Etiket: “Seyyanen

  • Söylemez, memurlara seyyanen zam istedi

    Söylemez, memurlara seyyanen zam istedi

    Memur Sen Malatya İl Temsilcisi Hüseyin Söylemez, “Gelirde adalet için seyyanen zam yapılmalı, vergide adalet için oran sabitlenmeli, matrah artmalı” diyerek, memurlara seyyanen zam istedi.

    Memur Sen Malatya İl Temsilcisi Hüseyin Söylemez, memur maaşlarıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “ Dünyanın ve insanlığın bütününe yönelik etki ve tehdit üreten korona virüs ve ona dayalı pandeminin temel gündem olduğu 2020 yılı; kamu görevlileri açısından Hakem Kurulu kararı mağduriyetleri ile enflasyona dayalı kayıplar yaşadıkları bir yıl olarak da geride kaldı. Hakem Kurulu; kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerini yüzdelik olarak 2020 yılında 4+4, 2021 yılında 3+3 şeklinde oransal artış yapılması kararı vermişti. Oysa yetkili konfederasyon Memur-Sen olarak; bu oranların ülkenin, ekonominin ve kamu görevlilerinin gerçekleriyle, geçmiş dönem enflasyon verileriyle uyumlu olmadığını dile getirmiştik. Beraberinde İşverenin teklifine hayır demiş, Hakemin Kararına da tepki göstermiştik. 2020 enflasyon rakamları incelendiğinde ortaya çıkan tablo özetle şudur. İşverenin/Hakemin reva gördüğü artış; birinci altı aylık dönem için 4 üncü aydan, ikinci altı aylık dönem için ise 3 üncü aydan sonra enflasyona yenilmiş ve kamu görevlilerini mağdur etmiştir. Somutlaştırdığımızda, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine birinci altı ay için yüzde 1,75, ikinci altı ay için yüzde 4,33 enflasyon farkı yansıtılmış, 2020 yılı toplam artışı ise karara göre yüzde 8,16 iken hayata göre yüzde 14,82 olarak gerçekleşmiştir. Bir başka ifadeyle, Hakemin-İşvereninin karara yazdığı artıştan yüzde 80’lik bir sapma meydana gelmiştir. Gelin bu tabloyu düzeltelim, enflasyonu yenen maaş ve ücret hedefi belirleyelim” ifadelerine yer verdi.

    Ekonominin makro ve mikro düzey rakamları, enflasyon ve faiz oranlarının, kur tarafının rakamları birlikte ele alındığında en az artış, en düşük yükselişin maaşlarda ve ücretlerde olduğuna dikkat çeken Söylemez, “Son 10 yıllık enflasyon ve enflasyon farkı tablosu, 2019-2021 faiz, kur tablosu, 2020 yılı aylık enflasyon tablosu özetle şunu söylüyor; kamu görevlilerinin maaşları ve ücretleri eriyor, bu erimeyi durdurmak için gecikmeden seyyanen zam yapılması gerekiyor. Yıllık enflasyon oranının bir önceki yıla göre yüzde 24 arttığı, gıda enflasyonunun yüzde 25 seviyesinde olduğu, 2020 yıl başı ve sonu itibariyle faiz tarafında yüzde 75’lik artışın gerçekleştiği, bütçede faiz giderlerinde son 3 yıllık dönem itibariyle yüzde 45-yüzde 70 artış oluştuğu, kur tarafında yüzde 40’a yakın artış rakamına ulaşıldığı gerçekleri artık göz ardı edilmemelidir” şeklinde konuştu.

