Etiket: Sigortalı

  • İnegöl’de 60 bin sigortalı çalışan var

    İnegöl’de 60 bin dolayında kayıtlı çalışan bulunduğunu söyleyen İTSO Başkanı Metin Anıl, bu sayının birçok ilin nüfusundan fazla olduğunu söyledi.

    İTSO heyeti ile birlikte Sosyal Güvenlik Merkezi (SGM) Müdürü Fatma Tekin’i ziyaret eden Oda Başkanı Metin Anıl, ilçenin güçlü bir ekonomiye sahip olduğuna da dikkat çekti. Meclis Başkanı Sadık Gülerer, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Genel Sekreter Mustafa Şentürk’ün hazır bulunduğu ziyarette konuşan İTSO Başkanı Metin Anıl, İnegöl’ün Türkiye’ye örnek önemli bir üretim merkezi olduğunu söyledi. İlçede 3 tane organize sanayi bölgesi olduğunu, mobilya, orman ürünleri ve tekstil başta olmak üzere farklı sektörlerde üretim yapıldığını vurgulayan Metin Anıl, “İnegöl’de kurumunuza kayıtlı 60 bin dolayında çalışan var. Bu sayı Türkiye’deki birçok ilin nüfusundan fazladır. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak, üyelerimizin işlerini geliştirmeleri, üretimlerinin artması ve buna bağlı olarak istihdamın çoğalması için elimizden gelen çabayı harcıyoruz” şeklinde konuştu.

    İnegöl SGM Müdürü Fatma Tekin’in bir süre önce kendilerini ziyaret ederek ortak çalışma önerdiğine de vurgu yapan Metin Anıl bu konuda üzerlerine düşeni yapacaklarını belirtti. Başkan Anıl, SGM’lerin hizmeti vatandaşın ayağına götürdüğünü de belirterek, “Bu kurum sayesinde SGK ile ilgili işlemler yapmak için çalışanların ve/veya işverenlerin Bursa’ya gitmesine gerek kalmadı. İşlemler İnegöl’de büyük bir hızla yapılıyor. İTSO olarak bu çalışmalara bizde destek vermek isteriz” dedi.

    İnegöl SGM Müdürü Fatma Tekin’de, SGM’lerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüklerine bağlı olarak çalışan kurumlar olduklarını vurgu yaptı. Tekin, SGM’lerin tek noktadan hizmet mantığıyla bulundukları bölgelerdeki vatandaşların sosyal güvenliğe ilişkin işlemelerini, şehir merkezlerine gitme zorunluluğunu ortadan kaldırarak yapmayı hedefleyen kurumlar olduğunu belirterek, “İnegöl SGM Müdürlüğü olarak ilçemizdeki çalışanlarımıza ve işverenlerimize en iyi hizmeti verme arzusundayız” diye konuştu.

  • Sigortalı iş vaadiyle kandırıp üzerine şirket kurdular

    Ankara’da işsiz vatandaşları sigortalı bir işte çalıştırma vaadiyle kandıran ve bazı evraklar imzalatarak üzerine tabela şirket kuran dolandırıcıların son kurbanı Muammer Karabacak, “Ben güya şirket sahibiyim. Üzerimde 4 tane şirket var ama sefalet çekiyorum” dedi.

    Okuma yazması olmayan işsiz vatandaşlara ’Sigortalı iş’ vaadiyle attırdıkları imzalar üzerinden tabela şirket kuran dolandırıcılar hayat karartmaya devam ediyor. Ankara’da dolandırıcıların kurbanı olan Muammer Karabacak, yaşadıklarını şöyle aktardı:

    “Kişilerin üzerine şirket kuruyorlar ve bundan rant elde ediyorlar. Bu işin muzdariplerinden birisi de benim. Bu tür insanlar kişileri vergiye kayıt ettiriyorlar, notere götürüyor ve bu insanların üzerine milyarlarca borç çıkıyor. Ben ve benim gibi insanların bu borçları ödeyecek gücü yok. Bazıları kazanacak ve cebine para girecek diye, bazılarının kendini bilmezliği nedeniyle bundan faydalanılması doğru değil. Ben bu şahısları savcılığa verdim. Türkiye’deki insanların bu tür tuzaklara düşmemesi için elimden geleni yapacağım.”

