Etiket: Sıdkı

  • Büyükşehir’den Aşık Sıdkı Baba Sempozyumu

    Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Yeniceli Aşık Sıdkı Baba’yı anma etkinlikleri, ’Yeniceli Aşık Sıdkı Baba Mersin ve Çevresi Halk Kültürü Sempozyumu’ ile başladı.

    Alevi-Bektaşi geleneğinin önemli aşıklarından ve Mersin’in halk kültürünün önemli değerlerinden Sıdkı Baba, Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu etkinlikler ile yaşatılmaya devam ediyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen sempozyumun açılışında konuşan Kocamaz, “Bugün burada, onu bir kez daha saygıyla anmak ve bize bıraktığı gönül mirasını yeniden hatırlamak için toplanmış bulunuyoruz” dedi.

    “Kelimeleriyle toplumunda değerlerini kuşaktan kuşağa aktarıyor”

    Aşık Sıdkı Baba’nın kelimeleriyle toplumun değerlerini kuşaklar boyu taşımada aracı olduğunu belirten Kocamaz, “Çaldığı sazla, söylediği her bir sözle gönüllere dokunurken, korkusuz ruhuyla vatanı müdafaa etmiş bir kahramandır. İşte tam bu özellikleriyle Aşık Sıdki Baba, Anadolu’nun ruh ikliminin eşsiz bir timsalini oluşturmaktadır. Barışı, sevgiyi ve bilimi kendisine rehber kılarak yolunu, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine çeviren Aşık Sıdkı Baba, Anadolu’nun sanat dolu çeşmesinden yürek dolusu yararlanmıştır. Yalın Türkçesi ile kalplere söz, umuda ışık olmuştur. Aşık Sıdkı Baba, gönülden gönüle uzanan hayatıyla iyi ki bu topraklardan geçmiş, iyi ki bizim kültürümüze dokunmuştur” ifadelerini kullandı.

    “Çalışmalarımız kitaba dönüşüyor”

    Sempozyumda söz alan araştırmacı yazar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Türk Halk Müziği Emekli Koro Şefi Halil Atılgan ise, Yeniceli Aşık Sıdki Baba’yı anmak, Çukurova’da tanıtmak, onu kitaplaştırarak vatandaşlara ulaştırmak konusunda Kocamaz’a geçtiğimiz yıl bir proje sunduklarını belirterek, “Burhanettin Başkanımız projemizi geri çevirmedi ve bu yıl sempozyumun ikincisini yapıyoruz. Bu yıl da yayınlanacak olan kitapta inanıyorum ki çok büyük takdir toplayacak. Bizim çalışmalarımız kitaba dönüştüğü için bu sempozyum oldukça önemli” şeklinde konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından oturum başkanı Prof. Dr. Saim Sakaoğlu ve oturum başkan yardımcısı Prof. Dr. Esma Şimşek’in başlattığı sempozyumda Yeniceli Aşık Sıdkı Baba’nın hayatı, eserleri ve akademisyenler tarafından hazırlanan araştırmalar katılımcılar ile paylaşıldı. Sempozyumlarla devam edecek olan etkinlik, 21 Ekim tarihinde Tarsus İncirgediği Mahallesi Toroslar Yörük Müzesi ziyareti, Yenice Mahallesi Cem Evi’nde yapılacak anma programı ve ardından gerçekleştirilecek ‘Deyişler ve Sıdkı Baba Türküleri’ konseri ile sona erecek.

  • Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar: “Türkiye Rüzgar Enerjisinde Büyük Bir Fırsatı Kaçırmak Üzere”

    Dünya Rüzgar Enerji Birliği ve Dünya Biyoenerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Paris’teki iklim zirvesi sonrasında sadece önde gelen çevre örgütlerinin değil, devletlerin de ’Yenilenebilir Enerjiyi’ çözüm olarak gördüğünü söyleyerek, “Türkiye’nin göz göre göre bir fırsatı kaçırmak üzere” dedi.

