Etiket: Sıraya

  • Iğdır Üniversitesi GreenMetric kampüs altyapı sıralamasında Dünya’da 154. Türkiye’de 12. sıraya yükseldi

    Iğdır Üniversitesi GreenMetric kampüs altyapı sıralamasında Dünya’da 154. Türkiye’de 12. sıraya yükseldi

    Çevre duyarlılığı ve kıt kaynakların yönetimi gibi sürdürülebilirlik konularını dikkate alan ve üniversitelerde çevre konusunda küresel farkındalık yaratmayı amaçlayan Dünya Üniversiteleri IU Green Metric ağı “UI GreenMetric World University Rankings” 2020 yılı sonuçları açıklandı.

    Üniversitelerin kampüs ortamı, altyapı yeterliliği, enerji kullanımı, atık yönetimi, su yönetimi, ulaşım ve eğitim gibi faktörleri dikkate alınarak toplamda 6 kategori ve 24 alt kategoride yapılan değerlendirmeler sonucunda Iğdır Üniversitesi Dünya genelinde 2019 yılına göre 105 üniversiteyi daha geride bırakarak genel toplamda aldığı puan ile 562. sıraya yükseldi.

    Dünya genelinde yapılan sıralama sonuçlarının alt kategorilere göre dağılımında Iğdır Üniversitesi kampüs ve alt yapı kategorisinde dünya üniversiteleri arasında 154. sırada yer alırken, enerji kullanımı ve iklim değişikliği kategorisinde 416. ve atık yönetimi kategorisinde ise 413. sırada yer aldı.

    Türkiye genelinde genel toplamda 38. sırada yer alan Iğdır Üniversitesi, sıralama sonuçlarının alt kategorilere göre dağılımında ise; kampüs ve alt yapı kategorisinde Türkiye üniversiteleri arasında 12. sırada yer alırken, enerji kullanımı ve iklim değişikliği kategorisinde 20. ve atık yönetimi kategorisinde ise 29. sırada yer aldı.

    2021 hedefleri belirlendi

    Iğdır Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından elde edilen başarının detaylı SWOT analizleri yapılarak 2021 yılı hedefleri belirlendi. Merkez Müdürlüğünce yapılan açıklamada 2021 yılında; sera gazı emisyonu azaltma programının uygulamaya aktarılması, organik atıkların geri dönüşümü, su geri dönüşüm programı ve atık suların tekrar kullanımı, kampüs içinde araç kullanımının sınırlanması ve mevcut araç park alanlarının azaltılması, kampüs içi ulaşımın bisiklet veya motosikletler ile yapılması ve Bilimsel Araştırma Projeleri bütçesinde sürdürülebilirlik alanında yapılan çalışmalar için özel bütçe tahsisi gibi konulara öncelik verilmesi gerekliliği vurgulandı.

  • İmamın evi okul oldu, öğrenciler sıraya girdi

    İmamın evi okul oldu, öğrenciler sıraya girdi

    Muğla’nın Ula ilçesi Turgut Mahallesinde cep telefonu şebekelerinin çekmemesi, bu nedenle telefon sinyali olmadığı için internete ulaşamayan yaklaşık 50 öğrenci online eğitime erişmek için köyün interneti olan tek evi olan imamın evinin önünde ders sırasına giriyor.

    2018 yılında köye atanan köyün interneti olan tek evinde oturan Turgut Mahalle İmamı Muhammet Özvariş, çocukların uzaktan eğitime ulaşabilmesi için balkonunu adeta sınıfa çevirdi. 110 hane, 600 nüfuslu Turgut Mahalle sakinleri internete ulaşabilmek için yetkililerden yardım bekliyor.

