Etiket: Seslendi

  • Başbakan Binali Yıldırım Diyarbakır’da halka seslendi

    Başbakan Binali Yıldırım, Diyarbakır’da 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi birilerinin vatandaşları sokağa, isyan çıkarmaya çağırdığını belirterek, “Vatandaş sokağa inerse siz kaçacak delik arayacaksınız. 15 Temmuz’da gördünüz vatandaş sokağa inince ne olduğunu. Şimdi siz vatandaşı sokağa çağırıyorsunuz, doğru Diyarbakırlı sokağa iner ama ay yıldızlı bayrakla iner. Terör örgütüne dersini vermek için iner” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım, toplu temel atma töreninde Diyarbakır Valiliği önünde toplanan kalabalığa seslendi. Konuşmasına Diyarbakırlılar ve ilçelerine selam göndererek başlayan Başbakan Binali Yıldırım, Diyarbakır’ın Peygamberimizin mübarek simasını görmüş, ona yoldaşlık yapmış 41 sahabeye de ev sahipliği yaptığını söyledi. Yıldırım, bu güzel şehirde yatan peygamberleri, sahabeleri rahmetle yad ettiğini belirterek, “Allah bizi onların yollarından ayırmasın. Kardeşlik şehrinin bu güzel insanlarını yürekten selamlıyorum” diye konuştu.

    “FETÖ PKK’nın, PKK FETÖ’nün değirmenine su taşıyor”

    15 Temmuz darbe girişimi bastıran millete minnettar olduklarını ifade eden Başbakan Binali Yıldırım, bu darbe kalkışmasının ardından milletin FETÖ ile PKK arasındaki ilişkiyi fark ettiğini söyledi. Başbakan Yıldırım, “Değerli kardeşlerim yeni bir sayfa açıyoruz. Yeni sayfayı 15 Temmuz’da FETÖ terör örgütüne karşı ay yıldızlı bayrakları ile meydanları dolduran siz değerli vatandaşlarımızsınız. Siz günlerce Diyarbakır meydanlarında demokrasi nöbeti tuttunuz. Ülkemize, vatanımıza, demokrasimize sahip çıktınız, biz sizinle gurur duyuyoruz. Diyarbakır meydanı, İstanbul Taksim meydanı ile İzmir’in Konak meydanı ile Ankara Kızılay meydanı ile Van, Şanlıurfa, Malatya, Yozgat, Trabzon, Konya meydanları ile yürek yüreğe, omuz omuza kenetlendi. Kardeşliğimize, birliğimize, beraberliğimize sahip çıktınız, hepinize teşekkür ediyorum. 15 Temmuz’da siz Türkiye’nin birliğinden yana güçlü bir irade ortaya koydunuz. Ay yıldızlı bayrağımıza, cumhurbaşkanımıza sahip çıktınız. 15 Temmuz 81 vilayetimizin yüreklerinin birlikte attığı gündür. Bir kez daha kardeş, bir, beraber olmamın ne demek olduğunu bütün dünyaya gösterdiniz. Bütün darbecilere, bölücü PKK terör örgütüne DAEŞ’e karşı biz beraberiz, Türkiyeyi böldürtmeyiz dediniz. Demokrasimize, hukuk devletimize, milli iradeye hep birlikte destek çıktınız. FETÖ toplumsal barışı, kardeşliği kendince yok edeceğini zannetti. Bir mikrop gibi her tarafa sızdı, içimize nifak sokmaya çalıştı, şimdi görüyoruz ki kardeşliğimiz, birliğimiz, beraberliğimizin en büyük düşmanı PKK’dır, FETÖ’dür. PKK’nın en büyük destekçisi FETÖ terör örgütüdür. İkisinin de amacı Kürt ve Türk kardeşlerimizi hedef alıp, çatışma çıkarmak, bu alçakça işbirliğini bozan Türk, Kürt kardeşliğini binlerce yılık gönül bağıyla devam ettiren sizlere teşekkür ediyorum. FETÖ’nün suçüstü yakalanması tüm vatandaşlarımızın hakları açısından tarihi bir fırsattır. Militanları artık doğu ve güneydoğunun kalkınması için attığımız adımları engelleyemeyecektir. 15 Temmuz’dan sonra PKK kanlı yüzünü bir daha gösterdi. Masum insanların kanını dökmüş, bütün milletimize acı yaşatmıştır. 15 Temmuz FETÖ kanlı darbe girişimini bastıran bu millet şunu iyi gördü FETÖ PKK’nın değirmenine su taşıyor, PKK da FETÖ’nün değirmenine su taşıyor bunların akıl hocası da aynıdır. Biri Pensilvanya’dan, diğeri Kandilden emir alıyor. Ancak bu büyük millet ne FETÖ’ye ne PKK’ya bölücülere bu milleti bırakmaz. Diyarbakır izin vermez. Bu şanlı milleti kimsenin bölmeye parçalamaya gücü yetmeyecektir. Siz sadece FETÖ’ye değil Diyarbakır’da Silvan’da Cizre’de, Şırnak’ta, Silopi’de, Nusaybin’de, Dargeçit’te, Yüksekova’da hendek kazdıranlara, halkı isyana davet edenlere de gereken cevabı verdiniz. 79 milyon adına sizlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Demirtaş’a ‘PKK terör örgütü değildir’ sözü üzerinden yüklendi

