Etiket: Sevindi

  • (Özel) Minikler, ’Kuaförüm Okulda’ projesi ile sevindi

    Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde, özel eğitimli çocuklar için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ‘Kuaförüm Okulda’ projesi faaliyete geçirildi.

    Çaycuma Kaymakamlığı, Çaycuma İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve bayan kuaförü olan Esin Akçaalan ortaklığında özel eğitim sınıflarında öğrenim gören öğrencilere yönelik, 6 ay sürecek çalışmada hiçbir ücret almadan öğrencilerin saçları ile ilgilenerek bakımlarını yapmakla planlanan ‘Kuaförüm Okulda’ adlı projeye start verildi.

    Projenin ilk ayağı Çaycuma 75.Yıl İlköğretim Okulunda gerçekleşti. Bayan kuaförü Esin Akçaalan ile erkek kuaförü Sefa Kayacı ortaklığında yapılan özel eğitimli çocuklara saç kesimi, bakımı yapıldı. İlçede kız ve erkek toplam 210 özel eğitim öğrencisine eğitim verecek olan Esin Akçaalan, “Ben tamamıyla gönüllü olarak bu işi yapıyorum. Çocuklarımızı mutlu edebiliyorsak, onların yüzünde gülümseme oluşturabildiysek ne mutlu bize. Çocukların saçlarını kestik, örgülerini yaptık, şekillendirdik. Erkek çocuklarımızın saçlarını Sefa Bey kesti. Onlar mutlu oldukça bizde çok mutlu olduk. Buradan öğretmenlerimize de yardımları için teşekkür ederim. Bu Zonguldak’ta bir ilk. Umarım böyle projeler il ve ilçelerde, her yerde yaygın olur. Ama inanıyorum ki diğer il ve ilçelerde gönüllü arkadaşlarımız olacaktır” diye konuştu.

    Erkek kuaförü Sefa Kayacı ise “Çocukları traş etmek zor. Hareketli ve heyecanlı olmalarından dolayı bizde ister istemez zorlanıyoruz. Ama çocukların mutluluğu bizim için daha önemli . Yaptığımız işten bu yüzden memnunum” dedi.

    “Zihinsel bireyleri hiç unutmamak daha da farkındalığını arttırmak ümidiyle diyoruz”

    Özel Eğitim Sınıfı Öğretmeni Serpil Kara, Samet Zengin ve Rehber personeli Elif Alazoğlu duygularını şu şekilde dile getirdi;

    “Daha önce böyle bir proje ile karşılaşmamıştık. İlk defa gerçekleşiyor ve projenin ilkokulu biz olduk. Bugün öğrencilerimiz çok mutlu oldular. Birkaç gün önce kuaförlerimizin geleceği haberlerini almış olmalarına rağmen çok heyecanlıydılar. Zihinsel bireyleri hiç unutmamak daha da farklılığını arttırmak ümidiyle diyoruz diyerek çocuklarımıza bu güzel proje ile gelindi ve bu bizi de çok mutlu etti. Onlarla beraber farklı ve bir o kadar da güzel etkinlik gerçekleştirmiş olduk. Özellikle kız öğrencilerimiz saçları değişince mutlu oldular. Zaten ifadeleri yüzlerinden okunuyordu. Bu projenin en önemli etkisi herkesin, hepimizin mutlu olası. Projede emeği geçen Kaymakamımız, Milli Eğitim Müdürümüz, Esin Kuaförümüz, okul müdürümüze teşekkür ediyorum” diyerek toplu fotoğraf çekimi ile kurs sona erdi.

  • (Özel) Dünya Mersin’den gelen haberle sevindi

    Dünyada deniz kaplumbağalarının en önemli üreme merkezlerinden olan Mersin’in Kazanlı, Alata ve Davultepe sahillerinde, bu yıl yaklaşık 970 yuva oluştu. Her 3 sahilden yaklaşık 200 bin deniz kaplumbağası denizle buluşturulurken, bu yılki sayılar tüm dünyayı sevindirdi.

