Etiket: şifreli

  • 150 yıl önce yazılan şifreli şiir çözüldü

    Dicle Üniversitesi (DÜ) Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Mustafa Uğurlu Arslan, uzun araştırmalar sonucu Diyarbakırlı Şaban Kami Efendi’nin yaklaşık 150 yıl önce dairesel şekilde çizdiği ve bir harfi merkez alarak oluşturduğu şifreli şiiri bularak, iki haftalık bir çalışma ile çözdü. Şiirde beşeri aşktan yola çıkılarak ilahi aşk anlatılıyor.

    Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Mustafa Uğurlu Arslan, İstanbul’dan sonra en fazla divan şairi yetiştiren Diyarbakır’ın önemli şairlerini tespit etmek ve gün yüzüne çıkarmak için yaklaşık 5 yıldır çalışmalar yapıyor. Araştırmalarında sıra dışı şeylerle karşılaşan Arslan, 1800’lü yıllarda yaşayan müderris, divan şairi, hattat ve musikisinaş gibi sıfatlarla ifade edilen Diyarbakırlı Şaban Kami Efendi’nin yaklaşık 150 yıl önce kelime oyunları yaparak oluşturduğu görsel ve şifreli şiiri TBMM Kütüphanesi’nde buldu. Dünya edebiyatında var olmayan ancak sadece Kırım Hanı Şahin Giray’ın uyguladığı üslupla yazılan şiiri çözmek için yaklaşık iki hafta uğraşan Arslan, sonunda şifreyi çözmeyi başardı. Dairesel şekilde çizilen ve bir harfin merkez alınarak kelime oyunları yardımıyla oluşturulan görsel şiir, beşeri aşktan yola çıkarak ilahi aşkı anlatıyor.

    “Kitap haline getirildi”

    Çözülen şiirin yanında Şaban Kami Efendi’nin diğer eserlerini ve hayatını da kitap haline getiren Arslan, “5 yıl boyunca Şaban Kami Efendi’nin divanını çalıştık ama divanıyla birlikte aynı zamanda onun bilinmeyen bazı yönlerini de ortaya çıkarmaya çalıştık. Kayıp olarak bilinen bazı eserlerini yazma eser kütüphanelerini tarayarak tespit ettik ve kitabımızda bu eserleri tanıttık. İstanbul’a ve ardından Mısır’a geçiyor. Mısır’da bir dönem rıfai tarikatının önemli isimlerinin yanında manevi ilimlerde de ciddi mesafe kat ettikten sonra tekrar Diyarbakır’a gelecek ama ‘Kami savaştan kaçtı’ denilmesin diye oradan Kars’a geçiyor. Ruslarla savaşıyor, gazi olarak tekrar Diyarbakır’a dönüyor ve Diyarbakır’da Behram Paşa Camii’nin ilerisinde bulunan evinin yarısını şahsi hayatı için kullanıyor, yarısını da tekke yapıyor ve bu tekkede talebe yetiştirmeye devam ediyor. Böylesine mühim bir zattır. Bir şekilde halkın içinde yaşayarak halkla beraber olarak hayatını idame ettiriyor. Ciddi çalışmalar yapmamıza rağmen Kami Efendi’nin el yazması divanına ulaşamadık ama taş baskı metne ulaştık ve oradan hareketle şiirlerini çözümlemeye çalıştık. TBMM Kütüphanesinde bir nüshaya rastladım. Bu nüsha bizim dünya edebiyatında hiç olmayan ancak özellikle Kırım Hanlarından Şahin Giray Han’ın denediği sıra dışı bir şiir tarzı var ki Şaban Kami Efendi buna Üslub-u Şahin Giray diyor. Bizim edebiyatımızda elbette ki mecmualarda çeşitli görsel şiirlere rastladım ama Kami Efendi’nin yazmış olduğu görsel şiirdeki griftliği ki ciddi tetkikimiz neticesinde buradaki şifreleri çözümleyebildik. Merkezde bir ‘RA’ harfi var. Buradan başlıyor ve tekrar ‘RA’ harfinde bitiyor. Sonra yeniden başlıyor. İlginç olan şiirin merkezdeki ‘Ra’da başlayıp tekrar ‘Ra’da bitmesi. İkincisi metnin Latin harflerini de almaya gayret ettim. Ara kısımda mesela ‘Nigar’ kelimesi var. ‘Nigar’ ifadesini hem birinci beyit için hem de ikinci beyit için kullanmış” dedi.

