Etiket: Sezonu

  • Varto’da Balıkçılar Sezonu Açtı

    Muş’un Varto ilçesinde balıkçılık yapan vatandaşlar sezonu açtı.

    Havaların soğuması ile açılan sezon, balıkçıların yüzünü güldürdü. Yaz aylarında seyyar satıcılık yaptığını belirten İrfan Karakaş, sezonun açılmasıyla birlikte nehir ve çaylarda tuttuğu balığı satmaya başladığını söyledi. Karakaş, “Ben yazın seyyar satıcılık yapıyorum. Havaların soğumasıyla balık satmaya başlıyorum. Murat Nehri ile Bingöl Çayı’nda serpme ağlarla tuttuğum balıkları ilçe merkezinde satarak geçimimi sağlıyorum. Balıkçılık çok zor bir iştir. Önce serpme ağlarla balık tutuyoruz, sonra tuttuğumuz balıkları ilçeye getirip satıyoruz. Gün içerisinde tuttuğumuz balıkları satmak için çırpınıyoruz. Çünkü satamadığımız balıklar bayatlıyor. Balıkçı olarak yer konusunda büyük sıkıntı yaşıyoruz. Balıkçılara ait bir yer olmadığı için ilçe merkezinde kendimizce uygun gördüğümüz yerlerde balık satıyoruz. Bize belediye tarafından bir yer tahsis edilmesini istiyoruz. Nehirde ve çayda tuttuğumuz balıkların kilogramını 4 TL’den satıyoruz” dedi.

    Balık sezonunun açılmasına sevindiklerini belirten vatandaşlar ise, lezzetli ve etten daha ucuz olduğu için balığı tercih ettiklerini söylediler.

  • Moi Sahne, Sezonu Yeni Yılın Parlayan Müzikali ’Fosforlu’nun Galasıyla Açtı

    İstanbul’un en yeni sanat platformu MOİ sahne, yeni sezona bu yılın parlayan müzikali Fosforlu ile başladı. Tiyatrokare tarafından sahnelenen ve büyük ilgi gören ’’Fosforlu’’ müzikalinin galası MOİ sahnede gerçekleştirildi.

    Suat Derviş’in ’’Fosforlu Cevriye’’ romanından Tuncer Cücenoğlu tarafından uyarlanan müzikali eski İstanbul’un Galata semtinde yaşanan buruk bir aşk öyküsünü anlatıyor. Başrollerini Ayça Varlıer ve Fatih Dönmez’in paylaştığı oyunun yönetmenliğini ise Serkan Üstüner yapıyor. Pınar Yıldırım, Mert Carim, Ece Duran, Cem Güler müzikalin farklı karakterlerini canlandırıyor. Ayça Varlıer müzikalde başrolünün yanı sıra ’’Suat Derviş’’ olarak Fosforlu’nun öyküsünün anlatan yazarı da oynuyor. Eylem Pelit’in bestelediği ve müzik direktörü olarak görev aldığı oyunun kareografisini Candaş Baş’a, oyunun dramaturjisi Cevdet Canver’e ait. Oyunun dekor tasarım kostümleri ise Aslı Varlıer Pelit tarafından hazırlandı.

    Ekim ayında izleyicilerle buluşan ve büyük ses getiren “Fosforlu” müzikalinin gala gösterisine birçok ünlü Tamer Levent, Levent Özdilek, Suna Keskin, Haldun Dormen,Göksel Kortay, Osman Çetintaş,Umut Demirdelen, Oya İnci, Sema Çeyrekbaşı, Pelin Ermiş, Şaylan Akmen, Günnur Çaras, Leyla Üstel, Berke Hürcan, Can Törtop, Engin Uludağ, Doğu Perinçek, Aziz Torun, Can Sezen, Ebru Saçar, Dilek Türker, Bülent Çarıkçı, Serap Aksoy, Özge Özberk, Serpil Tamur, Halim Ercan katıldı. 700 kişinin katıldığı davette “Fosforlu” müzikalinin seyirciler tarafında çok beğenildi, ayakta dakikalarca alkış aldı.

