Etiket: Sıkıntısı

  • Barajlarda su sıkıntısı yok

    Muğla Valisi Amir Çiçek başkanlığında toplanan Muğla İl Su Yönetim Koordinasyon Kurulu toplantısında taşkın koruma alanları, arıtma tesislerinin son durumu, barajlardaki doluluk oranları, toplam su miktarı ve suyun ekonomik kullanımı konusunda bilgi verildi. Toplantıya Vali Çiçek’in yanı sıra Vali Yardımcısı Fethi Özdemir, DSİ 21. Bölge Müdürü Dr. Murat Alp ve kurul üyeleri katıldı.

    Toplantının açılışında konuşan Muğla Valisi Amir Çiçek, bölgedeki suların kirletilmemesi, daha iyi kullanılması ve kaynakların sürdürülebilir olması için bakanlık tarafından havza yönetiminin oluşturulduğuna dikkat çekti. Vali Çiçek, “Suyu ihtiyacımızın dışında kullanır veya suyu kirletirsek insan ve canlı sağlığına kötülük yapmış oluruz. Yaşam kaynağımız suyu kendimiz ve gelecek nesillere aktarmak için korumalıyız. Doğal değerlerimiz olan hava, su ve toprağı korumakla mükellefiz. Bu nedenle koordinasyon kurulu olarak bütüncül bir yaklaşımla hava, su ve toprağı birlikte düşünerek çalışmalarımızı yürütmekle sorumluyuz. Bu konuda ortak akıl kolektif hareketle suyu akılcı bir yaklaşımla kullanarak projelerimizi geliştirmeliyiz. Bu şekilde gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yerine getirebiliriz” dedi.

    Vali Çiçek yatırımların daha hızlı yürümesi için bürokratik engellerin daha hızlı işlemesi gerektiğini de ifada ederek, “Ortadaki bürokrasinin çözülmesi gerekir. Yazışmalara boğulmayın. Kollektif çalışma yaparsak bürokrasiyi aşarız. Yapılacak bir yatırım ile ilgili kurumların yazışmalara boğulmadan birlikte bir araya gelerek hareket etmesinde yarar var. Yani bu zihniyeti değiştirmemiz gerekir. Zihniyet değişmiyor ise kişi veya kişiler değişir” dedi.

    Yapılan sunumda Muğla genelinde yağış miktarının yüzde 30 düştüğü ve barajlarda doluluk oranının geçen yıl yüzde 53, bu yıl ise yüzde 41 olduğu açıklandı. Toplantıda Muğla’daki 6 baraj ve bir göletin doluluk oranları hakkında da sunum yapıldı. Sunumda, Bayır Barajında 2015 yılında yüzde 38 olan doluluk oranının bu yıl yüzde 46, Akköprü Barajında 2015’te yüzde 54 olan oranın bu yıl yüzde 49, Geyik Barajında yüzde 38 iken bu yıl yüzde 29, Mumcular Barajında 2015’de yüzde 46 iken bu yıl yüzde 11, Akgedik Barajında geçen yıl 69 olan doluluk oranı bu yıl yüzde yüzde 19’a, Kazan Göletinde yüzde 22 iken bu yıl yüzde 4 ve Derince Barajında da geçen yıl yüzde 52 olan doluluk oranının bu yıl da yüzde 52 olduğu açıklandı.

    Muğla genelindeki barajların toplum su tutma hacmi 539,5 hm3 olurken bu rakamın 240,23 hm3’ün dolu olduğu, geçen doluluk oranının yüzde 45,57 iken bu yıl aynı dönemde bu rakamın 34,31 olduğu açıklandı.

  • Can sıkıntısı nedeniyle yapılan AVM gezileri cüzdana da zarar veriyor

    Türkiye’de yapılan bir araştırmada kadınların can sıkıntısını gidermek için gezmek amacıyla gittikleri AVM gezilerinden sonra yaptıkları alışverişten sonra pişmanlık duydukları belirendi. Özel bir teknolojik platform tarafından gerçekleştirilen araştırmalara göre, her 10 kadından dördü son ay içinde yaptığı en az bir alışverişten dolayı suçluluk duyarken, online alışverişte bu oranın 10 kadından birine kadar düştüğü belirtildi. Yaklaşık 2 bin kadın üyeye son bir ay içinde fiziksel ya da online mağazalardan yaptıkları alışverişlerden dolayı suçluluk duyup duymadıkları sorulan araştırmada; Bu soruya yanıt veren 710 kadından 305’i (yüzde 43’ü) sadece gezmek için gittikleri AVM’lerde ya da çarşı pazarda, değişik nedenlerden dolayı, gerçekten ihtiyaç duymadıkları bir ürünü aldıklarını, bundan dolayı da suçluluk duyduklarını ifade ettiler.

