Etiket: Sinan

  • Sinan Oğan’dan Parti Genel Merkezine “Hatemi” Eleştirisi

    MHP eski Milletvekili Sinan Oğan, 8 Nisan’da mahkemenin alacağı kongre kararı öncesinde parti genel merkezini eleştirerek, “En son bu kurultay olmasın diye gideceğiniz yer patrikhane avukatları mı?” dedi.

    Tokat’ta basın mensupları ile bir araya gelen Sinan Oğan, gündeme ilişkin konularda açıklamalarda bulundu. Konuşmasında yaşanan terör olaylarına değinen Oğan, “Muhalefete kulak verin. Bu işi bilenlere kulak verin, burnunuzun dikine gitmeyin. Yazıktır, günahtır, her gün onlarca şehidimiz geliyor. Türkiye hiçbir zaman bu kadar fazla şehit vermemişti. Artık dünyada savaşlarda bile iki ülkenin savaşında bile bu kadar fazla şehit olmuyor. Son 8 ayda verilen şehit sayısı 450’yi buldu. Biz 2002’de hükümeti devrettiğimizde bir yıldaki toplam şehit sayısı 7 idi. O nedenle hükümetin derhal Güneydoğu ve Doğu Anadolu için terörle mücadele konseptini düzenlemesi lazım” diye konuştu.

    “EN SON BU KURULTAY OLMASIN DİYE GİDECEĞİNİZ YER PATRİKHANE AVUKATLARI MI?”

    8 Nisan’da mahkemenin alacağı kararı beklediklerini ve Türk adaletine inandıklarını ve güvendiklerini ifade eden Oğan, “Bu sebeple de devam eden dava üzerinden herhangi bir şey ifade etmeyeceğim. Çünkü adalete müdahale kabul edilemez. Olayın diğer boyutunda MHP Genel Merkezi’nin 9 sayfalık bir savunması ortaya çıktı. Maalesef Türk milliyetçileri olarak dün bir kez daha üzüldük. Bu hareket mahkeme kapılarına düşürüldüğünde çağrıda bulunmuştuk ve demiştik ki ‘Sayın genel başkanım bizi mahkeme kapılarına düşürmeyin gelin 548 delegenin oyunu dikkate alın ve kurultay kararını verin. Mahkeme karar vermek durumunda kalmasın’ demiştik. Biz o zaman üzülmüştük bir de dün üzüldük. Patrikhane avukatlarından sayın genel merkezimizin yardım istediğini gördük. Hüseyin Hatemi ve Kezban Hatemi’den yardım istenildiğine şahit olduk. Sayın genel merkez yöneticileri siz ne yapıyorsunuz? En son bu kurultay olmasın diye gideceğiniz yer patrikhane avukatları mı? Ama şunu unutmayın değil patrikhane avukatları, gitseniz Vatikan’dan, Papa’dan bile destek alsanız fayda etmeyecek. O sebeple bu ülkede yeterince Ülkücü avukatları, hukuk adamları, hukuk profesörleri vardır. Eğer bir mütalaa alacaksınız sayın genel merkez yöneticileri mütalaa alacağınız yer patrikhane avukatları değil Türk milliyetçilerinin, Ülkücülerinin Ülkücü avukatların bulunduğu yerdir” şeklinde konuştu.

    Sinan Oğan, Tokat’taki programının ardından Çorum’a hareket etti.

  • Eski MHP Milletvekili Sinan Oğan, Tokat’ta

    TOKAT (İHA) – Eski MHP milletvekili Sinan Oğan, “Bugün hala genel merkezde oturarak bu partiyi iktidar yapacaklarını düşünüyorlarsa bizim bilmediğimiz ellerinde sihirli bir formül varsa bunu bizim ile paylaşırlarsa emin olun ki ülkümüzün iktidarı için biz partimizi iktidar yapmak için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır ülkücüleriz” dedi.

    Tokat’a gelen Sinan Oğan, ilk olarak Zile ilçesinde Dursun Önkuzu’nun mezarını ziyaret ederek dua etti. Daha sonra konvoy eşliğinde 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’nda düzenlenen toplantıya katılan Oğan, partililerin sloganları ve alkışları arasında kürsüye çıktı. Oğan, sorunun bugün ki iktidara alternatif oluşturamayan yorulmuş, bıkmış genel merkez yönetiminde olduğunu ileri sürdü. Genel merkez yönetiminin bu itirazlara ihraç ile karşılık verdiğini ifade eden Oğan, “Bugün hala genel merkezde oturarak bu partiyi iktidar yapacaklarını düşünüyorlarsa bizim bilmediğimiz ellerinde sihirli bir formül varsa bunu bizim ile paylaşırlarsa emin olun ki ülkümüzün iktidarı için biz partimizi iktidar yapmak için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır ülkücüleriz. Eğer ellerinde 19 senedir bulamadıkları ve bugün keşfettikleri sihirli bir reçete varsa buyursunlar bunu açıklasınlar” dedi.