    “FOSFORLU CEVRİYE TOPLUMU ANLATAN BİR HİKAYE’’

    Müzikalin baş rol oyuncusu Ayça Varlıer, ’’Cevriye İstanbul sokaklarının ta kendisi. Cevriye sokaklarda doğmuş, büyümüş ve gerçek sokak bir insanı. Gerçekten mücadeleci,savaşçı, boyun eğmez ve bir o kadarda çocuksu saf tarafları olan ama bir o kadar kadınsı, cilveli ve çok zeki bir kadın. Suat Derviş’in yazdığı romandan uyarlayarak, Tuncer Cücenoğlu sayesinde biz bunu sahneye koyduk. Fosforlu ismini bilmediği bir adam aşık oluyor. Platonik bir ilişki yaşıyorlar. Bu adam onun kadınlığından istifadeye kalkmadan, gerçek insan muamelesi yaparak, Cevriye’nin insani olgularını yükseltiyor. Cevriye daha önce utanma ve korkma duygusunu hissetmediği için o adam sayesinde bu duyguları keşfediyor. Çok acıklı buruk bir aşk öyküsü. Bunu yanı sıra Fosforlu Cevriye hikayesinde insaniyet namına kaybettiğimiz değerleri ifade ediyor.Bunlar namus, onur, şeref gibi değerler. Suat Derviş, Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine geçişinde bir kadın yazar ve muhabir. O dönemde çok az kadın yazar vardı. Bu yüzden çok önemli bir yazar. İnsan hakları, kadın hakları savunucusu ve solcu zihniyette olan bir yazardı. Allah rahmet eylesin. İnanılmaz güzel romanları vardı. Adı Saadet’ti. Kadın yazarlar okunmuyordu. Bu yüzden adını Suat diye değiştirmiş o dönemde. Suat Derviş Gerçekçi Toplumu anlatan bir hikaye yazmış. Buradan sesleniyorum, güzel müzik şölenimize sizi davet ediyorum’’ ifadelerini kullandı.

    ’’YILLARDIR ÇOK İSTEDİĞİMİZ BİR PROJE’’

    Fosforlu Müzikalinin Genel Sanat Yönetmeni Nedim Saban, ’’Bizim yıllardır çok istediğimiz bir proje. Çok bilinen bir Türk romanı. Tuncer Cücenoğlu uyarladığı zaman, Ayça Varlıer’in oynamasını istediğimizde bu oyun ona çok yakıştı. Ancak bu yıla denk geldi. Çok sevdiğim oyun. Duygusal, müzikli, aşk hikayesi var komik yani bütün dengeleri bir arada olduğu çok güzel bir hikaye. Aynı zamanda bir klasik olan Fosforlu Cevriye, bizim edebiyatımızın bir parçası. Yaklaşık 2 aydır büyük bir keyifle oynuyoruz. Galayı İstanbul MOİ Sahnede yapmayı seçtik. Biz İstanbul’un her yerinde tiyatro olması gerektiğine inanıyoruz. Burada bu kadar donanımlı sahne varken, sadece merkezde tiyatro olmasına olasına karşıyız. Türkiye’nin her yerinde bu kadar güzel salonlar olsun istiyoruz’ ’şeklinde konuştu.

    “BU OYUN İSTANBUL PORTRESİ VE FOTOĞRAFI’’

    Müzikalin Yönetmeni Serkan Üstüner, ’’Çok uzun, zorlu ve keyifli bir süreç geçirdik. Çok iyi yazılmış bir romanın iyi bir uyarlamasını bizimde sahneye edebi zenginliğine yakışır şekilde koymamız gerekiyordu. Çok hassas, sıkı ve disiplinli çalıştık. Çalışırken çok eğlendik. Bu oyun çok güzel bir İstanbul portresi ve fotoğrafı. Her şeyden önce biz bu İstanbul fotoğrafının tarihsel sürecinin sıcaklığını korumaya çalıştık. Oyunculuklarla, şarkılarla, danslarla bütün olarak ele alıp seyirciye 1,5 saatlik müzikal boyunca, İstanbul’un gerçek samimi, sıcak fotoğrafını göstermek ve buruk bir aşk hikayesini izletmek istedik’’ dedi. Toplumumuzun her türlü noktasına değindik. Bu keyifli sürecin sonunda güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum’’ dedi.

