Etiket: Şirketlere

  • Turkcell’den şirketlere motivasyon eğitimi

    Turkcell’den şirketlere motivasyon eğitimi

    Uzaktan çalışma döneminde işler evlere taşındı ama pek çok kuruluştan ve personelinden duyulan en sık cümlelerin başında “Eskisinden bile daha fazla çalışıyoruz” geliyor. Her ne kadar ofisler kapalı olsa da müşteri talepleri, siparişler, toplantılar hız kesmiyor.

    Kurumsal iş çözümleriyle şirketlere uçtan uca hizmet veren Turkcell, bu dönemde önem kazanan motivasyon konusunda da onların yanında olmayı sürdürüyor. Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ceyhun Özata konuyla ilgili olarak “Şirketlerimize, çalışanlarının gelişimine ve bu dönemdeki motivasyonuna katkı sağlayacağını düşündüğümüz eğitimleri Akademi platformumuz üzerinden online olarak veriyoruz. Önümüzdeki günlerde de şirketlerin değişen ihtiyaçlarını yakından gözlemleyerek onlara özel yeni ürünler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

    Turkcell ayrıca işletmelerin bu dönemde artan kuvvetli internet altyapısı, her türlü güvenliği sağlanmış bulut depolama sistemi, hatta kimi durumlarda yeni cihaz benzeri ihtiyaçlarına cevap vermeye de devam ediyor. Şirketler nasıl eskisinden bile çok çalışıyorsa, Turkcell de onların hizmetlerinin aksamaması için gayretini artırdı. Kesintisiz internet altyapısı ve bulut çözümlerinin yanı sıra Akıllı Çağrı Merkezi ile şirketlere çağrılarını uzaktan yönetme imkanı sağlıyor. Ayrıca, küçük işletmelerin sabit numaralarına gelen çağrıları kaçırmamaları için Tek Ofis hizmeti de devrede. Uluslararası standartlarda güvenlik duvarı ve VPN hizmeti ile de işletmelerin verileri konusunda içi rahat oluyor.

    4,5G altyapısı üzerinden çalışan Superbox da ev içi kablolama yapmaya ya da özel bir kuruluma gerek bırakmadan fiber hızında internet sunuyor. Sadece prize takmanın yeterli olduğu Superbox’a son bir hafta içinde talep iki kat arttı. 1600’den fazla kurumsal müşteriye veri merkezini uzaktan yönetme imkanı sunan Turkcell bu sayede şirketlerin 7-24 kesintisiz hizmet alarak iş sürekliliğini sağlıyor. Olağan dışı durumlarda da alanında uzman Turkcell mühendisleri tarafından uzaktan destek verilerek saniyeler içerisinde sorunlar çözülüyor.

  • Ödemiş’te 40. yılını dolduran şirketlere plaket

    Ödemiş Ticaret Odası, Ödemiş, Beydağ ve kiraz ilçelerinde faaliyet gösteren ve 40’ıncı yılını dolduran 43 firmanın temsilcilerini plaketle onurlandırdı.

    Plaket töreni için düzenlenen iftar yemeğine Ticaret Odası yönetimi ve üyelerinin yanı sıra Kaymakam Celil Ateşoğlu, Emniyet Müdürü Fatih Kiremitçi de katıldı. Yemeğin ardından konuklara hitap eden Ticaret Odası Başkanı Rıfat Eriş, tarihi 1893’lere kadar giden Ticaret Odasının geçmişten bu güne iz bırakan çalışmalarını anlattı. Eriş, 1914 yılında Ödemiş Ticaret ve Sanayi Odası olarak çalışmalarını sürdüren odanın, cumhuriyetin ilk yıllarında ilçede yapılan imar planlarındaki değişikliklerde de etkin rol oynadığını ifade etti. Cumhuriyet’in 10’uncu yılında 1933’te Ödemiş ile ilgili bir rapor hazırlandığını söyleyen Rıfat Eriş, söz konusu raporun Ödemiş hakkında bilgi ve broşür niteliği taşıdığını söyledi.

    İlçede 40 yılı aşan 44 şirket bulunduğunu belirten Başkan Eriş, kurumsallaşmanın önemine değindi. İlçe aile şirketi olarak faaliyetlerine başlayan bazı firmaların zaman içinde kurumsallaşamaması sebebiyle sıkıntılar yaşandığını aktaran Eriş, ilçedeki işletmelerin genellikle gıda ağırlıklı faaliyet yürüttüklerini söyledi.