    Başbakan Binali Yıldırım açıklamasında Almanya’da katıldığı bir programda ‘PKK terör örgütü değildir’ diyen HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yüklendi. PKK’nın en alçak terör örgütü olduğunu belirten Başbakan Yıldırım, “Siz sadece beynini Pensilvanya’daki terör başına teslim edenler değil, beynini Kandil’deki terör boranlarına da direndiniz. FETÖ’yü de, PKK’yı da lanetlediniz. Değerli kardeşlerim, HDP’nin eşbaşkanı Almanya’dan sesleniyor, ‘PKK terör örgütü değildir’ diyor. Şimdi ben soruyorum peki PKK terör örgütü değilse Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi kim katletti, Tanışık köyünde Dürümlü mezrasında masum Diyarbakırlı 16 kardeşimizi kim katletti. Diyarbakır’da bomba patlatarak 5 masum vatandaşı diri diri kim yaktı? Diyarbakır’da Oya Eronat’ın fidan gibi evladını kim katletti? İşte PKK terör örgütü değildir diyenlere Diyarbakır’dan güçlü bir ses ile PKK en alçak, en katil terör örgütüdür. Aziz Diyarbakırlılar hiç merak etmeyin bunların sonu yakındır. Çocuklarımızı asla ve asla bunlar dağa çıkaramayacaklar. Çünkü daha çok yatırım yapacağız. Çocuklarımıza daha fazla gelecek hazırlayacağız, bunların kirli amaçlarına erişmelerine mani olacağız. Bunun tek şartı ay yıldızlı bayrağımız. Bizi birleştiren bu bayraktır. Bu bayrak rengini şehitlerin kanından aldı. Bu bayrağın hilali bağımsızlığı gösteriyor. Bu bayrağın yıldızı hayatını bu ülkenin geleceği için bağımsızlığı için seve seve veren ve yıldızlaşan şehitlerimizi temsil ediyor” ifadelerini kullandı.

    “Milletimizin bütün farklılıklarını zenginlik olarak gördük”

    Hiçbir zaman ayrım yapmadıklarını dile getiren Başbakan Binali Yıldırım, milletin farklılığını, renkliliğini sürekli olarak zenginlik olarak gördüklerini dile getirdi. Yıldırım, “AK Parti olarak 14 yıl boyunca milletimizin refahı için, mutluluğu için durmadan duraksamadan çalıştık, ülkemizin her köşesinde çocuklarımızın güvenle, huzurla, umutla gelecek hayallerini gerçekleşmesini sağladık, memleketin her köşesinde ekmeğimizi bölüşmeye ve büyütmeye gayret etik. Milletimizin bütün renklerini, farklılıklarını zenginlik olarak gördük. Şundan emin olun ki biz bu hain örgütlerin ülkemizin huzurunu bozmasına, milletimizin birliğini bozmasına asla ve asla müsaade etmeyeceğiz. Kardeşliğimiz sonsuza kadar devam edecek. Türk Kürt hangi milletten olursa olsun kardeştir, onları birbirine düşürmeye çalışanlar da kalleştir. Biz tarihimizi medeniyetimizi beraber inşa ettik, bu topraklarda kader birliği yaptık, bu topraklarda geçmişimizi birlikte inşa ettik, gelecekte de omuz omuza kol kola birlikte yürüyeceğiz inşallah. Bundan tam 12 yıl önce kurucu genel başkanımız cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başbakanlığı döneminde Diyarbakır’da tarihi bir konuşma yaptı. Ne dedi bizim üç tane kırmızı çizgimiz var dedi. AK Parti’nin iktidarında bölgesel milliyetçilik yok, ırkçılığa dayalı milliyetçilik yok, dine dayalı milliyetçilik yok dedi. AK Parti olarak biz bu kırmızı çizgilerimize hep bağlı kaldık. Biz bölgeyi Diyarbakır’ı inşa ve ihya etmeye devam edeceğiz. Bugün az önce Diyarbakır’ın da içinde olduğu 23 ilimizi kapsayan geniş ve kapsamlı yatırım ve destek projesini başlattık. Bununla birlikte bütün bu illerde 200 bin insanımıza iş aş verecek fabrikalar kuracağız. 4 yılda devlet eliyle 23 vilayetimize 62 milyar yatırım yapacağız, helali hoş olsun. Diyarbakır’da bizim tek bir sorunumuz var, o da sizlerin huzurunu sağlamak, güvenliğini sağlamak, refahını arttırmaktır. Sahabeler şehri Diyarbakır’ın peygamber aşkını biliyoruz. Veda hutbesinde nasıl ki Peygamberimiz ırkçılığı, ayrımcılığı ayak altına aldığını söylediyse biz de ayrımcılığı reddediyorz ve diyoruz ki ölümüne kadar kardeşlik, ölümüne kadar birlik beraberlik. Tarih boyunca hiçbir güç bizi birbirimizden ayırmadı. Akidemiz bir, kıblemiz bir, biz dünya ahiret kardeşiyiz” dedi.

    “Kardeşliğimizin arasına nifak tohumu girmesine izin vermeyeceğiz”

    Konuşmasında sürekli olarak birlik ve beraberlik mesajları veren Başbakan Binali Yıldırım, ülkedeki kardeşliğin arasına nifak tohumu sokmaya çalışanlara fırsat verilmeyeceğini söyledi. Başbakan Yıldırım, “Değerli kardeşlerim Yenikapı ruhunu diri tutacağız, kardeşliğimizi birlik ve berberliğimizi daha da güçlendireceğiz. 15 Temmuz’da olduğu gibi birbirimize sıkı sıkı sarılacağız, kardeş olacağız, birlikte Türkiye olacağız. Kardeşliğimizin arasına nifak tohumunu girmesine izin vermeyeceğiz, saflarımızı daha da sıklaştıracağız. Birlikte üreteceğiz, adaletle paylaşacağız. Ülkemizin batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine her tarafı inşa edeceğiz, imar edeceğiz. 79 milyon insanı kardeş bildik kucak açtık. Yolları böleceğiz, Türkiye’yi birleştireceğiz, yolları böleriz ama Türkiye’nin bölünmesine asla izin vermeyiz” diye konuştu.

    “Terör örgütlerinin köklerini kazacağız”

    Bölgeye yatırım gelmesini istemeyen terör örgütleriyle çok ciddi bir şekilde mücadelelerini sürdüreceklerini ve terör örgütlerine rağmen yatırımları bölgeye akıtacaklarını dile getiren Başbakan Yıldırım, açıklamaların şöyle sürdürdü:

    “Terör örgütünün kökünü kazmamız lazım önce bunu yapacağız. Çünkü yatırımcı geliyor fakat fabrikası yakılıyor, iş makinesi yakılıyor, çekip gidiyor, kim kaybediyor, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Hakkari, Şırnak, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Van, Ağrı kaybediyor. Benim Kürt kardeşim kaybediyor. Bölücü terör örgütü PKK ne diyor ‘biz Kürtlerin sorunu için mücadele ediyoruz’ diyor, öyle mi, PKK terör örgütünün Kürtler diye bir sorunu yok, sorun nedir biliyor musunuz? Kürtlerin PKK sorunu var, bu sorunu da evelallah el birliği ile ortadan kaldıracağız. Geleceğimizi bu alçak terör örgütünün karatmasına izin vermeyeceğiz.”

