Etiket: Sıraya

  • Terör bitti, yatırımcılar sıraya girdi

    Diyarbakır’da terör olaylarının sona ermesinin ardından yatırımcı yönünü kente çevirdi. Çoğunluğunu İstanbul’daki firmaların oluşturduğu 49 firmaya Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yer tahsisi gerçekleştirildi. 10 bine yakın kişinin istihdam edilmesinin beklendiği bölge yatırımcının iştahını kabarttı.

    Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, oda ve borsa başkanları ve iş insanları ile bir araya gelerek, kentin son durumu hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Diyarbakır ile tüm ülkede sağlanan huzur ve güven ortamında temel önceliklerinin ekonomik ve sosyal kalkınma ile gelişme olduğunu belirten Vali Güzeloğlu, bu noktada geçmiş yıllarda terör örgütünün ihaneti ve engellemeleri sonucu ertelenen bütün ekonomik anlamdaki gelişme ve yatırımları kente kazandırmak istediklerini kaydetti. Vali Güzeloğlu, yapılan çalışmaların ardından yakın bir gelecekte Diyarbakır’ın tarım anlamında, tüm dünyaya üreten ve ürettiğini ürüne dönüştüren çok önemli bir stratejik merkez haline geleceğini ifade etti.

    Tekstil OSB ile 7 bin 922 kişiye istihdam sağlanacak

    Toplam 105 parselden oluşan Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde bugün itibari ile ilk başvuru değerlendirmesi sonrasında yönetim kurulu tarafından 49 firmaya tahsislerin yapıldığına dikkat çeken Vali Güzeloğlu, birilerinin kriz tellallığı yaptığı dönemde Diyarbakır’ın gücüne ve potansiyeline güvenerek çıktıkları çağrıda çok yüksek bir başvuru ile karşılaşmalarının Diyarbakır’ın gücünü ve kente olan güveni ortaya koyduğunu vurguladı. Güzeloğlu, Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin açılması ile birlikte 7 bin 922 kişilik bir net istihdam oluşturulacağını bildirdi.

    Diyarbakır’da ‘Lojistik Köy’ kurulması için çalışmalara başlandı

    Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da ağırladıkları Eximbank Genel Müdürü ve ekibinin kentteki değerlendirmeleri sonucunda merkezde Eximbank irtibat ofisi açılacağı müjdesi verdiğini hatırlatan Vali Güzeloğlu, bununla birlikte Lojistik Köy’ü hayata geçireceklerini belirtti. Vali Güzeloğlu, “Diyarbakır’da hayata geçireceğimiz Lojistik Köy sadece Diyarbakır değil, tüm bölgenin ve Ortadoğu ile ticaretin ürünlerin ve hammaddelerin depo edileceği, her türlü ihracata konulu malın depolama ve taşımasının kolayca yapılabileceği, hizmet kalitesinin artacağı ve maliyetlerin düşürüleceği bir bölge olacaktır. Genişlemeye müsait 229 hektar büyüklüğündeki bir alan buna tahsis edilmiştir. Neden önemli, net ve hazır firmalar, en az 3 bin kişilik ilave istihdamı sağlayacak arıtma tesisini bekliyorlar. İnşallah hayırlı haberi en kısa sürede paylaşırız” dedi.

    Turist sayısı geçen yıla göre yüzde 63 arttı

    329 hektar büyüklüğünde ikinci Organize Sanayi Bölgesi’nin yer seçiminin kesinleştiğini anlatan Vali Güzeloğlu, şöyle devam etti:

    “Burası 216 sanayi parselini şimdilik hizmet edecek. Minimum 10 bin kişilik, yatırım türüne göre değişmekle birlikte istihdam sağlayacak bir alt yapı. Havalimanının ilk 9 aylık yolcu sayısı şu an itibari ile bir milyon 600 bine ulaşmış durumda. 2018 yılının ocak-eylül ayında toplam turist sayımız yerli ve yabancı olmak üzere 301 bin 957. 2018’in ilk 9 ayında bir önceki yılına göre toplam turist sayısında yüzde 63 oranda bir artış meydana gelmiştir.”

