Etiket: Sıkıntısı

  • Nakit sıkıntısı, pamuk alım fiyatını düşürdü

    Adana Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Yüreğir Ziraat Odası (YZO) Başkanı Mehmet Akın Doğan, hasadı yapılan kütlü pamuk alım fiyatının, piyasadaki nakit darlığı nedeniyle 4.60 TL’den 3.20 TL’ye kadar düştüğünü belirterek, lisanslı pamuk depolarının devreye girmesi gerektiğini bildirdi.

    Doğan, Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden olan Adana’da 2017’de 320 bin dönüm olan pamuk ekim alanlarının, bu yıl yüzde 36 oranında arttığını söyledi.

    Adana’nın, Türkiye pamuk üretiminde 5’inci sırada yer aldığını belirten Doğan, “Pamuk ekim alanlarının artması sevindirici ancak, bu sezon hasadı yapılan kütlü pamuğun alımları fiyatlarının düşmesi üzücü” dedi.

    Doğan, hasadın ilk günlerinde Çukurova Pamuk Yer Fıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (ÇUKOBİRLİK) tarafından kütlü pamuğun kilosunun 4.60 TL’den alındığını ifade ederek, “ÇUKOBİRLİK, bu günlerde fiyat vermeyerek, alımlarını emanet usulü sürdürüyor” diye konuştu.

    Piyasada ise alım fiyatının 3.20 TL’ye kadar düştüğü bilgisi veren Doğan, “Tüccar çok düşük fiyat veriyor ama onlar da nakit sıkıntısı nedeniyle almıyor. Dokuma işletmeleri de depolarındaki ürünleri kullanıyor” ifadelerini kullandı.

    Doğan, mısır ve buğdayda olduğu gibi pamukta da lisanslı depoların devreye girmesi gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Pamuk alım fiyatının düşmesi, girdilerle baş edemeyen üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına yol açacak. Üreticilerimiz, hasat ettiği ürününü düşük fiyata satmak istemiyor. Ürünü satarak giderlerini karşılamak isteyen çiftçiler ise piyasadaki nakit sıkışıklığından dolayı satamıyor. Alım fiyatı düşmeye devam ediyor. Üreticilerimiz iki arada bir derede kalmış durumda. ÇUKOBİRLİK veya tüccara düşük faizli kredi verilmesi, sıkıntıyı geçici olarak çözer. Asıl olan, lisanslı pamuk depolarının da bir an önce devreye girmesidir.”

  • Edirne’de saman balyası sıkıntısı

    Edirne’de büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarının beslenmesinde önemli bir yere sahip olan samanın, üretim azlığından dolayı fiyatında yükseliş yaşandı.

    Ortalama 25 kilogram ağırlığında saman balyası stoklarda 12 TL’den alıcı buluyor. Özellikle Edirne’de üretilen saman balyası Ege bölgesindeki saman tüccarları tarafından rağbet görüyor. Edirne’de saman satarak geçimini sağlayan bazı kişiler, saman balyalarını stok yaparak fiyatının yükselmesini bekliyor. Saman ihtiyacını karşılamayan çiftçiler, anızlarda aşırı yağışlarla büyüyen otları biçip kurutarak ot balyası yapıyor.