    710 kişilik kapasitesi ve görsel sanat performanslarına uygun teknik alt yapısı ile Türkiye’nin ilk dört sahnesinden biri olarak dikkat çeken MOİ Sahne’de gerçekleşen Forsforlu Galasında Ayça Varlıer oyunun sonunda alkışlarla yazar Suat Derviş’in kadın yazar olarak çok önemli bir yazar olduğunun altını çizdi.

  • Doğu Karadeniz’in TEK Kayak Merkezi Zigana’da Kızak Sezonu Başladı

    Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki 2 bin 100 metre rakımlı Zigana Dağı beyaz örtüsünü giyince Doğu Karadeniz Bölgesi’nin tek kayak merkezi olan Zigana Gümüş Kayak Tesisleri hafta sonu karın tadını çıkarmak ve eğlenmek isteyenlerin adresi oldu.

    Hafta sonu güneşli havanın tadını çıkarmak için Gümüşhane, Trabzon ve civar illerden çok sayıda aile Zigana Gümüş Kayak Tesisleri’ne akın ederken, yaklaşık 15 santimetre kalınlığındaki karda özellikle çocuklar kızakla doyasıya kaydı.

    Gümüşhane ve Trabzon’a 50 dakika mesafede bulunan, kızakların yanısıra kar motorlarının da boş kalmadığı kayak merkezinde vatandaşlar zaman zaman kızaklardan düşse de yanlarında getirdikleri poşetlerle de eğlencenin tadını doyasıya çıkardı.

    Özellikle enfes manzarayı izlemek için kar motoru ile zirvelere çıkarak sisiyle bilinen Zigana Dağı’nda masmavi gökyüzü eşliğinde manzaranın keyfini çıkaran vatandaşlar, tesislerde sıcak sobanın üzerinde kaynamış çaydan içmeyi, meşhur etinden yemeyi de ihmal etmedi.

    Kayak merkezinde 15 santimetre civarında kar kalınlığı olduğunu belirten tesis işletmecilerinden Abdullah Eroğlu, kayak için çok elverişli olmasa da kızakla kayılabilen tesise kar severleri davet etti.

    “ZİGANA, KIŞIN KAYAĞIYLA, YAZIN ETİYLE İLGİ GÖRÜYOR “

    Zigana Gümüş Kayak Merkezinde, kayakçıların aradığı herşeyi bulabileceğini belirten Eroğlu, “Kar motorundan, kayağına, kızağına, snow boardına varana kadar herşey var. Zigana etiyle meşhurdur zaten. Kışın kayağıyla, yazın etiyle vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği bir bölge” dedi.

    “BÖLGEMİZDEKİ TEK KAYAK MERKEZİ”

    Zigana Gümüş Kayak Merkezi’nin, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki tek kayak merkezi olduğunu dile getiren Eroğlu, güzel bir hafta sonu geçirmek isteyenleri Zigana’ya beklediklerini belirterek, kış sezonunda her hafta sonuna özel etkinlikler düzenlediklerini, talep üzerine de çeşitli aktiviteler yaparak gelenlerin rahat vakit geçirebilmesi için herşeyi planladıklarını söyledi.

    Türkiye’de ki diğer kayak merkezlerini de takip ettiklerini, birçok tesiste Zigana Dağı’ndaki karın bulunmadığını belirten Eroğlu, her zaman olduğu gibi sezonun ilk kar yağışının yine Zigana’da gerçekleştiğini kaydetti.

