Etiket: Sinemasının

  • Hint sinemasının ünlü ismi Amitabh Bachchan korona virüse yakalandı

    Hint sinemasının ünlü ismi Amitabh Bachchan korona virüse yakalandı

    Hint sinemasının dünyaca ünlü ismi Amitabh Bachchan korona virüse yakalandı.

    Hindistan’da korona virüs salgını etkisini arttırmaya devam ediyor. Hint sinemasının dünyaca ünlü aktörü Amitabh Bachchan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, korona virüs test sonucunun pozitif çıktığını ve hastanede tedavi altına alındığını duyurdu.

    Bachchan, “Covid-19 test sonucum pozitif çıktı. Hastaneye kaldırıldım. Hastane yönetimi konu ile ilgili bilgilendirildi. Aileme ve çalışanlarıma korona virüs testi yapıldı ve sonuçlar bekleniyor. Son 10 gün içinde bana yakın olan ve temasta bulunan herkes lütfen test yaptırsın” dedi.

    Bachchan, Hint sinemasının yaşayan efsaneleri arasında gösteriliyor. Ünlü aktör 50 yıllık kariyeri boyunca 180 filmde rol aldı.

  • Türk sinemasının ‘Sultanı’ Türkan Şoray’ı ağlatan açılış

    Yeşilçam’ın ünlü isimlerinden Türkan Şoray, Antalya’da adını taşıdığı ‘Türkan Şoray Kültür Merkezi’nin açılışına katıldı. Şoray, kendisine gösterilen ilgiden dolayı gözyaşlarını tutamadı.

    Türkan Şoray, Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yapılan ’Türkan Şoray Kültür Merkezi’nin açılışına katıldı. Yeşilbahçe Mahallesi’nde 677 seyirci kapasiteli ana salon ve 5 atölye, etkinlik amfisi ve sanat sokağına sahip Türkan Şoray Kültür Merkezinin açılışından adeta izdiham oluştu. Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Türkan Şoray’ı görmek isteyen vatandaşlar, alanları doldurdu. Şoray ise kendisine gösterilen ilgi ve övgüden dolayı gözyaşlarını tutamadı.

    “Gururların en büyüğünü yaşattı”

    Konuşmasını yapmak üzere sahneye davet edilen Şoray kendisini alkışlayan kalabalığı görünce heyecanlandığını belirterek, “Sevgili Antalyalılar sevginizle ve övgünüzle beni o kadar çok mutlu ettiniz ki. Hayatımın en güzel anını yaşıyorum. Ulu önderimiz Atatürk’ü sözüyle başlamak istiyorum. ’Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’ Sanat her şey demektir. Çağdaşlaşmanın yolu sanattan gelir. Ben de yıllarca sinemaya gönül verdim, emek verdim. Yıllarımın, emeğimin takdir ediliyor olması ve kültür merkezine adımın verilmiş olması bana gururların en büyüğünü yaşattı” dedi.

    “Sevgili kuluyum herhalde”

    Ölene kadar bu gururu taşıyacağını kaydeden Şoray, bu mutluluğu kendisine yaşatanlara teşekkür etti. Şoray, “Allah’a çok şükür. Sevgili kuluyum herhalde ölmeden bu güzelliği yaşamak herkese nasip olmaz. Ne diyeceğimi bilemiyorum” şeklinde konuştu.

    “Burası olmasa eksik kalırdı”

    Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal açılışa katılanlara teşekkür ederek, Sümer Ezgü ve Tarık Tarcan’ın da açılışa katıldığını kaydetti. Muratpaşa’ya dört buçuk yıl çok çalıştıklarını ifade eden Başkan Uysal, “Burası olmasa eksik kalırdı. Çevreci komşu kartımız, 7 tane patentimiz, kültür merkezlerimiz var ama burası olmasa temel şey eksik kalırdı. Bu temel eser olmasa bakış açısını yansıtmamış olurdu. Bütün milli bayramlarımız, özel günlerimiz hepsi tamam, bu eser olmasa yarım kalırdı. Turunç masamızı anmadan geçmeyelim bütün insanlara eşit davranmayı masamıza başardık. Ama bu bina olmasa eksik kalırdı. Bütün belediye hizmetlerini saymayayım hepsi için çok çalıştık ama bu bina çok özel. Müthiş sosyal hizmetler geliştirelim, kent kimliğimiz kuvvetli olsun, sevişelim etle tırnak olalım. Başka bir şeye daha ihtiyacımız var, sanata ihtiyacımız var. Bitkiye, hayvana, insana bir başka bakar” ifadelerini kullandı.

    “Herkesi kucaklasın istedik”

    Binayı Türkiye geneli bir yarışmayla projelendirdiklerini belirten Uysal şöyle konuştu:

    “Belediyeler ya da genel kamu yönetimi dev eserler, dev kuleler dikiyorlar. Dev eserler önemli değil, toplumda ne işe yaradığı önemli. Bu binamız hiçbir apartmanımızı gölgelemiyor. Şehri beton yığını yapmıyor. Bir eser yapalım diğer eserlere örnek olsun. Büyük bir estetik, büyük bir kültür merkezi olsun. Ayrıca gölge etmesin, kenti baskılamasın, arsız ve görgüsüz olmasın. Estetik ve kibar olsun, işlevi güçlü olsun istedik. Herkesi kucaklasın istedik. Ve Türkan Şoray ismi ortaya çıktı. Oynadığı bütün filmlerde haksızlıklara karşıydı, kendi kimliğini koruyan bir kadındı. Zalimden yana değil, masumdan yanaydı. Oynadığı bütün filmlerde çok güzeldi. Türk sinemasının yaşayan efsanesinin adını bu yüzden seçtik. Büyük bir sanat insanı olduğu için, onun adını verdik. Hayata karşı konuşan çok, insanı ayrıştırmak için konuşan çok. Siyasi çıkarlar için vatandaşa seslenen çok. Kabalık yapan çok ama biz hep sevgiden, saygıdan, barıştan yanayız. Öyle olmaya ve öyle kalmaya kararlıyız. Yaşasın sanat, yaşasın hayat. Kültür ve sanat merkezimiz Antalya’mıza hayırlı olsun. Sizin vergilerinizle yaptık, güle güle kullanın.”

    “Bu tür etkinliklerle dünyayla kucaklaşabilir”

    Türkan Şoray’ın Türk sinemasının sultanı olduğunu ifade eden KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, kültürün ayrı bir aktivite olduğunu söyledi. Kıbrıs’la Türkiye’nin ortak noktaları olduğunu kaydeden Bakan Özyiğit, “Dokusundan etkilenerek, gelmiş geçmiş topluluklara etkilenerek farklı bir yaşam biçimi vardır. Sizlerle birlikte Kıbrıs Türk halkı dünyayla kucaklaşmak istiyor. Dünyayla kucaklaşmanın siyasi nedenden dolayı kucaklaşamıyor. Bu tür etkinliklerle dünyayla kucaklaşabilir” dedi.

    Konuşmaların ardından Türkan Şoray ve beraberindekilerle birlikte kültür merkezinin açılış kurdelesi kesildi.

  • Feriye Sinemasının çatısında yangın çıktı

    Kabataş Erkek Lisesinin yanında bulunan restorasyon halindeki Feriye Sinemasında yangın çıktı.

    Kabataş Erkek Lisesinin yanında bulunan restorasyon halindeki Feriye Sinemasında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Sinemanın çatısında çıkan yangını çevredeki vatandaşlar fark etti. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Yangına İstanbul Büyükşehir Belediyesi Beşiktaş, Beyoğlu ve İstinye itfaiye grupları müdahale etti. Yangın kontrol altına alınırken ekiplerin soğutma çalışmaları devam ediyor.