    Edirne Merkez İlçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, saman fiyatlarının yüksek olmasının nedenini stok yapan kişilere bağlayarak, “Herkesin bir ticareti vardır amenna bir takım kişiler para kazanmaya çalışıyor ona lafımız yok. Samanı stok yapanlar var. Ben bir üreticiyim. Benim de işletmem var, saman da alıyorum. Üreticinin nasıl derdiyse benim derdim yani bu. İsim vermek istemiyorum. Biz fiyat verdik ‘10 Lira’ya tarladan alalım nakliyesi de dahil.’ Alacağımız balya 10 bin, 15 bin balya. Stok yapacağını söyledi. O hayvanları bakacağım ve bir yerden balya bulmam lazım. Birileri çıkıyor ‘Türkiye saman dahi ithal ediyor’ diyor. Peki ne yapacağız? Stoklarda etken bu sene biraz buraları ilk dönemde yağış almadı. Geçen yıl gibi saman balyasında üretim de olmadı. Ama bu üretim noksanlığını da fırsata çevirenler oldu. Hayvanın riski ile uğraşanlar oldu. Bunlarda bu piyasada var ve biz biliyoruz. Ben teklif ediyorum para da kazanıyor ona rağmen stok yapacağını söylüyor. 12 Lira’ya satacaksın da ne olacak? Ama bunun bir çözümü olmalı. Bu defa adam ithal getirmek zorunda kalıyor hayvanı aç ölecek hali yok ya? Bu yıl samanın bu pozisyona gelmesinin birinci nedeni Cenabı Allah’tan geçen yıl bolluk oldu. Bu yıl buğdayda biraz kıtlık oldu. Bunu biraz fırsata döndürdüler. Son gelen yağışlarla stoklarında olanları da göreceğiz” dedi.

    “Otları kurutuyorum balya bağlayacağım”

    Suiçmez son olarak, “Şu anda kendi işletmemden söz ediyorum. Çayır biçme makinemle anızlardaki otları biçiliyor. 500 dönüm oldu yer biçiyorum. Cenabı Allah verdi yine. Şu anda biçtiğim otları kurutuyorum balya bağlayacağım. Onlar samanlarını stokta tutsunlar. Hiçbir besin değeri yok ama saman glikozdur. Hayvanın yediklerini öğütebilmesi için yediği yemleri tam anlamıyla vücuduna alabilmesi için mutlaka samana ihtiyaç var. Hayvan glikoz yemeli. En fazla glikozda samanda var. Bizim burada yem bitkileriyle ilgili sıkıntımız var doğrudur. Bu da Türkiye’nin bir gerçeği. Trakya’da Edirne’de ne kadar yonca ekilişi var? Bunu bir türlü geliştiremedik. Biz bunun burada sektörünü yapamadık. Yonca bize Iğdır, Konya, Karaman gibi farklı yerlerden geliyor. Yonca hayvancılığın olmazsa olmazı. Protein değeri yüksek 18 proteinli bir yem bitkisi. Slaj son yıllarda desteklemelerle bölgemizde yeni yeni yeterli hala geldi. Yem açığımız var” diye konuştu.

  • Kilis’te kiralık ev sıkıntısı

    Kilis’in nüfusundan fazla Suriyelinin bulunduğu kentte kiralık ev bulmak nerede ise imkansız hale gelmesi nedeniyle vatandaşlar zorluk çekiyor.

    Kilis’te, 135 bine yakın Suriyelinin ikamet etmesi nedeniyle Kilisli vatandaşlar kiralık ev bulmakta sıkıntısı çekiyor.

    Suriye’deki olaylardan önce 150 ile 750 lira arasında değişen fiyatlarla kiralık ev tutmak mümkün iken, şimdilerde ise 500 ile bin 500 lira arasında değişen fiyatlarla kiralık ev bulunuyor.

    Kamu kurum ve kuruluşlarına atanan kamu görevlileri, Kilis’te kiralık ev bulmakta zorluk çekiyor. İnşaat sektöründe 3-4 yıldır durgunluk olması nedeniyle, ev yapılmaması yüzünden kiralık ev fiyatları yükseldi.

  • (Özel Haber) Soğan üreticisinin en büyük sıkıntısı ‘aracılar’ ve ’depolama’

    Soğan fiyatlarının artmasından yakınan üreticiler, aracı tüccarlar ile depolama alanlarının yetersiz olmasından yakınıyor.

    Soğan fiyatlarının 7-8 liraya kadar çıkması, vatandaşların yanı sıra üreticileri de olumsuz etkiliyor. Geçen sene soğanların satılmaması ve çürümesi sebebiyle bu yıl ekim alanlarını daraltan üreticiler, depolama alanı konusunda da sıkıntı çekiyor. Bunu yanı sıra üreticiden alıp esnafa satan tüccarların fiyatlardaki kar payını yükseltmesi de vatandaşı etkiliyor. Depolama alanlarının yeterli olduğu takdirde fiyatların bu kadar artmayacağını belirten üreticiler, stoklama alanlarının kendilerinde olmasını istiyor.

