Etiket: Şiiri

  • Ardahanlı marangozdan “Aleviyim, Solcuyum, Evetçiyim” şiiri

    Ardahan’ın Damal ilçesinde marangozluk yapan Cihan Abi, 16 Nisan’da gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı Sistemi referandum için “Aleviyim, Solcuyum Evetçiyim” diyerek şiir yazdı.

    Hayatını marangoz ve mobilyacılık yaparak kazanan Cihan Abi yaklaşan Cumhurbaşkanlığı Sistemi referandumu için “Ben Ardahan’ın Damal ilçesinde marangozluk ve mobilyacılık faaliyeti yürütüyorum. Aleviyim ve aynı zamanda solcuyum. Bu konunun ulusal bir konu olduğu düşünüyorum. Fikirlerimden utanmıyorum ve referandumda evet diyorum” dedi. Evet ile ilgili olarak bir şiir kaleme alan mobilya ustası Cihan Abi tüm Türkiye halkına Evet demeleri için çağrıda bulundu.

    Abi’nin şiiri şöyle:

    “Bu vatan uğruna açar çiçekler

    Solmasın diyorsan sende Evet de

    Paralel parazit yılan böcekler

    Dolmasın diyorsan sende Evet de

    Hedefte tek vatan olduğu anlar

    Tereddüt etmeden döküldü kanlar

    Bu vatan uğruna verilen canlar

    Ölmesin diyorsan sende Evet de

    Öpünce Şehidin mezar taşını

    Akıtır gözünden kanlı yaşını

    Analar Babalar sacın başını

    Yolmasın diyorsan sende Evet de

    Ülkümüz uğruna açılan perde

    Geride olmayız Hep ilerde

    Ulusum Türklüğün sakın geride

    Kalmasın diyorsan sende Evet de

    Al bayrak üstünde yıldızlar Hilal

    Şehidin kalbinde yegane celal

    Vatanım Türklükte gayriye helal

    Olmasan diyorsan sende Evet de

    İstiklal uğruna dökülen terde

    Vatansız bir anlam olur mu serde

    Gazinin şedihin al kanı yerde

    kalmasın diyorsan sende Evet de

    Mesele sağcılık solculuk değil

    Alevi sünni yolculuk değil

    Şer güçler vatanın üstünde meyil

    Bulmasın diyorsan sen de Evet de”

  • En güzel “Bayrak Şiiri” okuma yarışması

    Adana’da öğrencilere bayrak ve vatan sevgisini aşılamak amacıyla organize edilen “Bayrak Şiiri Güzel Okuma Yarışması”nda dereceye girenlere toplam 160 bin lira para ödülü dağıtıldı.

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün girişimiyle, Şair Arif Nihat Asya’nın 1940 yılında Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü olan 5 Ocak törenlerinde okunması için yazdığı “Bayrak” şiirinin yeni neslin hafızasında yer etmesi amacıyla yarışma düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nca organize edilen Bayrak Şiiri Güzel Okuma Yarışması Milli Eğitim İl Müdürlüğü’nün işbirliğinde il genelinde yapıldı.

    Yarışmaya Adana’nın 15 ilçesinden yaklaşık 10 binin üzerinde öğrenci katıldı. Düzenlenen yarışmada ilkokullarda Zeynep Baysal (Kozan-Şaban Ata İlkokulu), ortaokullarda İrem Canalmaz (Seyhan-Tepebağ İmam Hatip Ortaokulu), liselerde Doğukan Ceren (Sarıçam-Adana Ticaret Odası Anadolu Lisesi) birinci oldu.

    “Babam Türkiye aşığı bir insandı”

    Yarışmanın ödül töreni Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törenin açılışında konuşan, Şair Arif Nihat Asya’nın kızı Fırat Asya, Adana’nın Arif Nihat Asya için çok önemli bir yeri olduğunu söyledi. Adana’dan ayrılırken ilk kez babasının ağladığını gördüğünü belirten Fırat Asya, şunları söyledi:

    “Arif Nihat Asya hayatı boyunca Türkiye’nin her yerini gezdi. Ama onun aşkı Adana’ydı. Çünkü en güzel günlerini orada yaşadı. Adana’dan ayrıldıktan sonra da asla Adana’dan kopmadı. Babamın Adana’dan Malatya’ya tayini çıktığı zaman evde ki çiçeklerini bir büyük kamyon ve bir büyük minibüs ile başkalarına hediye etti. Adana’dan ağlayarak ayrıldı. Bu benim en büyük hatıralarımdan biridir. Çünkü ben babamın ağladığın hiç görmemiştim. Adana onun için bir semboldü. O Türkiye’ye aşıktı. Bayrağına aşıktı. Bütün eserlerinde görebilirsiniz. Onun hakkında başka ne diyebilirim bilmiyorum. Güzel çocuklar yarınlar sizin. Bizim başlattıklarımızı siz daha ileriye götüreceksiniz. Bu vatanı ve bayrağı sizlere emanet ediyoruz. Bunu hiç bir zaman unutmayınız.”

