Etiket: sinema

  • “Türk Sinema ve Televizyonunda Aile” konulu sempozyum başladı

    Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Malatya Valiliği’nin katkılarıyla 9-15 Kasım 2018 tarihinde düzenlenecek 8. Malatya Uluslararası Film Festivali, bu yıl da ‘Festivale Doğru’ başlığıyla önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapıyor.

    Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve bu yıl festivale bir ay kala gerçekleştirilen “Türk Sinema ve Televizyonunda Aile ”başlıklı sempozyumun ilk günü 10 konuşmacının katılımıyla 2 oturum halinde tamamlandı.

    Sempozyumun ilk oturumunun açılışına, Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat’ın yanı sıra, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cemal Nogay, İl Kültür Turizm Müdürü Çetin Şişman, Malatya Uluslararası Film Festivali Direktörü Suat Köçer, İnönü Üniversitesi Sinema Televizyon Bölüm Başkanı Gülbuğ Erol, İnönü Üniversitesi Sinema Tv Bölümü öğrencileri ve Malatyalı sinemaseverler katıldı.

    Türk sinemasının evrensel bir kurum olan aile ve içinde bulunduğu toplumu ayakta tutan değerlerinin sinemaya olan yansımalarının tartışıldığı sempozyumun açılış konuşmalarını sırasıyla Festival Direktörü Suat Köçer, Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ve ünlü Edebiyatçı Yıldız Ramazanoğlu yaptı.

    Film Festivalinin çatısı altında Türk sinema ve televizyonunun temel meselesinin tartışılmasının önemine dikkat çeken Festival Direktörü Suat Köçer, “Türk sineması günümüzde çok önemli yerlere geldi. Artık dünyanın birçok ülkesine dizi ihraç ediyoruz. Bu da bizleri mutlu etmekte. Festival Başkanımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Hacı Uğur Polat ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    Açılışta bir selamlama konuşması yapan Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ise, festivalin uluslararası bir boyutkazandığının altını çizerken, iki yıldır gerçekleşen sempozyumunun da festivalde ayrı bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

    İki gün boyunca birbirinden değerli sinemacıları Malatya’da ağırlıyor olmaktan duydukları mutluluğu dile getiren Başkan Polat, Türk sinema ve dizilerinin aile tartışmaları etrafında önemli bir kavram olduğunu, bu sempozyumun sinemamızın düşünsel boyutuna büyük katkılar sağlayacağını ifade etti. Polat ayrıca 9-15 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 8. Malatya Uluslararası Film Festivali’ne büyük bir heyecanla hazırlandıklarını söyledi.

    Edebiyatçı Yıldız Ramazanoğlu ise Malatya’nın bu yıl sinema ile bir yıldız gibi parladığını ve her geçen yıl kendi kültürünü oluşturarak Türkiye’de bambaşka bir yer edinmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

    Yapılan açılış konuşmalarını ardından ‘Türk Sinemasında Aile’ konulu sempozyuma geçildi. Oturum başkanlığını Tuba Deniz’in yaptığı ilk oturumda Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Oktan ‘Sinemanın kahramanı, Babalar ve Oğullar’, Suat Köçer ‘Türk Sinemasında Kadın İmajı’, Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ise ‘Türk Sinemasında Çocuk’ konularında bilgiler verdiler.

    Sempozyumun öğleden sonraki ikinci oturumunda ise ‘Televizyon ve Türk Dizilerinde Aile’ konusu ele alındı. Burada da Ünlü sinema ve tiyatro oyuncusu Rasim Öztekin, Özlem Türkad, Ayhan Özen konu ile ilgili konuşmalarını gerçekleştirdi.

  • Başka Sinema Ayvalık Film Festivali sona erdi

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Kariyo & Ababay Vakfı (KAV) ana sponsorluğunda ilk kez düzenlenen Başka Sinema Ayvalık Film Festivali, Ali Atay’ın ikinci uzun metraj filmi “Ölümlü Dünya”nın Cunda Meydan’ındaki açık hava gösterimi ile sona erdi. Film gösterimi öncesi konuşan festival direktörü Azize Tan, ilk yılda gösterdikleri büyük ilgi için izleyicilere teşekkür etti. Oyuncu Hazal Kaya da film çekimleri nedeniyle Ayvalık’a gelemeyen Ali Atay’ı temsilen izleyicilere iyi seyirler diledi.

