Etiket: Sinemasının

  • (Özel Haber) Türk sinemasının “Sultanı”nın gözyaşları

    Yeşilçam’ın Sultanı Türkan Şoray, Üsküdar’da sevenleriyle bir araya geldi. Şoray, gördüğü yoğun ilgi karşısında gözyaşlarına boğuldu.

    Üsküdar Belediyesinin düzenlediği sunucu Pelin Çift’in Yeşilçam Söyleşileri kapsamında sunduğu programın konuğu Yeşilçam’ın “Sultan”ı Türkan Şoray oldu. Usta sanatçı sahneye gelir gelmez, salonu tıklım tıklım dolduran sevenleri Şoray’ı dakikalarca ayakta alkışladı. Türkan Şoray, gördüğü yoğun ilgi karşısında gözyaşlarını tutamadı. Vatandaşlar, Türkan Şoray’ı izlemek için salonu doldururken, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de izleyenler arasında yerini aldı. Başkan Türkmen, program sonunda Türkan Şoray’a Osmanlı’da sarayın sultanlarını simgeleyen bir maket hediye etti. Şoray, sevenlerini arkasına alarak özçekim yapmayı da ihmal etmedi.

    “Şöhret hiçbir zaman benim için önemli olmadı”

    Şöhretin hiçbir zaman kendisi için önemli olmadığını belirten usta sanatçı Türkan Şoray, “Benim için bugün o kadar güzel bir gün ki bunu tüm kalbimle söylüyorum. Sevilmek her şeyin üstünde benim için. Şöhret hiçbir zaman benim için önemli olmadı, önemli olan bu saatte buraya gelen bu kalabalık. Hiçbir zaman da ‘ben şu oldum’ demedim. Zaten bizim seyircimiz de hemen samimiyeti hissedebiliyor. Bunu benim seyircimin hissettiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Türk sinemasının ’Sultan’ı Başkentte

    Türk sinemasının en önemli isimlerinden Türkan Şoray, Anneler Günü’ne özel bir etkinlik için Başkent Ankara’da hayranlarıyla buluştu.

    Unutulmaz filmlerle gönüllere taht kuran ve toplamda 222 filmde rol alan Şoray, Ankara’da bir alışveriş merkezinde sevenleriyle bir araya geldi. UNICEF Türkiye tarafından iyi niyet elçisi olarak seçilen Şoray, annelik ve sinema anılarını hayranlarıyla paylaştı.

    İlk olarak engelli hayranları ile fotoğraf çektiren ünlü sanatçı, ardından son çıkarttığı ‘Sinemam ve Ben’ adlı kitabını okurları için imzaladı.

  • Türk Sinemasının ’Sultan’ı, Ataşehir’de Atıf Yılmaz’ı anma programına katıldı

    Ataşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Atıf Yılmaz’ı anma programına katılan Türk Sinemasının Sultanı Türkan Şoray, Atıf Yılmaz’a ayrı bir hayranlık duyduğunu belirtti. Şoray, “Bir keresinde de çok küstüm ona. Öyle karşımda tatlı tatlı güldüğü zaman affetmemek mümkün mü? Atıf Bey sizde şeytan tüyü var diyordum. Yani mümkün değil bana ne yaparsa yapsın hemen affediyordum” dedi.

    Türk Sinemasının sultanı Türkay Şoray Ataşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Atıf Yılmaz’ı anma etkinliğine katıldı. Ataşehir Belediyesi Mustafa Saffet Kültür Merkezinde gerçekleşen anma toplantısına Atilla Dorsay ve Deniz Türkali de katıldı. Dorsay, Yılmaz için, “Yeşilçam’a katkısı kadını konu almaya başlamasıdır. Bu akımı başlatan ilk filmi Mine’dir ve Türkan Şoray vardır. Atıf Yılmaz, hayatımda en sevdiğim insanlardan biri oldu” diye konuştu.

    Atıf Yılmaz’ın feminizm hareketinden etkilendiğini söyleyen Türkali ise yönetmenin 1980 sonrası yapıtlarında bu akımın önemli olduğunu aktardı. Türkali’nin, “Atıf’a soruyorlardı Türkan Şoray’a aşık mısın diye, Türkan Şoray’a aşık olmayanın alnını karışlarım diye cevap veriyordu” sözleri dinleyicileri kahkahaya boğdu.

    Söyleşi sonrası Atilla Dorsay’ın Türkan Şoray’ı konu aldığı kitaplarını Dorsay ve Şoray birlikte imzaladılar.

    “Yönetmenlik yaptığım filmlerden onu taklit etmeye çalıştım”

    Usta yönetmenin kadına özel bir önem verdiğini, bu önemin de sinemasına yansıdığını ifade eden Şoray, Yılmaz’ın toplumsal sorunları kadın üzerinden anlattığının altını çizdi. Şoray, “Çok bunaldığım mesleğimde neler yapacağıma karar veremediğim zaman hemen arar Atıf beye sorardım ben. Bu rolü oynasam mı? Ne yapsam diye. O kadar alışmıştık ki Atıf Bey’le günde neredeyse 2, 3 defa görüşürdük. Uzun süre elim hep telefona gitti. Çok güç alıştım yokluğuna. Türk sinemasını var eden üç dört temel taşlarından biridir. Lütfi Akad, Halit Refiğ, Metin Erksan. Türk sineması oradan var oldu, yoktan var oldu. Bu insanlar inançlarıyla Türk Sinemasını var ettiler. Sete geldikleri zaman beklerdik yönetmen ne yapacak kamerayı nereye koyacak diye. Atıf Bey’de bu yoktu inanılmazdı, bu kadar işini bilen biriydi. Kroki çizerdi akşamdan ben daha sonra yönetmenlik yaptığım filmlerden onu taklit etmeye çalıştım. O kadar çabuk film nasıl biter anlamazdık” dedi.