    “Bayrak şiirinin şerefi bize yeter”

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü de, bu yarışmaların Adana’da bundan sonra da devam ettirilmesi arzusunda olduklarını belirterek, “İlköğretimden liseye olan dönemde her çocuğumuzda bir defaya mahsus olmak üzere genç simalara bayrak şiirini ve bayrak sevgisini daha iyi yerleştirmek için bundan daha iyi bir yer yoktur. Onun için bu program başarılı program olmuştur. Bu program sürekli devam eden bir program olmalıdır. Bunu başarmalıyız Adana olarak diyorum. Adana’nın 5 Ocak kurtuluşu kutlu olsun. Adana’da yazılan Bayrak şiirinin şerefi bize yeter diyorum” dedi.

    Bayrak Şiiri Güzel Okuma Yarışması’nda ilkokul, ortaokul ve liselerde birinci gelen öğrencilere 10’ar bin lira, okullarına 5’er bin lira ödül verildi. Birinci gelen öğrencilerden Zeynep Baysal’da şair Arif Nihat Asya’nın Bayrak Şiiri’ni okudu. Ödül töreninde şair Arif Nihat Asya’nın kızı ve oğluna’da Hüseyin Sözlü tarafından plaket taktim edildi.

    Törene, Yüreğir Kaymakamı Fatih Genel, Şair Arif Nihat Asya’nın oğlu Murat Asya, çok sayıda öğrenci, veli ve öğretmen katıldı.

  • ’’Halk şiiri, Türkçe’nin bir omurgasıdır’’

    İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlenen “20. Yüzyıl Türk Şiirinin Anlatılmasındaki Güçlükler” konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Ataol Behramoğlu, “20. yüzyıl Cumhuriyet şiirinin en önemli kazanımı Türkçe’nin bir omurgası olarak halk şiirini gündeme getirmesidir” dedi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nin düzenlediği ve Prof. Dr. Necat Birinci’nin moderatörlüğünü üstlendiği konferansta Prof. Dr. Ataol Behramoğlu, Doç. Dr. Bâki Asiltürk ve Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız, “20.Yüzyıl Türk Şiirinin Anlatılmasındaki Güçlükler”i masaya yatırdı.

    “20. yüzyıl Cumhuriyet şiirinin en önemli kazanımı Türkçe’nin bir omurgası olarak halk şiirini gündeme getirmesidir”

    Konuşmasında Cumhuriyet şiirini tanımak için 19. Yüzyıl Cumhuriyet şiirinin temelini oluşturan Fransız şiirini iyi tanımak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ataol Behramoğlu, “Fransız şiirini iyi tanımazsak Türk şiirini iyi anlatamayız. Etkilenmek kopya etmek demek değildir. Ama tanımamız lâzım. Bu alandaki öğretim üyesi arkadaşlarımın Fransızca öğrenmeleri gerekiyor. Türk Edebiyatının ve Türk şiirinin kaçınılmaz bir zorunluluğudur. Nasıl klasik şiirimizi bilmek için Osmanlıca bilmek zorundaysak; Cumhuriyet dönemi şiirini de yorumlayabilmek için Fransızca bilmek mecburiyetindeyiz” diyerek konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Yunus Emre’nin önemi gerçek anlamıyla 20.yüzyılda anlaşıldı. Bizim halk şiirimiz, halk deyimiyle kendi göbeğini kendi keserek 20.yüzyılın ortalarına kadar Âşık Veysellere Mahzuni’ye kadar gelmiştir. Karacaoğlan’ı ben çağdaşı olan Batılı kent şairleriyle yarıştırırım. Karacaoğlan’ın Türkçesi ve Karacaoğlan’ın hayata, ölüme, aşka bakışı kullandığı dil olağanüstüdür. ’İncecikten bir kar yağar’ gibi bir mısrayı ben Shakespear’in, Puşkin’in mısrasıyla aynı terazide tartarım. Yani 20. yüzyıl Cumhuriyet şiirinin en önemli kazanımı Türkçe’nin bir omurgası olarak halk şiirini gündeme getirmesidir.”

