Etiket: sıkıntı

  • Boğaz ağrıları büyük sıkıntılara yol açabiliyor

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Güvener, virüs enfeksiyonunun bulgusu olan boğaz ağrısının, kişinin yaşam konforunu bozarak büyük sıkıntılara yol açtığını belirtti.

     

    Avusturya Sen Jorj Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Güvener, “Boğaz ağrısı birçok rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Boğazda yanma ve hassasiyet olarak da ifade edilen ve yutkunmakla şiddetlenen bu şikayetin en sık sebebi enfeksiyonlardır. Enfeksiyonlar çoğunlukla virüs kökenlidir. (Soğuk algınlığı, grip ve enfeksiyoz mononükleoz virüsleri gibi) Yine kızamık, suçiçeği gibi virüs hastalıklarının da döküntülerin yanı sıra, boğaz ağrısı yapabilecekleri unutulmamalıdır.” diye ifade etti.

    Daha nadir olarak bakteri kökenli enfeksiyonların boğaz ağrısına yol açtığını ifade eden Op. Dr. Gökhan Güvener, “Bunların arasında da özellikle bademcik iltihaplarında streptokoklar öne çıkar. Ayrıca aşılamayla büyük oranda sıklığı azalmış olan difteri ve boğmaca bakterileri de sebepler arasında sayılabilir. Virüs enfeksiyonlarının spesifik bir tedavisi yoktur ve antibiyotiklerden etkilenmezler. Bu durumda tedavi semptomların giderilmesine yöneliktir. Dinlenme, bol sıvı alımı, ağrı kesiciler; burun tıkanıklığı, geniz akıntısı gibi ek bulgular varsa buna yönelik tedaviler kullanılabilir. Virüs kökenli enfeksiyonların olağan seyrinde, bağışıklık sisteminin etkisiyle bulgularda hafifleme ve yaklaşık bir haftalık sürede tam düzelme beklenir. Boğaz enfeksiyonları daha nadir görülmelerine rağmen daha ağır seyreden, özellikle çocuklarda komplikasyon oluşturabilecek durumlardır.

    Bu durumda yine destekleyici tedavinin yanı sıra uygun antibiyotikler de tedavide yer almalıdır. Bakteri ve virüs kökenli enfeksiyonları ayırmada kesin kriterler olmamakla birlikte, antibiyotik kullanımına karar verirken bu ayrımı yapabilmek önemlidir. Bakteriyel enfeksiyonlarda boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü çok daha şiddetli ve uzun sürelidir. Genel durum daha belirgin olarak bozulmuştur, ateş genellikle 38.3 derecenin üzerinde ve dirençlidir. Boğazdaki muayene bulguları (kızarıklık, mukoza düzensizliği, farenks bantlarında şişlik gibi) daha belirgindir. Eğer bademcikler tutulduysa şişmenin yanı sıra üzerlerinde beyaz iltihabi döküntüler görülebilir. Boyun lenf bezlerinde ağrılı büyümeler görülebilir. Bakteriyel boğaz ağrılarında; hapşırık, öksürük, burun akıntısı gibi diğer bulgular daha siliktir veya hiç yoktur.

    Doktorun uygulayacağı çeşitli kan tetkikleri, hızlı streptokok testi ve boğaz kültürü gibi testler de antibiyotik kararı vermede yardımcı olur. Ağrısının daha nadir görülmekle birlikte enfeksiyon dışı sebepleri de olabilir. Alerjiler, sağlıklı burun solunumu olmaması ve ağızdan nefes almaya bağlı boğaz kuruluğu, kirli havaya ve sigaraya maruz kalmanın yol açtığı kronik tahriş, aşırı bağırma ve sesin kötü kullanımına bağlı gırtlak ve adale ağrıları, reflüye bağlı ağrılar ve bazı tümörler bu sebepler arasında sayılabilir. Genel olarak bir-iki haftadan uzun süren boğaz ağrılarında, olası diğer sebeplerin saptanması için doktor muayenesi önerilmektedir” diye konuştu.

