Etiket: Şirketi

  • Alman cilt bakım şirketi Türkiye pazarına girdi

    Cilt bakım sektörünün dünyaca ünlü şirketlerinden Dado Sens, Türkiye pazarında girdi. Şirketin derlediği bilgilere göre, son 5 yılda Türkiye’deki çocuklarda cilt hastalıkları yüzde 23 arttı.

    Almanya’da 30 yıl önce Annemarie Lindner tarafından “Yiyemediğim hiçbir şeyi cildime sürmüyorum” anlayışını benimseyerek özel ihtiyaçlı ciltler için günlük bakım ve tedaviye destek ürünleri geliştiren Dado Sens, Türkiye pazarına giriş yaptığını açıkladı. Sedef hastalığı, dermatit, nörodermatit, şeker hastalığına bağlı cilt sorunları, cilt lekeleri ve akneye karşı cilt sağlığı ürünleri sunan şirket; Avrupa Birliği, ABD ve Çin dahil olmak üzere toplam 30 ülkede hassas ciltlerin doğal yapısını koruyup en iyi şekilde beslemek üzere çalışıyor.

    Cilt sağlığı uzmanı Dado Sens, pek çok kişiyi ve başta çocukları etkileyen hava kirliliği ve cilt hastalıklarına yönelik verileri derledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre, dünya nüfusunun yüzde 92’si yüksek derecede kirli madde bulunan hava soluyor. Avrupa Çevre Ajansı’na göre ise Türkiye’deki kentsel nüfusun yüzde 97’si sağlıksız kentsel toza maruz kalıyor. Özellikle büyük şehirlerde solunan ve cilde direkt temas eden kentsel toz, yaklaşık 224 varan toksik kimyasaldan oluşuyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Çevre Sorunları ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu’na göre 81 ilin 22’sinde, hava kirliliği en önemli çevre sorunu olarak yer alıyor. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası 2017 yılı Hava Kirliliği Raporu’nda ise Türkiye’deki yalnızca 6 ilin havasının temiz olduğuna yer veriliyor. Söz konusu kirliliğin başlıca kaynakları ise evsel ısınma, ulaşım, enerji santralleri ve sanayi olarak gösteriliyor.

    Türkiye’de çocukların yüzde 8’i egzama hastası

    Türkiye’de ise yalnızca sedef hastası olanların sayısı 1,5 milyondan fazla. Türkiye Sağlık Araştırması’na göre özellikle 7-14 yaş grubundaki çocuklarda en çok görülen hastalık türleri incelendiğinde; cilt hastalıkları 2012 yılından bugüne yüzde 23 artış gösterdi. Her 4 çocuktan biri alerjik hastalığa sahip iken, çocukların yüzde 8’i ise egzama hastası.

    Dünya nüfusunun yüzde 30’u cilt hastalıklarından muzdarip

    Hava kirliliği; başta cilt hastalıkları ve alerjiler olmak üzere saç dökülmesi, kanser, solunum yolu enfeksiyonları gibi ciddi hastalıklara neden oluyor. Amerikan Epidemiyoloji Dergisi’nde yer alan ve Fransız akademisyenler tarafından yapılan araştırma; şehirlerdeki hava kirliliği oranının artışıyla cilt problemlerinin artışı arasında paralel bir ilişki olduğunu kanıtlıyor. Sedef hastalığı, dermatit (egzama), nörodermatit (alerjik egzama) günümüzde karşılaşılan en yaygın cilt hastalıkları ve alerjiler olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmalar, dünya nüfusunun yüzde 30’unun bu hastalık türlerinden en az birinden muzdarip olduğunun altını çiziyor.

  • Enerji verimliliği danışmanlık şirketi Genel Müdürü Karataş: “Dünyadaki savaşların ana sebebi enerji meselesi”

    Enerji verimliliği danışmanlık şirketi Genel Müdürü Altuğ Karataş, dünyada savaşların ana sebebinin enerji meselesi olduğunu söyledi.

    Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Başkanlığı’nca, enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması kapsamında işletmeleri bilinçlendirmek amacıyla AOSB Seyhan Toplantı Salonu’nda “Sanayide Enerji Verimliliği Uygulamaları ve Finansman Yöntemleri” konulu eğitim düzenlendi.

    Programa konuşmacı olarak katılan enerji verimliliği danışmanlık şirketinin Genel Müdürü Altuğ Karataş, kalkınan ve nüfusu artan Türkiye’nin enerji tüketiminin hızla arttığını ifade etti. Enerji verimliliğini “Tüketilen enerji miktarının üretim kalitesini, iletme karlılığını azaltmadan; ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesi” olarak tanımlayan Karataş, dünyada savaşların ana sebebinin enerji meselesi olduğunun altını çizdi. Her geçen gün enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını vurgulayan Karataş, “Enerji verimliliği, harcanan her birim enerjinin daha fazla hizmet ve ürüne dönüştürülmesi; ülkenin ulusal ve uluslararası alanda rekabet gücünün artması demektir” dedi.

    Enerji kaynaklarını, petrol, kömür, doğalgaz, nükleer; yenilenebilir enerji çeşitleri hidroelektrik, güneş ve rüzgar şeklinde sıralayan Karataş, dünyadaki enerji rezervlerinden kömürün 470, uranyumun 150, doğalgazın 75, petrolün 21, petrol türevlerinin 65 yıl ömrünün kaldığını kaydetti.

    Fosil kaynaklı enerji rezervlerinin oluşmasının yaklaşık 500 milyon yıl sürdüğünü hatırlatan Altuğ Karataş, “Bunların büyük kısmının tüketilmesi ise 200 yıl içerisinde gerçekleşmiştir. Gelişmiş ülkelerdeki enerji verimliliği uygulamalarının artması ve enerji üretim teknolojilerinin gelişmesinden dolayı rezervlerin kalan ömürlerinde son 20 yıl içerisinde önemli bir değişiklik olmamıştır. Sürekli tükettiğimiz enerji kaynakları sınırlıdır. Dolayısı ile bir süre sonra bunların hepsi bitecektir. Ya alternatif enerji kaynaklarını bulacağız ya da mevcut rezervleri olabildiğince verimli kullanacağız. Bu yaptıklarımızla dünyayı kurtaramayız; sadece dünyanın ölümünü geciktiriyoruz” şeklinde konuştu.

    Gayri safi yurtiçi hasıla başına tüketilen birincil enerji miktarını temsil eden ve dünyada enerji verimliliği karşılaştırılmasında kullanılan “enerji yoğunluğu” kavramı üzerinde duran Karataş, şöyle devam etti:

    “Son 35 yıldır ABD’nin en büyük yerli enerji kaynağı enerji verimliliği oldu. Almanya’da 1990 yılından itibaren enerji verimliliğindeki iyileştirmeler ve eski Doğu Almanya bölgesindeki verimsiz sistemlerin yenilenmesi sonucu ekonomik büyüme devam ederken birincil enerji tüketimi azaldı. Türkiye’nin enerji yoğunluğu 0.243, Japonya’nın 0.09, ABD’nin 0.25, OECD ülkelerinin 0.19’dur. Gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkarken kişi başına tüketimi artıracağız. Ancak enerji verimliliği konusunda da ilerlememiz gerekir. Türkiye’nin kişi başına tüketimi 1.58 iken; Japonya’nın 4.09, Amerika’nın 7.98’dir. Bu rakamların manası şudur: 10 yıl önce her evde klima, kurutma cihazı, televizyon yoktu. Şimdi her evde bu ürünlerden iki üç tane var. Gittikçe teknolojiden daha fazla yararlanıyoruz. 10, 15 yıl içinde kişi başına tüketimimiz iki üç misli artacaktır. Bu da bizim için ayrı bir handikaptır.”