    Ödemiş Kaymakamı Celil Ateşoğlu, 4 yıldır Ödemiş’te bulunduğunu ve oda faaliyetlerini yakından takip ettiğini söyledi. Ticaret Odasının 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında bazı olumsuzluklar yaşadığını ve zarar gördüğünü ifade eden Ateşoğlu, “Dileriz bundan sonra buna benzer sıkıntılar yaşanmaz” dedi.

    Konuşmaların ardından 40 yılını doldurdukları firmaların yöneticilerine plaketleri verildi.

  • Veri sızıntıları META bölgesindeki şirketlere 1 milyon dolara mal oluyor

    Kaspersky Lab tarafından yapılan son araştırma, veri sızıntılarının META (Orta Doğu, Türkiye ve Güney Afrika) bölgesinde kurumsal şirketlere yaklaşık 1 milyon dolara mal olduğunu ortaya koydu.

    Kaspersky Lab’in yaptığı yeni bir araştırmaya göre, veri koruması şirketlerin önüne yeni zorluklar çıkarmaya devam ettiğini açıkladı. Son 12 ay içindeki en yüksek maliyetli siber güvenlik vakalarının veri korumasıyla ilgili olması da bunu kanıtladığını belirten şirket, güvenliği ihmal etmeden dijital dönüşümü gerçekleştirmek isteyen şirketler BT güvenliği harcamalarına öncelik vermeye başladığını bildirdi. Araştırmaya göre; 2018’de kurumsal şirketler BT bütçelerinin yüzde 27’sini siber güvenliğe ayırırken, bu da kurumsal veri güvenliğinin stratejik rolünün değiştiğini gösterdi.

    Veri sızıntılarının maliyeti arttı

    Araştırma sonucuna göre; 2018’de kurumların BT güvenliğine ayırdığı bütçeler, siber güvenliğin etkisinin nasıl değiştiğini de ortaya koydu. Özellikle son 12 ay içinde veri sızıntılarının maliyetleri ve verdikleri zararların artmasıyla, şirketler rahatsız edici bir gerçekle yüz yüze kaldı. KOBİ’ler için veri sızıntılarının ortalama maliyeti 2017’de 88 bin dolarken 2018’de yüzde 30 artışla 114 bin dolara ulaştı. Kurumsal şirketlerde ise ortalama maliyet bir önceki yıla göre yüzde 63 artarak 965 bin dolar oldu.

    Veri sızıntılarının sonuçları

    Genişleyen bir BT altyapısı gerektiren dijital dönüşüm sürecinde, artan bu maliyetler şirketler için büyük bir sorun teşkil ettiği belirtilen araştırma sonucunda hazırlanan raporda, META bölgesinde 2018 boyunca bugüne kadar veri sızıntısı yaşayan KOBİ’ler ortalama 15 bin dolar değerinde yeni iş fırsatını kaçırdı. Diğer bir 15 bin dolar kredi derecelendirme ve sigorta primlerinden kaybeden şirketler, sızıntı sonrasında yazılımlarını ve altyapılarını geliştirmek için de 14 bin dolar harcamak zorunda kaldı. Aynı bölgede faaliyet gösteren kurumsal şirketler de benzer sonuçlarla karşılaştı. Elbette bu şirketlerin sızıntının etkisinden kurtulmak için çok daha fazla para harcaması gerekti. 144 bin dolar yalnıza yazılım ve altyapıyı geliştirmek için harcayan kurumsal şirketler, aynı miktarı kredi derecelendirme ve sigorta primlerinden kaybetti. KOBİ’lerin aksine, kurumsal şirketler ayrıca yaşanan olay sonrasında bozulan marka imajlarını düzeltmek amacıyla halkla ilişkiler çalışmaları için de 113 bin dolar harcamak zorunda kaldı.

