Etiket: sınır

  • Sınır Hattında Tıbbi İlaç Ele Geçirildi

    Kilis’te, Suriye’den Türkiye’ye getirilen çok sayıda tıbbi ilaç sınır devriyeleri tarafından ele geçirildi.

    Edinilen bilgiye göre, Akıncı köyünde 2’nci Hudut Tabur Komutanlığı’na bağlı Öncü Hudut Karakolu ekipleri, sınır hattında devriye gezerken, Suriye’den Türkiye’ye kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından getirilen 2 bin 454 paket hap, 900 paket fitil, 100 miligramlık toz ilaç, 200 tüp 8 miligramlık sıvı ilaç, 95 tüp 30 miligramlık sıvı ilaç, 100 tüp 600 miligramlık ilaç, 10 adet hap, 2 bin 300 paket 400 miligramlık hap ele geçirildi.

    Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

  • “Türkiye’de Karakol Ve Sınır Güvenliği” Paneli

    Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, “Sınır güvenliği konusunda her ihtiyaca cevap verecek tek bir çözüm yok. Çözümler bölgeye ve tehdide göre değişken olmalıdır. Güvenlik, teknolojik çözümlerle desteklenmelidir” dedi.

    Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM) ve SETA tarafından Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda “Türkiye’de Karakol ve Sınır Güvenliği” konulu panel düzenlendi. Panelde konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, karakol ve sınır güvenliği analizi denildiğinde bu kavramın artık çokça tartışıldığını belirtti. Konunun yeni olmadığını, uzun zamandır tartışıldığını anlatan Demir, SSM tarafından sınır güvenliği ve karakollar konusunda 2014 yılında analiz çalışmalarının yapıldığını hatırlattı. Demir, karakollar ve sınırların yerinde ziyaret edildiğini belirterek, “Bu çalışmanın amacı kara sınırlarımızda yapılan yasa dışı geçişleri önlemek ve yerinde tespit etmek için nelerin yapılabileceğini anlamaktı. Sınır güvenliğinde en büyük tehdit terör olarak görünüyor. Diğer bir konu da yasa dışı göç ve insan kaçakçılığı. Suriye sınırı düz bir sınır ve iç savaşın getirdiği sorunlar da ayrı bir etmen. Sınır güvenliği konusunda her ihtiyaca cevap verecek tek bir çözüm yok. Çözümler bölgeye ve tehdide göre değişken olmalıdır. Güvenlik, teknolojik çözümlerle desteklenmelidir” dedi.

    “KATMANLI BİR KOMUTA SİSTEMİ GEREKLİ”

    Katmanlı bir komuta kontrol mimarisine sahip olmanın önemine dikkat çeken Demir, hedef tespiti, tanımlama ve değerlendirme görevlerini yerine getirecek sistemlerin de gerekli olduğunu kaydetti. Demir, bölgesel harekat merkezlerinin oluşturulmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, “Bölgesel ve yerel unsurların birbirlerine bağlanacağı bir komuta kontrol katmanı da oluşturulmalıdır. Sabit ve dağıtım sitemlerinin güvenliğini de atlamamamız gerekiyor. Sınır güvenliği ile bunları ayrı tutamayız. Bu hatları düşündüğümüzde siber güvenlik devreye girmekte. Hem tesislerin hem de aktarma hatlarının güvenliğini riske atan tehditlerin en büyüğü siber tehditler. Boru hatlarına en büyük zararı veren tehditler hırsızlık ve sabotaj olarak ortaya çıkmakta” ifadelerini kullandı.

    “NEYE VE KİME KOMŞUYUZ?”

    SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş ise sınır güvenliği meselesinin artık kavramsal olarak değiştiğini belirterek, “Küresel ölçekte yaşadığımız dönüşüm ve değişim sınır güvenliği anlayışını değiştiriyor” dedi.