    Turgut Mahalle İmamı Muhammet Özvariş, “Köyümüzde telefon şebekeleri çekmediği için ve internet altyapısı sadece belli noktalarda olduğundan dolayı, köyde sadece benim evimde internet var. Çocuklarımız uzaktan eğitime iletişim olmadığı için ulaşamıyor. Hepsi benim evimde ders görüyor. Şuan çocuklarımız derse geldi. Sınıflarına göre sırayla derse giriyorlar. Kimi çocuklarımıza vakit yetmiyor. Derslerine giremiyebiliyorlar. Buradaki yetkili kurum ve kuruluşların bize yardımcı olmalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    5’inci sınıf öğrencisi Mehmet Ali Bozdağ köyde internet ve tabletlerinin olmadığını söylerken, Ula Hüseyin Ercan Ermaş Mermer Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi Sıla Demirtaş ise, “Köyümüzde telefonlar çekmediği ve internet olmadığı için uzaktan eğitime giremiyoruz. Eğitim bizim de hakkımız ama herhangi bir imkanımız olmadığı için yararlanamıyoruz. Yaklaşık 50-60 öğrenciyiz. Çoğu taşımalı. Kitaplardan faydalanmaya çalışıyoruz. O da çok faydalı olmuyor. Çünkü dersi anlatan birisi yok. Biz de anlamıyoruz, büyüklerimizden yardım istiyoruz. Yardımcı olurlarsa çok mutlu olacağız” dedi.

    Öğrenci velilerinden Saniye Özcan ise “Çocuklarımızın durumu ortada. Köyümüze yardım istiyoruz. Altyapı, telefon istiyoruz, internet istiyoruz” diye konuştu.

  • Çocuklar bu maskeleri takmak için sıraya giriyor

    Çocuklar bu maskeleri takmak için sıraya giriyor

    Erzurum’un Palandöken Belediyesi, çocuklarda maske kullanımı arttırmak için küçük boyutlu maskelerin üzerine çizgi film karakterlerini resmetti. Belediye Başkanı Muhammet Sunar tarafından parklarda dağıtılan maskeleri almak isteyen çocuklar adeta birbiriyle yarıştı.

    Korona virüs tedbirleri kapsamında maske takmanın zorunlu olduğu Erzurum’da parklarda oyun oynayan çocuklar, Palandöken Belediyesinin yaptığı projeyle maskelerini severek takıyor. Belediye tarafından üretilen küçük boyutlu çocuk maskelerinin üzerine çocukların en sevdiği çizgi film karakterleri resmedildi. Tom ve Jerry’den Şirine’ye, Bugs Bunny’den Twety’e kadar onlarca çizgi film kahramanın olduğu maskeler, Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar tarafından yüzlerce çocuğa dağıtıldı. Maskelere ilgi gösteren çocuklar, sevdikleri karakterlerin resmedildiği maskeleri almak için sıraya girdi.

    Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, amaçlarının çocuklarda maske kullanımını arttırmak olduğunu ifade ederek, “Palandöken Belediyesi olarak pandemi süresince maske üretimi yaptık. Çocuklarımızın aileleriyle dışarı çıkmasıyla birlikte onları düşünerek onlar için de maske üretimi yaptık. Üretilen maskeler onlara büyük geliyordu. Daha küçük ebatlarda maske üreterek onların üzerine çizi film kahramanlarının resimlerini bastırdık. Maske kullanımını özendirmeyi amaçladık. Maskelere çocuklardan çok büyük bir ilgi var” dedi.

  • Van’da üretilen doğal gaz tüpü için 3 ülke sıraya girdi

    Van’da üretilen doğal gaz tüpü için 3 ülke sıraya girdi

    İranlı mühendis Mehdi Firuzi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Teknokent bünyesinde 17 milyon lira harcayarak kurduğu fabrikada üretilen basınçlı doğal gaz tüpü için Almanya, Çin ve İran’dan talep aldı.