  • Bakan Turhan: “Dünya yat üretiminde 3’üncü sıraya yükselip marka haline geldik”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Türkiye’nin dünya yat üretiminde 3’üncü sıraya yükselip marka haline geldiğini söyleyerek, “2023’e kadar 1 milyon vatandaşımıza denizcilik kültürünü aşılamak, verilecek denizcilik eğitimi sonrasında amatör denizci belgesi düzenlemek, denizci millet, ülke, hedefine ulaşmak istiyoruz. İnsanımızın yüzünü denizlere çevirmek, ufkun ötesini görmelerinin sağlamak için amatör denizcilikle ilgili temel eğitim programını bugün başlatıyoruz” dedi.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan “Hedef 2023: Bir Milyon Amatör Denizci Projesi” tanıtım törenine katıldı. Bakanlık konferans salonunda düzenlenen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Turhan, denizlerin dünya ve insanlık açısından öneminin kelimelerle ifade edilmeyecek kadar fazla olduğunu belirtti. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de denizlerin insanlığın vazgeçemeyeceği hayat alanını ve ekonomik mücadele zeminini oluşturduğunu dile getiren Turhan, “Türkiye’nin geleceğinin denizlerde ve denizcilikte olduğunu vurgulamak gerekir. Ecdadımız denize ve denizciliğe verdiği önem ölçüsünde devlet ve millet olarak büyümüştür. Üzerinde yaşanılan coğrafyanın denizci olmayan devletlerin ve sırtını denize dönen milletleri affetmediği malumunuzdur. Yüzümüzü tam anlamıyla denizlere çevirmeliyiz” şeklinde konuştu.

    Tarih boyunca denize kıyısı olan ülkelerin, olmayan ülkelere göre hep daha avantajlı olduğunu dile getiren Turhan, “Ülke olarak dünyanın en güzel coğrafi deniz potansiyeline sahibiz. Bu potansiyelimizle deniz kaynaklı doğal zenginliklere sahip olmamızın yanında, dünya deniz ulaşımında da kilit ülkelerden biri olmalıyız. Üç tarafımız denizlerle çevrili ancak tek başına bu durumun kimseye avantaj sağlayamayacağı da açıktır. Deniz mevcudiyetimizi ve üstünlüğümüzü nasıl kullandığımız çok önemlidir. Deniz sınırlarımız kara sınırlarımızın üç katı olmasına rağmen, uzun yıllar denize sırtımızı döndük. Oysa bugün bile dünya taşımacılığında deniz yolunun payının yüzde 84. Bir ürünü deniz yoluyla taşımak, demir yoluna göre 3 kat, kara yoluna göre 7 kat, hava yoluna göre ise kat 21 kat daha ekonomiktir. Dünya ticaretinde, deniz ulaşımı bu kadar belirleyici. Denizin ne anlama geldiğini idrak edip gerekli adımları atmak, denizciliğin bir evladı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a nasip olmuştur. Cumhurbaşkanımızın vizyonu sayesinde son 16 yılda dünyanın denizcilikte lider ülkeleri arasına girdik. 2002 öncesine göre gemilerimiz kara listede yer alıyordu. Limanlardan gemilerimizin demir almalarına izin verilmiyordu, bugün beyaz listedeyiz. Gemilerimiz dünyanın dört bir yanına ilerliyor” ifadelerini kaydetti.

    “Dünya yat üretiminde üçüncü sıraya yükselip marka haline geldik”