    Dolandırıcıların tuzağına nasıl düştüğünü de aktaran Karabacak, “Parkta oturuyordum. Bir adam yanaştı yanıma. Size sigorta yapacağız, işe koyacağız diyerek alıp götürdüler. Karşıdaki adamın okuma yazması yok, cahil. O insan işe gireceğim, sigortalı olacağım hevesiyle gidiyor ve önüne konan evraklara imza atıyor. İmzalatılan boş kağıtları kendileri dolduruyor, noterde onaylatıyorlar. Bu şirketleri öyle bir kullanıyorlar ki; üzerine şirket açılan insan şirketin neye hizmet ettiğini hiç bilmiyor. Ben güya şirket sahibiyim. Üzerimde 4 tane şirket var ama kaldığım yer şirket sahibi bir insanın kalacağı, yaşayacağı bir ortam mı gelip görsünler. Benim gibi binlerce insan var. Benim bildiğim kadarıyla 168 bin TL borcum gözüküyor. Bilmediğim en az 500-600 milyar TL civarında diye düşünüyorum. Şu vaziyetime baktığınız zaman 500-600 milyarlık bir insana benziyor muyum? Şirketlerden bir tanesi faal gözüküyor. Savcılık kanalıyla şirketi işletenler hakkında dava açtım. Bunlar ellerini kollarını sallayarak gezsin istemiyorum. Çok insanın canı yandı. Eşimden ayrıldım, çocuklarımdan oldum. Onlar zengin olacak, ben sefalet çekeceğim. Böyle bir dünya yok. Ben bu imkanı bunlara vermeyeceğim” ifadelerini kullandı.

    Olayla ilgili savcılığın soruşturma başlattığı öğrenildi.

    (İLK-HA-Y)

  • Ev Hizmetlerinde Sigortalı Çalıştırılması

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Adıyaman Müdürü Fuat Tekin, ev hizmetlerinde çalıştırılacak olan kişilerin sigortalı çalıştırılmasıyla ilgili açıklamada bulundu.

    5510 Sayılı Kanun’un Ek 9’uncu maddesi kapsamında sigortalı çalıştırılması ile ilgili açıklamada bulunan SGK Müdürü Fuat Tekin, kimlerin sigortalı olarak çalıştırılması gerektiği, kimlerin bundan yararlanması gerektiği gibi tüm merak edilen soruların cevabını verdi.

    Hangi işlerin ev hizmeti sayıldığını açıklayan Fuat Tekin, “Ev içerisinde yaşayanlar tarafından yapılabilecek temizlik, ütü, yemek yapma, çamaşır, bulaşık yıkama, alışveriş ve bahçe işleri ile çocuk, yaşlı veya özel bakıma ihtiyacı olan kişilerin bakım işlerinin ev halkı dışındaki bireyler tarafından yapılması işleri ev hizmeti sayılacaktır. Çocuk, yaşlı veya özel bakım işinin ev hizmetinde çalışanın evinde ya da hastane, bakımevi gibi yerlerde yapılması da ev hizmeti sayılacaktır. Aynı evde oturan üçüncü dereceye kadar akraba olanların yaptıkları işler ev hizmeti sayılmayacaktır. Ev hizmetlerinde sigortalı çalıştırmayı düzenleyen yeni uygulamadan gerçek kişiler yararlanacak olup tüzel kişilerin talepleri kabul edilmeyecektir” dedi.

    1 Nisan 2015 tarihinden itibaren ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılığın nasıl sağlanacağı ile ilgisi ise Tekin, “1 Nisandan itibaren ev hizmetlerinde sigortalı çalıştıranlar hakkında bu işlerin ay içinde 10 günden az ve 10 günden fazla yapılıp yapılmadığına göre işlem yapılacaktır. Ayda 10 günden az çalışanlar iş kazası ve meslek hastalığı yönünden sigortalı sayılacak, primleri çalıştıran kişi tarafından ödenecek, sigortalılar isterlerse takip eden ayın sonuna kadar uzun vade (emeklilik) ve genel sağlık sigortası primi ödeyebilecektir. Ayda 10 gün ve üzerinde çalışanların primleri işverenleri tarafından kolay işverenlik uygulamaları çerçevesinde ödenecektir. Evinde ayda 10 günden az süre ile sigortalı çalıştıranlar bu kişiler için çalıştırdıkları her bir gün için asgari ücretin günlük tutarının yüzde 2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı primi ödeyecektir. İş kazası ve meslek hastalığında 01/01/2016-31/12/2016 tarihleri arasında bir gün için ödenecek tutar 1.098 TL’dir” diye konuştu.