  • Türk sinemasının efsanesi Sadri Alışık ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı

    Türk sinemasında derin iz bırakan Sadri Alışık, ölümünün 23. yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

    Komedi ve dram alanlarındaki başarılı oyunculuğu ile göz dolduran ve hafızalara kazınan karakterleri canlandıran Sadri Alışık için Zincirlikuyu’da bulunan mezarı başında anma töreni düzenlendi. Törene başta Sadri Alışık’ın oğlu Kerem Alışık olmak üzere yakınları, sanatçı arkadaşları ve sevenleri katıldı. Törende Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi. Senarist, yönetmen ve yazar Sefa Önal, Sadri Alışık ile olan arkadaşlığı ve anılarını anlattı.

    Törenin ardından açıklama yapan Kerem Alışık, babasına olan özlemini dile getirdi. Sadri Alışık’ı “halk” olarak nitelendiren Kerem Alışık, “Çok özlüyorum, çok özlüyoruz. Söyleyeceklerim bu kadar, derin, net ve kısa. Allah her şeyin çaresini, sabrını veriyor ama özlem duygusuna karşı biraz çaresiziz. Sesini, soluğunu, merhametini özlüyoruz. Duamızı, sevdamızı, vefamızı, çabamızı, sevgimizi kalbimizden ayırmadan başımızda taşımaya gayret ediyoruz. Sadri Alışık Türk sineması, Türk sanatı için çok önemli bir değer. Bence Sadri Alışık halktır, sinemadır” dedi.

  • Türk sinemasının hanımefendisi Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gönülleri fethetti

    Türk sinemasının hanımefendisi olarak tanınan, rol aldığı 200’den fazla film ve 17 ulusal ve uluslararası ödülle Yeşilçam’ın gururu olan Hülya Koçyiğit ve ünlü sunucu Özlem Yıldız, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezlerinde sevenleriyle buluştu.

    Moda, müzik, edebiyat, sahne ve sinema dünyasından ünlü ve sevilen isimleri ziyaretçileriyle bir araya getiren Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezleri, “Dünya Kadınlar Günü” etkinlikleri kapsamında Türk sinemasının ünlü oyuncusu Hülya Koçyiğit ile sunucu Özlem Yıldız’ı konuk etti. Koçyiğit ve program sunucusu Yıldız’ı görmek için saatler öncesinden beklemeye başlayan hayranları, onları adeta sevgi seliyle karşıladı. Bir devre adeta damgasını vuran Koçyiğit, gerçekleştirilen söyleşide, Özlem Yıldız’ın sorularını yanıtlarken, gülen yüzü, duygusallığı ve samimi üslubuyla sevenlerini mest etti.

    Hayatından kesitler anlattı

    “Söyleşide” “hayat öyküsünden” kesitler sunan Koçyiğit, iyi bir oyuncu olmak için çok çabaladığını ifade etti. Doğru proje ve doğru yönetmenlerle çalışmaya özen gösterdiğini belirten Koçyiğit, “Kamera çalıştığı andan itibaren Hülya Koçyiğit gidiyor, filmdeki karakter kimse o yerine geliyor. Hiçbir karaktere hayali olarak hazırlanmadım. O karakterin yaşadığı yere gittim, onun hayatını gözlemledim. O yöre insanlarıyla beraber olmaya, davranışlarını özümsemeye çalıştım. Oynayacağım karakteri birebir yaşadım. Dolayısı ile çok uzun araştırmalara gerek yok. Zaten rolün içine girip duygularını da katıyorsun. Hep ‘Ben o insan olsaydım, kendisiyle nasıl empati kurabilir, nasıl hissedebilirdim’ diye düşündüm. Oyunculuk bir yerde kişinin kendisini unutup canlandırdığı karaktere bürünmesidir” dedi.