    Hem gelir dağılımda adaleti sağlamak, hem de enflasyon kaynaklı kayıpları telafi etmek, beraberinde düşük maaş ve ücret grubunda bulunan kamu görevlilerine asgari ücretler için atılan doğru adıma benzer bir yaklaşımı uygulamak için kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine 1 0cak 2021’den geçerli olmak üzere “en düşük devlet memuru aylığının yüzde 10’na denk gelecek tutarda seyyanen zam istediklerini vurgulayan Söylemez, “ Daha somut ifadeyle, kamu görevlilerinin mevcut maaşlarına/ücretlerine 1 Ocak’tan geçerli olacak şekilde 400 TL seyyanen zam istiyoruz. Böylece geçmiş yönüyle kayıpların giderilmesini, gelecek yönüyle de enflasyona yenilme riskinin bitirilmesini talep ediyoruz. Bizzat kamu işvereninin ve siyasi iktidarın öngörüleriyle 2021 yılı enflasyon tahmini, beklentisi yüzde 11 seviyesindedir. Bunun anlamı, Hakemin 2021 için kararlaştırdığı 3+3’lük artışın yetersiz kalacağının, enflasyon farkı oluşacağının itiraf edilmesidir. Biz bu itirafın gereğinin yapılarak, 400 TL’lik seyyanen zammın 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere maaşlara yansıtılmasını talep ve teklif ediyor ve ivedilikle bekliyoruz. Bu adım, hem gelir dağılımında hem de sosyal kulvarda adaletin sağlanması, sosyal maliyet ihtimalinin de ortadan kaldırılması gibi önemli sonuçlar üretecektir. Bizler alın terinin karşılığı kurumadan verilmesi hassasiyetine davet eden bir medeniyetin mensuplarının emeğin, alın terinin, kamu görevlilerinin hizmet üretme gayretlerinin karşılığı olacak değerin verilmesinde, ederin ödenmesinde hükümetin siyasi sorumluluk, devletin medeniyet perspektifimiz kaynaklı zorunluluk hassasiyetiyle sorunu çözümle, talep ve teklifimizi evetle buluşturması gerektiğine inanıyoruz. Emeğin karşılığını ödemek için akıtılan akıl terini ve bütün gayretleri, milletimiz ve kamu görevlilerimiz takdir etmek de her zaman olduğu gibi cömert olacaktır. Biz bu cömertliğin, kamu yönetimi ve devlet tarafında da temel bakış olarak benimsenmesini bekliyor, seyyanen zam istiyoruz” diye konuştu.

  • Başkan Yünkül: “Gelirde adalet için seyyanen zam yapılmalı, vergide adalet için oran sabitlenmeli, matrah artmalı”

    Başkan Yünkül: “Gelirde adalet için seyyanen zam yapılmalı, vergide adalet için oran sabitlenmeli, matrah artmalı”

    Memur-Sen Bursa İl Başkanı Gökhan Yünkül, “Gelirde adalet için seyyanen zam yapılmalı, vergide adalet için oran sabitlenmeli, matrah artmalı” diye konuştu.

    Dünyanın ve insanlığın bütününe yönelik etki ve tehdit üreten korona virüs ve ona dayalı salgının temel gündem olduğu 2020 yılının, kamu görevlileri açısından hakem kurulu kararı mağduriyetleri ile enflasyona dayalı kayıplar yaşadıkları bir yıl olarak da geride kaldığını ifade eden Memur-Sen Bursa İl Başkanı Gökhan Yünkül, “Hakem kurulu, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerini yüzdelik olarak 2020 yılında 4+4, 2021 yılında 3+3 şeklinde oransal artış yapılması kararı vermişti. Oysa yetkili konfederasyon Memur-Sen olarak, bu oranların ülkenin, ekonominin ve kamu görevlilerinin gerçekleriyle, geçmiş dönem enflasyon verileriyle uyumlu olmadığını dile getirmiştik. Beraberinde işverenin teklifine hayır demiş, hakemin kararına da tepki göstermiştik. 2020 enflasyon rakamları incelendiğinde ortaya çıkan tablo özetle şudur. İşverenin/hakemin reva gördüğü artış, ilk altı aylık dönem için 4 üncü aydan, ikinci altı aylık dönem için ise 3 üncü aydan sonra enflasyona yenilmiş ve kamu görevlilerini mağdur etmiştir. Somutlaştırdığımızda, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine ilk altı ay için yüzde 1,75, ikinci altı ay için yüzde 4,33 enflasyon farkı yansıtılmış, 2020 yılı toplam artışı ise karara göre yüzde 8,16 iken hayata göre yüzde 14,82 olarak gerçekleşmiştir. Bir başka ifadeyle, Hakemin-işvereninin karara yazdığı artıştan yüzde 80’lik bir sapma meydana gelmiştir. Gelin bu tabloyu düzeltelim, enflasyonu yenen maaş ve ücret hedefi belirleyelim” dedi.