    Daha önce Almanya’da faaliyet gösteren İran asıllı mühendis Mehdi Firuzi, Van YYÜ Teknokent bünyesinde kurduğu fabrikada, yine Almanya’dan getirilen son teknolojik ürünlerle 20 mühendisle birlikte doğal gaz tüpü için seri üretime başladı. Van’ın doğal gaz bölgelerine yakın olmasından dolayı 17 milyon liralık yatırımı kente kazandıran Firuzi, kompozit malzemeden yapılan basınçlı tüplerle araçların doğal gazla çalışmasını sağlıyor. Çelik tüplere göre 5 kat daha hafif olan kompozit tüpler, yakıtta büyük tasarruf sağlıyor.

    Alman teknolojisiyle üretilen ve 21. yüzyılın doğal gaz inovasyonu olarak bilinen kompozit malzemeden yapılan basınçlı tüplerle 13 binlik nüfuslu bir ilçeye boru ihtiyacı olmadan doğal gaz taşınarak o ilçenin doğal gaz ihtiyacı da sağlanabilecek. Teknolojinin yeni olması nedeniyle Çin’den 30 milyon euroluk yatırım teklifi alan Firuzi, yine Çin, Almanya ve İran’dan basınçlı doğal gaz tüpleri için ihraç talebi aldı.

    “Van’ı örnek bölge olarak seçtik”

    İHA muhabirine konuşan Mehdi Firuzi, Van’ın doğal gaz bölgelerine yakın olmasından dolayı tercih ettiklerini belirtti. Örnek bölge olarak seçtikleri Van’da yakın zamanda doğal gaz istasyonları da kuracaklarını ifade eden Firuzi, “Van doğal gaz bölgelerine yakın olmasından dolayı bizim açımızdan tercih edilmiştir. Bu yüzden Van’ı örnek bölge olarak seçtik. Böylece Van’da kendi doğal gaz istasyonumuzu kurmaya karar verdik. Bu konuda Van Büyükşehir Belediyesinin yer tahsisi konusunda bize kolaylık sağlamasını istiyoruz. Fabrikada iş eğitimi noktasında 20 mühendisle başladık. Bu mühendislerin hepsi Van bölgesinden alındı. Mühendislerimizin eğitimi bitmek üzeredir. İlk etapta 150 personel alabiliriz. Eğer umduğumuz destekleri alabilirsek 450 kişi çalıştırabilecek kapasitedeyiz” dedi.

    “Çin’den 30 milyon euroluk yatırım teklifi aldık”

    Ham maddenin gelişiyle birlikte daha hızlı bir seri üretime başlayacaklarını ifade eden Firuzi, yeni bir teknolojiye sahip oldukları için Çin’den yatırım ortaklığı aldıklarını söyledi. Şuan hem yurt içi hem de yurt dışından ciddi talepler aldıklarına dikkat çeken Firuzi, “Müşteri konusunda çok sayıda talep var. Otobüs üreten firmalarla, gaz taşıma şirketleri bizlerle temas halindeler. Teknolojiye dayalı başka ülkelerle işbirliği imkanımızda var. Şu an Çin’den 30 milyon euroluk yatırım teklifi aldık. Bizim bu teknolojimize ortak olmak istiyorlar. Onlarla birlikte gaz taşımacılığı için daha büyük konteynerler üretmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

    “Çelik tüplere göre 5 kat daha hafif”

    Ürettikleri kompozit tüplerin çelik tüplere göre 5 kat daha hafif olması nedeniyle doğal gazın maliyetini düşürdüğüne dikkat çeken Firuzi, “Bu teknolojiyle doğal gazın maliyetini düşürmüş oluyoruz. Hatta bununla ilgili bir çalışmamız var. Örneğin 12 bin nüfuslu Özalp gibi bir ilçeye doğal gaz borusunu götürmeye ihtiyaç duyulmadan, 3 günde bir tırlarla gaz taşınarak oranın ihtiyacı olan doğal gaz sağlanmış olacaktır. Böylece oraya çekilecek borulara, korumaya ve bakıma gerek kalmayacaktır” şeklinde konuştu.

