Etiket: Sevin

  • Başbakan’dan Baykal’a: “Sevin sevin, o sevincin kursağında kalacak”

    Başbakan Binali Yıldırım, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın sözlerini eleştirerek, “Birisi de çıkmış diyor ki İzmir’den düşmanı denize dökmüş gibi sevinecekmiş. Sevin sevin, o sevincin kursağında kalacak. İzmir’de ‘evet’ diyecek, Türkiye de ‘evet’ diyecek” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım, İzmir’in Buca ilçesi Fil Heykelleri girişinde düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. Mitingde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, AK Parti İl Başkanı Bülent Delican, AK Parti İzmir milletvekilleri de hazır bulundu. Büyük bir coşku ile karşılanan Başbakan Binali Yıldırım miting öncesi Forbes Caddesi üzerindeki esnafları ziyaret etti. Kalabalıkta yürümekte zorlanan Başbakan Yıldırım, vatandaşlarla sohbet ederek fotoğraf da çektirdi.

    “İzmir ancak düşmana geçit vermez”

    Ziyaretin ardından mitingde vatandaşlara hitap eden Başbakan Binali Yıldırım, “Düşman çizmesine geçit vermeyen şehir İzmir. İzmir’in ufuk şehri olduğunu gören Atatürk, genç cumhuriyetin kalkınma hamlesini de İzmir’den başlattı. Daha Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce, İzmir İktisat Kongresini toplayarak savaştan çıkmış, düşmanı denize dökmüş bu milletin geleceğini garanti altına alan o kongreyi topladı. Bugün Türk tarihin önemli şehri olan İzmir’i maalesef kendini bilmezler, bazı densizler denize dökecekmiş. Alçak sen kim oluyorsun. Sen kim oluyorsun. Pazar günü Gündoğdu’ya da gelseydin de orada İzmir’i görseydin. Yüz binler oradaydı, İzmir ancak düşmana geçit vermez. İzmir bayrağına, ezanına laf edenlere asla prim vermez. Sizin bu kendini bilmez sözlerle İzmir’i karalamaya hakkınız var mı?” diye konuştu.

    “Sevin sevin, o sevincin kursağında kalacak”

    Başbakan Yıldırım, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın denize dökmüş gibi sevineceğiz sözlerini de eleştirerek, “Birisi de çıkmış diyor ki İzmir’den düşmanı denize dökmüş gibi sevinecekmiş. Sevin sevin, o sevincin kursağında kalacak. İzmir’de ‘evet’ diyecek, Türkiye de ‘evet’ diyecek” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin zayıf dönemlerde hep kaybettiğini, güçlü dönemlerde kazandığını ve son yıllarda önemli atılımlar yapıldığını belirten Yıldırım, “Kazandıklarımızın 17-25 Aralık’taki gibi 2007’deki gibi elden gitmemesi gerekiyor. Bunun için anayasa değişikliği aydınlık yarınlar, gençlerimiz için ’evet’ demeye hazır mısınız? Ülkemizi korumak, terörün verdiği zararları ortadan kaldırmak en büyük hedefimizdir. Terör enerjimizi azaltıyor, kardeşliğimize zarar veriyor. Aramıza ayrılık tohumları saçıyor. Onun için Türkiye güçlü olmak zorundadır, güçlü olmak yetmez güçlü kalmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

    “16 Nisan Türkiye’nin doğum sancılarıdır”

    Mevcut sistemin bir darbe sistemi olduğuna işaret eden Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye Afrika ülkesi mi neden darbeye gidiyor Türkiye? Milletin kararına neden saygı duyulmuyor. İşte bu yeni sistemde darbe yok. Patron sizsiniz. Verdiğiniz karar 5 yıl boyunca geçerli olacak. Pazar günü milletin kararını beğenmeyen köhnemiş zihniyetler tarihe gömülecek, 16 Nisan güçlü Türkiye’nin doğum sancılarıdır” dedi.

    “Dünyada yaprak kıpırdamıyor, biz büyük projeler yapıyoruz”

    Başbakan Binali Yıldırım 16 Nisan’dan sonra Türkiye olarak reform üzerine reform yapacaklarını belirterek, “Yatırımcıların göz bebeği Türkiye olacak. Büyük projelerimiz hayata geçecek. Bakın dünyada çok büyük kriz var, yaprak kıpırdamıyor. Ama Türkiye dünyanın en büyük projelerini yapıyor. Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyarak buralara geldik” ifadelerini kullandı.

