Etiket: Sezonu

  • TOFAŞ yeni sezonu açtı

    Yeni sezonda Spor Toto Basketbol Ligi’nde mücadele edecek olan TOFAŞ, bu doğrultuda sezonun ilk antrenmanını bugün gerçekleştirdi.

    Şampiyon olarak Spor Toto Basketbol Ligi’ne yükselen ve oturmuş kadrosunun üstüne yaptığı üç yabancı transferle sezona giren TOFAŞ yeni dönemin ilk antrenmanını bugün tam kadro halinde TOFAŞ Mustafa V. Koç Spor Salonu’nda gerçekleştirdi. Başantrenör Orhun Ene nezaretinde gerçekleşen idman yaklaşık iki saat sürdü. Antrenmanın ilk bölümünde pozisyonlara göre iki gruba ayrılan kırmızı-beyazlılar şut ve boyalı alan çalışmasının ardından ısınma hareketleriyle bu bölümü tamamladı. İkinci bölümde tek potada 4’e 0 ve 5’e 0’la çalışmayı tamamladı. TOFAŞ yarın akşam saatlerinde yapacağı tek antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.

    TOFAŞ yeni sezon hazırlıklarına şu oyuncularla başladı:

    “Kaya Peker, Ümit Sonkol, Caner Topaloğlu, Barış Ermiş, Yiğit Arslan, Muhsin Yaşar, Kadir Bayram, Berkan Durmaz, Sammy Mejia, Kaloyan Ivanov, Vasilije Micic, Jordan Hamilton, Ronald Roberts.”

    Orhun Ene: “İyi bir aile olabilirsek başarı gelecektir”

    Yeni sezonun ilk antrenmanından önce basın mensuplarına açıklamalarda bulunan TOFAŞ Başantrenörü Orhun Ene, başarıya giden yolun aile olmadan geçtiğini belirtti.

    Ene, ülke olarak çok sıkıntılı günler atlattıklarını belirterek, “Çok şükür bu dönemi ülkece en güçlü şekilde geride bıraktık. Özgürlüğümüz olsun, demokrasimiz olsun bunları devam ettirebilecek konumdayız. Ülkemizin geçtiği sıkıntılı dönemde basketbol açısından bakacak olursak transferde sorunlar yaşadık ama istediğimiz oyuncuları alarak bugün sezona tam kadro halinde başlıyoruz. Oturmuş kadromuzun üzerine iyi olduğunu düşündüğümüz isimleri dahil ettik ve güzel bir kadro oluşturduğumuzu düşünüyorum” dedi.

    “Aileyi güçlü tutacak ana unsur taraftarımız”

    Yurtiçi ve yurtdışı hazırlık programlarını hazırlarken eksiklerini ortadan kaldıracak şekilde planladıklarını belirten tecrübeli antrenör, “Bugün de bunun başlangıcını yaptık. Ne kadar iyi takım olursanız olun basketbol olarak iyi olmanız lazım. Bu hazırlık dönemini de iyi geçirmemiz gerekiyor. Elinizde ne kadar iyi yabancılar olursa olsun iyi bir aile olursak başarılı olabileceğimize inanıyoruz. Bununla beraber bu aileyi güçlü halde tutacak ana unsur da taraftardır. Onların desteğine inanıyoruz. Bursa’yı basketbol şehri yapma yolunda ilk görevimiz olan Basketbol Süper Ligi’ne çıkmayı başardık. Yıllar önceki o coşkulu basketbol şehri olan Bursa’yı tekrardan bu ruha ve yapıya kavuşturmak hedefimiz. Bu sezon taraftarımızı daha çok yanımızda görmek istiyoruz” diye konuştu.

    “Güçlü bir şehri sporda temsil ediyoruz”

    Son olarak sezona tam kadro halinde başlamayı özellikle çok istediklerini söyleyen Orhun Ene, “Güçlü bir kurumu, güçlü bir şehir Türk sporunda temsil ediyoruz. Oyuncularımızın bunun bilincinde olması lazım. Çünkü bizlerden beklenti çok. Ses getirecek transfere imza atacak bütçemiz olmadığı için bizim çok çalışmamız lazım. Bunun içinde erkenden bir araya gelerek, aile olma yolunda adımları atmak istedik” diye konuştu.

  • Kahraman: “Fındık sezonu sorunlarla başladı”

    Ordu Ticaret Borsası Başkanı Ziver Kahraman, 2016 fındık sezonunun büyük umutlarla başladığını ancak yıllardır değişmeyen bazı sorunlarının çözümü için artık harekete geçilmesi gerektiğini söyledi.

