Etiket: Sınırı

  • Akbaş: “Meme küçültmenin yaş sınırı yok”

    Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, meme küçültme ameliyatlarında yaş sınırının olmadığını, hatta 14-15 yaşındaki bir çocukta meme büyüklüğü varsa, bunun operasyonla düzeltilebileceğini söyledi.

    Büyük memelerin kadınları duruşlarından, kıyafet seçimine kadar olumsuz etkilediğini belirten Özel FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, “Kadınlarda normalden büyük olan memeler çok ciddi hem estetik sorunu oluştururlar hem de ciddi bir hastalık durumu olarak da kabul edilebilir. Çünkü çok büyük olan memeler kadınların duruşlarını, oturuşlarını, kıyafet giymelerini veya hayatının bütün kademelerini olumsuz yönde etkiler. Omurga üzerinde oluşturduğu baskı nedeniyle bel fıtığından boyun fıtığına, kol ağrısından sırt ağrısına, bir takım pişik ve yaralara kadar çok değişik sağlık sorunların kaynağı olabilir. Dolayısıyla bir kadında normalden büyük bir meme varsa hiç tereddüt etmeden hem sağlık hem de estetik açısından bunun ameliyatla düzeltilebilir olduğunu bilmesi gerekir. Düzeltilmediği takdirde ileride çok ciddi bel ve boyun fıtıklarına kadar sağlık sorunlarına yol açabilir. Hatta kadınlarda kamburlaşmaya kadar gidebilir. Ameliyat olduğu takdirde bu problemlerin olması engellenmiş olur” dedi.

    “Meme büyüklüğü 14-15 yaşındaki bir çocukta da olsa küçültülebilir”

    Meme küçültme operasyonlarında yaş sınırının olmadığını ifade eden Akbaş, “İri memesi olan kadınlar çoğu zaman özgüven eksikliği yaşayabilir. Aynaya bakmak istemezler. Evli kadınlar kocalarıyla aile ilişkilerinde olumsuzluk yaşar. Hatta boşanmalara kadar gidebilir. Sırf meme büyüklüğünden dolayı boşanmalara kadar giden durumları duymaktayız. Bu nedenden dolayı çok sayıda insan meme küçültme ameliyatı yaptırmaktadır. Çünkü aşırı büyük memeler kadının vücudunun görünümünü tamamen bozar. Bir kadın görünümünden itici bir görünüme gelebilir. Bu meme büyüklüğü sadece kadınlarda değil, çocuklarda da ortaya çıkabilir. Örneğin 15 yaşında bir çocukta sanki 4-5 doğum yapmış, 50 yaşında bir kadının göğsü gibi aşırı büyük göğüsler ortaya çıkabilir. Bu da o çocuğun hayatını allak bullak eder. Ergenlik döneminin getirdiği bir takım sıkıntıları yaşayan bir çocukta birde göğüs büyüklüğünün getirdiği fiziksel kusurluklar çocuğun psikolojisini bozar. Dolayısıyla meme büyüklüğü 14-15 yaşında bir çocukta da olsa, 70 yaşında bir kadında da olsa cerrahi olarak düzeltilmesi mutlaka biz plastik cerrahlar tarafından hem sağlık açısından hem de estetik görsellik açısından önerilmektedir” diye konuştu.

    Meme küçültme ameliyatından sonra kadınların özgüveninin yerine geldiğini ifade eden Akbaş, “Meme büyüklüğü çocukta da varsa onun ameliyat olması gerekir. Bir kadında meme büyüklüğü varsa o var olan dönem ameliyat için gerekli olduğu dönemdir. Ameliyatta düzgün, vücudun şekline uygun normal bir göğüs şekline getiriyoruz. Büyüklüğünü küçültüyoruz, şeklini ve sarkmasını düzeltiyoruz. Kadın o ağırlığın getirdiği rahatsızlıklardan kurtulduğu gibi müthiş bir rahatlama ve özgüven kazanıyor. Çünkü çok büyük göğüsleri olan bir kadın göğüslerinden nefret eder. Ben bu konuda eşleri uyarmak istiyorum. Lütfen erkekler eşlerine karşı anlayışlı olsunlar. Bunun tedavi edilebilir, düzeltilebilir bir durum olduğunu hatta mükemmel bir şekilde düzeltilebilir bir durum olduğunu bilsinler. Yaklaşık 2 saatlik bir operasyonla bütün problemlerin ortadan kalkabileceğini bilsinler ve eşlerini teşvik etsinler. Çünkü öbür türlü ciddi sıkıntılarla karşılaşacaklardır. Çocuklarında bu gibi problem olan aileler lütfen dikkatli olsunlar. 14-15 yaş kız çocuğunda meme büyüklüğü varsa, hiç tereddüt etmesinler, estetik plastik cerrahlara başvursunlar. O çocuğu o ağır yükten mutlaka kurtarsınlar. Aşırı meme büyüklüğü ciddi bir rahatsızlıktır. Sadece estetik bir rahatsızlık değil, aynı zamanda bir hastalıktır. Bunun da estetik cerrahi müdahale ile düzeltilebilir olduğu bilinmelidir. Tedaviden sonra hayatlarının yüzde 100 değiştiği, komplekslerin ortadan kalktığı, özgüvenin tamamen yerine geldiği bilinmelidir” şeklinde konuştu.