    Buca’ya da yapılacak çok şey olduğunu belirten Başbakan Yıldırım, “Buca’nın trafik sorunu var biliyorum. Ancak bu iller belediyelerle olması lazım. Ama belediyelerin bu işlerin altından kalkması için iş yapması lazım iş. Oraya buraya gidip başka şehirlerde kitap satmakla, seyahat yapmakla bu iş olmaz. Buca’da olup, Buca’nın sorunları dinleyecek, çözeceksin. Ama merak etmeyin onlar çözemezse çözecek biri var evelallah. Bir gençlik merkezi yapıyoruz. Ayrıca Buca Tınaztepe’ye bin 500 yataklı çok büyük, İzmir’in en büyük hastanesini yapıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de her şey değişiyor, Kılıçdaroğlu değişmiyor”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye’de her şey değişiyor, Kılıçdaroğlu değişmiyor. Yol yapacağız, yaptırmam. Konak Tüneli yapacağız, yaptırmam. Marmaray’ı yapılacak yaptırmam. Onlara inat yaptık m? Yaparız çünkü biz millete aşığız. Bunar hayırdan başka bir şey bilmezler. Her güzel işin karşısında hayır demekten başka bir şey bilmezler. Bu ülkeye tek bir dikili ağaçları yok. Hiçbir damla alın terleri yok. Bütün yasakların, baskıların arkasında bunlar var. Bunların hayatları yalan dolan. Sende ‘evet’ ver bu çıkmazdan kurtul Kılıçdaroğlu” diye konuştu.

    “Kılıçdaroğlu sen yine darbecilerle beraber misin”

    Kılıçdaroğlu’nun 1982 Anayasasında hayır oyu verdiği sözlerini hatırlatan Başbakan Yıldırım, “Hala orada mısın? Yine darbecilerle beraber misin? Orada karşı çıktıysan darbecilere sana yakışan ’evet’ vermektir. Senin dediğini yapıyoruz. Biz milliyetçi, ülkücü kardeşlerimizle, Sayın Bahçeli ile bir araya geldik. Sayın Bahçeli önce ülkem, sonra partim dedi ve birlikte hazırladık. Meclisten geçirdik, sizin önünüze getirdik. Biz görevimizi yaptık, pazar günü siz görevinizi yapacak mısınız?” diye konuştu.

  • Kemiklerinizi sevin, geleceğinizi koruyun

    Türkiye Osteoporoz Derneği, “Kemiklerinizi sevin ve geleceğinizi koruyun” sloganı ile toplumu bilinçlendiriyor.

    Derneğin Başkanı olan aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülkü Akarırmak, Osteoporoz hakkında bilgi vererek, kemiklerimizi korumanın yöntemlerini anlattı.

    Prof. Dr. Ülkü Akarırmak, Osteoporoz’un (kemik erimesi), “kemik kütlesinde azalma ve kemik yapısında mimari değişiklikleri içeren bir iskelet hastalığı olduğunu belirterek, “Kemik yapısındaki bu değişiklikler sonucunda kemik daha kırılgan hale gelir ve kırık riski artar. Özetle, hasta kemik kaybının yanı sıra kemik kalitesinde bozulma sonucunda artan kırık riski ile karşı karşıya kalır” diye konuştu.

    Prof. Dr. Akarırmak, Osteoporoz’un görülme oranlarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Osteoporoz çok yaygın görülen bir hastalıktır. Özellikle menopozdan sonra daha sık görülür ve yaşlandıkça hem kadın hem erkekte oldukça yaygındır. Yaklaşık 50 yaşın üzerinde her 3 kadından birinde ve her 5 erkekten birinde osteoporoza bağlı kırık gelişebilir. Dünyada 200 milyonun üzerinde osteoporoz hastası bulunduğu Dünya Sağlık Örgütü tarafından bildirilmektedir.”

    Korunmada önemli faktör: D vitamini

    D vitamini almanın osteoporozu (kemik erimesini) önlemede etkilerine de değinen Prof. Dr. Akarırmak, Osteoporoz’un birçok faktöre bağlı meydana geldiğini belirterek, bu faktörleri şu şekilde sıraladı: “Yaşlanmak etkendir, özellikle kadınlarda menopoza bağlı olarak gelişir. Değişik hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve yaşam tarzı da hastalığın oluşmasını etkileyen unsurlar arasındadır. Örnek olarak şeker hastalığı, kortizon kullanımı veya sigara içilmesi risk oluşturur”.