    Dijital dönüşümü sürdürmek için güvenlik harcamaları artıyor

    BT güvenliği vakalarının artmasıyla, şirketler de dijital dönüşüm projelerinin güvenli bir şekilde devam edebilmesi için siber güvenlik harcamalarına öncelik vermeleri gerektiğinin farkına vardığı kaydedilirken, 2018’de artan BT güvenliği bütçeleri de bunun bir göstergesi oldu. Kurumsal şirketler BT bütçelerinin yaklaşık üçte birini (4,8 milyon dolar) siber güvenlik stratejilerine ayırmaya başladı. BT güvenliğine yapılan bu ek yatırımın ardında yatan temel nedenler arasında BT altyapılarının (şirketler bulut platformlarını daha çok kullandıkça) ve özel güvenlik uzmanlıklarının gelişmesine yardımcı olmanın giderek daha karmaşık hale gelmesi bulundu. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, şirketlerin BT güvenliğinin etkisini gerçekten hissettiği ve güvenli kalmaya çalışırken karşılaştıkları zorlukların boyutu gözler önüne serdi.

    Kaspersky Lab Global Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Maxim Frolov, “İş dünyasındaki dinamik değişimleri desteklemek ve verimi artırmak için şirketler bulut ve mobil çalışma şekillerini benimsiyor. Siber güvenlik, BT bütçelerindeki bir satır olmaktan çıkıp, yönetim kurullarında konulan ve her ölçekte şirket için öncelik haline gelen bir konuya dönüştü. Şirketlerin BT güvenliği bütçelerini artırması da bunun bir kanıtı. Riskler arttıkça şirketler de yatırımlarının karşılığını güçlü bir şekilde almak istiyor. Geleneksel siber güvenlik risklerinin yanı sıra çoğu şirket şimdilerde yasal baskılarla da uğraşmak durumunda kalıyor” dedi.

  • Bakan Fakıbaba hibe alan şirketlere temsili çek takdim etti

    Çeşitli programlar için Gaziantep’te bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Gaziantep İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Tarımsal Destek Hibe Programı’na katıldı.

    Düzenlenen programda tarımsal projelere ilişkin bilgi veren Fakıbaba, “2002 yılında 1,8 milyar lira olan tarımsal destek tutarı bugün 14,5 milyar liraya çıktı. 2002-2017 döneminde Gaziantep’e ise 1,3 milyar lira destek verildi, Gaziantepliler verilen bu destekleri yaptıkları yatırımlarla 10 kat arttırarak önemli bir başarı yakaladı. Destek miktarları mevcut hükumet sayesinde bu noktalara ulaştı. Bu bizim çiftçilere verdiğimiz değerin bir göstergesidir” dedi.

    Konuşmaların ardındın hibe alan firmalara teşekkür eden Fakıbaba, firmalarla tarımsal destek sözleşmesi imzalayıp, en çok hibe alan firma temsilcilerine de temsili çek takdim etti. Program Bakan Fakıbaba, protokol üyeleri ve katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

  • İçişleri Bakanı Soylu: “Çok uluslu ticari şirketlere benzeyen yenilikçi bir terörizm yapısı var”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Çok uluslu ticari şirketlere benzeyen yenilikçi bir terörizm yapısı var. Modern yönetim ilkelerini kullanıyorlar. Kendilerine ait finans ağları var” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, resmi temaslarda bulunmak üzere Fransa’nın başkenti Paris’e geldi. Bakan Soylu, “Terörizmin Finansmanı ile Mücadele Konferansı”nda Terörizmin Finansmanı ile Mücadelede İşbirliği konulu oturumda konuştu. Türkiye’nin genel tecrübesinin toplantıdaki kısa konuşma süresine sığdırılamayacağını belirten Soylu, terörle mücadeledeki en büyük eksikliğin ülkelerin birbirilerini dinlememesinden kaynaklandığını ifade etti. Soylu, “Oysa terör örgütleri bizden daha fazla konuşuyorlar, bizden daha fazla birbirleri ile ve modern dünya ile iletişim halindeler. Daha kozmopolitler. Bir Fransız ve İngiliz DAEŞ saflarında PYD saflarında rahat bir şekilde çatışabiliyor” dedi.

    “Yenilikçi bir terörizm yapısı var”

    Terörün 21 . yüzyılda küresel boyutlu bir sorun haline geldiğine değinen Soylu, “Çok uluslu ticari şirketlere benzeyen yenilikçi bir terörizm yapısı var. Modern yönetim ilkelerini kullanıyorlar. Kendilerine ait finans ağları var. Yüksek teknolojiye sahipler. 11 Eylül saldırılarında teröristleri hep birlikte uçak kullandıklarını gördük. Fırat Kalkanı Operasyonu ile ele geçirilen DEAŞ kamplarında bomba fabrikaları, yarım kalmış uçak projeleri gördük. Drone kullanarak saldırı düzenliyorlar. Bilgiden ve internetten alabildiğine teknolojiden en üst düzeyde istifade ediyorlar” şeklinde konuştu.

