Etiket: Şeye

  • MHP’li başkandan CHP’ye: “CHP zihniyeti her şeye karşı”

    MHP’li başkandan CHP’ye: “CHP zihniyeti her şeye karşı”

    Yahşihan Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, ilçede yapılan altyapı çalışmalarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında “Bu CHP zihniyeti her yerde karşımıza çıktığı gibi burada karşımıza yine yasakçı ve itirazcı olarak karşımıza çıkıyor. Dün Ayasofya Camii’ni açtırmayan zihniyet bugün burada da suyun, altyapının yapılmamasını istiyor” dedi.

    Kırıkkale’nin Yahşihan Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, ilçede yapımı devam eden altyapı çalışmaları ile ilgili sosyal medya üzerinden eleştirilerde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırıkkale İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ’a yönelik basın toplantısı düzenledi. Eski altyapıdan sökülen paslı botu ve vanaları makam masasında sergileyen Türkyılmaz, 2 günlük su kesintisi için ilçenin 200 yıllık geleceğini bekletmenin doğru olmadığını söyledi.

    İlçede altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirten Yahşihan Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, “Özellikle son günlerde şahsım, belediyem ve çalışanlarım adına sosyal medyada karalama kampanyaları başlanmakta. Bugün en son örneği de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ beyefendinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya istinaden ben de sizleri buraya davet ederek ilçemizin hangi aşamalardan geçtiğini, bugüne kadar ne yapıldığını tane tane anlatıp her şeye karşı olan, her şeye de karşı duran Onur Yüksel Bozdağ Bey’e cevap verme isteği gereğinde bulundum” ifadesini kullandı.

    Türkyılmaz, konuşmasının hemen başında CHP İl Başkanı Bozdağ’ın sosyal medyadan yazdıklarını şu sözlerle hatırlattı:

    “Yahşihan’da yaşanan su kesintileri büyük bir beceriksizlik örneğidir. Salgının tırmandığı bugünlerde evlerin musluklarından su akıtmamak bir belediyenin asli görevlerini yerine getirmemesidir. Altyapı çalışması da bunun bahanesi olamaz. İsterseniz en iyi ihtimalle 500 güne tamamlanacağı söylenen altyapı çalışması süresi boyunca tüm Yahşihan’ı başka bir yere taşısın. İşiniz bitince çağırırsınız. Ya da dur daha iyi bir fikir; Youtube’den sponsorlu reklam verirsiniz işiniz bitince. Nasıl olsa alıştınız diyor.”

    “500 günde altyapı tamamlanacak”

    31 Mart 2019 tarihinde Belediye Başkanı olarak seçildiğini dile getiren Türkyılmaz, şunları kaydetti:

    “Geldiğimizde Yahşihan’da büyük bir altyapı sıkıntısı olduğunu yağan yağmurlardan Yenişehir Mahallesinde su kesintilerinin farkına vardık. Bizden önceki arkadaşlar 15 Temmuz 2017 tarihinde altyapı ile ilgili bütün çalışmaları durdurmuş. Biz de 6 Mayıs 2019 tarihinde müracaat edip demişiz ki ’kaldığınız yerden devam edeceğiz.’ Bizden önceki arkadaşlar sadece kanalizasyon yapacakken biz hem yağmur suyunu hem de içme suyunu dâhil etmişizdir. Buna istinaden de İller Bankası 4 Şubat 2020 tarihinde ihaleyi yapıyor. Bize de yer teslimini 15 Haziran 2020 tarihinde Yahşihan’da ilk kazma vuruluyor. Bugün itibariyle Yahşihan’da altyapının yüzde 20’si tamamlandı. Bize geldiklerinde 750 gün iş bitirme süresi verilmiş. Biz de görüştüğümüzde 500 güne çektiler. İnşallah bu daha kısa sürede devam edecektir”

    “Ayasofya’yı açtırmayan CHP zihniyeti, bugünde bize karşı”