    “Diyarbakır’a 3. Gelişim”

    Başbakan olduktan sonra Diyarbakır’a 3. defa geldiğini belirten Yıldırım, her gelişinde de önemli projelerle geldiğini söyledi. Başbakan Yıldırım, “Bugün 103 gün geçti iktidarımızın işbaşına gelişinden. Bu 103 günde Diyarbakır’a 3’üncü gelişim. Yine geleceğim ama her gelişimizde çok önemli müjdelerle geliyoruz. İlk gelişimizde malum Tanışık köyünde PKK’lılarca katledilen vatandaşlarımızın acısını paylaşmaya geldim. 22 Mayıs’ta cumhurbaşkanımızla beraber tekrar geldik ve 116 yeni tesis açılışını yaptık. Diyarbakır’a son 14 yılda yaptığımız yatırımların tutarı tam 26 milyar lira. Helal olsun. Silvan Barajın yapacağız. Terör örgütü ne yaparsa yapsın Silvan Barajı’nı yapacağız topraklar su ile buluşacak. Yine Diyarbakır’a elimiz boş gelmedik. Birbirinden önemli projeleri bugün Diyarbakır’da, Şırnak’ta, Silopi’de, Cizre’de hayata geçiriyoruz. Şimdi Diyarbakır’a yapacağımız projeleri özet olarak sizlerle paylaşıyorum. Sur Diyarbakır’ın kalbi, Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde, Şırnak’ta, Silopi’de, İdil’de, Cizre’de, Yüksekova’da konut yapımı, yol yapımı, hastane yapımı, park yapımı, cami yapımı, fabrika yapımını yeni baştan yapıyoruz. Sur’u tarihine sadık kalarak yeniden inşa ediyoruz. Sur hem ticaret hem kültür merkezi olacak. Sur tarihi ile geçmişte yaşamış medeniyetlerin izlerini taşıyor. Hz Süleyman Camii’nin çevresini yeniden yapıyoruz. Bölgede 7 bin yeni konut yapıyoruz. Şırnk’ta 10 bin, Yüksekova’da 10 bin 700, Nusaybin’de 8 bin yeni konut yapıyoruz, böylece PKK’nın evlerini yıktığı vatandaşlarımıza daha güzel evleri yapıp teslim ediyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde toplam 4 yılda 67 bin konut yapıyoruz. Modern hastane yapmaya devam edeceğiz, 23 vilayete 15 yeni hastane daha yapıyoruz. Böylece bin 640 yatak ilave yatak kapasite getiriyoruz. Diyarbakır’ın 33 bin kişilik stadyumu hızla yapılıyor. Terörden zarar gören iş yeri kapanan Diyarbakırlı kardeşlerimize de 255 milyon tazminat ödüyoruz. Diyarbakır, Şırnak, Hakkari, Mardin’e yapacağımız yatırımların toplamı tam 10 milyar lira. Terörden etkilenen vatandaşlarımıza nakdi olarak 200 milyon lira dağıtıyoruz. Korunmaya muhtaç çocuklarımız için 10 bin aileye destek vereceğiz. 13 yeni sosyal hizmet merkezi 17 aile destek merkezi kuruyoruz. Sosyal hizmet yatırımları için 400 milyon liralık kaynak ayırıyoruz. Bu bölgede 23 vilayetimizde Ak Parti iktidarından önce 30 milyar lira, Ak Parti iktidarında 14 yılda 80 milyar yatırım yapıldı. 30 nere 80 nere. Terör örgütünü aradan çıkardığımızda Diyarbakır, Şırnak, Mardin, Siirt, Bingöl, Hakkari, Van, Elazığ, Muş, Kars, Ağrı, Iğdır, Ardahan uçacak. Bundan sonraki en önemli işimiz bu terör örgütü belasından kurtulmak. Kararlılığımız devam ediyor. İnlerine gireceğiz inlerine. Sadece şehirde değil dağda hangi taşın arkasına girmişlerse bulacağız şehitlerimizin hesaplarını soracağız” diye konuştu.

    “Vatandaş sokağa inerse kaçacak delik ararsınız”

    HDP’lilerin vatandaşları sokağa çıkarmak için çağrılar yaptığını belirten Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz’da vatandaşların nasıl sokağa çıktığını hatırlattı. Başbakan Yıldırım, vatandaş sokağa çıkarsa bunların kaçacak delik arayacağını söyleyerek, “Diyarbakır’da 6-7 Ekim olaylarında 53 masum kanına girenlerin kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Akılları başlarına gelmemiş şimdi yine vatandaşları sokağa, isyana çağırıyorlar. Vatandaş sokağa inerse siz kaçacak delik arayacaksınız. 15 Temmuz’da gördünüz vatandaş sokağa inince ne olduğunu. Şimdi siz vatandaşı sokağa çağırıyorsunuz, doğru Diyarbakırlı sokağa iner ama ay yıldızlı bayrakla iner. Terör örgütüne dersini vermek için iner” ifadelerini kullandı.

