Etiket: Sınıfında

  • Koronayı yenen öğretmen soluğu sınıfında aldı

    Koronayı yenen öğretmen soluğu sınıfında aldı

    Afyonkarahisar’da bir ilkokul öğretmeni, yakalandığı korona virüsü atlatmasının ardından karantina süresi biter bitmez soluğu çok sevdiği sınıfında aldı. Boş sınıfta öğrencileri ile online olarak ders yapan Afyonkarahisar TOKİ Mevlana İlkokulu 1. sınıf öğretmeni Akile Tikit, boşta olsa çok özlediği sınıfına kavuştu.

    Afyonkarahisar TOKİ Mevlana İlkokulu 1. sınıf öğretmeni Akile Tikit, geçtiğimiz günlerde korona virüse yakalandı. Uzun süre tedavi gören ve hastalığı atlatan Akile öğretmen, karantina süresinin bitmesinin ardından soluğu çok sevdiği okulunda aldı. Boş sınıfta öğrencileri ile EBA üzerinden online olarak ders yapan Tikit, karantina sürecinin çok zor olduğunu belirterek, öğrencilerini çok özlediğini söyledi. Tikit, “Hiç kimsenin başına gelmesini istemem. Sadece kendimizin tedbir alması yetmiyor, herkesin tedbir alması lazım. Bu süreçte öğrencilerimizden de ayrı kalıyoruz. Herkesten ricamız maske, sosyal mesafe ve hijyenimize dikkat edersek inşallah bu süreci atlatacağız. Ciddi bir şekilde kötü bir hastalık. Çok özlüyorum öğrencilerimi. Tatillerde bile internet üzerinden ders yapıyorduk biz ama bu hastalık sürecinde çok zordu. Onlarla görüşemedik çok uzun bir süre, onlar da beni çok özlemiş, ben de onları çok özledim. Uzaktan da olsa onların sağlıklı olduğunu bilmek beni mutlu ediyor. İnşallah en kısa zamanda öğrencilerime kavuşmak istiyorum” dedi.

    “Boşta olsa sınıfta ders yapmak bana iyi geldi”

    Boşta olsa sınıfın duygusal anlamda birçok şey hatırlattığını kaydeden Tikit, “Kısa süre de olsa sınıf atmosferinde ders anlatmak bana da iyi geldi. Öğrencilerim de çok sevindiler bu sürprize ve onlar da çok mutlu oldular. Onları çok seviyorum. Bu süreci evlerinde sıkılmadan atlatmaları için elimden gelen he şeyi yapıyorum. Mutlu günlerde, sağlıklı günlerde kavuşmak istiyorum öğrencilerimle” diye konuştu.

  • Haluk Bayraktar: “’Türkiye’nin yüksek teknoloji sınıfında 3,5 milyar dolarlık gibi ihracat rakamı var”

    Haluk Bayraktar: “’Türkiye’nin yüksek teknoloji sınıfında 3,5 milyar dolarlık gibi ihracat rakamı var”

    Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, “Türkiye’nin yüksek teknoloji sınıfında 3,5 milyar dolarlık gibi ihracat rakamı var. Eğitim bu durumun en önemli bileşeni. A sınıfı işler, A sınıfı donanımlı insanlarla yapılabiliyor. Bu anlamda da ekosistemi güçlendirmemiz gerekiyor’’ dedi.

    Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV) tarafından Harbiye Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen Özgün İyi Yönetim Uygulamaları Forumu’na (IBPF 2019) katıldı. Forum kapsamında düzenlenen ’Türkiye’nin Geleceği İçin Eğitim İhtiyaç ve Çözümleri’ isimli panelde konuşan Bayraktar, TÜBİTAK’ın yaptığı çalışmalar, teknolojide eğitimin önemi ve kurulacak Deneyap Proje Atölyeleri hakkında açıklamalarda bulundu.

    “Dünya şu anda insansız otomobillere gidiyor”

    Konuşmasında TEKNOFEST’te değinen Haluk Bayraktar, “Bu sene roket yarışmasına 550 takım başvurdu. Bu sene uçan araba hedefini koyduk. Dünya şu anda insansız otomobillere gidiyor. Bizim, onun daha da ilerisini hedeflememiz lazım. O da uçan arabalardır. Bu sene uçan araba yarışmasını koyduk. Temel kriterimiz, gençlerimizi özgüveni yüksek, erken yaşta somut proje odaklı, takım halinde eğitimleri vererek ülkesine katma değeri yüksek teknolojiler geliştirir hale getirmek misyonumuz” dedi.