    Ev hizmetlerinde 10 günden az çalıştırılan kişilerin kuruma ilgili form ile başvuruda bulanabileceğini aktaran Tekin, müracaatların www.turkiye.gov.tr uygulaması aracılığıyla da yapılabileceğini söyledi.

    Ev hizmetinde ayda 10 gün ve daha fazla çalışanların sigortalılık durumu hakkında açıklamada bulunan Tekin, “Evinde ayda 10 gün ve daha fazla sigortalı çalıştıranlar kolay işverenlik uygulamasından yararlanacaktır. Bu şekilde sigortalı çalıştıranlardan da 10 günden az sigortalı çalıştıranlarda olduğu gibi işyeri tesciline ilişkin işyeri bildirgesi, sigortalı tesciline ilişkin işe giriş bildirgesi, prim tahakkuk ve ödemeler için aylık prim ve hizmet belgesi, sigortalının işten ayrılması halinde düzenlenen işten ayrılış bildirgesi alınmayacaktır. Ev hizmetlerinde ayda 10 gün ve daha fazla sigortalı çalıştıranlar ilgili form ile sosyal güvenlik il müdürlüklerine/sosyal güvenlik merkezlerine müracaat edeceklerdir. Bu bildirge ile işyeri bildirgesi, işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi ve işten ayrılış bildirgesi de birleştirilmiştir. Ev hizmetlerinde 10 gün ve daha fazla süreyle çalışanlar için işverenler yüzde 34,5 oranında uzun ve kısa vade sigorta kolları, genel sağlık sigortası primi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 46’ncı maddesine göre yüzde 3 oranında işsizlik sigortası primi olmak üzere toplam yüzde 37,5 prim ödeyeceklerdir. İşverenler asgari ve azami kazanç üzerinden ev hizmetlerinde on gün ve daha fazla çalıştırılacaklara ilişkin bildirge beyan ettikleri tutar üzerinden prim ödeyeceklerdir. Yaşlılık ve emeklilik aylığı alanlar hakkında işverenler tarafından yüzde 32 oranında sosyal güvenlik destek primi ödenecektir” ifadelerini kullandı.

  • Ceza Çektiği Okulda Sigortalı Çalışan Oldu

    Karaman’da, denetimli serbestlikten yararlanan Ercan Sebetçi, kamu yararına ücretsiz olarak çalışma cezasını çektiği Karaman İmam Hatip Ortakokulunda sigortalı olarak çalışmaya başladı.

    Denetimli serbestlik hükümlüsü olarak 1 ay önce Karaman İmam Hatip Ortaokulunda kamu yararına ücretsiz hizmete başlayan Ercan Sebetçi, okul idaresi ve velilerin ortak kararı ile işe alındı. Milli Eğitim Bakanlığından okullara her yıl verilen ödenekten yararlanarak maaşını alabilen Ercan Sebetçi hükümlü olduğu okulda sigortalı olarak işe başlama sürecini anlattı.

    2006 yılında cezaevine giren Ercan Sebetçi, 10 yıl yattıktan sonra, 1 yıl boyunca sürecek denetimli serbestlik adı altında tahliye olduğunu belirterek “40-45 gün kadar okulda görev yaptım. Göreve başladıktan sonra okul müdürü ve öğretmenler çalışmamı beğenmiş. Bana burada sigortalı olarak çalışmam için teklifte bulundular. Ben de kabul ettim. Şu an burada sigortalı çalışıyorum. Okulda iki torunum var. Onlarla beraber ben de öğrenci gibi gelip gidiyorum” dedi.

    Okulda yaptığı işlere değinen Sebetçi, “Okuldaki bozuk sıraları onarıyorum, elektrik arızası, sıva, boya gibi işleri yapıyorum” diye konuştu.