    “Batı’nın elinde olsa bu şiiri mermer taşlara kazırlar”

    Bu şiir tarzının sıra dışı bir ustalık olduğunu ve her şairin yapabileceği bir şey olmadığını aktaran Arslan, “Ancak Diyarbakırlı Kami Efendi böylesine grift iç içe geçmiş ve ‘Şahin Giray üslubu’ olarak adlandırdığı bu şiiri öyle zannediyorum ki Batılıların ülkesinde böylesine bir şair yetişmiş olsaydı bu şiiri mermer taşlara kazırlar ve Kami Efendi’nin ismini de eminim ki dünyaya duyurmaya çalışırlardı. Fakat bizim şehrimizde hala Şaban Kami Efendi gibi bir zatın ismi bilinmiyor. Bizim üniversitelerimiz var, fakültelerimiz var. Bu okullara en azından öyle şahsiyetlerin isimleri verilmeli. Böylesine görsel şiirleri de yedi burca karşılık mermerlere işlenerek şehrin çeşitli yerlerine mutlaka bırakılmalı ve şehre bir ruh katılmalı. Bu çok önemli bir durumdur” diye konuştu.

    “Da Vinci’nin şifresi varsa Kami Efendi’nin şiirini çözmek için de aranmalı”

    Şiirle ilgili araştırmalar yaparken kendilerine ipucu olarak verilen hiçbir şey olmadığını dile getiren Arslan, “Da Vinci’nin bir şifresi varsa tabi ki de Kami Efendinin bu şiirini de çözümleyebilmek için de bir şifre mutlaka aranmalı. Klasik edebiyatın bize sunduğu bazı imkanları değerlendirerek yani Matla ve Makta beyitten hareketle çözmeye çalıştık. Ancak onda bile merkezde bulunan harflerin çözümü noktasında tam bir detaya ulaşamamıştık. Fakat sonra gördük ki Kami Efendi merkeze ‘RA’ harfini almış. Şiiri ‘Ra’ ile başlatmış. Sonra iç içe geçmiş dairelerle bir şiir oluşturmuş. Şiirin tamamını da biz kitabımızda zaten neşretmeye gayret ettik. Bu görsel şiiri yaklaşık 2 hafta boyunca ciddi anlamda çalışarak çözdük. Çünkü metni çözümlemek ayrı bir mesele, doğru okumak ayrı bir mesele ve bir de nereden başlayacağınızı kestirebilmek ve bunu tespit edebilmek de ayrı bir mesele. 2 hafta boyunca ciddi anlamda çalıştıktan sonra ve farklı deneme, yanılmalar sonucunda bu şiirin şifresini çözmeye gayret ettim. Kami Efendi’nin bu şiir gibi başka şiiri yok ama divan teşkil edecek kadar sıra dışı muhteşem şiirleri var. Divan şairleri şiirlerinde üst dil dediğimiz sembolik bazı kavramlar kullanırlar. Dolayısıyla beşeri aşka dair izlere rastlıyoruz ama bunun arka planında aynı zamanda tasavvufi, ilahi bir aşkın terennümleri söz konusu” ifadelerini kullandı.

    Şaban Kami Efendi kimdir?