    “Atıf bey sizde şeytan tüyü var diyordum”

    Bugüne kadar 220 filmde rol aldığını belirten Şoray, Atıf Yılmaz’a ayrı bir hayranlık duyduğunu söyledi. Şoray,

    “Benim şöyle bir şansım ayrıcalığım oldu, Lütfü Akad ile belli bir yaş farkımız vardı, bizim film setleri bir disiplin vardı. Kimse yüksek sesle konuşmaz, herkes birbirine saygılı, sevgiliydi. Mesela yönetmen olduğu zaman biz Lütfi Akad’ın karşısında titrerdik. Atıf Yılmaz’la artık öyle bir hale geldik ki özel hayatımızda dostluğumuz olduğu için ben nikah şahitleri oldum. Gündüz sette akşam onların evinde olurduk. Özel dostluğumuz çok gelişti. Bir keresinde de çok küstüm ona. Fakat sürekli ağzında böyle sigarası vardı, o konuşurken sigara düşmezdi. Hayretle bakardım ona. Öyle karşımda tatlı tatlı güldüğü zaman affetmemek mümkün mü? Bana ne yaparsa yapsın Atıf bey sizde şeytan tüyü var diyordum. Yani mümkün değil bana ne yaparsa yapsın hemen affediyordum. Kadın erkek eşitliği feminizm konuşulduğu zaman en çok destekleyen Atıf Yılmaz’dı” diye konuştu.

  • Türk sinemasının ’Sultanı’ Marmaris’te tatilin keyfini çıkarıyor

    Türk sinemasının ’Sultan’ Türkan Şoray, kızı Yağmur Ünal ve kardeşi Nazan Şoray ile birlikte bindikleri ‘Simay’ adlı yatla Güney Ege’de tatilin keyfini sürüyor.

    Şoray ailesi, bölgenin Anadolu ve Yunanistan kıyılarına da uğramayı ihmal etmiyor. Datça ve Marmaris kıyılarının yanı sıra komşu ülke Yunanistan’ın Simi ile Kos adalarına da gittikleri yerlerde, güneşin, denizin, doğanın tadını çıkaran aile, yöresel yemeklerin tadına bakıyor. Türkan Şoray, restoranlarda çalışanların, tatilcilerin, yerel halkın fotoğrafı çektirme isteklerini de geri çevirmiyor. ‘Sultan’, son olarak Marmaris’in Orhaniye Mahallesi Kızkumu mevkiindeki restoran işletmecileriyle de hatıra fotoğrafı çektirdi. İşletmeciler, “Sultanımız, sıcak ve güler yüzlü davranışları ile kalplerimizi bir kez daha kazandı” dedi.

  • KBÜ’de Türk Sinemasının Geleceği Konuşuldu

    Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Melek Yüksekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümü tarafından Görüntü Yönetmeni, Yönetmen Tevfik Şenol ve Senarist/Yönetmen Aybars Bora Kahyaoğlu’nun konuk olduğu “Türk Sinemasının Geleceği ve Belgesel Sinema” konulu söyleşi gerçekleştirildi.

    Demir Çelik Enstitüsü Konferans Salonu’nda gerçekleşen ve moderatörlüğünü Radyo ve Televizyon Bölümü Öğretim Görevlisi Musa Ak’ın yaptığı söyleşiye Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş ve Safranbolu Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. İsmail Rakıp Karaş’ın yanı sıra akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Söyleşide Türk sinemasının dünü bugünü ve geleceğine dair tecrübe ve düşünceler paylaşıldı.

    “SİNEMA TOPLUMUN BİR PARÇASIDIR”

    Sakarya Fırat, Deli Yürek, Ekmek Teknesi, Pars Narko Terör gibi Türk sinemasına yön veren yapımlara imza atan Yönetmen Tevfik Şenol konuşmasında, sinemanın toplumun bir parçası olduğunu ve ait olduğu topluma üstten bakamayacağını belirterek, “Ülkemizde günümüz sinemasında uluslararası alanda belgesel ve sinema filmi anlamında çok önemli projelere imza atıldı. Sinema toplumdan bağımsız olamaz. Sinema bütün sanat dallarıyla etkileşim içindedir. Sosyoloji, psikoloji ve resim sanatını bilmeden film yapılamaz” dedi.

    “SİNEMA FİLMLERİ VE DİZİ FİLMLERİ TOPLUMU YÖNLENDİRMEDE VE DEĞİŞTİRMEDE ÇOK ÖNEMLİ BİR ARAÇ”

    Pusat, Sakarya Fırat, Pars Narko Terör dizilerinin senaristliğini ve yönetmenliğini yapan Senarist/ Yönetmen Aybars Bora Kahyaoğlu ise özellikle dizi ve sinema filmlerinde senaryo yazım sürecinden bahsederek, sinema filmlerinin ve dizi filmlerin toplumu yönlendirmede ve değiştirmede çok önemli bir araç olduğunu dile getirdi.

    Öğrencilerle karşılıklı soru cevap şeklinde geçen söyleşinin ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş ve Safranbolu Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. İsmail Rakıp Karaş tarafından konuklara teşekkür plaketi ve çiçek takdim edildi.