    “BU DAVA KİMSENİN BABASININ ÇİFTLİĞİNİN DAVASI DEĞİL”

    Genel merkezin 8 Nisan’da ki mahkemenin yapılmaması veya ertelenmesi için bir hukukçudan yüksek ücret karşılığı görüş aldığını ileri süren Oğan, “Bu dava kimsenin babasının çiftliğinin davası değil. Sizler çocuğunuzun rızkını bu yolda harcarken bu arkadaşlarımızın sırf bu mahkemeyi ertelemek için gidip Hatemi’lerden yüksek ücret karşılığı görüş almaya hakkı yoktur. Bu davayı, hareketi, talebi mahkeme salonları kapılarına düşürmek ayrı bir utanç” diye konuştu.

  • Sinan Yağmur, Muş’ta Okuyucularıyla Buluştu

    Türkiye’nin en fazla satılan kitapları arasında yer alan ‘Aşkın Gözyaşları’ yazarı ve Mevlana aşığı Sinan Yağmur, Muş’a gelerek ‘imza etkinliği’ düzenledi.

    Sürekli kitap fuarları açarak edebiyat ve kültür etkinliklerine imza atan AY-KA Kitap ve Kırtasiye sahipleri Akın ve Ferhat Uslu, bu defa ‘Aşkın Gözyaşları’ yazarı ve Mevlana aşığı Sinan Yağmur’u okuyucularıyla buluşturdu. Kitap evinin üç katını gezerek ziyaret eden konuşmacı -yazar Sinan Yağmur, okuyucularıyla bir araya gelerek imza etkinliği düzenledi. Okuyucuların yoğun ilgisi ile karşılanan Yağmur, tüm yazar ve sanatçıları Muş’a davet etti. Eylül ayında çıkacak olan yeni romanın galasını Muş’ta yapma sözü veren Yağmur, Muş’ta ilk defa bir romanın galasını yapma heyecanı içerisinde olduğunu söyledi. Muş’a dördüncü gelişi olduğunu ve Muş’u çok sevdiğini ifade eden Yağmur, “İsmi türkülere destan olan insanı ülkemize ve dünyaya mastan olan Muş’umuzda ‘burası Muş’tur, yaşayanı insanı hoştur’ sözü ile birlikte destur edip Muş’umuza geldik. Benim Muş’a dördüncü gelişim. Muş’ta edebiyatçıya, sanatçıya, kültür insanlarına çok aşırı bir sevdalı bir şekilde teveccüh var. Muş’umuz her geldiğimde beni şaşırtıyor. Bir şehir bu kadar güzellikle ve hızla gelişemez, nasıl oldu da bunu başardılar merak ediyorum ve tebrik ediyorum” dedi.

    Asıl meselenin insanların kalplerine dokunmak olduğunun altını çizen Yağmur, “Kültür ve sanat açısından da Muş’u bilmeyenler sanki Muş’ta hiçbir etkinlik yapılmaz veya Muş küçük bir şehirmiş gibi düşünülen ancak Muş’a her gelen inanın benim gibi şaşıracaktır. Buradaki okuma oranının buradaki öğrencilerin ve insanların kitaba, kültüre, sinemaya, tiyatroya gösterdiği ilginin teveccühü beni hem memnun etmiştir hem de diğer şehirlerimizde de böylesine güzel bir etkinlik olmasının hasretini çektirmiştir. Ben buradan bütün edebiyatçı arkadaşlarım ve kardeşlerim yazar, sanatçı, kültür ve sanatın içinde olan ressamı müzisyenine yani hepsine seslenmek istiyorum; bizler kitaplarımızda değindiğimiz erdeme ve insanca yaşamaya çok güzel bir şekilde kalem olarak değindik ama kalplere dokunamadık. Dokunamadığımız için buraları ihmal ettik. Küçümsedik, gelmedik. Ancak Muş’un ve bu bölgedeki bütün insanlarımızın öyle bir kucaklayışı öyle gözlerinde bir pırıltı var ki buraya gelenler daha önce gelmediklerine pişman olacaklardır. Mesele kitaplarımızla, bestelerimizle şiirlerimizle insanlara bir şeyler vermeye çalışmak değil. Mesele o kucaklamaya çalıştığınız insanları gelip evlerinde, okullarında, Muş’ta, Malazgirt’te ve Korkut’ta onların yüreklerine dokunabilmektir. Bizler bu bölgelere gönül seferberliği yapamadık. Oysa gönlün güneşleri hep buradaydı, gönlümüzü aydınlatmakta yine buradan kaynaklanacaktır. Muş her şeyi ile huzuruyla, sevgisiyle, şehrin dokusuyla, tarihiyle ve insanıyla gerçekten hoşluğu hak eden ve tebriki hak eden bir şehrimiz” şeklinde konuştu.

