Etiket: Sezai

  • Hasan Sezai İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Mevlit Kandili programı

    Hasan Sezai İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Mevlit Kandili programı

    Edirne Hasan Sezai İmam Hatip Lisesi bir ilke imza atarak, bu yılki Mevlid Kandili programını Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii’nde gerçekleştirdi.

    Program, okul öğrencilerinden Abdülkadir Karabıyık’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Okul öğrencilerinden Eray Baykuş’un seslendirdiği ilahiler ile devam eden program, yine okul öğrencilerinden Yahya bilen ve Ahmet Güney’in naatlarıyla sona erdi.

    Program hakkında açıklama yapan Hasan Sezai Anadolu İHL Müdürü Hacer Özen, bu programın gelecek senelerde okullar için gelenek olması bakımından önemli olduğuna işaret etti. Öğrencilerinin yetenek ve başarılarıyla gurur duyduğunu ifade eden Özen, tüm katılımcılara teşekkür etti.

    Programa Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Önder Arpacı, İl Müftü yardımcıları, veliler ve öğrencilerin yanı sıra cami cemaati katılım sağladı.

  • Kiliste “Diriliş Çağrısı ve Sezai Karakoç” konferansı

    Kilis 7 Aralık Üniversitesi Mühendislik-Mİmarlık Fakültesi Konferans Salonunda Kitap Beşiği ve Adem Toplulukları ile Mahmut Kaçarlar’ın girişimleriyle “Diriliş Çağrısı ve Sezai Karakoç” konulu bir konferans düzenlendi.

    Rektör Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun’un da hazır bulunduğu konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Eğitim-Bir-Sen Kilis Şube Başkanı Bekir Şen, Anadolu topraklarının yetiştirdiği büyük şair ve mütefekkir Sezai Karakoç’un insanları dolaylı veya dolaysız etkilediğini dile getirdi.

    Konferansın konuşmacısı Şair Şaban Abak, sözlerine Karakoç’un çağdaşı olduğu genç nesillere anlatılmasının, “Fizik Ötesi Açısından Ufuklar”, “Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı” ve “Çıkış Yolu” adlı ciltli eserlerinin yine onlarca altı çizilerek anlaşılmasının önemini belirterek başladı.

    Kendisinin “Yeni Başlayanlar İçin Sezai Karakoç” kılavuz kitabıyla başlanmasını önerdiği Karakoç’u okuma eyleminin, bireylerin kendilerini Diriliş eylemine tabî tutmak anlamına geleceğini belirten Abak, Ömer bin Abdülaziz’li İlk Dönem İslam Tarihi’nin, Sultan Melikşah’lı Büyük Selçuklu Tarihi’nin ve dahi Batı Tarihi’nin çok iyi bilinmesinin bu eylemin ön şartı olduğunu ekledi.

    Karakoç’un İslam ülkelerinin bir milletdaşlık bağıyla İslam Milleti’ni bir bünyan-ı mersus (sağlam yapı) şeklinde kurmaları gerektiğini salık verdiğini hatırlatan Abak, M. İkbal ve M. Hamidullah gibi isimlerin eserlerinin yanında, Ana Britannica ansiklopedisinde “kendisini okumayanlar üzerinde de etkisi olan Türk şair” referansı verilen Karakoç’un eserlerinin de, tasarladığı İslam Ülkesi’nin farklı ırktan vatandaşlarınca okunması halinde her şeyin müspet anlamda değişebileceğini belirtti. Abak, aydın kimliğini takınan Karakoç’un güncel hadiseleri Diriliş mihengine vurarak, olabilecekleri tahmin edebildiğini ifade ettiği gibi sözlerini yine Sezai Karakoç’un Kur’an-ı Kerim emirlerinin hayata geçirilmesi anlamını verdiği İslam Medeniyeti kavramını vurgulayarak bitirdi.

    Şaban Abak, konferansın ardından Sezai Karakoç’un arkadaşları Mehmet Ali Ander ve Mahmut Kaçarlar’la beraber katılımcılarla bir süre sohbet ettikten sonra Rektör Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun’u makamında ziyaret etti.

  • Sezai Çamdalı sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldı

    İl Milli Eğitim Müdürlüğünde uzun yıllar yöneticili yapan Sezai Çamdalı’nın sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılması dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü Yöneticileri tarafından onuruna veda yemeği verildi.

    Kocasinan Öğretmenevindeki yemekte konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci, ”Sayın Sezai hocamla uzun yıllar çalışmak isterdim. Sağlık her şeyin önüne geçmektedir. Çalışkan, gönlü geniş, kibar bir insan olarak bundan sonraki görevinde başarılar dilerim.” dedi.