    Her ülkenin tehditleri farklı olduğu için her ülkeye göre sınır güvenliğinin anlamının farklı olduğunu anlatan Yeşiltaş, şunları söyledi:

    “Bir ülkede uygulanan bir modeli kendisine transfer etmenin çok işe yaramadığı bir süreçle karşı karşıya olabiliriz. 11 Eylül sınır güvenliğini çok mikro hale getirdi. Sınır güvenliği insanı bir noktadan başka bir noktaya ulaşmaması için uygulanan bir sistem haline getirdi. Sınır güvenliği parametreleri değişti. Devletler çok akışkan bir tehdit meselesiyle karşı karşıya olduklarını gördüler. Artık Arap baharının ortaya çıkardığı bambaşka bir tehdit yelpazesiyle karşı karşıyayız. Terörün aldığı form, onun hızlı hareket etme kabiliyeti artık net olarak görülüyor. Bu çok asimetrik bir tehdit. Standart devlet kurumsallaşmasıyla baş edilemeyecek bir tehdit. Suriye krizi de Türkiye’nin Ortadoğu sınırını birdenbire istikrarsızlaştıran bir durum ortaya çıkardı. Neye ve kime komşuyuz? Güvenliğimizi nerede başlatacağız? Bir ön hat meselesi mi Türkiye için daha önemli olacak? Klasik sınır tanımının ötesine geçmemiz lazım. Tehdidin doğası hızla değişiyor ve aktörler de değişiyor. Bu tehditlere karşı siyaset oluşturulması ve uygulanması devlet olarak çok zorlaşıyor.”

    “YERLİ OLARAK ÇÖZÜLMELİ”

    ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Suat Bengür, ASELSAN’ın bu zamana kadar sınır güvenliği konusunda çok sayıda projeye imza attığını vurguladı. Sınır güvenliğindeki yeni tehditlere kurum ve teknolojik olarak da hazır olunması gerektiğini dile getiren Bengür, “Güvenlik konusu mahrem bir konu. Ülke içinde yerli olarak çözülmesi gerekiyor. İhtiyaç makamı ve tedarik makamı ile çok koordineli bir takım çalışması gerekiyor. ASELSAN olarak bunlara çok hazır olduğumuzu görüyoruz. Türkiye’nin sorunları Türkiye’ye özel. Bulunduğumuz coğrafya sürekli yeni fikirler ve çözümler üretmemizi gerektiriyor. Türkiye’de sınırlarındaki tehdit çeşitliliği başka hiçbir yerde yok. Bu kadar çok tehdide teknolojik olarak hazırlıklı olmamız gerekiyor. Tüm bu çeşitli tehditleri önlemek için entegre bir güvenlik sistemini üretecek kabiliyetimiz var” dedi.

    “ÜÇ KURUM ARASINDA İŞBİRLİĞİ”

    Etkinliğin sonunda SSM, SETA ve STM, birikim ve tecrübelerini bir araya getirmek, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölge içerisinde bilimsel ve entelektüel bir ağırlık merkezi oluşturmak amacıyla çalışmalar yapmak için bir işbirliği protokolü imzaladı. Protokol ile ulusal ve bölgesel savunma ve güvenlik stratejileri, savunma sanayisine yönelik sanayi politikaları, sanayileşme altyapısı ve yerlileştirme politikaları, Ar-Ge ve teknoloji yönetimi stratejisi, tedarik yönetimi stratejisi konusunda ortak çalışmalar yürütülecek.

  • Nazilli Belediyesi Sosyal Belediyecilik Hizmetlerinde Sınır Tanımıyor

    Nazilli Belediyesi sosyal belediyecilik hizmetlerinde sınır tanımıyor. Nazilli Belediyesi 2 şer kişiden oluşturduğu ekipler ile evlerinden çıkamayan yatalak hasta ve yaşlı kişilerin haftalık ve aylık kişisel bakımlarını yapıyor.

    Nazilli Belediyesi tarafından oluşturulan 2 şer kişilik ekipler evlerinden çıkamayan yatalak hasta ve yaşlı kişilerin haftalık ve aylık kişisel bakımlarını yapıyor. Önceliğin ihtiyaç sahiplerine verildiği hizmette özellikle bu kişilerin el ayak tırnak kesimleri ve temizliği, saç kesimi erkeklerde saç sakal traşı ile gerekirse vücut temizlikleri yapılıyor. Yoğun talep gören hizmet Nazilli Belediyesince oluşturulan ekipler tarafından hafta içi her gün merkezde ve tüm mahallelerde yatalak hasta ve yaşlı kişilerin bizzat evlerine gidilerek yapılıyor.