    5 Ekim akşamı KAV Yılın Yönetmeni Ödülü’nün Ahlat Ağacı filmiyle Nuri Bilge Ceylan’a verildiği açılış töreniyle başlayan festivalde, açılış filmi olarak Yorgos Lanthimos’un yönetmenliğini yaptığı ve geçtiğimiz ay Venedik Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ve Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Sarayın Gözdesi (The Favourite) gösterildi. Filmin yönetmen yardımcısı Atilla Yücer de açılıştaki konuklar arasındaydı. 5 gün boyunca Ayvalık’ta üç mekânda izleyicilere 25 ülkeden 40 filmlik bir program sunuldu. Yaklaşık 5500 izleyicinin katıldığı festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra, paneller, söyleşiler, üniversite öğrencileri ve çocuklar için atölyeler düzenlendi.

    Ebru Ceylan, Ceyda Düvenci, Bülent Şakrak, Damla Sönmez, Hazar Ergüçlü, Taner Birsel, Rıza Akın, Elit İşcan, Baran Şükrü Babacan, Şencan Güleryüz, Ali Seçkiner Alıcı, Tarhan Karagöz, Murat Kılıç, Gökhan Yıkılkan, Burak Deniz, Tayfun Pirselimoğlu, Emin Alper, Onur Ünlü, Mahmut Fazıl Coşkun, Banu Sıvacı, Gürcan Keltek, Burak Çevik, Çağla Zencirci, Osman Nail Doğan, Murat Düzgünoğlu, Melik Saraçoğlu, Meryln Solakhan, Thomas Balkenhol, Rudiger Süchsland, Andreas Sinanos başta olmak üzere pek çok sinemacı festival nedeniyle Ayvalık’ta buluştu. Festival konukları film gösterimleri, panel ve söyleşilerin yanı sıra AIMA, Paşa Limanı ve Ayazma’da gerçekleşen kokteyllerde ve tekne turunda bir araya gelerek Ayvalık’ı keşfetme fırsatını buldular.

    Ayvalık halkının yoğun ilgisi nedeniyle ek seansların konulduğu festivalde filmler sonrası yönetmen, oyuncu, yapımcı ve senaristlerin katılımıyla söyleşiler gerçekleşti. Film gösterimlerine olan ilgi söyleşilerde de devam etti.

    Açıkhada Sinema bölümü kapsamında Yeni Mahalle Düğün Alanı, Sarımsaklı Özgürlük Parkı, Eski Köylü Pazarı ve Cunda Meydanı’nda ücretsiz yapılan gösterimlerle Ayvalık’ta açık hava sineması geleneği tekrar canlandı ve mahalleliler birlikte filmlerin tadını çıkardı.

    Festivalin dikkat çeken söyleşilerinden biri, Hitler döneminde yapılan propaganda filmlerini ve Goebbels’in oluşturmak istediği Nazi Hollywood’unu anlatan Hitler’in Hollywood’u (Hitler’s Hollywood) filminin yönetmeni Rudiger Süchsland ve Fatih Özgüven arasındaydı.

    Yönetmenler Burak Çevik, Tayfun Pirselimoğlu ve ressam Ahmet Doğu İpek’in konuşmacı olduğu Siyah-Beyaz adlı panelde, Türkiye’den Farklı Hikâyeler bölümündeki filmler başta olmak üzere siyah-beyazın hala ya da “yine, yeniden” ne gibi anlamlar taşıdığı konuşuldu. Whitney ve Lennon’ı Ararken (Looking For Lennon) filmlerinden yola çıkarak düzenlenen İkonlar Çağına Veda başlıklı söyleşide ise Yeşim Tabak ve Çiğdem Öztürk, iki film arasındaki paralellikler, 20. yüzyılda pop ikonlarının üstlendiği kültürel işlev ve özellikle pop ikonu kavramının içinde yaşadığımız çağdaki sosyal ve politik olaylardan bağımsız ele alınamayacağından bahsettiler.

    Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Dilek Tunalı, Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lale Kabadayı ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Derya Özkan; toplumdan dışlanmış, ötekileştirilmiş “başka” kadınların başrolde olduğu The Florida Project, Muhteşem Kadın (A Fantastic Woman) ve Sibel filmlerini ele alarak Başka Kadınlar adıyla gerçekleşen panelde kadın filmi nedir, bakış açısı nasıl olmalıdır, sessizlik ve kadın ilişkisi üzerine tartıştılar.

    Başka Sinema Ayvalık Film Festivali, Kültür için Alan desteğiyle Dokuz Eylül, Ege ve İzmir Ekonomi Üniversiteleri ile ilerleyen yıllarda da devam ettirmeyi planladığı bir işbirliği gerçekleştirdi. Öğrenciler hem festivalin farklı bölümlerinde çalıştı, hem kendi projelerini gerçekleştirdi, hem de kendileri için özel olarak düzenlenen atölye çalışmalarında Emin Alper, Anna Maria Aslanoğlu, Çiğdem Mater, Nadir Öperli, Onur Ünlü, Mahmut Fazıl Coşkun, Thomas Balkenhol, Gökçe Doruk Erten gibi alanının usta isimleriyle film yapımı, yönetmen yapımcı ilişkisi, yönetmenlik nedir, kurgu ve oyuncu seçimi ve yönetimi gibi konularda çalışma olanağı buldular.

    Ayvalık’ın Zeytin Çekirdekleri grubu ve Başka Bir Okul Mümkün Eğitim Kooperatifi’nden çocukların katılımıyla gerçekleştirilen çocuk atölyelerinde geleceğin sinemacıları ve seyircileri ilk kez hayal güçlerinden yola çıkarak yazdıkları hikâyeleri, hazırladıkları maket cep projeksiyonundan izlediler, hologram yapmayı öğrendiler. Atölye partnerleri Hollanda’dan Genç Kültür ve Cinekid idi.

  • Başka Sinema Ayvalık Film Festivali devam ediyor

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde bu yıl ilk kez düzenlenen Başka Sinema Ayvalık Film Festivali devam ediyor.

    Başka Sinema Ayvalık Film Festivali, güne üniversite öğrencileri için düzenlenen, Mahmut Fazıl Coşkun ve Onur Ünlü’nün tecrübelerini paylaştıkları atölye ile başladı. Mahmut Fazıl Coşkun senaryonun sete çıkana kadar kendinde bitmeyen bir süreç olduğunun altını çizerken, Onur Ünlü, yönetmen koltuğunun ateşten olduğunu, ilk filmi Polis için sete girdiğinde tir tir titrediğini söyledi. Ünlü, “İşi gücü bırakıp senaryoya bakın. İyi bir senaryo yazmak gerçekten çok zor. Ben senaryo yazma kısmını çok seviyorum. Kendi kendime yazıyorum çünkü. Senaryo bitip sete çıktığınızda bir sürü insana kafanızdakini çok iyi bir şekilde anlatmanız gerekiyor. Mesela şimdi diyalogsuz bir senaryo yazdım ve senelerdir boş yere diyalog yazdığımı fark ettim.”

    Toplumdan dışlanmış, ötekileştirilmiş “başka” kadınların başrolde olduğu Sean Baker’ın yönettiği The Florda Project, Sebastian Lelio’nun Yabancı Dilde En İyi Oscar ödülünü alan filmi Muhteşem Kadın (A Fantastic Woman) ve bu iki filmle bağlantısı olan Türkiye’den Sibel’i de ele alarak “Başka Kadınlar” adlı bir panel düzenlendi. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Dilek Tunalı, Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lale Kabadayı ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Derya Özkan bu filmler üzerinden kadın kimliği, toplumdaki kadın algısı ve “makbul” birey tarifi üzerinden bir sohbet gerçekleştirdiler. Panelde; kadın filmi nedir, bakış açısı nasıl olmalıdır, sessizlik ve kadın ilişkisi üzerine konuşuldu.