    “PİSTİN ETRAFINA KAR FİLELERİ ÇEKİLECEK”

    Eroğlu, son 3-4 sezondur yerli ve yabancı ziyaretçilerin Zigana’ya taleplerinin arttığını ve bu bağlamda her yıl daha değişik çalışmalar yaptıklarını belirterek, “2-3 yıldır kar yağışında bir azalma oldu. Bu karı pistte tutabilmek için kamu kurumlarımızla birlikte çalışmalar yapıyoruz. Pistin etrafına kar fileleri de çekilecek. İnşallah daha uzun kayak sezonları bizi bekliyor” diye konuştu.

    Zigana Gümüş Kayak Merkezi’ne Gümüşhane ve Trabzon’dan gelen konuklar ise eğlence dolu bir gün yaşadıklarını söyledi.

  • Karşıyaka’da Tiyatro Sezonu Açıldı

    Bu sezon 20. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Karşıyaka Belediye Tiyatrosu, yeni döneme üç oyunla başladı.

    Her yıl on binlerce sanatsevere ücretsiz tiyatro gösterileri sunan Karşıyaka Belediye Tiyatrosu, kuruluşunun 20. yıl dönümünde, keyifli üç oyunla yeni sezona ’merhaba’ dedi. Çocuklara yönelik Peter Pan ve Tembel Karınca Çiçi ile yetişkinler için hazırlanan Ayak Bacak Fabrikası oyunları, ücretsiz olarak, sezon boyunca tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak. Karşıyakalılar, Ziya Gökalp ve Ahmet Piriştina kültür merkezlerinde oyunları izleyebilecek.

    Yeni sezonun ilk gösterimi ise çocukların büyük beğeni gösterdiği Peter Pan ile yapıldı. Bu yıl ilk kez sahnelenen oyuna çocuklar ve aileler büyük ilgi gösterdi. Gecenin sonunda oyuncular ve sanat ekibi ayakta alkışlandı. Oyunun bir aylık ücretsiz davetiyeleri de tükendi. Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, belediye tiyatrosunun bu yılda on binlerce tiyatroseveri ağırlayacağını ifade ederek, “Karşıyakamızı sanatın başkenti yapmak için çabalıyorsak, bunda en önemli sorumluluk tiyatromuza ve tiyatroseverlere düşüyor. 20 yılda sayısız oyun ve ödülle Karşıyakalıların gönlünde taht kuran Belediye Tiyatromuz bu yıl da on binlerce tiyatroseveri kendilerine hayran bırakacak. Hem eğitici kurslarımızla hem de sergilediğimiz oyunlarla, tiyatro sanatına katkı yapmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Vali Çiçek: ‘Turizm Sezonu’ Sözünü Literatürden Kaldıracağız”

    Muğla’da göreve başlamasının üzerinden 14 ay geçen Muğla Valisi Amir Çiçek, bu süreçte şeffaf ve saydam bir hizmet yürüttüklerini açıkladı. Bu konuda kendileri ile aynı fikirde olmayanlar ile de mücadele ettiklerini belirten Vali Çiçek, Muğla’da devam eden alternatif turizm çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

    VALİ ÇİÇEK: “ŞEFFAF, SAYDAM VE ELEŞTİRİLMEYE AÇIĞIZ”

    Muğla Valisi Amir Çiçek, göreve başladığı 14 aydan bu yana şeffaf ve saydam olmaya gayret gösterdiklerini belirterek, bu konuda aynı fikirde olmayan zihniyet ve anlayış ile mücadele ettiklerini açıkladı. Vali Çiçek,”Muğla’daki kamu yöneticileri, kamu hizmeti yapan mesai arkadaşlarıma hep şunu söyledim. Kendi yaptığınızı kendiniz doğru görebilirsiniz. Ama yaptığınızın ne olduğunu kendi kendinize sorgulayın, hizmet yaptığınız kesimden yansımasını alın, bir de sizin göremediğiniz, duyamadığınız, basın mensupları kendi gayretleri ve çabası ile her gün vatandaşın içinde, arazide yaptıkları çalışmaları bakın diyorum. Hatalarımız olabilir, olmaz demiyorum. O hatalarımızı düzeltelim. Şeffafız, saydamız, eleştirilmeye hazırız. Eleştirilmekten bir sıkıntımız yok. Yapılan eleştiriler bir artı değer kazandırıyorsa, yerli yerinde yapılan eleştirilere her zaman açığız. Bizim göremediğimiz konuları basın mensupları arkadaşlarımız görebilir ve biz o yanlıştan dönebiliriz. Muğla’da göreve başlamamın 14. ayın içindeyim. Artık sizler bizleri, bizler sizleri tanıdık. Bizler her konuya açığız. Benimle birlikte göreve yapan kamu yöneticisi arkadaşlarımızın da açık olduğunu biliyorsunuz. Olmayan var ise zihinsel değişiklikler yapıyoruz. ‘Ben kapalı kutuyum, bana kimse bir şey soramaz, ben her şeyi doğru yaparım’ anlayışında olan var ise o anlayış ile zaten mücadele ediyoruz. Bu bir zihniyet değişimi, bir anda olmaz” dedi.