    “CUMHURBAŞKANIMIZDA CEZAEVİNDE YATMIŞTI”

    Türk toplumunda cezaevine girip çıkan insanlara kötü gözle bakıldığını söyleyen Sebetçi, “Hepimiz öyleyiz. Örneğin ben cezaevine girmeden önce bir mahkum gördüğüm zaman kötü gözle bakardım. Fakat hasbelkader diye bir şey var. İnsanın başına her şey gelebilir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dahi cezaevinde yatmış birisi. Devletin cezaevinden çıkan bir insanının elinden tutması gerekir. Şimdi ben 10 yıl yatmış sonra cezaevinden çıkmışım. İster istemez maddi manevi sıkıntı çekiyoruz. Şu anda benim evimde odunum da yok, kömürüm de yok” şeklinde konuştu.

    “ELİNDEN TUTULMAZSA TEKRAR SUÇ İŞLEYECEK”

    Cezaevinden çıktıktan sonra eğer çalışamayıp evine ekmek götüremiyor olsaydı nasıl geçimini sağlayacağını soran Ercan Sebetçi, şunları söyledi: “Benim durumumdaki başka bir arkadaş evine ekmek götüremese devlet de elinden tutmazsa o arkadaş tekrar suç işlemiş olacak. Yani devletimiz ve vatandaşlarımız cezaevinden çıkmış diye eline bir iş, ekmek verirse ve o adam dürüst olursa hayatı yoluna girecek. Ama cezaevinden çıkan o adamın elinden tutulmazsa, tekrar suç işleyecek.”

    “CEZAEVİNE GİRMİŞ ÇIKMIŞ İNSANI KÖTÜ ADDEDİYORUZ”

    Karaman İmam Hatip Ortaokulu Aile Birliği Başkanı Adem Gümüş ise, her cezaevine girmiş çıkmış insanın kötü addedilmesinin doğru olmadığını ifade ederek, “Okul müdürümüz Ercan beyden bahsettikten sonra bu durumun çok uygun olabileceğini söyledim. Çünkü Ercan beyin de bahsettiği gibi Cumhurbaşkanımızın dahi hapse girip çıktığını unutmamak lazım. Her hapse girenin kötü olacağı anlamına gelmez. Okuldaki öğrencilerin ve okul idaresinin, öğretmenlerin, velilerin geri döndüklerinde bu beyefendinin hakikaten çalışmaya meyilli ve çevremizdeki insanlara da örnek bir insan olduğunu ifade ettiler” diye konuştu.

    MAAŞINI OKULUN ÖDENEĞİNDEN ALIYOR

    Ercan Sebetçi’nin maaşını Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Karaman İmam Hatip Ortaokuluna verilen ödenekten aldığını dile getiren Gümüş de şunları söyledi:

    “Ercan beyi kadrolu olarak görmek isteriz fakat bu geçici süreli bir durum. Yani okulumuza devlet tarafından verilen belli bir ödenek var. Bu ödenek belli bir süre içerisinde kullanılacak. Biz de bunu Ercan bey vasıtasıyla kullanmayı uygun gördük. Gönlümüz ister ki, Haziran bitimi itibariyle kendilerini burada veya başka bir devlet kurumunda ya da özel sektörde iyi bir yerde eşine evine çoluğuna çocuğuna ailesine iaşelerini sağlayacak şekilde çalışmasını arzu ederiz. Biz de elimizden geldiğince okul müdürlüğümüz ile birlikte Ercan beye sahip çıkmaya çalışacağız. Bu sosyal sorumluluk projesini; insanlığın, bizim mensup olduğumuz dinin ve kültürümüzün gerekçesi olan bir şey diye düşünüyoruz.”

  • Kırmızı: “Türkiye’de Sigortalı Sayısı Artacak”

    Doğa Sigorta, Türkiye’de ilk kez başlattığı katılım sigortacılığıyla İslami hassasiyetlerinden ötürü hiç sigorta yaptırmayan kesime ulaşarak sigortacılık penetrasyonunu yükseltmeyi hedeflediğini açıkladı.

    Sigortacılık sektörünün önemli bir oyuncusu olan Doğa Sigorta, Türkiye’de ilk kez başlattığı katılım sigortacılığıyla İslami hassasiyetlerinden ötürü hiç sigorta yaptırmayan kesime ulaşarak sigortacılık penetrasyonunu yükseltmeyi hedeflediğini açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada, kooperatif sigortacılığı ile sigortalılarına birçok imkan ve imtiyaz sağlayarak ve katılım sigortacılığı ürünleri ile sektörün daha da büyümesine katkıda bulunmayı hedeflediğini, bu sebeple Türkiye’de en çok tercih edilen şirketlerden biri olarak yer aldığını açıkladı.