    “Ekonominin makro ve mikro düzey rakamları, enflasyon ve faiz oranları, kur tarafının rakamları birlikte ele alındığında en az artış, en düşük yükseliş maaşlarda ve ücretlerdedir” diyen Başkan Yünkül konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Son 10 yıllık enflasyon ve enflasyon farkı tablosu, 2019-2021 faiz, kur tablosu, 2020 yılı aylık enflasyon tablosu özetle şunu söylüyor. Kamu görevlilerinin maaşları ve ücretleri eriyor, bu erimeyi durdurmak için gecikmeden seyyanen zam yapılması gerekiyor. Yıllık enflasyon oranının bir önceki yıla göre yüzde 24 arttığı, gıda enflasyonunun yüzde 25 seviyesinde olduğu, 2020 yıl başı ve sonu itibariyle faiz tarafında yüzde 75’lik artışın gerçekleştiği, bütçede faiz giderlerinde son 3 yıllık dönem itibariyle yüzde 45 – yüzde 70 artış oluştuğu, kur tarafında yüzde 40’a yakın artış rakamına ulaşıldığı gerçekleri artık göz ardı edilmemelidir. Hem gelir dağılımda adaleti sağlamak, hem de enflasyon kaynaklı kayıpları telafi etmek, beraberinde düşük maaş ve ücret grubunda bulunan kamu görevlilerine asgari ücretler için atılan doğru adıma benzer bir yaklaşımı uygulamak için kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine 1 0cak 2021’den geçerli olmak üzere ’en düşük devlet memuru aylığının yüzde 10’na denk gelecek tutarda seyyanen zam’ istiyoruz. Daha somut ifadeyle, kamu görevlilerinin mevcut maaşlarına/ücretlerine 1 Ocak’tan geçerli olacak şekilde 400 TL seyyanen zam istiyoruz. Böylece geçmiş yönüyle kayıpların giderilmesini, gelecek yönüyle de enflasyona yenilme riskinin bitirilmesini talep ediyoruz.”

    Bizzat kamu işvereninin ve siyasi iktidarın öngörüleriyle 2021 yılı enflasyon tahmini, beklentisi yüzde 11 seviyesinde olduğunu belirten Yünkül, “Bunun anlamı; Hakemin 2021 için kararlaştırdığı 3+3’lük artışın yetersiz kalacağının, enflasyon farkı oluşacağının itiraf edilmesidir. Biz bu itirafın gereğinin yapılarak; 400 TL’lik seyyanen zammın 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere maaşlara yansıtılmasını talep ve teklif ediyor ve ivedilikle bekliyoruz. Bu adım, hem gelir dağılımında hem de sosyal kulvarda adaletin sağlanması, sosyal maliyet ihtimalinin de ortadan kaldırılması gibi önemli sonuçlar üretecektir. Bizler alın terinin karşılığı kurumadan verilmesi hassasiyetine davet eden bir medeniyetin mensuplarının emeğin, alın terinin, kamu görevlilerinin hizmet üretme gayretlerinin karşılığı olacak değerin verilmesinde, ederin ödenmesinde hükümetin siyasi sorumluluk, devletin medeniyet perspektifimiz kaynaklı zorunluluk hassasiyetiyle sorunu çözümle, talep ve teklifimizi evetle buluşturması gerektiğine inanıyoruz. Emeğin karşılığını ödemek için akıtılan akıl terini ve bütün gayretleri, milletimiz ve kamu görevlilerimiz takdir etmek de her zaman olduğu gibi cömert olacaktır. Biz bu cömertliğin, kamu yönetimi ve devlet tarafında da temel bakış olarak benimsenmesini bekliyor, seyyanen zam istiyoruz” dedi.

  • Memur-Sen İl Temsilcisi Karataş: “Gelirde adalet için seyyanen zam yapılmalı, vergide adalet için oran sabitlenmeli, matrah artmalı”

    Memur-Sen İl Temsilcisi Karataş: “Gelirde adalet için seyyanen zam yapılmalı, vergide adalet için oran sabitlenmeli, matrah artmalı”

    Memur-Sen İl Temsilcisi, Eğitim-Bir-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Mustafa Karataş, “Dünyanın ve insanlığın bütününe yönelik etki ve tehdit üreten Koronavirüs ve ona dayalı pandeminin temel gündem olduğu 2020 yılı; kamu görevlileri açısından Hakem Kurulu kararı mağduriyetleri ile enflasyona dayalı kayıplar yaşadıkları bir yıl olarak da geride kaldı” dedi.

