Etiket: sığınan

  • Prosinecki: “Bahanelerin arkasına sığınan bir hoca değilim”

    Prosinecki: “Bahanelerin arkasına sığınan bir hoca değilim”

    Denizlispor’un teknik direktörü Robert Prosinecki, “Ben hoca olarak da bahaneler arkasına saklanan biri değilim. Bir şeyler olduğunda her zaman sorumluluk alan birisiyimdir” dedi.

    Antalyaspor deplasmanı için hazırlıklarına devam eden Yukatel Denizlispor’un teknik direktörü Robert Prosinecki, idman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Trabzonspor maçına yönelik açıklamalarda bulunan deneyimli teknik adam, Trabzonspor’a karşı oynanan oyunun diğer haftalar için umut verici olduğunu söyleyerek her hafta daha iyi olacağını belirtti. Korona virüs nedeniyle sezon hazırlıklarının istenilen şekilde gerçekleşmediğini belirten Robert Prosinecki, “Ben hoca olarak da bahaneler arkasına saklanan biri değilim. Bir şeyler olduğunda her zaman sorumluluk alan birisiyimdir. Ama sezon başını istediğimiz gibi geçiremedik. Korona virüsten dolayı bazı eksiklerimiz oldu ve maç yapamadık. Sonrasında futbolcular teker teker geldi. Almak istediğimiz futbolcuları hızlı bir şekilde bitiremedik. Şu anda herkes birbirine adaptasyon sürecinde yardımlaşarak çalışıyor. Son maçta görüntümüz daha çok mücadele eden ve çok rakibi ısırmaya çalışan bir Denizlispor sergiledik. Bu ilerleyen haftalarda da yansıyacağını ve devam edeceğini biliyoruz. Çünkü böyle bir kalitemiz var ve biz bu kaliteyi yakalamak için çok uğraştık” dedi.

    “En iyi şekilde Denizlispor’u sergileye çalışacağız”

    Antalyaspor deplasmanın zorlu olacağını belirten Hırvat teknik adam, “Gelecek hafta Antalyaspor’a karşı oynuyoruz. Antalyaspor geçen sene iyi bir sezon geçiren takım. Bu sene de çok iyi başlayan ve ilk iki maçta dört puan alan takım. Kolay bir maç olacağını düşünmüyorum ve çok iyi bir takıma karşı oynayacağız. Biz de elimizden geleni yaparak en iyi şekilde Denizlispor’u sergilemeye çalışacağımızdan eminiz” diye konuştu.

  • Aracına sığınan köpeği taşıyan dolmuş şoförü alkış aldı

    Ankara’da soğuk havada dolmuşa sığınan sokak köpeğini araçtan indirmeyip seferine devam eden dolmuş şoförü vatandaştan takdir gördü.

    Ankara’nın Mamak ilçesinde akşam saatlerinde yaşanan olayda, soğuktan kaçan bir sokak köpeği Natoyolu Caddesi üzerinde yolcu taşıyan dolmuşa sığındı. Aracın orta yerine kıvranıp uyuyan köpeğe kıyamayan doymuş sürücüsü, köpekle birlikte seferine devam etti. Bir yolcunun cep telefonuyla fotoğrafladığı o an sosyal medyada paylaşıldı. Şoför, bir yolcu ve ortalarında uyuyan köpeğin görüldüğü o fotoğraf, beğeni yağmuruna tutuldu.

  • Bakan Soylu: “Artık makus talihine sığınan bir Türkiye yok”

    Esenler 15 Temmuz Parkı’nda düzenlenen iftar programına katılarak konuşma yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Artık öyle makus talihine sığınan bir Türkiye yok. Artık okyanus ötesinden, Amerika’dan parmak sallayıp gazete başlıklarıyla beraber iktidar değiştiren, titreyen, acaba ben ne yapacağım diye düşünen ve takatsiz kalan bir Türkiye yok” dedi.