    Deniz kaplumbağalarının üremesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Mersin Üniversitesi (MEÜ) Deniz Kaplumbağaları Uygulama Araştırma Merkezi (DEKUYAM) Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, deniz kaplumbağalarının tüm dünyada nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. 2 tür deniz kaplumbağası bulunduğunu vurgulayan Ergene, “Birisi caretta caretta diğeri ise yeşil deniz kaplumbağası. Mersin bölgesi için özellikle yeşil deniz kaplumbağası çok büyük öneme sahip. Çünkü tüm Akdeniz popülasyonunun yüzde 70’i Türkiye kıyılarında yumurta bırakıyor. Bu nedenle çok önemli bir bölgede bulunuyoruz. Deniz kaplumbağaları Mayıs ayında geliyor, yumurta bırakmaya başlıyor, Temmuz sonu Ağustos başı gibi yavrular çıkmaya başlıyor. Bu faaliyet Eylül’ün sonuna kadar devam ediyor. Bu yılda aynı şekilde deniz kaplumbağaları kıyıya doğru geldiler, yumurtaları bıraktılar, yumurtadan yavrular çıktı ve denize kavuştular. Bu yıl özellikle Mersin bölgesinde Alata ve Davultepe kumsallarında çalışmalarımızı yürüttük. Kazanlı kumsalında haftada 1 veya 2 defa kontrol altında tutmaya çalıştık” diye konuştu.

    “Yaklaşık 200 bin yavru denizle buluştu”

    Alata ve Davultepe’deki sonuçların sevindirici olduğunu vurgulayan Ergene, “Alata kumsalında 288, Davultepe kumsalında ise 240 yuva bulundu. Özellikle Davultepe kumsalı için bu rakamlar çok iyi rakamdı. Çünkü geçmiş dönemden günümüze kadar baktığımızda incelemelerimiz her zaman 120 ile 200 civarında gösteriyordu. Bu yıl 240 yuva ile oldukça güzel bir sayıya ulaşmış olduk. Bu tabi etkin bir korumanın sonucuydu. Gerek Davultepe’de gerekse Alata’da etkin bir koruma yönteminin belirlenmesi ve aynı yöntemle devam edilmesi koruma sürecini destekleyen önemli bir unsur oldu. Çalışma tarzının aynı şekilde devam etmesi, aynı ekiple devam etmesi çok önemli. Çünkü biz Davultepe’de 2009 yılından, Alata kumsalında ise 2000 yılından beri aralıksız çalışıyoruz. Çalışmalarımız çok güzel sonuçlara ulaşmaya başladı. Her iki kumsal açısından değerlendirdiğimizde Alata kumsalında yaklaşık 40 bin yavru, Davultepe kumsalında ise yaklaşık 30 bin civarında yavru denize ulaşmayı başardı. Bu demektir ki yaklaşık 70 bin yavruyu biz sadece 2 kumsaldan denize ulaştırdık. Kazanlı kumsalını da ara ara ziyaret ettik ve orada da yaklaşık 900 yuva tespit ettik. Tüm Mersin anlamında baktığımız zaman neredeyse 200 bine yakın yavruyu bizim kumsallarımızdan denize gönderdiğimizi söylemek mümkün” ifadelerini kullandı.

    “Bin canlıdan bir tanesi ergin hayata ulaşıyor”

    Ortaya çıkan sayıların çok önemli olduğunun altını çizen Ergene, “Çünkü canlının geleceğini bize ifade eden sayılar. Yaklaşık olarak bin canlıdan bir tanesi ergin hayata ulaşıyor. Bu kadar yavru gidince bu gelecek için iyi bir sayı anlamına geliyor. Hatta caretta caretta için rakamlar nispeten daha iyi görünüyor. Yeşil deniz kaplumbağası kritik olarak tehlike altında bulunuyor, caretta caretta ise yüksek risk altında bulunan deniz kaplumbağası olarak tanımlanıyor. Bu nedenle yapılan çalışmalar oldukça iyi sonuçlar verdi anlamına geliyor. Ancak yeşil deniz kaplumbağası için hale kritik durum devam ediyor. Sayı olarak oldukça azlar. Bizim kıyılarımızda tahmin edilen sayısı 800 ile bin arasında. Caretta caretta ise 2 bin ile 2 bin 500 civarında. Ancak bizim bulunduğumuz bölge daha çok yeşil deniz kaplumbağasının bulunduğu bir bölge. Bu nedenle çalışmaların devamlılığı, bu canlıların korunması için özellikle yapılması gereken en önemli faktör alanların korunması. Hem denizdeki hem kumsal alanlarının korunması çok önemli. Buraların doğasını bozmadan korumak gerekiyor. Çalışmalar yapıyoruz, çok güzel sonuçlar alıyoruz ama bu çalışmalar sadece kurtarmak için yeterli değil. Önemli olan canlının bulunduğu ekolojik ortamı koruyabilmek ve onları olduğu haliyle korunması sağlayabilmek. Elbette bu canlıların bulunduğu kumsallardan insanlarda yararlanacak ama insanca yararlansın. O nedenle bu tip kumsallardan yararlanırken insanların bilgilendirilmesi sağlamak gerekiyor. Biz yaz ayı boyunca kumsalda bulunduğumuz sürece insanları bilgilendiriyoruz, broşürler dağıtıyoruz, eğitim veriyoruz ve bununla ilgili çabalarımız var. Aynı zamanda bu alanların koruma statülerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Buda önemli faktörlerden bir tanesini oluşturuyor” şeklinde konuştu.