    Türk şiirindeki parçalanma durumuna dikkat çekildi

    Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız ise yaptığı konuşmada, “Modern sanatın diğer bütün türlerinde, resimde romanda vs. olduğu gibi genel kitlenin resim olarak görebileceği bir şeyi artık resim olarak görememesi, roman olarak okuyabileceği şeyleri anlamasa da yeterince roman olarak görülememesi şeklinde özetleyeceğimiz bir husus, şiir için de geçerli olmuştur. Anlayamama haliyle de karşılaşmışlardır,” diyerek Türk şiirindeki parçalanma durumuna dikkat çekti.

    “20. Yüzyılda Türk şiirinin daha iyi anlatabilmemiz için bugün biraz daha geniş imkanlara sahibiz”

    “Dil bir ulusun temel varlığıdır” diyen Doç. Dr. Bâki Asiltürk ise, “ Bu alanda çalışan biri olarak ciddi sıkıntılar yaşayan biriyim. 20. Yüzyılda Türk şiirinin daha iyi anlatabilmemiz için bugün biraz daha geniş imkanlara sahibiz. Burada daha iyi ders kitapları hazırlanabilir, üniversitelerin edebiyat bölümlerinin müfredatının düzenlenebilir. Geçmişte de bunları düşündük. Ama herhâlde bugünkü vizyonumuz geçmişe göre çok daha geniş” ifadelerini kullandı.

  • “30 Kuş” şiiri duygusal anlar yaşattı

    Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde Şehit Astsubay Ömer Halisdemir İlk ve Ortaokulu’nda 2016-2017 eğitim öğretim yılı düzenlenen törenle başladı. Törende okunan “30 Kuş” şiiri duygusal anlar yaşanmasına neden oldu.

    Programa Gölbaşı Kaymakamı Şenol Esmer, Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay, Gölbaşı İlçe Emniyet Müdürü Levent Alıcı, Gölbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü Hayrettin Balcı, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri, öğretmenler ve öğrencilerin yanı sıra veliler katıldı. Açılış programında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Gölbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü Hayrettin Balcı yaptığı konuşmada şunları ifade etti:

    “Her yeni başlangıç; yeni bir heyecan, yeni bir dinamizm ve hareketlilik demektir. Bugün bu heyecana Başkentimizin yıldan yıla gelişerek büyüyen ilçesi Gölbaşımızın bu güzel okulu Ömer Halisdemir İlk ve Ortaokulumuzda öğretmeni, öğrencisi ve velilerimizle hep birlikte tanıklık ediyoruz. Başlangıçtaki bu heyecanımızı hiç kaybetmeden, hatta sürekli artan bir öğrenme şevki ve heyecanı ile sizlerin büyük bir başarılara imza atacağınıza inancım tamdır.”

    15 Temmuz darbe girişiminde kahramanlık gösteren şehit Astsubay Ömer Halisdemir’i örnek gösteren Balcı konuşmasına şöyle devam etti:

    “15 Temmuz’daki büyük Türk milletinin iktikbali ve istiklaline yönelik darbe kalkışması ve işgal girişiminde inancı ve tarihinden aldığı ilhamla komutanının ’Ömer, darbeci haini karargaha girmeden öldür. Bunun sonunda şahadet var’ emrine ’Başüstüne komutanım’ diyerek görevini icra ettikten sonra şehadet şerbetini içip ’Sana ağucunu açmış duruyor peygamber’ mısralarına muhatap olmuş vatanı, milleti, bayrağı ve dini gibi mukaddesatı uğruna canını veren Ömer Halisdemirleri bu milletin evlatları hiçbir zaman unutmayacak ve kendine örnek alacaktır inşallah.”

    Gölbaşı Kaymakamı Şenol Esmer de, “Bugün burada yapmış olduğumuz tören hem eğitim-öğretim yılının açılışı münasebetiyle önemli, hem de okula ismini veren değerli şehidimiz anmak onun bu memleket için yapmış olduğu canını ortaya koyarak yağmış olduğu fedakarlığı görmek ve bunu her zaman bilinçlerimizde canlı tutmak açısından önemliydi. Geleceğin teminatı olan gençler ve onların rehberleri olan öğretmenler yeni bir heyecan ve azimle eğitim-öğretim yılına başlıyor. Tabi eğitim-öğretime başlamak bu okullarda ve sınıflarda alınan temel, bilimsel teknik bilgilerin yanında iyi bir vatandaş olabilme, iyi bir vatandaş olabilmenin donanımlarını üzerlerine almak ve çevreye, insan, geleceğe saygı duyarak geçmişini her zaman hatırlayıp ileriye azimle, kararlılıkla ve umutla bakmayı gerektiriyor.”