    Esenler Belediyesi 11 ayın sultanı Ramazan ayı münasebetiyle 15 Temmuz Şehitler Parkına kurduğu iftar sofrasında ilçede yaşayan Adıyamanlıları ağırladı. İftar programına İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanı sıra Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ile birlikte Adıyaman STK’ları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Parka gelen Bakan Soylu, vatandaşlardan yoğun ilgi görerek, fotoğraf çektirmek isteyenleri kırmadı.

    İftar programında konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ülke içerisinde topluma zarar veren olayların oy pusulasıyla aşıldığını belirterek, “Bu ülkede hepimiz biliyoruz ki çocuklarımızı Kur’an öğretmekten uzak tutmuşlardır, bu 50 gramlık oy pusulasıyla aşılmıştır. Aynı Ezan-ı Muhammediye’nin Arapça’yla yani aslıyla buluşması gibi. Her 100 liranın 85 lirası bu ülkede faize gidiyordu şimdi ancak 10 lirası gidiyor bu da elli gramlık oy pusulasıyla aşıldı. Şimdi güçlü Türkiye zamanı hep birlikte bu güçlü Türkiye’yi ancak ve ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bütün dünyaya ayakları üzerinde kuvvetli duran bir Türkiye ile gerçekleştirebiliriz. Bu da demokrasi ile olur rey ile olur, sandık ile olur. Şunu çok net bir şekilde söyleyeyim ne gelmişsek bu anlayışla beraber geldik yoksa Türkiye’ye çok çelme takarlardı” dedi.

    “Artık makus talihine sığınan bir Türkiye yok”

    Türkiye’nin kendi talihini ve teknolojisini belirlediğinin altını çizen Bakan Soylu, “Biz Allah’ımıza şükürler olsun kendi Türk mühendislerimizle beraber insansız hava araçlarımızı yaptık. Atak helikopterlerimizi kendi Türk mühendislerimizle yaptık. Mühimmatlarımızı kendi mühendislerimizle yaptık, artık öyle makus talihine sığınan bir Türkiye yok. Artık okyanus ötesinden Amerika’dan parmak sallayıp gazete başlıklarıyla beraber iktidar değiştiren, titreyen, acaba ben ne yapacağım diye düşünen ve takatsiz kalan bir Türkiye yok. Bugün güçlü Türkiye var, özgür Türkiye var, zengin Türkiye var ve bugün büyük Türkiye var” şeklinde konuştu.

    “Şimdi Türkiye’yi hak ettiği noktaya getirebilme zamanıdır”

    Türkiye’nin gelecek yıllarda yapacağı yatırımları aktaran Süleyman Soylu, “Şimdi kendi arabamızı yapma zamanı, şimdi kendi uçağımızı yapma zamanı, şimdi kendi milli uydumuzu yapma zamanı, şimdi koşar adım kişi başına 25 bin dolar gelir seviyesine gitme zamanı. Şimdi 2021’e kadar 28 tane şehir hastanesini bitirme zamanı, şimdi şurada Atatürk Havalimanı milletimizin, çocuklarımızın rahat rahat oynayabileceği dünyanın en büyük yeşil alanlarından birisi, yani millet bahçesi yapma zamanı. Şimdi Türkiye’yi bütün dünyada hak ettiği noktaya getirebilme zamanıdır. Bu da sizlerin kararı ile olacaktır. Sizlerin kararına boynumuz kıldan incedir, Allah sizlerin kararıyla beraber ülkemizin geleceğini hayırlı eylesin inşallah” ifadelerini kullandı.

    İftar programında konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, “Adıyamanlı kardeşlerimiz, 40 yıldır bu ülkede devam eden ve artık sonu gelen terör belasına karşı adam gibi durmayı bilmiş ve hiçbir zaman için Adıyaman’ı teröre teslim etmemiş, hiçbir zaman için de Adıyaman’da terörün meşru olmasına ortam hazırlamamıştır. Bu ülkenin milli birliğine ve kardeşliğine çok iyi örneklik gösterecek siz kardeşlerimizin her biriyle gurur duyduğumu ifade etmem lazım” dedi.