    Dünya Rüzgar Enerji Birliği ve Dünya Biyoenerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Paris’te düzenlenen COP21 İklim Değişikliği Konferansı sonrasında sadece önde gelen çevre örgütlerinin değil, devletlerin de ’Yenilenebilir Enerjiyi’ çözüm olarak işaret ettiği bir dönemde, Türkiye’nin göz göre göre bir fırsatı kaçırmak üzere olduğunu söyledi.

    Rüzgar ve Güneş Enerjisi alanında dünyanın önemli otoritelerden biri sayılan Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Türkiye sınırsız kaynaklara sahipken yenilenebilir enerji üretimi ve kullanımı konusunda birçok ülkenin gerisinde kaldığının altını çizerek, “Yüzde 100 yenilenebilir kaynakları kullanan ve kendi enerjisini üreten, ekolojik ve demokratik topluma geçiş ancak bilinçli bir toplum ve enerjide çözümden yana yerel, ulusal karar vericilerce gerçekleşebilecek” dedi.

    30 Kasım’da Paris’te gerçekleşen COP21 İklim Değişikliği Konferansı’nda da yine yenilebilir enerji gündeme geldiğini bildiren Uyar, bu sene yüzde yüz yenilenebilir enerjinin global iklim değişikliği ve enerji kaynaklarının tüketimine çözüm olduğu konuşulmaya başlandığını belirterek, şunları söyledi: “Türkiye ise yenilenebilir enerji kaynakları konusunda henüz çok yeni bir oyuncu, ülkemizde yenilenebilir enerjiden elde edilen üretim 4 bin megavat. Elektrik üretiminin sadece yüzde 4’ü rüzgar enerjisinden elde ediliyor. Amerika ve Çin ise Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının iki mislini yenilenebilir enerjiyle üretiyor, Hindistan da bu yönde planlamalar yapıyor. Türkiye yatırım tercihlerini endüstrileşmiş ülkelerde artık terk edilmeye başlanan enerji teknolojilerine yaparken; diğer ülkeler kaynak maliyeti olmayan ve bu nedenle daha da ucuz olan biyoenerji, rüzgar ve güneş enerjisi kullanımı için çoktan harekete geçmiş durumda. Biyoenerji üretimi ise orman, tarım ve belediye atıklarının değerlendirilmesi ve işe koşulması anlamına geliyor”.

    Türkiye’de rüzgar, güneş ve biyoenerjiden faydalanılmayan her günün bu maliyetsiz kaynaklar yabana gittiğini bildirerek “Ülkemizin rüzgarını, güneşini ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarını daha aktif bir şekilde nasıl kullanacağız bunu düşünmemiz gerekiyor.

    Türkiye yenilenebilir enerji kullanımında nasıl daha etkin olur sorusunun yanıtları ise oldukça basit; öncelikle mevcut kullanılan kaynaklarla, yenilenebilir enerji kaynaklarının karşılaştırmalı bir stratejik araştırması hazırlanmalı, enerjinin etkin kullanımına öncelik verilmeli ve Türkiye’nin ekonomi, enerji ve ekoloji karar destek sistemi kurularak geleceğin enerji modellemesi ve uzun vadeli stratejik planlaması yapılmalı. Türkiye’nin her yeri güneşli ve her yerde o kentin elektriğini üretecek kadar kaynak var; akıllı şebeke altyapıları oluşturarak istenilen yerde, dağıtılmış üretim ve güneşin ulaştığı, rüzgarın ulaştığı her yerde, yerinde tüketim mümkün. Akıllı şebeke sistemiyle üretilen elektrikten, her konut, her kent güneş enerjisinden faydalanabiliyor” ifadelerini kullandı.

    Rüzgar ve güneş enerjisi ile elektrik üretimi; kaynağı ücretsiz en ucuz üretim yöntemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin yenilenebilir enerji kullanımı konusunda acil adımlar alması, doğru bir stratejiyle hareket etmesi gerekiyor. Enerjide dış kaynaklara bağlı olmayan bir Türkiye için; yerel ve ulusal yönetimlerin ve toplumun; yüksek yatırım maliyetlerine sahip konvansiyonel enerji üretimini, yani eski teknolojiyi terk edip, çevre ve ekonomi dostu yenilenebilir enerjiye geçmesi gerekiyor”.