    Fırat Kalkanı operasyonu

    Başbakan konuşmasında Fırat Kalkanı operasyonunu neden yaptıklarını da anlattı. Başbakan Yıldırım, “Bugünlerde Suriye’de bir operasyon yapıyoruz. Fırat Kalkanı şimdi diyorlar ki niye Türkiye burada operasyon yapıyor. Suriye ile 911 kilometre hududumuz var sürekli oradan kalleş terör örgütleri DAEŞ, PKK, PYD ülkemize maalesef sızıyorlar. En son Gaziantep’te bir düğünde canlı bomba patlattılar ve 54 vatandaşımızı şehit ettiler. Şehit olanların 29 tanesi 12 yaşından küçük çocuklar. Siz bu günahsız çocuklardan ne istiyorsunuz yetmedi attıkları roketlerle 21 vatandaşımız hayatını kaybetti. Biz ne yapacağız bunları seyir mi edeceğiz? Nitekim ÖSO ile birlikte Celabrus’a girdik, bütün mikropları temizleyinceye kadar orada devam edeceğiz. Şimdi diyorlar ki efendim hükümet Kürtlere karşı, Türkler de Kürtler de bizim başımızın tacı, biz terör örgütlerine karşıyız. Suriye’nin kuzeyinde hududumuza yakın terör örgütlerini besleyerek Türkiye’nin huzurun bozmaya çalışıyorlar, ama bu millet buna asla müsaade etmeyecek sonuna kadar gerekli çalışmaları yapacağız. Milletimizin vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlayacağız. Bize nasihat verenler önce kendilerine baksınlar binlerce kilometreden gelip Suriye’den Irak’ta dolananlar bize laf söyleyemezler. Yıllardır Suriye ile Irak ile beraber yaşadık, biz kardeşiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için olmazsa olmaz, Suriye’nin parçalanması, bölünmesi oradaki insanların anlamsız bir savaş uğruna daha fazla yok olması kabul edeceğimiz bir şey değildir. Terör tüccarlarının emeline hizmet edecek güney sınırımızda bir yapay devlet kurulmasına asla izin vermeyiz. Bizim sınırlarımızdaki kardeşlerimizle hiçbir problemimiz yok bizim Suriye’de verdiğimiz mücadele teröre karşı verdiğimiz mücadeledir. Bizim Kürtlerle asla ve asla bir sorunumuz yok. Bizim derdimiz sorunumuz bölgeyi insanımızı tehdit eden PKK, PYD, YPG ve DAEŞ terör örgütüdür. Uluslar arası terör tüccarlarıdır. Topraklarımıza fitne tohumu ekenlerdir ama asla başaramazlar. Birliğimiz beraberliğimizi hiçbir terör örgütü bozamadı bozamayacaktır” dedi.

    “Burunlarından fitil fitil getireceğiz”

    Konuşmasında terör örgütlerine destek veren belediyelere tepki göstererek devam eden Yıldırım, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Buradaki bazı belediyeler seçildikten sonra sizin verdiğiniz paraları, devletin gönderdiği kaynağı yol için, park için, sosyal faaliyetler için, belediyecilik işlemleri için harcaması gerekirken dağa gönderdiler. İşte o paraları dağa gönderenlerin burunlarından fitil fitil getireceğiz hesabın soracağız. Ama kim düzgün çalıştıysa parları dağa göndermediyse onların da endişe etmesine hiç gerek yok, onların başımız üzerinde yeri var. Bizim işimiz yanlış yapanlarla bizim işimiz teröre taşeronluk yapanlarladır”.

  • Bakan Elvan, Söke’den dünya yatırımcılarına seslendi

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Aydın’da gerçekleştirdiği açılış sırasında yabancı yatırımcılara seslenerek, “FETÖ’nün algı operasyonlarına rağmen büyüyor, güçleniyoruz” dedi.

    Danimarka BioMar Grubu ve Türkiye Sagun Grup arasındaki ortak girişim olan “BioMar-Sagun”un dev yatırımı balık yemi fabrikası, Söke Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) törenle hizmete girdi. Açılış töreni Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın katılımıyla gerçekleşti. Törene Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş ve Abdurrahman Öz, İlçe Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu, Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi başta olmak üzere ilçe protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.

    Açılışta konuşan Sagun Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğulcan Kemal Sagun, “Bizler balıkçılık sektörüne üretiminden ihracatına gönül vermiş insanlar olarak bu bayrağı layıkıyla taşımaya çalışıyoruz. Türkiye Avrupa ülkeleri arasında 2. en büyük aqua kültür yetiştiricisi unvanını kazandıysa bunda en büyük pay öncelikle bizlere mesleğin inceliklerini üretmiş atalarımızın, meslektaşlarımızın ve her konuda desteklerini esirgemeyen devletimizin katkıları yadsınamaz. Bugün Türk aqua kültür sektörü kendisine 2023 yılı için hedef koyduğu 2.5 milyar dolar ihracat hedefine günbegün yaklaşmaktadır. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen tüm dünya ile rekabet ederek, her gün daha güçlü ve her gün kendisinden daha emin bir şekilde ilerleyen su ürünleri sektörü aynı zamanda yavrusundan yemine, ağından kafesine her şeyin yerli olduğu, katma değer üreten bir sektördür. Bugün 4. Kuşağını temsil ettiğim, denizin ve balıkçılığın içinden gelmiş Sagun Ailesi’nin, dünya devi balık üreticisi olan Biomar ile kurduğu bu ortaklıktan dolayı halkı bir gurur yaşarken; aynı zamanda güçlü, ekonomik olarak bağımsız ve demokratik bir Türkiye’ye bizler gibi yürekten inanarak ülkemize yatırım yapan yabancı ortaklarımıza hepinizin huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

    “Su ürünleri ihracatı 12 yılda 4 kat arttı”

    Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi de, açılışı yapılan tesisin yüzlerini ağarttığını söyledi. Türkiye’nin balık ihracatına bakıldığında balık yetiştiriciliği sektörünün son yıllarda çok önemli bir yeri olduğunu söyleyen Büyükekşi, “2003 ile 2015 yılları arasında bu sektör üretim hacmini tam 3 katına çıkardı. Yıllık ortalama yüzde 10 üretim artışı sağladı. 2003 ile 2015 yılları arasında su ürünleri ihracatımızı tam 4 katına çıkardık. Bunda gerçekten Sagun firması ve değerli yönetim kurulu başkanı Tuncay Sagun’un da büyük katkısı var. Kendilerini alkışlıyorum. 2003 yılında su ürünlerinin yüzde 5’ini ihraç ederken, 2015 yılı rakamlarına göre yüzde 18’ini ihraç ediyoruz. İhracat hedefi olarak 2.5 milyar dolar hedef verildi. Bunu gerçekleştireceklerine inanıyorum” diye konuştu.