    Şaban Kami Efendi’nin hayatından kısaca bahseden Arslan, şunları kaydetti:

    “Öncelikle ülkemizde gerçekten ciddi anlamda bilinen ve şehrimiz için de önemli bir şahsiyet olan Ali Emiri Efendi’nin büyük amcası. Kitaplarda sıklıkla üstad-ı ekremim Şaban Kami Efendi dediği şahsiyet. Pek çok kaynak maalesef doğrudan Ali Emiri’nin amcası gibi değerlendiriyor fakat Ali Emiri Efendi’nin annesinin amcasıdır. 1805 yılında oldukça ilim ve irfan sahibi bir ailenin evladı olarak doğuyor. Arapça’yı, Farça’yı çok ciddi anlamda öğreniyor. Yaşı kemale erdiğinde asırlar boyunca dünyanın pek çok yerine ilmin ve irfanın dağıtıldığı Mesudiye Medresi’nin bitişiğinde Sarı Abdurrahman Paşa Kütüphanesi denilen kütüphanede yıllarca isagoci, kelam ve tefsir dersleri vermiş bir şahsiyet. Kami Efendi’yi donanımlı bir şahsiyet haline getiren aslında günümüz tabiri ile belki de entelektüel dediğimiz boyuta taşıyan şey onun çok yönlü bir alim olması. Onun hayatını tetkik etmeye başladığımda hayretler içerisinde kaldım. Kami Efendi bir hattat hem de önemli bir hattat. Kendisinden sonra yetişen belki onlarca şahsiyete icazet vermiş. İkinci bir diğer önemli özelliği ise musikişinas olması. Özellikle Behram Paşa Camii’nin hemen bitişiğinde bulunan yerde bir hücrede hem musiki dersleri vermiş hem de hat dersleri vermiş. Bu yönünün yanında Şaban Kami Efendi’nin bir özelliği daha var ki çok mühim bir şair.”

  • Torbacılar şifreli satış yapmış

    Adana merkezli 5 ilde 211 adrese, 2 bin 500 polisle, drone, helikopter ve özel harekat destekli yapılan ve 189 kişinin gözaltına alındığı “Ahmet ve Mehmet Oruç kardeşler” isminin verildiği ve 150 kişi tutuklandığı operasyondaki torbacıların uyuşturuculara şifre isim verdikleri ortaya çıktı.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yaklaşık 3 ay önce Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının organizesinde Adana merkezli İstanbul, Mersin, Gaziantep ve Hatay’da 211 adreste “torbacı” diye tabir edilen sokak satıcılarının varlığını tespit etti. Polis, 5 ilde zanlıları teknik ve fiziki olarak yaklaşık 3 ay takip ettikten sonra operasyon için düğmeye bastı. Adana Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın bizzat yönettiği ve 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ tarafından şehit edilen polis kardeşler “Ahmet ve Mehmet Oruç kardeşler” isminin verildiği operasyon, şafak vakti 5 ilde 211 adreste eş zamanlı 27 Eylül günü yapıldı.

    Operasyonda 189 kişi gözaltına alındı. 2 bin 500 polisin katıldığı dev operasyonda gözaltına alınanlar 3 gün içinde ifadeleri alındıktan sonra adliyeye sevk edildi. 2’si kadın 45’i çocuk 189 zanlıdan aralarında kadınların da bulunduğu 150 kişi tutuklandı. 39 kişi ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Şifreyi bilene uyuşturucu

    Torbacı diye tabir edilen sokak satıcılarının şifreli konuştuğunu ve şifreyi bilmeyen alıcıya mal satmadağı ortaya çıktı. Zanlıların her uyuşturucuya bir isim bulduğu da belirlendi. Zanlıların eroine ’peynir’, esrara ’cigara’, kokaine ’taş’, metamfetamine ’buz’ dedikleri öğrenildi. Uyuşturucuyu almaya gelen şahısların polisin baskısından dolayı sokakta alamadığı direkt torbacının kapısını çaldığı ancak torbacının da gelen şahsın direkt ’eroin ya da esrar var mı’ diye sorduğunda uyuşturucu vermediğini hatta gelen şahsı “burada uyuşturucu satılmaz kardeşim git işine” diyerek gönderdiği belirlendi.