    “TÜBİTAK yılda 35 bin kadar projeye destek veriyor”

    TÜBİTAK çalışmaları hakkında bilgiler varan Bayraktar, “2002 yılında Türkiye’de 200 adet patent üretilirken, şimdi ise 7 bine ulaştı. Tabii ki yeterli değil. Tam zamanlı AR-GE çalışanına bakıyorsunuz 150 binlere ulaşmış durumda. TÜBİTAK, Türkiye’de yapılan AR-GE araştırmasının (yaklaşık 35 milyar TL) bunun yüzde 10’unu yapıyor. TÜBİTAK’ın hem araştırmaları yapan enstitüleri var hem de araştırmaları destekliyor. Yılda 35 bin kadar projeye destek veriyor. Bu 35 bin projenin 20 bini akademik destekler. Destek almak için şirketler başvuruyor. Başvuran 10 şirketten 6’sı destek alıyor. Bu yüksek bir oran. Akademi tarafında bu yüzde 13’lerde, şirkete tarafında yüzde 60’larda. Üniversite sanayi tarafına yönelik ciddi anlamda programlar var’’ şeklinde konuştu.

    “Türkiye’nin Lider Araştırmacılar Programı’nda önemli destekler var”

    Bayraktar sözlerine şöyle devam etti: “Geçen aylarda Sanayi Doktora Programı açıklandı. Buna yaklaşık 520 kişi hak kazandı. Yani okurken bizzat sanayide çalışması çok önemli. Bir değeri ise Lider Araştırmacılar Programı. Dünya bütün ülkeler bunu yapıyor. Beyin göçü, dünyada herkesin sorunu. Bunlarının tamamının araştırması yapıldı ve Türkiye, Lider Araştırmacılar Programı’nı yayınladı ve dedi ki; dünyanın en iyi 100 üniversitesindeyseniz veya en çok AR-GE yapan 2 bin 500 firmasından birinde çalışıyorsanız, kategorilerine ayırarak araştırma desteği, bursiyer desteği gibi çok büyük fonlar sağlayacak. Aylık 3 milyon TL’ye kadar proje desteği, aylık 25 bin TL gibi maaş desteği gibi destek var. Buna 42 başvuru oldu, 83’ü yabancı. İçlerinden bir tanesi Nobel’e aday gösterilecek hatta isimleri yakın zamanda açıklanacak. Dolayısıyla TÜBİTAK’da şöyle bir yapı ön görülüyor: “Daha önce girdi odaklı destek vardı, şimdi sonuç odaklı desteklere doğru gidiyor”. TÜBİTAK sadece kendi başına organize edip başvurulara destek vermesin, o işlerde de ön filtreleme yapan ayrı merkezler olsun”.

    “Türkiye’nin yüksek teknoloji sınıfında 3,5 milyar dolarlık gibi ihracat rakamı var”

    Türkiye’deki teknoloji çalışmalarına vurgu yapan Bayraktar, “Türkiye’de 2000’li yılarda 2 tane teknopark vardı, şu anda 83 tane teknopark var. Bunların içinde kurulu 5 bin tane firma var. Biz bir girişimdik, 7 kişi başladık bugün 600 kişiyiz. Birçok katma değerli teknoloji geliştiriyoruz. Bu 5 bin firmadan çıkabilecek potansiyelleri düşünün. Bu 5 bin firmanın yürüttüğü 30 binin üzerinde proje var. Bunun dışında 209 üniversitemiz var. Türkiye’nin yüksek teknoloji sınıfında 3,5 milyar dolarlık gibi ihracat rakamı var. Eğitim bu durumun en önemli bileşeni. A sınıfı işler, A sınıfı donanımlı insanlarla yapılabiliyor. Bu anlamda da ekosistemi güçlendirmemiz gerekiyor. Bizi ileriye taşıyacak olan bu ekosistem. TÜBİTAK’da artık kurgusunu ve yapısını tamamen; kendisi AR-GE yapıp üretim tarafına giren değil, kesinlikle daha çok özel sektöre altyapısını sunan, kendi altyapısını kullanıma açan, kendi içinde kapanık olmayan ve bütün katmanlara yayın şekilde yapıyor” diye konuştu.

    “2021’e kadar 81 ilde 100 Deneyap Proje Atölyesi kurulacak”

    Deneyap Projesi Atölyesi’ne dikkat çeken Bayraktar, “İstanbul’da başarılı olduktan sonra TÜBİTAK, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde tüm Türkiye’ye yayma kararı alındı. Önümüzdeki ay 12 ilde açılıyor. Sınavları yapıldı, 80 bin öğrencimiz başvurdu. 2021’e kadar 81 ilde 100 Deneyap Proje Atölyesi kurulacak. 12 il arasında Hakkari de var, Edirne de var, Muğla da var, Trabzon da var. Bu eşitliğin toplumun tüm katmanlarına sunulması çok önemli. Ülkenin geleceğinde yer alacak önemli alanlar; üretim, tasarım, kodlama, elektronik gibi alanlarda eğitimler sunulması gerçekten çok önemli. İnşallah Deneyap Teknoloji Atölyeleri’den 3 yıl içerisinde 50 binin üzerinde gencimiz, bizzat eğitmenlerle çalışacak. Çağrı açıldı ve 4 bin 500 gönüllü eğitmen başvurdu. Onların eğitici eğitimleri TÜBİTAK bünyesinde üniversiteden hocalarımızın desteğiyle veriliyor” ifadelerini kullandı.