    Deniz ticaret filosu kapasitesinin 2008’deki global krize rağmen dünya denizcilik filosuna göre yüzde 75 daha fazla büyüme kaydettiğini aktaran Turhan, 2002’de dünyada 17’nci sırada bulanan deniz ticaret filosunun, bugün 15’inci sıraya yükseldiğini ifade ederek, “Dünya yat üretiminde üçüncü sıraya yükselip, marka haline geldik. 2003’de 37 olan tersane sayımızı 78’e çıkarttık. İnsanımızın da sektörümüzün de yüzünü tekrar denize çevirmiş olduk. Çünkü denizde bolluk, bereket ve gelecek var. Denizcilik sektörü, fiziki altyapısının yanında beşeri gücüyle de bütünlük arz etmek zorunda. bunun da yolunun eğitimden geçtiği açıktır. Denizcilik eğitimimizin kalitesini artırarak, denizciliğimizin daha fazla eğitimli insanlardan oluşması amacıyla çok önemli için çalışmalar yaptık. Ancak hala noksanlıklarımız var, örneğin 112 bin gemi adamımızla Çin’den sonra dünyanın en fazla eğitimli gemi adamına sahip ülkeyiz. Denizin doğal otobanından ve geniş kapasiteli ulaştırma imkanlarından ne kadar istifade edebildiğimizin, denizlerin sunduğu zengin besin kaynaklarının ekonomik zenginliklerinden, nimetinden ve bereketinden ne kadar faydalanılabildiğimizin muhasebesini her zaman yapmamız gerekiyor. Bugüne kadar vermiş olduğumuz amatör denizci belgesi 210 bin. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her 390 kişiden bir kişinin amatör denizci belgesi var. Bu veriler, Hollanda’da 64’te bir, İtalya’da 68’de bir, Almanya’da 184’te bir kişi düzeyinde. Bu rakamlar denize kıyısı olmayan ülkelerde mesela İsviçre’de 73’te bir. Amatör denizci belgesi olmadığı halde yüzünü denize dönmüş, hayatının büyük bölümünü denizlerde ve denizlikle geçiren insanlar düşünüldüğünde bu rakam, Türkiye’nin gerçeğini yansıtmıyor. Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıl dönümü olan 2023’e kadar 1 milyon vatandaşımıza denizcilik kültürünü aşılamak, verilecek denizcilik eğitimi sonrasında amatör denizci belgesi düzenlemek, denizci millet, ülke, hedefine ulaşmak istiyoruz. İnsanımızın yüzünü denizlere çevirmek, ufkun ötesini görmelerini sağlamak için amatör denizcilikle ilgili temel eğitim programını bugün başlatıyoruz. Amatör denizci sınavına katılmak için gerekli olan elektronik ortamda verilen eğitim programına alternatif yeni yaptığımız yönetmelik değişikliğiyle liman başkanlıklarında ve bakanlık merkez teşkilatında teorik ve uygulamalı eğitim programlarının geçerli sayılacağı düzenlemeyi hayata geçirdik. Bu bağlamda eğitim konularını içeren amatör denizci rehberi hazırlanmış olup, eğitim için müracaat eden vatandaşlarımıza da ücretsiz dağıtılacak. Müracaatlar ülkemiz genelinde 71 liman başkanlığı ile bakanlığımız merkez teşkilatında yapılacak cumartesi pazar günleri ücretsiz verilecek 4 saatlik teorik ve uygulamalı eğitim sonunda yapılarak başarılı olan vatandaşlarımıza amatör denizci belgeleri verilecek. Sınavlardaki başarı bizim de başarımız olacak” dedi.

    Basın mensuplarına yönelik eğitim verilecek

    Turhan, denizlerin engin ve doğal otoban özelliği taşımaları, sportif amaçlı kullanılanlar hariç özel teknelerle denizlerde ölümlü ve yaralanmalı kaza yapma riskinin diğer ulaşım modları ve özellikle karayolu ulaşımına oranla çok daha az olması halkın denize ve denizciliğe yönlendirilmesi, denizlerin ekonomik, sosyal ve kültürel daha fazla yararlanılmasını teşvik için amatör denizci belgesi olmadığı halde özel tekne kullanan kişilere uygulanan idari para cezalarında indirime gidilmesine yönelik düzenlemeyi yürürlüğe geçirdiklerini söyledi. Belgesi olmayan, yaşamının her alanında denizle iç içe olan denizcilere belge sahibi olma fırsatı sunacaklarını vurgulayan Turhan, basın mensuplarına yönelik de 2-7 Ekim arasında yapılacak eğitim ve sınav sonrasında amatör denizci belgesi verileceğini duyurdu.

    Turhan, bir milletin denizciliğinin en başta gelen ölçütünün denizlerin paklığı olduğunun altını çizerek, proje kapsamında eğitim verecek kişilerin bu hususun üzerinde durmaları çağrısında bulundu. Konuşmanın ardından eğitime katılacak basın mensuplarına Bakan Turhan “Amatör Denizci Rehberi” takdim etti.

  • Dövizini alan polis TL’ye sahip çıkmak için sıraya girdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dolar-euro bozduralım çağrısına Cizre Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları da destek verdi, döviz bürosu önünde uzun kuyruklar oluştu.

    Amerika Birleşik Devletlerinin (ABD) Türkiye’ye yönelik yaptırımına tepki gösteren Cizre Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları ülkelerine destek olmak için döviz bürolarına akın edip yanlarında getirdikleri dolar ve dövizleri TL’ye çevirdi. Döviz bürosu önünde uzun kuyruklar oluşturan polisler yanlarında getirdikleri bütün dövizleri TL’ye çevirdi. Polis memurları ile birlikte döviz bozdurmaya giden Cizre Emniyet Müdür Vekili Alptekin Özgen, ”Amerika’nın ülkemize yapmış olduğu bu tanımadığımız ambargoyu protesto etmek amacı ile devletimizin yanında olduğumuzu göstermek için Cizre Emniyeti olarak bu döviz kampanyasına katılmak istedik. Emniyet müdürlüğündeki personellerimizle birlikte yanımızda olan bütün dövizleri bozdurup TL’ye çevirerek bu ambargoyu protesto edeceğiz“ dedi.