    Gelen müşterinin şifreyi söylemesi halinde ise istediği kadar uyuşturucu satın aldığı ortaya çıktı.

  • Hastanelerde şiddete karşı şifreli önlem

    Son günlerde sık sık gündeme gelen ve gittikçe artan sağlık çalışanlarına şiddete karşı önlem olarak, güvenliğin eksik olduğu noktalardaki bazı hastanelere şifreli giriş yöntemi geldi.

    Doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarına şiddet olayları her geçen gün artarken, İzmir Kamu Hastaneleri Birliği Güney Sekreterliği’ne bağlı Eğitim Diş Hastanesi başta olmak üzere bazı hastanelere şifreli giriş yöntemi uygulanmaya başladı. Hastanede güvenliğin eksik olduğu ve hastane ile ilgili alınan önemli kararların ihalesinin yapıldığı odalara, şifreli giriş butonları konuldu.

    “Herhangi bir saldırıya karşı baştan önlem almak gerekiyor”

    Hastanede yaşadıkları olumsuz durumlara karşı bu önlemi aldıklarına dikkat çeken İzmir Eğitim Diş Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Sinan Evcil, “Hastanede görevimiz çalışanlarımızın güvenliği. Çalışanların güvenliğini sağlarken, hastane işlevini hızlı ve etkili bir şekilde yapmamız gerekiyor. Hem hastanemizin hasta hakları açısından hem idareciler hem de doktorlarımız açısından bu şarttır. Burada hiç kimsenin herhangi bir şiddete maruz kalmaması için baştan önlem almak gerekiyor. Türkiye’de sağlık alanında böyle bir sıkıntı var, zaten problemler yaşanmaktadır. Bizim de bu problemleri çözmek adına yaptığımız işlemlerden birisi de budur. Siz kameralarla önlemler alırsınız ama kameralar olan olayı size açıklar. Biz olayı olmadan çözmek istiyoruz. Dolayısıyla giriş çıkışlarda, belli noktalarda güvenlik her yerde vardır. Ama güvenliğin eksik olduğu noktalarda böyle önlem alıyoruz. Zaten güvenliği ya güvenlik elemanıyla yaparsınız ya da bu tip kapılarla sağlarsınız “dedi.

    Güvenliğin eksik olduğu noktalar için

    Şifreli giriş sisteminin hastane ile ilgili önemli kararların alındığı bölüme de konduğunu belirten Doç. Dr. Evcil, “Burada malum satım ihaleleri yapılıyor. Bu ihalelerde de bir güvenlik ve sorumluluk gerektirmektedir. Bunların hepsi kameralarla kaydoluyor ama herhangi bir sıkıntı yaşamamak adına da mahremiyet içeren alanları kapatmamız korumamız gerekmektedir. Bizim hastanemizin fiziki şartları bunu zorlamaktadır. Güvenlik elemanı sayımız kısıtlı olduğu için ve onları da hasta haklarında kullandığımız için burada problem yaşıyoruz. Bu problemi önlemek adına bu işlemleri yapıyoruz” diye konuştu.

    “Doktorumuza, elemanlarımıza bıçaklı saldırı oldu”

    Şifreli giriş yöntemi ile vatandaşların rahat iletişime geçemeyeceği iddialarına da değinen Başhekim Mehmet Sinan Evcil, şunları söyledi:

    “Hastalarımız buraya geldiklerinde direk bir görevlimiz tarafından karşılanmakta ve onun eşliğinde bize gelerek hastalarımızla da birebir konuşmaktayız. Burada güvenlik elemanımıza, veri kayıt elemanımıza bıçaklı saldırı, doktorumuza saldırı oldu ve bunların hepsi beyaz kod çerçevesinde savcılıkta vardır. Savcılık dosyaları incelendiğinde haklı olduğumuz görülmektedir.”