    ALTERNATİF TURİZM ÇALIŞMALARI

    Muğla’da turizmin belli aylarda yapılmasını doğru bulmadığını, ‘sezon’ sözünü literatürden kaldırmak için alternatif turizm faaliyetleri için projeler ürettiklerini belirten Vali Çiçek, “’Turizm sezonu’ sözünü kullanmak istemiyorum. Ama bazen mecbur kalıyorum. Sezon belli aylarla sınırlıdır. Bizim amacımız bu sezon sözünü literatürümüzden kaldırmak. Hedefimiz Muğla’da turizmi 12 ay yapabilir hale getirmek. Şu anda Muğla bölgesindeki çok sayıda otel kapalı. Neden? Çünkü turizmi yılın belli aylarında yapıyoruz. İnşallah biz ‘sezon’ yerine ‘turizm yılı’ diyeceğiz. Önce 8-10 ay daha sonra 12 aya dönüştürüp İnşallah önümüzdeki yıllarda ‘Turizmi sezonu’ sözünü literatürümüzden sileceğiz. Alternatif turizmi harekete geçireceğiz. O anlayış ile projeler yapıyoruz. Bunu sadece kamu ve merkezi yönetim değil, yerel yönetimler sivil toplum dediğimiz özellikle ticaret ve turizm alanında söz sahibi olan odalarımız, vakıflarımız, derneklerimiz ve diğer STK’larımızı bu anlayışa doğru odakladık. Bunlardan bir tanesi, iki günlüğüne alternatif turizme destek olur düşüncesi ile arkadaşlarımızla burada yapılan bir projenin uygulamasını görmek için İsveç’e gittik. Bir gün kaldık ve o günümüzü de sadece görmemiz gereken yerde geçirdik. Muğla’da Yörük Köyü dediğimiz, turizme destek olacak, fuar ile birlikte Menteşe’deki diğer turizm destinasyonlarını bir paket haline getirecek ‘Yörük Köyü Projesi’ni acaba Muğla’da nasıl yapabiliriz diyerek bu işin mimarları ve uzmanları ile birlikte gittik. Yörük Köyü projesini bir çadırdan ibaret görmemek gerekir. Yaşantısı ile yiyecek ve içecekleri ile kültürleri ve davranışları ile model ve yaşayan bir proje. İsveç’teki bizim gibi değil ama en azından geçmişini, kültürünü gösteren tarihini yansıtan turisti çok çeken bir yere gittik. Biz bunu burada Türk örf ve adetlerini, geleneklerini ve göreneklerini, kültürünü yansıtan bir projeyi burada hayata geçirebilir isek, uluslar arası fuar ile Yatağan Bozüyük, Lagina ve Stratonikeia antik kenti ile ve Akyaka ile bütünleştirebilir isek o zaman hedeflediğimiz alternatif turizmi başlatmış oluruz. Bunun gibi Muğla’nın diğer 12 ilçesinde de alternatif turizm çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında sağlık ve spor turizmi var. Spor turizminde her türlü sporu Muğla’da yaz-kış yapmak mümkün” dedi.