  • DEAŞ’ın Cerablus-Türkiye sınırı boyunca döşediği mayınlar temizleniyor

    DEAŞ terör örgütünün Cerablus-Türkiye sınırı boyunca yaklaşık 25 santimetre aralıklarla döşediği mayınlar, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait özel birlikler tarafından temizleniyor.

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Özgür Suriye Ordusu birlikleri ile gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekatı ile DEAŞ’in elinden alınan Cerablus’ta hayat normale dönerken, sınırdaki mayınlar temizleniyor. Türkiye sınırına 1.5 metre uzaklıkta döşenmiş el yapımı patlayıcı ve mayınlar, Özel Kuvvetler’e ait patlayıcı ve ateşleyici uzmanları tarafından tek tek tespit ediliyor.

    Mayın ve el yapımı patlayıcıların, yaklaşık 25 santimetre aralıklarla toplam 80 kilometrelik sınır hattı boyunca döşendiği belirtildi.

    Önce alan temizleniyor

    Yaklaşık 8-10 kilogramlık patlayıcıların TNT ve alüminyum tozu ile güçlendirilen mayınlar titizlikle temizleniyor. Önce sınır hattındaki ağaç ve otları yakan ekipler ardından ise cihazlarla mayın ve patlayıcıların yerlerini belirliyor. İşaretlenen patlayıcılar, uzman ekipler tarafından titizlikle topraktan çıkarılıyor. Öte yandan, mayınların Suriyelilerin Türkiye’ye kaçmasını önlemek amacıyla 25 santimetrelik aralıklarla sınır hattına döşendiği ifade edildi.

    Patlayan mayın 20 santimetre çapında çukur oluşturdu

    Mayınlardan haberi olmayan ve Türkiye’ye kaçmak isteyen bazı Suriyelilerin sınırdaki duvarı aşmak için yöneldiğinde tuzağa yakalandığı öğrenildi. Sınır hattında patlayan bir mayın nedeniyle hemen yakınında duvarın çöktüğü görülürken, mayının yerleştirildiği yerde ise yaklaşık 20 santimetre çap ve derinlikte çukur oluştuğu görüldü.

    Karayolu da mayınlarla döşendi

    Yaklaşık 20-30 metrekarelik etki alanının olduğu belirtilen mayın ve patlayıcıların, Cerablus’tan Türkiye’ye giden 2 kilometrelik ana yola da döşendiği bildirildi. Karayolunda ise yoldaki ağaç altlarına ve yol kenarındaki çöp kutularına mayın ya da patlayıcıların tuzaklandığı öğrenildi. Ulaşıma kapalı tutulan yolda da özel birliklerin mayın temizleme çalışmaları sürerken, ara yollardan Cerablus Sınır Kapısı’na ulaşım sağlanıyor.

    Sınır hattı ile Cerablus-Türkiye arasındaki ana bağlantı yolundaki mayın ve patlayıcı temizlik çalışmaları sürüyor.

  • Cinayet zanlısı sınırı geçerken kıskıvrak yakalandı

    Edirne’de, jandarma ekiplerince cinayet zanlısı olarak aranması olan bir kişi, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkış yaparken yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, Edirne İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekiplerce, Gaziantep 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 21 Kasım 2016 tarihinde Gaziantep’te A.M.Ç. isimli şahsın tabanca ile öldürülmesi olayı nedeniyle hakkında yakalama emri bulunan A.Ö. isimli şahsın, illegal yollardan yurt dışına çıkacağı duyumunun alınması üzerine operasyon yapıldı. Adı geçen şahıs Meriç ilçesi Küplü beldesi mülki sınırları içerisinde, 9 Aralık günü saat 01.30 sıralarında, İ.K. adına düzenlenmiş sahte kimlik belgesi ile illegal yollardan Yunanistan’a geçmek üzereyken jandarma ekipleri tarafından yakalandı. Cumhuriyet savcısının talimatı ile şahıs adli işlemleri yapılmak üzere gözaltına alınarak Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

  • Suriye sınırı Türk bayrakları ile donatıldı

    ŞANLIURFA (İHA) – Suriye’nin Türkiye sınırında bulunan Telabyad’da PYD terör örgütünün bazı evlerin çatısına ABD bayrakları asmasına tepki gösteren Şanlıurfalı vatandaşlar, sınır bölgesini Türk bayrakları ile donattı.

    Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde sınır hattında yaşayan vatandaşlar, PYD terör örgütünün Suriye’nin Telabyad tarafındaki bazı karargah ve evlerin çatısına ABD bayrakları asmasına tepki amacıyla sınırın Türkiye tarafını bayraklarla donattı. Sınırın sıfır noktasında bulunan ilçe belediye garajı ile Akçakale Gümrük Müdürlüğü’ne Türk bayrakları asılırken, bayrakların sınırın Suriye’nin Telabyad kentinden de net olarak görüldüğü öğrenildi.

  • FETÖ’den tutuklanan Cumhuriyet savcısının itirafı: “Sınırı geçmek için bin TL verdim”

    Darbe girişinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından meslekten ihraç edilen ve Kilis’in Suriye sınırındaki Duruca köyünün Afrin Hudut Karakolu bölgesinde üzerinde ağabeyi Tahsin Beyaztaş adına düzenlenmiş sahte kimlikle Suriye’ye kaçarken sınırda askerlerin ateş açması üzerine yakalanan Erzurum Cumhuriyet Savcısı Ekrem Beyaztaş, sınırı geçme karşılığında bin TL verdiğini itiraf ederek, “Yakalanma kararımı televizyondan öğrendim. Yurt dışına kaçmaya karar verdim” dedi.

    Suriye’ye kaçarken tutuklanan ve meslekten ihraç edilen Beyaztaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde kaçışını şöyle anlattı:

    “Erzurum Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmaktayım. 15 Temmuz gecesi meydana gelen darbe teşebbüsü nedeni ile hakkımda meslekten uzaklaştırma ve Ankara Savcılığı tarafından gözaltı kararı verildiğini 17 Ağustos akşamı televizyondan öğrendim. İstanbul’a giderek bir süre ailemle kaldıktan sonra, Erzurum’da gözaltına alınan hakim ve savcıların tutuklandığını öğrenince ben de dosyaların yargılama aşaması olan Yargıtay’a gönderilme aşamasına kadar kalıp saklanmayı düşündüm. Daha sonra, kaçak yollarla yurt dışına kaçmaya karar verdim.”

    “Abimin üzerine İstanbul’da 500 TL karşılığında nüfus cüzdanı çıkardım”

    “Suriye’ye geçmek için internet ve çevremdekilerin yardımı ile Suriye’nin Afrin Bölgesine nasıl gideceğimi araştırdım. En kestirme yolun Kilis ilinde bulunan sınırdan kaçak yollardan geçiş yapabileceğimi, sahte kimliğe ihtiyacımın olduğunu düşündüm. Başkalarının bilgilerini bilmediğim için abim olan Tahsin Beyaztaş’ın bilgilerini bir kağıda yazıp İstanbul Aksaray’a giderek orada bu işlerin yapılabildiğini ismini bilmediğim bir kahvehanede sorup öğrendim. Burada tanıştığım Hasan ismindeki kişi bilgilerimi ve vesikalık fotoğrafımı alarak karşılığında 500 TL’ye anlaştık. Yaklaşık iki saat sonra kahvehaneye gelerek bana sahte kimliği teslim etti.”

    “Kameralara yakalanmamak için yol üzerinde indim”

    “Otoban üzerinde bir otobüsü durdurarak Gaziantep’e geldim. Buradan ise Kilis’e geçtim. Kameralara yakalanmamak için yol üzerinde indim. Buradan ise minibüse binerek Kilis’e geçtim. Bu arada 2-3 taksiciye beni sınıra götürüp götüremeyeceklerini sordum. Ancak götüremeyeceklerini söylediler. Akşam üzeri plakasını bilmediğim yoldan geçen bir otomobili durdurarak beni 300 TL karşılığında sınıra götürmeyi kabul etti. O bölgede beni bir şahsa teslim ettikten sonra, o da beni tarlaların arasında motosikletle 7 kilometre kadar götürdü. Havanın kararmasını bekledik. Bu şahıs gidip 14-15 yaşlarında Suriye uyruklu olduğunu söylediği bir çocuk getirdi ve yolu bildiğini söyledi ve bunun karşılığında kendisine bin TL para verdim. Saat 22.00 sıralarında Suriyeli çocuğun yol göstermesi ile sınırdaki tellerden geçerken sınırı bekleyen askerler tarafından yakalandım.”

    “HSYK, meslekten ihraç etti”

    Savcı Beyaztaş, çıkarıldığı Kilis Adliyesinde tutuklanarak Ankara’ya gönderilmiş, darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında açığa alınan Cumhuriyet Savcısı Ekrem Beyaztaş Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca (HSYK) tarafından 24 Ağustos tarihinde yayınlanan kararı ile meslekten ihraç edilmişti.