    Muş ziyaretlerini hiçbir zaman günü birlik yapmadığını ve en az 3-5 gün kaldığını söyleyen Yağmur, “Ben Muş’a gelirken sanki kendi memleketime gelmiş gibi bir ferahlık içerisindeyim ve hiçbir zaman Muş’u günü birlik bir program yapmadım. Her gelişimde en az üç gün kaldım. Çünkü Muş’a bir günde doyamazsınız. Muş’un güzelliğine üç gün beş gün yetmez. Mayıs ayında hele gelirseniz laleleri açılmışsa o güzelliğin dünyada sadece burada olduğunu görürsünüz. O anlamda Muş halkına Muş’taki tüm edebiyat severlerine, gönül severlerine Valimize, Belediye Başkanımıza, Muş’a gönüllünü veren bütün insanlarımıza çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Muş’ta ilk defa bir romanın galasının yapılacağını ve bunun kendisi olacağını vurgulayan Yağmur, “Edebiyatçı, sanatçı kardeşlerimizin Muş’ta ki etkinliklere katılmaları hususunda onları teşvik etmek için benim de üzerime ne düşerse yapacağıma dair az önce AY KA‘da ki okurlarımıza bir müjdeyi verdim. O müjde şudur; kısmet olursa Eylül ayının sonunda Ekim gibi yeni romanım çıkacak. Yeni romanımın ilk imzasını, galasını Muş’ta yapacağım. Yani Muş’ta ilk defa bir kitabın galası olacak ve kısmet olursa o gün en az 7 yazarla gelerek Muş’ta minik bir kitap fuarı yapacağız. Muş’tan yeni yazarların çıkması, şaiirleri keşfetmek için onların kitaba, sanata dair eserler üretmesi için onlara bir kapı açacağız. Muş’un içinden de bir delikanlımız veya kızımız bir yazar olarak ismini Türkiye’ye ve dünyaya duyururşa bu da bizim gururumuz olacaktır. Muş’u seviyoruz Muş’ta bizi seviyor. Hepsinin yüreklerinden öpüyorum” şeklinde konuştu.

    Öte yandan imza etkinliğinin ardından okuyucularıyla fotoğraf çektiren Yağmur, gençlik merkezinde ve daha sonra ise Korkut ilçesinde çeşitli programlara katılcağını söyledi.

  • MHP Eski Milletvekili Sinan Oğan, Bilecikli Ülkücülerle Buluştu

    Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) eski milletvekili Sinan Oğan, 8 Nisan’da, mahkemenin kurultay yapılması kararı vermesi halinde, iktidar yürüyüşlerinin gerçekleşeceğini söyledi.

    Oğan’ın Bilecik’teki ilk durağı Ertuğrul Gazi Türbesi oldu. Şeyh Edebali Türbesi’ni de ziyaret eden Oğan, daha sonra Bilecik Kent Ormanı’nda Bilecikli Ülkücüler’le buluştu.

    Oğan konuşmasına, ’’Haksız hukuksuz yere görevden alınan başkanımıza ve yönetimine desteğimizin devam ettiğini, devam edeceğini göstermek için geldik’’ diyerek başladı. Oğan, “Aynı zamanda unutulmuş olan istişare kültürümüzü yeniden hayata geçirmeye geldik. Malumunuz MHP’nin 1 kasım seçimlerinden sonra yaşamış olduğu süreç 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki o süreçte 2 milyona yakın kaybedilen oy kaybı 80 olan milletvekili sayısının 40’a düşmesi, MHP’de artık bir kan değişimine ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştur. Bu anlamda ilk itiraz bizim tarafımızdan yapılmıştır. Bir değişim kaçınılmaz ve bu değişimi gerçekleştirmek için bütün Türkiye’yi dolaşacağız. Bütün ülküdaşlarımızla kucaklaşacağız. Ve bu değişimi gerçekleştireceğiz diye yola çıktık. Ne diyor Şeyh Edebali Hazretleri ’İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın’ diyor, arkadaşlar bizim aslında başarımızın altındaki veya başarımızın anahtarı aslında budur” dedi.