    “Bu artışı biz de istemiyoruz”

    Eskişehir’deki soğan üreticisi olan Mesut Ör, piyasalarda yaşanan bu fiyat artışını kendilerinin de istemediğini ifade etti. Bu yıl soğan fiyatlarının çok artmasının sebebi, geçtiğimiz yıllardaki soğan üreticilerinin yeteri kadar kâr elde edememelerine bağlayan Ur, “Buna ek olarak bir de ekim sahalarının azlığı yanı sıra veriminde de bir düşüklük kaynaklandı bu yıl. Bu artışı biz de istemiyoruz, beklemiyoruz. Çünkü bu bir dahaki yıl soğan ekimine çok fazla talep olacağı anlamına da geliyor. Yani önümüzdeki yıl soğan ekicisi bu fiyatları umut ederek ektiği üründen onu bulamayınca bu da bir zarar oluşacak. Yani bu istikrarsızlık önümüzdeki sene farklı bir şekilde yansıyacağını düşünüyorum ben” şeklinde konuştu.

    “Bürokratik sıkıntılar çiftçinin yaptığı bu işleri çok zorlaştırıyor”

    Devletin yaptığı destekleri doğru bulduğunu, fakat bazı bürokratik sıkıntılar yaşandığını ifade eden Ör, “Önümüzdeki yıl soğanın ne olacağı konusunda ben çok kararsızım. Yani bu fiyatları gören çiftçi aşırı bir ekim yaparsa önümüzdeki yıl çok düşük fiyata soğan yiyebiliriz, hatta ürettiğimiz soğanın tamamını satmak yerine belki dökmek durumu da söz konusu olabilir. Ürünün basım riski çok ulunca kazancının da çok iyi olması gerekir. Yani zarar etme imkânınız da var. Bu yüzden soğan çok narin ve kibar bir üründür. Bu konuda devletimizin yaptığı bazı destekler ve teşvikler var. Onları da doğru buluyorum. İşte Tarım Bakanlığı’nın çiftçinin ürettiği ürünün depolama ve paketleme gibi kırsal kalkınma yatırımları destekleme içerisinde bu tür destekler de var. Ama bu destekleri çiftçi alırken desteklerin dışında bazı sıkıntılarla da karşılaşıyor. Özellikle bürokratik sıkıntılar çiftçinin yaptığı bu işleri çok zorlaştırıyor. Bu konuda da hükümetimizden, devletimizin kırsala vermiş olduğu desteklerin daha kolay ve anlaşılır bir şekilde yapması gerekmektedir. Benim bir soğan paketleme tesisim var. Bunu da kırsal kalkınma kapsamı içerisinde aldım. Ama teşvikini ve desteğini alamadım. Bu da bürokratik engellerden kaynaklanıyor” dedi.

    “Üretici kendi ürününü kendi deposuna koyabilmeli, bekletebilmeli”

    Depolama alanının tüccarın değil üreticinin elinde olması gerektiğini söyleyen soğan üreticisi Ur, konuşmasına şu şekilde devam etti:

