Etiket: sinüzit

  • Sinüzit Tedavisinde Acı Kavun Ekstresi Kullanımı Ölümcül Sonuçlara Yol Açabiliyor

    Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Beklen Sami Üre, sinüzit hastalığının sebeplerine, tedavi şeklinde ve tedavide yapılan yanlışlıklar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Dr. Üre, sinüzit tedavisinde kullanılarak terk edilen acı kavun ekstresinin ölümcül sonuçlara sebebiyet verdiğini belirtti.

    Sinüzit hastalığının kafa içinde ve burun etrafındaki hava dolu kemiklerin iltihaplanmasıyla oluştuğunu dile getiren Op. Dr. Beklen Sami Üre, kış aylarında sinüzitin daha fazla görüldüğünü anlattı. Sinüzitin en çok uzamış nezlelerin ardından meydana geldiğini açıklayan Dr. Üre, “Şiddetli bir baş ağrısının da oluşmasıyla sinüzit gerçekleşiyor. Sinüziti en çok uzamış nezlelerden sonra görüyoruz. Nezlenin 7 ya da 10 günden daha fazla uzaması, buna bir de baş ağrısının eklenmesi ve su renginde akıntı varken sarı ya da yeşil renkte akıntının başlaması bize sinüzit düşündürüyor. Çok uzun süren burun alerjilerinden sonra da sinüzit görüyoruz. Burun alerjisi o kadar uzun sürüyor ki, burun tıkanıyor ve sinüzit oluşuyor. Sinüzitin oluşmasında en çok etkili olan iki neden alerjik burun nezlesi ve soğuk algınlığıdır” dedi.

    “ÇOCUKLARDA GENİZ ETİNDEN DOLAYI SİNÜZİT GÖRÜLÜYOR”

    Islak saçlarla dışarı çıkıldığında sinüzit ağrısının artacağını, fakat ıslak saçların sinüzit hastalığına sebebiyet vermediğini dile getiren Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Beklen Sami Üre, “Aileler çocuklara ‘kafan ıslak olarak dışarı çıkma’ diyor. Bu sinüzit yapmaz ama sinüzit ağrısını arttırır. Her iltihapta olduğu gibi sinüzitte de vücuda mikrop girmesi gerekmektedir. Çocuklarda ise sinüziti en çok geniz eti sorunlarından dolayı görüyoruz. Geniz eti büyük olan, sık geniz eti iltihabı yaşayan çocuklarda sinüzit çok sık görülüyor” şeklinde konuştu.

    “HASTALARIMIZA ACI KAVUN EKSTRESİNİ TAVSİYE ETMİYORUZ”

    Burundaki iltihabı söken acı kavun ekstresinin etkili olduğunu, fakat ölümcül sonuçlara sebebiyet verdiğini de sözlerine ekleyen Op. Dr. Beklen Sami Üre, “Hastalar tıbbi ilaçları kullandıkları sürece, alternatif tıp veya bitkisel tıp ilaçlarını da kullanmalarında bir sakınca yok. Yani ıhlamur, kuşburnu içmelerinde bir sıkıntı yok ama sadece onların ne kadar etkisi var bilimsel değil. Yan tedaviler ölümcül sonuçlara da yol açabilir. Tüm hastalıklarda bitkisel ilaçları tamamlayıcı olarak kullanabilirsiniz ama tek başına bitkisel ilaçları önermiyoruz. Örnek verecek olursak acı kavun ekstresi. Denendi ve terk edildi, çünkü çok ufak bir güvenlik aralığı var. Biraz az çekerseniz hiçbir faydası olmuyor. Biraz fazla da çekerseniz ölümcül sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Burnu tahriş ettiği için tüm iltihabı akıtıyor, ama sinüzit mi olmak istersiniz yoksa yaşamsal riskler mi almak istersiniz ? Herhalde sinüzit olmayı tercih edersiniz. Bu yüzden hastalarımıza acı kavun ekstresini tavsiye etmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “SİNÜZİT EN FAZLA MİGREN İLE KARIŞTIRILIYOR”

    Sinüzit hastalığının migren ile çok karıştırıldığını paylaşan Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Beklen Sami Üre, sözlerine şu şekilde devam etti;

    “Sinüzit migrenle çok fazla karışıyor. Hasta baş ağrısı dediği zaman hemen sinüzit deniliyor. Sinüzitte yüzün ön kısmı ağrır. Hatta başı öne eğdiğiniz zaman artan bir ağrı olur. Bir de sarı yada yeşil burun akıntısının olması lazım. Burun açık, akıntı yok, sinüzit deniyor. Bunların çoğu migren. O yüzden hekimin uyanık olması çok önemli. Hastalar sinüzit olduklarını sanıp gereksiz yere antibiyotik kullanıyorlar. Sinüzit antibiyotik, burnu açamaya yarayan spreyler ve burun boşluğunu rahatlatacak bir takım ilaç kombinasyonu ile tedavi edilir. En önemlisi antibiyotik ve burun temizliğidir. Tedaviden sonra kontrol çok önemli. Burun akıntılarının bitip bitmemesi kontrol edilmelidir.”