    Alınabilecek önlemler içerisinde ise en çok söz edilen ve en önemli unsurlardan birinin D vitamini olduğunu vurgulayarak, “Yaşam boyunca, her yaşta osteoporozdan korunmada D vitamininin önemli bir yeri olduğu unutulmamalıdır” dedi.

    Osteoporozun hem önlenmesinde hem de tedavisinde D vitamininin önemine değinen Prof. Dr. Akarırmak, “D vitamini tedavinin olmazsa olmaz bir parçasıdır. Tedavi aşamasında hangi ilaç tedavisi verilirse verilsin, kalsiyum ve D vitamini de birlikte kullanılmalıdır. Osteoporoz tedavisinde D vitamini ve kalsiyumun önemli bir rolü bulunmaktadır. Tedavi başarısızlığındaki en önemli nedenlerden biri D vitamininin kanda yeterli düzeyde olmamasıdır” şeklinde bilgi verdi.

    Prof. Dr. Akarırmak D vitamini çeşitleri ve alınma oranlarına ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Vücudumuzun günlük gereksinimi olan D vitamininin her gün karşılanması gerekir. D Vitamini gereksinimi yaşlara göre farklıdır. Erişkinlerde Dünya Sağlık Örgütü 800 İÜ önermektedir. D vitamini deri veya besin yolu ile karşılanmadığında ek destek alınması gerekir.

    Vitamin D’nin D2 ve D3 olmak üzere 2 formu vardır. Daha çok tedavide kullanılan D3 vitaminidir. D Vitaminin, damla ve suda eriyen çeşitlerinin yanı sıra tek kullanımda günlük D vitamini ihtiyacını karşılayan tablet formları da bulunmaktadır.” Prof. Dr. Akarırmak, VSY Biotechnology tarafından ülkemizde piyasaya sunulan yeni BuD3 vitaminini de hastalarında denediğini belirterek, bu vitaminin benzer vitaminlerden en önemli farkının; günde tek tabletle günlük D vitamini ihtiyacını karşılaması olduğunu sözlerine ekledi.

  • Estetik Cerrahı Sevin: “Meme Büyütme Ameliyatının En Erken 18 Yaşında Yapılmalı”

    Koru Ankara Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Asuman Sevin meme büyütme operasyonlarının en erken 18 yaşında yapılabileceğini, bu yaşın altında meme gelişimi tamamlanmadığı için ameliyat yapılmasının doğru olmadığını söyledi.

    Doç. Dr. Asuman Sevin, meme büyütmenin, normalden daha küçük boyutta olan ya da hiç gelişmemiş memenin büyütülmesi için yapılan estetik ameliyat olduğunu söyledi. Meme büyütme estetiğinin en kalıcı ve sağlıklı olarak silikon jel göğüs protezi ile yapılabildiğini belirten Doç. Dr. Sevin, “Meme büyütme için bir de yağ enjeksiyonu uygulaması vardır” dedi.

    Memelerin bazen de doğum sonrasında çeşitli nedenlere bağlı olarak küçülebileceğini ifade eden Doç. Dr. Sevin, “Bu durumun da düzeltilmesi için meme büyütme ameliyatı yapılabilir” diye konuştu. Doç. Dr. Sevin, meme büyütme ameliyatının en erken 18 yaşında yapılabileceğini ifade etti. Bu yaşın altında meme gelişimi tamamlanmadığı için ameliyat yapılmasının doğru olmadığını vurguladı.

    “Meme büyütme için kullanılan silikon jel protezlerin vücuda bir zararı yoktur” diyen Doç. Dr. Sevin, “Ancak kullanılan protezin meme için imal edilmiş, güvenilir markalı olması tercih edilir. Kaliteli bir protez ömrü fabrika ömrü olarak 50 yıl, pratikte ömür boyu kalacak şekilde uygulanabilir. Meme protezlerinin hamilelikte çıkarılması gerekmez. Ayrıca kendi kendine delinmesi ya da yırtılması çok çok nadir bir durumdur. Ancak delici bir yaralanma ya da trafik kazası ile protez yırtılabilir. Bu durumda ameliyat ile değiştirilmesi uygun olur ” şeklinde konuştu.

