Etiket: Sevgisi

  • Suriyeli Genç Çiftin Erdoğan Sevgisi, İkiz Bebeklerine İsim Oldu

    Ülkesindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan ve Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine yerleşen Suriyeli Muhammed ve Meryem Nami çifti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duydukları sevgiyi, yeni doğan ikizlerinden erkek olana Recep Tayyip, kız olana ise Emine ismini vererek gösterdi.

    Suriyeliler kendilerine kucak açan Türkiye’ye her fırsatta minnettarlığını ifade ediyor. Bazı Suriyeliler doğan erkek çocuklarına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ismini verirken, kız çocuklarına ise Erdoğan’ın eşinin adı olan ’Emine’ ismini bırakıyor. Bu minnettarlığın bir örneği de Elbistan’da yaşandı.

    Suriye’nin Halep kentine bağlı Azez ilçesinde yaşayan 26 yaşındaki Muhammed Nami ile 23 yaşındaki Meryem Nami, 6 yıl önce hayatlarını birleştirdi. Ancak çiftçin çocukları olmadı. Aradan geçen 3 yıldan sonra ülkelerinde iç savaşla karşılaşan genç çift, çareyi Türkiye’ye sığınmakta buldu.

    1,5 yıl önce Kilis’ten Türkiye’ye giriş yapan Nami çifti, Elbistan’a bağlı İğde Mahallesi’nde bir hayırseverin evinde yaşayan akrabalarının yanına yerleşti. Ülkesinde çiftçilik yapan Muhammed Nami ve eşi Meryem, burada da tarlalarda günübirlik çalışmaya başladı. 8 kişiden oluşan akrabaları ile 3 odalı evde yaşayan Nami çifti, çocuk sahibi olmak için Elbistan ve Kahramanmaraş’taki hastanelere başvurdu. Ancak tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olacaklarını öğrenen Nami çifti, Malatya’da özel bir hastaneye gitti. Doktorlar, kısa bir süre sonra Nami çiftinin 6 yıldır beklediği mutlu haberi verdi. 23 yaşındaki Meryem Nami’nin ikiz bebeklere hamile olduğunu öğrenen ailenin sevinci doruğa çıktı.

    Sorunsuz geçen hamilelik döneminin ardından Meryem Nami’nin biri kız biri de erkek olmak üzere ikiz bebekleri oldu. Ailenin çocuklarına vereceği isim ise çoktan belliydi. Baba Muhammed Nami, Suriye’de yaşarken de çok sevdiğini belirttiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini erkek çocuğuna, Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın ismini de kız çocuğuna verdi. Baba Muhammed Nami, Cumhurbaşkanı Erdoğan için, ‘O, Müslüman ve büyük adam’ ifadesini kullanırken, çocuğunun da büyüyünce Erdoğan gibi mazlumları ve Müslümanları korumasını istediğini söyledi.

    Baba Muhammed Nami, henüz 6 günlük olan çocuğunu kucağına alarak, “Ülkemizde her gün bomba ve ölümle burun buruna yaşıyorduk. Savaşla birlikte evimiz, barkımız kalmadı. Evlendikten sonra 4,5 yıl her gün bu korkuyu yaşadık. Ülkemizde yaşama ihtimalimiz kalmadığı için Türkiye’ye sığındık. Türkiye bize kucak açtı. Gidecek başka yerimiz yoktu. Ama Türkiye’ye gelince yaşadığımızı anladık. Bizlere sınırı kapatmadı. Diğer ülkelere sığınan kardeşlerimizin durumunu görüyoruz. Ekmek yok, su yok çoğunda. Türkiye ise bizi kardeşi bilerek ekmek verdi, aş verdi. Savaştan kaçıp Avrupa’ya gitmek isteyen yüzlerce Suriyeli hatta çocuklar bile denizlerde boğulup ölürken eşim, çocuklarım ve ben, Türkiye’nin bizleri bağrına basması sayesinde yaşıyoruz. Bizlere kucak açan herkese sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu.