  • Polisleri ve gazetecileri karşılarında gören şoförler önce korktu, sonra sevindi

    Tokat’ta uygulama noktasında trafik polisi ve gazetecileri karşısında gören bazı şoförler önce korktu, sonra iftar yemeğine davet edildiklerini anlayınca rahat bir nefes aldı.

    Tokat-Sivas karayolu Geyraz Mahallesi’nde bulunan uygulama noktasında İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından iftar saatinde yolda olan sürücülere iftar yemeği verildi. İftar saatine yakın bir saatte trafik polisleri tarafından ağır tonajlı araçlar durdurularak şoförleri iftar yemeğine davet edildi. İl Emniyet Müdürlüğü ve Tokat Belediyesi tarafından ortaklaşa yapılan uygulamada sürücülere çorba, kavurma, pilav ve tatlı ikram edildi. İl Emniyet Müdürlüğü’nün yaptığı uygulamadan memnun olduğunu ifade eden şoförlerden Erol Dede, 26 yıldır ilk defa yolda iftar yemeği ile karşılaştığını söyledi. Yolda ilerlerken bir anda trafik polisi ve basın mensuplarını karşısında gördüğünde çok şaşırdığını ifade eden Dede, “Ekipleri ve gazetecileri görünce yolda bir şey mi yaptık diye korktum. Program değişikmiş iftar yemeğiymiş. İftar yemeği olduğunu öğrenince rahatladık biraz. Daha araç durmadan fotoğraf ve kamera çektiğiniz için korktuk biz. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşıyorum ben” dedi.

    İl Emniyet Müdürü Göksel Topaloğlu ise, “Bir tas çorba, bir dilim ekmek, bir yudum su” başlığında iftar saatinde bir program yaptıklarını söyledi. İftar saatinde vatandaşların evine bir an önce gitmek için sürat yaptığını ve kazaların yaşandığına dikkat çeken Topaloğlu, “Bizler de karayolundaki sürati bir nevi aşağıya çekebilmek için böyle bir etkinlik düzenledik. Onları iftar saatinde ağırlayarak hem dertlerini dinlemek hem de bir yere yetişmek için sürati ve kazaları engellemek için böyle bir düşüncemiz oldu. Bu uygulamadan vatandaşlarımızın mutlu olması bizleri de mutlu etti” dedi.

  • Şampiyonluğa en çok onlar sevindi

    Tuttukları takım ne olursa olsun sezon sonunda şampiyon olan her takımla birlikte sokaklara dökülen seyyar satıcıları, gece geç saatlere kadar şampiyon olan sarı kırmızılı ekibin bayraklarını sattı.

    Günlerdir ligin bitmesini bekleyen seyyar satıcılar muradına erdi. Galatasaray’ın şampiyon olmasının ardından tüm yurtta olduğu gibi Tekirdağ’da da taraftarlarla birlikte sokağa dökülen bayrak satıcıları, şampiyonluk coşkusu boyunca sarı kırmızılı taraftarlara eşlik etti.

    Takımların rengi onların umudu

    Böyle günlerin, şampiyon olan takımın yüzlerce bayrağı ve çeşitli aksesuarlarını satmak için büyük bir fırsat olduğunu dile getiren seyyar satıcılar, Galatasaraylı taraftarların şampiyonluk sevincine ortak olarak bol bol sarı kırmızılı renkteki bayrak ve aksesuarları satmaya çalıştı. Takımların rengi umutları olan seyyar satıcılar, gece geç saatlere kadar şampiyonluk sevinci yaşayan Galatasaray taraftarlarının dağılmasından sonra bayrak satışlarını tamamlayarak evlerine döndü.

  • Babası üzüldü, oğlu sevindi

    Spor Toto Süper Lig’de oynanan Galatasaray-Beşiktaş derbi mücadelesinde oğul sevindi, baba üzüldü.

    Galatasaray’ın geçtiğimiz hafta profesyonel sözleşme imzaladığı kaleci Boran Güngör, Beşiktaş maçında ilk kez kadroda yer aldı. Genç eldiven yedek kulübesinde takımının galibiyetine sevinirken, Medipol Başakşehir’in kaleci antrenörü olan babası Haluk Güngör ise Galatasaray’ın kazanmasıyla büyük üzüntü yaşadı.