Etiket: Sertifikalı

  • YDÜ’de iletişim ve medya odaklı 10 yeni sertifikalı eğitim programı 13 Mart’ta başlıyor

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ve YDÜ İletişim Fakültesi işbirliğinde, 2017 yılı bahar döneminde kişisel ve profesyonel gelişim odaklı, her kesimden ve her yaştan katılımcıya açık 10 yeni eğitim ve sertifika programın başlayacağı bildirildi.

    YDÜ Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğünden yapılan açıklamada, YDÜ akademisyen ve uzmanları tarafından yürütülecek eğitimlerin iletişim, halkla ilişkiler ve medya alanlarında birbirinden farklı konuları içerdiği belirtildi. Açıklamada, kısa dönemli eğitimler ve sertifika programlarının 13 Mart 2017‘de başlayacağı kaydedildi.

    YDÜ sertifikalı eğitim programları, Barış Dilini Anlamak, Film Çözümlemeleri Atölyesi, Stüdyo Fotoğrafçılığı, Etkili İletişim, Diksiyon ve Hitabet, Yeşilçam ve Sonrası Türkiye’de Sinema, Eğitimin Sosyal Temelleri, Radyo Program Yapımı, Televizyonun Temel Kavramları, Halkla İlişkiler Çalışmalarında Kurumsal İletişim ve İmaj Yönetimi konularını kapsayacak.

    “İletişim alanında sertifika verdiğimiz kurslar önümüzdeki aylarda da artarak devam edecek”

    Toplumsal yaşam pratiğini oluşturan iletişimin öneminin günümüzde her alanda görünür olduğunu vurgulayan YDÜ İletişim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Gökçe Keçeci, “İletişimin bilim ve teknoloji desteğiyle farklı alanlara bölünmesi, kişilerarası, kurumlararası ve uluslararası çevrede yeni iletişim yöntemlerinin oluşumunu da beraberinde getirmiştir. Üniversitemizden aldığımız güçle birlikte, fakültemizin misyon edindiği topluma yarar sağlama noktasında; her yıl bilim ve uygulama alanlarında Yakın Doğu Enstitüsü ve Yaşam Boyu Eğitim Merkezinin düzenlediği sertifika programlarına dahil oluyoruz. Bu program kapsamında kısa ve uzun vadeli kurslar, donanımlı dersliklerde/stüdyolarda, konusunda uzman akademisyenler tarafından veriliyor. Geçmiş dönemlerde de birçok kuruma ve bireysel katılımcılara bilgi-deneyim kazandırmak amacıyla sertifika verdiğimiz kursların, önümüzdeki aylarda da artarak devam edeceğinin müjdesini vermek istiyorum” dedi

    “İletişim odaklı yaşam boyu eğitim programları sağlıklı bir toplumsal etkileşimin gelişimi için çok önemli”

    Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Müdürü, Doç. Dr. Umut Koldaş da, “YABEM olarak ülkemizde yaşam boyu eğitim felsefesinin özümsenmesine ve bilimle desteklenerek sistemli bir şekilde hayata geçirilmesine yön verici paydaşlardan biri olmak vizyonumuz doğrultusunda 2017 yılında da Üniversitemizin ilgili fakülte, bölüm ve merkezleri ile yaşamın farklı alanlarında eğitimler düzenlemeye devam ediyoruz. Sertifika programlarımızla yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi iletişim, medya ve halkla ilişkiler alanlarında da yaşam boyu eğitim anlayışının ülkemizde kurumsallaşarak sistematik bir şekilde yaygınlaşmasına öncülük ediyoruz. Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesinin değerli öğretim elemanlarının birikim, vizyon ve tecrübeleriyle hazırlanan eğitim programlarımızda katılımcılarımızın kişisel ve profesyonel gelişimlerine katkı koymayı amaçlıyoruz” ifadelerini kaydetti.

  • Sertifikalı çobanlar 5 bin lira alacak

    Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, hayvancılığı geliştirmek için Bursa’nın Karacabey ilçesinde “sürü yönetimi” kursu açtı.

    Küçükbaş hayvancılığı geliştirmek ve çobanlığı gözde meslekler arasına yerleştirmek maksadıyla Karacabey’de açılan sürü yönetimi kursuna 28 kişi katıldı. Çobanlık mesleğinin inceliklerinin anlatılacağı kurs 120 saat sürecek. KMYO Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Süt ve Besi Hayvancılığı Program Başkanı Nazif Uzun tarafından kursiyerlere barınak kurma, ırk seçme, besleme ve bulaşıcı hastalıklara karşı hayvanları koruyabilme konularında eğitim verilecek.

    Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, “Devletimiz ve bakanlığımız bu kursların açılması için bize çok güzel bir imkan tanıdı. Çobanlık mesleği güzel ve mukaddes bir meslek. Bu mesleği teknolojik gelişmeleri de öğrenerek yaparsak çok daha faydalı oluruz. Bu şekilde hem kendimize, hem de ülkemize daha çok katkı sağlamış oluruz” ifadelerini kullandı.

    Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Karacabey Şubesi Başkanı Erdoğan Dereli ise, “Bu arkadaşlarımız artık eğitimli birer sürü yöneticisi olacak. Eğitimle tecrübeyi birleştirerek kaliteli bir meslek sahibi olacaklar. Kursiyerlerin meslekî becerilerinin arttırılması, sürü yöneticisi adaylarının iş hayatına ve yeni teknolojiye uyum sağlamasının hedeflendiği kurs üç ay sürecek. Kurs sonunda çobanlar sürü yönetimi belgesi almaya hak kazanacak. Bu belgeyle 5 bin lira sürü yöneticiliği desteğinden faydalanacaklar. Kursumuzun talepler doğrultusunda devamı sağlanacak. Karacabey ve kırsal mahallerimiz de bulunan çobanlarımızın taleplerini bekliyoruz. Karacabey Halk Eğitim Merkezi ve Karacabey İlçe Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

  • “Helal sertifikalı ürünler, ülke ekonomisini geliştiriyor”

    Namet Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Kayar, helal gıda sektörünün, ülke ekonomisi açısından önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu belirtti.

    Cumhurbaşkanlığı’nın himayelerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Dünya Helal Zirvesi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün katılımıyla ikinci gününü tamamladı. Zirve kapsamında helal gıda sektörüne ilişkin açıklamalarda bulunan Namet Gıda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Kayar, zirvenin yaklaşık 3 trilyon lira değere ulaşan küresel bir pazara hitap ettiğini belirtti. Helal Sertifikalı ürünlerin, tüm sektörler ve ülke ekonomisi açısından önemli bir büyüme potansiyeli olduğunu söyleyen Kayar, “İslami açıdan uygunluğun yanı sıra kalite konusunda da güvence sağlayan Helal Sertifikasının, gıda güvenilirliği konusunda dünyanın önde gelen programlarından biri halini aldı” dedi.

    Kayar, “Tüm üretim ve lojistik faaliyetlerimizi, kurulduğumuz günden beri tüketicilerin helal gıda tüketmeye yönelik hassasiyetlerini göz önünde tutarak sürdüren bir firmayız. Türk Standardları Enstitüsü’nden onaylı helal sertifikamız bulunuyor. Helal Sertifikası’nın et ve et ürünleri sektörü açısından önemi büyüktür. Burada İslami usullere uygun kesim ve işlemenin yanı sıra, son derece yüksek kalite ve hijyen standartlarına uyum zorunluluğu da söz konusudur. Helal Sertifikası bu açıdan daha güvenli, daha sağlıklı gıda tüketiminin de güvencesidir” ifadelerini kullandı.

  • Girmen: “Sertifikalı tohum eken kazanır”

    Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, sertifikalı tohum eken üreticinin kaliteli ve yüksek verim alabileceğini söyledi.

    Buğday ve arpa ekim döneminin yaklaştığını belirten Girmen, ekim yapmadan önce toprağın hazırlanması uyarısında bulundu. Girmen, “Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tarımsal üretim artışında üstün nitelikli yeni buğday çeşitlerinin ve kaliteli tohumun payı büyüktür. Tarla ve laboratuar kontrollerinde fiziksel ve biyolojik değerleri belirlenmiş, her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen sertifikalı tohum eken kazanır” dedi.

    Sertifikalı tohumun çimlenme oranı yüzde 85

    Sertifikalı tohumlarda çimlenme oranının yüzde 85 olduğunu belirten Girmen şöyle konuştu:

    “Sertifikalı tohumlukta çeşit saflığı en az yüzde 97 oranındadır. İçerisinde yabancı madde en çok yüzde 3’tür. Yani üretici hangi ürünü ekmişse onu alır. Sertifikalı tohumluklarda en az çimlenme oranının yüzde 85 oranındadır. Tohumlar selektörden geçirildiği için her tohum yaklaşık aynı büyüklüktedir. Verim artışı ve tasarruf sağlayarak tohum maliyetini düşürür ve üreticiye kazanç sağlar. Söz konusu tohumun hangi çeşit olduğu bellidir. Ekilen tohumların tamamı aynı günlerde çıkış sağladığı için (tekdüze çıkış) tarlada dalgalanma ve boşluklar olmaz, dolayısıyla da ürün kaybı görülmez. Bitkilerin tümünün gelişmesi aynı dönemde olur. Olgunlaşma tüm bitkilerde aynı zamanda olacağından hasat kolaylığı sağlar.”