    Aydın’ın Söke ilçesinde gerçekleştirilen dev yatırımdan dolayı Biomar ve Sagun firmalarına teşekkür eden Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak ise; “İlimizde 7 OSB olması ve kapasitesi itibariyle yüksek olan illerden biri. Ancak ihracatımız bu kapasite ile orantılı değil. Şu anda ihracatımız 750 milyon dalar civarında. En kısa zamanda bu rakamı 3 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

    “Büyüyor, güçleniyoruz”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan da 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ terör örgütünün özellikle yurt dışında ülkemize yönelik son derece olumsuz, yalan-yanlış, iftiralarla algı operasyona rağmen ülkemizin yabancı firmaları çekmeye, Türkiye’nin büyümeye ve güçlenmeye devam ettiğini söyledi. Söke’de ortak yatırımın bir parçası olan Biomar yetkilileri başta olmak üzere dünya yatırımcılarına seslenen Bakan Elvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Siz yatırımcı olarak Türkiye’ye ayak bastığınız andan itibaren siz hükümetimizin, devletimizin, Türk Milleti’nin güvencesi altındasınız. Biomar Ailesi’nin Sagun Ailesi’nden bir fakı yoktur. Dünyanın sayılı firmalarından birinin Ege Bölgesi’nde, Aydın ilimizin bir ilçesinde gelip yatırım yapması bizim için önemli ve son derece anlamlıdır. Dolayısıyla burada yapmış olduğunuz üretim, firmanız, sizin yatırımınız bizim için yerlidir, bizim için millidir. Bugüne kadar binlerce firma Türkiye’ye yatırım yaptı. Bugüne kadar Türkiye’ye yatırım yapıp da küçülen yada tesisini kapatıp Türkiye’den ayrılan bir firma var mı?. Türkiye’ye yatırım yapan yabancı sermaye, Türkiye’de yatırımı ile birlikte güçlenmiştir, büyümüştür. Türkiye yatırımcılar açısında fırsatlar sunan bir ülkedir. Türkiye önemli cazibe merkezlerinden biridir. Bunca karalama ve Türkiye üzerinde oynanmak istenen oyunlara rağmen yatırımcılarımız Türkiye’yi tercih etmektedir. Ağustos ayında sermaye girişi ve çıkışı oranlarına baktığımızda ülkemize ciddi bir sermaye girişinin olduğunu görüyoruz. Biz dünyanın neresinden gelirse gelsin Türkiye’de yatırım yapan ve istihdam sağlayan yatırımcıya gözümüz gibi bakarız. Önlerine konan bir takım engeller varsa da bu engelleri hükümet olarak kaldırmaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Yatırım maliyetlerinin düşürülmesine yönelik önemli yasal düzenlemeler gerçekleştirdik. Biz bunlarla yetinmiyoruz. Dünya yatırımcılarına sesleniyorum; Türkiye’ye gelin Türkiye’nin ne kadar yatırımcı dostu bir ülke olduğunu görün. Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelmelerini teşvik etmek amacıyla yeni bir teşvik mekanizması yürürlüğe koyuyoruz. Proje bazlı destek mekanizmasını ortaya koyuyoruz. Son derece esnek, yeri geldiğinde stratejik sektörlerde ve büyük ölçekli yatırımlarda yatırımcı ile oturup karşılıklı müzakere edeceğiz.”

    Konuşmaların ardından Bakan Lütfi Elvan diğer protokol üyeleri ve Biomar Sagun firması yetkilileri ile birlikte sahnede açılış kurdelesini kesti. Ardından fabrikada yaptığı gezide balık yemi üretimi ile ilgili bilgiler alan Bakan daha sonra Söke’den ayrıldı.

  • Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, İnegöl’de sanayicilere seslendi

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Bursa’nın İnegöl ilçesinde OSB Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen Sanayimizin Sorunları, Çözüm Önerileri İstişare Toplantısı’nda sanayici ve işadamları ile bir araya geldi.

    Bakan Özlü’yü Bursa Valisi İzzettin Küçük ve AK Parti Bursa Milletvekilleri Hüseyin Şahin ile Hakan Çavuşoğlu, İnegöl Kaymakam Ali Akça, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, siyasiler ile mobilyacılar karşıladı. Toplantıda ilk konuşmayı payan İnegöl OSB Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Şahin, “Programın yapılması konusunda emeği bulunan Bursa Milletvekilimiz Sayın Hüseyin Şahin’e teşekkür ediyorum. Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. 15 Temmuz gecesi yapılan hain kalkışmaya karşı Türk milleti olarak topyekün direndik. Hainlerin sokağa çıkma yasağına rağmen Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokakları doldurduk, hain yapıya direndik. Demokrasi ve milli idaremizi darbecilere teslim etmedik. Büyük kahramanlıklar yaşandı, şehitler verdik. Hep birlikte 40 yıldır planlanan bu kirli oyunu bozduk. Bu program 15 Temmuz’dan önce bugün ve bu saat için planlanmıştı, hiçbir aksama olmadı. Oysa geçmişte bir anayasa kitapçığı fırlatıldığı için ekonomimizin felç olduğunu hep beraber hatırlıyoruz. 16 Temmuz sabahı işimizin başına geçerek çalışmaya devam ettik, piyasalarda çok önemli oynamalar olmadı. Enerjimiz kesilmedi, zam olmadı. Bölgemizde 15 Temmuz’dan bugüne kadar enerji tüketiminde azalma olmadı. Bu, Türk ekonomisinin sağlam temeller üzerine oturduğunun ve güçlü bir devlet olduğumuzun göstergesidir. Payı olan herkese teşekkür ediyorum. 2016 yılı başından bugüne kadar bölgemizde enerji tüketimi bir önceki yıla kadar yüzde 6,5 artmıştır. Bölge sanayicileri olarak ülkemiz için canla başla üretmeye devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız önderliğinde 2023 hedeflerine ulaşma çabasında çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

    Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ise, “Ekonomi, istihdam, büyüyen sanayi bunu özlüyor. Bunu özlediği için de 15 Temmuz darbe teşebbüsüne tüm renkleriyle direndi. Bu salonda bulunan tüm arkadaşlarımız partimizin önünde, belediye meydanındaydılar. Bir kez daha yürekten kutluyorum. Biz birlikte Türkiye’yiz, birlikte büyüyüp gelişeceğiz, muhasır medeniyetler seviyesine, 2023 hedeflerine bu şekilde ulaşacağız. Hayat devam ediyor. Hiçbir sıkıntı yok. Teşriflerinden dolayı Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum. Toplantımızın hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    Bursa Valisi İzzettin Küçük de, “Bakanımızın ilimize bu günlerde gelmesi bizim için çok önemli. Türkiye’nin en büyük sanayi şehirlerinden biri olan Bursa, darbe girişimini sarsıntısız atlatmıştır. Bu işadamlarımızın Türkiye’nin geleceğine olan güvenini gösteriyor. İleri teknolojinin kullanıldığı bir sanayiye sahibiz. Katma değer alanında sıçrama yapacaksak bunun merkezlerinden biri Bursa olacak. 15 Temmuz’dan sonra burada olmanız bize büyük bir moral verecektir. Sizin göstereceğiniz hedefler sanayicilerimizde Türkiye perspektifini yeniden algılama açısından çok önemli olacaktır. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum, hoş geldiniz” diye konuştu.

    “Büyümeyi ve kalkınmayı sağlayacak olan özel sektördür”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “15 Temmuz’dan sonra ilk ziyaretimden bahsedildi. Bakan olarak ilk ziyaret ettiğim il Bursa’dır, İnegöl’dür. Bu buluşmayı ülkemizin içerisinde bulunduğu bu kritik süreçte gerçekleştiriyor olmamız çok anlamlı. 15 Temmuz gecesinde tarihimizin en ağır ihanetlerinden birini yaşadık. 15 Temmuz ömrümüzün en uzun gecesi oldu. Şükürler olsun 16 Temmuz sabahından itibaren ekonomik ve sosyal hayatımız normale döndü. 15 Temmuz gecesinin bu ülkemizde hepimiz için ne büyük bir değer taşıdığını anladık. Hepimizin gönlünde yatan vatan ateşi güçlü bir şekilde harlandı, alev aldı. O tarihten itibaren sorumluluklarımız arttı, bundan sonra çok daha çalışacağız. Sanayicilerimiz ve iş insanlarımız bugüne kadar bu ülkenin kalkınması için çok büyük efor sarf ettiler. Esas vazife şimdi başlıyor. Bu akşam bir araya geldiğimizde sizlerle birlikte bu ülkenin geleceğini konuşabiliyorsak bunu milletimize, 15 Temmuz’da göstermiş oldukları kahramanlığa borçluyuz. Milletimiz sayesinde önümüzü daha iyi görebiliyoruz. Aziz milletimize borcumuzu ödemek zorundayız. Doğru politikaları uygulayarak iş dünyamızın önünü açıp borcumuzu ödemeye çalışacağız. Sizler de daha fazla üretim, ihracat, istihdam oluşturarak bu borcu ödeyeceksiniz. Son 14 yılda ekonomi ve demokraside büyük mesafeler kat ettik. 15 Temmuz kalkışması aslında Türk demokrasisi için bir şok testidir ve demokrasimiz bu testi başarıyla geçti. Test edildi, onaylandı. Millet olarak 15 Temmuz gecesi ve sonrasında hiçbir kazanımdan geri adım atmayacağımızı ortaya koyduk. Ciddi bir sınava girdik. Milletimiz demokrasiye canı pahasına sahip çıkacağını ispat etti. Bu toplumun demokrasiyi ne kadar içselleştirdiği umarım anlaşılmıştır. Ekonomimiz de bu süreçte çok başarılı bir sınav verdi. Borsa ve döviz kuruna baktığımızda olayın büyüklüğüne nispeten çok küçük hareketlilikler yaşandığını görüyoruz. Bu süreçte daha önceki dönemde ekonomide gerçekleştirilen reformları açıkça gördük. Türkiye ekonomisi şuanda dünyanın en sağlam ekonomilerinden biridir. Türkiye ekonomisinin bu süreçte verdiği sınavı aynı durumda verebilecek başka bir ekonomi olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir ekonominin varlığı rekabetçi bir özel sektör oluşturmamız için bize fırsat veriyor. Büyümeyi ve kalkınmayı sağlayacak olan özel sektördür. Özel sektör eliyle gerçekleşmeyen bir büyüme sıhhatli ve sürdürülebilir değildir. Hükümet olarak önceliğimiz özel sektörün önünü açmaktır. 65. Hükümet kurulduğunda yatırımcının önüne turkuaz halı süreceğimizi söylemiştik. Bu kararlılığımız devam ediyor. 15 Temmuz’dan sonra OHAL ilan ettik. Bu OHAL devlet için ilan edildi. Temel hak ve hürriyetlere titizlikle dikkat edeceğimizi vurguladık. Günlük hayatımızı hiç etkilemeyeceğini ifade ettik. OHAL’in amacı FETÖ ile mücadeledir. OHAL sayesinde kanun hükmündeki kararnamelerin hızlı çıkmasını sağladık. TBMM 15 Temmuz’dan önceki takvimi neyse aynı takvimle çalışmaya devam ediyor ve iş dünyamızın beklentileri hayata geçiriliyor. Geçmişte de düzenlemelerde bulunmuştuk. Damga vergisi ile harçlardan kaynaklanan işlemleri önemli ölçüde azalttık. İhracatçılar için yeşil pasaport uygulaması hayata geçirilecek. Yatırım ortamının iyileştirilmesi toplamını yaptık, neler yapmamız gerektiğini tüm taraflarla istişare ettik. Ekonomimizin en temel yapısal problemlerinden biri tasarruflarımızın yetersiz olmasıdır. Bu konuda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye uzun vadeli plan ve programlarına kararlılıkla devam ediyor, geriye bakmıyor, geleceğine odaklanıyor. Bir yandan iş ve yatırım ortamını iyileştirmeye devam edeceğiz bir yandan da daha iyi üretim yapmanız için adımlar atacağız. Bakanlık olarak hedefimiz ülkemizdeki sanayi üretimini nicelik ve nitelik olarak artırmaktır. Rekabetçi bir sanayi sektörü oluşturmak istiyoruz. Daha fazla katma değer üretmenin yolu etkinliğimizi artırmaktan geçiyor. Tasarım konusuna dikkat çekmek istiyorum. İnegöl’de ağırlıklı olan mobilya ve tekstilde tasarım önem taşıyor. Tasarım yapan firmaların yapmayanlara göre daha iyi durumda olduklarını net bir şekilde görüyoruz. Hazır giyim, mobilya gibi sektörlerde tasarım yapanlarla yapmayanların aralarındaki fark çok ciddi… Kâr konusunda 2 kat fark oluşuyor. Tasarım merkezlerinin AR-GE merkezi gibi desteklenmesinin önünü açtık” dedi.