    CHP zihniyetinin her yerde karşılarına çıktığını anlatan Türkyılmaz, “Burada karşımıza yine yasakçı ve itirazcı olarak karşımıza çıkıyor. Dün Ayasofya Camii’ni açtırmayan zihniyet bugün burada da suyun, altyapının yapılmamasını istiyor. Şu an elimde gördüğünüz Yahşihan’dan çıkan su borusu ve vanalar pas içerisinde. Bu şekilde eğer Yahşihan’da suyu içmek istiyorlarsa benim saygım sonsuz. İtfaiyemiz ile toplamda 15 bin tona yakın su dağıtmışız. Şimdi diyeceksiniz ki zaten belediyenin asli görevi, evet asli görevimiz. Bugün biz bu altyapıyı yapmazsak 2 Ekim’de üniversiteli arkadaşlar geldiğinde Yenişehir bir havuz haline geliyor. Yağmur yağdığında su basıyor. Sen beyefendi iki gün susuz kaldın diye Yahşihan’ın 200 yıllık geleceğini mi bekletelim?” diye konuştu.

    “Altyapının yüzde 20’sini tamamladık”

    Türkyılmaz, “Eğer kamuoyu bunu diyorsa ki ’Osman bey bunu yapma’, ben seve seve bu boruları ve vanaları değiştirmeyeceğim. Biraz insaflı olması gerekirler. Bugüne kadar 60 günde yapılanlar ise 32 kilometre içme suyu hattı, 2 kilometre yağmur suyu hattı, 9 kilometre kanalizasyon hattı gerçekleştirdik. Bugüne kadar da yüzde 20’sini tamamlamışız” şeklinde konuştu.

  • Kulaklara zarar veren 7 şeye dikkat

    Doç.Dr. Yavuz Selim Yıldırım, kulaklara zarar veren etkenlere dikkat edilmesi hakkında uyarılarda bulundu.

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Yavuz Selim Yıldırım, “Kulaklarımız aslında düşündüğümüzden de hassastır. Bazı davranışlar ve durumlar var ki kulaklara zarar verebiliyor” dedi.

    Dr. Yıldırım, zararlı olan 7 etkeni şöyle sıraladı:

    “1. Yüksek Ses ve Gürültü: Kulaklar sesi alma ya duyarlı organ olduklarından yüksek ses kulaklara her zaman zarar verir. Yüksek sesle müzik dinlemek, kulak korumasız silah atışı yapmak, yüksek sesli ortamlarda çalışmak, yüksek sesli patlamalara maruz kalmak, yüksek sesle eğlence merkezi gibi ortamlarda çalışmak İşitmeye zarar vererek kulakta çınlama ya neden olabilir.Bu işitme kaybı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Yüksek sese maruz kalma derecesi ve süresine bağlı olarak işitme kaybı kalıcı veya geçici olabilir.

    2. Kulak Temizleme Çubukları: Kulak temizleme çubukları, kulak kirinin kulak kanalında tıkanmasına neden olarak kulağa zarar verir. Normalde kulak kiri kendini kulak dışına doğru atmaya meyillidir. Kulak çubuklar ile kendi kendini temizleyen bu sistem bozulmuş olur. Kulak çubukları daha derine doğru itilirse kulak zarına zarar verebilir.

    3. Kulak Damlası: Bazı kulak damlaları kulak için zararlı özellik taşır örneğin Gentamisin etken maddesi taşıyan kulak damlaları kulak için zararlı etkiye sahiptir. Bu damlaların rastgele ve bilinçsizce kullanılması kulağı zarar verir. İçerisinde ne olduğu belli olmayan bir takım karışımlar kulak kanalı Ph dengesini bozarak kulakta mantar enfeksiyonu ve iltihap oluşmasına neden olarak kulağa zarar verebilir.

    4. Cep Telefonu: Cep telefonları, radyasyon ve elektromanyetik dalga yayarak kulağa zarar verebilir. Özellikle ilk arama esnasında kulağa tutulması en fazla elektromanyetik dalga yayarak kulakta çınlamaya, zonklama ve derinden ağrı hissi oluşmasına neden olabilir. Cep telefonu ile çok fazla konuşmak zorunda kalan insanlar kulaklık kullanmalıdır. Yine bu telefonların içerisinde yer alan lityum pillerin fazla ısınmasına bağlı patlama riski mevcuttur.Bunlar başa yakın pozisyonda tutulduğunda patlarsa kafaya zarar vererek hayati risk taşır.