    Yemeğin sonunda hizmetlerinden dolayı İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci tarafından plaket takdimi edildi.

  • SAÜ’ de “Kültür ve Edebiyatımızda Sezai Karakoç” konulu paneli düzenlendi

    Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından “Kültür ve Edebiyatımızda Sezai Karakoç” konulu paneli düzenlendi.

    SAÜ Fen-Edebiyat Fakültesi konferans salonunda düzenlenen panelde araştırmacı-yazar Şakir Diclehan ile akademisyen ve yazar Ersin Nazif Gürdoğan konuşmacı olarak katıldı. Panele Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu, Sakarya Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Yorulmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Araştırmacı-yazar Şakir Diclehan konuşmasına şair ve yazar Sezai Karakoç’u tanıtarak başladı.

    Konuşmasında Sezai Karakoç’un asıl özelliğinin yeni bir dille eserler yazması olduğunu belirten Diclehan, “Bu tür insanlar pek yoktur. Edebi ve bilimsel olarak Sezai Bey’i anlatmak bizim boynumuzun borcudur. Sezai Karakoç, büyük şehrin büyük fikir adamıdır. Bir insanın büyük olması için büyük şehirlerde yaşaması gerekir. Örneğin, Erzurumlu İbrahim Hakkı Marifet Name’yi yazmak için İstanbul’a gelmiştir. Sezai Bey, Mehmet Çavuşoğlu ile saatlerce Marmara Kıraathanesi’nde şiir okurlarmış. Ayrıca Muzaffer Ozak ile de orada kendisinin derin muhabbetleri olmuştur” dedi.

    Akademisyen ve yazar Ersin Nazif Gürdoğan yaptığı konuşmada ise Sezai Karakoç’un sadece şairleri değil, Türkiye’nin bütün kesimlerini etkilemiş bir düşünür olduğunu belirtti. Sezai Karakoç’un edebiyatın yanı sıra düşüncede de bir çığır açtığını ifade etti. Yazar Gürdoğan sözlerinin devamında, “Sezai Karakoç özellikle kültür üzerinde çok durmuştur. Onun kitaplarına derinlemesine baktığımızda bunu görürüz.İslam medeniyeti iki dünya medeniyetidir. İslam’da, bizim kültürümüzde, dünya ya da ahiret ayrımı yoktur. Bunlar bir bütün olarak görülür. Hiçbir zaman ya kültür ya ekonomi denilmez. Hem kültür hem ekonomi denilir. Kültür ve ekonomi altın oranda harmanlanır. Bizim edebiyatımızda bunu Sezai Karakoç kadar şiirlerine taşıyan başka şair yoktur” diye konuştu.

  • BEÜ’de ‘Düşünce Dünyasında Sezai Karakoç’ konulu konferans düzenlendi

    Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) ve Birlik Vakfı Bitlis Şubesi işbirliğinde ‘Düşünce Dünyasında Sezai Karakoç’ adlı konferans düzenlendi.

    BEÜ’nün İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Dr. Şakir Diclehan’ın konuşmacı olarak katıldığı programa öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Program, Birlik Vakfı tanıtım videosunun ardından açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmasına konferansa katılanları selamlayarak başlayan Birlik Vakfı Bitlis Şube Başkanı Maşallah Albeni, Birlik Vakfı’nın 29 Mayıs 1985 tarihinde kurulduğunu dile getirerek vakfın 33 yıllık bir geçmişi olduğunu söyledi. Birlik Vakfı’nın kuruluşundan bu yana yaptığı çalışmalarla, ülkenin kalkınmasına büyük bir katkı sağladığını ifade eden Albeni, Birlik Vakfı’nın kuruluş amacının, geleceğin teminatı olan gençlerin inançlı, vatansever, kültürlü, ilmi seviyesi yüksek birer şahsiyet olmalarını sağlamak ve milletin birlik ve huzur içerisinde kalkınma ve gelişmesine katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Biz bu gayeyle, Birlik Vakfı Bitlis Şubesi olarak yaklaşık 2 yıldır çeşitli sportif, eğitsel ve kültürel programlarla gençlerimizin yanında olduk ve bundan sonra da hiç durmadan aynı düsturla gençlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle bu güzel günde bizleri yalnız bırakmayan çok kıymetli hocalarım ve siz kıymetli gençler ve ayrıca bizleri kırmayarak, bu gün burada bulunan saygıdeğer Dr. Şakir Diclehan hocamıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerine başlayan Üniversite Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, programın başarılı geçmesi temennisinde bulundu.