    “Geçmişten ders alalım ama geçmişe takılıp kalmayalım”

    Bakan Özlü, “Geçmişten ders alalım ama geçmişe takılıp kalmayalım. 15 Temmuz’un etkisinden kurtulalım. İşlerimize devam edelim, yatırım kararlarımızı ertelemeyelim. Türkiye’de yaşananların iç yüzünü yabancı dostlarımızla paylaşalım. Batı medyasının yanlışlarını anlatalım. Türkiye bugün her zamankinden daha güçlü bir ülkedir. Hep beraber çok daha güçlü bir ülke inşa edeceğiz. Bugün İnegöl’de demokrasi nöbetine de katılacağız. Sizleri de bu nöbete davet ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından söz alan İMOS Başkanı Yavuz Uğurdağ, Bakan Özlü’ye İnegöl mobilyası ile ilgili bilgiler verdi. MOSFED Başkanı Ahmet Güleç ise, AR-GE yasasından dolayı Özlü’ye teşekkür etti. Güleç, İnegöl’ün mobilyada fikir ürettiğini belirterek kurumsallaşa sorununa değinerek İnegöl Teknoloji ve Tasarım Enstitüsü talebinde bulundu ve İnegöl’ün 2023 hedefindeki ihracat rakamının bu sayede 3 milyon dolara çıkabileceğini iddia etti.

    İflas ertelemeleri konusuna değinilmesi üzerine yeniden söz alan Bakan Özlü, “İflas erteleme konusunun ekonomimizde meydana getireceği sıkıntılar gündeme geldi. Bununla ilgili toplantılar yapıp görüşmelerde bulunacağız. Gerekli tedbirleri alacağız, konuya vakıfız” dedi.

    İnegöl’de mobilya üzerine yapılan çalışmaları belirten OZZO Mobilya Firma sahibi Vehbi Şimşek, “İnegöl’de bazı okullara el konulmuşken bunları ihtisas okulları yapma konusunda bize yardımcı olur musunuz?” diyerek talepte bulundu.

    Talebin üzerine söz alan Bakan Özlü, “Bina yapma sıkıntımız yok. Önemli olan İnegöl’de mobilya sektörünü besleyip destekleyecek bir okulun, üniversitesinin kurulmasıdır. YÖK Başkanı ile bunu konuşarak gündeme getireyim” dedi.

    FETÖ operasyonundan içeri alınan sanayiciler tarafından yazılan çeklerin geri döndüğünün ve sıkıntı yaşanmasının belirtilmesi üzerine konuşan Bakan Özlü, “Bu bir türbülans. Bir yerde olay olduğunda polis herkesi yere yatırıp ayıklamaya çalışıyor. Belki orada hiç suçu olmayanlar da var. Bu alınan tedbirler sürekli olaylar değil, zamanla durgunlaşacak, sakinleşecektir. Bu konu bizim gündemimizde var. Sizden ricam birkaç hafta sabırlı olmanız, netleşecektir. Bazı işadamları yakınları bizi arayarak içeri alındıklarını belirttiler, birkaç gün sonra arayıp suçsuzluklarının kanıtlandığını belirttiler. Hiçbir gelişmiş ülkede darbe konuşulmaz. Maalesef böyle bir girişime maruz kaldık. 2016 yılındayız. Burası Afrika Cumhuriyeti değil. Burası gelişmiş bir ülke. Bu ülkede darbe yapmayı planlamak, düşünmek, bu yolla iktidara gelmeyi düşünmek akıllara zarar bir şey. Normal bir aklın, mantığın kabul etmeyeceği bir şey. Biraz sabırlı olmalıyız” diye konuştu.

    İGİAD Başkanı Hakan Özdemir’in KDV indirimi ile ilgili sorularını yanıtlayan Bakan Özlü, “Taleplerinizi Maliye Bakanımıza ileteceğim. Mobilya sektöründe KDV yüzde 18, bunun ile ilgili indirim istiyorsunuz. Yüzde 8-10 gibi bir rakama indirilmesi konusunda talebiniz var. Reform çalışmaları peş peşe geliyor. Yatırım politikalarının iyileştirilmesi üzerine çalışılıyor. Eximbank’ta 100 bin dolarda 1,500 dolar para alınıyor, bunun alınmaması için de talepte bulunacağım. KOSGEB’de girişimci işlemi yapıyor, faturayı getiriyor biz ödüyoruz. Bunu avanstan itibaren yapabilmek için çalışıyoruz. Yeni finansal modeller hakkında çalışıyoruz. Gerekli notumu aldım” dedi.