  • DEAŞ’ın elinden kaçıp Peşmergeye sığınan torununa kavuşmayı bekliyor

    Konya’da 4 yıl önce terör örgütü DEAŞ’a katılan oğlu tarafından Irak’a götürülen 12 yaşındaki torununun DEAŞ’ın elinden kaçıp Peşmergeye sığındığını söyleyen 64 yaşındaki dede, torununa kavuşacağı günü iple çekiyor.

    Edinilen bilgiye göre, 4 yıl önce DEAŞ’a katılan babası Mustafa B. (34) tarafından Irak’a götürülen 12 yaşındaki İsmail B.’nin dedesini telefonla arayarak DEAŞ’ın elinden kaçıp Irak Bölgesel Kürt yönetimi kontrolündeki Peşmergeye sığındığını söylediği öne sürüldü. Kaçırıldığı zaman 8 yaşında olan İsmail B.’nin babası Mustafa B.’nin 2015 yılında bombalı bir saldırı sonucu öldüğü öğrenildi. Babası öldükten sonra kendisine terör örgütü mensuplarınca silah eğitimi verilmeye başlanan İsmail B.’nin bunun üzerine üvey annesiyle birlikte DEAŞ’ın elinden kaçarak Peşmergeye sığındığı belirtildi. Güvenlik nedeniyle cezaevinde tutulduğu öne sürülen 12 yaşındaki İsmail B.’nin son telefon görüşmesinde dedesine “Hapishanedeyim. Buraya gel, beni sana verecekler” dediği kaydedildi.

    “Dedem zengin diyerek, kaçırılmasını istemiş”

    Yaşanan olayı anlatan Dede İsmail B. (64), “Şimdi benim oğlum mesleği ayakkabıcılık. Bir oğlum, iki kızım var. Ne güzel mesleğini yapıyordu. Bir evlilik yaptı, ailesinden ayrıldı. İsmail ondan. Ondan sonra aradan 3-4 sene geçtikten sonra Bingöllü bir bayanla evlendi. Benim oğlan yalnız evlenmeden tevhit dergahına gitti. Kunduracı bir arkadaşı bunu alıp gitmiş dergaha. Dergahta, bu baktım çok değişti. İşte dergaha akşamları gidiyor her hafta cumartesi günleri bunların toplantıları oluyor. Dergaha gidiyorum derken bu çok değişti. Ondan sonra oğlunu ilkokuldan aldı. Kendi okullarında okutmaya başladı” dedi.

    Oğlunun evlilik yaptıktan sonra Bingöllü eşiyle birlikte torunu İsmail’de alıp Suriye’ye kaçtıklarını ifade eden dede İsmail B., oğlunun 2 sene öne Amerika ve Rusya’nın attığı bombalarla öldüğünü söyledi. Torununun kendisine babasının öldüğünü söylediğini aktaran İsmail B., “Ondan sonra bu annesi bir daha evlendi, Diyarbakırlı biriyle. İsmail tabi orada ana yok baba yok, analığın elinde. Ondan İsmail kendisini kaçırsın diye birisine ‘dedem zengin’ diyor. Ondan sonra İsmail Musul Telafer’den Diyarbakırlı bir aileyle beraber Peşmerge askerlerine sığınıyor. 20 kez İsmail ile konuştum, nasılsın, askerler size iyi bakıyor mu diye, ‘bakıyor dede’ dedi. Ondan sonra telefonu kesildi” diye konuştu.

    “Cumhurbaşkanım torunun ne kadar tatlı olduğunu bilir”

    Erbil Konsolosluğuna 35 yıllık Halepli bir arkadaşının oğlu vasıtasıyla dilekçe verdiklerini de anlatan İsmail B., konsolosluktan hala kendilerine bir haber verilmediğini söyledi. Torununun Erbil’deki Türk konsolosluğuna 50 kilometre uzaklıkta olduğunu söyleyen İsmail B., torununun Türkiye’ye getirilmesi konusunda Cumhurbaşkanından yardım isterken, “Cumhurbaşkanımızdan başka bir şey istemiyorum. Torunumu bize getirsinler. Cumhurbaşkanım torunun ne kadar tatlı olduğunu o da biliyor” şeklinde konuştu.