  • ‘Gala gecesi’ şifreli fuhşa 4 tutuklama

    Antalya’da yabancı uyruklu 12 kadını fuhşa zorladıkları gerekçesiyle adliyeye sevk edilen 8 şüpheliden 4’ü tutuklandı. Şahısların, fuhuş için müşterilerle ’gala gecesi’ şifresini kullandığı tespit edilmişti.

    Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Ahlak Büro Amirliği ekipleri, aldığı bir istihbarat sonucu yürüttüğü 2 aylık takibin ardından Antalya’nın Konyaaltı ilçesindeki çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlemiş ve 8 Kırgızistan, 2 Moldova, 1 Özbekistan ve 1 Rus uyruklu olmak üzere toplam 12 kadına zorla fuhuş yaptırdığı gerekçesiyle aralarında 2 kadının da bulunduğu 8 kişiyi gözaltına almıştı. Ekipler aynı zamanda, müşterilerin fuhuş için ’gala gecesi’ şifresini kullandıkları tespit ederek, şüphelilerin üzerinden çıkan yüklü miktardaki paraya da el koymuştu.

    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 8 şüpheliden M.Ş., F.A., Y.E.Y. ve G.C çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, O.Y. isimli şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerden Ö.Y. ve A.İ. mahkemece, Y.A. isimli şahıs ise savcılıktan serbest bırakıldı.

  • Adana’da şifreli fuhuş

    Adana’da polis, müşteri kılığında gittiği otelde şifreli şekilde fuhuş yapıldığını ortaya çıkardı. Suriye uyruklu kadın ile ona fuhuş yaptıran Suudi Arabistan uyruklu kişi ve otelin resepsiyon görevlisi gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Ahlak Büro Amirliği ekipleri, Seyhan ilçesindeki bir otelde fuhuş yapıldığı ihbarını aldı. Polis, savcılıktan alınan izinle seri numarası önceden alınmış paralar ile otele gitti. Polis, resepsiyon görevlisi Kadir T.’ye “Bir oda lazım” deyince görevli “Tek mi çift mi olsun” diye sordu. Polis, “Tek mi çift mi derken, ben tek kişiyim zaten” dedi. Bunun üzerine görevli “Tek fuhuş yapmak istemeyenler, çift ise fuhuş yapmak isteyenler, isterseniz odanıza kadın gelebilir” dedi. Polis, bunun üzerine kabul ederek, “Çift diyorum o zaman, gelsin bir kadın” dedi. Bunun üzerine Kadir T., Suudi Arabistan uyruklu Ali Hamad A.’yı (45) arayarak kadın göndermesini istedi. Ali Hamad A. da Suriye uyruklu Faten El Z.’yi (38) otele gönderdi. Polis, odasına gelen kadına 150 lira, resepsiyon görevlisine 100 lira ve aracıya da 50 lira para verdikten sonra kimliğini gösterip polis olduğunu söyledi. Resepsiyon görevlisi ve Suudi Arabistanlı aracı gözaltına alınırken, kadının ise mağdur olarak ifadesi alındı. Mağdur kadın, ifadesinde Ali Hamad A. ile Suudi Arabistan’da tanıştığını, savaş çıktığı için Suriye’den Türkiye’ye geldiğini, Ali Hamad A.’nın da burada olduğunu öğrenince onunla irtibata geçtiğini, maddi durumunun iyi olmadığını söyleyince Ali Hamad’ın fuhuş yaparak para kazanabileceğini söylemesi üzerine fuhuş yapmaya başladığını söylediği öğrenildi.

    İki zanlı ise sorgularında suçlamaları kabul etmedi. Zanlılar, ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan zanlılardan Ali Hamad A. yurt dışı yasağı konularak adli kontrol şartı ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, resepsiyon görevlisi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.