    Rudiger Süchsland’ın Caligari’den Hitler’e adlı ilk belgesel filminin ardından çektiği ikinci belgeseli Hitler’in Hollywood’u (Hitler’s Hollywood) yönetmeninin katılımıyla izleyicilerle buluştu. Hitler Almanya’sında çekilmiş filmlerle ilgili titiz bir inceleme yapan yönetmen Rudiger Süchsland, Fatih Özgüven moderatörlüğünde Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’in hayalindeki bu Nazi Hollywood’u, o dönemde çekilen filmler ve kendi çektiği belgesel üzerine Ma’adra Binası’nda bir söyleşi gerçekleşti. Süchsland, “Aslında bu propaganda filmler kötü bir amaca hizmet ediyor olsalar da iyi filmler ve hala etkilerinin sürdüğünü söyleyebilirim. Üzerine çok iyi bir şey inşa edilemedi. O dönemde Goebbels’in haberi olmadan çekilen film yoktu. Yılda 100’e yakın film çekiliyordu, senaryo, yönetmen ve hatta oyuncu seçimi bile onaydan geçiyordu. Bağımsız yapımcı diye bir şey yoktu. Belgeselimin çalışması 2 yıl sürdü, ama tabii sinema yazarı olmamdan dolayı yıllardır izlediğim filmlerle büyük bir birikimim vardı. Bir nevi Nazi dj olduğumu söyleyebiliriz. Elimdeki materyalleri öznel bir bakış açısıyla bir araya getirdim filmde. Belki başka biri başka zaman başka türlü bir araya getirebilir bu materyalleri” dedi.

    Minik sinemaseverleri de unutmayan festivalde Barbara Bredero yönetmenliğindeki Zürafa filminin gösteriminin ardından Midi Cafe’de çocuklar için film atölyesi düzenlendi. Atölyeye katılan her çocuk önce kendi hikayesini yazdı, sonrasında da storyboardlar hazırlayıp maket cep projeksiyonu yapmayı öğrendiler ve kendi filmlerini izlediler. Son olarak da hologram yaparak atölyeyi tamamladılar.

    Venedik’te Ufuklar Bölümünde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen, Adana Film Festivali’nde Jüri Özel, Yılmaz Güney, En İyi Görüntü Yönetmeni ve Film-Yön En İyi Yönetmen Ödüllerini alan Mahmut Fazıl Çoşkun imzalı Anons’un Vural Sineması’ndaki gösterimine yoğun ilgi sebebiyle ek seans konuldu. Yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun, oyuncular Ali Seçkiner Alıcı, Tarhan Karagöz, Murat Kılıç, Şencan Güleryüz, yapımcı Halil Kardaş ve idari yapımcı Sinan Yusufoğlu gösterim sonrası izleyicilerle bir araya geldi. 1963 yılının Mayıs ayında, bir darbe girişiminin İstanbul ayağında İstanbul Radyosu’nu ele geçirip bildiri okumak isteyen dört askerin trajikomik hikâyesine odaklanan film için Mahmut Fazıl Coşkun, “Filmi 2014 yılında yazmaya başladık. 2017 yılında da çekime başladık. 15 Temmuz’da da çok şaşırdık. Filmi çekmek üzere hazırlıklara başlamışken böyle bir olayla karşılaşınca bizim için herkesin dışında ayrı bir ilginçliği oldu. Filme hazırlanırken darbeler çok eskide kaldı, yeni nesle nasıl anlatacaksın, diyorlardı. Yaşananların ardından da fazlasıyla gerçek ve herkesin vakıf olduğu bir olay, bu filme insanları nasıl ikna edeceğiz, diye düşünmeye başladık. 8 ay civarında senaryoyu değiştirsek mi, sonuna kadar çekip anons edildiği sahne belgesel gibi gerçeğe mi dönse dedik. Sonra güncel bir hikâye yapmadığımızı düşündüm, onun peşine takılmak haksızlık gibi geldi bana ve böyle yaptım” dedi.

