Etiket: Sıla

  • Edirne’de ’Sıla’ hasreti sona erdi

    Türk pop müziğinin güçlü isimlerinden Sıla Gençoğlu, Beşiktaş Vodafone Arena’daki terör saldırısı sonrası 10 gün ertelediği Edirne konserini gerçekleştirdi.

    Edirne’de özel bir gece kulübünde sahne alan güzel yıldız Sıla, konserine gelen binlerce hayranına unutulmaz bir gece yaşattı. Çoğunluğu üniversitelilerden oluşan Sıla hayranları, şarkıcının şarkılarına eşlik etti. İstanbul Beşiktaş Vodafone Arena’daki terör saldırısı sonrası 14 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirmeyi planladığı Edirne konserini 10 gün erteleyen sevilen şarkıcı, yaklaşık 2 saat sahne aldı. İki bölümden oluşan konserinde siyah renkleri tercih ettiği iki farklı kostümle sahnede kalan başarılı popçu, ‘Sevişmeden Uyumayalım’, ‘Acısa da Öldürmez’, ‘Kafa’, ‘Boş Yere’ ve ‘Vaziyetler’ şarkıları gibi Türkiye’de liste başı olmuş pek çok hit şarkısını seslendirdi.

    İstanbul Yenikapı’daki ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ sonrası ‘şov’ sözünü kullandığı için sosyal medyada adeta linç edilen Sıla’nın başta İstanbul Harbiye olmak üzere Türkiye’nin birçok noktasındaki konserleri iptal edilmişti.

  • Sıla – Davut Güloğlu davasında hakimle avukat arasında sözlü tartışma

    Şarkıcı Sıla hakkında, Demokrasi ve Şehitler Mitingi için söylediği sözler üzerine “S… olsun gitsin” şeklinde küfreden Davut Güloğlu’nun yargılanmasına başlandı. Güloğlu, duruşmada hakim ve avukatın sözlü tartışmasına “Ne yapıyorsunuz? Burada oyun mu oynuyorsunuz” diyerek tepki gösterdi.

    İstanbul 9’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık Davut Güloğlu, avukatı Emrullah Gözcü ile birlikte katılırken, şikayetçi Sıla Gencoğlu’nu avukatı Rezan Epözdemir temsil etti.

    Kimlik tespitinde aylık gelirinin ortalama 5 bin TL olduğunu belirten Davut Güloğlu’na (44) hakkındaki suçlama hatırlatılarak savunması soruldu.

    Savcılık sorgusunu tekrar ettiğini belirten Güloğlu’nun bu beyanı, avukatı Emrullah Gözcü’nün iddiasına göre duruşma zaptına “Söylemlerimi tekrar ederim” olarak geçirildi.

    Av. Gözcü hakim Ahmet Duymaz’a müvekkilinin “Savcılık ifademi tekrar ederim” beyanının zapta geçirilmesini istediklerini söyledi.

    Bunun üzerine hakim Ahmet Duymaz ile avukat Emrullah Gözcü arasında yarım saat süren sözlü gerginlik başladı. Av. Gözcü, hakimin ifadeyi düzeltememesi üzerine “Müvekkil ne diyorsa onu geçmiyorsunuz. Lütfen saygılı olun” dedi. Hakim bu andan itibaren yaklaşık 15 dakika avukatın her söylediğini duruşma tutanağına şöyle geçirdi:

    “Yine yazdırırken ’sizin söylediklerinizi de geçin’ dedi. Henüz yazdığını bitirmeden yeniden müdahale etti. ’Saygılı olun lütfen’ dedi. Ben henüz yazdırmadım. ’Yüksek sesle bunu söylemediniz’ dedi. Hala yazdırırken söylemlerini sürdürdü. Yazdırmaya fırsat vermedi. ’Bir meslektaşınızla böyle konuşamazsınız’ dedi. ’Meslektaşınız avukat, hukukçu’ dedi. Bir türlü sanığın sorgulamasına başlanamadı. Neden böyle yaptığı soruldu. ’Kutsal olan savunma için yaptım’ dedi. Hala yazdırmaya izin vermedi. Yazdırırken de konuşmayı sürdürdü.”

    Güloğlu: “Oyun mu oynuyorsunuz?”