    Hakem kararına tepki gösterdiklerini belirten Karataş, “Hakem Kurulu; kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerini yüzdelik olarak 2020 yılında 4+4, 2021 yılında 3+3 şeklinde oransal artış yapılması kararı vermişti. Oysa yetkili konfederasyon Memur-Sen olarak; bu oranların ülkenin, ekonominin ve kamu görevlilerinin gerçekleriyle, geçmiş dönem enflasyon verileriyle uyumlu olmadığını dile getirmiştik. Beraberinde İşverenin teklifine hayır demiş, Hakemin Kararına da tepki göstermiştik. 2020 enflasyon rakamları incelendiğinde ortaya çıkan tablo özetle şudur. İşverenin/Hakemin reva gördüğü artış; I. altı aylık dönem için 4 üncü aydan, II. Altı aylık dönem için ise 3 üncü aydan sonra enflasyona yenilmiş ve kamu görevlilerini mağdur etmiştir. Somutlaştırdığımızda, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine I. altı ay için %1,75 II. Altı ay için %4,33 enflasyon farkı yansıtılmış, 2020 yılı toplam artışı ise karara göre %8,16 iken hayata göre %14,82 olarak gerçekleşmiştir. Bir başka ifadeyle, Hakemin-İşvereninin karara yazdığı artıştan %80’lik bir sapma meydana gelmiştir. Gelin bu tabloyu düzeltelim, enflasyonu yenen maaş ve ücret hedefi belirleyelim. Ekonominin makro ve mikro düzey rakamları, enflasyon ve faiz oranları, kur tarafının rakamları birlikte ele alındığında en az artış, en düşük yükseliş maaşlarda ve ücretlerdedir. Son 10 yıllık enflasyon ve enflasyon farkı tablosu, 2019-2021 faiz, kur tablosu, 2020 yılı aylık enflasyon tablosu özetle şunu söylüyor; kamu görevlilerinin maaşları ve ücretleri eriyor, bu erimeyi durdurmak için gecikmeden seyyanen zam yapılması gerekiyor” diye konuştu.

    Yıllık enflasyon oranının bir önceki yıla göre yüzde 24 arttığını ifade eden Karataş, “Gıda enflasyonunun %25 seviyesinde olduğu, 2020 yıl başı ve sonu itibariyle faiz tarafında %75’lik artışın gerçekleştiği, bütçede faiz giderlerinde son 3 yıllık dönem itibariyle %45-%70 artış oluştuğu, kur tarafında %40’a yakın artış rakamına ulaşıldığı gerçekleri artık göz ardı edilmemelidir. Hem gelir dağılımda adaleti sağlamak, hem de enflasyon kaynaklı kayıpları telafi etmek, beraberinde düşük maaş ve ücret grubunda bulunan kamu görevlilerine asgari ücretler için atılan doğru adıma benzer bir yaklaşımı uygulamak için kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine 1 0cak 2021’den geçerli olmak üzere “en düşük devlet memuru aylığının %10’na denk gelecek tutarda seyyanen zam” istiyoruz. Daha somut ifadeyle, kamu görevlilerinin mevcut maaşlarına/ücretlerine 1 Ocak’tan geçerli olacak şekilde 400 TL seyyanen zam istiyoruz. Böylece geçmiş yönüyle kayıpların giderilmesini, gelecek yönüyle de enflasyona yenilme riskinin bitirilmesini talep ediyoruz. Bizzat kamu işvereninin ve siyasi iktidarın öngörüleriyle 2021 yılı enflasyon tahmini, beklentisi %11 seviyesindedir. Bunun anlamı; Hakemin 2021 için kararlaştırdığı 3+3’lük artışın yetersiz kalacağının, enflasyon farkı oluşacağının itiraf edilmesidir. Biz bu itirafın gereğinin yapılarak; 400 TL’lik seyyanen zammın 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere maaşlara yansıtılmasını talep ve teklif ediyor ve ivedilikle bekliyoruz. Bu adım, hem gelir dağılımında hem de sosyal kulvarda adaletin sağlanması, sosyal maliyet ihtimalinin de ortadan kaldırılması gibi önemli sonuçlar üretecektir. Bizler alın terinin karşılığı kurumadan verilmesi hassasiyetine davet eden bir medeniyetin mensuplarının emeğin, alın terinin, kamu görevlilerinin hizmet üretme gayretlerinin karşılığı olacak değerin verilmesinde, ederin ödenmesinde hükümetin siyasi sorumluluk, devletin medeniyet perspektifimiz kaynaklı zorunluluk hassasiyetiyle sorunu çözümle, talep ve teklifimizi evetle buluşturması gerektiğine inanıyoruz. Emeğin karşılığını ödemek için akıtılan akıl terini ve bütün gayretleri, milletimiz ve kamu görevlilerimiz takdir etmek de her zaman olduğu gibi cömert olacaktır. Biz bu cömertliğin, kamu yönetimi ve devlet tarafında da temel bakış olarak benimsenmesini bekliyor, seyyanen zam istiyoruz” açıklamalarında bulundu.