    Kadınlar suçluluk duydukları alışverişlerin yüzde 29’unu can sıkıntısından dolayı çıktıkları alışverişlerde yaptıklarını belirtirken; tezgahtarın ısrarları sonucu aslında ihtiyacı olmayan bir ürün alıp, sonra da suçluluk duyanların oranı ise yüzde 18 olarak belirlendi. Kredi kartında yüklü bir miktardaki taksidin sona ermesinin ardından çıkılan alışverişte suçluluk duyulan satın almaların oranı yüzde 16’yı buluyor. Sadece ucuz olduğu düşünülerek yapılan, sonradan suçluluk duyulan alışverişlerin oranı ise yüzde 15 olarak belirlendiği kaydedildi.

    Suçluluk duyulan alışverişlerin yüzde 13’ü kadın kadına çıkılan AVM gezilerinde yapılırken, açken çıkılan market alışverişleri de kalan yüzde 9’u oluşturuyor. Araştırmada sorulara yanıt veren 710 kadından sadece 68’i (yüzde 9.5) online alışverişte ihtiyaç duyulmayan bir ürün aldıklarını ifade ettiler. Suçluluk duyulan online alışverişler, ağırlıklı olarak can sıkıntısı nedeniyle sanal mağazalarda atılan turlar, indirim tutarının cazipliği, fırsat sitelerinde sunulan bir ürün ya da hizmeti kaçırmama isteğinden kaynaklandığı belirlendi.

    Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, satıcı baskısı ya da arkadaş yönlendirmesi olmadığından dolayı online alışverişlerin, çok daha bilinçli yapıldığını belirterek kadınların yaptıkları tüm alışverişlerde, online alışverişin payının sürekli yükseldiğini gözlemlediklerini kaydetti.

  • İFMİB Başkanı Gören: “Fındık ihracatında bu yıl ürün temini sıkıntısı yaşamayız”

    İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Başkanı Ali Haydar Gören, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın açıkladığı fındık rekolte tahminine saygı duyulması gerektiğini belirterek “Bizim rekolte tahminimiz ise 600 bin ton civarında. Sekiz yıldan bu yana tahminlerimizde yüzde 2-3 civarında yanılma oldu” dedi.

    İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Başkanı Ali Haydar Gören, dün Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan fındık rekoltesi tahminine saygı duyulması gerektiğini söyledi. Bakanlığın açıkladığı rakamın bir tahmin olduğunun altını çizen Gören, “İhracatçı birlikleri olarak yaptırdığımız çalışmalara göre bizim rekolte tahminimiz ise 600 bin ton civarında. Sekiz yıldan bu yana tahminlerimizde sadece yüzde 2-3 yanılmalar oldu. Ancak kesin sonuç sezon kapanışında ortaya çıkacak. Geçen yıl stoklarda kalan 130 bin ton fındığı hesaba kattığımızda, bu yıl ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz” dedi.

    İFMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik tarafından açıklanan 468 bin tonluk 2016 yılı için fındık rekoltesi tahminine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Açıklanan rakamlara saygı gösterilmesi gerekiyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de her kurum hatta her şirket kendi tahmin çalışmalarını yapmaktadır. Çünkü ileriyi görmek, hesaplarını ve planlarını yapmak için buna ihtiyaç vardır. Ancak bu rakamlar bir tahmindir. Kesin sonuç ancak iç tüketim ve gerçekleşen ihracatın tamamlanmasından sonra önümüzdeki yılın Ağustos ayında yani sezon kapanışında ortaya çıkacaktır” diye konuştu.

