Etiket: Sınavı

  • HKÜ Rektörü Yılmaz’ın Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı Mesajı

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, bu hafta sonu yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) katılacak olan öğrencilere başarı diledi.

    Rektör Prof. Dr. Tamer Yılmaz, hafta sonunda yapılacak YGS sınavına girecek öğrencilere başarı dileyerek, öğrenci ve ailelerine uyarılarda bulundu. Yılmaz, “Değerli gençlerimizin yükseköğretime geçişleri sürecinde en önemli dönüm noktalarından birisi Yükseköğretime Geçiş Sınavıdır. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin ailelerine bu sınavda büyük görevler düşmektedir. Özellikle ailelerin sınav öncesinde ve sonrasında öğrencilere psikolojik desteklerini tam anlamıyla göstermeleri gerekmektedir. Aileler, sınava girecek gençlerimize yeterli desteği vererek onların güzel bir başlangıcın ilk adımı olan üniversite hayatında daha başarılı bireyler olacağını unutmamalıdır. İnanıyoruz ki gençlerimiz yıllardır hazırlandıkları bu sınavda en güzel neticeyi alarak üniversite hayallerini de gerçekleştireceklerdir. Bu vesileyle bugüne kadar gençlerimizin yetişmesinde her türlü fedakarlığı üstlenen ailelerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyor, Gaziantep ve ülke genelinde Yükseköğretime Geçiş Sınavına girecek olan tüm öğrencilere şimdiden Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü olarak muvaffakiyetler diliyor, çalışmalarının ve emeklerinin karşılığını almalarını canı gönülden temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • YGS Sınavı Öncesi Öğrencilerin Kaygıları Artıyor

    Psikoterapist, Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, sınava hazırlanan öğrencinin sınavın yaklaşmasıyla birlikte kaygılarında artış olacağını belirtti.

    Tokaç, YGS sınavı öncesi yapılması ve yapılmaması gerekenler hakkında şöyle bilgi verdi:

    “Son haftaya kadar kaygısının olmadığını belirten öğrencilerde bile kaygı düzeyinde artış görülmektedir. Ders çalışmak istememe, huzursuzluk, endişe, güvensizlik, sosyalleşme de azalma, aileden kaçınma, unutkanlık, dikkat sorunları, konsantre olamama ve çarpıntı, mide bulantısı gibi kaygının fiziksel belirtilerinde artış olmaktadır. Bu durum bireyin kendisine olan güvenini düşürmekte ve yapamayacağım duygusu daha da artmaktadır. Unutmamalısınız ki; son haftaki performansınız değildir her şeyi belirleyen. Bu güne kadar aylarca, günlerce çalıştınız. Daha önceki öğrendikleriniz uzun süreli hafızanıza yerleşti ve sınav anında önünüze sorular geldikçe hepsi tek tek bellekten çağrılacak.”

    Ülkemizde üniversiteye sınavla girildiğini belirten Tokaç, şunları söyledi: “Bu gerçeği neden sınav var gibi bir tartışma ile değiştiremezsiniz. Bu nedenle sınav olgusunu tartışmak yerine bu durumu kabul edip, sorumluluk alarak sınav için çalışma düzeninin oluşturulması önemlidir. Eğer sınav haftasına kadar düzenli, yeterli, gerekli çalışmayı sağlayabilmiş iseniz sınav haftasında gösterilecek ekstra çabanın anlamsız olduğunu da biliyorsunuzdur. Sınav haftasında daha fazla çalışmaya çalışılmamalı, tekrar yapılmalı, denemeler çözülmeli ve eğitim rehberlerinin söylediklerine uygun davranılmalıdır. Çocuğa “başaramayacaksın, yapamayacaksın, sen bu sınavı kazanamayacaksın, doğru düzgün çalışmadın” demek ne kadar doğru değilse; “başaracaksın, ben sana inanıyorum, sen yapamazsan kimse yapamaz, sen bu sınavı kazanacaksın” demek de o kadar yanlıştır. Çünkü olumsuz telkin çalışma motivasyonunu ve öğrencinin kendisine inancını zedelerken; aşırı olumlu telkin ise; kendisinden beklentinin gerekli olandan fazla olmasına ve beklentiyi karşılayamadığında kazanamayacağına dair kaygısının artmasına neden olur. Bu söz olumlu telkin kılığına girmiş olumsuz telkinlerdir. Özellikle sınava birkaç gün kala sarf edildiğinde kaygı ile baş edilmesini oldukça güçleştirecektir. Ailelerin bu sözler yerine sadece öğrenciyi dinlemeleri ve onun kendisini ifade etmesine izin vermeleri yeterli olacaktır. Sınavın son haftasında sınava ilişkin kaygının en yüksek olduğu zamanlar olduğu düşünüldüğünde meslek hedeflerinin konuşulması, sınavda kaç puan alınacağının hesaplanması sınava günler kala anlamsız olacaktır.”