    Bakan Soylu, toplantıda DEAŞ ve El -Kaide’nin finansman desteğinin hep birlikte konuşulduğunun, oysa Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği PKK ve onun yeni şubesi olan PYD ve YPG ile dünyanın henüz tam olarak tehlikesini kavrayamadığı FETÖ’nün konuşulmadığını belirtti.

    PKK’nın uyuşturucudan elde ettiği gelirin yıllık 1,5 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Bakan Soylu, “Göçmen kaçakçılığından özellikle PKK/YPG’nin ve DEA’ın oldukça yüksek bir kazancı var. Yani terörizmin çıktıları ve özneleri arasında simbiyotik bir bağ var. Çıktıları, şiddet, uyuşturucu ve göç. Özneleri ise DEA, El- Kaide, PKK, PYD, FETO. Ve hepsi birbiriyle ortak hareket ediyorlar. İstihbarat ve eleman paylaşıyorlar. Eğer biz, DEAŞ ve el kaide ile mücadele edip diğerlerini ıskalarsak, terör ve onun finansmanı devam edecektir. Patlayan bombanın adı değil, patlamış olması önemlidir” diye konutu.

    Yenilikçi terörizmin finansmanının iki ayağı olduğunu belirten Soylu konumasını söyledi sürdürdü:

    “Bunun birincisi parayı elde etme. İkinci ise paranın illegal transferi. Para kaynakları yağma, Musul Merkez Bankası gibi banka soygunları, uyuşturucu kaçakçılığı, göçmen kaçakçılığının yanı sıra maalesef istihbarat örgütlerinin ve legal devletlerin yardımlarından oluşuyor. Ülkemizde PKK’ya Avrupa’dan birçok dernek eliyle doğrudan para gönderildiği, kriminal raporlarımızda mevcuttur. Keza ABD’nın PYD’ye açıkça 5 bin TIR silah yardımı yaptığı da herkes tarafından biliniyor. Bu silahların terör eylemlerinin yanı sıra silah ticaretine konu olup olmadığından da emin değiliz. Avrupa’da serbestçe gezen ve siyasilerin görüş alışverişinde bulunduğu PYD’nin DEAŞ’la mücadele ettiği iddiası da esas itibari ile gerçek değil. Rakka’dan çıkmak için bu iki örgütün anlaştığını biliyoruz. Biz Fırat Kalkanı Harekatıyla DEAŞ’a operasyon yaparken, PYD DEAŞ’a tek mermi atmadı. Ve aynen bir ey daha ifade etmek istiyorum. PYD’nin DEAŞ’la işbirliği özellikle ölüm yolları dediğimiz göç yollarında birbirine para aktarımı da çok nettir. Bir ülkeden bir ülkeye, Türkiye’ye veya Avrupa’ya bir göç transferinde bir ailenin geçi ücreti 5 bin dolardır. Bundan PYD, bundan DEA, bundan birçok organize ve kaçakçılık örgütü ve terör örgütleri pay almaktadır. Bunlar kulaklarımızı tıkarsak meseleyi teknik boyutta değerlendirir ve irdelersek sonuç alamayacağımız ortadadır.”

    “20 eylemde 300 den fazla vatandaşımız hayatını kaybetti”

    Bakan Soylu, Türkiye’nin bahsettiği bütün bu sorun alanlarıyla, bu örgütlerle ayrım gözetmeden eş zamanlı olarak mücadele ettiğinin altını çizdi. Soylu, 2014 yılından bu güne kadar DAEŞ tarafından ülkemize düzenlenen 20 eylemde 300 den fazla vatandaşımızın hayatını kaybettiğini belirterek, “Bir şeyi ifade etmek istiyorum, bu konferansın başında bir cümle ifade edildi. İslami terörizm diye bir kavram kullanıldı. Eğer İslami terörizm kavramını bu konferansta, kullanılıyorsa biz 21. yüzyılda da terörizm konusunda onu anlama konusunda da daha henüz bir adım atabilmiş daha henüz bir arpa boyu yol alabilmiş değiliz” dedi.