  • Emeklilerden seyyanen zam talebi

    Emeklilerden seyyanen zam talebi

    Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Erzurum şube Başkanı Ahmet Degen, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınıyla ortaya çıkan ek masraflar ve yüksek enflasyon nedeniyle gelirleri düşen emeklilerin rahat bir nefes alması için seyyanen zam yapılması talebinde bulundu.

    TÜED Erzurum Şube Başkanı Ahmet Degen, yaptığı açıklamada, salgının insan sağlığının yanında ülke ekonomisini de olumsuz etkilediğini, ekonomilerdeki olumsuzlukların başta emekliler olmak üzere tüm dar gelirli kesimi etkilediğini söyledi.

    Seyyanen zam konusunda Genel başkanları Kazım Ergün’ün de Hükümete çağrıda bulunduğunu sözlerine ekleyen Degen, “Covid-19, hem insanların sağlığını hem de gelirlerini olumsuz etkiledi. Salgınla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de zorunlu harcama kalıpları değişti. Yapılan zamların da etkisiyle bütçemizde gıda, elektrik, su, doğal gaz, internet faturaları ve temizlik malzemelerinin payı arttı. Bunun yanında, maske, siperlik ve takviye vitaminler bütçemize ek yük getirdi. Zaten sabit ve kıt gelirle ay sonunu getirme mücadelesi veren emeklilerimiz bundan olumsuz etkilendi. Salgın nedeniyle ortaya çıkan ek masraflar ve çarşı-pazardaki yüksek enflasyon, emeklilerimizin gelirlerini ciddi oranda eritti. Geçim koşulları giderek zorlaşan emeklilerin rahat bir nefes alması için yüzdeli artışlar yerine seyyanen zam istiyoruz.”dedi.

    “2000 Öncesi Tabandan Aylık Alan Emekliye Tahmini Zam 181 Lira”

    İşçi emekli aylıklarına her yıl ocak ve temmuz aylarında bir önceki altı aylık dönemdeki enflasyon oranı kadar zam yapıldığını anımsatan Degen, memur emeklilerinin aylıklarının ise toplu sözleşmedeki oran ve enflasyon farkı hesaplanarak artırıldığını hatırlattı.

    TÜİK’in açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) kasımda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,03 yükseldiğini belirten Ahmet Degen, bu sonuçlara göre temmuz-kasım dönemini kapsayan beş ayda TÜFE oranının yüzde 7,02 olarak hesaplandığına dikkati çekti.

    Bu orana aralık ayı TÜFE oranı da ekleneceğini ve emeklilerin aylıklarına yapılacak yeni zam oranın belirleneceğini ifade eden Degen, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aralık ayında TÜFE’deki artışın yüzde 1 olduğunu varsayarsak, TÜFE’de altı aylık kümülatif toplam yüzde 8,09 olur. Yani emekli, dul ve yetimlerin aylık ve gelirlerine 2021’nin ilk altı ayında uygulanacak zam oranı bu şekilde netleşir. Bu rakamdan hareketle 2000 yılından önce emekli olmuş, en düşük işçi emeklisi aylığı 2 bin 232 liradan 2 bin 413 liraya yükselir. Zamla gelen 181 lira günlük 6 liraya karşılık gelir. Bu da günlük sadece bir şişe süt demektir. Biz işte bunun için seyyanen zam talep ediyoruz.”diye konnuştu.

    Emekli aylığı hesaplama kriterindeki değişiklik nedeniyle 2000 yılı sonrası emekli olanlara 2000 öncesi emekli olanların oldukça altında aylık bağlandığına dikkati çeken Başkan Degen, sosyal güvenliğin eşitlik kuralının 4447 ve 5510 sayılı Kanunlarla bozulduğunu, sigortalı çalışma süresinin artmasına rağmen emekli aylıklarının düşmesine bir çözüm getirilmesini istedi.