    Katılım sigortacılığının hızlı bir şekilde gelişeceğini öngören Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, bu ürünün sigorta sektörünün hacmine katkı sağlayacağının altını çizmiştir. Katılım sigortacılığının yapısı itibari ile kooperatif sigortacılığına benzediğini de belirten Kırmızı, özellikle İslami hassasiyetlerinden ötürü sigorta sektörüne mesafeli duran kitlelere güvenli çözümler sunarak kooperatifçilik tecrübemizle oluşturduğumuz güven anlayışını katılım sigortacılığı ile de bir kez daha toplumun hizmetine sunuyoruz. Ayrıca, Türkiye’de değil tüm dünyada da katılım sigortacılığının gelişmeye başladığını ifade etti.

    Kooperatif olarak ilk kez katılım sigortacılığına başlamalarının inovatif çalışmalardan biri olarak sayılabileceğini belirten Kırmızı, “Bizimle birlikte katılım sigortacılığı yapan veya yapacak olan ve yeni kurulan şirketlerde var. Takipçilerimiz arttıkça katılım sigortacılığı daha da fazla güçlenecektir, çok daha geniş kitlelere ulaşıp, çok daha fazla ihtiyaca cevap verecektir. Bu anlamda ben katılım sigortacılığının sektöre katacaklarının tahmin edilenin çok ötesinde olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Hazine’nin şu anda ayrı bir pencere açarak katılım sigortacılığı yapılmasına izin verdiğini hatırlatan Kırmızı, sektör büyüdükçe ihtiyaçların artmasıyla birlikte bazı düzenlemeler yapılmasının gerekebileceğini söyledi. Hazine’nin bu doğrultuda mutlaka çalışmalar yaptığını söyleyen Kırmızı, katılım sigortacılığının henüz çok yeni olduğunu söyledi. İhtiyaçlara göre mutlaka Hazine’nin veya Müsteşarlığın yapacağı çeşitli çalışmalar olacağını söyledi.

    EĞİTİM POLİÇELERİ

    Eğitim sektörüne yönelik geliştirdikleri yeni eğitim poliçelerine de değinen Nihat Kırmızı, Küreselleşen dünyamızda ön plana çıkan en önemli ihtiyaçlarımızdan birisinin eğitim olduğunu belirtti. Eğitimin bireylerin gelecekte oluşacak maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılayabilecek donanımda olabilmelerini sağlamak için yapılması gereken en kalıcı yatırımlardan biri haline geldiğini söyleyen Kırmızı sözlerine şöyle devam etti;

    “Elbette eğitim-öğretim faaliyetlerinde okul, veli ve öğrenci olarak 3 unsur ön plana çıkmaktadır. Eğitim sürecinde farklı rollere sahip bu unsurların başarılı sonuç alabilmesinin en önemli koşullarından birisi de ortak bir hedef doğrultusunda hareket edilebilmesidir. İşte bu ortak hedefin sağlanmasında dördüncü unsur olarak Doğa Sigorta faktörünü devreye sokuyoruz. Geliştirdiğimiz ihtiyaçlara uygun poliçelerle okulların, öğrencilerin ve velilerin öğrencinin eğitimi boyunca geleceğe daha güvenli bakabilmelerini sağlayacağız’’.

    DÜNYANIN EN İYİ REASÜRÖRÜYLE ÇALIŞIYORUZ

    Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, “Sigortacılık faaliyetlerimizde Dünyanın en büyük reasürörleri ile çalışmamız güven avantajı sağlıyor. Sigortalılar yeni bir sigorta şirketine sigorta yaptırırken arkasında reasürör olarak Swiss-Re ve Hannover-Re gibi dünyanın en güçlü reasürörlerini gördüğünde çok daha fazla güveniyor” dedi.

    Kırmızı, aynı şekilde Doğa Katılım Sigortası çatısı altında birikecek fonların da hassasiyetlere uygun finansal enstrümanlar ve dünyaca tanınan güçlü Re-Tekafül ortaklıkları ile değerlendirilmesiyle de sigortacılık anlayışında yeni bir çağı başlatacağız diyerek sözlerini tamamladı.