    “Çiftçi gerekli desteği alıyor, ama yapılan yatırımları çiftçi olmayan insanlarında faydalandığını görüyorum. Şimdi tarlada da fiyatlar pahalı bu sene. Yani Adana Ceyhan’daki tarladan çıkış fiyatı 4 lira olarak kamyon üzeri sarıyorlardı. Anlaşılmayan bir şey var burada. Burada dört liraya alınca üzerine yüzde 100 koymak gibi bir şey söz konusu değil. Önceki yıllarda ilk başlangıç fiyatı 80 kuruştu. Yani yüzde 100 koyarsanız seksen kuruş oluyor, ama dört liraya, dört lira koymak gibi bir yanlış anlayış var burada. O masraflar da tüccarın biraz fırsatçılık yaptığını düşünüyorum bu konuda. Ama işte bu depolamaya ve paketlemeye bunu bizzat üreticinin yapması konusunda devletten büyük beklentimiz var. Yani bu tarlada üretilen ürünün çiftçinin borcundan dolayı masraflarından dolayı ilk etapta tüccarın eline geçip stok yapması bu fiyatları etkiler. Ama bu stok ya da bekletilme bana göre üreticinin elinde kalmalı. Üretici kendi ürününü kendi deposuna koyabilmeli bekletebilmeli. O imkânı ona verilmeli. Bu imkân var aslında, da ama bu imkan kontrolü iyi olmadığı için yine de tüccar söz sahibi oluyor piyasada.”

    “Ciddi dalgalanmaların olmaması lazım”

    Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Şen ise depolama konusunda büyük desteklerin verilmesi gerektiğin aktararak, “Bizim yapmamız gereken aslında istikrarlı bir üretim yakalamamız. Sebzede, soğanda, patateste istenilen depolama şartlarını yakalayamadık daha. Esas desteklerde uygulanması gereken üreticinin depolama şartları konusunda büyük destekler verilmesi lazım. Ciddi dalgalanmaların olmaması lazım. Eğer düzgün, ciddi depolarımız olsaydı, o çürüyüp atılan patates soğanın çoğu bu açığı kapatmış olacaktı. Planlı üretim yapmamız lazım. Önce ülkemizin ihtiyacını belirlememiz lazım, ona göre depo şartları oluşturmamız lazım, ondan sonra ihracat edeceğimiz ürün kalitesini ve hangi kalemler olduğunu bilmemiz lazım” açıklamalarında bulundu.

  • Vali Ata: “Sanayicilerin sıkıntısı, Hassa OSB ve Amanos Tüneliyle aşılacak”

    Hatay Valisi Erdal Ata, sanayicilerin önündeki en büyük engel olarak görülen yer sıkıntısının, Hassa Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) kurulması ve Amanos Tüneli’nin faaliyete geçmesiyle aşılacağını söyledi.

    Vali Ata, sanayi sektörüne önemli katkılar yapan demir-çelik firmalarının üretim tesislerini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. İlk olarak Payas Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Kendirliler Üretim Tesislerini gezen Vali Ata, şirketin yönetim kurulu başkanı Yunus Kendirli’den tesis hakkında bilgiler aldı.

    Vali Ata daha sonra Yazıcılar Demir-Çelik Üretim Tesislerini ziyaret etti. Burada Yazıcılar Yönetim Kurulu Başkanı Osman Gözükara tarafından karşılanan Vali Ata, üretim tesislerini gezerek Gözükara’dan üretim miktarı ve tesisler hakkında bilgiler aldı.

    Ziyaretleri sırasında yönetim kurulu üyeleri ve firma personeli ile bir süre sohbet eden Vali Ata, burada yaptığı değerlendirmede, Hatay sanayisinde önemli bir yeri olan demir-çelik sektörünün ülke ekonomisine büyük katkılar yaptığını ve Türkiye’deki ilk 500 sanayi şirketi arasında Hatay firmalarının bulunmasının kent için bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Vali Ata, “Sektörün gelişen teknolojiye ayak uydurarak üretim kapasitesini, istihdam sayılarını, satış rakamlarını, yatırım bütçelerini ve ihracat miktarlarını artırmak için gayret göstermesi önemlidir. Bu konuda ilimizde sanayicilerimizin önündeki en büyük engel olarak görülen yer sıkıntısının, Hassa OSB’nin kurulması ve Amanos Tüneli’nin faaliyete geçmesiyle aşılacağını değerlendiriyorum” dedi.

    Kendirliler Yönetim Kurulu Başkanı Kendirli ve Yazıcılar Yönetim Kurulu Başkanı Gözükara ise Vali Ata’nın ziyaretinden onur duyduklarını dile getirdi.