    Eşiyle birlikte en çocuk sahibi olmayı çok istediklerini kaydeden Muhammed Nami, “Evlendikten sonra çocuğumuz olmadı. Türkiye’ye gelince burada tıbbın sağladığı imkanlardan yararlanmak için arayışa girdik. Elbistan’da ve Kahramanmaraş’ta hastanelere müracaat ettik. Eşim en sonunda Malatya’da tüp bebek tedavisi gördü. 6 gün önce de ikiz çocuk sahibi olduk. Biri kız, biri de erkek. İkisi de çok sağlıklı Allah’a şükür. Çocuğum olursa ismini ‘Recep Tayyip’ bırakmayı kararlaştırmıştım. Eşimin, biri kız biri de erkek bebeğe hamile olduğunu öğrenince de erkek olana Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, kıza da eşi Emine Erdoğan hanımefendinin ismini vermeyi kararlaştırdık.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Suriye’de yaşarken de biliyor ve tanıyordum. Azez’de benimle birlikte birçok kişi Erdoğan’ı seviyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her konuşmasında Müslümanların ve mazlumların yanında olduğunu söylüyordu. Savaşın bitmesi ve ölümlerin durması için tüm dünyaya çağrıda bulunuyordu. Erdoğan’ın çağrıları ve mücadelesi akan Müslüman kanının durması içindi. Biz de bizim gibi Müslüman ve kardeşimiz bildiğimiz Türkiye’ye sığındık. O, büyük bir lider ve önder. Türkiye bu bakımdan çok şanslı bir ülke. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve eşi Emine Erdoğan’ın ismini çocuklarım yaşamları boyunca onurla ve gururla taşıyacaklar. İnşallah oğlum da ismini aldığı Erdoğan gibi her zaman haksızlığın ve zulmün karşısında duracak” ifadelerini kullandı.

  • Çadırda Bülbül Sevgisi

    Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesi Süleyman Şah konaklama tesislerinde yaşayan bir mülteci, Suriye’deki bülbül sevgisini Türkiye’deki çadır kentte yaşatıyor.

    Ülkelerinde çıkan iç savaştan dolayı Türkiye’ye sığınan ve Akçakale Süleyman Şah konaklama tesislerinde barınan Suriyeli mültecilerden çoğu sanat ve mesleklerini icra ederken, bazıları ise farklı hobilerini çadır kentte devam ettiriyor. İdlipli Münir Şimaliy. küçüklüğünden beri bülbül bakıyor. Çadırda olmasına rağmen yaklaşık 100 adet bülbül besleyen Şimaliy, bülbülleri satarak diğerlerinin masraflarını karşılıyor.

    Daha önce yaşadığı Suriye’nin Halep kentinde de bülbül beslediğini anlatan Şimaliy, “Ben Halep’te iken de bülbüllerle uğraşıyordum. Üç yıldır çadır kentte bulunmaktayım. Öncelikle çadır kentte bu işi bir iki çiftle başladım. Daha sonra çoğaltmaya başladı.Sonra çadırımın bir kısmını bülbüllere tahsis ettim. Bülbüllerin günlük ihtiyaçlarını gideriyorum. Aslında ben bülbüllerin seslerini beğeniyorum. Tabi sadece seslerini değil,şekillerini ve duruşlarını seviyorum. Günlük olarak onları güneşe çıkarıyorum, bakımlarını yapıyorum ve tek tek ilgilenmeye çalışıyorum. Hastalanınca onlara gereken vitamin haplarını hazırlıyorum. Tabi bir iki çiftle başladım ama çoğalınca çadır kentte herkes bunu duydu. Merakı olanlar gelip bakmaya satın almaya başladılar. Derken bu işin ticaretini yapmaya başladım. İsteyenlere buradan bülbül satıyor, takas yapıyor ve satış işini yapıyorum. İnsanlar çadır kentte bülbül sesiyle uyanmak ve günlerine huzurlu başlamak istiyorlar. Bu vesileyle çadır kentte bülbül satışları arttı” dedi.

    Çadırını ikiye bölüp, bir kısmını çocuklarına, bir kısmını da bülbüllere ayıran Münir Şimaliy, bülbüllerle günlerinin gayet mutlu geçtiğini dile getirdi.