Etiket: şifreleri

  • Oto hırsızlık çetesinin şifreleri çözüldü, ’kuş’ bu kez uçamadı

    Trabzon dahil 4 ilde 12 ay süren takip sonrası çökertilen oto hırsızlık çetesinin şifreleri çözüldü. Oto hırsızlarının kendi aralarında “Kuş uçtu geliyor” ve “Senin güvercini aldım” şifrelerini kullanarak haberleştikleri belirlendi. Son 1 yılda Trabzon, Giresun, Rize ve Karabük illerinde 56 adet oto hırsızlık olayına karıştığı tespit edilen 6 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Oto Hırsızlık Büro ekipleri, Trabzon, Giresun, Rize ve Karabük illerinde faaliyet gösteren oto hırsızlığı çetesini çökertti. Edinilen bilgiye göre, Trabzon’da bulunan 6 kişilik çete üyeleri Karabük, Giresun ve Rize illerinden çaldıkları araçları kamyonet kasasında Trabzon’a getirerek burada parçaladığı bilgisine ulaşan polis ekipleri çeteyi takibe aldı. Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro ekipleri, 2016 yılında takibe aldıkları çeteyi fiziki ve teknik olarak izledi. Üyelerin genellikle Doğan, Serçe, Kartal gibi araçları çaldığı telefonda haberleşirken ise “Kuş uçtu geliyor” ve “Senin güvercini aldım” gibi kelimeler kullandığı tespit edildi.

    Son 1 yılda Trabzon, Giresun, Rize ve Karabük illerinde 56 adet oto hırsızlık olayına karıştığı tespit edilen 6 kişi şafak baskını ile yakalanarak gözaltına alındı. Şahısların sanayi bölgesinde bulunan iş yerlerinde yapılan aramada ise 19 adet çalıntı otomobil ele geçirildi.

    Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü’ne sevk edilen 6 şahıs buradaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, çıkartıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Batuhan Yaşar:”Yeni Kabine’nin şifreleri”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde, “Kabine değişikliğindeki 3 önemli unsur ne?”, “Hangi isimler sürpriz oldu?”, “Başbakan yardımcıları hani görevleri üstlenecek?”sorularına cevap aradı.

    Batuhan Yaşar’ın “Yeni kabine’nin şifreleri” başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:

    “Bugün olacak, yarın olacak derken o beklediğimiz Kabine değişikliği dün öğle saatlerinde gerçekleşti..

    Aslında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden Genel Başkan seçildiği AK Parti’nin Mayıs ayındaki olağanüstü kongresinden beri beklenen bir gelişmeydi..

    MKYK ve MYK’nın ardından dün de Bakanlar Kurulu yenilendi.

    Geriye sadece AK Parti Teşkilatları kaldı..

    Aldığımız bilgilere göre 2017 bitmeden teşkilatlarda da kan değişimi gerçekleşecek..

    BİZ BUNA SİYASETEN KAPSAMLI DEĞİŞİKLİK DİYORUZ

    Yapılan tartışmalardan hepimiz haberdarız.

    -“Kabine değişikliği çok dar kapsamlı olacak”

    -“İçeriden yapılacaklarla birlikte toplam 5 Bakan değişecek”

    Ne oldu?

    -Kabineye 6 yeni isim girdi.

    -İçeriden de 5 Bakan’ın yerleri değiştirildi.

    -5 Başbakan Yardımcısından 2’si kabine dışı kaldı 2’si başka bakanlıklara kaydırıldı.

    Toplamda 11 değişiklik.

    Olağanüstü Kongreye baktığımızda MKYK’nın yüzde 40’ı değişmişti…

    Benzerini dün kabinede yaşadık.

    İçeriden yapılan kaydırmalarla birlikte kabinenin yüzde 40’ı değişti.

    2002’den beri Bakanlar Kurulu değişikliklerine baktığımızda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karakteristik adımlarından bir tanesini daha görüyoruz.

    EKONOMİ, FETÖ-PKK VE BÜROKRASİ

    Değişikliği pazartesi akşamı duymuştuk.

    Kulisler son iki gündür çok hareketliydi.

    Gidecek ve kalacak isimler üzerinde değerlendirmeler yapılıyordu.

    TBMM hafta başında yeniden çalışma kararı aldı.

    Meclis iç tüzüğü yeni anayasaya uyumlu hâle getirilecek.

    Ardından da Bakanlar Kurulu değişikliği geldi.

    Bu bize neyi mi gösteriyor.

    -‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her şeyi bir plan dahilinde yürüttüğünü…’

    Dünkü kabine değişikliğine baktığımızda gördüğümüz 3 önemli unsur var..

    1-TBMM, hükûmet ve bürokrasiyi eş zamanlı olarak hızlandırmak.