  • Başkan Yıldırım: “Seyyanen zam istiyoruz”

    Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Sosyal Hizmet ve Sağlık Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) İzmir 1 No’lu Şubesi’nin divan toplantısında konuşan Sağlık-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Yıldırım, “Tüm sağlık çalışanları adına maaşlarımıza enflasyon farkının yetmeyeceği gibi seyyanen zam istiyoruz” dedi.

    Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Sosyal Hizmet ve Sağlık Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen)’nın divan toplantısı yapıldı. Toplantıya, Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Semih Durmuş, Genel Başkan Yardımcıları İdris Baykan ve Abdül Aziz Aslan da katılım gösterdi.

    Sağlık-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Yıldırım, toplantıda bir konuşma yaptı. Yıldırım, yaptığı konuşmada, “Bizler aile bilinciyle varız. Birlikteliğe inanır, samimiyetten güç alırız. Her zaman söylüyoruz, emek veren tüm çalışanlarımız için yapılacak çok iş, kat etmemiz gereken çok yol var’ diyerek tüm üyelerine seslendi” dedi.

    Büyük coşku ile kendisini dinleyen üyelere seslenen Başkan Özgür Yıldırım, “Bizde kesinlikle benliğe yer yok” diye konuştu. Yıldırım, sağlık çalışanlarının sorunlarına dikkat çekerek, “Bizler sağlık çalışanlarıyız; yani sağlıkta dönüşümün mimarı olanlar. Hasta memnuniyetini yüzde 39’dan yüzde 78’e çıkaran bir ekibiz. Ne yazık ki hasta memnuniyeti artarken biz sağlık çalışanlarının memnuniyeti yerlerdedir. Artan iş yükü, döner sermaye adaletsizliği, yıpranma payının eksik ve yetersiz oluşu, 3600 ek göstergenin akıbetinin belli olmayışı ve daha niceleri” dedi.

    İkinci 100 günlük eylem planının eksik olduğu ve çalışanlar için hiç bir düzenlemenin olmadığını vurgulayarak, “Biz sağlık çalışanlarının 100 günlük eylem planında olması gereken haklı taleplerimizi sıralayacak olursak; 2014 yılı sonrası mezunların lisans tamamlamadan faydalanmasını istiyoruz. Ömrünü tamamlamış performansa dayalı ek ödeme yönetmeliğinin değişmesi, daha adil bir sisteme geçilmesini istiyoruz. Hastaneler üzerinde her yıl artan giderlerin karşılığında SUT fiyatlarının 15 yıldır artmamasının önüne geçilmesini istiyoruz. Yıpranma payının beş yıla bir yıl olması ve geriye dönük yapılmasını istiyoruz” diye aktardı.

    Yıldırım, taleplere şöyle devam etti:

    “3600 ek göstergenin tüm sağlık çalışanlarını kapsamasını istiyoruz. İdari hizmetler kadrosu bekleyen Yardımcısı hizmetler kadrosundaki arkadaşlarımız için artık yeter diyoruz. Mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz. Maaşlarımızdan gelir ve damga vergisinin kaldırılmasını istiyoruz. Büyükşehirlerde özellikle EAH’lerinde çalışan arkadaşlarımız için özel hizmet tazminatı istiyoruz.Toplu taşımada sağlık çalışanlarının da indirimden yararlanmasını istiyoruz. 4+2 sözleşmeli personele yapılan haksızlığın giderilmesi, bu durumun 3+1 şeklinde olmasını talep ediyoruz. Özellikli birim statüsünde bulunan palyetif servislerinde çalışanların nöbet ücretlerini yüzde 50 artırımlı almalarını istiyoruz. Acil servise hizmet eden fakat fiziki şartlardan dolayı acil servis sınırları içinde olmayan röntgen, laboratuvar ve servis çalışanlarına özellikli birimden döner sermaye ve yüzde 50 artırımlı nöbet ücreti istiyoruz. Sağlık çalışanlarının birinci dereceden yakınlarını hastaneye götürürken ve hastanede yatarken refakat etmesinden dolayı refakat izni verilmemekte ve yıllardır ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Refakat ettiği dönemde idari izinli sayılmalarını istiyoruz. Tüm sağlık çalışanları adına maaşlarımıza enflasyon farkının yetmeyeceği gibi seyyanen zam istiyoruz.”