    İlk film 15 yaşında

    Hayatında hiçbir yere gitmemiş, şehirde büyümüş 15 yaşında bir genç kız iken ilk filmini çektiğini anlatan Koçyiğit, “Tiyatro eğitimi aldığım için sette diksiyonuma ve sesime dikkat ediyor, Türkçeyi en doğru şekilde kullanmaya çalışıyordum. Kamera çalışıyor ve yönetmen rol tarif ediyor, rolü o kadar çok yaşıyorum ki doğal olarak abartılı hareketler yapıyordum. Vücudumu çok kullanıyor, ses tonuma çok vurgu yapıyordum. Tiyatro sahnesinde en önde ve arkada oturan izleyiciye sesinizi duyurmak zorundasınız. Ama sinemada karşınıza objektif çıkıyor. Objektif sizi bazen çok uzaklarda gösterebiliyor, bazen gözlerinize kadar gelebiliyor. Orada sinema oyunculuğunun tekniğinin farklı olduğunu öğrendim. Okumak beni sinema oyunculuğunda daha bir duru, daha büyük hareketler yapmadan, duyguları gözlere aktararak yapmamı sağladı” şeklinde konuştu.

    “Eski Türk filmlerinin yeri bambaşka”

    Eski Türk filmlerinin yerinin bambaşka olduğunun altını çizen ünlü sanatçı Koçyiğit, “Belki o filmler yetersiz teknik imkanlar ve çok büyük bütçeler harcanmadan çekilmiştir. Ama orada bir insan emeğini görüyorsun. Saygıyı, dürüstlüğü, heyecanı, samimiyeti ve orada tanıdığın insanlarla karşılaşıyorsun. Bugün de çok düzgün işler yapılıyor. Ama bugün teknolojiyle aramıza bir set çekildi. O doğallığı ve dürüstlüğü kaybettik. Gerçekten birçok Türk filminin yeri dolmayacaktır. Bazı eski filmlerin günümüzde dizileri çekildi fakat aynı ilgiyi görmedi. Bu işe emek verenler geri gelmiyor. O kadar güzel insan, değerli aktör ve aktristlerin sinemasıydı. Maalesef bazılarını kaybettik, mekanları cennet olsun” ifadelerini kulandı.

    “Ben cadı bir kaynanayı canlandıramam”

    Uzun yıllar sinemada olduğu için günümüzde gelen iş tekliflerine karşı daha seçici yaklaştığına dikkat çeken Koçyiğit, “Çok benimsediğim, ‘Aman illa da bende olayım’ diye heyecan duyduğum pek bir proje yok. Yaşıtlarımın oynadığı rollere bakıyorum. Mesela ben cadı bir kaynanayı canlandıramam. Bu nedenle benim açımdan çok cazip bir proje yok. Günümüzde tarihimizi öğrenmek gibi bir hevesimiz olduğu için bu türdün diziler yapılıyor. Mesela; tarihteki bir kadın yöneticiyi canlandırmak isterdim” sözlerini sarf etti.

    “Kadın eğitimini önemsiyorum”

    Günümüzün toplumsal sorunlarına da dikkati çeken Koçyiğit, kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Koçyiğit, son olarak, “Acaba cinayetler günümüzde mi arttı, yoksa hep mi vardı. Bunu bilemiyorum. Ama dünyanın her yerinde ne yazık ki hemcinslerim şiddete uğruyor. Şiddetin azalması için de ön koşul eğitimdir. Aile içinde şiddet gören çocuğun güven duygusu kayboluyor ve o zaman hayatı bu şekilde anlamlandırıyor. Çocuğa ileriki hayatında şiddette başvurması normal geliyor. Bu nedenle kadının eğitimini çok önemsiyorum. Kadın ruhen sağlıklı olabilmeli ki sağlıklı bireyler yetiştirebilsin” diye konuştu.

    Hayranlarının büyük bir keyifle dinlediği Koçyiğit, izleyenlerden gelen soruları da içtenlikle yanıtladı. İki ünlü, katılımcıların birlikte fotoğraf çektirme isteğini de geri çevirmedi.