    Bakan Soylu toplantıda, Türkiye’de son 6 yılda DEAŞ’tan 4 bin 378 kişi tutuklandığını, şu anda geri gönderme merkezlerinde bine yakın yabancı savaşçı söz konusu olduğunu söyledi. Terörün en önemli kaynaklarından birisinin uyuşturucu olduğunu belirten Bakan Soylu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Bu uyuşturucu konusunda maalesef Avrupa’da konu özgürlükler babında ele alınıp sentetik uyuşturucu üreten ülkeler var. Burada ortak bir mücadele politikası ve anlayışı göremiyorum. Uluslararası raporlara göre ifade etmek istiyorum, eroin yakalamalarının 2015’te yüzde 16’sı şuanda ise yüzde 20’sinin üzerinde benim ülkem yakalıyor. Türkiye, Avrupa’da eroin yakalamalarının iki katını tek başına gerçekleştirmiş özellikle sentetik uyuşturucuda Avrupa’dan bizim bölgemize Suudi Arabistan’a Orta Doğu’ya nakledilen sentetik uyuşturucularda da ifade etmek istiyorum ki 5 milyonluk rakamı yaklaşık 3 yıllık sürede yaklaşık 30 milyonluk rakama çıkartabilecek bir kabiliyeti ortaya koymuştur. Bunun da terörizm finansmanında çok önemli bir pay olduğunu el betteki ifade etmek lazım. Ve yine diğer bir finans kaynağı ise düzensiz göç buradan PKK DAEŞ hatta Ege üzerinden kaçışlarda aşırı sol örgütleri DHKP-C’nin bir organizasyon faaliyetleri var. Ebetteki hepimiz terörle mücadele etmek zorundayız ama bunu nasıl başardığımızı da somut rakamlarla ortaya koymak durumundayız. Bakınız 2015 yılında 2014 yılında günde Yunanistan’a geçen göçmen sayısı 8 bin 500-9 bin civarındaydı.”

    “Terör kaynaklarında kurutulmalıdır”

    21. yüzyıl terör ülkelerin kendi sınırları içerisinde çözebileceği bir yüz yıl olmadığına vurgu yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Terör kaynaklarında kurutulmalıdır. Bakın Fırat Kalkanı Harekatı’nda yaklaşık harekatı ortaya koyduktan itibaren 165 bin Suriyeli kendi memleketlerine doğru gitti. Ve yine söylüyorum Ortadoğu’dan Kafkasya’dan gelen turistler hangi kaynak üzerinden gelmektedirler, ne türlü paralar ne türlü finansman kaynakları terör örgütlerine aktarmaktadırlar. Ülkeler kendi koordinasyonlarını tüm birimleriyle ortaya koymalıdırlar hem terörle mücadelede hem de terörle mücadelenin finansman boyutunda. Uluslararası işbirliği maalesef bu konuda yeterli değil, maalesef bu kağıt üzerinde var” diye konuştu.

    “Benim teröristim, senin teröristin anlayışı ile bir arpa boyu yol alabilmek mümkün değil”

    Soylu, terörizmin tanımlanması konusunda hala benim teröristim senin teröristin diye bir anlayış ortaya konuluyorsa elbette ki bir arpa boyu yol alabilmenin mümkün olmadığını ifade etti. Devletler bir araya gelirlerse terörizmi de, terörizmin finansmanını da kaldırabilme imkanına sahip olabileceklerini söyleyen Soylu, “Ben bu toplantının hayırlı olmasını temenni ediyorum, inşallah 21. Yüzyıl hayallerimiz sona ermez. Çünkü bu şehre milyonlarca turist geliyor. Ama bir taraftan da elleri tetikte askerler uzun namlulu ve ağır silahlarla meydanlarda dolaşıyorlar. Hiçbirimiz 21. yüz yılı böyle hayal etmedik, hiçbirimiz 21. yüzyılı böyle düşünmedik. Hayal ettiğimiz yüzyılları ancak birlikte ve samimi bir şekilde yakalayabiliriz” dedi.

    Bakan Soylu, toplantı sonrası İçişleri Bakanlığı’nda Fransa İçişleri Bakanı Gerard Collomb ile heyetler arası görüşme gerçekleştirdi.