    5. Sigara ve İlaçlar : Sigara kullanımı zamanla kan damarlarında bozulmaya neden olarak, kan akımını bozar. Sigara özellikle küçük kılcal damarları etkileyerek kan akımını engeller. Bu kılcal damarlar kulağımızın kan akımının sağlar kan akımının bozulması işitme kaybı ile neticelenir. Mecburen kullanmak zorunda olduğumuz bazı antibiyotikler ve kemoterapi ilaçları kulak hücrelerinin ölmesine neden olarak işitmeye kalıcı olarak zarar verebilir bu ilaçları kullanırken sürekli kontrol altında olmalısınız.

    6. Piercing : Piercing hijyenik şartlar sağlanmadan yapılırsa kulak kıkırdağında erime meydana gelerek kulak şeklinin bozulmasına neden olabilir. Kulak kıkırdağına yapılacak delme işlemlerinin hekim kontrolünde yapılması gereklidir. Yine kulağa takılan küpelerin kulakta alerjik reaksiyon yaparak kaşınmasına ve kulağın şişerek enfeksiyon oluşturmasına neden olur.

    7. Baş Dönmesi : Kulaklar duyma görevinin dışında dengenin sağlanmasında önemli rol oynar. Baş dönmesi, kulakta çınlama, basınç artışı ve kulakta tıkanma hissi iç kulaktaki denge sisteminin etkilendiğini gösterir bu belirtilerin hafife alınması zamanla işitme organının da zarar görmesine neden olabilir. Denge sistemini etkileyen nedenler duymanın da etkilenebileceğinin göstergesidir, Bu nedenle baş dönmesi hastaları kulak burun boğaz hekimlerince ayrıntılı değerlendirilmelidir.”

  • Eğitim Bir-Sen Başkanı Aksoy, “İlk öğretmenimiz annemiz, her şeye değer sevginiz”

    Eğitim Bir-Sen 1 nolu Şube Başkanı Tevfik Aksoy Anneler Günü nedeniyle basın açıklamasında bulundu.

    Aksoy açıklamasında, “Anneler, varoluş kaynağımızın, sınırsız sevmenin, karşılıksız korumanın canlı anıtları, her birimizin ilk öğretmenidir. Bütün annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, hepsine sağlıklı ve uzun ömürler diliyoruz. Anne, ilâhî bağlanışın, şefkatle kucaklamanın, var etmek için yok olmayı bile göze alan fedakârlığın canlı temsilcileridir. Onlar, duygularını, sevgilerini, samimiyetlerini, vicdanlarını, dilin ifade etmede kifayetsiz kaldığı saf insanlıktır. İnsanlar arasında bizi bizden daha çok düşünen, bizi bizden daha çok seven sadece anne kalbidir. Her insan, anne vasıtasıyla yaşama yönelir. Anne, hayatta gideceği istikameti bilmeyen çocuğa yön gösteren, onun geleceğini aydınlatan sönmeyen bir meşaledir. Toplumun temel taşı olan ailenin kurucu, koruyucu, yönlendirici temel unsuru annedir. Daha fazla üretim ve kâr için iş birliği yapan kapitalizm ve modernizm, aileye ve dayanaklarına zarar verdi. Toplumu oluşturan aile bağları çözülünce, insanlar toplumsallıktan giderek uzaklaştı, hayata birey olarak tutunmak zorunda kaldı. Birey olmayı aileden kopmanın kaçınılmaz kaderi olarak yaşayan insan, yardımsız, sevgisiz ortamda ‘biz’den bencilliğe, sevginin müsamahasından şiddetin yıkıcılığına kaydı; kalpleri onaran inşacı ruh kayboldu, gönül yıkan asabiyet her tarafı kasıp kavurdu ve kavurmaya devam etmektedir.