    SİLİKON TEKNOLOJİSİ

    Günümüzde kullanılan son teknoloji silikon jel protezlerde kohesiv jel denilen silikon jel kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Sevin, “Bu jelin özelliği molekülleri arasındaki çapraz bağların arttırılmış olmasıdır. Bu nedenle protez kılıfı yırtılsa dahi jel dışa akmaz yerinde kalır. Yine protez etrafında oluşmuş olan kapsül silikon jelin diğer dokulara yayılmasını önler”diye belirtti.

    MEME BÜYÜTME AMELİYATI

    Meme büyütme ameliyatının genel anestezi altında yapıldığını da vurgulayan Doç. Dr. Sevin, ameliyat öncesinde hasta ile birlikte operasyon kesisinin yapılacağı yerin kararlaştırıldığını söyledi. Koru Ankara Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Asuman Sevin Doç. Dr. Sevin, “En uygun bölgeler göğüs ucu halkası ya da göğüs altı kesisidir. Meme ucu halkasının alt kısmına yapılan yarım daire şeklindeki kesi çok az iz bırakır buna karşılık bu keside, meme arkasına geçilebilmesi için meme dokusunun biraz kesilmesi gerekir. Bu istenmiyorsa, meme altı kesisi kullanılabilir. Bu keside meme dokusuna hiç girmeden direkt olarak meme dokusu arkasına ulaşılır ve burada protez için bir cep hazırlanır. Göğüs altı kesisi, 4-5 cm uzunlukta biraz daha belirgin bir iz bırakacaktır” diyerek süreç hakkında bilgi verdi.

    Doç. Dr. Sevin sözlerini şöyle sürdürdü; “”Diğer bir konu ise; protez kas arkasına mı yoksa kas önüne mi konmalıdır. Bunun da kuralları vardır. Eğer meme dokusu çok az ya da hiç yoksa, protez kas arkasına konmalıdır. Bu işlemde, kas yapışma yerlerinden ayrılmalı ve kesilmelidir. Aksi halde protez sonradan kasın itmesiyle yer değiştirebilir. Meme dokusu yeterli ise, kas önüne protez konabilir. Kas arkası konması durumunda ameliyat sonrası devre biraz daha fazla sıkıntılı olabilir. Kol hareketleri biraz daha uzun süre kısıtlanabilir.”

  • Eğitim-bir-sen Genel Başkan Yardımcısı Sevin, Kilis’te

    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, Suriye’de 4 yıldır kıyım yaşandığını söyledi.

    Öğretmenevinde gerçekleştirilen Eğitim-Bir-Sen İl Danışma toplantısında bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, Kilis’in yanı başında 4 yıldır Suriye’de kıyım yaşandığını ifade ederek, “Ülkelerinde savaştan kaçarak Türkiye’ye geliyorlar. Kilis, nüfusundan fazla Suriyeli barındıran bir ildir. Kilislileri yürekten kutluyorum. Bu fedakarlık hiçbir şeyle ölçülemez. Tüm dünyanın gözü önünde Esad rejimi kendi halkını öldürüyor” dedi.

    Tüm dünyanın gözünün Türkiye’de olduğunu ifade eden Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, “Özellikle İslam dünyası Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ediyor. İslam ve Türk Coğrafya’sında yaşayan insanların dualarıyla 1 Kasım’da Türkiye yeniden asli kimliğine dönmüştür. Bütün Müslümanlar Türkiye’de yaşanan hadiseleri gelişmeleri yakından izliyor dualarını ülkemizin huzur ve barışı için gönderiyor” dedi.

    Sevin, yaptığı konuşmada, 1992 yılından bu yana çok sıkıntılar çektiklerini ifade ederek, “Sendikacılık yapmamıza karşı çıktılar. Önümüze setler oluşturdular. Ama çok şükür zorlukları ve yoklukları atlatarak bugünlere yani yetkili olduğumuz günlere geldik. Bazen kendimizden fedakarlık ettik. Evimizi, eşimizi,çocuklarımızı ihmal ederek sendikal faaliyetlerde bulunduk.gün geldi. Bazı masraflarımızı cebimizden karşıladık yokluklar yaşadık. Çok şükür şimdi o günleri geride bıraktık şimdi 350 bini aşkın üyesi ile Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüyüz. 850 bine yakın üyesi ile Türkiye’nin gözbebeği olan sivil toplum kuruluşlarının en büyüğü olan Memur-Sen’i yetkili hale getirdik” diye konuştu.

    Toplantıya Eğitim Bir Sen Kilis Şube Başkanı Bekir Şan ile Memur Sen Konfederasyonuna bağlı sendika başkanları katıldı.