Etiket: Sesine

  • Tadilat sesine kızdı evini yaktı

    Bursa’da tadilat sesine kızan bir kadın evini ateşe verdi. Yangında kendi de yaralanan kadın hastaneye kaldırıldı.

    Olay, merkez Osmangazi ilçesi Bursalı Tahir Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, H.F. (41) üst kattan gelen tadilat seslerine kızdı. Psikolojik rahatsızlığı bulunduğu iddia edilen kadın evdeki benzini dolaplara döktü. Daha sonra evi ateşe veren H.F.’nin evi tutuştu. İtfaiye ekipleri tarafından yangın söndürülürken, karın bölgesinde yanıklar oluşan H.F. hastaneye kaldırıldı. Yangınla alakalı tahkikat sürüyor.

  • Kazma kürek sesine, klasik müzik notaları karıştı

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde bir süredir devam eden Antandros antik kenti kazılarında klasik müzik konseri verildi.

    Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma Koruma ve Yaşatma Derneği’nin organizasyonuyla Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası sanatçısı Nevzat Kalender, klasik müzik keman dinletisi verdi. Atnadros antik kentinin nekropol (mezarlık) bölgesinde bir yandan kazı yapılırken, bir yandan da klasik müzik notaları kazma ve kürek sesleriyle karıştı. Kazılar bu yıl ekim ayı sonuna kadar devam edecek.

    Antandros Şehrini Kurtarma Derneği Başkanı Gülçin Cömert kazı çalışmalarına dikkat çekmek ve bölgeye olan ilgiyi artırmak için böyle bir faaliyet yaptıklarını ifade ederek “Kazı çalışmalarımız hızla sürüyor. Antandros’un ismini duyurmak için hummalı bir çalışma içindeyiz” dedi.

  • 2 saatlik ameliyatla 30 yıl sonra sesine kavuştu

    Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Başhekimliğine getirilen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kayıhan Çağlar, 30 yıldır sesinde sıkıntı olan haşimoto tiroidi hastasını ameliyatla sağlığına kavuşturduklarını söyledi.

    Eskişehir’de 30 yıldır ses kısıklığı ve konuşamama sıkıntıları çeken 52 yaşındaki Ayşe Hersli, 30 yıldır hastalıkla mücadele etti. Farklı alanlardaki doktorlara muayene oldu. Ama tedaviler Hersli’nin sesinin tedavisine mümkün olmadı. Hersli, son 2 ayda ise sesini tamamen kaybetti. Bunun üzerine Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan incelemeler sonrasında haşimoto tiroidi hastalığı olduğu tespit edildi. Ardından başarılı bir ameliyat yapılan hasta Ayşe Hersli sesine yeniden kavuştu.

    Konuyla ilgili konuşan hastane Başhekimi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kayıhan Çağlar, hastanın 30 yıldır hastalıkla mücadele ettiğini ifade etti. Hastanın kendilerine ses kısıklığı ile geldiğini belirten Çağlar, “Hastamız bize yaklaşık iki ay öncesinde geldiğinde; ses kısıklığı, nefes darlığı, belli belirsiz boyun ağrısı şikayetleri vardı. Yaklaşık 30 senedir belli bölümlerce takip edilen tiroid bezi rahatsızlığı olduğunu söyledi. Biz de yaptığımız tetkiklerde Haşimoto Tiroidit dediğimiz bir durumu tetkik ettik. Tabi bunu anlamanın yollarından bir tanesi vücutta genetik geçişle bulunan otoantikorların aranması idi. Biz de buna baktırdık. Vücutta TPO antikor dediğimiz antikor, binin üzerinde ölçülemeyecek düzeyde yüksek idi. Dolayısıyla bu hastalığı aktif bir şekilde kendisi yaşamaktaydı. Ses kısıklığının bu Haşimoto Tiroidite bağlı tiroid bezindeki yaşanan harabiyet sürecinin siniri çekmek ya da siniri tutmak suretiyle mi ses kısıklığı gelişti, yoksa Kulak Burun Boğaz branşını ilgilendiren vokal kord dediğimiz ses tellerinde bir polip var da buna mı bağlı oluştu veyahutta mideden kaynaklanan bir reflü hali var da buna mı bağlı oldu; bunun araştırmasını yaptık. Araştırmalarımızda ele avuca sığan başka bir durum olduğunu tespit etmedik. Ardından ameliyata aldığımız hastamızı yeniden sağlığına kavuşturduk” dedi.