    Türkiye’de enerjinin yüzde 32.4’nün sanayide, yüzde 32.8’nin konutta, yüzde 25’nin ulaşımda, yüzde 7’sinin tarımda ve yüzde 3’nün diğer alanlarda tüketildiğini anlatan Karataş, sanayide yüzde 20-25, inşaatta yüzde 30-35, ulaşımda yüzde 15-20 tasarruf potansiyelinin bulunduğunu bildirdi.

    Karataş, geçmişten günümüze sanayide enerji kullanımının sanayi üretim endeksine oranına bakıldığında, diğer ülkelere nazaran Türkiye’nin bu oranı fazla düşüremediğini belirterek, “Değişik sektörlerde gerçekleştirilen enerji denetleme çalışmaları neticesinde sanayi tesislerinde ve endüstriyel işletmelerinin yüzde 95’inde yüzde 5 ile yüzde 40 arasında enerji tasarrufu potansiyeli vardır. Hiç yatırımsız veya az yatırımlı önlemlerin uygulanması ile asgari yüzde 10 oranında enerji tasarrufu sağlamak mümkündür” dedi.

    Sunumunda “Enerji Verimliliği Mevzuatı” konusu üzerinde duran Karataş, yıllık toplam enerji tüketimi bin TEP ve üzeri olan endüstriyel işletmelerin çalışanları arasından enerji yöneticisi görevlendirmesinin zorunlu olduğunu açıkladı.

    Çok sayıda işletme temsilcisinin ilgiyle dinlediği Karataş, konuşmasının sonunda katılımcıların sorularını cevapladı.

  • Türk güvenlik yazılımı şirketi 40 milyon dolarlık yatırım aldı

    2009 yılında web site güvenlik açıklarının tespitinde en doğru sonuçları raporlama hedefiyle yola çıkan, Türk mühendislerinin geliştirdiği Türk güvenlik yazılımı şirketi 40 milyon dolarlık yatırım aldığını duyurdu.

    2009 yılında web site güvenlik açıklarının tespitinde en doğru sonuçları raporlama hedefiyle yola çıkan, Türk mühendislerinin geliştirdiği Netsparker, San Francisco merkezli bir büyüme ve özel yatırım fonu olan Turn/River Capital’den 40 milyon dolarlık yatırım aldığını duyurdu. Merkez ofisi Londra’da bulunan web güvenliği alanında faaliyet gösteren şirketin, tüm yazılım ve geliştirme operasyonları Türkiye’deki ekip ile yürütülüyor. Yatırım web uygulamalarındaki zafiyetlerin tespit ve yönetimi konusunda her geçen gün artan yazılım ihtiyacını daha nitelikli bir ürün ile karşılamak ve global pazar alanını genişletmek için kullanılacak.

    “Pazar payımızı Amerika ve Avrupa öncelikli olmak üzere büyüteceğiz”

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan şirketin CEO’su Ferruh Mavituna, “Netsparker, benzersiz Kanıt Temelli Tarama (Proof-Based Scanning) Teknolojisi ile kurumsal iş akışı araçlarını bir araya getirerek büyük kurumların web güvenliği sorununu çözüyor. Yüzlerce ya da binlerce web uygulaması, web servisi olan firmalara özgü Netsparker Cloud ürünümüz hali hazırda dünyanın en büyük kurumlarında kullanımda. Pazar payımızı Amerika ve Avrupa öncelikli olmak üzere büyüteceğiz” dedi.

  • Türkiye’de bin 441 Özel Güvenlik Şirketi bulunuyor

    Türkiye’de bin 441 Özel Güvenlik Şirketi bulunduğu ve bir milyon 59 bin 995 kişiye özel güvenlik kimlik kartı verildiği belirtildi.

