Etiket: Şirketler

  • DeFacto’ya ’en iyi yönetilen şirketler’ ödülü

    DeFacto, Türkiye’de bulunan şirketlerin yönetim performanslarının değerlendirildiği Best Managed Companies (En İyi Yönetilen Şirketler) programında ‘Türkiye’nin En İyi Yönetilen Şirketleri’nden biri olarak ödül aldı.

    Türkiye’de hazır giyim ve moda sektörünün lider markaları arasında yer alan ve dünya çapında 28 ülkede faaliyet gösteren DeFacto, şirket yönetimde benimsediği inovasyon kültürü ve uluslararası stratejilerle ödüle layık görüldü. Şirket, uluslararası danışmanlık firması Deloitte Private tarafından düzenlenen Best Managed Companies (En İyi Yönetilen Şirketler) Programı’nda yönetim performansında yakaladığı uluslararası standartlarla en iyi yönetilen şirketlerden biri olarak gösterildi.

    11 ilden toplam 70 şirket değerlendirildi

    Yapılan bilgilendirmede; program kapsamında en az beş yaşında, yıllık 20 milyon liranın üzerinde ciro, 25 ve üzeri çalışana sahip, halka açık olmama ve hisselerinin en az yüzde 60’ı ya da kontrolleri Türkiye’de kurulu şirket ve şahıslara ait olma kriterlerini yerine getiren şirketler değerlendirildi. 11 ilden 70’e yakın şirketin dahil edildiği programda şirketlerin yönetimsel faaliyetleri ele alındı. Deloitte Private, Türkiye Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) ve Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE) iş ortaklığı gerçekleştirilen programın jüri üyeleri arasında Ali Sabancı, Ebru Özdemir, Emre Zorlu, Hamdi Akın, Hanzade Doğan Boyner, Umran İnan ve Ümit Boyner gibi iş dünyasının önde gelen isimleri yer aldı.

    “Genç ama kurumsal bir şirketiz”

    Ödül töreninin ardından açıklamalarda bulunan DeFacto CEO’su İhsan Ateş, “Ulaşılabilir modada dünya markası olma stratejimiz doğrultusunda yurtiçinde ve yurtdışında yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Genç bir şirketiz ve ilk günden itibaren belirlediğimiz vizyona göre hareket ediyoruz. Şu an Türkiye dahil 28 ülkede 500’e yakın mağazamız var. İstikrarlı bir büyüme performansı sergiliyoruz ve kurumsallaşma anlamında önemli derecede mesafe kat ettik. Faaliyetlerimizi kişilerin varlığına bağımlı olmadan sürdürme ve geliştirme konusunda önemli adımlar attık. Özellikle strateji, yetkinlik ve inovasyon, kültür ve adanmışlık ve yönetişim ve finansallar gibi dört ana başlıkta yapılan değerlendirmeler sonucunda bu unvanı almaya hak kazandık. Best Managed Companies (En İyi Yönetilen Şirketler) programı ile gelen ödül, bundan sonraki çalışmalarımızda en büyük motivasyon kaynağı olacaktır. Bu vesileyle DeFacto’yu ülkemizin en iyi yönetilen şirketlerinden biri olarak seçen jüri üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

  • Nobel İlaç ‘en iyi yönetilen şirketler’ ödülünü aldı

    Nobel İlaç, Deloitte Private tarafından 25 yıldır yurt dışında uygulanan ve bu sene Türkiye’de ilk defa hayata geçirilen ’en iyi yönetilen şirketler’ arasında yer aldı.

    Nobel İlaç, Deloitte Private tarafından 25 yıldır yurt dışında uygulanan ve bu sene Türkiye’de ilk defa hayata geçirdiği ‘Best Managed Companies’ (en iyi yönetilen şirketler) ödülünü alan 11 Türk şirketinden birisi oldu. Nobel, bu ödüle layık görülen tek ilaç şirketi olduğu kaydedildi. Yapılan bilgilendirmede; uluslararası iş dünyasının önemli ödüllerinden olan ’en iyi yönetilen şirketler’ ödülü, şirketlerin uluslararası en iyi uygulamalar çerçevesinde yönetim performanslarının değerlendirilmesini temel alıyor.