    Seküler toplumlarda, bu sebeplerin yol açtığı marazi durumlar bugün ayyuka çıkmış, insanın insanda değer bulamadığı bir düzlemde, insan, sığınacağı başka alternatifler bulmak zorunda kalmıştır. Toplumların çöküşü, insanları birbirine bağlayan en büyük dayanak olan annelik mefhumunun iflası; anneliğin, bir yük, bir zahmet, sosyal hayattan kopuş gibi kapitalist illüzyonlarla dejenere edilmesi, annelik algısının darbe alması, toplumun en büyük direğini yıkmış, ailenin varlığını tehlikeye atmıştır.

    Yaşanan bu acı tecrübelerden ders çıkararak, ülkemizde hiçbir surette aile zemininin bozulmasına, hasar görmesine müsaade edilmemelidir. Fertlerin birbirine sevgiyle bağlı oldukları aile yapımızı koruyarak toplumu güçlü tutmalı; her anneyi bir okul olarak görmeli, her insanın ilk eğitimini aldığı annelik okulunun başarılı birer öğrencisi olarak hayata kaldığı yerden devam edeceği müfredatlar yazmalıyız. Bizi millet kılan hassasiyetlerin ilk duygusal bağları annemizin eliyle aile içinde teşekkül eder. Ailenin çocuğa aşıladığı değer, çocuğun kişiliğini üzerine inşa ettiği en önemli mihenktir. Aileyi bütünleyen çevre şartları, gelişimi en uç noktaya taşıyacak açık bir okuldur. Anne, aile ve mahalle bizi toplum olarak bugünlere getiren, Anadolu’yu bize yurt yapan, tüm değerlerimizi kuşanmamızı sağlayan, mazlumların umudu olacak potansiyeli yükleyen en büyük gücümüzdür. Hem fert hem de millet olarak, güçlü, verimli olmak için aile bağlarımızın asla zayıflamaması gerekir.Aile bağları ve eğitimi ile güçlenen milletin varoluş temellerini genel anlamda kadınlarımız, özel anlamıyla da annelerimiz inşa eder. Sevgi, inanç, hürmet, umut, sabır gibi erdemleri, ilk olarak onlardan öğreniriz. Annesizlik, umutsuzluğun, güvensizliğin, sevgisizliğin yayılmasına yol açar. Onlar verdikleri terbiye ile çocuklarını, çocukları üzerinden bütün bir milleti hayata hazırlarlar. Onlar, varlığımızın, hayatımızın gerçek mimarları, öğretmenleridir. O nedenle de annelerimiz gerçekten kutsal varlıklardır. Biz ne kadar büyürsek büyüyelim onların taşıdığı ve temsil ettiği anlam asla küçülmez, değerini yitirmez. Hatta varlığımızın vazgeçilmez unsurlarını annemize yakıştırarak, onunla bütünleştirerek ifade ederiz; ‘Ana dil’, ‘ana yurt’, ‘ana vatan’, ‘anayasa’ gibi. Özellikle ana vatanımız olan Anadolu’da bu böyledir. Annelerimiz, varlığımızın tarihi, dinî, kültürel değerlere isnat eden anlamının canlı sembolüdür. Tarih ve dinle derin bağlarımız sebebiyle analarımızı baş tacı ederiz. İnsani ve millî değerlerin eğitimine önem veren Eğitim-Bir-Sen olarak, bugünün ve gelecek kuşakların çocuklarını ahlaki yetilerle donatacak olanların anneler olduğunun bilincindeyiz. Anneliğin ulvi bir makam olduğuna inanıyoruz. Bu inançla, çocukların ve anneleri nezdinde hep çocuk kalan herkesin, onlara karşı görevlerini tam ifa etmelerinin bir inanç ve insanlık sorumluluğu olduğunu hatırlatıyor; tüm annelerimizin ellerinden öpüyor ve onlara hürmetlerimizi sunuyoruz” dedi.