  • Havalar Soğudu Sinüzit Hastalığı Arttı

    Hava iyiden iyiye soğurken, soğuk algınlığı, grip ve nezleye paralel olarak sinüzit hastalığı artış gösterdi.

    Sinüzite yakalanmamak için uzmanların uyarısı; kış aylarında soğuktan korunmalı, ortamı ise sürekli nemli tutmalı. Başta zonklama ve göz etrafında yoğun ağrıya yol açan sinüzit, çoğu zaman, migren ağrılarıyla karıştırılabiliyor. Onun işin erken tesbit önemli. Alkol ve sigara kullanan kişilerde enfeksiyon riskinin daha yüksek olduğunu söyleyen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, üst solunum yolu enfeksiyonları ile sinüzitin bağlantısını anlattı.

    Doç. Dr. Pınar, nezle, grip, farenjit, sinüzit, larenjit gibi iltihapların hepsinin üst solunum yolu enfeksiyonu kapsamına girdiğini belirterek “Kış aylarında bu mikropların doğada görülme sıklığı artar. Kapalı yerlerde okul, kreş, kışla, iş yeri gibi uzun süre kalınması, buraların iyi havalandırılmamaları, soğuğun vücut direncini düşürmesi, sigara dumanı, yetersiz-dengesiz beslenme ve bazı çok iyi bilinmeyen mekanizmalarla kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonu görülme sıklığı artar” dedi.

    Sinüsü; burun ve göz çevresindeki kemiklerin içindeki boşluklara verilen ad olarak tanımlayan Pınar, bu boşlukların burun içine açıldıkları kanallardaki tıkanıklık nedeniyle iltihaplandığında ortaya çıkan enfeksiyona ’sinüzit’ adı verildiğini söyledi.

    Sinüziti akut ve kronik (müzmin) olmak üzere ikiye ayıran Doç. Dr. Pınar, akut sinüzitte; burun tıkanıklığı, sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı, gözlerin etrafında ağrı, diş ağrısı ile karışabilen yanak ağrısı, yüzde basınç hissi, öne eğilmekle artan yüz veya baş ağrısı, kötü ağız kokusu gibi belirtilerin gözlendiği saptamasında bulundu.

    Doç. Dr. Pınar, sinüzitte baş ağrısının zonklayıcı şekilde olduğunu anlatırken şu bilgiyi verdi:

    “Öksürürken, ağır bir şey kaldırırken ya da eğilirken bu ağrı artar. Bunun sebebi, bu hareketler esnasında sinüs içindeki basıncın artmasıdır. Ağrıyan yere baskı yapıldığında, duyarlılığın arttığı görülür. Sinüzitli kişilerde görülen bir diğer belirti; burun akıntısıdır. Bu genelde tek taraflıdır ve akıntı sarı-yeşilimsi bir renktedir. Uzun süren ya da zaman zaman ortaya çıkan burun akıntısı, iltihaplıdır ve solunum yollarında yayılırsa öksürük ile bronşite neden olabilir. Bunların dışında hasta, çok yorgundur. Hiç bir şey yapmak istemez. Ateşi biraz yükselmiştir. Çocuklarda da aynı belirtiler görülür fakat hastalık biraz daha hafif seyreder. Bulantı ve kusma da çocuklarda ortaya çıkabilir. Ayrıca sinüzitin meydana getirdiği bazı yan etkiler vardır. Hastanın genel sağlık durumu bozulabilir. Çift görme, göz ve alın bölgesinde ağrı yapan şişlikler oluşabilir. Mutlaka tedavi edilmelidir. Kronik sinüzitte, belirtilerin süresi üç aydan uzundur. Koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, koku alamama ve özellikle geceleri artan öksürük belirtileri görülebilir.”

    Doç. Dr. Pınar, kış aylarında, özellikle kaloriferli evlerde iyice kuruyan havanın sinüzit gelişimine neden olacak ortama zemin hazırlayabileceğini söyledi.