    Cizre Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Mehmet Erkek ise ambargoyu protesto ettiklerini söyledi. Erkek, “ABD’nin ülkemizin üzerinde oynamış olduğu kirli oyuna rağmen ayakta durduğumuzu göstermek amacı ile devletimizin ve ülkemizin yanında olduğumuzu göstermek için Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü olarak dövizlerimizi TL’ye çevirerek bu kirli oyunu ve ambargoyu protesto ediyoruz“ diye konuştu.

    Nur Mahallesi Yafes Caddesi Üzerinde bulunan döviz bürosuna akın eden polis memurları ve mahalle bekçileri yanlarında getirdikleri dövizleri TL’ye çevirdikten sonra görev yerlerine döndü.

  • Bilal Erdoğan: “Türkiye dünyada yurt dışı yardımlarla birinci sıraya yerleşti”

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, “TİKA’nın merkezinde olduğu yardımlarla Türkiye dünyada yurt dışı yardımlarla birinci sıraya yerleşti. Bundan önce milli gelirimize oranla birinci sıradaydık, miktar olarak da birinci sıradayız” dedi.

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) 29 Temmuz-8 Eylül tarihleri arasında düzenleyeceği “2018 Tecrübe Paylaşım Programı” ile 30 ülkeye gidecek yaklaşık 500 öğrenci, TÜGVA Florya Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdunda düzenlenen oryantasyon eğitimine katıldı. Oryantasyon eğitiminde öğrenicilere hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, “Bu kadar genç insanın böyle bir organizasyonla dünyanın çeşitli ülkelerine hem de ekseriyetle birçok sıkıntı yaşayan ülkelere gidip gelmesi az bir sorumluluk değildir. Onun için böyle bir yükün altına girdikleri için kendilerini tebrik etmek gerekir” dedi.

    “Ekonomik olarak 17. sıradaki ülke dış yardımlarda birinci sırada”

    Türkiye’nin yurt dışı yardımlarda birinci sırada olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “TİKA’nın merkezinde olduğu yurt dışı yardımlarla Türkiye dünyada yurt dışı yardımlarla birinci sıraya yerleşti. Bundan önce milli gelirimize oranla birinci sıradaydık ama 2017 rakamları itibarıyla miktar olarak da birinci sıradayız. Yani Amerika’sından, İngiltere’sinden, Çin’inden daha fazla sınırları dışına kalkınma yardımı yapan bir ülkeyiz. Ekonomik olarak 17. sıradaki ülke dış yardımlarda birinci sırada. Bu bizim kendimizle gurur duymamız için çok çarpıcı ama maalesef bizim 16 ülkenin de üzerine düşeni ne denli yapmadığı açısından çok çarpıcı. Bugün dünyanın yaşadığı ekonomik siyasi sıkıntıları yaşıyorsak, eminim bu sıkıntıların alt yapısı açısından ilişkili olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Uluslararası kalkınma programları ‘dostlar alışverişte görsün’ babında bu işleri yaparlar”

    Programa katılacak öğrencilere gezmeye gitmedikleri, zaman zaman sıkıntı yaşayabilecekleri uyarısını yapan Bilal Erdoğan, “Uluslararası kalkınma programları, Dünya Bankası, IMF, Fransız Kalkınma Ajansı gibi kurumlar biraz dostlar alışverişte görsün babında bu işleri yaparlar. Ülkemize Suriyeli mültecileri misafir olarak kabul ettiğimiz dönemlerde bir çadır kentte UNESCO logosu gördüm. Yanları tamamen açık bir tente üstünde UNESCO logosu. Ne yapıyorlar acaba dedim. Ne yapıyorsunuz dediğimde pek cevap da yok. Bir şeyler dağıtmışlar, çocuklara çanta dağıtmışlar. Sonra orada görüntü veriyorlar. Diğer işleri kim yapıyor. Hepsi devletimizin parasıyla yapılan işler. Bu farkı da gittiğiniz ülkelerde göreceksiniz. Türkiye’nin yardımlarının reklam boyutu çok eksik. Bu biraz da zaaf. Bu kadar iş yapıyoruz, bu kadar hizmet yapıyoruz, dünyaya mesaj verecek işler yapıyoruz ama anlatmakta zayıf kaldık” diye konuştu.