  • Antalya Valisi Öztürk, sıkıntıda

    Antalya Valisi Sebahattin Öztürk  ‘Neler yapıyor’ diye Antalya gündemine baktık. Eski Erzurum Valisi  Öztürk’ün Manavgat ilçesi’nde kadın cinayetleri nedeniyle   bayağı  sıkıntılı günler geçirdiğini belirledik , İşte Antalya gündemindeki o haber:

     

     

    Antalya’nın Manavgat İlçesi’nde 3 ayda turizm sektöründe çalışan 4 kadının pompalı tüfekle öldürülmesinin ardından eylem kararı alan kadın dernekleri, caydırıcılığı olmayan cezaların suça teşvik ettiğini savundu. Cinayetlerin Manavgat’ta olmasının dikkat çekici olduğunu aktaran Antalya Valisi Sebahattin Öztürk ise “İlçede güvenlik meselesini yeniden değerlendirmeye aldık. Bir değişiklik gerekiyorsa yaparız” dedi.

     

    POMPALI DEHŞETİ

    Manavgat’ta bir otelde resepsiyonist olarak çalışan 28 yaşındaki Yeliz Tek, 4 Nisan’da kafede oturduğu sırada motosikletle yanına yaklaşan ve kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin pompalı tüfekli saldırısına uğradı. Yeliz Tek, olay yerinde yaşamını yitirdi. Başında kask bulunan saldırgan ise motosikletle kaçtı. Saldırgan halen yakalanamadı.

     

     

    İlçede ikinci pompalı dehşeti ise bu olaydan 4 gün sonra yaşandı. İlçedeki bir otelde personel müdürü olarak çalışan 37 yaşındaki Şule Seçil Tengir ile iş arkadaşı muhasebe şefi 33 yaşındaki Hürrem Babaoğlu, durakta otobüs beklerken silahlı saldırıya uğradı. Bir otelde restoran müdürü olarak çalışan evli ve bir çocuk babası 30 yaşındaki Mutlu Polat, pompalı tüfekle 7 el ateş ederek Tengir ve Babaoğlu’nu öldürdü. Aynı silahla bir el de kendi göğsüne ateş eden Polat ağır yaralandı. Tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Mutlu Polat’ın yargılanması sürüyor.

     

     

     

    Turistik ilçedeki son kadın cinayeti ise önceki gece yine pompalı tüfekle işlendi. Bir otelde kat görevlisi olan 35 yaşındaki Zübeyde Ediz, geçen pazar günü saat 23.30 sıralarında Emek Mahallesi’ndeki evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Pompalı tüfekle tek el ateş edilerek başından vurulan Zübeyde Ediz, hastanede yaşamını yitirdi. Cinayet şüphelisi Mehmet B. ise bugün Mersin’in Erdemli İlçesi’nde yakalandı.

     

     

     

    VALİ ÖZTÜRK: BİR DEĞİŞİKLİK GEREKİRSE YAPARIZ

    Vali Sebahattin Öztürk, Manavgat İlçesi’nde son 3 ayda 4 kadının cinayete kurban gitmesiyle ilgili değerlendirmede bulundu. Kadın cinayetlerinin önlenmesi konusunda yasanın öngördüğü tedbirleri aldıklarını belirten Vali Öztürk şunları söyledi:

    Cinayetlerin Manavgat’ta oluşu bizim de dikkatimizi çekti. Biz güvenlik yönünden Manavgat’taki bu konuyu özel olarak masaya yatırdık. Failler yakalanacak. Bunların failleri belli, bugün değilse yarın yakalanacak. Çok yakın bir zamanda yakalayacağımızı umuyorum. Bu olay benim için yeni oldu. Evveliyatını bilmiyorum. Yaşanan olayların ardından ilçede güvenlik meselesini yeniden değerlendirmeye aldık. Bir değişiklik gerekiyorsa yaparız.”