    Özel Güvenlik Görevlilerine yönelik olarak düzenlenen eğitim programı Trabzon’da başladı. 81 ilde gerçekleşen eğitimle özel güvenliklerin hizmet kalitesinin arttırılması hedefleniyor.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından ülke genelinde görev yapan Özel Güvenlik Görevlileri’ne, hizmet sunduğu birimin özelliğine göre görevi başında; bilgi, beceri, tecrübe ve sunulan güvenlik hizmetlerinin kalitesinin arttırılmasına yönelik eğitim programları düzenleniyor.

    Trabzon’da Ortahisar Belediyesi Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen eğitim programına Vali Yücel Yavuz, Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanı Suat Çelik, İl Emniyet Müdürü Orhan Çevik ile çok sayıda özel güvenlik görevlisi katıldı.

    Burada bir konuşma yaparak özel güvenliğin önemine vurgu yapan Vali Yücel Yavuz, “Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığımızın Türkiye genelinde uygulamaya koyduğu son derece anlamlı ve yerinde bir uygulamasını ilimizde de başlatmış bulunuyoruz. Genel kolluk kuvvetlerimize yardımcı olan özel güvenliğimizin üstlendiği görevleri çok önemli buluyoruz. Büyük bir sorumluluk taşıyan bu teşkilatın eğitimi de bu yönüyle çok büyük bir önem arz ediyor. Toplumun huzurunu bozacak her türlü olumsuz etkenlerle mücadelede polisimiz, jandarmamız ve diğer güvenlik birimlerimizin üstlendiği sorumluluk kadar özel güvenlikçilerimizin de sorumluluğu vardır. Özel güvenlikçilerimizin duyarlılığı ülkemizin birliğine, bütünlüğüne ve huzuruna büyük katkı sağlayacaktır. Eğitimin ilimizde düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, başarılar diliyorum” dedi.

    Öte yandan Türkiye’de 441 özel güvenlik şirketi bulunuyor. Sektörde bin 441 Özel Güvenlik Şirketi’nin yanı sıra 447 Özel Güvenlik Eğitim Kurumu, 293 kişi koruması, 278 alarm izleme merkezi, 95 bin 709 Özel Güvenlik izni verilen yer ile 1 milyon 556 bin 298 özel güvenlik sertifikası bulunan kişi, bir milyon 59 bin 995 özel güvenlik kimlik kartı verilen kişi ve 283 bin 556 çalışan özel güvenlik personeli bulunuyor. Özel Güvenlik görevlilerinde toplam 45 bin 965 kısa ve 5 bin 319 uzun namlulu olmak üzere 51 bin 284 adet silah bulunuyor.

  • Amerikan şirketi 263 milyon dolarlık KARDEMİR hissesi aldı

    Bir Amerikan şirketi, Türkiye’nin ilk ağır demir çelik sanayi olan ve hisseleri borsada yüzde yüz halka açık olan Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri (KARDEMİR) AŞ.’nin işlem gören A-B ve D hisselerinden 263 milyon dolarlık alım yaptı.

    Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)’a Amerika’nın Boston eyaletine bağlı Arrowstreet Caiptal, Limited Partnership adına Brian Neumann adından yapılan açıklamada, 6 Şubat 2018 tarihinde Karabük Demir Çelik Snaayi ve Ticaret AŞ. D grubu paylarından 3.17 TL’den 3 milyon 437 bin 345 adet, 2.97 TL’den 63 bin 674 adet B grubu payı ile yine 2.97 TL’den 98 bin 886 adet A gurubundan alım işlemi ortaklığımızca gerçekleştirilmiştir” denildi.

    Açıklamada ayrıca, Amerikalı firma yapılan bu işlemler sonucunda KARDEMİR AŞ. sermayedeki paylarının ise yüzde 10 sınırını aştığını kaydetti.

    Alınan hisselerin toplam tutarı ise 263 milyon 142 bin 611 dolar olduğu da kaydedildi.

    Öte yandan, geçtiğimiz yılın Aralık ayında yabancı yatırımcılar net 101.4 milyon dolarlık Kardemir (D) hissesi alımı yapmıştı.