    Torununun telefonda, “Dede mavi bisikletimi hazırla ben geliyorum” dediğini aktaran İsmail B., “Torunum telefonda bana ‘Ya dede, yüzmeyi öğrendim havuzda. Beni havuza götürecek misin’ dedi. Neler istedi o çocuk, hiçbir şey görmedi ki. Çocuklar aç kalmışlar orada, ekmek yememişler. Yani eğlenceyi boşver, tatlıyı, tuzluyu boşver aç kalmışlar, ot yemişler” dedi.

    Torununa kavuşması halinde kurban keseceğini söyleyen İsmail B., “İlk önce kurban keseceğim, hele bir gelsin, bekliyorum. Kesin umutluyum, Cumhurbaşkanım bunu yapar yani. İnşallah haberi olur yani, bekliyorum” ifadelerini kullandı.

    “Torun sevgisi tarif edilemez”

    Babaanne Hatice B. ise yaşadığı üzüntü nedeniyle bir gözünü kaybettiğini ve kısmi felç geçirdiğini anlatarak, “Torun sevgisi tarif edilmez. Evlada gençlikte bakamıyorsun. Torunu ben de büyüttüm, o doğurdu, ben büyüttüm. 1 aylıkken yanımdaydı bakamadı annesi. Aynı evdeydik. Ayrıldılar 1,5 sene sonra bana kaldı dedi.

    Torunuyla son görüştüğünde kendisinin rahatsız olduğunu ifade eden babaanne Hatice B., “Geçmiş olsun dediler bana. Gelin konuştu, İsmail’e verdiler. Geçmiş olsun anne dedi. Anne derdi, babası evlenince yeni anneye anne deyince babaanneye çevirdi. ‘Kuzum sahte gibi oldu’ dedim. Anne, anne derdi. Neyse babası yanında ya, evlendi varsın olsun. Vay kuzum geleydin bir kere daha koklayaydım ya dedim. Ben onu niye dediğimi bilemiyorum. Allah söyletti. Geleydin de koklayaydım bir daha dedim. O gece gitmişler. Komşuya sordum. Arkası yüksek siyah araba geldi İsmail’in sırt çantası bir de ellerinde valizle gittiler. Böyle gitmişler. Her şey koydukları yerde duruyor. Kuşu var. Yavrum kuş kadar dayanamadı. Kuşuna bakarım Mustafa’mın hatırası diye. Cumhurbaşkanımdan rica ediyorum, inşallah beni yavruma kavuştursun. Torun sevgisinin ne olduğunu o da bilir. Beni yavruma kavuştursun iki bayramı bir yapayım. Başka bir şey istemiyorum” ifadelerini kullandı.

  • Boş depoya sığınan ayı, doğal yaşamına geri döndü

    Kastamonu’da hastalığından ötürü halsiz düşen ve Ilgaz Dağı Milli Parkı’nda bulunan boş bir depoya sığınan yaşlı ayı, bulunduğu yerden çıkarak doğal yaşamına geri döndü.

    Kastamonu’da halsiz düşen yaşlı ayı, Ilgaz Dağı Milli Parkı’nda bulunan boş bir depoya sığınmıştı. Doğa Koruma ve Milli Park Şube Müdürlüğü ekiplerince, boş depoya sığınan ayıya yem ve su vermek üzere gelindiğinde ayının depoda bulunmadığı tespit edildi. Doğa Koruma ve Milli Park Şube Müdürlüğü ekipleri, deponun çevresinde yaptıkları incelemede ayının ayak izlerine rastladı. İzleri takip eden ekipler, ayının ormanlık alana doğru gittiğini belirledi. Bunun üzerine ayıyı almak için Bursa’dan yola çıkan Celal Acar Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi ekiplerine bilgi verildi. Kastamonu’ya yola çıkan ekip, Bursa’ya geri döndü.