    30 yılın ardından yeniden sesine kavuşan 52 yaşındaki Ayşe Hersli, 30 senedir sesinin olmadığını söyledi.

    Son 2 aydır sesinin hiç olmadığını dile getiren Hersli, “Ameliyat sonrasında gayet iyiyim. Daha önce kasıntım vardı. Konuşamıyordum sesimden. Boğazımda baskı vardı, sesim çıkmıyordu. Şu an çok rahatım. Nefes alabiliyorum çok rahat hissediyorum kendimi” dedi.

  • Ağlama Sesine Duyarlı Beşik İle Anneler Rahat Edecek

    Yozgat Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Tasarım alanı öğretmen ve öğrencileri, annelerin rahat etmesi için bebek sesine duyarlı kendiliğinden sallanan beşik üretti.

    Yozgat Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Tasarım Alanı öğretmen ve öğrencileri, bebek sesine duyarlı kendiliğinden sallanan beşik üretti. Bebek sesine duyarlı kendiliğinden sallanan beşik, anneleri rahat ettirecek. Bebek büyüdüğünde ise beşik yatak, çalışma masasına ve komodine dönüştürülerek uzun yıllar kullanılabilecek.

    Yozgat Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Tasarım Alanı Şefi İsmail Güngör, bebek sesine duyarlı kendiliğinden sallanan beşiğin ebeveynlerin hayatını kolaylaştıracağını söyledi. Genelde evlerde kullanılan beşikler kişi vasıtasıyla sallandığını bunun da ebeveynleri meşgul edip yorulmasına ve uykusunun kaçmasına neden olduğunu belirten Güngör, “Biz bunu elektrikli hale getirdik. Beşiğin kademesini ve sese duyarlılığının isteğimize göre ayarlayabiliyoruz. Böylece gece bebek ağladığından sese duyarlı olan beşik kendiliğinden sallanarak bebeğin tekrar uyumasını sağlayacak. Beşik 20 dakikaya kadar kendiliğinden sallanabiliyor. Böylece ebeveynin uykusu bölünmemiş oluyor” dedi.

    Beşiğin ileriye dönük olarak da tasarlandığını vurgulayan Güngör, “Bebek büyüdüğünde, genelde beşik, ya başka birisine verilir ya da bozulup depoya kaldırılır. Bizim yaptığımız bu beşik çocuk 12-13 yaşına kadar kullanabilmektedir. Beşiğin vidaları söküldüğünde, bir çalışma masası, bir komodin ve bir yatak halini alıp, bir genç odası haline dönüşüyor. İhtiyaç olduğunda ise tekrar bebek beşiği haline getirebiliyorsunuz” dedi.

    Göngör, talep gelirse beşik satışını yaptıklarını sözlerine ekledi.

  • Öğrenciler Sokak Çocuklarının Sesine Kulak Veriyor

    İSTANBUL (İHA) – Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar Uygulama ve Araştırma Merkezi, risk altındaki çocukların rehabilitasyonlarını ve toplumla yeniden buluşmalarını hedefleyen projeler geliştiriyor. Öğrencilerin aktif katılımıyla çalışmalara imza atan merkezin gündemde şu sıralar; okul terki riskiyle karşı karşıya olan çocukların eğitim hakkını kaybetmemeleri konusu bulunuyor.