    89 yaşındaki Agnes Varda’nın Fransız fotoğrafçı ve sokak sanatçısı JR ile birlikte yönettiği, geçen yıl prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde “Altın Göz” ve “Palme de Whiskers” ödülüne layık görülen filmi Mekânlar ve Yüzler (Faces and Places) Sarımsaklı Özgürlük Parkı’nda izleyicilerle buluştu.

  • “Başka Sinema Ayvalık Film Festivali” başladı

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde 11 Ekim’e kadar sürecek ve 25 ülkeden 40 filmin gösterileceği Başka Sinema Ayvalık Film Festivali başladı.

    Ceyda Düvenci’nin sunuculuğunu üstlendiği törende yönetmenler Mahmut Fazıl Coşkun, Banu Sıvacı, Osman Nail Doğan, Murat Düzgünoğlu, Çağla Zencirci, Merlyn Solakhan, Burak Çevik, Atilla Yücer ve Onur Ünlü, oyuncular Damla Sönmez, Bülent Şakrak, Hazar Ergüçlü, Ali Seçkiner Alıcı, Şencan Güleryüz, Tarhan Karagöz, Mehmet Başaran, Baran Şükrü Babacan, senarist Ebru Ceylan ve Yılın Yönetmeni Ödülü Danışma Kurulu üyelerinden yönetmen Emin Alper ve Fatih Özgüven başta olmak üzere çok sayıda sinemacı katıldı. Festival Direktörü Azize Tan, “Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin ilkini tam anlamıyla imece usulüyle gerçekleştirdik. Dünyadan ve Türkiye’den sinemacı dostlarımız ve Ayvalıklılar’ın büyük desteğiyle hayata geçen festivalimizin güçlü bir programı, birbirinden değerli konukları var. Yıl boyu düzenlemeye devam edeceğimiz etkinliklerle Ayvalık’ı sinemacılar ve sinemaseverler için bir buluşma noktası haline getirmek en büyük hedefimiz. Sanatın birleştirici gücüne inancımız tam.” diyerek, festivalde emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Festival programında Türkiye Sineması 2018: Kuşku ve Sorgulama ve Farklı Hikâyeler, Dünyanın Bin Bir Hali, Başka Kadınlar ve Açıkhavada Sinema başlıklı bölümlerde Cannes’dan Berlin’e,Locarno’dan Venedik’e uzanan festival yolculuklarının ardından Ayvalık’ta gösterilecek yerli ve yabancı çoğu ödüllü filmler seyircilerle buluşacak. Başrolün sinema olacağı festivalde film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler, paneller, üniversite öğrencileri ve çocuklar için atölyeler de yer alıyor.

    Başka Sinema Ayvalık Film Festivali kapsamında bu yıl ilk defa verilen “Kariyo & Ababay Vakfı Yılın Yönetmeni Ödülü”ne Ahlat Ağacı filmiyle Nuri Bilge Ceylan layık görüldü. Nuri Bilge Ceylan’a ödül heykelciği ve 100 bin TL’lik para ödülünü takdim eden Kariyo & Ababay Vakfı kurucularından Sami Kariyo yaptığı konuşmada; “Sinema alanındaki ulusal ve uluslararası sanatsalbaşarıyı teşvik amacıyla oluşturduğumuz Kariyo & Ababay Vakfı Yılın Yönetmeni Ödülü’nü gelenekselleştirmeyi hedefliyoruz. Kurucu ve daimi sponsoru olduğumuz Başka Sinema, ana sponsoru olduğumuz Başka Sinema Ayvalık Film Festivali ve Yılın Yönetmeni ödülümüzle sinemaya bir nebze katkıda bulunabiliyorsak ne mutlu bize” dedi.