     

     

     

    ‘MANAVGAT KADIN CİNAYETLERİYLE ANILMASIN’

    Manavgat Belediye Başkanı CHP’li Şükrü Sözen ise kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve konuya dikkati çekmek için eylemler, yürüyüşler yaptıklarını söyledi. Manavgat’ın kadın cinayetleriyle anılmasını istemediklerini kaydeden Başkan Sözen, “Ardı ardına yaşanan olaylar çok üzücü. Biz kent yöneticileri olarak şiddetin önlenmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.

     

     

     

    KADIN CİNAYETLERİNDE YÜZDE 1400 ARTIŞ

    Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi Sözcüsü Kamile Yılmaz, Manavgat’ta son 3 ayda turizm sektöründe çalışan 4 kadının öldürülmesi üzerine kadın dernekleri olarak ortak eylem yapacaklarını söyledi. Kadına yönelik şiddetin son 10 yılda arttığına dikkati çeken Yılmaz, bu süre içinde kadın cinayetlerinde yüzde 1400 artış yaşandığını kaydetti. Bu rakamın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin tarafından açıklandığını vurgulayan Yılmaz, şöyle dedi:

     

     

    “Cinayet suçlarına verilen cezaların yetersiz olması suçluyu cesaretlendiriyor. Şiddet gören kadınlar için alınan koruma önlemleri yetersiz. Cezaların caydırıcı olması gerekli. Türkiye’de kadın- erkek eşitliği arasında uçurum var. Kadın toplumda ve karar alma mekanizmasında yok. Kadının yeri dört duvar arası olarak görülüyor. Bir anlamda kadına yönelik bu bakış açısı şiddeti körüklüyor. Suçun karşılığı olan ceza verilmediği için cinayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Küçük bir ilçede 3 ay içinde 4 kadının öldürülmesi kadına verilen değerin açık göstergesidir.”

     

     

     

    ‘MİLLİ EĞİTİMDE ŞİDDET EĞİTİMİ ZORUNLU OLMALI’

    Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt ise, Manavgat’ta öldürülen 4 kadının turizm sektöründe çalıştığını hatırlatarak, turizmcilerin çalışanlarına şiddet konusunda eğitim vermesi gerektiğini savundu. Kadın ve kadına yönelik şiddeti öne çıkaran hizmet içi eğitimlerin başlatılması gerekliliğine vurgu yapan Başkan Kurt şunları söyledi:

     

     

     

    “Kadınlar yakınları tarafından öldürülüyor ya da onlardan şiddet görüyor. Yani şiddeti uygulayan eşi, babası, ağabeyi veya sevgilisi. Kadın ekonomik özgürlüğünü kazandığında, kendi ayakları üzerinde durmaya başladığında ya da eşinden ayrılmak istediğinde tepki görüyor. Kadınlara şiddetle başetme konusunda eğitim verilmeli. Şikayette bulunan kadınlar için polisiye tedbir alınmalı. Bu tedbirler kadın öldürüldükten ya da şiddet gördükten sonra değil, zamanında alınmalı. Cezaların caydırıcı olması sağlanmalı ve kesinlikle indirim uygulanmamalı. Milli Eğitim kapsamında şiddet konusu zorunlu hale getirilmeli. Tüm kamu kurum ve kuruluşları da çalışanlarına şiddetle mücadele anlamında eğitim vermeli. Ancak toplum eğitilirse şiddetin önüne geçilir.”

