Etiket: Serüveni

  • Beşiktaş’ın Avrupa serüveni sona erdi

    Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi I Grubu’nda Malmö’ye 1-0 mağlup olarak Avrupa Ligi’ne veda etti.

    UEFA Avrupa Ligi I Grubu son maçında Beşiktaş evinde İsveç ekibi Malmö’ye 1-0 mağlup oldu. Alınan bu skorun ardından Beşiktaş Avrupa Ligi’ne veda ederken Malmö adını bir üst tura yazdırdı. Müsabakaya etkili başlayan Beşiktaş, oluşturduğu fırsatlardan yararlanamazken ilk yarının sonlarına doğru Malmö oyun anlamında durumu eşitledi. Müsabakanın ikinci yarısında etkili bir oyun koyan Malmö 51. dakikada Antonsson ile öne geçerken, 65. dakikada Quaresma rakibine yaptığı sert müdahale sonrası kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Maçın kalan 25 dakikasını 10 kişi ile tamamlayan Beşiktaş sahadan 1-0’lık mağlubiyetle ayrılırken UEFA Avrupa Ligi’ne de veda etmiş oldu. Grupta oynanan diğer müsabakada ise Genk evinde Sarpsborg’u 4-0 mağlup etti.

    UEFA Avrupa Ligi I Grubu’nda son puan durumu şöyle oluştu;

    Genk: 11 puan

    Malmö: 9 puan

    Beşiktaş: 7 puan

    Sarpsborg: 5 puan

  • Isparta’daki 3.Bilim Şenliği’nde Doç.Dr.Lokman Kuzu ile uzay serüveni

    TÜBİTAK Uzay Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu, Ispartalı genç dehalarla buluştu. Bilim ve teknoloji alanında farkındalık oluşturmak amacıyla Isparta Valiliği himayesinde, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ), Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de destekleriyle hazırlanan Isparta 3. Bilim Şenliği kapsamında Doç. Dr. Lokman Kuzu, SDÜ’nün onur konuğu oldu.

    Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Yıldırım, bilim temelli etkinliklerde yer almayı önemsediklerini ve 3. Bilim Şenliği’ni markalaştırma gayreti içerisinde olduklarını belirtti. Yıldırım, şenliğin düzenlemesine katkı sağlayan SDÜ yönetimi ile fakültelerdeki ev sahipliklerinden dolayı ISUBÜ yönetimine teşekkürlerini iletti.

    Kuzu: “Başarısız olmaktan korkmayın, pes etmeyin, çok çalışın”

    Katılımcılara “Uydu Nedir?” sorusunu yönelterek konuşmasına başlayan TÜBİTAK Uzay Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu, her uydunun özel bir görevi yerine getirmek için tasarlandığını ve fırlatıldığını vurguladı.

    “Uydu tipleri” hakkında bilgi veren Kuzu, kullanım alanlarını “Haberleşme, Media, TV”, “Felaket Takibi”, “Haritalama”, “Hava Durumu Takibi” olarak sıraladı ve uyduların hiçbir zaman sistemin büyük bir kısmını kapsamadığını sözlerine ekledi.

    Uyduların çalışma şartlarından bahseden Kuzu, “Uzayda tahmin etmek, bilmek önemli” diyerek uzay yolculuğunda çıkabilecek aksaklıkları gidermek adına gerekli hazırlıkların yapılması gerektiğini söyledi. İnsanoğlunun uzay serüvenine değinen Kuzu, Dünya’da ilk uydunun uzaya fırlatılışının 1957 yılında Sputnik-1 ile başladığını ilk GPS fikrinin de bu şekilde doğduğunu; Türkiye’de ise 1994 yılında TÜRKSAT 1B’nin başarıyla yörüngeye girdiğini belirtti. BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK II, İMECE Uydu Alt Sistemleri Geliştirme Projesi, HALE Etkili İtki Motoru Geliştirme Projelerinden bahseden Kuzu, TÜRKSAT 6A’nın ülke için önemine değindi.