    ’’KURULTAYIN ARDINDAN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZ GERÇEKLEŞECEK’’

    Kurultayın ardından iktidar yürüyüşlerinin gerçekleşeceğini belirten Oğan, “Malumunuz 8 Nisan’da partimizle ilgili kurultay süreciyle ilgili mahkeme görülecek. Allah nasip ederse biz inanıyoruz ki Türk adaleti en doğru kararı verecektir. 8 Nisan’dan sonra mahkemenin müspet kararı vereceğine inanıyoruz ve 1 ay içinde de kurultayımızın yapılacağını düşünüyoruz. O kurultayın gerçekleşmesinin ardından da Allah nasip ederse inşallah iktidar yürüyüşümüz gerçekleşecektir. Bunun için önümüzde sadece ve sadece 8 Nisan’da gerçekleşecek mahkeme ve kurultayımızın gerçekleşeceği 1 ayımız vardır. İnanıyorum ki bu kurultay süreci 2019 sürecinde Türk milliyetçilerine 1 ülkücü Cumhurbaşkanı, 1 ülkücü Başbakan, 1 ülkücü Meclis Başkanı getirecektir. Bu sebeple de ilk bayrağı açan bir kardeşiniz olarak huzurunuzda şu sözü veriyorum ki Genel Başkan seçildiğimde bugün ben de varım diyen her arkadaşımızı en muteber görevle görevlendireceğiz. Hiç bir arkadaşımızı dışarıda bırakmayacağız. Bizim Cumhurbaşkanı adayına da ihtiyacımız var, Meclis Başkanı adayına da ihtiyacımız var, Dışişleri Bakanı adayına da ihtiyacımız var, bakanlara da ihtiyacımız var. Dolayısıyla da Genel Başkanlık sürecinde aday olan her arkadaşımızın bir tek tanesini bile dışarıda bırakmayacağız. Şimdiye kadar partimizden ne kadar küsmüş, küstürülmüş gitmiş arkadaşımız varsa hepsini geri çağıracağız. Biz Bilecik’te ev sahibiyiz. Çünkü Bilecik’te binamız bize ait. Genel Başkan olduğumuzda her ilimizde teşkilatlarımız, ülkü ocaklarımızın bulunduğu binalar bizlere ait olacak” dedi.

    ’’AK SAKALLILAR MECLİSİMİZİ OLUŞTURACAĞIZ’’

    Oğan, “Partimize ömrünü vermiş ak saçlılar için ak sakallılar için, Ak Sakallılar Meclisimizi oluşturacağız. Bu bizim partimizin en üst yönetim organı olacaktır. Türk töresinde de var olan Ak Sakallılar meclisi gerektiğinde de Genel Başkanı karşısına alıp öğüt, nasihat verecektir. Bu sürecin sonu Allah nasip ederse başarıdır. Bunun için arkadaşlar Türk milliyetçilerinin iktidar olma sürecinde yılmayacağız, yıkılmayacağız ve Allah’ın izniyle de başaracağız” dedi.

    Sinan Oğan’ın konuşmasından sonra görevden alınan İl Başkanı Ahmet Gürses, kendisine Osmanlı armasının bulunduğu bir tablo hediye etti.

  • Sinan Sandal’dan Bronz Madalya

    Judo Grand Prix’de 66 kiloda Sinan Sandal bronz madalya kazandı.

    Judoda Rio Olimpiyatı için puan toplama yarışı devam ederken, tüm elit sporcular bu hafta sonu Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yapılan Grand Prix’de bir araya geldi.

    67 ülkeden 393 sporcunun yarıştığı Grand Prix’nin açılış gününde 66 kiloda Sinan Sandal bronz madalya kazandı. Sırasıyla Kosovalı Akil Gjakova, Belçikalı Jasper Lefevere’yi yenen Sinan, çeyrek finalde ev sahibi Gürcü Vazha Margvelashvili’ye kaybetti. Repesajda Polonyalı Pawel Zagrodnik’i yendikten sonra üçüncülük maçında Kazak Yeldos Zhumakanov’u wazari ile deviren Sinan, bronz madalyaya uzandı.