    Üretici ekim zamanını ayarlayabilir

    Sertifikalı tohum eken üreticinin ekim zamanını tam olarak ayarlayabileceğini de söyleyen Girmen sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sertifikalı tohumda çeşit özellikleri bilindiğinden ekim zamanı tam olarak ayarlanabilir. Çeşit özellikleri bilindiğinde ürünün gelişimi sırasında izlenecek olan uygulama (bakım, sulama) programı da daha rahat belirlenir. Elde edilen ürünler aynı özelliklerde olduğundan pazar değerleri yüksektir, bu da satış kolaylığı sağlar. Söz konusu tohumlar toprakta mevcut ve tohumla taşınan bazı hastalıklara karşı koruyucu olarak ilaçlandığından kayıplar minimum düzeydedir, ekimde fazla tohum kullanılmasına gerek kalmadığından tasarruf sağlar. Sertifikalı tohum kullanımını Tarım Bakanlığı tarafından desteklenmektedir. Bu tohumu kullanan çiftçilerimiz kullanılan tohumluk miktarına göre destekleme ödemesi almaktadırlar.”

  • BVU sertifikalı Fitoterapi Eğitim Programı başladı

    Bezmialem Vakıf Üniversitesi (BVU) Fitoterapi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi, Sertifikalı Fitoterapi Eğitim Programı’na başladı.

    Türkiye’nin YÖK onaylı ilk Fitoterapi Merkezi olan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi “Sertifikalı Fitoterapi Eğitim Programı”na başladı. Uzman doktorlar için düzenlenen Sağlık Bakanlığı onaylı Sertifikalı Fitoterapi Eğitim Programı’nın açılışına Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, Fitoterapi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof. Dr. Murat Kartal ile çok sayıda akademisyen ve uzman doktor katıldı.

    Program açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, Türkiye’nin zengin ve kıymetli bitki çeşitliliğinin bulunduğunu ve bunun öneminin yeterince bilinmediğini söyledi. Avrupa ve Amerika’da bitkilerin kıymetinin bilindiğini ifade eden Kazancıoğlu, “Bizden materyali alıp küçük bir işlem ile bize çok daha fazla fiyatla satıp kazanç elde ediyorlar. Halbuki bu ürünün kaynağı bizde bulunuyor. Bu kaynağın farkına varıp, kalitesini, standardını yükseltip, analiz edip, işleyip yararlı bir ürüne dönüştürmek hedeflerimiz arasında yer alıyor” diye konuştu.

    Açılışta konuşma yapan Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülaçtı Topçu ise, Fitoterapi’nin en önemli özelliğinin koruyucu ve tamamlayıcılığı olduğunu ifade etti. Fitoterapinin tarihçesini Eski çağlarda insanların ilk tedavi şekillerinin bitkiler olduğunu belirten Prof. Dr. Topçu, Türkiye’de pek çok kıymetli bitkinin bulunduğuna dikkat çekti. Katılımcılara başarılar dileyen Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, Sertifikalı Fitoterapi Eğitim Programı’nın önemine değinerek, programa destek veren yönetime teşekkürler etti.

    Fitoterapi Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof. Dr. Murat Kartal ise 30 hekimin 3 aylık eğitim sonunda Sağlık Bakanlığı’ndan sertifikalarını alacağını kaydederek, “Hekimler bitkileri reçete edebilecek. Bu hekimler fitoterapi uzmanlığını alan hekimler olacak. Aslında yıllardan beri çok büyük bir zengin kaynağı elimizin tersiyle itmişiz” dedi. Bu merkezde bitkisel ürünlerin ve ilaçların kalite kontrolünü yaptıklarını aktaran Kartal, Türkiye’deki ürünlerin kaliteli olarak halka ulaşmasını sağladıklarını kaydetti.

    Fitoterapi Eğitim Programı kapsamında toplamda 280 saatlik bir kurs düzenlenecek. 162 saati teorik olacak kursta uzaktan senkron ve asenkron eğitim verilecek.