Etiket: sıcaklık

  • Veterinerden sıcaklık uyarısı

    Veteriner Hekim Ali İhsan Dalğalı, vatandaşlarda sıcak havalarda kendilerini düşürdükleri kadar hayvanları da düşünmeleri gerektiği yönünde uyarılarda bulunarak, “Hayvanlar soğuktan pek değil ancak sıcaktan çok etkileniyorlar” dedi.

    Veteriner Hekim Ali İhsan Dalğalı, başta hayvan sahipleri olmak üzere tüm vatandaşlara uyarılarda bulundu. Hayvanların da insanlar gibi olduğunu ve onların da sıcak havalardan etkilendiğini belirten Dalğalı, “Hayvanlar genellikle soğuktan değil de sıcak havalardan etkilenirler. Hayvanlar soğuk havalarda vücudunu belli bir ısıda tutabilirler ama sıcak havalarda vücutlarını sıcağa göre ayarlayamıyorlar. Vücutlarını soğutamıyorlar. Hayvanların sıcak havalarda solunum sayıları artar, soluk alıp vermede gözler görülür bir artma görülür. Aşırı bir terleme görülür. Terlemeyle birlikte sıvı kaybı daha fazla olur. Bunun dışında hayvanın kaldığı ortamda uygun bir zemin hazırlanmamışsa yem yemede bir iştahsızlık, bununla birlikte harekette zayıflama, süt veriminde azalma gibi etkenler de görülebilir” dedi.

    “25 derecenin üzerine çıkmaması gerekiyor”

    Hayvanların kaldığı yerin 25 derecenin üstüne çıkmaması gerektiğine dikkat çeken Dalğalı, “Diyarbakır gibi sıcak yerlerde ahır sahiplerinin bunu 25 dereceye düşürmeleri mümkün değil. Ahıra soğutucu pervane bırakanlar var. Bunun dışında sıcak havalarda ağaç altında bağlayanlar var. Hayvanın sütünün içerisinde bulunan su miktarı yüzde 60’dır. Yazın aşırı sıcaklardan dolayı su kaybı olduğundan hayvanın süt verimi azalır. Hayvan sahipleri yeterli havalandırma yapmadığından dolayı hayvan içeride havasız kalıyor. İçeri girdiğinizde aşırı bir amonyak kokusu gelir. Bu da doğal olarak ağır amonyak kokusu hayvanlarda göz hastalıklarına, solunum ve sindirim hastalıklarına neden olur” diye konuştu.

    Pire ve kene üremesine dikkat

    Hijyenik olmayan ortamların hayvanlarda pire ve kenelerin üremesine sebep olduğunu aktaran Dalğalı, şunları kaydetti:

    “Bu da çeşitli hastalıklara davetiye çıkarıyor. Bunların önlenmesi için havalandırmanın yanında, ayda bir ahırın dezenfekte edilmesi gerekir. Suyun sıcaklığı da önemli. Hayvanların içeceği suyun sıcaklığının 18 dereceyi geçmemesi lazım. Temmuz ve Ağustos aylarında kene ve pire için ilaç uygulanması gerekiyor. Hayvanın yaşına, ırkına ve mevsime göre bir diyet şekli var o uygulanıyor. Hayvan için en önemli iki şey sıcaklık ve ahırın ortamı.”

  • (Özel Haber) Sıcaklık Artınca Vatandaşlar Serinlemenin Yollarını Aradı

    Türkiye’nin en sıcak illerinden biri olan Şanlıurfa’da havalar ısınınca vatandaşlar serinlemek için çeşitli yollar ararken sıcak hava denince ilk akla gelen ise gurbette ırgatlık oldu.

    Türkiye’nin en sıcak illerinden biri olan Şanlıurfa’da hava sıcaklığı sabah saatlerinde 25 derecenin üzerine çıktı. Öğleden sonra saat 13.00’te ise hava sıcaklığı 30 dereceye kadar yükseliyor. Gece sıcaklığının da oldukça yüksek olduğu Şanlıurfa’da vatandaşlar serinlemek için çeşitli yollar deniyor. Esnaf, dışarıya masa koyarak müşterilerini soğuk buharla serinletmeye çalışırken vatandaşlar da gölgelere çekiliyor. Balıklıgöl platosuna giden vatandaşlar, ağaç gölgelerinde oturup serinliyor.

