Etiket: Şeyini

  • Fatih Terim: “Sahada her şeyini veren bir takım görmek istiyorum”

    Fatih Terim: “Sahada her şeyini veren bir takım görmek istiyorum”

    Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Rangers karşısında sahada her şeyini veren bir takım görmek istediğini söyledi. Terim ayrıca bu tip maçların favorisinin olmadığını belirtti.

    UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Galatasaray, yarın TSİ 21.45’ta Ibrox Stadyumu’nda İskoç ekibi Rangers ile karşılaşacak. Mücadele öncesinde Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, online olarak düzenlenen basın toplantısına açıklamalarda bulundu. Rangers hakkında konuşan Terim, “Rangers takımı sadece bir yerde değil takım olarak iyi bir takım. Her haliyle önemli bir takım. Rangers’ı Avrupa Ligi rakibi değil Şampiyonlar Ligi rakibi gibi görüyorum” dedi.

    “Psikolojik olarak evde oynamanın avantajı var”

    Maçın seyircisiz oynayacak olmasıyla ilgili deneyimli teknik adam, “Seyircisiz olan hiçbir maçın tadı tuzu yok. Alışık olmadığımız bir şekil. Bugün baktığımız zaman hem Galatasaray hem Rangers’ın seyircisi çok ateşli ve takımına tutkulu. Eğer normalde böyle bir düşmüş olsaydı karşılıklı birer oynayacaktık. İnanıyorum ki çok daha adil, çok daha çekişmeli ve zevkli bir eşleşme olabilirdi. Maalesef biz dışarı oynuyoruz. Her şeye rağmen psikolojik olarak evde oynamanın avantajı var. Pazar günü maç oynuyorsunuz, çarşamba 4.5 saatlik uzun bir yolculuk yapıyorsunuz. Bunları düşünecek olursa seyircinin bir avantajı yok ama içeride oynamanın bir avantajı var” diye konuştu.

    Böyle maçların favorisinin olmadığını vurgulayan Fatih Terim, “Tek maçlar her şeye açıktır. İki taraf da turu atlamaya çalışacak. Ben maç önce o favori, bu favori mantıklı bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

    “Babel’in Arda’yı aratmayacağını düşünüyorum”

    Arda Turan yokluğunu sorulması üzerine Terim, “Her şeyi negatif çıktı ama maalesef ağır bir ateş ve grip geçiriyor. İyi de durumdaydı. Babel’in Arda’yı aratmayacağını düşünüyorum. Ya da başkası. Arda olsaydı iyi olurdu. Bu maçları oynamış tecrübeli bir oyuncularımızdan biri. Sağlığına bir an evvel kavuşması için bekliyoruz. Onun dışında bütün oyuncularımıza güveniyoruz” diye cevap verdi.

    “Ülke puanına tesir ediyorsa önemi bir kat daha artıyor”

    Herkes için önemli maç olduğunu söyleyen Terim, “Bizim için her maç önemli. Ülke puanına tesir ediyorsa bir kat daha artıyor. Biz daha 5. maçı oynadık. Onlar ağustosta başladı. Öyle bir avantajları var. Oturmuş bir takıma karşı oynayacağız. Deplasmanda oynayacağız. Seyirci olmasa da sahanın psikolojik avantajı olacak. Bunların hepsinin üstesinden gelebilecek bir Galatasaray bekliyorum. Bir ikinci maç yok. Yarın burada bir taktik anlayışı içerisinde tam bir konsantre düşünceyle hareket edeceğiz. Pazar günü oynanan son maçımızdaki bazı oyuncularımızın performans düşüklüğünü yorgunluğa bağladım. Oradaki eksikliklerini burada gidereceklerdir diye umuyorum. Lig maçlarının telafisi vardır ama bu maçın telafisi yok. Galatasaray bu tip maçlar alışkındır. Ben de alışkınım. İyi bir mücadele, sakin bir oyun ama her şeyini veren bir takım sahada istiyorum. İyi bir takım oynayacağız. Ciddi bir rakibimiz var. Oyuncularımdan bunu bekliyorum. Buradan çıkarsak ondan sonraki grup aşamaların daha çıkabileceğimize diye düşünüyorum. Bu maç aşağı yukarı bundan sonraki grupların kalitesindeki takımların maçı” değerlendirmesinde bulundu.