    2-FETÖ ve PKK ile mücadeleyi daha etkin hâle getirmek. İki terör örgütü ile yurt içinde elde edilen başarıyı yurt dışında da taşımak.

    3-Ekonomide yapısal reformları tamamlayarak önemli adımlara devam etmek.

    SÜRPRİZ ÇOK

    Her Bakanlar Kurulu değişikliklerinde sürpriz isimlerden söz edilir.

    Bu kez fazla oldu:

    -Mehmet Şimşek dışında bütün başbakan yardımcıları değişti.

    -Çalışma Bakanlığına getirilen Jülide Sarıeroğlu’nun ismi kulislerde dahi duyulmamıştı. Yıllar sonra kabineye giren 2. kadın bakan oldu. İmren Aykut’tan sonra Çalışma Bakanlığı yeniden bir kadına emanet edildi.

    -Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ilk açıklamasında heyecanlıydı. Rize’ye yanılmıyorsam ikinci kez bakanlık verilmiş oldu.

    -Ahmet Eşref Fakıbaba’nın ismi daha önce hep geçerdi.. Kısmet bugünlereymiş. Kabinenin sürprizlerinden biriydi. Gıda ve et fiyatları konusunda bütün Türkiye’nin kendisinden büyük beklentisi var.

    -Ahmet Demircan Sağlık Bakanlığına getirildi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ da Başbakan Yardımcılığına… Dikkat çekici iki değişiklik olarak not edildi.

    -Nurettin Canikli yeni Millî Savunma Bakanımız oldu.. Başbakan ismini okuduğunda hepimiz şaşırdık.

    -Aynı şekilde Numan Kurtulmuş’un Kültür ve Turizm Bakanlığına getirilişi. Öyle anlaşılıyor ki Cumhurbaşkanının bu önemli alandan büyük beklentileri var…

    BAŞBAKAN YARDIMCILARI HANGİ GÖREVLERİ ÜSTLENECEK?

    Başbakan Yardımcılarının görev dağılımları henüz belli olmadı. Ama kulislerden elde ettiğimiz bilgileri hemen aktaralım.

    Bekir Bozdağ’ın hükümet sözcülüğü görevini üstlenmesi bekleniyor.

    Hakan Çavuşoğlu’nun Tuğrul Türkeş’in baktığı alanlardan sorumlu olması bekleniyor. (Yurt Dışı Türkler, Atatürk Kültür Dil ve Tarih, MGK Koord.)

    Mehmet Şimşek ekonomi koordinasyonundaki aynı görevlerine devam edecek.

    Daha önce üst kurullar BDDK, TMSF ve SPK Nurettin Canikli’ye bağlıydı. Bu kurulların hangi başbakan yardımcısına bağlanacağı belli olmadı.

    Recep Akdağ’ın büyük ihtimalle Veysi Kaynak’ın sorumlu olduğu alanlara bakması bekleniyor. (AFAD, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İnsan Hakları Kurumu, Kişisel Veriler).

    Başbakan Yardımcılıklarının görev alanları topyekûn yeniden de düzenlenebilir.

    Evet dün uzun diyebileceğimiz 1 saat 45 dakika süren görüşmenin ardından 2019’a giden yolda önemli değişikliklere imza atıldı.

    Türkiye çok hızlanacak…

  • Kadri Kanpak: “Yaşamın şifreleri detaylarda gizlidir”

    Yaşam koçu Kadri Kanpak, yaşamın şifrelerinin detaylarda gizli olduğunu söyleyerek, “Profesyonel koç çözen değil, çözdürendir” dedi.

    Yaşam süreci, eğitimi, kariyeri ve ilgisi kapsamında okuduklarıyla; yaşamın odağının insan olduğunu özümsemesi doğrultusunda; yaptığı gözlem ve çalışmaları ’Yaşamın Detayları’ isimli kitabında toplayan Yaşam Koçu Kadri Kanpak, “Yaşamın şifreleri detaylarda gizlidir. Profesyonel Koç çözen değil, çözdürendir” dedi.

    Hayatın ’değerler-beklentiler-öncelikler’ üçlüsüyle akıp gittiğini ve hayatın şifrelerinin ince detaylarda gizli olduğunu belirten Kanpak, birçok kişinin bu detayları fark edemediğinden yaşamını netleştiremediğini ifade etti.

    Kanpak, ’bakmak-görmek-fark etmek’ arasında arafta kalan bireylerin başarı sağlamaları zordur ancak ’değerler-beklentiler-öncelikler’ üçlüsünün detaylarını fark ederek durumu algılayanların akılcı bir mantıkla, programla, tavırla yaşamlarına yön vereceklerini söyledi.

