ev sahipliği yapacağına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “Türk inşaat sektörüne dikkat çekmek istiyorum. 140 milyar dolarlık yatırım yapılması öngörülüyor. Daha fazla pay almak istiyoruz. Firmalarımız da bu fırsatı kaçırmasın. Önümüz çok açık” dedi.

    Hisarcıklıoğlu, Katar’da düzenlenen 2. KOBİ’ler Konferansı’na 2 ülkeden yaklaşık 400 iş adamının katıldığını belirterek, “Katar Başbakanı Abdullah Bin Nasir Al Sani tarafından bugün kabul edildim. Başbakanın verdiği mesajlar bizi çok memnun etti. Türkiye’ye yeni bir proje müjdesi vereceklerini ifade ettiler” dedi.

    Hisarcıklıoğlu, Katar ile Türkiye’nin ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etmediğini belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin dünyada benzeri olmadığını kaydetti. Hisarcıklıoğlu, “Türkiye ilk askeri üssünü Katar’da inşa ediyor. Katar en zor günlerimizde yanımızda oldu. 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımızı ilk arayan Katar Emiri oldu. Destekleri hala devam ediyor. FETÖ ile ilintili kimseyi ülkelerinde barındırmıyorlar. Özelikle darbe girişimi sonrasıda yurt dışında Türkiye ekonomisiyle ilgili epey bir olumsuz algı ortaya çıktı. Bu algıyı bilerek pompalayanlar oldu” diye konuştu.

    Hisarcıklıoğlu, Katarlı firmaların Türkiye’deki yatırımlarıyla ilgili de Commercial Bank Qatar’ın Alternatifbank’ı, Qatar National Bank’ın, Finansbank’ı satın aldığını, Katar Silahlı Kuvvetler Endüstri Komitesi’nin BMC’nin yüzde 49 hissesine ortak olduğunu, Mayhoola Investment’ın Boyner Grubu’nun yüzde 31 hissesini, Bein Media Grup’un Digiturk’ü satın aldığını, Al Sraiya Holding’in Mado’nun yüzde 49, Qatar Holding’in Banvit’in yüzde 40 hissesine ortak olduğunu, ayrıca Qatari Diar’ın İstanbul’da Sea Pearl Ataköy isimli gayrimenkul yatırımını yaptığını söyledi.

    Hisarcıklıoğlu, “Yaklaşık 6,5 milyar dolarlık bir yatırım söz konusu. Son dönemde Katar devleti büyük inşaat projelerinde Türk müteahhitlerine avantajlar sağlıyor. Türkiye- Katar Önümüzdeki süreçte daha büyük işleri birlikte yapacağız. Üç aşamalı planımız var, birincisi Türkiye- Katar arasındaki ticareti artırmak. Firmalarımızı ticari partner yapmak. İkincisi Katarlı dostlarımızın ülkemizdeki daha fazla şirkete ortak olmasını sağlamak. Üçüncüsü Katar’ın 2030 ekonomik dönüşüm programı var. İmalat sanayi ve turizmde güçlü ülke olmak istiyorlar. Biz de bu konuda tecrübemizi aktarmak istiyoruz. Katar sermayesinin desteğiyle Katar’da sanayi tesislerine yatırım yapmak istiyoruz. Bütün bunlarla beraber müteahhitlik projelerine de devam etmek istiyoruz. Türkiye’deki bütün firmalarımıza çağrıda bulunmak istiyorum, önümüz çok açık. Katar’da turizm, hizmet ve hastanecilik sektöründe büyük potansiyel bulunuyor” şeklinde konuştu.

    Katar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Al Thani ise Başbakan Al Sani’nin Katar’daki ilk Türk hastanesinin ardından ikinci bir Türk hastanesinin yapılmasını istediğini kaydetti.

    Katar’ın 2030 hedefi kapsamında petrol ürünlerine yönelik üretim ve sanayiye yönelmek ve ilerlemek istediklerini belirten Al Tani, bu çerçevede küçük ve orta ölçekli sanayinin geliştirilmesini istediklerini, Türkiye ile bu konuda işbirliği yapmak istediklerini dile getirdi.

    Türk şirketlerinin ülkesinde önemli projelere başarılı imzalar attığını belirten Al Tani, Türk şirketlere öncelik verdiklerini belirtti. Al Tani, “Türk şirketlerinin tamamı başarılı, örnekleri de var. TEKFEN kuzey otoyolunu başarılı şekilde tamamladı. Aynı şirketin yapacağı yeni deniz yolunun maliyeti 7 milyar dolar” dedi.

    Katar’ın belirlediği 140 milyar dolarlık tutarın içerisinde bu 7 milyar dolarlık yol projesinin de yer aldığını ifade eden Al Tani, gıda ürünleri ve restoranlar konularında da KOBİ’lerin çalışma yaptığını, Katar’da her iki üç ayda bir Türk lokantası açıldığını söyledi.

    Basın toplantısından sonra Hisarcıklıoğlu ve Al Tani, Doha’daki Türk hastanesinin açılışını yaptı.

  • Şirketlere Önemli Uyarı

    Yeminli Mali Müşavir Ahmet Gündüz, şirketlerin yedek akçelerinin tamamını sermayeye eklediklerini, Ticaret Sicil Müdürlüklerinin de bunu hata yaparak onayladıklarını ifade etti.

    Yeminli Mali Müşavir Ahmet Gündüz, şirketlerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre anonim ve limited şirketlerin sermaye ihtiyacını şirket dışından ve şirket içinden kaynaklarda karşılayabileceği belirtildi. Şirket iç kaynaklarından yapılacak sermaye artırımlarının ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda belirtildiği vurgulandı.

    İŞSİZLİĞE DE ETKİSİ VAR

    Yeminli Mali Müşavir Gündüz, “Kanunun 462/1 fıkrası ve Türk Ticaret Kanunun 519. maddesinin 3. fıkrasına göre şirketler kanuni yedek akçelerini sermayesinin veya çıkarılmış sermayesinin yarısını aşmadığı takdirde sermaye artırımlarında kullanmazlar. Dolayısıyla bilançolarında yer alan 540 ve 541 yasal yedek akçe tutarları esas sermayesinin yarısını aşmadığı sürece sermaye artışına konu edemezler. Bu yedek akçeler sadece zararların kapatılması veya işlerin iyi gitmediği zamanlardan işletmeyi devam ettirmeye, işsizliğin önüne geçmeye veya işletmedeki bu sonuçları hafifletmek için kullanılabilir” dedi.

    GÖZ GÖRE GÖRE HATA YAPILIYOR

    Kamuoyunda bu konuda yanlış algılama olduğuna, hatta bazı ticaret sicil memurluklarının bile bu konuyu atladığına dikkat çeken Gündüz, “Şirketler yedek akçelerinin tamamını sermayeye ekleme yönünde karar aldıklarında bazı Ticaret Sicil Müdürlükleri bunu tescil ediyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 9.12.2015 tarihi 50035491-34 sayılı özelgesi ile de bu konunun net olduğu ve sermayesinin veya çıkarılmış sermayesinin yarısını aşmayan kısmının sermayeye eklenemeyeceği hususu yönünde kararı kesindir. Şirketlerin bu konuya dikkat etmelerini öneriyorum” dedi.