    “Her oyuncuya ihtiyacımız var”

    Marcelo Saracchi ve Arda Turan’ın yokluğuyla ilgili olarak ise başarılı teknik adam, “Saracchi bizim için önemli bir oyuncu. Olmadığı zaman oradan rakibin üzerine gitmede zorluk çekiyoruz. Çok da formdaydı. Maalesef son maçımızda da bu maçımızda yok. Bu da bizim için talihsizlik. Martin sağ ayaklı olmasına rağmen çok da iyi oynuyor. Ona da güveniyorum. Arda ve Saracchi sol tarafı iyi kullanıyordu. Futbolda yoklara alışmak zorundasınız. Kazandıktan sonra hiçbir şey getirmez. Futbol böyle bir oyun. Kazandıktan sonra her şey doğrudur. Kaybettikten sonra ne yapsanız yanlıştır. Hep beraber oynayabilirsek bizim için çok iyi olacak. Bu sene Türkiye ligi 40 maç olduğuna göre Avrupa ve kupaları da eklediğimiz zaman bütün takımı kullanmak zorunda olduğumuz süreç görünüyor. Onun için her oyuncuya ihtiyacımız var. Rekabeti de getirecektir. Bu da takıma faydalı olacaktır. Diğer arkadaşlarımız da bu görevi en iyi şekilde yapmalılar” şeklinde konuştu.

    “Ianis Hagi, ümit ediyorum babasını geçer”

    Rangers’ta form giyen Galatasaray’ın efsane futbolcusu Gheorghe Hagi’nin oğlu Ianis Hagi ile ilgili düşüncelerini dile getiren Terim, “Hagi benimle beraber 4 yıl çalıştı. Olağanüstü işler başardık. Çok büyük bir futbolcuydu. Saygı duyulması gerek bir oyuncuydu. Çok da önemli işler yaptı. Oğlunun çok yetenekli olduğunu biliyorum. Türkiye’de doğdu. Çok da başarılı gidiyor. Yetenekli bir genç. Babasına yetişir mi bilmiyorum ama ümit ediyorum babasını geçer. Babasının dileği de böyledir. Hagi’yi geçmek çok kolay bir şey değil. İyi bir futbolcu. Gelişmeye de açık. Çok da iyi oynayacağını düşünüyorum. Daha iyi zamanları da olacaktır. Çünkü o yetenekleri var” dedi.

    “Gerrard’ın teknik adam olarak başarılı olacağına inanıyorum”

    Son olarak Rangers Teknik Direktörü Steven Gerrard hakkında da konuşan deneyimli teknik adam, “Steven çok önemli bir oyuncuydu. Önemli bir kariyeri var. Bence teknik adamlığa çok da iyi başladı. Çok daha başarılı olacağına inanıyorum. Futbolculuğu tartışılmaz önemli bir oyuncuydu. Hem Liverpool için İngiltere için. Teknik adam olarak da kariyeri her gün biraz daha yükselecek gibi duruyor” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Önündeki araca çarpan sürücü her şeyini bırakıp kaçtı

    Muğla’nın Yatağan ilçesinde, seyir halindeyken aynı şeritten giden otomobile arkadan çarpan otomobil sürücüsü aracın anahtarı ve cep telefonunu bırakarak kayıplara karıştı.

    Edinilen bilgiye göre, sürücüsü öğrenilemeyen 45 VY 617 plakalı otomobil, aynı şeritten önünde seyir halindeki Sait Türedi yönetimindeki 81 BP 509 plakalı otomobile arkadan çarptı.

    Kazada yaralanan olmazken, çarpışmanın etkisiyle yaklaşık 500 metre ileride durabilen çarpılan aracın sürücüsü, çarpan aracın yanına geldiğinde sürücüye ulaşamadı. Araç çevresinde sürücüyü göremeyen Türedi, durumu polis ekiplerine bildirdi.