    Bakan Özlü, “2016 yılı bütçesi içerisinde ayrılan bir meblağ var. Biz OSB’lerde boş olan yerlerde daha çok emek yoğun sektörleri hedef alan binalar yapıp bin metrekareden 10 bin metrekareye kadar, bunu çok makul ücretlerle kiralamayı planlıyoruz. Bu hükümet planlarında da var bizim çalışmalarımızda da var. Bununla ilgili usul ve esasları tespit ettik, yakında bir Bakanlar Kurulu kararı çıkaracağız. Sanayicilerimiz, girişimcilerimiz elindeki parayı binaya, arsaya yatırıp işletme bütçesinden mahrum kalıp bankalara borçlanmayacaklar. Önümüzdeki dönemde sadece bina ile ilgili değil yatırımcılar için arazi üretme, mekân üretme konusunda da çalışacağız. Bir şey yapmaya çalışıyorsunuz zeytin, mera gibi kanunlara takılıyor. Zeytin bahçeleri de bizim meralar da bizim OSB’ler de bizim. Öyle bir şey yapmamız lazım ki hepsini ıslah etmeliyiz. 1’e 10 zeytin ağaçları dikelim ama düzenli olsun. OSB’ler için de araziler üretelim. Önceliklerimiz arasında bu var. Yatırımcıya, sanayiciye anahtar teslim fabrika binası vermek istiyoruz” dedi.

    Belediye Meclis Üyesi Nedim Bayram’ın patent kanunu ile yaşanan sıkıntıları dile getirmesi üzerine konuşan Bakan Özlü, “Patent yasası komisyondan geçti. Son olaylar olmasaydı, terörle mücadeleyle ilgili düzenlemeler olmasaydı patent kanunu öncelikli kanunlar arasında bulunuyordu. Patent yasasını 1-2 ay içerisinde çıkaracağız” dedi.

  • Bakan Özhaseki, telefon bağlantısı ile Nevşehir’de vatandaşlara seslendi

    Nevşehir’de Diriliş meydanından devam eden demokrasi nöbetinin 18.gününde Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki telefon bağlantısı ile vatandaşlara seslendi.

    Tüm Türkiye’de olduğu gibi Nevşehir’de de demokrasi nöbeti ilk günkü coşku ile devam ediyor. Diriliş meydanından düzenlenen demokrasi nöbetinin 18.gününe Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Nevşehir Milletvekilleri Mustafa Açıkgöz, Murat Göktürk, Ebubekir Gizligider, Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, AK Parti İl Başkanı Mehmet Ali Tanrıver, AK Parti Merkez ilçe başkanı Salih Açıkgöz, Nevşehir Belediye Başkan Yardımcıları, daire müdürleri ve yaklaşık 15 bin kişi katıldı.

    Nevşehir Belediyesi mehteran takımının mehter marşları ile başlayan program daha sonra Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver’in konuşması ile devam etti. Ünver, “ Sevgili hemşerilerim bugün nöbetimizin 18.gününde Allah’a şükürler olsun ki ilk gün ki coşku ile devam ediyoruz. İlk günden itibaren bizleri yalnız bırakmayan tüm Nevşehir halkına teşekkür ederiz” diye konuştu. Belediye Başkanı Ünver konuşmasının ardından ise Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’yi telefon ile arayarak Nevşehir’de demokrasi nöbetine katılan vatandaşlara seslenmesini rica etti. Bakan Özhaseki burada yaptı telefon konuşmasında, “ Sevgili Nevşehirli hemşerilerim tüm Türkiye’de olduğu gibi bizleri Nevşehir’de de yalnız bırakmadığınız için teşekkürlerimi sunuyorum. Bende Kayserili olmam hasebi ile hemşerilerim diye seslenmek istiyorum. 15 Temmuz tarihinde vatanımızı bölmek isteyen FETÖ terör örgütüne karşı tüm Türkiye birlik içerisinde karşı dimdik ayakta durduk. Bu hainler 40 yıldır içimize nasıl girmişlerse bizlerde onları temizleyeceğiz. OHAL konusunda siz değerli hemşerilerimizin rahat olmalarını istiyoruz. Biz OHAL’i halkımız için çıkartmadık. Biz OHAL’i kendimiz için çıkarttık. Biz bu hainleri devletimizin yapısından temizlemek amacıyla bu kararı aldık. Halkımız rahat olsun. Bizler Allah’ın izni ile bu hainleri devletimizden temizleyeceğiz” diye konuştu.

    Bakan Özhaseki’nin konuşmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’te telefon ile Nevşehir Diriliş meydanında demokrasi nöbetine katılan vatandaşlara seslenerek, 15 Temmuz tarihinin bir dönüm noktası olduğunu ve bu hainlerin en kısa zamanda devletimizden temizleneceğini söyledi.

    Diriliş meydanında ki program semah gösterileri ile devam etti.

  • Topçu nöbet tutan vatandaşlara seslendi

    Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından yapılan darbeye karşı demokrasi nöbeti tutan vatandaşlara telefon aracılığıyla seslenen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “Bu savaşta Başkomutanımızın emriyle halkımız bu eşkıyaları püskürttü” dedi.

    Tekirdağ Valiliği önünde demokrasi nöbeti tutan vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, FETÖ tarafından yapılan darbe girişimine yönelik telefon aracılığıyla yaptığı konuşmada, “Başkomutanının emriyle üzerilerinde oynanmaya çalışılan, 72 düvelin içlerindeki hainlerinin tezgahlarını milletçe hep birlikte bozduklarını” söyledi.

    Topçu yaptığı konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Milletlerin tarihlerinde önemli anlar vardır. Bizim milletimizin tarihlerinde Alparslan’la Malazgirt çok önemlidir. Fatih Sultan Mehmet Han hazretleri ile İstanbul önleri çok önemlidir. Mustafa Kemal Atatürk ile Sakarya’da, Dumlupınar’da dedelerimizin gösterdiği mücadele çok önemlidir. İşte bu önemli anlarımızdan biri 15 Temmuz akşamıydı. Burada da bütün Türkiye’nin Türküyle, Alevisiyle Kürdüyle Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle, Romanıyla tankların uçakların önüne yatarak kanlarını dökerek tekrar bir istiklal savaşı vermesi bu kadar önemliydi. Bu savaşta Başkomutanımızın emriyle halkımız bu eşkıyaları püskürttü.”

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu’nun konuşmasının ardından Tekirdağlı vatandaşlar demokrasi nöbetlerini sürdürmeye devam etti.