    Tüm bunları sanık kürsüsünden seyreden Davut Güloğlu, “Ne oluyor, ne yapıyorsunuz? Burada oyun mu oynuyorsunuz? Ben buraya ne için çağrıldım” dedi.

    Yeniden söz verilen Güloğlu, “Bir magazin programında muhabirin yönelttiği soruya yanıt verdiğini söyleyerek, ’Vatanını, bayrağını sevmeyen buradan gitsin’ dedim. Bunun dışında internette yazılıp çizilenlerle benim bir alakam yok” ifadelerini kullandı.

    Güloğlu’nun avukatı: “Siz bizi tahrik ediyorsunuz”

    Güloğlu’nun avukatının ardından hakim Duymaz ile Güloğlu’nun avukatı arasındaki gerginlik yeniden tırmandı. Av. Gözcü, reddi hakim talebinde bulunacaklarını belirterek hakime kendilerini tahrik ettiklerini söyledi. Hakim tam tersini iddia edince Av. Gözcü ellerini havaya kaldırarak “Allah’ım” dedi. Hakim Duymaz bu ifadeleri de satır satır tutanağa geçirdi.

    Ara kararını açıklayan mahkeme, dosyayı Uzlaştırma Bürosu’na gönderilmesine hükmederek duruşmayı Nisan ayına erteledi.

    Olayın geçmişi

    Özel bir televizyon kanalında yayınlanan ’Söylemezsem Olmaz’ programında Sıla hakkında konuşan şarkıcı Davut Güloğlu, “Darbeye karşıyım ama Yenikapı’daki şova katılmayacağım” diyen Sıla Gencoğlu için “S… olsun gitsin” ifadesini kullanmıştı. Sıla’nın şikayeti üzerine Güloğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde iddianame düzenlenmişti. Güloğlu’nun “basın yoluyla hakaret” suçundan cezalandırılması isteniyor.

  • Sıla konserini erteledi

    Ünlü şarkıcı Sıla, Edirne konserini erteleme kararı aldı.

    Sıla, Cumartesi gecesi Beşiktaş Vodafone Arena gerçekleşen hain saldırıda 37’si polis 44 kişinin şehit düşmesinin ardından Edirne’deki konserini ileri bir tarihe erteledi. Sıla, 14 Aralık’ta bir mekanda gerçekleşecek konserini 10 gün erteleyerek 24 Aralık tarihine aldı.

  • Prof. Dr. Sıla Akhan: “Diyaliz ünitelerinde Hepatit C oranı her ülkede yüksek”

    Prof. Dr. Sıla Akhan, “Ülkeden ülkeye görülme oranı değişse de diyaliz ünitelerinde HCV infeksiyon oranı daima her ülkede çok yüksektir” dedi.

    Tekirdağ Kapaklı’da bulunan Türk Böbrek Vakfı’na ait bir diyaliz merkezinde tedavi gören 18 kişide Hepatit C tespit edilmesi, virüsün nasıl bulaşmış olabileceğini akıllara getirdi. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), Viral Hepatit Çalışma Grubu’ndan Prof. Dr. Sıla Akhan, Hepatit C’nin kan yolu ve cinsel yolla bulaşan bir virüs olduğunu belirterek, “Dış ortama çok dayanıklı değildir. Çoğunlukla bulaşması için oldukça bol miktarda maruz kalmak gerekir. Ama normalde ülkeden ülkeye görülme oranı değişse de diyaliz ünitelerinde HCV infeksiyon oranı daima her ülkede çok yüksektir. Ülkemizde popülasyonda yüzde 1-1.5 oranında hemodiyaliz ünitelerinde yüzde 2,6- yüzde 22,9 gibi oranlara çıkabilmektedir. 1992 yılından önceki transfüzyonlar -o dönemde kanda HCV’nin tespit edilmesi bugünküne göre daha az gelişmiş testlerle yapıldığı için- ve kontamine alet gibi hemodiyalizde kullanılmasına bağlı olarak HCV diyaliz hastalarında en sık görülen etkendir” diye konuştu.

    Prof. Dr. Akhan, diyaliz ünitelerinde kronik Hepatit C enfeksiyonu olanların ayrı bir diyaliz makinesinden diyalize alındıklarını kaydederek, “Diyaliz ünitelerinde kronik Hepatit C infeksiyonu olan hastalar ayrı bir diyaliz makinesinden diyalize alınırlar. Bilimsel makalelerde gerçi bugünkü şartlarda aynı makineden de alınabilecekleri ve bulaşma olmayacağı savunuluyor. Ancak ayrı diyaliz ünitesinden alınması alışkanlığı devam ediyor. Normalde bugünkü şartlarda Hepatit C geçişi olmaması gerekir” dedi.