  • Bakan Özlü: “Muhalefet her şeye ’hayır’ diyor”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Bilecik’in Söğüt ilçesinden her şeye ’hayır’ diyen muhalefeti eleştirdi.

    Bakan Özlü, ilk olarak Bilecik’in Söğüt ilçesinde esnaflara ‘hayırlı işler’ diledi. Daha sonra Özlü, AK Parti Söğüt İlçe Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Burada konuşan Bakan Özlü, mevcut muhalefetin 14 yıldır hiçbir konuda çözüm önerisi sunmadığını söyledi. Özlü, “Bu işi şöyle değil de böyle yapın gibi bir öneride bulunmuş değildir. Türkiye’deki muhalefet çözüm üretmez, Türkiye’deki muhalefet proje üretmez. Onlar her şeye hayır derler. Ne yapmak istiyorsak hayır. Köprü yapacağız hayır. Tünel yapacağız hayır. Anayasayı değiştireceğiz hayır. Her şeye hayır. Arkadaşlar, bir öneriniz, bir çözüm teklifiniz olsun. Sizin de Türkiye için iyi bir teklifiniz olsun. İyi bir şeyler yapın, yapmayı teklif edin. Maalesef Türkiye’deki muhalefet yapıcı değil” dedi.

    “Herkesten ’evet’ oyu isteyeceğiz”

    Referandum sürecine kadar ev ev dolaşılarak millete Anayasa değişikliklerinin anlatılmasını isteyen Özlü, şöyle devam etti:

    “Mevcut sistemin ve mevcut yapının her bakımdan değişmesi, dönüşmesi için 14 yıldır büyük gayret sarf ettik. Daha hızlı çalışan bir devlet yapısı, daha hızlı çalışan bir mekanizma, iş yapma süreçlerinin kısaldığı bir yapıya geçmek istiyoruz. Bütün bu referandum süresince milletimizce anlaşılmayan noktaları, 18 maddeyi, ev ev dolaşarak anlatacağız. Herkese anlatacağız, herkesten evet oyu isteyeceğiz. Herkesin katkı vermesini isteyeceğiz. Bizim partimizin reformist bir karakteri var. Biz iş yaparız, iş üretiriz, mevcut sistemin daha hızlı çalışmasını isteriz. Diğerleri konuşurlar, sürekli konuşurlar. Ama iş yapma noktasına gelindiğinde onlardan maalesef bir çözüm önerisi göremiyoruz.”

    Bakan Özlü, daha sonra Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret ederek ilçeden ayrıldı.

  • TÜGİK Genel Başkanı Erkan Güral: Yatırımlarımız devam edecek, iki şeye ihtiyacımız var; istikrar ve manevi destek

    Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Başkanı ve NG Kütahya Seramik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, yeni tesisin sözünü 15 Temmuz’da gerçekleşen hain darbe girişimi sonrası Kütahya’da yapılan demokrasi mitinglerinde verdiklerini, bu sözü temel atarak yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

    2. OSB’deki 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Seramik Fabrikası’nın temel atma törenide konuşan Güral, “Memleketimiz Kütahya’da 150 milyon TL’lik yeni bir yatırım yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Tarihimizin en karanlık olaylarından birisi olan, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı ülkemizin her yanında can pahası bir direniş gösterenler unutulmasın diye yeni üretim tesisimize ’15 Temmuz Şehitleri Seramik Fabrikası’ adını verdik. Bu kararı almamızda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Binali Yıldırım’ın güven veren tavır ve açıklamaları ile iş adamlarını yatırıma çağıran mesajlarının da çok yüksek etkisi oldu. NG Kütahya Seramik Grubu Türkiye’ye, insanımıza, ekonomimize inanmaktadır. Yatırımlarımız devam edecektir. Biz yatırımlara devam ederken iki şeye ihtiyacımız var. İstikrar ve manevi destek. Siyasi-ekonomik istikrarın faydasını yaşayarak görüyoruz. Ülkemizi yöneten kıymetli siyasilerimiz ve idarecilerimizden bizden moral desteklerini eksik etmemelerini rica ediyoruz” diye konuştu. (EFE)