    Strateji, yetkinlik, adanmışlık ve finansal performans kriterlerinin ele alındığı en iyi uygulamalar; aralarında Ali Koç, Ali Sabancı, Ebru Özdemir, Emre Zorlu, Hamdi Akın, Hanzade Doğan Boyner, Lucien Arkas, Umran İnan ve Ümit Boyner gibi iş ve akademi dünyasının kıymetli temsilcilerinden oluşan bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildi. Nobel, bu ödüle layık görülen tek ilaç şirketi olduğu belirtilirken; düzenlenen törene Nobel İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ulusoy, Genel Müdür Hakan Şahin, Farma Ticari Grup Direktörü Karin Soydan ve Strateji Direktörü Esra Özarpacı katıldı.

    Delloite Turkey CEO’su Humphry Hatton tarafından takdim edilen Best Managed Companies ödülünü Nobel İlaç adına Genel Müdür Hakan Şahin kabul etti.

    Nobel İlaç Genel Müdürü Hakan Şahin, konu ile ilgili değerlendirmesinde, “Şirketimiz, yüzde yüz yerli sermayeli Türk şirketi olarak uluslararası pazarlarda Türk markasını geniş bir coğrafyada temsil ediyor. Moğolistan’dan Adriyatik kıyısına kadar 10 milyon kilometrekarede şirketlerimiz ve temsilciliklerimizle, markalarımızı tanıtıyoruz. Batı Avrupa’da Almanya merkezli ruhsatlandırma yapıp Avrupa’nın en önemli ilaç pazarlarına bitmiş ürün ihracatı yapıyoruz. Son dönemdeki performansımız ’bilimsel temelli ve global hedefli şirket’ odağına yerleştirmek mümkün. Nobel, yıllık dört milyar dolar cari açığı bulunan eczacılık ürünleri sektöründe dış ticaret açığı olmayan tek yerli ilaç firması. Türkiye ilaç sektöründe ciddi bir dış ticaret açığı verirken biz hammadde ve ürün ithalatımızın iki katı kadar ihracat yapıyoruz. Bu başarıyı, 2000’li yılların başında oluşturulan ‘dışa açılma stratejisi’ne borçluyuz. İlk olarak Özbekistan ve Kazakistan’da yatırıma başlayan, bugün iki ülkede iki fabrikaya, yüzlerce ürüne sahip firmamızın yeni yatırımları da var. 50’şer milyon kutu yıllık üretim kapasitesine sahip bu fabrikalardan çevre ülkelere de ihracat yapılıyor. Şirketimiz sadece yurtdışı değil, yurtiçinde de sürdürülebilir başarı peşinde. Ürünleriyle yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Uluslararası standartlara göre üretilen ürünleriyle yurtiçi ve yurtdışında kişisel ve mesleki donanımlı, yaklaşık 2 bin 500 çalışanıyla da büyük bir aile. İnovasyon kültürü, firmamızın kurumsal kültürünün değişmez parçasını oluşturuyor. ‘Sağlık için her şeye değer inancı ile yaşam kalitesini yükseltme misyonu ve insan sağlığı için dünyanın her köşesinde güvenilir ve erişilebilir ürünler sunma’ vizyonu ile çalışıyoruz. Bu amaca uygun her türlü faaliyeti geliştirerek sürdürmek kararındayız” ifadeleriniz kullandı.