    Gerçekleştirilen konuşmaların ardından bir öğretmen şehit Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir için yazılan “30 Kuş” adlı şiirini seslendirirken duygusal anlar yaşandı. Program öğrencilerin çeşitli gösterileri ile son buldu.

  • Dursun Ali Erzincanlı’dan duygulandıran “Şehit Ömer Halis Demir” şiiri

    Sanatçı ve şair Dursun Ali Erzincanlı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci generali vurarak şehit olan Ömer Halisdemir için yazdığı duygu yüklü şiire klip çekti.

    Özel Kuvvetler Komutanlığı’na girmeye çalışan darbeci generali vurduktan sonra darbeci askerler tarafından şehit edilen Astsubay Ömer Halisdemir’in kahramanlığı, şiire döküldü. Ünlü sanatçı ve şair Dursun Ali Erzincanlı, şehit Ömer Halisdemir için yazdığı duygu yüklü “30 Kuş” adlı şiire, Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde klip çekti.

    Yapımcılığını Nazif Tunç’un, Yönetmenliğini Ekrem Aydın’ın yaptığı klip, Başiskele Belediyesi’nin Fatih mahallesinde bulunan Hizmet Binası alanında gerçekleşti. Başiskele’de Deprem Şehitleri anma programında bulunan Ömer Döngeloğlu’nun da katıldığı klip çekiminde, Başiskele’de bulunan Acil Müdahale Mangası Tiyatro grubu oyuncuları oynadı. Çekimler Ömer Döngeloğlu’nun duasıyla başladı.

    Basında yer alan haberlerden, şehit Halisdemir’in 30 kurşunla şehit olduğunu öğrendiğini ifade eden Erzincanlı şiirini “30 Kuş” ismiyle yorumladı.

    “Ömer Başçavuşumuz’a ve milletimize atfettim”

    Çekimler sırasında konuşan Dursun Ali Erzincanlı, “15 Temmuz şehitlerimize atfettiğimiz, özelde de şehit Başçavuşumuz Ömer Halisdemir atfettiğimiz ’30 Kuş’ isimli şiirin klibini, 6 dakikalık filminin çekimleri başlayacak. Allah-ü Teala hayırlı kılsın inşallah. Milletimiz ve devletimize hayırlı kılsın. Bir kahramanımız var, 240 kahramanımız var ama Ömer Başçavuşumuz o geceki şehitlerimizin komutanıydı adeta. Bu yüzden de Allah-ü Teala milletimize, büyün şehitlerimize vermiş olduğu sevgiyi ayrıca Ömer Başçavuşumuza da verdi. Bizde de bir heyecan var. İnşallah güzel bir çalışma olur” dedi.

    “Onlar destan yazdı biz okumaya çalışıyoruz”

    Şiiri yazma hikayesinden bahseden Erzincanlı, “Ben daha önce bana ilham konusunu soranlara hep söylüyordum. Ben çalışırken ister istemez insanın aklına bir şeyler geliyor. O da inşallah rahmanidir diyordum. Fakat ben bu şiirde şunu gördüm, 15 Temmuz’da bütün milletimizin adeta beyni durdu, durduruldu. Ben özellikle kendim için söylüyorum. Ben bu beyinle, bu kalple, bu şiiri yazabilecek ne durumdaydım psikolojikmen ne de buna hazırdım. Fakat 15 Temmuz’dan sonra 15-16 gün geçti, içimde adeta şiirin yazıldığını hissettim. Ben sadece kalemi elime alıp kağıda dökerken, yazılmış bir şiiri kağıda döküyordum. İçimdeki ile kağıda dökülenin örtüşeli bayağı bir süre geçti. Sonunda 30 Kuş şiiri ortaya çıktı. O gece 240 insana şehadeti nasip eden kudret, bunların destanının da millet tarafından bilinmesini murad etti. Herhalde biz de bu konuda biraz istekliydik. Biz de memur edildik adeta. Kim olsaydı, kimin kalbine düşseydi o yazacaktı yani bunu. Onlar destan yazdı biz okumaya çalışıyoruz” diye konuştu.