    Doç. Dr. Pınar, ayrıca şu bilgiyi verdi: “Hafif nezle grip hali varken uçak seyahati yapılması, su altı dalış yapılması, uzun süre soğuk havaya maruz kalınması ve nazal alerji durumunun devam etmesi sinüzite sebep olur veya var olan sinüzitin daha ağır seyretmesine yol açar. Sigara da sinüzit için bir risk faktörüdür. Gerginlik tipi baş ağrısı, migren, burun bölme eğriliğine bağlı burun tıkanıklıkları sinüzit ile karışabilir.”

    NASIL TEDAVİ EDİLİR

    Akut sinüzitlerde ilaç tedavisi çoğu kez yeterli oluyor. Eğer sinüzit kronik hale gelmişse ve sinüslerin burun içine açılan deliklerinde açılmayacak tıkanıklık oluşursa, işte o zaman işin ciddiyeti artıyor ve ameliyat bir zorunluluk haline geliyor.

  • Soğuk hava sinüziti de beraberinde getiriyor

    Sonbahar ve kış aylarında viral enfeksiyonlar ve soğuk havalar nedeniyle daha sık görülmeye başlayan sinüzit, tedavi edilmediği zaman yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. 
    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Bekir Sivri, yağışlı ve soğuk havaların başlamasıyla birlikte artış gösteren sinüs iltihaplanmalarına karşı uyarıda bulundu.
    Sivri, “Özellikle soğuk, kuru havalar, ıslak saçla sokağa çıkılması ve grip, nezle sonrası tetiklenebilen sinüzitle başa çıkabilmek için birkaç önemli noktaya dikkat edilmesi gerekiyor. Burundan alınan havanın nemlendirilmesini, ısıtılmasını ve temizlenmesini sağlayan sinüsler, kafa kemikleri içinde yerleşen ve ağızları burun boşluğuna açılan havalı boşluklardır. Sinüs dediğimiz bu boşlukların iltihabına sinüzit diyoruz. Sinüzitteki en önemli neden sinüslerin burun içine açılan kanallarında tıkanma ve buna bağlı olarak sinüslerin havalanmasının bozulmasından kaynaklanmaktadır.” dedi.
    Sinüzitin genel olarak akut ve kronik (müzmin) olmak üzere ikiye ayrıldığını söyleyen Sivri, şöyle devam etti: “Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi de zordur. Uzun süreli antibiyotik tedavisi veya ameliyat gerektirebilir. Sinüzit alerjik nezlesi olanların yanı sıra özellikle burunda kıkırdak ve kemik eğriliği, et büyüklüğü olanlarda daha fazla görülüyor. Böyle durumlarda burun içindeki problemlerin ameliyatla düzeltilmesi gerekebilmektedir.” diye konuştu.
    Sinüzitin belirtilerinden bahseden Op. Dr. Bekir Sivri, “Burun tıkanıklığı, sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı, zonklayıcı baş ağrısı, göz çevresinde ve yanaklarda ağrı, kafada basınç hissi, öne eğilirken artan yüz ağrısı ve kötü ağız kokusunda sinüzit olma ihtimali yüksektir.” dedi.
    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Bekir Sivri, sinüzitten korunmak için şu önerilerde bulundu:
    “Sinüzitte öncelikle kendinizi soğuktan koruyun. Çünkü soğuk bölgesel olarak direnci düşürerek hastalanmayı kolaylaştırır. Islak saçla dışarı çıkmayın. Soğuk havalarda bere takarak çıkın. Grip ve nezle 10 günden fazla sürdüyse mutlaka doktor kontrolüne gidin. Gribal enfeksiyon durumunda burnunuzu açık tutmak için burun spreyleri kullanın. Burun temizliğine dikkat edin. Sık sık burun lavajı yapın
    Grip şikayetleri olan insanlarla yakın temastan uzak durmak, sık sık el yıkamaya özen göstermek sinüzit gelişim riskini azaltmaktadır. Sigara, alkol tüketimi, çalışılan ortamın kapalı havasız bir ortam olması sinüziti tetikleyen en önemli nedenlerden. Bulunduğunuz ortam mümkün olduğu kadar havalandırılmalı. Sigaradan uzak durulmalı. Halk arasında sinüzite iyi geleceği düşünülüp uygulanan kimi yöntemler hayati bir takım sonuçlara neden olabilmekte. Sinüzite iyi geldiği düşünülen acı kavun gibi bazı bitkiler buruna sıkılmamalı. Aksi takdirde alerjik reaksiyonlara neden olarak hastanın hayatını kaybetmesine yol açabilir. Bunun dışında burun süratli sümkürülmemeli. Çok şiddetli sümkürmelerde burundaki enfeksiyon kulağa gidebilir. Bu durum ise orta kulak iltihabı ile sonuçlanır.”