Etiket: Sezaryen

  • Bakan Akdağ: “Sezaryen oranlarının yüzde 70’lerin üzerine çıkması çılgınlık”

    KOCAELİ (İHA) – Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Özel sektörde sezaryenlerin yüzde 70’lerin üzerine çıkmış olması gerçekten bir çılgınlık. Bunu kabul etmiyoruz. Bununla mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Başiskele ilçesinde bir otelde düzenlenen Sağlık Bakanlığı Proje Yönetim Destek Birimi İl Değerlendirme toplantısına Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu, Zeki Aygün, İlyas Şeker, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zekeriya Özak, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, İl Sağlık Müdürü Mürsel Durmaz, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Nurettin Nacar, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Bekir Yümlü ve ilçe kaymakamları ve bağlı müdürlük temsilcileri katıldı.

    Toplantının sonuç değerlendirmesinde Kocaeli’de artan sezaryen oranlarıyla ilgili Bakan Akdağ, “Türkiye’nin birçok şehrinde olduğu gibi Kocaeli’nde de sezaryen oranı yüksek. Özellikle özel sektörde sezaryen olayları var. Bununla mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Hem Kocaelili vatandaşlarımıza hem de Türk halkına bu sezaryen konusunda hamile kadınların, çocuklarının sağlıklarını düşünmeleri gerektiğini ve mecbur kalmadıkça sezaryen tekliflerini kabul etmemeleri gerektiğini öneriyorum. Sadece ‘isteğe bağlı sezaryen’ diye bir kavramın normal tıp anlayışı içerisinde olmadığını vurgulamak istiyorum. Elbette ihtiyaç olduğunda sezaryen yapılabilir. Ama özel sektörde sezaryenlerin yüzde 70’lerin üzerine çıkmış olması, gerçekten bir çılgınlık. Bunu kabul etmiyoruz. Bununla mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Anne adaylarına ‘sezaryen’ uyarısı

    Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, sezaryenle dünyaya gelen bebeklerin ileride obez olma ihtimallerinin normal doğum ile dünyaya gelen bebeklere göre iki kat daha fazla olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Çoksüer, hekimlerin, kadınlara farklı doğum yöntemlerinin artıları ve eksilerini iyi aktarılıp, normal doğumun sonuçlarının daha iyi olduğunu anlatması gerektiğini belirtti.

    Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, sezaryen ve normal doğum ile ilgili bilgi verdi. Sezaryen doğumla dünyaya gelen bebeklerin, diğerlerine oranla ilerleyen yaşlarda obez olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. Hakan Çoksüer, sezaryenle doğumun sonuçlarının anneye iyi anlatılması gerektiğini kaydetti.

    “Sezaryenin uzun vadede sonuçları oluyor”

    Sezaryenin uzun vadede neden olacağı sonuçlar hakkında kadınları bilgilendirmenin önemine vurgu yapan Çoksüer, “ABD’de yayımlanan araştırmada bin 225 anne ve çocukta, yapılan araştırma kapsamında bebeklerin ağırlıkları ve vücut yağları ölçüldü. Sezaryen ameliyatıyla dünyaya gelen çocukların yüzde 16’sının obez olduğu tespit edildi. Normal doğumlarda ise bu oran yüzde 7,5 olarak ortaya çıktı. İngiliz araştırmacıların yaptığı araştırmada, 38 bin doğum incelendi. Sonuçlar, sezaryen doğumların obez olma riskinin yüzde 22 arttığını gösteriyor. Araştırmaya göre normal doğumla dünyaya gelen her 100 yetişkinden 60’ında kilo fazlalığı veya obezite görülüyor. Sezaryenle doğan her 100 kişide ise bu rakam 65’e çıkıyor” dedi.

    “Sebep, stres ve bakteri”