  • Birevim YKB Murat Çiftçi: “Şirketler, tasarruflarını işçi çıkarma yoluna giderek yapılmamalı”

    Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi, Eylül ayında başlattıkları kampanyalarının yıl sonuna kadar devam kadarı aldıklarını açıkladı. Çiftçi, son dönemde piyasalarda yaşanan dalgalanmalar üzerinde, “İşçi çıkarmak ve hele hele bu dönemi fırsat görerek ürünlere çok yüksek zamlar yapmak doğru değildir. Hükümetimizin de tavsiyesi üzerine indirim yapmalı ve daha fazla kişiye istihdam sağlanmalı, en azından işçi çıkarma yoluna gidilmemeli” dedi.

    Birevim, Eylül ayında başlattığı ‘1T4G ile Milli Ekonomiye Artı Güç’ kampanyasını yıl sonuna kadar uzatma kararı aldı. Son dönemde piyasalarda yaşanan dalgalanmaların yerli tasarruf modellerine olan inancı arttırdığını söyleyen Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi, “1T4G ile Milli Ekonomiye Artı Güç kampanyamız insanımızın ev, araba gibi ihtiyaçlarını birlikte tasarrufla alma alışkanlığı kazandırmayı amaçlıyor. Bu kampanyamız ev ve araba almak isteyenlere çok daha erken teslim avantajlarının yanında çalışma bedelinde yüzde 40 varan indirimler de sunuyor” şeklinde konuştu.

    “Bu süreç geleceğe daha sağlam adımlar atılması için bir fırsat”

    Birevim olarak bu toprakların gerçeklerine, değer ve hassasiyetlerine sadık kalarak fikri ve eser hakları yerli bir girişimciye ait olan bir finansal çözüm anlayışı geliştirdiklerini aktaran Çiftçi, “Sunmuş olduğumuz finansal modelde, birlikte tasarruf yapmayı ön plana çıkarıyoruz. Son dönemde yaşanan dalgalanmalardan dolayı kimse karamsarlığa kapılmaması gerekli. Bu süreç geleceğe daha sağlam adımlar atılması için bir fırsat. Şirket olarak biz çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Çünkü, ülkemizin geleceğine ve güçlü ekonomimize güveniyoruz. Bu bağlamda 2018 yılının ilk 9 ayında 20 şube açtık. Eylül ayında da 6 şubenin daha açılması için başlangıç yaptık. Kasım ayının ilk haftası bu yeni 6 şubemiz de açılmış olacak. Toplam 52 şubeye ulaşacağız. Yılsonu hedefimiz olan 60 şubeyi 2018 sonuna kadar tamamlayarak ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacağız. Yeni istihdamlar oluşturacağız. Bu dönemde en doğru hamlenin daha çok çalışıp, yeni pazarlar bulup, yeni talepler oluşturup, daha fazla yatırım yapmak, daha fazla kişiye iş imkanı sunmak olduğunu düşünüyoruz. İşçi çıkarmak ve hele hele bu dönemi fırsat görerek ürünlere çok yüksek zamlar yapmak doğru değildir. Hükümetimizin de tavsiyesi üzerine indirim yapmalı ve daha fazla kişiye istihdam sağlanmalı, en azından işçi çıkarma yoluna gidilmemeli. Bu süreçte işverenler işçisinin yanında yer almalı, işçiler de işvereni düşünerek her zamankinden daha azimli, daha gayretli, daha heyecanlı çalışmalı” ifadelerini kullandı.

    “Topyekün mücadele dönemine biz de destek veriyoruz”