    Don yılında bile rekolte 480 bin ton oldu

    İhracatçı birliklerinin yaptırdığı çalışmalarda ise rekoltenin 600 bin ton civarında olacağının tahmin edildiğini belirten Gören, “Sekiz yıldan bu yana bizim yaptırdığımız tahminlerde sadece yüzde 2-3 yanılmalar olduğu görüldü. Bakanlık ile bizim tahminlerimiz arasında 130 bin ton gibi bir fark görülüyor. Uygulanan metodolojiler bu farka neden olabilir. İşin doğrusu, ancak sezon sonunda belli olacaktır. Fakat yoğun don yaşanılan bir yılda bile rekoltenin 480 bin ton civarında gerçekleştiğini dikkate almamız gerek. Dolayısıyla ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Geçen yıl stoklardan 130 bin ton fındık kaldı. Bu yıl ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin 2014 yılında 2 milyar 237 milyon dolar olan fındık ve mamulleri ihracatını 2015 yılında yüzde 22,5 artırarak 2 milyar 834 milyon dolara çıkardığını hatırlatan Gören, Bu yıl ürün miktarına bağlı olarak iç tüketim ve ihracatta azalmalar olabileceğine dikkat çekti. Gören, şunları söyledi: “Ticaretin kuralı bu. Rekoltenin düşük olması veya üreticinin fiyatların artması için ürününü piyasaya geç sürmesi normaldir. Bunun sakıncası, fındığı hammadde olarak kullanan sanayicinin ürün için Türkiye dışındaki ülkelere yönelmesidir. Rekoltenin yetersiz olduğunu gören sanayiciler, kendilerine yurtdışında alternatif ürün arayışına girmektedir. Örneğin bu yıl için 285 bin ton fındık ihraç etmeyi öngörüyorduk. Fakat üretici ürününü bekletince, ihracat 240 bin ton seviyelerinde kaldı. Sanayiciler 45 bin tonluk bölümü Türkiye yerine başka ülkelerden temin etti”.

  • Turizm merkezi Çeşme’de su sıkıntısı

    İzmir’in Çeşme ilçesinde 9 günlük bayram tatili nedeniyle nüfus artarken, su boru patlaması ve yoğun kullanım nedeniyle bazı mahalleler susuz kaldı. Bir haftadır susuz kalan Dalyan Mahallesi sakinleri, suya isyan ederken, Çeşme Belediyesi’nin açıklama yapmadıklarını ileri sürdü.

    Geçtiğimiz Cuma günü başlayan 9 günlük bayram tatili ile birlikte, Ege’nin turizm merkezi Çeşme’ye yerli turist akın etti. Nüfusu 36 bin olan ilçenin nüfusu 5 kat birden arttı. Çeşme’nin bazı mahallelerinde su sıkıntısı olmaya başladı. Belediye yetkililerinden alınana bilgiye göre, su borusu patlamasından dolayı su depolarında seviyesi düştü, düşük seviyede pompalama olmadığı için yüksek kesimde olan Dalyan Mahallesi’nde yaklaşık 10 gündür düzenli su verilememeye başlandı. Ayrıca nüfusun artmasıyla birlikte yoğun kullanım nedeniyle su depolarında seviyelerin düşük olduğu ve bugün Ilıca Mallesine’de su verilemediği öğrenildi. Yaklaşık 10 gündür en büyük su sıkıntısını yaşayan Dalyan Mahallesi sakinleri ise Çeşme Belediyesi’ne isyan ediyor. Yüksek kesimde olan mahalleye, gece saatlerinde yada sabah erken saatlerinde su verilirken vatandaşlar muslukların başında su nöbeti tutmaya başladı. Vatandaşlar, su nöbetinde boş bidon ve kovalarını doldurarak su olmadığı zamanlarda kullanıyor.