    Sezaryen ile doğum yapan çocukların obez olma sebebinin stres ve bakteri etkeni olduğunu ifade eden Çoksüer, “Ameliyatla doğanlar iyi bakterilere maruz kalmıyor, metabolizmayı kuvvetlendirecek iyi bakteriler biriktirilmesi zaman alıyor. Daha önce yapılan araştırmalar, astıma yakalanma riskini de sezaryen doğumla bağlantılı olabileceğini ortaya koymuştu. Araştırmacılar, sezaryenle dünyaya gelen bebeklerdeki obezite riski yüksekliğini annelerinin doğum kanalında bulunan ve bağışıklığın sağlıklı gelişebilmesi için alınması şart olan faydalı bakterileri alamamaları ile ilişkilendiriyorlar. Yani normal doğum esnasında, annesinin doğum kanalından geçen bebek bağışıklık sistemini güçlendiren faydalı bakteriler alır. Ayrıca normal doğumun yarattığı stres, bebeğin genlerinde değişiklik yaratabilir. Araştırma, başka faktörlerin de etken olabileceği gerekçesiyle şişmanlığa yalnızca sezaryen doğumun sebep olduğunu kanıtlayamıyor. Sezaryenle doğan bebeklerin yararlı bakterilerden mahrum kalmaları onları obeziteden, diyabete, kalp hastalıklardan astım ve alerjilere pek çok hastalığa daha yatkın hale getiriyor” diye konuştu.

    “Doğumun şekli hastanın özel isteğine bırakılmamalı”

    Doğum şekli kararının hastanın özel isteğine teslim edilmemesi gerektiğini ve Sağlık Bakanlığının normal doğumu teşvik çalışmalarının hem anne hem de çocuk sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Çoksüer, şunları kaydetti:

    “Sağlık Bakanlığının normal doğum için teşvik çalışmaları takdire şayan olup hastayı normal doğuma hazırlamak da hem ebelerimizin hem aile hekimlerimizin hem de kadın doğum hekimlerimizin görevi olmalıdır. Kadınlara farklı doğum yöntemlerinin artıları ve eksileri iyi aktarılıp, normal doğumun sonuçlarının daha iyi olduğu anlatılmalıdır.”

  • Dünyaca ünlü hekimler ’sezaryen doğum’u konuşmak için Türkiye’ye gelecek

    Koru Hastaneleri ve Yüksek İhtisas Üniversitesi ev sahipliğinde doğumun anneler, bebekler ve tüm sağlık çalışanları açısından güvenli ve konforlu hale getirilebilmesi amacıyla kongre düzenlenecek. Kongrede, tehlikeli olmasına rağmen sezaryen doğumdaki artışın nedenleri üzerinde de durulacak.

    Kongreyle doğuma dikkat çekmeyi planladıklarını söyleyen Kongre Başkanı Prof. Dr. Aydan Biri, enfeksiyon, kanama, iç organ ve damarsal yaralanmalar, karın içi yapışıklar ve rahim içi hasarların oluşması ve yeni doğan dönemin de yaşanan riskli durumların sebebinin sezaryen olduğunu belirtti. Tehlikesi olduğu halde son yıllarda Türkiye’de sezaryen doğuma yönelimin arttığını dile getiren Prof. Dr. Biri, “Bugün Türkiye’de doğum yapan kadınların yüzde 53’ü sezaryen doğum yaparak bebeklerini kucaklarına alıyor. Rakama vurulduğunda ise doğum yapan her 2 kadından 1’i doğum yöntemi olarak sezaryeni tercih etmiş bulunuyor” dedi. Prof. Dr. Biri, sezaryenle doğumdaki artışın nedenlerini konuşmak için 2-4 Aralık tarihleri arasında sorunu ciddiye alan bilim insanlarıyla bir araya geleceklerini söyledi.

    Koru Hastaneleri ve Yüksek İhtisas Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek kongreye Suda Doğum Uzmanı Dr. Michel Odent ile ‘Robson kuralları’nın sahibi Dr. Michael Robson başta olmak üzere alanda isim yapmış doktorlar katılacak. Kendi alanında önemli iki ismin kongrede hem konuşma yapacağı hem de katılımcılara kurs vereceği bildirilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Türkiye’de sezaryen doğuma yönelik tercihlerin nedenlerinin ortaya konulması ve sorunun çözümü için alınacak kısa ve uzun vadedeki tedbirlerin masaya yatırılacağı kongreye Türkiye’nin dört bir tarafında görev yapan, doktor, yeni doğan uzmanı, ebe ve hemşirenin kongreye katılması bekleniyor. Doğumun anneler, bebekler ve tüm sağlık çalışanları açısından nasıl güvenli ve konforlu hale getirilebileceğinin tartışılacağı kongrede, gebelik, doğuma hazırlık, doğum, sezaryen ve sonrası gibi pek çok konu da detaylandırılarak masaya yatırılacak.”