    “Türk ürünü olarak dünyaya ihraç edeceğiz”

    Üretilen ürünü “Türk Malı” etiketiyle ihraç edeceklerine vurgu yapan Firuzi, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şuan Almanya, Çin ve İran’da talep var. Yatırımımız bölgedeki işsizliğe büyük destek olacaktır. Eğer devlet büyüklerimiz bizi yönlendirme konusunda desteklerlerse teknolojimiz Türkiye’ye yılda 30 milyar metreküp doğal gaz kazandıracak kapasitededir. Diğer taraftan ülkeye döviz getirecek kapasiteye sahibiz. Van’da olmamızdan dolayı ciddi bir yatırım yapmışız şeklinde görülmüyor zannedersem. Yeni bir teknoloji olduğundan dolayı da pek göze de çarpmıyor ama yetkililerin dikkatini çekmek isterim ki bizim konuya daha derinden baksınlar.”

  • Türkiye, Global İnovasyon Endeksi’nde 49. sıraya yükseldi

    Türkiye, Global İnovasyon Endeksi’nde 49. sıraya yükseldi

    Dünyada ülkelerin inovasyon performansını ölçen raporlardan biri olan “Global İnovasyon Endeksi” açıklandı. Türkiye bu yıl, geçen yıla kıyasla bir basamak yükselerek 129 ülke arasında 49’uncu sırada yer aldı. Raporda dikkat çeken konuların başında, Türkiye’nin “Tasarım” alanında 4 yıldır üst üste birinci olması geliyor. Raporun ortaya koyduğu bir diğer önemli nokta ise Türkiye’de patent başvurularının ticarileşme için yeterli sayıda olmaması ve birlikte çalışma kültürünün hala oluşmaması.

    Ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabetin artması ve müşteri ihtiyaçlarının değişmesi, şirketlerin yenilikçi çalışmaları hayata geçirmelerini zorunlu kılıyor. Şirketlerin yenilikçilik ve rekabet gücü, fikri mülkiyetlerini ne kadar etkin yönetebildikleriyle paralel olarak belirleniyor. Patent, faydalı model benzeri çalışmaların ticarileştirilmesi ve bu alanlara yönelik fikri hakların korunmasının şirketlere yaratacağı ekonomik değer bilincinin artması gerekiyor. Türkiye’nin fikri sermayesinin artırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiren Destek Patent, bu bilincin yayılmasına katkılar sunuyor.

    Her yıl Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO), Cornell Üniversitesi ve INSEAD iş birliğinde hazırlanan Global İnovasyon Endeksi 2019 açıklandı. Bu yıl 129 ülkenin değerlendirildiği Endeks, dünya nüfusunun yüzde 91,8, dünya GSYH’sinin yüzde 96,8’ini kapsıyor. İlk 10 ülke ise şöyle sıralanıyor: İsviçre, İsveç, ABD, Hollanda, İngiltere, Finlandiya, Danimarka, Singapur, Almanya, İsrail.

    Türkiye bu yıl 129 ülke arasında 49. sırada yer aldı. İnovasyon girdileri ve çıktıları olarak iki alt endeksten oluşan rapor, farklı ülkeleri karşılaştırma imkanı sunuyor. Yayımlanan rapora göre Türkiye, inovasyon girdi alt endeksinde 56’ncı sırada yer alırken, inovasyon çıktı alt endeksinde ise 49’uncu sırada yer alıyor. Girdi alt endeksini; kurumlar, insan sermayesi/araştırma, altyapı, pazar gelişmişliği ve iş gelişmişliği oluştururken, çıktı alt endeksinde; bilgi teknolojileri yer alıyor. Endekse göre Türkiye, dahil olduğu Kuzey Afrika ve Batı Asya ülkeleri bölgesinde ise 5’inci sırada bulunuyor.