    Türkiye’yi temsilen ‘Uluslararası Sokak Çocukları Koalisyonu’nda yer alan tek kuruluş olan Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar Uygulama ve Araştırma Merkezi (SOYAÇ), sokakta yaşayan, çalışan, cezaevinde olan ve risk altında bulunan çocuklar ve onların aileleri için projeler yürütüyor. Çocukların rehabilitasyonlarını ve toplumla yeniden buluşmalarını hedefleyen merkez, başta Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümleri öğrencilerinin aktif olarak katıldığı çeşitli projeleri hayata geçiriyor. Şimdilerde okul terki riskiyle karşı karşıya olan çocuklara yönelik bir projeye imza atan SOYAÇ, riskli gruplardaki çocukların eğitim sisteminde kalmalarını amaçlıyor. Bu kapsamda okullarla işbirliği içinde çalıştıklarını belirten SOYAÇ Müdürü Yrd. Doç. Dr. Özden Bademci, “Eğitim, önemli bir haktır ve bu nedenle okul terki riskiyle karşı karşıya olan çocukların eğitim hakkını kaybetmemeleri için çalışıyoruz. Onların eğitim sisteminde kalmaları için projeler yürütüyoruz. Çünkü bu çocukların okulda olmaları gerekiyor. İşlevselliği bozulmuş ailelerden gelen çocukları tutabilecek onların toplum dışına itilmelerini engelleyecek aileden sonra başlıca kurum okuldur. Araştırmalar okulların çocukların sokağa ya da suça sürüklenmelerinde etkili rol oynayabileceklerini göstermektedir. Bu nedenle ‘Okul Önemlidir’ prensibiyle şu anda okullarla işbirliği içinde çalışıyoruz” diye konuştu.

    BAŞARILI UYGULAMALAR TAKİP EDİLİYOR

    SOYAÇ’ın çalışmaları hakkında bilgi veren Özden Bademci, “Uluslararası Sokak Çocukları Koalisyonu’nda Türkiye’den yer alan tek kuruluş olan SOYAÇ’taki projelerimiz kapsamında alandaki uygulamacılarla birlikte çalışma imkanımız oluyor. Dünyadaki başarılı uygulamaları yakından takip ediyoruz ve araştırmacıları üniversitemize davet ediyoruz. Uygulama projelerimizi, eğitim ve konferanslarla da destekliyoruz. Amacımız, çocukları rehabilite etmek ve toplumla yeniden buluşmalarını sağlamak” ifadelerini kullandı. Bademci, sokakta yaşayan çocuklar için etkili bir müdahale yöntemi geliştirdiklerini çalışmalarının önemli bilimsel dergilerde yayımlandığını belirtti.

    “HAYATA TUTUNUYORLAR”

    Projede yer alan çocuklarda önemli değişimlerin gözlemlendiğini ifade eden Özden Bademci, “İhmal, istismar mağduru, olumsuz yaşantılara sahip, çaresizlik, umutsuzluk, değersizlik duyguları içinde olan ve bu nedenle de son çare olarak kendisini sokakta bulmuş olan çocuklardan bahsediyoruz. Biz onların yeniden kendilerini iyi hissederek toplumun bir parçası olabileceklerine inanmalarını ve bu gücü kendilerinde hissetmelerini sağlıyoruz. Bunu yaparken de onları, kendilerine yakın yaş grubundaki öğrencilerle bir üniversite ortamında bir araya getiriyoruz. Projenin sonunda ise hayata nasıl tutunduklarını, yeniden umut etmeye başladıklarını ve planları olduğunu görüyoruz. Onların büyük bir bölümü de şu anda hayatlarını kurtarmış durumda” dedi.

    BU İŞTEN EN KARLI ÇIKAN GRUP: ÖĞRENCİLER

    SOYAÇ’taki projelerde görev alan öğrencilerden de olumlu geri dönüşler aldıklarına söyleyen Özden Bademci, “Düzenli eğitimlerle ve süpervizyonlarla desteklenen öğrencilerimizle birlikte bir üniversite ortamında çocukların rehabilitasyonları için çalışıyoruz. Öğrencilerimiz, ‘Bu işten en karlı çıkan biziz’ diyor. Çünkü bu projeler sadece mesleki anlamda değil, sosyal ve duygusal gelişimlerine de katkı sağlıyor. Öğrencilerimizin toplumsal meselelere duyarlı duyarlı ve aktif bir yurttaş olmalarını, sosyal sorunlarla ilgilenmelerini ve birinin üzerinde olumlu anlamda değişiklik yapabilmenin etkisiyle hayata daha güçlü bağlandıklarını gözlemliyoruz” diye konuştu.