    Şirket olarak Ekim, Kasım ve Aralık aylarında 600 civarı çalışanlarına enflasyon ve zamlara karşı destekleme kararı aldıklarına vurgu yapan Çiftçi, “Maaşlara yapılacak zam dönemine kadar her ay ekstra her çalışanımıza ödeme yapacağımızı belirtmiştik. Umarım bu davranışımız örnek teşkil eder. Almış olduğumuz bu karar bu dönemi fırsat olarak görüp ürünlere olağandışı zam yapanlara da bir nebze tepki niteliği taşıyor. Bu dönem ölçüyü aşan zamlar yapma dönemi değil, hükümetimizin de belirttiği gibi enflasyon ile topyekün mücadele dönemidir. Biz de hükümetimizin başlattığı bu seferberliğe tüm gücümüzle katılıyor ve destekliyoruz. Tüm işverenleri de bu seferberliğe katılmaya, yeni istihdamlar oluşturmaya, yeni pazarlar oluşturmaya, yeni alanlar açmaya davet ediyoruz. Umuyoruz başlatılan bu seferberlik işverenler için işçi çıkarmak yerine yeni istihdamlar oluşturmaya vesile olacaktır. Bu dönemi daha çok çalışmak için bir fırsat, neticesinde ise ülke ekonomisini kalkındırmak ve ekonomimize artı güç için bir katma değer olarak görüyoruz” dedi.

  • Murzioğlu, Avrupa Şirketler Meclisi’ne katıldı

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu başkanlığındaki TOBB Heyeti, Avrupa Parlamentosu Genel Kurul Salonunda gerçekleştirilen Avrupa Şirketler Meclisi’ne katıldı.

    Brüksel’de düzenlenen Avrupa Şirketler Meclis Toplantısı’na katılan heyette, Salih Zeki Murzioğlu’nun yanı sıra, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Ülken, TOBB AB Uyum Komisyonu Başkanı Göksel Başar, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker Ateş, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükrü Başdeğirmen, TOBB Avrupa Kadın Girişimciler Ağı Başkanı Mülkiye Aytar ve TOBB AB Daire Başkanı Mustafa Bayburtlu yer aldı.

    Ekonomik konular tartışıldı

    EUROCHAMBRES’ın Avrupa Parlamentosu işbirliğiyle iki yılda bir gerçekleştirdiği ve Avrupa şirketlerini önde gelen ekonomik konuları tartışmak üzere bir araya getiren Şirketler Meclisi’nde, Avrupa iş dünyasının AB’nin şirketlerin önünü açan, girişimciliği ve tek pazarı AB standartlarını temel alarak geliştiren, daha fazla inovasyona yatırım yapan, gençlere heyecan veren bir gelecek sunan ve lider konumunu güçlü bir şekilde ortaya koyan bir Birlik olması gerekliliği inancı vurgulandı.

    AB ile karşılaşılan sorunlar dile getirildi

    TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Ülken’in Türk şirket ve KOBİ’lerinin AB’deki ortaklarıyla iş yaparken karşılaştıkları vize ve tarife dışı engelleri vurgulayarak bu sorunların giderilmesi için önerilerini sorduğu mecliste, TOBB Avrupa Kadın Ağı Başkanı Mülkiye Aytar da Türkiye’nin AB genişleme politikasında arka plana atılmaması gerektiğini ifade etti.

    Gündeme getirilen hususlar kabul edildi

    Meclisin oylaması için sorulan sorular arasında yer alan “AB, üyelikle sonuçlanacak şekilde, diğer ülkelerle iş bağlantılarını güçlendirmeli midir?” sorusuna verilen güçlü olumlu cevap (toplam 425 cevapta 300 evet), TOBB heyetinin gündeme getirdiği hususların önemle kabul edildiğini ortaya koydu. Mecliste, Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani, Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier ve Avrupa Komisyonu Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström de bir konuşma gerçekleştirdi.

  • ÇEDAŞ Şirketler Grubu Genel Müdürü Kasım Kahraman:

    ÇEDAŞ Şirketler Grubu Genel Müdürü Kasım Kahraman, Taşköprü’de herhangi bir şekilde gaz sıkıntısının yaşanmayacağını söyledi. Kahraman, ayrıca doğalgazın geldiği şehirlerde hava kirliliğinin yüzde 80 civarında azaldığını kaydetti.