    Türkiye’nin 5 yıllık performansı dikkate alındığında girdi tarafında; devletin online hizmetleri, e-devlet uygulamaları, brüt sermaye performansı başlıklarında güçlü olduğu, ortaöğretim (öğrenci başına devlet harcamaları), ortaöğretimde öğrenci başına öğretmen ortalaması ve küresel Ar-Ge firmalarının ortalama harcamaları başlıklarında ise zayıf olduğu görülüyor. Türkiye’nin çıktı tarafındaki güçlü yanlarına bakıldığında; en az iki ofisi olan patent bürosu varlığı, kişi başına gayri safi yurt içi hasıla artışı, verimlilik artışı ve tasarım sayılarındaki artış dikkat çekerken, zayıf olan yanların ise kümelenme gelişimi, fikri mülkiyet haklarından elde edilen kazanç ve Bilgi ve Teknoloji destekli iş yeri modeli tasarım alanları olduğu gözlemleniyor.

    Destek Patent tarafından yapılan Global İnovasyon Endeksi analizine göre, Türkiye’de patent almaya yönelik bir eğilim olduğu, fakat patent başvurularında yeterli sayıya ulaşılamadığı için ticarileşmenin zayıf olduğu görülüyor. Bu durum, şirketlerin yeni gelişmelere yetişebilmesi ve büyüyebilmesi için fikri mülkiyet haklarına sahip çıkmalarının önemini gözler önüne seriyor. Analizde, Türkiye’de Ar-Ge çalışmaları/harcamalarının, kültürel ve yenilikçi hizmetlerin ihracatının çok güçlü olduğu fakat fikri mülkiyet haklarından elde edilen kazancın başvuru sayısı az olduğu için yeterli seviyede olmadığına dikkat çekiliyor.

    Destek Patent tarafından yapılan değerlendirmeye göre, raporda dikkat çeken bir başka konu ise kümelenme gelişiminin yeterli seviyede olmaması. Değerlendirmeye göre, ABD ve Japonya’da aynı patent için 10 kişi başvuru yaparken, Türkiye’de bu rakamın üniversiteler hariç en fazla 3 kişi olduğu ifade ediliyor.

    Türkiye, tasarım alanında 4 yıldır birinciliği elinden bırakmıyor

    Raporun 5 yıllık değerlendirmesine göre Türkiye, tasarım alanında son 4 yılda birinciliğini koruyor. Bu veri; 3 yıl önce ekonomiye katma değer verecek ve uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracak Ar-Ge ve Tasarım Faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında çıkan kanunun karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.

    Fikri mülkiyet haklarının korunmasının, eğitime dahil edilmesinin katma değerli ürün oluşturmak ve dünyanın önde gelen ekonomileri arasında yer almak için çok önemli olduğunun altını çizen Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, “Gerek Global İnovasyon Endeksi gerekse yapılan diğer araştırmaların, odak noktasında insan olduğu aşikar. Birçok ülke gibi güçlü ve zayıf olduğumuz yanlarımız mevcut. Bu noktada önemli olan, doğru tespitleri yaparak, ülkemizin kalkınmasına yönelik katkı sunmak. Bu katkının en önemli bacaklarından birisini ise fikri mülkiyet hakları konusundaki bilinçlendirme çalışmalarının oluşturduğu inancındayız. Destek Patent olarak, fikri mülkiyet hakları konusunda, yıllara yayılmış ve sürdürülebilir bilinçlendirme çalışmalarımız bulunuyor. Yıllar içinde geliştirdiğimiz ekosistemimiz sayesinde tüm bu çalışmalara destek veriyor, firmaları, tüketicileri, akademisyenleri ve öğrencileri bu alanda bilinçlendirip güçlendirmeye çalışıyoruz. ‘Fikrine Sahip Çık’ projemiz ile Türkiye’nin fikri sermayesinin artırılmasına katkıda bulunuyoruz. Türkiye genelinde 100 bin kişiye ulaşmak için çıktığımız bu yolculukta, sürdürülebilir bir gelecek için tüm faaliyet alanlarında projeler gerçekleştiriyoruz. Sınai Haklar alanının ülke ekonomimiz için kaldıraç etkisi göstereceğine inanıyor ve bunun için bilinçli nesillerin yetiştirilmesine yardımcı oluyoruz” dedi.