    Kuzu son olarak NASA’nın uydu kazası üzerinden verdiği örnekle şu mesaja yer verdi; “Başarısız olmaktan korkmayın, pes etmeyin, çok çalışın. Thomas Edison’un da dediği gibi “Dahiliğin yüzde 1’i ilham, gerisi alın teridir.”

    Doç. Dr. Lokman Kuzu ayrıca, SDÜ Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı’yı da makamında ziyaret ederek, 3. Bilim Şenliği kapsamında açılan atölyeler ile üniversitenin bazı birimlerini gezdi.

  • (özel haber) Eskişehir Şeker’in 84 yıllık serüveni

    Kazım Taşkent Eskişehir Şeker Fabrikası 84. yaş gününü geride bırakırken, bugün geldiği noktada Türkiye ekonomisine 400 milyon liranın üstünde bir katkı sağlıyor.

    Kazım Taşkent Eskişehir Şeker Fabrikası’nın temelleri 1 Şubat 1933 yılında atılırken, kısa sürede tamamlanan kuruluş dönemi sonrası fabrika 5 Aralık 1933 yılında işletmeye alındı. O günden bugüne binlerce vatandaşa iş imkanı sağlayan tarihi fabrika, günümüzde de aynı şekilde ülke ekonomisine büyük katkılar sağlıyor. 1933 yılından 2016’ya kadar 84 yılda yörede üretilen şeker pancarının işlenmesi ile ana ürün olarak kristal şeker üretimine devam eden fabrika, 24 saat aralıksız sürdürdüğü üretim kampanyaları ile biliniyor. Şeker pancarı tedariğini Eskişehir, Afyonkarahisar, Ankara ve Bilecik’e bağlı ekim alanlarından sağlayan şeker fabrikası, 8 bölge şefliği koordinesinde alımlarını gerçekleştiriyor. 2016 yılında 155 köyde, 4 bin 255 çiftçi ailesiyle, 1 milyon 162 bin ton şeker pancarı üretim sözleşmesi yapan fabrika, 191 bin 800 dekarlık alanda pancar ekimi gerçekleştirdi. Bu dönemde 1 milyon ton dan fazla pancarın işlenmesi sonucu 130 bin ton kristal şeker, yan ürün olarak ise, 42 bin ton melas, 210 bin ton yaş pancar posası, 6 milyon litre etil alkol üretiminin gerçekleştirilmesi planlandı. Eskişehir Şeker Fabrikası günümüzde yaklaşık bin kişiye ekmek kapısı olurken, 2015 yılında Türkiye ekonomisine 400 milyonun üzerinde katkı sağladı.

    84 yıldır ağızların tadı

    Kazım Taşkent Eskişehir Şeker Fabrikası Müdürü Ekrem Meydanlı’nın kampanya açılış döneminde verdiği bilgilere göre ise, pancar Eskişehir ve çevresinden tedarik ediliyor. Konuşmasında 84 yıldır fabrikanın aralıksız çalıştığını hatırlatan Meydanlı, “Eskişehir Şeker Fabrikamızın 1 Şubat 1933 yılında temelleri atılmış, 5 Aralık 1933 tarihinde ise resmen açılışı yapılarak üretime başlamıştır. O günden bugüne kadar 84. kampanyamızı yapmaktayız. 84 yıldır şeker pancarından şeker üretmeye devam etmekteyiz. Şeker fabrikaları, işleyeceği şeker miktarını tedarik etmeye devam etmektedir. Üretici çiftçilerimiz ile yapmış olduğumuz şeker pancarı üretim sözleşmesinin çerçevesinde Eskişehir ve civarından şeker pancarı temin edilmektedir. Bu yörede üretilen şeker pancarları, fabrikamıza nakil edilmek suretiyle işlenerek şekere dönüştürülmektedir. Bu yönüyle fabrikamızın 84 yıldır Eskişehir yöresine ve Türkiye ekonomisine katkısı devam etmektedir” dedi.