    Bünyesinde Sürmeligaz, Kargaz ve Çorumgaz gibi firmaları barındıran ÇEDAŞ Şirketler Grubu Genel Müdürü Kasım Kahraman, ÇEDAŞ Şirketler Grubu Genel Müdür Yardımcısı Mevlüt Kara ve Kargaz Kastamonu İşletme Müdürü Burak Kurtoğlu’nun da bulunduğu toplantıda yapılan yatırımlar ve yapılacak yatırımlar hakkında bilgilendirmede bulundu.

    Kastamonu’da doğalgaz dağıtım işini üstlenen Kargaz firmasının da bağlı olduğu ÇEDAŞ AŞ’nin Genel Müdürü Kasım Kahraman, Taşköprü’ye şu anda taşıma sistemle verilen doğalgaz ile son noktayı koydu. Kahraman, Kastamonu-Taşköprü arasında kamulaştırma çalışmalarının tamamlanmamış olması durumunda, taşıma sistemle kışın Taşköprü’de gaz sorununun olmayacağını dile getirerek, bunun örneklerini birçok ilçede yaşadıklarını ve herhangi bir sorunun olmayacağını belirtti.

    Doğalgazı taşıma maliyetini bile şirket olarak üstlendiklerini ifade eden Kahraman, taşımanın getirdiği maliyeti yansıtmadıklarını söyledi. CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı’nın ‘Mars’a araba gönderiyorlar, Taşköprü’de doğalgaz yok’ sözlerine de değinen Kahraman, Türkiye’nin başkenti Ankara’da 8 tane ilçenin doğalgazı olmadığını fakat Taşköprü’de 2 bin eve doğalgaz ulaştırdıklarını belirtti.

    “Taşköprü’yü doğalgazla buluşturmak için bütün şartları seferber ettik”

    Taşköprü’yü doğalgazla buluşturmak için bütün şartlarını seferber ettiklerini dile getiren Genel Müdür Kasım Kahraman, “Arada 40 kilometrelik mesafe var ve bu mesafeye teknik olarak doğalgaz şebekesinin yerleştirilmesi söz konusu değil. Biz de Cumhurbaşkanımızın ‘doğalgaz kullanımının yaygınlaştırılması’ konusundaki görüşleri ve dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın talimatı doğrultusunda, talimatın ertesi günü çalışmalara başladık. Belediyeyle protokollerimizi yaptık” diye konuştu.

    Taşımalı sistemle Taşköprü’ye doğalgazı getirdiklerini belirten Kahraman, “Bu sistemde doğalgaz sıkıştırılmış vaziyette taşınıyor. İçindeki gazda bir nitelik kaybı olmaksızın, birebir aynı olarak kullanılabiliyor. Taşköprü’nün belli kısımlarında yaklaşık 9 kilometrelik bir ağ ördük. Şu an Taşköprü’de 2 bin kişinin evinin önüne doğalgazı götürdük bunların yaklaşık yarısı şu an doğalgazı kullanır vaziyete geldi” ifadelerini kullandı.

    2018 yılı içerisinde 27 buçuk kilometrelik doğalgaz şebekesi daha temin edeceklerinin altını çizen Kahraman, “Biz normal şartlarda bu sene 10 kilometrelik bir yatırım düşünüyorduk. Fakat Sayın Hüseyin Arslan, 10 kilometrenin az olduğunu söyledi ve kabul etmedi. Biz kademe kademe yatırımı arttırdık ve sonuçta 27 buçuk kilometrelik bir yatırım kararı aldık” diye konuştu.

    “Taşköprü’deki vatandaşlara taşıma maliyetini yansıtmıyoruz”

    Bütün yatırımların aynı yıl içerisinde bitmesinin mümkün olmadığını söyleyen Kahraman, 2018 yılı içerisinde nüfusun yaklaşık yüzde 80’ine doğalgazın ulaşacağına dikkat çekerek, “Cumhurbaşkanımız doğalgazın götürülmesi gereken 100 ilçeyi açıkladığı lisede Taşköprü, ilk beşin içerisinde yer aldı” dedi.