    “Her koşulda ve her şartta halka hizmet etmek bizim görevimizdir”

    Ekibin faaliyete geçtiği günden bu yana çok fazla talep gördüğünü, haftanın her günü yoğun bir şekilde gerçek ihtiyaç sahibi kişilere hizmet verildiğini ve bu hizmeti Nazilli merkez ile mahallelerinde sürdürüldüğünü belirten Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık her geçen gün sayının daha da arttığını vurgulayarak, “Oluşturduğumuz bu ekibe yoğun ilgi ve talep geliyor. Bu güne kadar sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde pek çok hizmeti vatandaşlarımıza sunduk. Sosyal Belediyecilikte önceliğimiz ihtiyaç sahibi kişilerin yanlarında olmaktır. Onlara hizmeti sunarken mutlu olmalarını sağlamaktır. İhtiyaç sahibi kişinin ve yakınlarının da memnuniyetle karşıladığı hizmetimiz ile ihtiyaç sahibi kişilerin yaşam kalitelerinin artmasını sağlamıştır. Unutmamalıyız ki; bir gün hepimiz bakıma muhtaç yatalak bir hasta haline gelebiliriz. Kendi kişisel bakımlarımızı yapamayacak halde olabiliriz. Bu bakımlarımızı yapabilecek etrafımızda kimseleri bulamayabiliriz. Biz de bunları düşünerek böyle bir hizmeti uygulamaya koyduk. Bu hizmeti verilmeye başladığı andan itibaren de misyonumuz kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak ihtiyaç sahibi kişilere de o şekilde davranmaya özen göstermek oldu. Bizim tek derdimiz var, her koşulda ve her şartta halka hizmet etmektir” dedi.

  • Osmangazi Hizmette Sınır Tanımıyor

    Osmangazi Belediyesi’nin hizmetleri ilçe sınırlarını aştı. Mustafakemalpaşa ilçesinde evinde düşerek kalçasını kıran ve eşi tarafından bakımı güçlükle yapılabilen 70 yaşındaki Güler Şahin, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın devreye girmesi üzerine, belediyeye ait ambulansla evinden alınarak Ali Osman Sönmez Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne yerleştirildi.

    Sosyal sorumluluk projeleri ile ilçede çalmadık kapı bırakmayan, 7’den 70’e yardıma muhtaç vatandaşların derdine çare olan Osmangazi Belediyesi, ilçe dışından gelen taleplere de sessiz kalmıyor. ‘Belediyem Benimle’ proje ekibinin çalışmaları sırasında, Mustafakemalpaşa ilçesinde düşüp kalçasını kırdığı için bakıma muhtaç olduğunu söyleyen 70 yaşındaki Güler Şahin’in yardım talebi karşısında harekete geçen Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Sadi Kurtulan ile temasa geçerek, aileye yardımcı olmak istediğini iletti. Her iki başkanın görüşmelerinin ardından, eşi Kenan Şahin ile evde yalnız yaşayan yaşlı kadının huzurevine yerleştirilmesi için teşebbüste bulunuldu.

    Ali Osman Sönmez Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ile irtibata geçilerek, yaşlı kadının kalmasıyla ilgili işlemlerin tamamlanmasının ardından, Belediyem Benimle ekibi ambulansla Mustafakemalpaşa’ya giderek Güler Şahin’i evinden aldı. Şahin’in evden alınması sırasında yaşlı çifti yalnız bırakmayan Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Sadi Kurtulan, “Bu topraklarda yaşayan herkes bizlere emanet. Güler teyzemizde, Osmangazi Belediye Başkanımız Mustafa Dündar’ın katkısıyla huzurlu bir ortamda yaşama imkanına kavuşuyor. Bizim aile yapımızdaki o birlik, beraberlik ve paylaşma duygusunun belediyeye yansımış yüzünü bu gün burada görmüş oluyoruz” dedi. Başkan Kurtulan, evinden sedyeyle taşınmasına da yardımcı olduğu yaşlı kadına ambulansa kadar eşlik ederek uğurladı.