    Fındık üretiminin emeği ve umudu yoğun bir süreç olduğunu, Karadeniz’in sarp yamaçlarında doğaya inat bir kapışmayla yapılan hasadın sadece üreticiler açısından değil tüm Karadeniz’deki her bir birey için umut niteliğini taşıdığını belirten Kahraman, bu yıl fındıkta spekülasyonların önüne geçmek için rekoltenin tek merkezden açıklandığına dikkat çekti. Rekolte tahmininin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 468 bin ton kabuklu olarak tahmin edildiğini ifade eden Kahraman, küllenme hastalığının kalite ve verimliliğe darbe vurduğunu belirtti. Kahraman, “Üretim aşamasındaki sorunlar ciddiye alınmak durumundadır. Bugün küllenme adıyla anılan zararlı yüzünden kalite ve verimlilik ciddi anlamada zarar görürken orta ve uzun vadede fındık bahçeleri kurumakta ve telafisi mümkün olmayan bir noktaya doğru gidilmektedir. Fındık bahçelerindeki zararlı hastalıklara ilişkin etkin ve sürekli zirai mücadele edilmesi gerekliliği artık tüm kesimlerin mutabakatla kabul ettiği bir konudur” dedi.

    ”Klasik AB pazarından çıkamadık”

    Klasik AB pazarına bağımlılığın devam ettiğini de belirten Kahraman, şu görüşlere yer verdi: “Oysa daha yeni ve büyük pazarlara erişebilme ve bu pazarlara katma değeri yüksek ürünler satmak gibi çok arzu ettiğimiz bir sonuç yaşamalıydık. Ar-Ge ve Ür-Ge‘ye dayalı, tam rekabet şartlarında atıl kapasite hastalığından kurtulmayı başarmış bir sektör hayal etmekteyiz. Bu anlamda yatırımcıların önünü açacak ve tedirginlik bırakmayacak uygulamalara ihtiyaç vardır. Bu konuda yapısal anlamda çeşitli adımlar atılmakta olup, orta vadede bu iyileştirmelerin sektörümüze yansıyacağını umuyoruz.”

    “Fındığın üretim ve ticaretini yapanlar standart olmalıdır”

    Haksız ve eksik rekabet şartlarının devam ettiğini de ifade eden Kahraman, fındık üretimi ve ticaretini yapanların belirlenmiş asgari bir takım şartları taşıması ve bu şartların sürdürebilir olması gerektiğine dikkat çekti. Kahraman, “Üretim için asgari işletme büyüklüğü, bilimsel üretim ve hasat metotları söz konusu olmalıyken fındık ticaretini yapanların da belli standartlara sahip olması gerekmektedir. Bu konuyla ilgili olarak da oldukça ciddi yapısal çalışmaların olduğunu bilmekte ve uygulamada karşılığını hemen bulmasını ummaktayız” diye konuştu.

    “Sektör temsilcileri popülizm yapmamalıdır”

    Kahraman açıklamasını şöyle tamamladı: “Fındık bizim için vazgeçilmesi ve alternatifleri düşünülmesi imkansız bir üründür. Fındık bu coğrafya için ekolojik olarak en uygun bitki olmasının yanında, üretim ve ticareti büyük oranda örf ve adet haline gelmiş bir yaşam şeklidir. Bu algı içerisinde sektörün her aşamada tam kurumsallığa ve kimliğe kavuşması artık kaçınılmazdır. Sektör temsilcilerinin popülizm içinde değil sorumluluk içinde davranmaları gerektiğini her fırsatta söyledik. Birlikte akıl ve iş üretmek zorundayız.”

  • Mezgit avının yapılamaması balıkçıları yeni av sezonu öncesi korkutuyor

    Giresun’un Eynesil ilçesi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Kılıç, mezgit balığının ilk kez bu yaz döneminde av vermediğini belirterek “Eğer bu durum böyle devam ederse balıkçılık Karadeniz’de tarih olacak. Biz mezgit balığını gördük ama bizden sonraki nesil bu gidişle ya televizyonlarda ya da fotoğraflarda görecek” dedi.

    Karadeniz’de balık ve balık türlerini azalmasındaki ilk nedeni Yunus balıklarına bağlayan Eynesil Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Kılıç, “Kendimi bildim bileli balıkçılık yapıyorum. Bu güne kadar yaz döneminde mezgit balığının av vermediğini görmedim. Son yıllarda Yunus balığında korkunç artış meydana geldi. Yunus balığının artmasıyla birlikte mezgit ağlarımız parçalanmaya başladı. Şu anda mezgit avcılığı yapamaz hale geldik ve kurduğumuz an ağımız paramparça oluyor. Yunus balıkları balık türlerini korkutuyor ve avlandıkları yerden kaçırıyor, balık yumurtlama yapamıyor. Bir yunus balığı günde ortalama 35-40 kg balık yiyor. Geçmiş hükümetlerimiz tarafından yunus balıkları için Uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınmış ve bu anlaşmalara istinaden bu balıkların avlanmaları gündeme gelmiyor. Ege bölgesi ve Karadeniz bölgesinde yunus balıkları artık denize sığmıyor ve bunun için gereken düzenlemeler yapılması lazım” şeklinde konuştu.