    Basın üzerinden yaşanan tartışmaları üzüntüyle karşıladıklarını söyleyen Kahraman, “Gazetede ‘Taşıma Doğalgazla Kış Geçmez’ diye bir haber gördüm. Biz bu hizmeti verirken, kendimiz karar vermiyoruz. Biz bu taşıma ve altyapı sürecinde her aşamada Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan onay alıyoruz. ‘Kim taşıyacak, nereden taşıyacak, hangi şartlarla getirecek’ bunları soruyorlar” dedi.

    Doğalgazı Çorum’da sıkıştırarak, tankerle Taşköprü’ye getirmenin ekstra bir maliyeti olduğuna dikkat çeken Genel Müdür Kahraman, “Biz bu maliyeti kendimiz karşılıyoruz. Vatandaşa bu maliyeti yansıtmıyoruz. Kastamonu’da şebekeden gaz kullanan müşterimiz hangi fiyattan kullanıyorsa, Taşköprü’de de doğalgaz kullanan vatandaşın ödediği fiyat aynı” ifadelerini kullandı.

    Amaçlarının Taşköprü’deki vatandaşlara doğalgazı en kısa sürece götürmek olduğunu söyleyen Kahraman, Taşköprü’de kışın bütün zorluklarında bile yeterli şekilde doğalgazı vermek için çalışmalarını yaptıklarını dile getirdi.

    Cide ilçesine doğalgazla getirilmesi konusunda milletvekilleri ve Belediye Başkanı’nın çok yoğun taleplerinin olduğuna dikkat çeken Kahraman, “Bize taşımalı sistemle doğalgaz verin diyorlar. Fakat biz kendilerine bunun mümkün olmadığını dile getirdik. Cide’ye doğalgaz boru hattının götürülmesi teknik olarak şu aşamada mümkün değil. Cide ilçesi taşımalı doğalgaz istiyor; şimdi burada vatandaş ‘taşımalı doğalgazla kış geçmez’ diyor. Kim diyor bunu? Taşköprü’ye şu anki şartlarda taşıma sistemden başka bir şekilde doğalgaz vermemiz mümkün değil” dedi.

    “Ankara’nın 8 ilçesinde doğalgaz yok, biz Taşköprü’de 2 bin eve ulaştırdık”

    Kendilerine yöneltilen her soruya cevap vermeye hazır olduklarını dile getiren Kahraman, “Bu doğalgazla kış geçer mi, geçmez mi? Onlarla ilgili cevabı en iyi şekilde verebiliriz. Bu işin siyasi kısmı bizi ilgilendirmiyor. Ama burada yapılan bir hizmeti yok saymak hiç doğru değil. Aynı olayı İskilip’te de yaşamıştık. CHP ilçe başkanı bir arkadaşımız açıklamasında ‘buraya taşımalı sistemle gaz veriyorlar, bu olur mu olmaz mı’ gibisinden kelimeler kullanmıştı. Biz de bunun üzerine açıklama yaptık ve kendisi özür dilemek durumunda kalmıştı” diye konuştu. Yapılan yatırımlardan, alınan sorumluluklardan ve altına girilen risklerden sonra bir teşekkürü beklediklerini söyleyen Kahraman, “Mars’a araç gönderiliyor, Taşköprü’ye gaz gelsin’ diye bir söylemde bulunulmuş. Fakat Türkiye’nin başkenti Ankara’nın 8 tane ilçesinin bile henüz doğalgazı yok. Bakanlar kuruluyla bu ilçelere doğalgaz götürülmesi konusunda karar alınıyor fakat herhangi bir işlem yok. Bin aboneye gaz verdik diye övünüyorlar fakat biz Taşköprü’de 2 bin evi doğalgazla buluşturduk” dedi.