    Düzenledikleri kongreyle doğuma dikkat çekmeyi planladıklarını söyleyen Kongre Başkanı Prof. Dr. Aydan Biri, “Doğum şekli sadece anne sağlığı açısından değil, bebeklik, çocukluk ve erişkin sağlığı ile ilişkili olarak ele alındığında tüm toplumun sağlığını etkileyecek kadar önemli. 30 yıldır gebe takibi ve doğumla ilgilenen bir hekim olarak, ebelik sisteminin devre dışı bırakılmasının sezaryene eğilimi arttırdığını gözlemlemekteyim. Kongrede hekimler, yeni doğancılar, ebeler ve hemşirelerin birlikte olacağı multidisipliner bir çalışma yapılacak ve bu Türkiye’de bir ilk olacak” dedi.

  • Vali sezaryen oranını “Vahim ve sıkıntılı” olarak değerlendirdi

    Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak, il genelindeki doğumların yüzde 56’sının sezaryenle gerçekleşmesini “Vahim ve sıkıntılı bir durum” sözleriyle değerlendirerek, sağlıkçılarla bu konu için bir araya geleceğini söyledi.

    Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak, il genelinde sağlık hizmeti veren kamu ve özel sektörün temsilcileri ile bir araya gelip ildeki sağlık hizmetlerini ele aldı. Aydın İl Sağlık Müdürü Kasım Çetin, Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Selma Özcan, il genelindeki tüm hastanelerin yöneticileri, başhekimler, özel hastane kurucuları, idarecileri ve ilgili tüm yetkililerin katıldığı toplantıda Aydın’daki sağlık hizmetleri A’dan Z’ye değerlendirildi. Toplantıda en dikkat çekici konuların başında ise Aydın’da yaşanan doğum korkusu ve sezaryen doğumlar yer aldı. Aydın’da geçen yıl 13 bin 364 doğumdan 7 bin 610 doğumun sezaryen ile olduğunu öğrenen Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak, “Vahim ve sıkıntılı bir durum” diyerek meselenin önümüzdeki günlerde detaylı olarak ele alınması talimatını verdi.

    Aydın Kadın Doğum ve Çocuk hastanesi Salonu’nda gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan Aydın valisi Ömer Faruk Koçak, sağlık hizmetlerinin öneminden söz edip bu sektördeki tüm yetkililerle tek tek görüştü.

    Daha sonra Aydın İl Sağlık Müdürü tarafından slayt eşliğinde yaklaşık 3 saat süren bir sunum yapıldı. Sunumu en ince ayrıntısına kadar inceleyen ve zaman zaman araya girerek dikkatini çeken konularda açıklama isteyen Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak, 112 Acil Servis ambulansların vakaya ulaşma süresinden, ilçe hastanelerinden il merkezindeki hastanelere hasta sevkine kadar bir çok konuyu detaylı olarak inceledi.

    Aydın il genelinde merkez olarak Efeler’de 480 bin, Nazilli’de 278 bin ve Söke’de 294 bin kişi olmak üzere il genelinde 1 milyon 53 bin kişiye sağlık hizmeti verildiğini belirten Aydın İl Sağlık Müdürü Kasım Çetin, şu anda hastanelerin dışında 312 aile hekimi, bin 38 uzman hekim, 73’ü aktif 123 sağlık evi, 411 eczane ve 5 ecza deposu ile hizmetlerin yürütüldüğünü söyledi. Aydın’da 2002 yılında 5 bin kişi ile verilen sağlık hizmetlerin bugün 13 bin 787 kişi ile yürütüldüğünü kaydeden Aydın İl Sağlık Müdürü Kasım Çetin, bin 954’ü devlet hastanelerinde, 621’i ADÜ Tıp Fakültesi hastanesinde olmak üzere özel ve diğer hastanelerde toplam 2 bin 850 yatak sayısına sahip olduklarını söyledi.

    Sezaryen rakamları gündem oldu

    Sunum devam ederken Aydın’daki doğumların yaklaşık yüzde 56’sının sezaryen ile gerçekleştiği bilgisini alan Vali Ömer Faruk Koçak, sunumda araya girerek bu tablonun vahim ve sıkıntılı bir durum olduğunu söyledi. Bu sıkıntının bertaraf edilmesi gerektiğini söyleyen Vali Koçak, toplantıdaki sağlıkçılarla bir süre bu konuyu konuştu. Aydın’da son bir yılda dünyaya gelen 13 bin 364 bebekten 7 bin 610’unun normal doğumla olmamasının nedenlerinin detaylı olarak araştırılmasını isteyen Vali Koçak, daha sağlıklı olan normal doğumun öneminin anlatılması için gebe takibi yapan tüm sağlıkçıların konunun önemini anlatmasını istedi.