    Şeker pancarının fabrikadaki serüveni

    Tarladan hasat edilerek toplanan şeker pancarı, ilk olarak tesellüm kantarına giriyor. Analiz edilen şeker pancarının fiyatı, esas analizi ve firesine göre belirleniyor. Araçlardan boşaltılan pancar, sonrasında silolara bant yardımıyla aktarılıyor. Silolardaki pancarlar ise, yüzdürme kanallarından fabrikaya sevk ediliyor. Yüzdürme evresinde pancarın otları, taşları ve toprağı kısmen ayrıştırılırken, fabrika içerisine giren şeker pancarı yıkama teknesine alınıyor. Burada tamamen yıkanan pancar, kıyım makinelerine alınıyor. Teknolojik değerlere uygun olarak kıyılan şeker pancarı, nakil bandları ile haşlama teknesine gönderiliyor. Haşlama teknesinde pancar içerisindeki suya geçerek şerbet haline gelip karıştırılırken, ardından içindeki yabancı maddeler kireçleme bölümünde işlemden geçiriliyor. Burada ham şerbetteki şeker dışı maddeler çöktürülürken, buharlaştırıcılar ile şerbetin yolculuğu devam ediyor. Sulu şerbet burada koyulaştırılırken, şerbet ardından rafineride bulunan basınç bölümüne alınıyor. Basınçlı filtreler yardımıyla süzülen şerbet, kristalizasyon işlemi ile şeker oluyor. Santrifüjlerden çıkan şeker, kurutma ünitesine nakledilerek, eleme işlemi başlıyor. Elenen kristal şeker ambalajlanarak, ambara gönderiyor. Satış için hazır olan şeker, 50 kilogramlık torbalar halinde pazarlanmak üzere ambara gönderiliyor.

  • Gaziantepspor’un 10 yıllık başarı serüveni

    Gaziantepspor’u Celal Doğan’dan zor şartlar altında devralarak büyük fedakarlıklarla ligde tutmayı başarabilen Başkan İbrahim Kızıl ve Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Kızıl, bu yıl sonunda da borcu sıfırlayarak her yıl kasanın üzerine koyup Avrupa’yı hedefleyen bir takım oluşturmak için düğmeye bastı.

    2006’da dönemin Gaziantepspor Başkanı Celal Doğan’dan devralınan görevi önlerine çıkan tüm zorluklara rağmen başarılı bir şekilde sürdüren Başkan İbrahim Kızıl ve Mustafa Kızıl adından söz ettiren transferleri de kadroya katarak futbol piyasasında ses getirmeyi başardı. Takımı zaman zaman yaşanan maddi zorluklara rağmen şehrin hiç bir kamu kurum ve kuruluşundan ya da herhangi kimseden herhangi bir maddi destek almadan ayakta tutmayı başaran Kızıl kardeşler tüm bu imkansızlıklar içerisinde takımı Avrupa kupalarında da play-off oynatarak yine taraftarlara büyük bir heyecan yaşatmayı başladı.

    Başarılı transferle Gaziantepspor’un adını her alanda duyurdu

    Takımı devraldıktan sonra bir kaç sezon hariç sürekli ligde üst sıraları kovalayan bir takım kimliğinde olan ve rakiplerinin korkulu rüyası haline gelen Gaziantepspor yaptığı transferlerle de Avrupa’da konuşulan bir takım haline gelme başarısı gösterdi. Rodrigo Tabata, Cenk Tosun, İvelin Popov, Wagner, Karcemarskas, Muhammet Demir, Haris Medunjanin, De Nigris, Jorginho, Beto, İsmail Sosa, Elyasa, Chico, Marçal, Prince ve son olarak Nabil Ghilas gibi oyuncuların Gaziantepspor forması giymesini sağlayan Gaziantepspor Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Kızıl, bu oyuncuların yanı sıra yine yaptığı bir çok başarılı transferle kırmızı-siyahlıların adını her alanda duyurma başarısı gösterdi.