    Sezai Karakoç denildiğinde şiir, şiir denildiğinde Sezai Karakoç’un akla geldiğini ifade eden Prof. Dr. Demirtaş, “Türkiye’de sadece şairlik yönüyle değil, fikir adamlığı yönüyle de düşünce dünyamızın en önemli simalarından birisi için burada toplanmış bulunuyoruz. Tarihçileri ilgilendiren bir yönü de var bu önemli şahsiyetin. Bir gazi ailesinden geliyor kendisi. Dedesi Plevne Savaşı’na katılmış, babası ise 1. Dünya Savaşı’nda esir düşmüştür. Dolayısıyla Sezai Karakoç’un hayatına baktığımızda, tarihimizde önemli rol oynayan şahsiyetlerin kendi ailesine mensup olduklarını görmemiz mümkündür. Sezai Karakoç’un edebiyatımızın vazgeçilmez simaları arasında yer alması edebiyatçılar açısından önemlidir. Bir İslam fikir adamı olması bakımından da bütün İslam bilimlerinde ve sosyal bilimlerde kendisinden söz ettiren bir zattır. Bütün bunların ötesinde bu önemli şahsı anlatabilecek en yetkin isimlerin başında gelen Dr. Şakir Diclehan aramızda. Bu bakımdan fazla uzatmadan sözü kendilerine bırakıyor, konferansın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Öz geçmişinin okunmasıyla başlayan sunumunda Dr. Şakir Diclehan, Bitlis’in çok önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, “Bana burada bu konuşma fırsatını veren Birlik Vakfı ve Bitlis Eren Üniversitesi yöneticilerine çok teşekkür ediyorum. İbn-i Haldun’un değimiyle, coğrafya bir kaderdir ve gerçekten de bu topraklar tarih boyunca hep hüznün, kederin, derdin ve ızdırabın mekânı olmuştur. Ancak şunu da ifade etmeliyim ki; bu topraklarda doğan ve şu anda bu topraklar üzerinde havayı teneffüs eden insanlar başları göğe değecek kadar yüksektedir ve asil insanlardır. Siz Bitlisliler olarak çok büyük değerlere sahipsiniz, bununla iftar edin ve bu değerlerinizi genç nesillere aktarmaya çalışın” şeklinde konuştu.

    Öğrencilere dünya cenneti Bitlis’te eğitim gördükleri için bahtiyar olmaları tavsiyesinde bulunan Dr. Diclehan: “Sevgili öğrenciler çok değerli hocalarınız var. Bunların kıymetini bilin ve zamanınızı çok iyi değerlendirin” dedi.

    “Yaşadığımız ziyan ve sıkıntıları büyük insanların şiir ve düşünceleriyle aşabiliriz” diyen Dr. Diclehan konuşmasına şöyle devam etti.

    “Büyük şair ve düşünce adamları arasında Sezai Karakoç’un büyük bir değeri vardır. Çünkü Osmanlı coğrafyasına baktığımız zaman, 6 asır gibi çok uzun bir imparatorluk yaşamasına ve 6 binin üzerinde şair yetişmesine rağmen, tarihe geçebilecek olan birinci sınıf şair kabul ettiğimiz 6 şair vardır. Bunlar 16. Yüzyılda Fuzuli ve Baki, 17. yüzyılda Nabi ve Nefi, 18. yüzyılda ise Şeyh Galip ve Nedim’dir. Cumhuriyet döneminde ise çok şanslıyız. Mehmet Akif Ersoy gibi bir şairi kenara koyarsak, Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç gibi şairlerimiz var. Bu şairler Türk Edebiyatı yok olsa tekrar diriltebilecek güçte şiir ve eserler yazmışlardır. Dolayısıyla bizler bu insanları tanımak zorundayız” diye konuştu.

    Büyük sanatkârların toplumun dertlerini, ıstıraplarını sanatsal bir dille dile getirme görevleri olduğunu ifade eden Dr. Diclehan öğrencilere birtakım tavsiyelerde bulunarak, “Bugün Türkiye’de dahil olmak üzere yaşadığımız sıkıntı, birlik ve beraberlik sıkıntısıdır. Evet, bugün İslam âleminin en büyük derdi budur. Hazret-i Ali’nin bir sözü var. Hazret-i Ali Arapları tasvir ederken diyor ki: ‘Araplar adeta birleşmeme konusunda birleşmişlerdir’. Bugün maalesef genelde İslam âlemi de birleşmeme konusunda birleşmiştir. Bu sıkıntıyı 100 yıl önce İstanbul’a gelerek gören Bediüzzaman iki kelimeyle dile getiriyor. Birincisi, ’okuma’ ikincisi ’el ele’. Bugün İslam âlemi ancak bu formüllerle ayağa kalkabilir. Aksi takdirde kurda kuşa yem olmaya devam ederiz” dedi.

    Program, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş’ın Dr. Şakir Diclehan’a plaket takdim etmesinin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.