    Son bir yıl içinde uzun metraj sinema filmi ticari gösterime girmiş ya da ulusal ve uluslararası festivallerde yer almış olan yönetmenlerden birine verilen “Kariyo & Ababay Vakfı Yılın Yönetmeni Ödülü”nü kazanan Nuri Bilge Ceylan yaptığı teşekkür konuşmasında, “Kariyo & Ababay Vakfı’na çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum ve onur duydum. Sinemacılar olarak filmlerimizi çok büyük zorluklarla çekiyoruz.Kariyo & Ababay Vakfı’nı bu ülkenin sinemasının son zamanlarda başına gelmiş en güzel şeylerden biri olan Başka Sinema’dan dolayı çokça duyuyordum. Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin de Ayvalık ve Ayvalıklılar için büyük şans olduğunu düşünüyorum. Çünkü kendimden de çok iyi biliyorum ki festivallerin insanın hayal gücünde değiştirici ve dönüştürücü bir gücü var. İzlenilen bir film insanı tamamen değiştirebilir. Festivallerde ters köşeye yatıran, hiç düşünmediğiniz anda kendinizden gizlediğiniz sırları bile sizin yüzünüze çarpan bir filmle karşılaşmak bir anda büyük kararlar aldırabiliyor insana. Bu yüzden bu festivalin de çok önemli olduğuna, bir takım gençlerin kanına gireceğine, onlara bir ışık göstereceğine inanıyorum. Bir işi kalıcı hale getirmek, başlatmaktan daha zordur. Umarım bu ödül de festival de aynı kalıcılıkla devam eder” dedi.

    Nuri Bilge Ceylan’ın Ahlat Ağacı filmi festival kapsamında 6 Ekim Cumartesi saat 20.30’da Vural Sineması’nda sinemaseverlerle buluşacak. Açılış töreninin ardından Köpek Dişi, The Lobster ve Kutsal Geyiğin Ölümü filmleriyle son dönemin en kayda değer yönetmenlerinden olan Yorgos Lanthimos’un Venedik Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü ve En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazanan son filmi Sarayın Gözdesi (The Favourite) Ayvalık Amfitiyatrosu’nun eşsiz atmosferinde açıkhavada izleyicilerle buluştu.

    Festival mekânlarında da hazırlıklar tamamlandı. Ayvalık mimarisinin tipik örneklerinden Ma’adra Binası iç mimar Fırat Aykaç’ın tasarımıyla sinema ve söyleşiler için özel olarak tasarlandı ve festival merkezine dönüştü. Festivalin diğer mekânlarından Sanat Fabrikası’nda bilet almak için gelen sinemaseverlerle festival havası yaşanmaya başladı. Ayvalık’ın bağımsız sinema salonu Vural Sineması ise izleyicilerle buluşmayı bekliyor.

    Festival biletleri biletiva.com üzerinden ve festivalin yukarıda adı geçen üç sinemanın gişelerinden 10 TL olarak satışa sunuldu. Hafta içi gündüz seansları 65 yaş üstü izleyiciler ve öğrenciler için 5 TL olacak. Biletiva.com’dan satın alınan biletlerden hizmet bedeli tahsil edilmeyecek.

  • Kadın ve Gençlik Merkezi öğrencilerinin sinema keyfi

    Minik öğrencilerin yaz tatilini verimli bir şekilde değerlendirebilmesi için Kadın ve Gençlik Merkezi’nde kursa katılan öğrenciler sinema keyfi yaşadı.

    Adıyaman Belediye Başkanı F. Hüsrev Kutlu’nun gayretleriyle hizmet vermeye başlayan Kadın ve Gençlik Merkezlerinde eğitim gören öğrenciler birçok ilki bu kurslar sayesinde yaşamaya devam ediyor.

    Siteler Mahallesi ile Fatih Mahallesi’nde hizmet veren Kadın ve Gençlik Merkezlerinde yaz tatili boyunca devam eden Kur’an-ı Kerim, etüt ve kreşlerde eğitim gören öğrenciler, özel bir firma ve Adıyaman Belediyesi’nin işbirliğinde ilk kez sinema deneyimi yaşadı. Hiç sinemaya gitmemiş çocukları sinema ile tanıştırmak amacıyla firma tarafından hayata geçirilen ‘İlk Sinema Biletim’ kurumsal sosyal sorumluluk projesi kapsamında çocuklar sinemada keyifli anlar yaşadı.