    Önemli isimler kadroya katıldı

    Geçen sezonlarda olduğu gibi yine 2016-2017 sezonu içinde Mustafa Kızıl’ın çabasıyla güçlü bir kadro kuruldu. Angan, İlhan Parlak ve Nabil Ghilas üçlüsüyle forvet hattını güçlendiren kırmızı-siyahlılar, Rajtoral, Kolar, Kangwa, Kislyak, Hintum, İtandje, Bruno Mota gibi isimleri de transfer ederek üst sıralarda yer alan bir takım oluşturduğunun sinyallerini verdi.

  • Yavru leyleklerin ilk göç serüveni başladı

    Verici takılarak göç hareketleri izlenecek olan yavru leylekler ilk göçlerine başladı.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) işbirliğiyle başlatılan proje kapsamında göç haritası çıkarılarak hikayeleri oluşturulacak leyleklerden dördü Kızılırmak Deltası’ndan göç etti.

    Samsun’un Bafra ve 19 Mayıs İlçelerinde yer alan 56 bin hektar genişliğindeki Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’ndeki leylek popülasyonunun hareketlerinin uydu üzerinden takip edilmesi amacıyla Samsun Büyükşehir Belediyesi ve OMÜ Ornitoloji Araştırmalar Merkezi görevlisi Yrd. Doç. Dr. Kiraz Erciyas Yavuz işbirliğinde verici takılan 8 yavru leylekten dördü ilk göçlerini gerçekleştirdi.

    İlk göçünü yapan leylek İsrail’e uçtu

    İlk yavru leyleğin 10 gün önce göç ettiğini ve İsrail’e ulaştığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Kiraz Erciyas Yavuz, “ikinci leyleğimiz Suriye’ye kalan iki leylek ise Amasya civarına göç etmiş durumda. Vericileri biz yavru leyleklere taktık ve şu an ilk göçlerini gerçekleştirmiş durumdalar. Şu an gözlemlerimizde dikkat çeken bir diğer konu da leyleklerin aynı ailenin bireyleri olmalarına rağmen farklı bölgelere göç etmiş olmaları ve çok hızlı hareket etmeleri. Tüm bunları adım adım takip ediyoruz. Diğer dört leyleğimizin için henüz göç serüveni başlamadı ama onların da bir kaç gün içinde göç edeceğini tahmin ediyoruz” dedi.

    “Türkiye’de ilk kez Samsun’da yapıldı”

    Türkiye’de böyle bir çalışmanın ilk kez Samsun Kızılırmak Deltası’nda gerçekleştirildiğini söyleyen Yavuz, “Bundan sonra yavru leyleklerimizin göç haritasını çıkararak onların göç esnasındaki hareketlerini izleyeceğiz. Leyleklerin hangi göç rotasına sahip olduğu, nerede konakladığı ve nerede kışladığı gibi bilgilere ulaşmayı hedefliyoruz. Uydu aracılığı ile izlediğimiz leyleklerin günlük konumları ile ilgili çeşitli bilgiler elde etmeyi, döndüklerinde yine aynı yuvaları mı kullanacakları, hangi ülkelerde konaklayacakları, havada ne kadar süreli kalacakları gibi bilgileri de öğrenmiş olacağız” diye konuştu.

    Sadece yaptıkları yuvalarla değil, hikayelere, masallara ve şiirlere konu olan leyleklerin göç hikayelerini oluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Zennube Albayrak da, “Üzerlerindeki vericilerle leyleklerin göç hareketlerini ve davranışlarını takip edebiliyoruz. İstedik ki bu verilerden hikayeler oluşturup gelecek nesillere bu bilgileri aktaralım. Hatta elde edilen bilgilerin belgesel olarak yayınlanmasını da hedefliyoruz” şeklinde konuştu.