    Havaların ısınmasının takdir-i İlah olduğunu vurgulayan vatandaşlar yaz denince Şanlıurfa’da ilk akla gelen şeyin ise gurbette ırgatlık olduğunu vurguladı. Şanlıurfa’da yaşamasına rağmen buradaki yazı hiç görmediğini söyleyen Mehmet Al, “Havalar sıcak olunca Şanlıurfalılar zor duruma giriyor. Şanlıurfa eskiden beri çok sıcaktır. Yaklaşık 20 yıldır Ankara, Yozgat tarafına çalışmaya gidiyorum. Orada 20 senedir çapa yapıyorum. Ben şahsım olarak Şanlıurfa’nın yazını hiç görmedim. Ben hep Yozgat’a çalışmaya gidiyorum. Oradakilerin hepsi başımın tacıdır. Ben 60 yaşındayım ama Şanlıurfa’nın yazını hiç görmedim. Hep gurbetteyim. Hep çalışıyorum” dedi.

    Mustafa Öngem ise “Sıcak Allah’ın işidir. Mümkünse bir gölgeye gitmek lazımdır. İnsanın kendisini sıcaktan koruması lazımdır. Biz işsiziz, iş imkanımız yok. İş olmayınca herkes Konya tarafına gidiyor” ifadelerini kullandı.

    Ahmet Kılıç adlı vatandaş da sıcakta hep gölgeye kaçtıklarını, klimaların altında oturduklarını söyledi.

  • Perşembe Günü 2. Sıcaklık Rekoru Kırılabilir

    Meteoroloji 10. Bölge Müdürü Murat Asar, Samsun’da Perşembe günü hava sıcaklığının 27 derecenin üstüne çıkarak tarihin en sıcak 2. Mart gününün yaşanabileceğini vurguladı.

    Samsun’da Mart ayı ortalama sıcaklığı 7,9 derece, ortalama en yüksek hava sıcaklığı 12 derece, ortalama en düşük hava sıcaklığı ise 4,7 derece olarak seyrediyor. Mart ayının başından bu yana hava sıcaklıkları oldukça değişiklik gösterirken bazı günlerde sıfır derecenin altına inen hava sıcaklıkları, bazı günlerde ise kavurucu sıcaklıklar yaşattı. Yarından itibaren ülke genelinde etkili olacak lodosun, Samsun’da yeni bir sıcaklık rekorunu beraberinde getirmesi bekleniyor. Hava sıcaklıkları Perşembe günü tahmin edildiği gibi 27 derecenin üstüne çıkarsa, Samsun’da Mart ayında yaşanan en sıcak 2. gün olarak tarihe geçecek.

    “SICAKLIK 27 DERECENİN ÜSTÜNE ÇIKABİLİR”

    Geçmişte Mart ayında kaydedilen en yüksek sıcaklığın 33,6 derce olduğunu ifade eden Murat Asar, “2013 yılında Mart ayındaki en yüksek sıcaklık değeri 33,6 derece olarak ölçüldü. 2. olarak ise 2008 yılında 26,7 derece sıcaklık ölçüldü. 2015 yılında da 25,3 derece sıcaklık ölçüldü. Perşembe günü sıcaklıklar 27 derecenin üzerinde seyrederse Mart ayı içerisindeki en sıcak 2. sıcaklık değeri olacak. Perşembe günü artacak hava sıcaklıkları lodosun etkisiyle bir gün sürecek. 1 gün sıcaklık değeri çok yüksek derecelere çıkıp tekrardan 18 derece civarına kadar düşüş yaşayacak” dedi.

    “DON OLAYINDA SAMSUN, ORDU VE GİRESUN’DAN DAHA AZ ETKİLENDİ”

    Bu sene Mart ayındaki don olayının Samsun’u Ordu ve Giresun’dan daha etkilediğini dile getiren Asar, “Bu senenin Mart ayında Samsun’da sahil kesimlerinde don olayı yaşanmazken, iç kesimlerde don olayı yaşandı. Fındığı etkileyecek yerlere baktığımızda ise sıcaklığın sıfır derecenin altına düşme kotu olarak Ordu ve Giresun tarafları Samsun’dan daha çok etkilendi. Samsun’da don, 400-500 metre kot rakımına kadar indi ama Ordu-Giresun tarafında bu kot, 100-200 metre sahile kadar yanaştı. Bu Mart ayında Samsun, Ordu ve Giresun’a oranla don olayından daha az etkilendi” diye konuştu.

  • Bakan Eroğlu’dan Barajlar Ve Sıcaklık Açıklaması

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, barajlarda doluluk oranının yüzde 60 olduğunu belirterek, içme suyu konusunda herhangi bir sorun bulunmadığını açıkladı.