    Osmangazi Belediyesine ait ambulansla yola çıkan Güler Şahin ile eşi Kenan Şahin’i, Ali Osman Sönmez Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde Başkan Dündar karşıladı. Yaşlı çifte geçmiş olsun diyen Başkan Dündar, “Belediyem Benimle’ projesi ile Osmangazi’de vatandaşımızın derdini dinleyip, ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyoruz. Güler teyzemiz, eşi ve akrabaları aracılığı ile bizden yardım talep etti. Bizlerde imkanlarımızı zorlayıp kendisini Mustafakemalpaşa’dan alarak huzurevine yerleştirilmesine aracılık ediyoruz. Sosyal devlet ve sosyal belediyeciliğin güzel bir örneği. Önemli olan onların mutlu ve sağlıklı şekilde yaşaması. Bizler her zaman halkın yanındayız” dedi.

    Dündar, ambulanstan indirilerek kalacağı odasına götürülen Güler Şahin’i odasına kadar yalnız bırakmadı. Yatağına yatırılan kadınla sohbet eden Dündar, ardından huzurevinde kalan yaşlıların yanına inerek dertlerini dinledi.

  • Arnavutluk’ta Sınır Ve Göç Bölge Müdürlüğü’ne Donanım Desteği

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Arnavutluk İçişleri Bakanlığı Tiran Sınır ve Göç Bölge Müdürlüğü’ne donanım desteğinde bulunuldu.

    TİKA, Arnavutluk’ta gerçekleştirdiği projelerle faaliyetlerine devam ediyor. Arnavutluk İçişleri Bakanlığı Tiran Sınır ve Göç Bölge Müdürlüğü yetkilileri TİKA Tiran Koordinatörlüğüne gerçekleştirdikleri ziyarette, yeni binalarında kullanılmak üzere kamera, bilgisayar, klima, masa ve sandalye gibi bazı malzemelerin temini için destek talebinde bulunmuştu.

    Arnavutluk’ta ikamet eden yabancıların ilk başvuruda bulundukları devlet dairelerinden biri olan Sınır ve Göç Bölge Müdürlüğü’nün verdiği hizmetlerden Arnavutluk’ta bulunan Türk vatandaşları da faydalanıyor. Arnavutluk’ta yaşamaya, çalışmaya ve özellikle de yatırım yapmaya gelen Türk vatandaşlarına daha iyi şartlarda hizmet verilmesi yönünde katkıda bulunulacağı çerçevesinde ihtiyaç duyulan malzemeler temin edilerek yetkililere teslim edildi.

    Bu kapsamda TİKA tarafından gerçekleştirilen projeyle Tiran Sınır ve Göç Bölge Müdürlüğü bünyesindeki hizmet kalitesinin arttırılmasına katkıda bulunuldu. Projenin tamamlanması dolayısıyla Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Hidayet Bayraktar ve TİKA Tiran Koordinatörü Prof. Dr. Birol Çetin, Sınır ve Göç Müdürlüğünü ziyaret etti.

    Ziyarette Türkiye’ye ve TİKA’ya teşekkürlerini sunarak, yapılan yardımlar sayesinde artık ülkedeki yabancılara daha iyi hizmet verebileceklerini ifade eden Sınır ve Göç Müdürü Kastriot Skenderaj, çalışmaları ve TİKA’nın verdiği destek hakkında Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Bayraktar’ı bilgilendirdi. Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Bayraktar ise, Türkiye’nin TİKA aracılığıyla her alanda Arnavutluk’a destek vermeye ve katkı sağlamaya devam edeceğini ifade etti.

    TİKA Tiran Koordinatörü Prof. Dr. Birol Çetin de Arnavutluk’taki tüm yabancıların oturma izinlerinin bu müdürlük tarafından verildiğine dikkat çekmek suretiyle Arnavutluk’a desteklerinin her alanda devam edeceğini söyledi.