  • Erzurum Barosu avukatları sıkıntılı

    Erzurum Barosu avukatları sıkıntılı

    Erzurum’da son günlerde kendilerini avukatlara ait olan yetkileri kullanmak suretiyle Vatandaşlara ‘yetkisi olmadığı’ halde iş takibi peşinde koşan kişi ve kişilere karşı dikkatli olunması gerektiğini açıklayan Erzurum Barosu Etik Kurulu Başkanı Avukat Muhammet Burak Nuhoğlu, “Yetkileri olmadığı halde iş yapan kişilere karşı vatandaşlarımızı uyarma gereğini hissettik. Avukatlık mesleğine ve hukuka karşı girişilen bu pervasız saldırılara karşı Erzurum Barosu ve Avukatlar olarak her zaman meşru zemin içerisinde takipte ve savunmada olacağız. Bundan kimsenin bir şüphesi olmasın” dedi.
    ‘AVUKATLIK MESLEĞİ YETKİ GASPINA UĞRUYOR”
    Vatandaşların daha dikkatli olması konusunda uyaran Etik Kurulu Başkanı Avukat Muhammet Burak Nuhoğlu, şunları kaydetti; “1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 35. Maddesine muhalefet etmek suretiyle muvazaalı yoldan yasalarda açıkça Avukatlara tanın yetkiyi kullanmak suretiyle suç işlenmektedir. Bir kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşumuz yasaların kendine yüklediği görevler yanında, yargı sisteminin bir parçası olarak hukukun gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Ancak, bir sigorta acentesi olarak faaliyet gösteren iş yerinde Avukatlara ait yetkileri kullanmak sureti ile suç işlemiştir. Birçok vatandaşımız da bu hukuka aykırılığı bilmeden yetki gaspında bulunan bu şüphelilere ücreti mukabilinde Tüketici Hakem Heyetindeki iş ve işlemlerini takip ettirmiştir.”

     
    ‘SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK’
    Avukat Nuhoğlu, “Ehliyetsiz kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ifade ederek,’Erzurum Barosu olarak mesleğimize karşı yetki gaspında bulunan bazı kişiler hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmıştır.

     
    ‘SİGORTA ŞİRKETİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK”
    “Haklarında suç duyurusu bulunduğumuz şüphelilerin sigorta işi ile iştigal oldukları adreslerinde 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 35. maddesinde sadece Avukata tanınan yetkiyi kullanmak sureti ile il, ilçe hakem heyetlerinde gerçek ya da tüzel kişilerin adli işlerini takip etmekte, iş yerlerinin bunduğu binaya pankart asmak sureti ile ve dağıttıkları el ilanları vasıtasıyla bankalardan kullanılan kredilerde alınan dosya masraflarını geri alma garantisi vermekte, bu işlere ait evrakları düzenlemektedirler.

     
    ‘TÜZEL VE GERÇEK KİŞİLERE AİT HAKLARI DAVA ETMEK VE SAVUNMAK AVUKATLARA AİTTİR’
    Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem, yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak yalnız baroda yazılı Avukatlara aittir. Ne var ki, yukarıda izah edildiği üzere, sadece Avukatlara tanınan hak ve yetkiler ehil olmayan, sigorta işi ile iştigal olan şüphelilerce vatandaşın mağduriyetine ve hak kaybına neden olacak şekilde kanunlar hilafında kullanılmıştır.

     
    ‘PERVASSIZ SALDIRILARA KARŞI SAVUNMADA OLACAĞIZ’
    Avukatlık mesleğine ve hukuka karşı girişilen bu pervasız saldırılara karşı Erzurum Barosu ve Avukatlar olarak her zaman meşru zemin içerisinde takipte ve savunmada olacağız. Bundan kimsenin bir şüphesi olmasın. Ayrıca ve özellikle belirtmek isteriz ki, bu tip yetki gasplarından ve saldırılardan zarar görecek olan sadece Avukatlar ve Baro değildir. Yasalara aykırı olan bu tür fiiller vatandaşlarımızın hukuka olan inancını da zedeleyecek, hak kayıplarına neden olacak, adalet ve demokrasi anlamında güven sarsacaktır.

     
    ‘YETKİSİZ OLARAK ÇALIŞAN AVUKAT GÖRÜNÜMLÜ KİŞİLERİ İTİMAT ETMEYİN’
    Avukat gibi hareket ederek maddi menfaat karşılığında kişileri, kitleleri kandıran, yetkileri olmayan işleri yapan kişilere karşı vatandaşlarımızı uyarmayı ve bunlar gibi kimselere itimat etmemeleri gerektiği hususlarını hatırlatmayı bir görev biliyoruz.”