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, DSİ tarafından yaptırılan 7 tesisin toplu temel atma ve açılış töreni için Çorum’a geldi. İlk olarak valiliği ziyaret eden Eroğlu, burada Orman ve Su İşleri Bakanlığının Çorum’a yaptığı yatırım hakkında bilgi vererek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    İçme suyu konusunda herhangi bir sorun bulunmadığını dile getiren Eroğlu, şöyle konuştu:

    “İçme suyu ihtiyacının karşılandığı barajlarımızda doluluk oranı yüzde 60. Herhangi bir sıkıntı yok. Sulama için çok sayıda gölet yaptık. Onlar vatandaşın hizmetine sunuldu. 2014 yılında çok büyük kuraklık vardı. Nasıl aşmışsak sessiz sedası İzmir gibi, İstanbul gibi, Çorum gibi bütün illere su vermişsek bu senede su vereceğiz. Vatandaşımız endişe etmesin. Rahat olsun. Sularını kullansın. Onlar için bir sıkıntı varsa biz düşünelim. Bir sıkıntı yok. Merak etmesinler. 2014 yılında da söyledim 100 yıllık kuraklık var. Herkes barajların su seviyesini ölçüyordu. A, B, C planlarımız var. Şuan A planımıza geçmedik. Normaldeyiz. Mayıs ayında bütün Türkiye ile alakalı çalışma yapacağız.”

    Sıcaklığın 50 derecenin üzerine çıkacağı yönündeki haberlerle ilgili açıklama yapan Eroğlu, “Sıcaklık 50 derecenin üzerine çıkacak diye bir şey yok. Bugün Çorum’daki aşağı yukarı 3 aylık 2050-2060 yılına kadar önümüzdeki yüzyıla kadar sıcaklık ne olacak göreceğiz. Sıcaklık 50 dereceye çıkacak diye bir şey yok. Bazı bölgelerde istisnai olarak çıkabilir. Bu yıl bir miktar kurak geçiyor. Biz tedbirimizi aldık” ifadelerini kullandı.

  • Ani Sıcaklık Artışı Çocukları Hasta Ediyor

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Filiz Gökaslan, ani sıcaklık artışlarının çocuklarda hastalığa neden olduğunu söyledi.

    İzmir Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Filiz Gökaslan, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin çocuklarda bazı hastalıklara davetiye çıkarabileceğini belirtti.

    Gökaslan, bağışıklık sistemlerinin güçlü kalabilmesi için çocukların ince giydirilmemesi tavsiyesinde bulundu. Çocukların güneşten D vitamini alması gerektiğine dikkat çeken Gökaslan, “Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle ani sıcak ve soğuk hava değişimleri vücudun ısı koruma mekanizmalarını yetersiz bırakabiliyor. Vücut kısa süreli sıcaklıklara hızla adapte olamadığı ve gerekli önlem alınmadığı takdirde özellikle çocuklarda üst solunum yolları enfeksiyonları ve akut bronşit hastalıkları yaşanıyor” dedi.

    KIŞIN RİSK ARTIYOR

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gökaslan, kış mevsiminde riskin arttığını dile getirerek, “Kış döneminde iş ve okul hayatı ile kalabalık ortam nedeniyle yaz ayına göre daha fazla birbirimize temas ediyoruz. Nem düştüğü için solunum yolları kuruyor, virüslere ve bakterilere karşı daha korunmasız hale geliyoruz. Bu durum çocuklarımızın sağlığı noktasında daha dikkatli olmamızı gerektiriyor. Hava sıcaklarının yükselmesi nem oranının artması açısından faydalı ancak kısa süreli artışlar vücuda fazla fayda sağlamıyor. Çünkü bu tarz mevsim geçişlerinin sonrasında yine soğuk hava akımı başlıyor ve vücut savunmasız kalıyor” dedi.

    Aileleri artan hava sıcaklıkları nedeniyle uyaran Gökaslan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Aileler sıcak hava nedeniyle çocuklarına fazla serbest davranmamalı. Kış boyu virüs ve bakterilerle savaşan metabolizma hava ısındı diye hemen kendine gelmiyor. Hava sıcaklıkları ortalama üç hafta yüksek seyrederse toparlanabiliriz. Kısa dönemdeki artış özellikle çocukların hastalanmalarına neden olabilir. Bu tür hava değişikliklerinde ‘illa hasta olacağız diye’ bir genelleme yapamayız. Ama konu çocuklarımızsa tedbiri elden bırakmamalıyız. Mevsim geçişlerinde çocuklarımıza her gün sebze ve meyve yedirmeye dikkat edelim. Günde 2-3 porsiyon meyve yemiyorsa multivitamin takviyesi almalı. Beslenme çok önemli. Ayrıca el hijyenine hassasiyet gösterelim. Çocuklarımızın mümkün olduğunca ellerini yıkamalarını sağlayalım. Ayrıca sıcak hava nedeniyle serbest davranmamak gerekiyor. Kış ayındaki koruma amaçlı uygulama sürmeli. Kronik hastalığı, kalp, astım veya alerjik hastalığı olan çocuklar da aileler daha dikkatli olmalı. Yalancı bahara aldanmayın, mevsim geçişlerini dikkatli şekilde atlatarak yaza iyi başlayın. Basit ama önemli kurallara dikkat edelim.”