    Olay yerine gelen ekipler, çarpan aracın içerisinde sürücüye ait olduğu düşünülen cep telefonu ve aracın anahtarını buldu.

    Ekipler, araç sürücüsünü bulmak için çalışma başlattı.

    Türedi’nin kullandığı aracın, Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nde rahatsızlanan yakınlarını Yatağan Devlet Hastanesi’ne sevk eden ambulansa yetişmeye çalıştıkları öğrenildi.

  • Zeytinköy’de inek ve tavukları hariç her şeyini kaybeden kadın evini terk etmiyor

    Muğla’nın Menteşe ilçesinin kırsal Zeytinköy Mahallesi’nde çıkan orman yangınının mahalleye sıçraması sonucu evleri yanan vatandaşlar Büyükşehir Belediyesi, AFAD ve Valiliğin gönderdiği yardımlar ile ayakta dururken, bazı vatandaşlar yanan evlerini terk etmiyor.

    Muğla’nın kırsal Zeytinköy Mahallesi’nde evleri yanan vatandaşlar, Muğla Büyükşehir Belediyesi, AFAD ve Valiliğin gönderdiği yardımlar ile ayakta duruyor. Yangında evi ilk yananlardan birisi olan Feriştah Hilin (55), yangın anını anlattı. Yangın sonrası evini terk etmediğini belirten Hilin, “Kapı önünde yatıyordum. Eşim beni kaldırdı. Burada yılan çok oluyor. Yılan var diye kalktık. Kapının önüne çıktığımda bizim eve doğru geliyordu. Eşim yukarı doğru çıktı. Ben ineklerimi ve eşeği aldım. Traktör römorkuna yattım. Sabaha kadar ineklerimi tutup, beraber evde kaldım. Beni hiçbir kuvvet çıkaramadı. Evimin her şeyi yandı. Evimin altında bulunan bidon içindeki zeytinyağlarım, tavuklarımın yemleri yandı. Bu evi ben 15 sene önce aldım. Doğma büyüme bu köydenim. Benim kendi evimi oğluma verdim. Ben de buraya taşındım. Ama yandı bitti kül oldu. Herkes bir yerlere gidiyor. Ben hiçbir yere gitmiyorum. Biri bir ekmek getirirse yiyorum” dedi.

    Feriştah Hilin, evde su olmadığı için Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğünün tanklarla getirdiği su ile hayvanlarının suyunu verirken, evini terk etmeyeceğini açıkladı.

  • Savaşta Her Şeyini Kaybetti, Mesleği Kar Kaldı

    Suriye’de, yakınlarının büyük bölümünü, evini, işyerini ve arsalarını kaybeden 55 yaşındaki Ali Hanke, Halep’te öğrendiği mesleği ile Gaziantep’te zengin olmaya başladı. Hanke, mesleği sayesinde kendisiyle birlikte iç savaştan kaçarak Gaziantep’e gelen 12 kişilik ailesine bakıyor.

    Suriye’nin Halep kentinde 10 yaşındayken başladığı baba mesleği olan bakırcılığı 52 yaşına kadar sürdüren Ali Hanke, Halep’te mesleği sayesinde 3 dükkan sahibi oldu. Ev ve arsa da satın alan Ali Hanke, Halep’in zengin tüccarlarından biri haline geldi. Suriye’deki iç savaşta iş yerleri harap olan Hanke, birçok yakınını da kaybedince, ailesinden geri kalanlarla birlikte 3 yıl, 3 ay önce Türkiye’ye gelerek, Gaziantep’e yerleşti. Ailesinden 12 kişi ile birlikte 2 odalı evde yaşayarak, yeniden hayata tutunmaya çalışan Henke, Gaziantep’teki Bakırcılar Çarşısında bakırcı ustalarına çıraklık yaparak, ihtiyaçlarını karşılamaya başladı. 3 çocuğu da bakırcı ustalarının yanına kendisi gibi çırak olarak veren Hanke, mesleği ve çalışkanlığı ile yavaş yavaş geçimini sağlamaya başladı.

    TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR TARAFINDAN SİPARİŞ ALIYOR

    Hanke, savaştan önce tanıştığı Gaziantepli arkadaşı Ali Cengiz’in desteği ile bir iş yeri açarak, kendisi gibi meslekten anlayan oğlu ile birlikte kendi işlerini yapmaya başladı. Kısa sürede çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile bakırcılar çarşısındaki esnafların da takdirini kazanan Hanke, Gaziantepli ustaların yetiştiremediği işlerin de aranılan meslek erbabı oldu. Oğlunun biriyle kendi iş yerinde mesleğini sürdüren Hanke, şu anda İstanbul, Kahramanmaraş, Malatya ve Erzincan gibi Türkiye’nin dört bir tarafından sipariş alıyor. Zaman zaman siparişleri yetiştirmekte zorlanan Hanke, 12 kişilik ailesi için daha geniş 3 ayrı ev kiraladı.

    Henke, “Benim babam bakırcıydı. Halep’te ticaret yapardım durumum çok iyiydi. Ancak Halep’te ticaret yapamaz hale geldik, dükkanlar kapandı, herkes kaçmaya başladı. Zaten uçaklar burayı bombalayarak sağlam hiçbir yer bırakmadı. Birçok yakınımızı da saldırılarda kaybettik. Ben 15 sene Gaziantep’le ticaret yaptım. Buraya geldim. 15 kişiydik iş yok yemek yoktu. Arkadaşlarım çoktu Gaziantep’te, Allah onlardan razı olsun. Hepsi de bana yardımcı oldular. Önce eski bir bakırcı arkadaşının yanında çalıştım. 2 çocuğum da başka ustaların yanında çalışmaya başladı. Yavaş yavaş geçinmeye başladık. Daha sonra tekrar Suriye’ye giderek, dükkanlarımda kalan birkaç parça bakır malzememi aldım. Burada Ahmet Cengiz diye bir arkadaşım bana, bu dükkanı tuttu. Eski işimi yapmaya başladım. Allah razı olsun Türkiye’den, hiçbir şeye ihtiyacım yok. Türkiye Suriye’ye göre daha pahalı, dolayısıyla daha çok çalışmak gerekiyor. Biz de Allah’a şükür çalışıyoruz. Buradaki Gaziantepli ustalar yetiştiremedikleri malları bana getiriyor. Ben de onları tamamlayıp kendilerine veriyorum buradaki bakırlar daha güzel işletiliyor burada 10 fabrika varken Halep’te 1 fabrika var” dedi.

    ATEŞKES SAĞLANIRSA VATANINA DÖNMEK İSTİYOR

    İç savaş sürecinde yaşadıkları sıkıntıda Türkiye, Ürdün ve Lübnan’ın kendilerine sahip çıktığını belirten Ali Hanke, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet yetkililerine teşekkür etti. Erdoğan’a her fırsatta dua ettiğini belirten Ali Henke, eğer ateşkes sağlanırsa yeniden vatanına dönmek istediğini söyledi. Türkiye’yi de çok sevdiğini belirten Ali Hanke, “Türkiye bir numaralı vatanım Gaziantep çok güzel Allah onlardan ve Türkiye’den razı olsun. Bizi kimse almazken Türkiye kucak açtı, bu ülkenin Cumhurbaşkanı bize sahip çıktı. Bizi ailesi gibi gördüler, bu iyiliklerini asla unutmayacağız. Ürdün, Lübnan ve Türkiye bize sahip çıktı ama en önemlisi Türkiye, Türk halkı ve hükumetinin bize yaptıklarıydı. Bu nedenle minnettarız. Gaziantep’te çok rahatız. İş var, aş var, elektriğimiz var, suyumuz var. Ama bir gün ülkem düzelirse, tekrar ülkeme döneceğim” diye konuştu.

    Hanke ve ailesi, umutlarının ateşkesin sağlanmasının ardından ülkelerindeki iç savaşın bitmesi olduğunu belirterek, ülkelerine dönmesi halinde Türk insanına her zaman kapısının açık olacağını ifade etti.