    “Doğum uzmanı doktorların doğum tercihleri de incelenecek”

    Konuyla ilgili görüşmeler sırasında söz alan ve kendilerine soru yöneltilen kadın doğum uzmanı hekimler psikolojik nedenlerinin de olduğunu belirttiler. Aydın için konuyu önemli bir sorun olarak değerlendiren Vali Ömer Faruk Koçak, konunun daha iyi analiz edilebilmesi için bizzat kendisi kadın doğum hekim olan kadınların doğumları ile kadın doğum hekimi erkek doktorların hanımlarının doğumlarını nasıl yaptıkları yönünde çalışma yapılmasını istedi.

  • Bakan Akdağ: “Sezaryen oranını düşüreceğiz”

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye’deki özel hastanelerde gerçekleşen her 4 doğumdan 3’ünün sezaryen ile yapıldığını aktararak, “Yani yüzde 75’i sezaryen ile yapılıyor. Onun için özel hastanelerimiz ile görüştük. Bu oranı mutlaka aşağıya düşüreceğiz” dedi.

    Bir takım ziyaretlerde bulunmak üzere Adana’ya gelen Bakan Akdağ, ‘İl Değerlendirme Toplantısı’nda Adana Valisi Mahmut Demirtaş, AK Parti Adana Milletvekilleri Necdet Ünüvar, Mehmet Şükrü Erdinç, CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Türkiye Halk Sağlığı Kurum Başkanı Prof. Dr. İrfan Şencan, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurum Başkanı Prof. Dr. Alper Cihan, ilçe kaymakamları, hastane müdürleri ve sorumluları ile bir araya geldi. Yaklaşık 5 saat süren toplantıda Adana ile ilgili değerlendirmeler yapıldı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Akdağ, aile hekimliği kadrolarını arttıracaklarını söyledi. Akdağ, “Sadece Adana için değil, bütün Türkiye için. Şunda Adana’da bir aile hekimi yaklaşık 3 bin 300 kişiye hizmet veriyor. Biz bu sayıyı süreç içinde 3 binin altına çekmek istiyoruz ki hizmetler daha kaliteli hale gelebilsin” diye konuştu.

    “Otomatik klorlama cihazları istiyoruz”

    Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde meydana gelen zehirlenme olayına dikkat çeken Bakan Akdağ, “Bütün şehirlerde klorlama cihazlarının otomatik olmasını istiyoruz. Biliyorsunuz çok yakın bir zamanda, Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde çok ciddi bir şebeke suyu problemi oldu. Zaman zaman köylerimizde daha küçük ölçekli salgınlar yaşanıyor. Aslında AK Parti hükümeti döneminde köylerimizin hepsine içme suyu götürdük. Ancak bu içme sularını otomatik cihazlarla klorlanması lazım. Bu çok büyük para tutan bir şey değil. Bunun iyi organize edilip bunların alınması ve hatta hizmet satın alması yapılarak bakımının da temin edilmesi lazım. Onu da inşallah yapacağız” ifadelerini kullandı.

    “Sezaryen oranını düşüreceğiz”

    Akdağ, özel hastanelere hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek, “Ama özel hastanelerimizden bir şey istiyoruz. Sezaryen oranları çok yüksek.

    Türkiye’de özel hastanelerde her 4 doğumun 3’ü sezaryen ile yapıyor maalesef. Yani yüzde 75’i. Bu oran Adana’da yüzde 90’ın üstünde. Onun için özel hastanelerimiz ile görüştük. Bu oranı mutlaka aşağıya düşüreceğiz. Gereksiz sezaryeni önlemek için hem kadınlarımızı hem çocuklarımızı bu oldukça hırpalayıcı işlemden kurtarmak için bir eylem planı hazırlıyoruz. Bu eylem planı ile Adana’da da gereken yapılarak yürürlüğü konulacak” şeklinde konuştu.

    Bakan Akdağ, toplantıda Adana’daki devlet hastaneleri ve ilçelerdeki sağlık hizmetleri ile ilgili de önemli kararlar alındığını açıkladı.