    “Berat Albayrak, bize Taşköprü’ye doğalgaz ulaştırılması talimatını verdi”

    İnsanların artık doğalgaz konusunda bilinçlendiğini ve herkesin doğalgazı kullanmayı talep ettiğini söyleyen Kasım Kahraman, ancak doğalgazın ulaştırılması noktasında bazı şartların yerine gelmesi gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Kastamonu’ya gaz verdiğimizde bir tanıtım toplantısı düzenlemiştik. Artık bu tür toplantılar yapmıyoruz. Çünkü vatandaşlar doğalgazın nasıl olduğunu çok iyi biliyor. Tüm ilçelere doğalgazın götürülmesi pratikte mümkün değil. Bu yüzden genel olarak bazı kararlar alındı. İlk olarak nüfusu 10 binin üzerinde olan ilçelerde elektrik abone sayısına bakıldı. Sonra çıkan Bakanlar Kurulu kararında ise faaliyetine bakılarak Organize Sanayi Bölgesi bulunan ilçelere doğalgaz getirilmesi kararlaştırıldı. Son alınan kararda ise nüfusu 20 binin üzerinde olan ilçelere doğalgaz götürülmesi kararı alındı. Taşköprü bu aşamada gündeme gelmiş bir ilçe. Nüfusu belediye başkanının çok yoğun faaliyetleri sonucunda, nüfus taşınmasıyla 31 Aralık 2017’de nüfusu 20 binin üzerine çıktı. Ancak şu anda taşıma nüfusun gitmesiyle nüfus yeniden 16 bin civarına düştü. Normal şartlarda bu nüfustaki bir ilçeye doğalgaz götürmemiz mümkün değil. Ancak belediye başkanımız bazı işlemleri birebir takip etti. Bürokratik kısmını halletti. Dönemin bakanı Berat Albayrak, bize bu sene Taşköprü’ye doğalgazın verilmesini istedi. Teknik olarak bunun mümkün olmadığını söyledik ama ne yapın edin verin dedi bize. Arada 40 kilometrelik bir mesafe var. Normalde bu mesafenin tamamlanması mümkün değildi. Ama taşıma sistemle de olsa doğalgazı Taşköprü’ye getirdik.”

    “Gaz konusunda kesinlikle sıkıntı yaşanmayacak”

    Taşıma sistemde risk olsa bakanlığın bu işi kendilerine vermeyeceğini de söyleyen Kasım Kahraman, “Bakanlık bir risk olsa bize böyle bir işi vermez. İnsanların şevkini kırmamak lazım. Biz bir hizmeti yaparken kimseye sıkıntı yaşatmak niyetinde değiliz. Gazı kesilecek yere gaz vermeyiz. Vatandaşlar güvenli bir şekilde gazını kullanabilir. İsterse o boru hattı 10 sene sonra bitsin. Ama vatandaşımız gaz konusunda kesinlikle bir sıkıntı yaşamayacak” dedi.

    “70 milyon liralık yatırım yapacağız”

    KARGAZ’ın hizmet verdiği Kastamonu-Karabük-Çankırı illeriyle alakalı yıllık tüketim ve abone oranları hakkında da açıklamalarda bulunan Kasım Kahraman, “Şirket olarak bölgede 70 milyon liralık bir yatırım programımız var. KARGAZ’ın yıllık tüketim miktarına bakıldığında aboneler 122 milyon 153 bin 49 metreküp, sanayi tesisleri 155 milyon 898 bin 601 metreküp, taşıma sistemde ise 32 milyon 939 bin 789 metreküp doğalgaz kullanmış. KARGAZ’ın bölgedeki abone sayısı ise şu anda 231 bin 869’dur. Bu abonelerin 59 bin 446’sı Kastamonu merkezde, 12 bin 732’si Tosya’da, 2 bin 315’i Taşköprü’de, 990’ı Seydiler’de, 727’si ise Devrekani’de, diğer aboneler ise Karabük ve Çankırı’da bulunuyor” şeklinde konuştu.