  • FETÖ’nün askeri okul yapılanmasının şifreleri çözülüyor

    Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY), Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) içerisine askeri okullardan başlayarak nasıl sızdığının deşifre edilmesini sağlayacak Elbistan merkezli 3. operasyon kapsamında 18 ayrı ilde gözaltına alınan ve aralarında örgüt imamlarının da bulunduğu 36 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

    FETÖ’nün, hukuka aykırı olarak askeri okullara öğrenci yetiştiren, askeri okulların giriş sınavlarının sorularını veren ve aralarında örgüt imamı askeri personellerin de bulunduğu (FETÖ/PDY) yapısına yönelik Elbistan Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre’nin talimatı ve koordinesinde, Elbistan İlçe Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Grup Amirliği’ne bağlı ekipler, Elbistan merkezli olarak toplam 18 ilde 41 adrese eş zamanlı baskın yapmıştı. Haklarında yakalama kararı verilen 23 askeri personel, 5 askeri öğrenci, 1 polis memuru, 1 öğretmen ve 12 de sivil şahıs olmak üzere toplam 42 kişiden 36’sı, çeşitli illerden Elbistan’a getirilmişti.

    İtirafçı oldular

    Bir haftadan beri Elbistan İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde işlemleri süren 36 şüpheli, sabah saatlerinde geniş güvenlik önlemleri altında Elbistan Adliyesi’ne çıkarıldı. Aralarında örgüt imam ve ‘abi’ olan subay ve astsubaylarla sivillerinde bulunduğu şüphelilerin, emniyetteki ifadelerinde itirafçı olmayı kabul ettikleri belirtildi. 24 Ocak’tan beri emniyette sorgulanan şüphelilerin birçoğunun yapıyla ilgili olarak önemli bilgiler verdiği öğrenildi.

    Sistematik çalışma

    Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bu operasyonun 3. ayağıyla FETÖ/PDY’nin askeri okul yapılanmasının şifrelerine ulaşılmasına bir adım daha yaklaşılmış oldu. Son operasyonla FETÖ’nün bu yapısını yöneten üst düzey örgüt imamlarını da ortaya çıkararak askeri ve sivil kanadının çökertilmesinin amaçlandığı bildirildi.

    FETÖ’nün, TSK içerisinde etkin konuma gelmesini amaçlayan bu sistemin ana ayağının, öğretmenlerden, sivillerden ve TSK personellerinden oluştuğu belirtildi. TSK’ya sızmak isteyen örgüt üyelerinin, sistematik bir şekilde çalıştıkları iddia edildi.

    Abiler sınavda devrede

    Askeri okullara yerleştirilecek öğrencilerin seçiminin ilk olarak örgüt üyesi öğretmenler tarafından belirlendiği bildirildi. Örgüt üyesi öğretmenlerin, belirledikleri başarılı öğrencilerin ailelerine çocuklarını askeri okula göndermeleri yönünde telkinlerde bulunduğu ve böylece ilk adımın atıldığı belirtildi.

    Bundan sonraki süreçte ise öğrencilerin genelde örgüte ait olmayan dershanelere ve eğitim kurumlarına yönlendirildiği kaydedildi. Buralarda eğitim gören çocukların, örgütün sivil kanadı ve öğretmen ‘abiler’ tarafından sürekli takip edildiği öğrenildi. TSK içerisindeki ‘abilerin’ de sınavlara yakın süreçlerde devreye girdiği belirtildi.

    Abilerle irtibat gizli yapılıyor

    Subay ve astsubaylardan oluşan ‘abilerin’, sınav öncesinde çocuklara askeri lise ve astsubaylık sınavlarının sorularını verdiği ve sınavı kazanmalarını sağladıkları kaydedildi. Sınavı kazanan öğrencilerin, örgütle bağlarının ortaya çıkmaması için ‘abilerle’ olan irtibatın da çok büyük gizlilikle sürdürüldüğü belirtildi.

    Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda daha önce gerçekleştirilen 2 operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 52’si tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

  • Emekli Generalden darbe girişiminin şifreleri

    Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Onursal Başkanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, FETÖ’cü örgütün ve bu örgütün başı olan Fethullah Gülen’in gözden çıkarılması sonucu 15 Temmuz gecesi bir kalkışmanın yaşandığını belirterek, “Darbe kalkışmasının amacı Türkiye’yi Suriye, Libya gibi ülkelerin durumuna düşürmek için DAİŞ militanları güneyden, Ermenistan doğudan girecek ve PKK’nın da farklı eylemleri olacaktı. Ancak darbenin başarılı olması için siyasi istikrarsızlık, ideolojik kadrolaşmanın hakim olması ve mevzuat gibi unsurlar uygun değildi.Yaşanan bu kalkışmayla birlikte darbecilerden temizlenen TSK daha güçlü ve etkin olacaktır” dedi.