    Beyin göçü konusunda açıklama yapan Bayraktar, “Bu konu çok konuşuluyor, savunma sektörüne özel de konuşuyor. Rakamlara baktım, savunma sanayide çalışan 60 bin kişiden 500 kişi gözüküyor. Bu insanlar donanımlı ve yetişmiş insanlar. Türkiye’de en katma değerli ürünlerin üretildiği alan savunma, bu alanda bu kadar kişi var. Bu çok fazla dile getirilecek konu değil. Bu tarz projelere, ortamlara ve organizasyonlara destekleri arttırmamız çok önemli.Tabii ki bizim, bu altyapıyı oluşturmamız lazım” şeklinde konuştu.

  • Arapça hazırlık sınıfında başarılı olan öğrenciler Türkiye’ye geri döndü

    Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesinde (AKİF) Arapça hazırlık sınıfında başarılı olan öğrenciler dil öğrenimi almak üzere Türk Anadolu Vakfı ve hayırsever vatandaşların da katkılarıyla Ürdün’ün başkenti Amman’da yer alan Îvan Enstitüsünde yaklaşık 1 buçuk ay süren eğitimlerini tamamlayarak yurda döndü.

    NEÜ’lü öğrenciler bu süreçte uzman hocalar tarafından verilen derslerin yanı sıra, Ürdün Üniversitesinin zengin imkânları ve Ürdün halkının sıcakkanlı yaklaşımları sayesinde, Arapça konuşma becerilerini geliştirme imkânı buldular. Bu eğitim sürecinde öğrenciler, Amman Kalesi, Roma Amfitiyatrosu, Petra Antik Kent, Ceraş Antik Kent, Vadi Rum, Akabe, Aclun Kalesi, Salt Türk Şehitliği gibi daha pek çok önemli mekânı da ziyaret ederek Ürdün kültürünü ve tarihini yakından tanıma fırsatını yakaladılar.

    Böyle bir etkinlikle hem gezip gördüklerini hem de yeni şeyler öğrendiklerini kaydeden öğrenciler de bu süreçte emeği olan herkese teşekkürlerini ilettiler.

  • Hastane Sınıfında Karne Heyecanı

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Hematoloji-Onkoloji Bölümü’nde yatarak tedavi gören, aynı zamanda eğitim alan lösemili öğrenciler karne heyecanı yaşadı.

    OMÜ Tıp Fakültesi içinde bulunan Şehit Onbaşı Yücel Ünsal İlk ve Ortaokulu’nun hastane sınıfında derslerine devam eden, yatarak tedavi gören 26 öğrenci iftihar belgelerini aldı. Hastane oyun odasında düzenlenen karne törenine öğrencilerin oldukça heyecanlı oldukları gözlendi.

    Hastane sınıfı hakkında bilgi veren uzman öğretmen Necati Er, “17 Haziran Cuma günü 26 öğrenciye iftihar belgesi verdiklerini 2015-2016 eğitim öğretim yılı birinci yarı yıl 516 ikinci yarı yıl 571 toplamda 1087 öğrenciyle çalışma yapıldı. Okullarına not gönderilen birinci ve ikinci yarı yıl da toplam 39 öğrencinin notlarının okullarını gönderilerek sınıflarının geçmeleri sağlandı. Tüm öğrencilerimize acil şifalar dilerim” dedi.

  • Ana Sınıfında Değerler Eğitiminde Sorumluluk Haftası

    Kütahya’nın Hisarcık ilçesi Atatürk İlkokulu ana sınıfında Değerler Eğitiminde Sorumluluk Haftası düzenlendi

    Okul Öncesi Öğretmeni Oytun Ovalıoğlu, Değerler Eğitiminde uygulamaya koydukları Sorumluluk Haftasıyla çocukların kişilik gelişimlerine katkıda bulunmak ve öğrencilere sorumluluk almanın önemini öğretmek amacında olduklarını belirtti.

    Ovalıoğlu, “Sorumluluk haftamızda yumurtalarını bir hafta boyunca okuldan eve evden okula kırmadan taşıyan, unutmayan, sahip çıkan çocuklar, sorumluluk taçlarını aldılar. Bu etkinliğin öğrencilerimizin sorumluluk alma, bağımsız iş yapabilme becerilerinin gelişmesine büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz.” dedi.(MA-EFE)