    Sınav haftasında bu gibi düşünceleri ertelemek, sınav sonrasına bırakmanın en doğrusu olacağını belirten Tokaç, şöyle konuştu: “Sizin düşünmeniz gereken, şuan için önünüzdeki sınavda çözeceğiniz sorulardır. Sınav günü yaklaştıkça sınav; öğrenci için her zamankinden daha anlamlı hale gelir ve mutlaka kazanması gerektiğini düşünür. Genellikle bu gibi sınavlar kişi için yaşamdaki bir dönüm noktası olarak düşünülür ve sanki başka seçeneği yok olarak düşünürler. Bu nedenle sınav mutlaka kazanılmalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki; bu sınavları kazanmış ve istediği bölümleri okumuş birçok kişi hayatın aslında düşündükleri gibi olmadığını sonradan fark etmişlerdir. Ya işlerini hiç yapamamakta ya da mutsuzlukla yapmaktadır. Unutulmaması gereken hayattan kendisi için iyi şeyler sunmasını dilemek ve iyi şeylere sahip olmak için sadece çabalamaktır. Bu sınav sadece bunlardan birisidir. Sınava günler kala; sınav anındaki kaygıyı azaltabilecek yapılması gerekenlerden birisi de sınava girilecek okulun görülüp gezilmesidir.”

    İnsanı en rahatsız eden duygulardan birinin belirsizlik olduğunu belirten Tokaç, şunları söyledi:

    “Sizin için sınavda karşınıza ne çıkacağını bilmemek belirsizlik yaratıyor. Bu nedenle sınava girilecek okulun görülmesi, gezilmesi biraz da olsa belirsizliği ortadan kaldıracaktır. Evet önünüzde önemli bir sınav var ve bundan sonraki yaşamınızı hangi işi yapıyor olarak geçireceğinizle ilgili bir sınav bu. Ancak siz zaten aylardır bu sınav için çalışıyorsunuz ve öğrendiklerinizi sınavda ortaya koyabilirsiniz. Bugüne kadar birçok sınav deneyiminiz oldu ve siz artık tecrübelisiniz. Sadece kendinize inanın, rahatlayın ve gülümsemeyi ihmal etmeyin.”

  • YGS Sınavı Öncesi, Anne Ve Babalara Uyarı

    Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) öncesi ailelere uyarılarda bulundu. Üney, “Aileler bu dönemin hassasiyetini göz önünde bulundurarak, biraz daha dikkatli davranmalıdırlar” dedi.

    Öncelikle ailelerin çocuklarının durumunu iyi gözlemlemeleri gerektiğini belirten Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, “Çünkü sınavla ilgili birçok yerde yazılan veya medyada konuşulan öneriler genel önerilerdir. Ancak her insandan dünyada bir tane mevcuttur. Mutlaka sınava giren gençlerin ortak bir davranış biçimi olabilir. Bununla birlikte kardeşlerin, hatta ikiz kardeşlerin bile gelecekteki mesleğini belirleyecek bir sınava yaklaşımları, onlarda yarattığı stres farklı olacaktır. Bu durumun ailelerce iyi anlaşılması gerekir. Bu durumda çocuklarının olumlu ve olumsuz yanlarını daha iyi değerlendirip, onun ihtiyaçlarına daha gerçekçi yardımda bulunabilirler. Ayrıca biraz önce değindiğim gibi her insandan dünyada bir tane vardır; kardeşleriyle, sınıf arkadaşlarıyla, yakınlarıyla, komşu çocukları ile karşılaştırmak hiçbir fayda sağlamayacağı gibi zarar verir” diye konuştu.

    Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, ailelerin çocuklarının sınav stresinin boyutunu nasıl fark edecekleri konusunda şöyle konuştu:

    “Stres esasen gerektiği kadarsa sorun olmaz. Belli miktarda stres kişide uyanıklık, uyarılmışlık yaratır. Bu da kişinin bu konuyla ilgili dikkatini artırır. Performansını olumlu yönde etkiler. Sınava çalışma isteğini, başarı arzusunu artırır. Hiç kaygının olmayışı sınava hazırlanan kişinin bazen motive olmasını engeller. Stresin iç ve dış nedenleri vardır. Belirtiler aynı bile olsa iç nedenler gencin kişilik özelliklerinden kaynaklanırken, daha kontrol edilebilir dış nedenler aile ve çevre tutumundan kaynaklanır. Ancak belirtileri birbirine benzer. Ancak stres artık kontrol edilemez, baş edilemez duruma gelmişse tehlikelidir. Sınava gireceklerde olumsuz, yani gereğinden fazla stres olursa; az uyuma, çok uyuma, gece sık uyanma, uykuya dalmada zorluk gibi uyku sorunları, iştahta artma ya da azalma, sinirlilik, ani öfkelenme, ağlama nöbetleri, alınganlık, arkadaşlarıyla sorunlar, dikkat sorunları, performansta düşme, ders çalışmadan kaçınma, deneme sınavından kaçınma, moralsizlik, aşırı endişe, isteksizlik, aşırı heyecan, umutsuzluk gibi birçok belirtiyle kendini gösterir. Bu durumlar aile için dikkatli olması, yardımcı olamadığı anlarda, rehberlik, psikolog ya da psikiyatristten yardım alması gereken durumlardır.

    SINAV YAKLAŞIRKEN OLUMLU AİLE TUTUMU NASIL OMALIDIR?

    Aileler bu dönemin hassasiyetini göz önünde bulundurarak, biraz daha dikkatli davranmalıdırlar. Belki o dönemde çocuklarına biraz daha fazla zaman ayırmaları önemlidir. Ayrılan zamanlarda sınava girecek gencin konuşmaları dinlenmeli, sözü kesilmemeli, her soruna mutlaka bir çözüm bulunmaya kalkılmamalıdır. Belki yardımcı olabilecekleri bir durumun olup olmadığı sorabilirler. Belki onlarla zaman zaman yürüyüş yapmak iyi olabilir. Ancak en önemlisi sınava girecek genç istemeden, zorla onun için bir şey yapılmaya kalkılmamalıdır. Çünkü bazen onlar sadece dertleşmek isterler. Bunu anlamak gerekir. Sınav sonunda verilmesi düşünülen mükâfat asla abartılı olmamalıdır. Hoşgörü bu dönemde oldukça önemlidir. Yemek düzenine, dinlenmesine özen göstermek iyi olabilir. Bunların önemlidir ancak güven ve sevgi belki en büyük gereksinimdirler. Eğer aile çocuklarına güvenirse onunda kendine güveni artacaktır. Bir de aile, çocuklarını başarılı olsa da olmasa da seveceğini göstermelidir. Aşırı korumacı yaklaşım sınava girecek kişinin kendisine güvenini azaltır. Aşırılaşmış hiçbir davranış samimi değildir. Sınava girecek kişinin tüm sınavlarını aşırı kontrol etmek, çalıştığı saati, çözdüğü soru miktarını denetlemek sınava girecek kişide sürekli kameralarca izlendiği izlenimini oluşturur. Bu onun performansını olumsuz etkiler. Bir diğer aile yaklaşımı aşırı yarışmacı ailelerin sonuç odaklı zorlayıcılığıdır. Bu aileler hiç başarıyı yeterli görmez ve sürekli hedef yükseltir. Sınava girecek gençte bu başlı başına stres unsurudur. Sınavların zorluğu, ya da sınavlarda oluşan olumsuzluklardan bahsetmek uygun değildir.”

    Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Şu konuşmaların hiçbir faydası olmayan hatta zararı dokunacak, stresi artıracaktır: Bunu mutlaka başarmalısın, bunu biliyoruz, bizi mahcup etme. Senin için her şeyi yaptık, bir sürü masraf ettik, saçımızı süpürge ettik, bizi utandırma. Senin sınavın için bir yıldır misafir kabul etmiyoruz, tatile bile gitmedik, artık başarmalısın. Biz ne zor şartlarda bu sınavı kazandık, senin her imkanın var, tabi ki yapacaksın. Ailede herkes iyi bir üniversite okudu, sende iyi bir okul kazanmalısın. Ailelerin olumsuz tutumları nelere neden olabilir? Olumsuz tutumlar, sınava girecek kişide kendine olan güvende azalma, aşırı endişe, gerginlik, istek yitimi, huzursuzluk ve bunların sonucu performansta düşme ve başarısızlığa neden olabilir. Unutmayalım ki olumsuz konuşarak hiç kimsenin motivasyonunu, isteğini, iyi hissetmesini artıramayız. Gençlerin hayatında bu denli önem verdikleri sınav için temel gereklilik güven ve yanında durmaktır.”

  • YGS Sınavı Nedeniyle Maça Çıkmama Kararı Aldılar

    Malatya 1.Amatör Küme Büyükler Ligi takımlarından Malatyaspor Kulübü, sporcularının YGS sınavına girecek olması nedeniyle hafta sonu oynayacakları1966 Malatya Gençlik maçına çıkmama kararı aldı.

    Milyonlarca gencin üniversiteli olabilmek için gireceği YGS sınavı ile amatör maçların 1 gün arayla oynanacak olması, kulüp yöneticilerini zorda bıraktı.

    Malatya 1.Amatör Küme Büyükler Ligi takımlarından Malatyaspor takımının 7 futbolcusunun YGS’ye girecek olması, Malatyaspor Kulüp Başkanı Bülent Kapkıner’i radikal bir karar almaya itti.

    Kapkıner, Malatya Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’na(MASKF) başvurarak, Cumartesi günü oynayacakları 1966 Malatya Gençlik maçına çıkmayacakları bilgisini paylaştı.

    Malatyaspor Kulüp Başkanı Bülent Kapkıner konuyla ilgili yaptığı açıklamada, maça çıkmama kararı ile ilgi yaptığı açıklamada; “Bu hafta oynayacağımız 1966 Malatya Gençlik maçı Cumartesi gününe, yani üniversite sınavından bir gün öncesine alınmıştır. Takımımızdan 7 futbolcumuz bu sınava girecektir. Çocuklarımızın geleceği acısından herhangi bir risk almamız söz konusu bile olamaz. Herhangi bir sakatlık veya olumsuzluk yada yorgun sınava girmeleri de bizce uygun görülmemiştir. Bu nedenle bu maça Malatyaspor Kulübü olarak çıkmayacağız. Kamuoyuna duyurulur” açıklamasını yaptı.

  • Final Okulları’nda Ödüllü Düzey Belirleme Sınavı

    Özel Samsun Final Okulları, Türkiye’nin çeşitli illerindeki 30’u aşkın Final Okulu ile birlikte ödüllü düzey belirleme sınavı yaptı.

    Sınav hakkında bilgi veren Final Okulları Genel Müdürü Cengiz Karaca, çok başarılı bir sınav organizasyonu yaptıklarını belirterek, “Öncelikle sınavın uygulanmasında emeği geçen tüm idareci, öğretmen ve diğer personelimize teşekkür ederim” dedi.

    Sınava gösterilen ilginin kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Genel Müdür Karaca, “Sabah ve öğlen olmak üzere sınavı iki seans olarak uyguladık ve sınıflarımızda hiç boş yer kalmadı. Samsun Final Okulları olarak dokuz yıldır bu sınavı yapıyoruz. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda sınav rekor katılımla gerçekleşti. Bu yoğun ilgiden dolayı tüm anne babalara ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Sınav sonucunun 10 Mart Perşembe günü açıklanacağını ifade eden Karaca, “Kontenjanlarımız oranında başarılı öğrencileri eğitim bursu ile ödüllendireceğiz” şeklinde konuştu.