  • Türkiye’de ilk kez üretildi, 61 ülke sıraya girdi

    Türkiye’de ilk kez Trabzon’da üretilen trifaze ani su ısıtıcısı için 61 ülke sıraya girdi.

    Trabzon’da 4 yıldır trifaze ani su ısıtıcı projesi üzerinde çalışan Albayrak kardeşler bu projeyi hayata geçirdi. 380 volt ile çalışan trifaze ani su ısıtıcının seri üretime geçmesiyle yurtdışından Albayrak kardeşlere talepler gelmeye başladı. 61 ülkeye ‘Veito Blue S’ ismini verdikleri ani su ısıtıcıyı ihraç eden Albayrak kardeşler, Türkiye’nin ithalat rakamını düşürmeyi amaçlıyor. 1978 yılında aile şirketi olarak kurulan fabrika şimdilerde Beşikdüzü ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde 85 kişiye istihdam sağlıyor.

    Cemsan Elektrikli Cihazlar Sanayi ve Ticaret Şirketi ortaklarından Cemil Albayrak, trifaze ani su ısıtıcı sistemini Türkiye’de ilk kez hayata geçirdiklerini belirterek, “1978 yılında bu işe başladık. Babamız bu üretime başladı sonrasında biz 3 kardeş olarak bu işi devam ettiriyoruz. Ürettiğimiz ürünleri dünyaya ihraç ediyoruz. Trifaze ürünümüz yani 380 olan sanayi elektrikle üretilen 4 yıllık bir projemizdi ve bunu hayata geçirdik. Türkiye’ye sanayi elektriği evlere verilmeye başlandı. Çok ciddi bir pazarı var. Bu ihtiyacı Türkiye’de ilk kez biz yaparak karşılamış olduk. Farklı markalarda ithal ürünler geliyordu artık Türkiye ekonomisine katkı sağlamış olacağız. İthalata bir nebze olsun engel olmuş olacağız” dedi.

    61 ülkeye ihracat yaptıklarını dile getiren Albayrak, “Yeni bir ürün insanların bunu tanıyıp anlaması için biraz süreç geçecek. Fakat ekonomi anlamında düşündüğümüzde evimize hem su hemde enerji ekonomisi sağlayacak. Çünkü bunu ihtiyaç duyulduğu zaman kullanıyorsunuz. Evin ne zaman su ihtiyacı varsa açıyorsun enerji harcamaya başlıyor, kapatıyorsunuz hiçbir enerji harcamıyor. Ergonomik bir yapıya sahip istediğiniz yere konumlandırabiliyorsunuz. Evinizde herhangi bir yer kaplamıyor. Dünya pazarında ABD, Kanada, İngiltere, Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri tamamı var. Bu işin anavatanı olan Çin’e de bu ürünlerimizi gönderiyoruz. Toplamda 61 ülkeye burada ürettiğimiz ürünleri ihraç ediyoruz. Ülke sayımızı çok kısa zamanda 100’ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Bu işin anavatanı olan Çin’e de bu ürünlerimizi gönderiyoruz”

    Türkiye’nin ithalatını düşürebilecek her türlü ürünü üretebileceklerini dile getiren Albayrak, “Küçük ev aletlerinde üretebileceğimiz birçok ürün daha var. Ülkemizin ithalatını düşürebilecek her türlü ürüne varız. Biz bunları üretmeye hazırız. Yeter ki ham maddeye ulaşalım. Biz bunu rahatlıkla yapabiliriz. Hedefimiz küçük ev aletlerinde çok büyük bir marka olmak. Sadece Türkiye’de değil dünyada şofben ve ısıtıcı denildiğinde akla gelen bir marka olmak istiyoruz. Türkiye’de 350 noktada güçlü bir servis ağımız var. Biz ürünlerimiz tasarım olarak diğer firmalardan farklı olarak üretiyoruz. İnsanların kafesine, evlerin terasına, banyoların içine tasarımı bozmayacak ürünler üretiyoruz. Biz bir aile şirketiyiz. Bu işe ilk başladığımızda babam ve 3 kardeş vardık. Bu işin hamurundan geldiğimiz için çok iyi biliyoruz. Şuanda 85 çalışanımız var. İnşallah bu sayı 185 olacak. Tamamıyla bilgisayarlı makineler kullanıyoruz. Hata yapamayız. Onun için makinelerimizin tamamı bilgisayarlı. İnsanın hatasını engelleyecek şekilde dizayn edilmişler. Dünyada marka olmuş makineleri kullanıyoruz. Çünkü biz görsele hitap ediyoruz kaliteden ödün veremeyiz” ifadelerini kullandı.