    SU GELMEYİNCE YAZLIKÇILAR TATİLİ YARIDA KESİYOR

    Dalyan Mahallesi sakinlerinden emekli öğretmen Ersin Özenç, “Bir hafta 10 gündür su yok. Ara ara geliyor, bir saat akıyor o zaman bidonları dolduruyoruz. Birkaç gün üst üste hiç akmadı. Akan suyun yeri başka. Duş alınıyor, yemek yapılıyor, bulaşık yıkanıyor, çamaşır yıkanıyor. Yazlıkta rezil olduk. Bazı arkadaşlar, su gelmediği için yazlıkları bırakıp İzmir’e döndü. Bizde ne kadar sabrederiz bilmiyorum’’ dedi. Özel bir firmadan emekli olan Adnan Özenç ise, “Yan komşumuz yazlığı terk edip gitti sular akmıyor diye, bizde bu gidişle tatilimizi yarıda kesip döneceğiz. Bahçe sulamaktan vazgeçtik, ben 20 litrelik musluklu bidonlar almak zorunda kaldım. Dün gece saat 01.00’e kadar bekledik. Önce ses gelemeye başladı, sonra su akmaya başlayınca boş bidon ve kovaları doldurmaya başladık. Musluk başında nöbet tutuyoruz. Ben askerliğimi yapalı çok oldu ama artık burada su nöbeti tutuyorum” dedi.

    “DENİZE GİREMİYORUZ”

    Mahallesi berberlerinden Mesut Arı ise, “Bir haftadır su sıkıntısı yaşıyoruz. Belediye açıklama yapmıyor. Bu su yokluğunda çok etkilendik, benim her yaptığım iş su ile alakalı. Müşterinin sakal tıraşını, saç yıkamasını taşıma su ile yaşıyorum. Bazen su olmadığında müşteri bile çeviriyorum” dedi. Mahalle sakinlerinden Ali Paşaoğulları ise, “Belediye yeterli bilgi vermiyor. Bu konuda herkes sıkıntı çekiyor. Denize bile girmekte sıkıntı yaşıyoruz, çünkü çıktığımızda duş alacak su yok” dedi.

  • Afyonkarahisar Belediyesi Hayvan Barınağında Veteriner Hekim Sıkıntısı Olduğu İddiası

    Hayvan Hakları Konfederasyonu Afyonkarahisar Temsilcisi Eda Kavak Selçuk, Afyonkarahisar Belediyesi’nin hayvan barınağında aktif olarak çalışacak veteriner hekim olmadığını belirterek, yaralı hayvanların yaşanan sıkıntılardan dolayı müdahale edilmeden bazen günlerce beklediğini öne sürdü.

    Afyonkarahisar Belediyesinin sokak hayvanları için çok güzel bir yer yaptığını ve takdir ettiklerini ifade eden Selçuk, ancak barınaktaki veteriner hekim sıkıntısı yaşandığını iddia etti. Hayvan sağlığı konusunda barınakta yapılan hizmetlerin eksik olduğunu aktaran Selçuk, “Afyonkarahisar Belediyesine ait hayvan barınağında aktif, koordineli çalışan veteriner hekim yok. Bu bağlamda barınakta hayvan kısırlaştırmaları yetersiz. Ameliyat sonrası hayvanların takip edilmesi yetersiz. Yine dışarıdan gelen hasta hayvanların özellikle hafta sonu gelirse mesai saatleri başlayıncaya kadar o şekilde bekliyor. Belediyenin barınağında bu tip vakalar sürekli yaşanıyor. Barınakta çalışan veteriner eksikliğini biz Afyonkarahisar’daki gönüllüler olarak biliyoruz ve de yüreğimiz yanıyor. Afyonkarahisar Belediye Başkanlığına bu problemi sürekli talep ettik. Fakat talebimiz nedense kabul görmedi. Biz Afyonlu hayvanseverler olarak barınağa acil ve aktif çalışacak veteriner hekim istiyoruz” dedi.

    Selçuk, ayrıca hayvan barınağındaki taleplerin karşılanmaması durumunda hayvanseverlerin ileriki günlerde konuyu hukuksal boyuta taşınacaklarını vurguladı.

    AFYONKARAHİSAR BELEDİYESİ YETKİLİLERİ İDDİALARI KABUL ETMEDİ

    Konu ile ilgili bilgisine başvurulan Afyonkarahisar Belediyesi yetkilileri ise iddiaların doğru olmadığını söyleyerek, barınağın müdürünün zaten Veteriner Hekim olduğunu, yaşanan olumsuz hadiselerde hızlıca müdahale ettiğini kaydettiler. Yetkililer, ayrıca Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ile sürekli koordineli bir şekilde çalışıldığını da kaydettiler.