    “Son dönemlerde denizlerin aşırı kirlenmesi, iklim değişikliği, aşırı avcılık ve boyu küçük balıkların avlanılması Karadeniz’in bereketini bitirme noktasına getirmiştir” diyen Kılıç “Balıkçılarımız şu an çok zor durumda ve biz ailelerimizi bununla geçindiriyoruz. Eğer bu durum böyle devam ederse balıkçılık Karadeniz de tarih olacak. Biz mezgit balığını gördük ama bizden sonraki nesil bu gidişle ya televizyonlarda ya da fotoğraflarda görecek. Mezgit dip ağlarının 18 cm sınırlandırılması gerekiyor, bunu içinde gereken yerlere yazılarımızı yazdık ve olumlu cevap verilmediği gibi gündeme de alınmadı. Şu anda mezgit ağı göz açıklığı 15 hatta 14 milime düştü. Bu ne demek? Bu mezgit balığı tam olgunlaşmadan avlanması demek, mezgit balığı tam olgunluğa erişemediği içinde yumurtlamayı gerçekleştiremiyor” diyerek mezgit ağı göz açıklığının 18 milimle sınırlandırılması gerektiğini savundu.

  • (Özel Haber) Silifkeli Çilek Üreticisi Sezonu Mutlu Bitirdi

    Türkiye’nin önemli çilek üretim merkezlerinden Silifke’de hasadı tamamlanan çileğin bu yılki fiyatı üreticileri sevindirdi.

    Türkiye’nin önemli çilek üretim merkezlerinden Mersin’in Silifke ilçesinde hasat tamamlanırken, tarlada kilogram fiyatının sezonu 1,5 liradan kapatması çiftçileri sevindirdi.

    Mersin Bölge Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Ersin Akdoğan, yaptığı açıklamada, çilek hasadının aralık ayında örtü altında başladığını, açık alanda ise nisan ayından itibaren ürün alındığını hatırlattı.

    Havaların 50 dereciyi bulmasına rağmen son hasadın da yapıldığını belirten Akdoğan, haziran ayı içerisindeki çileklerin reçellik olarak kullanıldığını, topraksız tarımda 150 dönüm arazide çilek yetiştiriciliği yapıldığını, dönüm başına açıkta 4 ton, topraksız tarımda ise 8 ton ürün alındığını belirtti.

    Sezonun başında örtü altı ürünlerin kilogramının tarlada 2,5 liradan alıcı bulduğunu ifade eden Akdoğan, “Açık alanda çıkan çilek ise 2,5 liradan satılmaya başladı. Daha sonra çıkan ürünlerle rakam 1,5 liraya kadar geriledi. Geçen yıl 50 kuruşa kadar düşen fiyatın bu sezon 1,5 lirada kalması çiftçiyi mutlu etti” dedi.

    Akdoğan, bu yıl 20 bin dönüm araziden 70 bin ton hasat yapıldığını belirterek, Silifke çileğinin kalitesi ve dayanıklılığı nedeniyle yoğun talep gördüğünü söyledi.

    Hasadın tamamlanmasıyla tarlaların yeni sezona hazırlık sürecinin başladığını aktaran Akdoğan, “Çilek aralıktan temmuz ayına kadar hasat edilebiliyor. Üretim periyodunun yaz aylarında da devam edilmesi ve 10 aylık bir üretim periyodu yakalamak için yayla köylerinde de çilek üretimi için çalışmalar yapılıyor” diye konuştu.

    Silifke’de sofralık çilek hasadının sona erdiğini belirten Akdoğan, ürün kalitesinin yüksek olması ve soğuk hava depoları ile ön soğutma tesisleri bulunmasının, Silifke çileğinin pazarlanmasında büyük avantajlar sağladığı gibi marka haline geldiğini söyledi.

  • Ödemiş’te Kornişon Salatalık Sezonu Açıldı

    Ödemiş’in Kaymakçı, Emirli, Çaylı, Köfündere, Orhangazi, Kurucuova gibi mahallelerin önemli üretim ürünü olan kornişon (turşuluk salatalık) hasat sezonu açıldı.

    İlk hasadı yapılan ürünler Çaylı Mahallesi’nde eleklerden geçirilerek numaralandırıldı. Buna göre bir numara kornişon turşuluk salatalığın kilo fiyatı 1 TL 75 kuruş olarak belirlenirken, iki numara 67,5 kuruş ve üç numara ise 35,5 kuruştan sezonu açmış oldu.

    Geçen yıllara göre fiyatın biraz düşük olduğunu belirten üreticiler, yurt dışı pazarının sıkıntılı olmasından dolayı iç piyasa da salatalığı işleyen tüccar ve fabrikaların salatalık eleklerini sıklaştırdığını söyledir.

    50 GÜN HASAT SÜRECEK

    45 gün önce ekilen ve bugünlerde hasadı başlayan turşuluk salatalığın önümüzdeki 50 gün boyunca hasadının süreceği ve daha sonra da ikinci sezon denilen güz dönemi sezonun başlayacağı öğrenildi.