    ASDER Onursal Başkanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimiyle neyin amaçlandığını ve yaşanan tasfiyelerin TSK’yı nasıl etkileyeceği yönünde önemli açıklamalarda bulundu.

    “FETÖ yapılanması gözden çıkarılmıştı”

    Yaşanan darbe girişiminin FETÖ’cü örgütün gözden çıkarılmasının bir sonucu olduğuna dikkat çeken ASDER Onursal Başkanı emekli Tuğgeneral Tanrıverdi şunları söyledi:

    “Darbe girişiminin nasıl olduğunu anlamak için niteliğine bakmak lazım. FETÖ dediğimiz çete dünyada hizmet adı altında 160 ülkede okulu bulunan ve bu ülkelerdeki zeki çocukları toplayıp eğitip organize eden bir sistem. Bu sistemin beyni Dünya hakimiyeti için uğraşan ABD gibi bir ülkedeyse o beynin o ülke tarafından kullanılmaması mümkün değil. Bu beynin de kullanıldığının farkında olmaması da mümkün değil. Dolayısıyla bu darbe girişimini ABD’de bulunan bir beyni kontrol edenler tarafından yapılmış bir eylem olarak değerlendirmek lazım. Bildiğimiz gibi 2013’ten itibaren bu örgütün milli olmadığı ve uluslararası çıkarların kontrolünde olduğu tespit edilmiştir. Bunun sonucu olarak başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere devletimiz bu örgütün tasfiyesi için yoğun çaba sarf ettiği biliniyordu. Yüksek Askeri Şura’da da TSK içerisindekilerin tasfiye edileceği öngörülüyordu. TSK’daki bu tasfiye safhasına girilmeden önce bu FETÖ yapılanmasını kullanan irade azami zararı vermek için harekete geçti. Çünkü bu yapı artık açığa çıkmış ve tasfiyeleriyle birlikte hizmet veremeyeceklerinden gözden çıkarılmışlardı.”

    “Darbenin amacı iç savaş çıkarmaktı”

    Yaşanan darbe girişimiyle ülkede iç savaş çıkartılmasının da amaçlandığını savunan emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, “Amaç Türkiye’yi belki Suriye, Libya, Mısır, Yemen gibi ülkelerin durumuna düşürmekti. DAİŞ’ten bazı elemanlar güneyden girecekler, Ermenistan’ın doğudan harekâtı başlayacak, PKK’nın farklı eylemleri olacaktı. Dolayısıyla yaşanan 15 Temmuz darbe girişimimin amacını hem siyasi liderlerin bertaraf edilmesi, hem de ülkenin istikrarının bozulmasını hedefleyen girişim olarak değerlendirebiliriz” dedi.

    Emekli, Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, “Darbeler, ekonomik ve siyasi istikrarın bozulduğu, millete ters ideolojik kadrolaşmanın oluştuğu ve mevzuatın müsait olduğu dönemlerde başarılı olmuş. Mesela 70 ila 80 yılları arasında 12, 91 ile 97 yılları arasında ise 7 koalisyon hükümetleri gelmiş ve gitmiş. İkincisi TSK’da ideolojik kadrolaşma hakim olması lazım. Bugün TSK’da ideolojik kadrolaşma hakim değildi. Üçüncüsü ise mevzuat bakımından iç hizmet kanununun 35. Maddesi TSK’ya yetki veriyordu.Bu madde de değiştirildi. Dolayısıyla siyasi istikrar, ideolojik kadrolaşmanın yeterli olmaması ve mevzuat eksikliği böyle bir girişimin başarılı olmayacağını planlayıcılara göstermesi gerekirdi” ifadelerini kullandı.

    “Cuntanın tasfiyesiyle TSK daha da güçlenecektir”

    FETÖ’nün darbe girişimi engellendikten sonra kritik görevlerdeki generallerin tutuklanmasıyla TSK’da zafiyet yaşanabileceği yönündeki iddiaları da değerlendiren Tanrıverdi şöyle devam etti:

    “Darbecilerden boşalan kadroların işin ehli subaylar tarafından en kısa sürede doldurulacağından kimsenin şüphe duymaması gerekir. TSK’da her rütbe sahibi kendinden iki üst rütbenin görevini yapabilecek tarzda yetiştirilir. Bu bakımdan üst rütbelerin tasfiye olmuş olması zafiyet meydana getirmez. Hiyerarşinin dışında emir komuta alan bir cuntanın, örgütlenmenin TSK içerisinde olması kabul edilemez. Bu cemaat ehlinin tasfiyesiyle TSK eskisine göre daha güçlü hale geleceği kanaatindeyim.”