    Hatalar

    Prof. Dr. Akhan, dünyada iki büyük salgın incelendiğinde şu hataların tespit edildiğini kaydetti: “Ekipman ve malzemeler bir hastadan diğerine geçmeden önce dezenfekte edilmemiş, ilaç arabalarının hasta ilaçlarının hazırlanması ve dağıtılması aşamasında ortak kullanımı, hemodiyaliz makinelerinin üzerinde duran birden fazla doz içeren ilaçların ortak kullanımı, infekte materyel atılan kovaların içindeki astar kovanın rutin değiştirilmemesi, makine yüzeylerinin rutin temizlenmemesi ve dezenfekte edilmemesi, etrafa sıçrayan kanların hızlıca temizlenmemesi gibi hatalar tespit etmiş, çoklu fırsatların kronik infekte hastadan bulaşa olanak sağlaması ve hem temiz hem de kontamine eşyaların aynı arabayla taşınması” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Sıla Akhan, Türkiye’de de daha önce buna benzer salgınların olduğunu ifade ederek, “‘Kocaeli’ndeki salgında İl Sağlık Müdürlüğünün görevlendirdiği araştırma grubunun içinde yer almıştım. Gün boyu rutin işleyişi görmek için çalışanları işlerini yaparken gözlemledik. Çalışan o anda görevli bütün personel ile konuşuldu. Bütün personel tarandı. Pozitiflik saptanmadı. Su tanklarından 10’ar litrelik su örnekleri alındı. Örnekler Ankara Halk Sağlığı Laboratuvarı’nda 22 mikrometrelik filtrelerden geçirildi, filtratlar süspanse edildi. Ortamdan 100’den fazla örnek alındı. Hepsinde HCV RNA çalışıldı. Pozitiflik saptanmadı. Diyaliz merkezinin eski HCV infeksiyonu olan hastalarının hepsi genotip 1b iken, yeni vakaların hepsi genotip 1a olarak saptandı. O yüzden dışarıdan yeni viremik bir hastadan gelmiş ve rutin işleyişteki bazı ufak olabilecek hataların birleşip büyük bir probleme yol açmış olduğu kabul edildi” dedi.

    Prof. Dr. Akhan, bu gibi salgınların yaşanmaması için yapılması gerekenleri şöyle özetledi: “İlk kabul edilen hastaların sadece anti-HCV ile taranmaması çünkü akut bir infeksiyon geçiriyorsa anti-HCV’nin pozitifleşmesi 12 haftayı bulmaktadır. Hastalarda herhangi bir semptom olmadan çoğunlukla geçirdikleri için özellikle bakılmazsa atlanması kaçınılmazdır. Bir üniteye yeni kabul edilen bir hastada akut infeksiyonu atlamamak için sadece ilk başlangıçta HCV RNA bakmak uygun olur. Ama rutin işleyişte ufak hatalar bile olmasına göz yummamak gerekir. Her zaman aynı temizlik şartları, kontamine alet ve atıkların özenle yok edilmesi, hemşirelerin doktorların ve personelin hastadan hastaya geçerken mutlaka el yıkamaya özen göstermesi gerekir. Bütün bunların düzgün işleyip işlemediğini de aynı özenle takip edilmesi gerekir.”

  • Sıla İzmir’de sahne alacak

    ’’Mürekkep’’ isimli altıncı stüdyo albümünü yaz başında çıkaran Sıla, 30 Eylül ve 1 Ekim’de İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda sevenleriyle buluşacak.

    Türkiye’nin tüm renkleri ile bir araya geldiği Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne ’Şov’ dediği için Bursa, Kayseri ve Ankara’daki konserleri peş peşe iptal edilen ünlü şarkıcı Sıla, sosyal medya üzerinden konser vermişti. Art arda iptal edilen konserlerinden sonra şarkıcı, İzmir’de konser verecek. 30 Eylül ve 1 Ekim’de İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak olan Sıla, İzmirli hayranlarına yeni ve eski albümlerinden hazırladığı repertuarı ile coşku dolu saatler yaşatacak.